MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Osmanlı da Arkeoloji Eğitim Öğretimi Eckhard Unger in İlmi Asarı Atika Medhali Adlı Eseri — Hüseyin Gürsel Bilmiş

Osmanlı da Arkeoloji Eğitim Öğretimi Eckhard Unger in İlmi Asarı Atika Medhali Adlı Eseri
193,80
GenelTarih Araştırma ve İnceleme KitaplarıAraştırma İnceleme

Osmanlı da Arkeoloji Eğitim Öğretimi Eckhard Unger in İlmi Asarı Atika Medhali Adlı Eseri

Hüseyin Gürsel Bilmiş

Fenomen Yayıncılık

2024140 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Osmanlı da Arkeoloji Eğitim Öğretimi Eckhard Unger in İlmi Asarı Atika Medhali Adlı Eseri

Hüseyin Gürsel Bilmiş

Anadolu coğrafyası şüphesiz dünya üzerindeki konumu itibariyle üç kıtanın merkezinde bulunan adeta bir uygarlıklar beşiği süregelmiş on binlerce yıllık yaşamın izlenebilir katmanları ile ortaya koyduğu arkeolojik zenginlik açısından tam bir açık hava müzesidir Tarih boyunca yabancı seyyahların bu topraklara olan ilgileri coğrafya hakkındaki izlenimleri yazıp çizdikleri burayı bir kültür ve medeniyet köprüsü olarak tanımlamaları bu görüşü ispatlamaktadır Batılıların arkeoloji sanat tarihi alanında Osmanlı coğrafyasına giderek artan ilgisi 19 yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı bürokrasisi içerisinde belli belirsiz başka bir ifadeyle daha alt seviyede bir farkındalık oluşmasına kapı aralamıştır İlerleyen tarihlerde Osmanlı devlet adamları ve kültür sanat meraklılarında artmaya başlayan bu farkındalık bilinç Anadolu coğrafyasının arkeolojik zenginliğinin korunmasına yönelik yasal düzenlemelerin de ortaya konulmasına olanak sağlamıştır Özellikle 19 yüzyılın son çeyreğine doğru hızla gelişen eski eser farkındalığı ve onları koruma saklama sergileme çabaları kadar ne yazık ki bu yeni gelişen eski eserler bilimi sahasının hak ettiği ölçüde ve kapsamda Osmanlı eğitim sistemi içerisinde yer alması pek mümkün olmamıştır Bunun en önemli sebeplerinden biri Dârulfünün da ne hakkıyla tedrise ne de layıkıyla tahsile muktedir muallim ve talebe bulunmamasıdır Osmanlı daki arkeoloji derslerinin içerik ve niteliği hakkındaki bilgiler bu nedenle oldukça sınırlıdır Eckhard Unger in İlm i Asar ı Atika Medhali adlı eseri bu alanda elimizdeki en nadir kaynaklardan biridir

BKM Kitap
209,10

Fenomen Yayıncılık

2023128 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Anadolu coğrafyası şüphesiz dünya üzerindeki konumu itibariyle üç kıtanın merkezinde bulunan adeta bir uygarlıklar beşiği süregelmiş on binlerce yıllık yaşamın izlenebilir katmanları ile ortaya koyduğu arkeolojik zenginlik açısından tam bir açık hava müzesidir Tarih boyunca yabancı seyyahların bu topraklara olan ilgileri coğrafya hakkındaki izlenimleri yazıp çizdikleri burayı bir kültür ve medeniyet köprüsü olarak tanımlamaları bu görüşü ispatlamaktadır Batılıların arkeoloji sanat tarihi alanında Osmanlı coğrafyasına giderek artan ilgisi 19 yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı bürokrasisi içerisinde belli belirsiz başka bir ifadeyle daha alt seviyede bir farkındalık oluşmasına kapı aralamıştır İlerleyen tarihlerde Osmanlı devlet adamları ve kültür sanat meraklılarında artmaya başlayan bu farkındalık bilinç Anadolu coğrafyasının arkeolojik zenginliğinin korunmasına yönelik yasal düzenlemelerin de ortaya konulmasına olanak sağlamıştır Özellikle 19 yüzyılın son çeyreğine doğru hızla gelişen eski eser farkındalığı ve onları koruma saklama sergileme çabaları kadar ne yazık ki bu yeni gelişen eski eserler bilimi sahasının hak ettiği ölçüde ve kapsamda Osmanlı eğitim sistemi içerisinde yer alması pek mümkün olmamıştır Bunun en önemli sebeplerinden biri Dârulfünün da ne hakkıyla tedrise ne de layıkıyla tahsile muktedir muallim ve talebe bulunmamasıdır Osmanlı daki arkeoloji derslerinin içerik ve niteliği hakkındaki bilgiler bu nedenle oldukça sınırlıdır Eckhard Unger in İlm i Asar ı Atika Medhali adlı eseri bu alanda elimizdeki en nadir kaynaklardan biridir

Kitap Sepeti
211,65

Fenomen Yayıncılık

2023128 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Anadolu coğrafyası şüphesiz dünya üzerindeki konumu itibariyle üç kıtanın merkezinde bulunan adeta bir uygarlıklar beşiği süregelmiş on binlerce yıllık yaşamın izlenebilir katmanları ile ortaya koyduğu arkeolojik zenginlik açısından tam bir açık hava müzesidir Tarih boyunca yabancı seyyahların bu topraklara olan ilgileri coğrafya hakkındaki izlenimleri yazıp çizdikleri burayı bir kültür ve medeniyet köprüsü olarak tanımlamaları bu görüşü ispatlamaktadır Batılıların arkeoloji sanat tarihi alanında Osmanlı coğrafyasına giderek artan ilgisi 19 yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı bürokrasisi içerisinde belli belirsiz başka bir ifadeyle daha alt seviyede bir farkındalık oluşmasına kapı aralamıştır İlerleyen tarihlerde Osmanlı devlet adamları ve kültür sanat meraklılarında artmaya başlayan bu farkındalık bilinç Anadolu coğrafyasının arkeolojik zenginliğinin korunmasına yönelik yasal düzenlemelerin de ortaya konulmasına olanak sağlamıştır Özellikle 19 yüzyılın son çeyreğine doğru hızla gelişen eski eser farkındalığı ve onları koruma saklama sergileme çabaları kadar ne yazık ki bu yeni gelişen eski eserler bilimi sahasının hak ettiği ölçüde ve kapsamda Osmanlı eğitim sistemi içerisinde yer alması pek mümkün olmamıştır Bunun en önemli sebeplerinden biri Dârulfünün da ne hakkıyla tedrise ne de layıkıyla tahsile muktedir muallim ve talebe bulunmamasıdır Osmanlı daki arkeoloji derslerinin içerik ve niteliği hakkındaki bilgiler bu nedenle oldukça sınırlıdır Eckhard Unger in İlm i Asar ı Atika Medhali adlı eseri bu alanda elimizdeki en nadir kaynaklardan biridir

Nobel Kitap
237,15

Fenomen Yayıncılık

2023128 sf.
Nobel Kitap

Anadolu coğrafyası şüphesiz dünya üzerindeki konumu itibariyle üç kıtanın merkezinde bulunan adeta bir uygarlıklar beşiği süregelmiş on binlerce yıllık yaşamın izlenebilir katmanları ile ortaya koyduğu arkeolojik zenginlik açısından tam bir açık hava müzesidir Tarih boyunca yabancı seyyahların bu topraklara olan ilgileri coğrafya hakkındaki izlenimleri yazıp çizdikleri burayı bir kültür ve medeniyet köprüsü olarak tanımlamaları bu görüşü ispatlamaktadır Batılıların arkeoloji sanat tarihi alanında Osmanlı coğrafyasına giderek artan ilgisi 19 yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı bürokrasisi içerisinde belli belirsiz başka bir ifadeyle daha alt seviyede bir farkındalık oluşmasına kapı aralamıştır İlerleyen tarihlerde Osmanlı devlet adamları ve kültür sanat meraklılarında artmaya başlayan bu farkındalık bilinç Anadolu coğrafyasının arkeolojik zenginliğinin korunmasına yönelik yasal düzenlemelerin de ortaya konulmasına olanak sağlamıştır Özellikle 19 yüzyılın son çeyreğine doğru hızla gelişen eski eser farkındalığı ve onları koruma saklama sergileme çabaları kadar ne yazık ki bu yeni gelişen eski eserler bilimi sahasının hak ettiği ölçüde ve kapsamda Osmanlı eğitim sistemi içerisinde yer alması pek mümkün olmamıştır Bunun en önemli sebeplerinden biri Dârulfünün da ne hakkıyla tedrise ne de layıkıyla tahsile muktedir muallim ve talebe bulunmamasıdır Osmanlı daki arkeoloji derslerinin içerik ve niteliği hakkındaki bilgiler bu nedenle oldukça sınırlıdır Eckhard Unger in İlm i Asar ı Atika Medhali adlı eseri bu alanda elimizdeki en nadir kaynaklardan biridir

Pandora

Fenomen Yayıncılık

2023128 sf.
Pandora

Anadolu coğrafyası şüphesiz dünya üzerindeki konumu itibariyle üç kıtanın merkezinde bulunan adeta bir uygarlıklar beşiği süregelmiş on binlerce yıllık yaşamın izlenebilir katmanları ile ortaya koyduğu arkeolojik zenginlik açısından tam bir açık hava müzesidir Tarih boyunca yabancı seyyahların bu topraklara olan ilgileri coğrafya hakkındaki izlenimleri yazıp çizdikleri burayı bir kültür ve medeniyet köprüsü olarak tanımlamaları bu görüşü ispatlamaktadır Batılıların arkeoloji sanat tarihi alanında Osmanlı coğrafyasına giderek artan ilgisi 19 yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı bürokrasisi içerisinde belli belirsiz başka bir ifadeyle daha alt seviyede bir farkındalık oluşmasına kapı aralamıştır İlerleyen tarihlerde Osmanlı devlet adamları ve kültür sanat meraklılarında artmaya başlayan bu farkındalık bilinç Anadolu coğrafyasının arkeolojik zenginliğinin korunmasına yönelik yasal düzenlemelerin de ortaya konulmasına olanak sağlamıştır Özellikle 19 yüzyılın son çeyreğine doğru hızla gelişen eski eser farkındalığı ve onları koruma saklama sergileme çabaları kadar ne yazık ki bu yeni gelişen eski eserler bilimi sahasının hak ettiği ölçüde ve kapsamda Osmanlı eğitim sistemi içerisinde yer alması pek mümkün olmamıştır Bunun en önemli sebeplerinden biri Dârulfünün da ne hakkıyla tedrise ne de layıkıyla tahsile muktedir muallim ve talebe bulunmamasıdır Osmanlı daki arkeoloji derslerinin içerik ve niteliği hakkındaki bilgiler bu nedenle oldukça sınırlıdır Eckhard Unger in İlm i Asar ı Atika Medhali adlı eseri bu alanda elimizdeki en nadir kaynaklardan biridir