Osmanlı da Batı Müziği

Osmanlı da Batı Müziği
İş Bankası Kültür Yayınları
Osmanlı da Batı Müziği
XIX yüzyıl İstanbulu nda saraydan gündelik hayata Batı müziğinin serüveni Hanedan Sultan II Mahmud dan itibaren Batı müziği eğitimi almaya başladı Sultanlar besteler yaptılar tiyatro yaptırıp konser ve opera izlediler yabancı müzisyenleri ağırladılar Ordularda askerî müzik okulları ve bandolar kuruldu Batı müziği devlet merasimlerinin vazgeçilmez bir unsuru oldu Her saltanat döneminde resmî marş bestelenip çalındı Osmanlı Sarayına bağlı Muzıka i Hümâyun orkestra bando ve opera takımlarıyla Batı müziğinin yaygınlaşmasında önemli bir rol oynayarak mirasını ugünkü Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ve TSK Armoni Mızıkası na devretti Saray tiyatroları destekledi müzik okulları açtırdı okullara piyano aldırdı müzik kitapları bastırdı bestecileri ve müzisyenleri ödüllendirdi Avrupa ve Amerika dan pek çok müzisyeni besteciyi ve çalgı üreticisini unvan nişan ve madalyayla taltif etti Müzik öğretmenleri müzisyenler müzik mağazaları yayıncılar müzik okulları ve tiyatroların faaliyetleriyle başlayan Beyoğlu Pera merkezli müzik piyasası ise fonograf gramofon ve sinemanın gelişiyle büyüdü Batı müziği eğitim icra nota yayıncılık ve bestecilik gibi pek çok alanda alaturka müzik kültürünü etkiledi Batı müziğinin Osmanlı daki serüvenine ışık tutan bu eser yüzlerce Osmanlıca belge ve gazete haberinden de faydalanılarak hazırlanmıştır

Kapı Yayınları
Osmanlı da Mahkum Olmak zindan kültüründen hapishanelere geçişi hapishanelerde yapılan reformu Cumhuriyet ile kurulmuş yeni bir devlete devredilen ceza infaz kurumlarını ve bu kurumların özelliklerini belirleyen bir çalışmadır Özellikle Abdülmecit II Abdülhamit ve II Meşrutiyet dönemlerinde hapishanelerin gelişimi ile ilgili yapılan büyük değişikliği derinlemesine ortaya koyma amacını taşımaktadır

Temel Yayınları
Zahiren pek büyük bir kalbe sahip görünürken kuş kadar küçük bir dimağ taşıyan dev cüsseli kalıbı yerinde göğsü nişan ve madalyalarla süslü Sarı Paşa karşısında dili tutulup Vahdeddin karşısında ağlayan bütün hayatı dediği dedik çaldığı düdük megaloman bir Osmanlı Paşası Aslen Isluven ve Karadağ ın Poşasi köyünden dindar ama namaz kılmaz oruç tutmaz domuz eti dahil her türlü haramı yiyen şarabı bile besmelesiz içmeyen devşirme ruhlu vatansız ve imansız Balkan serserisi Osmanlının enişte Paşası Yunan kralı Kosti ye tebrik telgrafı çekerken Türk ordusunun İzmir e girişini lanetleyen bu yetmezmiş gibi Maide Suresi ne de lanetleten İttihat Terakki yi Ziya Gökalp ın Kürt Moiz Kohen in Yahudi soyu üzerinden şeytanlaştıran Arap değil Türk yaratıldığına üzülen Medresenin ileriyi geride arayan Hoca Paşası Karısı Protestan olup çocuklarını gizlice vaftiz ettiren oğlu Saray damadı kendi hem Abdülhamid e hem Vahdeddin e ikili oynayıp kara defterler yazarak imparatorluğun çöküşünü seyreden tiryaki macunu gibi kokup bulaşmaz bir Osmanlı sadrazamı Büyük umutlarla Monadik beyinli Adamı destekleyip Hilafet kaldırılınca yolları ayrılan tarikat tütsülü kocasını ömür boyu peşinden sürükleyip tüm devrimleri haklı ama erken bulan kafası Angilikan çarşafı Paris kesimli Ankara nın Hanım Paşası Saltanat ve Hilafet kaldırılırken Büyük Şef in yanında elpençe divan duran mistik ve paradoksal dünyasından terk i masivasına tekbir sesleriyle uğurlanan Türkiye nin Kuzu Paşası

Kitap Yayınevi
Bu sözlüğün hazırlanmasına Osmanlı dönemine ait yüzlerce arşiv belgesi sözlük anı seyahatname gibi kaynaklarla Cumhuriyet dönemi araştırmacılarına ait kitap ve metinlerde rastlanan Osmanlı yemek tarihiyle ilgili terim ve tanımlar taranarak başlandı İkinci aşamada bu ham bilgilerin derlenmesi sırasında kaynaklardaki çelişkilerle terimlerin zaman ve mekânla değişen anlamlarının çözümlenmesi ele alındı Kitap bilgisinin yetmediği pratik bilgiye ihtiyaç olduğu durumlarda peynir yapmaktan tereyağı yaymaktan kahve kavurmaktan tandır kullanmaktan anlayan insanlara danışıldı Sonuç olarak bu sözlük Sora sora Bağdat bulunur atasözünün ne kadar doğru olduğunun kanıtıdır Horoz şekerinin nasıl yapıldığı kuyu çengelinin ne işe yaradığı turunç kelimesinin niçin bazen turunç bazen ağaç kavunu anlamında kullanıldığı kavatanın bir çeşit yeşil domates olup olmadığı gibi bin bir sorunun cevapları arandı Mutfakla ilgili metinlerde rastlanan mısır kabağı sülüklü pancar çamçak balığı mücver tavası bıçak silme gibi binlerce terimin ne olduğunu bilmek isteyenler için bu sözlük büyük bir kolaylık sağlayacak okurları tek bir sözcük için onlarca kaynağı karıştırmaktan kurtaracak Yaklaşık 8600 ana ve alt maddesiyle bu kapsamlı sözlüğün mutfak tarihine ilgi duyanlar ve araştırmacılar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı olacağını ve büyük bir boşluğu dolduracağını düşünüyoruz

İdeal Kültür Yayıncılık
Osmanlı Devleti 600 yıldan fazla ömür sürmüş üç kıtaya yayılmış yaşlı dünyamızın gördüğü göreceği en büyük cihan devletlerinden birisi Bu muazzam imparatorluk hakkında sayılamayacak kadar çok araştırma yapıldı makaleler kitaplar basıldı Osmanlıyı ele alan tarih kitaplarında fetihler ve fatihler anlatıldı Osmanlı maliyesi ekonomisi bürokrasisi incelendi Osmanlı hanedanı didik didik edildi ailenin harem ine girildi Sarayları köşkleri mesire yerleri çarşıları ulu camileri ile payitahtlar resmedildi Bütün bunlar Osmanlıyı daha iyi öğrenmek ve kavramak için yapıldı ve yapılıyor Ama bir eksiklik hissediliyor her şeye rağmen insan Osmanlı da Yaşamak işte bu eksiği tamamlıyor Alpaslan Demir bu eserinde Osmanlı da yaşayanların dar sokaklarına avlularına odalarına konuk ediyor bizi Halkın gündelik hayatını sevinçlerini korkularını inanışlarını sergiliyor küçük hikâyelerle Mahkemelere düşen kadıların dinleyip kendilerince çözdüğü davalar Osmanlı nın farklı ve renkli hayatını adeta bizde yaşatıyor Osmanlı da kadınlar da varmış diyoruz tıpkı melek tıpkı cadı gibi Alpaslan Demir bir akademisyen olarak Osmanlı arşiv belgelerinden mühimine kayıtlarından kadı sicillerinden seçmeler yaparak hazırlamış bu güzel eseri Osmanlı gündelik hayatının kahramanları üzerine kurulu özenle seçilmiş konular çarpıcı başlıklarla anlatılmış Bu kısa hikâye veya anekdotlarda yazar yalın ve herkesin anlayabileceği bir dil kullanmış Okuyucu bu eserde Osmanlı nın tarihi yazılmamış insanını bulacak ona dokunacak ve bugünün insanından pek de farklı olmadığını görecek Prof Dr Üçler Bulduk

Çınaraltı Yayınları
Yasaklar dünyaya gelmemizle başlar ölümümüzle son bulur Biraz düşünün ilk yasaklarımızı sobaya yaklaşma misafir odasını karıştırma vazoya dikkat et Ardından okuldaki yasaklar işteki yasaklar şer i yasaklar orfi yasaklar Peki ya Osmanlı da En çok merak edilen ve maalesef karanlık kalmış olan Osmanlı da Yasaklar meselesi bu kitapta aydınlanıyor Belgelerle desteklenen bu kitap bir tarafıyla akademik olmakla birlikte diğer akademik çalışmalardan farklı olarak akıcı ve herkes tarafından beğeniyle karşılanacak diliyle sizi Osmanlı döneminde gezintiye çıkaracak Kadınlara uygulanan kıyafet ve dışarı çıkma yasağı basılması ve ülkeye girmesi yasaklanan kitaplar kitaplar gayrimüslimlere uygulanan yasaklar şehzadelere uygulanan yasaklar ve diğerleri

Kronik Kitap
çev. Emin Kurt, Emir Öngüner
Osmanlı Hava Gücü Komutanı nın Kaleminden 1830 lardan itibaren başlayan ve II Abdülhamid döneminde belirgin hâle gelen Türk Alman askerî yakınlığı takip eden II Meşrutiyet döneminde de devam etti ve 1914 te Birinci Dünya Savaşı nın başlaması ile birlikte silah arkadaşlığına dönüştü O dönemde Büyük Savaş olarak adlandırılan Birinci Dünya Savaşı nda Alman subaylar ilk kez Osmanlı Genelkurmayı ve büyük birliklerde komutanlık makamlarına getirildiler Binbaşı Erich Serno da bunlardan biriydi ve Osmanlı Hava Gücü nün komutanlığına getirildi Binbaşı Serno Avrupa Doğu Cephesi nde görev yaptığı çok kısa bir süre dışında dünyadaki emsalleri ile aynı tarihlerde teşkil edilmiş olan Osmanlı havacılığının geliştirilmesi ve cephelerdeki etkinliğinin arttırılması için önemli faaliyetlerde bulundu Birinci Dünya Savaşı nda ay yıldızlı bröve ile uçmanın yanı sıra Osmanlı hava gücünün komutanlığını da üstlendi Osmanlı Hava Gücü kitabında yer alan Binbaşı Erich Serno nun Alman Askerî Arşivinden Bundesarchiv Militärarchiv alınan Türkiye görevini içeren şahsi dosyasında Türkiye de çekilmiş fotoğrafları görev raporu Almanya uçuş eğitimine ait fotoğrafları ve anıları bulunmaktadır Serno nun Türk askerî havacılığına dair önemli bilgiler içeren bu raporu Türkçede ilk defa yayınlanmaktadır Havacılık konusunda uzman Emir Öngüner ve Emin Kurt un Almanca aslından çevirip zengin dipnotlar eklediği ve Türkçe kaynaklarla karşılaştırarak açıklamalarda bulunduğu Osmanlı Hava Gücü Türk askerî havacılığının kuruluş dönemi yanında Birinci Dünya Sava şı ndaki havacılık faaliyetleri için birinci derecede kaynak bir eser

Bilge Kültür Sanat
Bir orta zamanlar imparatorluğu olarak kurulan Osmanlıların hanedan ve onun başında bulunan hükümdarın elinde şekillenen yönetim anlayışı çağdaşlarından farklı olarak devlet ile tebaa arasında olumlu bir ilişki kurabilme kabiliyeti gösterebilmişti Her ne kadar hükümdar dünyevi ve uhrevi yetkileri elinde toplamış bulunsa da bunu kurumlar vasıtasıyla kullanma yolunu seçmiş böylece görece diğer devletlerden farklı olarak tebaanın ruhunda çığır açan yönetme becerisiyle meşruiyetini sağlamada hayli başarılı olmuştu Bu başarının sırrı bir sihir değil kanunlara riayetin esas olduğu hukuki ve mutedil anlayış idi Geniş halk kitlelerine karşı kendini kabul ettirmede elde edilen başarıya rağmen hükümdarda müşahhas hâle gelen yönetme erkinin kullanımını ele geçirme isteğine bağlı olarak ortaya çıkan muhalefet meselesi imparatorluk tarihinin belki de en önemli sorunlarından biriydi Gerçi Osmanlı İmparatorluğu nda hukuki ve nazari bakımından tartışılması dahi düşünülemeyen hükümdara karşı bir muhalefetten bahsetmek ne kadar mümkün idi Tarihî olayların takibi hemen her devirde hükümdara karşı başlatılan ve iktidarı ele geçirmek isteyen türlü ve fasılasız muhalif hareketlerin varlığına işaret ediyor ki bahsedilen bu muhalefetin öncüleri bazen Osmanlı hanedanının bir üyesi bazen bir dinî lider bazen ise imparatorluğun bir görevlisi olabiliyordu İşte bu çalışmada kutsal Osmanlı hükümdarı ile onun etrafında kümelenen bürokratik elite karşı girişilen muhalif hareketlerin niteliğini ve iktidar erkini elinde tutanlarla onu ele geçirmek isteyenlerin mücadelesinin bilinmeyenlerini bulacaksınız

Altınordu Yayınları
Mehmet Alaaddin Yalçınkaya Sezai Balcı Musa Kılıç Uğur Kurtaran Ahmet Dönmez Turgut Subaşı Osmanlı Devleti ni anlamak ve anlamlandırmanın önemli unsurlarından birisi devletin dış politikası ve buna bağlı olarak şekillenen diplomasi anlayışının ana hatlarının nasıl olduğunun tespiti ile mümkündür Bu tespitler günümüz Türkiye sinin uluslararası arenadaki konumu ve dış politikasının temel dinamiklerini aydınlatacak nitelikler taşımaktadır Bu durum Osmanlı Devleti nin uzun süren tarihi boyunca diğer devletler ile olan münasebetlerinde kullandığı diplomasi kurumları ve uygulamalarının incelenmesini önemli hale getirmektedir Elinizdeki kitap bu düşünceden hareketle kaleme alınmıştır Osmanlı diplomasisinin kurumları ve tatbiki şeklinde iki bölümden oluşan eserde akademisyen tarihçilerimiz Osmanlı diplomasisinin farklı yönlerini ele almak suretiyle katkıda bulunmuşlardır Çalışma bu yönleriyle Osmanlı diplomasi literatürüne yeni bilgi ve birikimler ışığında katkı sağlamayı hedeflemektedir

Timaş Yayınları
Son dönem Osmanlı Tarihi alanında yaptığı orijinal çalışmalarla hem yurt içinde hem de yurt dışında maruf bu konuyla alakalı İslam Ansiklopedisi nin birçok maddesini yazan Prof Dr Kemal Beydilli nin kendi seçtiği makaleleri kitaplaşıyor Prof Dr Kemal Beydilli nin Osmanlı da Devletlerarası İlişkiler Siyaset Yaşam Yenileşme Seçme Makaleler 1 ismini koyduğu bu çalışma Osmanlı nın son yüzyılını ele alarak okuyucuya imparatorluğun önemli bir dönüm noktası olan 1774 Küçük Kaynarcaʼdan itibaren siyasi hayatının yaklaşık son bir buçuk asrını takdim etmeyi amaçlar İmparatorluğun son dönemlerindeki sıkıntıları gözler önüne seren ve yenilenme zaruretine işaret eden bu süreç yıkılış maceramızın özü olan Şark Meselesi konulu çalışmayla sona ermektedir 1757 1839 arası tahtta bulunan hükümdarların devletin içinde bulunduğu durumdan ötürü ağır sorumluluk içinde oldukları devletin yenilenme zaruretinin idraki içinde eski yapıyı değiştirmeyi amaçlayan ve hayatȋ yenilenmeleri göze alanların ise sonunda belki II Mahmud gibi gâvur padişah yakıştırmasına layık görülmeleri bu dönemin günümüze kadar gelerek vebalini taşıyan töhmetlerindendir 18 yüzyılın ikinci yarısı itibariyle uzayıp giden asudeliği III Mustafa döneminde Rus Savaşı na girişilmesiyle 1768 felaketli bir şekilde sona erdi 1774 Küçük Kaynarca ile biten savaş aslında adeta bir mütareke hükmündeydi ve Kırımʼın kaybıyla sonuçlanan gelişmeler mücadelenin kapılarını tekrar açtı III Mustafaʼnın açtığı savaşın ağır vebali halefi I Abdülhamidʼin üzerinde kaldı 1774 Onun açmak zorunda kaldığı müteakip mücadelenin vebali de III Selimʼin üzerine yığıldı Yaş Antlaşması 1792 Çalışmada bulunan padişah portreleri dönemin dünya görüşünü dış ve iç siyasetteki gelişmeleri günlük yaşam tarzlarını sosyal hayatın özelliklerini ve ekonomik durumu gözler önüne seriyor

Ötüken Neşriyat
Kadınların eğitimi konusunda atılan adımlar hukuk alanındaki iyileştirmeler çalışma hayatındaki gelişmeler kadın gazete ve dergileri dernek faaliyetleri aydınların kadınlarla ilgili görüşleri ve tartışmalar Bütün bu konulara baktığımız zaman Meşrutiyet in Cumhuriyet e nasıl bir deneyim ve birikim aktardığı açıkça görülüyor

Litera Yayınları
çev. İrfan Kelkitli
Tercümesini sunduğumuz bu eser Dünya genelinde oldukça yaygın olup ülkemizde de müstesna bir maziye sahip Nakşibendi tarikatının Osmanlı topraklarına girişi ve burada kendisine bir mevcudiyet tesis ederek nasıl kalıcı bir hale geldiğini dönemsel bir sınırlandırma içerisinde incelemektedir Yazarın eserinde temel aldığı dönem olan 1450 1700 arasında Osmanlılar yerel bir devletten imparatorluğa dönüşmüş ve İslam coğrafyasının büyük bir bölümünde hâkim otorite haline gelmiştir Bu nedenle araştırmanın kapsamı İstanbul ve Anadolu nun yanısıra Arap toprakları ve Balkanları da kapsamaktadır Nakşibendiyenin toplumsal ve kültürel dokusunda tasavvufun önemli bir yer tuttuğu Osmanlı İmparatorluğuna birbiri ardınca gelen Müceddidiye ve Halidiye kolları aracılığı ile girdiği fikri gerçeği tam yansıtmayan genel kanaatlerdendir Gerek tarikatın ismini aldığı Muhammed Bahaeddin Nakşibend ve onun ilk haleflerinin devrinde gerekse tarikatın içerisinden çıktığı tasavvufi gelenek olan Hacegân döneminde bu tarikat Osmanlı entellektüel ve yönetici çevreleri tarafından yakından takip edilmiş ve 15 yüzyılın ortalarından başlayarak kendisine Osmanlı topraklarında bir mevcudiyet tesis etmeye başlamıştır

Fol Kitap
Aşk imiş her ne var âlemde İlim bir kıyl u kâl imiş ancak Fuzuli Osmanlı İmparatorluğu nun zengin edebiyat ve duygu dünyasında aşk neydi ve kim bu aşka lâyık görülürdü Aşkın yaşanma biçimi ile toplumsal normlar birbiriyle çatışınca mı gerçek aşk mümkün oluyordu Yoksa safiyane bir aşkı yaşamak toplumsal normlara uyduğu müddetçe mi mümkündü Osmanlı da Aşk Tacizade Cafer Çelebi nin Hevesnâme si Celili nin Hecrnâme si Dai Mehmed Efendi nin Nevhatü l Uşşâk ı ve Enderunlu Fazıl ın Defter i Aşk ı gibi klasik Osmanlı edebiyatının başyapıtlarını dönemin sosyal ve politik ağları bağlamında irdeliyor Özlem şehvet ayrılık ve arzu gibi duyguların erken modern Osmanlı dünyasında nasıl ifade edildiğini ve yaşandığını gözler önüne seren bu eser toplumsallık ile bireyselliğin basmakalıp sınırlarını duyguları irdeleyerek bozuyor Üstelik Osmanlı da Aşk ı okurken duygunun tarihselliğinden günümüz duygu deneyimlerine bir kapı aralandığını göreceksiniz

Yordam Kitap
Dr Hikmet Kıvılcımlı nın siyasal kimliği kuramsal ve yöntemsel pozisyonu nedeniyle Ümit Hassan bir istisna gerek Batı dan gerekse de Türkiye den Osmanlı tarihçileri tarafından göz ardı edilen ya da görmezden gelinen Osmanlı Tarihinin Maddesi tarihe yaklaşımı olguları ele alış biçimi yöntemi ve ruhuyla öncü bir yapıttır Eser aynı zamanda Türkiye de sosyalist düşüncenin özgün yapıtlarından biridir Engin bilgi birikimi sıra dışı gözlem yeteneği ve kendine özgü üslubuyla modern Türkiye den Osmanlı tarihine bakan Dr Hikmet Kıvılcımlı gırtlağımıza dek Osmanlı tarihinin maddesi ve ruhu içindeyiz der Bu nedenle o koca tarihe yarınların Türkiye si için yeni bir bakış açısı yeni bir izah kazandırmak ister Doktor açısından Osmanlı İmparatorluğu nun tarih zinciri içinde tuttuğu yer kolay Marksizm le anlaşılamayacağı gibi Marksizm olmadan da anlaşılamaz Kıvılcımlı bu magnum opus unda Marksizmin yaklaşımı ve yöntemiyle Osmanlı İmparatorluğu nun kendine özgülükleri arasında uygun bir etkileşim kurmaya özen göstermiş Osmanlı tarihine ilişkin tartışmaya ve düşünmeye değer sıra dışı kuramsal ve pratik açıklamalar getirmiştir Dr Hikmet Kıvılcımlı nın sürgünler işkenceler hapisler müsadereler angaryalar kovuşturmalar arasında ve pratik mücadelenin nankörlüğü rağmına inatla kararlılıkla titizlik ve özenle tamamlayabildiği bu büyük eser güçlükler ve belalar aşılarak bugüne aktarılabilmiştir Yıllar boyunca siyasal planda olduğu kadar entelektüel akademik planda da kesif bir susuş kumkuması na maruz bırakılmış olan Osmanlı Tarihinin Maddesi şimdi Necmi Erdoğan ın Sunuş uyla yeniden okurlarının karşısındadır

Aktif Yayınevi
Salgın hastalıklar tarihi hakkında bugüne kadar pek çok eser kaleme alınmıştır Bunlar arasında veba ve kolera gibi salgın hastalıklar hakkında yazılanlar daha büyük ölçüde dikkat çekmektedir 19 yüzyıldan itibaren vebanın yerini alan kolera hastalığı 20 yüzyıl başlarında da kendini göstermeye devam etmiş ve toplu ölümlerin yaşanmasına sebep olmuştur Toplum içinde büyük tahribat yaşanmasına neden olan bu hastalıkların önlenmesine yönelik olarak Osmanlı döneminde de çeşitli layiha risale talimatname gibi eserler vücuda getirilmiş ve genel sağlığın korunması hususunda çalışmalar yapılmıştır Kitap 1910 1911 tarihinde Osmanlı topraklarına sirayet eden kolera hakkında Meclis i Tıbbiye i Mülkiye ve Sıhhiye i Umûmiye teşkilatı tarafından hazırlanan basma eserin tanıtımına ve değerlendirilmesine yöneliktir Bu tür basma eserlerin çevirilerinin yapılarak ilim dünyasının istifadesine sunulması önem arz etmektedir Söz konusu eserin transkripti yapılmak suretiyle bir değerlendirmeye tabi tutularak bu alanda yapılan çalışmalara bir katkı sağlamak amaçlanmaktadır

OSEDAM (Osmanlı Edebiyatı Araştırmaları Merkezi)
Bu kitap günümüz insanının Fuzûlî Bâkî Nedîm gibi şairlerin eserlerini kolayca okuyup anlayabilmesi amacıyla hazırlandı Bu şiiri vücuda getiren 650 civarında dîvân ve mesnevînin yaklaşık 1 500 000 beyti taranıp eski edebiyatın nirengi noktaları madde başları haline getirilerek zengin örneklerle izah edildi Osmanlı Şiiri Kılavuzu ndaki madde başlıkları bugün yanlış bir adlandırmayla daha çok Divan Şiiri diye bilinen edebiyatın temel kavramlarını örnekleriyle açıklıyor Kılavuzu kullananların ellerine aldıkları eski bir şiir metnini önemli ölçüde çözüp tadına varabileceği inancındayız Eski şiir aradaki engeller kaldırıldığında gerçekten okuması ve yorumlaması son derece zevkli bir meşgaledir Bu şiirin her beyti bize yüzyıllar öncesinden gönderilmiş birer bilmece gibidir Bunları çözmek insanda heyecan ve bir yenisini daha çözüp anlama isteği uyandırır Bundan 300 500 sene önce yaşamış bir söz ustasının zihninin kıvrımlarından kopan ince bir espriyi 21 yüzyılda yeniden keşfedip zevkine varabilmek bambaşka bir heyecan konusudur Osmanlı Şiiri Kılavuzu ile toplumumuzun tarih ve kültürüyle daha güçlü bağlar kurabileceğine inanıyoruz

DBY Yayınları
Osmanlı nın gündelik hayatı sosyal yapısı toplum gelenekleri inançları ordu ve askerliği güzel sanatları antropolojisinin yanı sıra şiir ve edebiyatına dair her şey Bu kitap günümüz insanının Fuzûlî Bâkî Nedîm gibi şairlerin eserlerini kolayca okuyup anlayabilmesi amacıyla hazırlandı Bu şiiri vücuda getiren 650 civarında dîvân ve mesnevînin yaklaşık 2 000 000 beyti taranıp eski edebiyatın nirengi noktaları madde başları haline getirilerek zengin örneklerle izah edildi Osmanlı Şiiri Kılavuzu ndaki madde başlıkları bugün yanlış bir adlandırmayla daha çok Divan Şiiri diye bilinen edebiyatın temel kavramlarını örnekleriyle açıklıyor Kılavuzu kullananların ellerine aldıkları eski bir şiir metnini önemli ölçüde çözüp tadına varabileceği inancındayız Eski şiir aradaki engeller kaldırıldığında gerçekten okuması ve yorumlaması son derece zevkli bir meşgaledir Bu şiirin her beyti bize yüzyıllar öncesinden gönderilmiş birer bilmece gibidir Bunları çözmek insanda heyecan ve bir yenisini daha çözüp anlama isteği uyandırır Bundan 300 500 sene önce yaşamış bir söz ustasının zihninin kıvrımlarından kopan ince bir nükteyi 21 yüzyılda yeniden keşfedip zevkine varabilmek bambaşka bir heyecan konusudur Milletimizin Osmanlı Şiiri Kılavuzu sayesinde tarih ve kültürüyle daha güçlü bağlar kurabileceğine inanıyoruz

DBY Yayınları
Bu kitap günümüz insanının Fuzûlî Bâkî Nedîm gibi şairlerin eserlerini kolayca okuyup anlayabilmesi amacıyla hazırlandı Bu şiiri vücuda getiren 650 civarında dîvân ve mesnevînin yaklaşık 2 000 000 beyti taranıp eski edebiyatın nirengi noktaları madde başları haline getirilerek zengin örneklerle izah edildi Osmanlı Şiiri Kılavuzu ndaki madde başlıkları bugün yanlış bir adlandırmayla daha çok Divan Şiiri diye bilinen edebiyatın temel kavramlarını örnekleriyle açıklıyor Kılavuzu kullananların ellerine aldıkları eski bir şiir metnini önemli ölçüde çözüp tadına varabileceği inancındayız Eski şiir aradaki engeller kaldırıldığında gerçekten okuması ve yorumlaması son derece zevkli bir meşgaledir Bu şiirin her beyti bize yüzyıllar öncesinden gönderilmiş birer bilmece gibidir Bunları çözmek insanda heyecan ve bir yenisini daha çözüp anlama isteği uyandırır Bundan 300 500 sene önce yaşamış bir söz ustasının zihninin kıvrımlarından kopan ince bir nükteyi 21 yüzyılda yeniden keşfedip zevkine varabilmek bambaşka bir heyecan konusudur Milletimizin Osmanlı Şiiri Kılavuzu sayesinde tarih ve kültürüyle daha güçlü bağlar kurabileceğine inanıyoruz

OSEDAM (Osmanlı Edebiyatı Araştırmaları Merkezi)
Osmanlı Şiiri Klavuzu 2 Kitap Açıklaması Bu kitap günümüz insanının Fuzûlî Bâkî Nedîm gibi şairlerin eserlerini kolayca okuyup anlayabilmesi amacıyla hazırlandı Bu şiiri vücuda getiren 650 civarında dîvân ve mesnevînin yaklaşık 1 500 000 beyti taranıp eski edebiyatın nirengi noktaları madde başları haline getirilerek zengin örneklerle izah edildi Osmanlı Şiiri Kılavuzu ndaki madde başlıkları bugün yanlış bir adlandırmayla daha çok Divan Şiiri diye bilinen edebiyatın temel kavramlarını örnekleriyle açıklıyor Kılavuzu kullananların ellerine aldıkları eski bir şiir metnini önemli ölçüde çözüp tadına varabileceği inancındayız Eski şiir aradaki engeller kaldırıldığında gerçekten okuması ve yorumlaması son derece zevkli bir meşgaledir Bu şiirin her beyti bize yüzyıllar öncesinden gönderilmiş birer bilmece gibidir Bunları çözmek insanda heyecan ve bir yenisini daha çözüp anlama isteği uyandırır Bundan 300 500 sene önce yaşamış bir söz ustasının zihninin kıvrımlarından kopan ince bir espriyi 21 yüzyılda yeniden keşfedip zevkine varabilmek bambaşka bir heyecan konusudur Osmanlı Şiiri Kılavuzu ile toplumumuzun tarih ve kültürüyle daha güçlü bağlar kurabileceğine inanıyoruz
