Örtünmenin Siyaseti

Örtünmenin Siyaseti
Boğaziçi Üniversitesi Yayınları
Örtünmenin Siyaseti
Fransız hükümeti 2004 yılında dine ait çarpıcı simgeler in devlet okullarında kullanımına dair bir yasak başlattı Yasak herkese yönelik olsa bile Müslüman kızların kullandığı başörtüsünü hedefliyordu Yasak tarafında yer alanlar Fransa nın seküler liberal değerlerini savunuyor ve başörtüsünü İslamın moderniteye karşı direnişinin bir sembolü olarak yorumluyorlardı Örtünmenin Siyaseti bu bakış açısın hararetli bir tartışmayla çürüten önemli bir kitap Toplumsal cinsiyet araştırmalarının öncüsü Joan Wallach Scott söz konusu yasanın Fransa nın eski kolonilerinin tebaalarını gerçek vatandaşlar olarak entegre etme sürecinin başarısızlığının bir göstergesi olduğunu öne sürmektedir Scott yasanın ardındaki ırkçılığın uzun tarihinin yanı sıra Müslümanların asimilasyonuna yönelik ideolojik engelleri de incelemektedir Tartışmanın kalbinde yatan cinselliğe yönelik yaklaşımlardaki çelişkileri ortaya koymakta yasağın Fransız savunucularının cinsiyet konusundaki açıklığı normalliğin özgürleşmenin ve ferdiyetin bir ölçütü olarak gördüklerini buna karşı başörtüsü ile ima edilen cinselliğin örtülmesini Müslümanların asla gerçek Fransızlar olamayacağının bir kanıtı olarak gördüklerine dikkat çekmektedir Scott yasanın dini ve etnik farklılıkları uzlaştırmaktan öte bilakis söz konusu farklılıkları daha da keskinleştirdiğini belirtmektedir Homojenlik hususundaki diretmenin Fransa veya genel olarak Batı için artık mümkün olmadığını göstermekte ve bunun medeniyetler çatışması denilen gerilimlerin kökenini oluşturduğunu öne sürmektedir Örtünmenin Siyaseti farklılıklarımızı ortak bir zeminde inşa eden farklılıkları kuşatan onları baskılamayan toplumsal uyum için onları tanıyan yeni bir toplumsal vizyon çağrısı yapıyor

İletişim Yayınları
çev. Veysel Fırat Bozcalı
Vatandaşlığı evrensel geçerlilik olarak sunan ancak bazılarını vatandaş sayarken bazılarını adı konmamış biçimde dışlayan teamüller pratikler modern devletin olağan faaliyetlerinden sayılır hale geldi Vatandaşlığın sosyal içeriğini hak nosyonunu dışlayan bu faaliyetler dışarıda bırakılanların da kendi varoluşlarını devam ettirebilecek çareler üretmesini gerektirdi Vaat edilmiş cemaatin parçası oldukları söylenip böyle muamele görmeyenler için kendilerine ait hakları tespit edip sahip çıkmak da siyasal topluma müdahil olmayı beraberinde getirdi Bütün bir modern ulus devlet anlatısına sabitlendiği söylenen lâkin yalnızca güçsüzce teğellenmiş bir vatandaşlık tanımı gündelik hayatın içerisinde yarattığı ve sadece maddi imkânsızlıklarıyla tanımlanabilir kıldığı mağdurlarını içermedi Partha Chatterjee milliyetçilik literatürüne yaptığı katkıyı bu defa daha geniş bir bağlama oturtup farklı bir yüzeye taşıyor Toplum olarak birlikte yaşama pratiklerini devletin soğuk bir biçimde tanımlayıp içermeye çalıştığı mağdurların siyasal pozisyonları ve müdahale stratejileriyle ele alıyor Yekpare birbirine sıkıca sarılmış ulusun vatandaşları söylemine karşı bazılarının daha fazla sarılıp sarmalandığı bazılarınınsa dışarıda bırakılarak mağdur edildiği süreçleri tartışıyor Her zamanki gibi sadece belli bir bölgeye sıkışıp kalmayan yaşadığımız dönemin tüm toplumlarına şâmil bir perspektifle