Osmanlı da Bilim — Miri Shefer Mossensohn

Osmanlı da Bilim
Miri Shefer Mossensohnİş Bankası Kültür Yayınları
Osmanlı da Bilim
Miri Shefer MossensohnOsmanlı nın İslamiyet in altın çağından sonraki kültürel ve teknolojik gelişmesinin kendi içine kapalı bir şekilde gerçekleştiği yeniliklere karşı duyulan ilginin giderek azaldığı ve sonuçta imparatorluğun duraklama ve gerileme dönemine girdiği uzun yıllar boyunca genel kabul gören bir görüştü Özellikle Batı dünyası 19 yüzyıl ve 20 yüzyılın başlarındaki Osmanlı yı böyle görüyordu Bu alanda son 60 yılda İngilizce yazılmış ilk eser olma özelliğini taşıyan Osmanlı da Bilim kitabında Miri Shefer Mossensohn Osmanlı toplum ve kültürünün zengin bir bilimsel hayatı mümkün kılabilecek bereketli ortamı sağladığını öne sürmektedir Osmanlılar dışarıdan gelen icat ve buluşları kendi ihtiyaçlarına göre değiştirerek bunları geliştirmede çok başarılıydı Örneğin 1877 yılında Osmanlı İmparatorluğu dünyanın yedinci en uzun telgraf ağına sahipti Hatta modern iletişim altyapısı bakımından zamanın en gelişmiş devletlerinden biriydi İmparatorluk içinde bilim eğitim ve öğretim mekanizmaları teknolojik gelişmelerde devletin üstlendiği rol ve bilimi üreten ve kullanan Türkçe ve Arapça konuşan Osmanlılar üzerinde önemli bir rol oynamıştır Sonuç olarak Osmanlı nın bilimle olan ilişkisi imparatorluğun altı yüz yıl sürmesini sağlayan dinamik unsurlardan biridir Bu doğrultuda Osmanlı da Bilim bilginin ne olduğu sorusundan ziyade nasıl sorusuna yani Osmanlı nın bilgiyle etkileşime geçtiği süreçlere ve bunlara atfettiği değerlere odaklanmıştır Çeşitli zaman ve mekânlarda Osmanlı için bilmeye değer şeyler nelerdi Osmanlı bunları nasıl öğrenmeye çalıştı Karşılaşılan zorluklar nelerdi Osmanlı nın sistemleştirilmiş bilgiyle olan deneyimlerinin ortaya çıkarıldığı Osmanlı da Bilim erken modern dönem Ortadoğu bağlamında bilim etiketinin altında yatanların tanımlanması açısından da bir rehber niteliğindedir Miri Shefer Mossensohn Tel Aviv Üniversitesi Ortadoğu ve Afrika Tarihi Bölümü nde doçenttir İmparatorluğun Arapça ve Türkçe konuşulan bölgelerindeki kaynaklar üzerinde çalışmalar yapan bir Osmanlı uzmanıdır Başlıca çalışma alanları âlimler ile halk hamiler ile himaye ettikleri kişiler ve devlet ile birey arasındaki sosyal ilişkiler çerçevesinden ele aldığı tıp ve bilimdir

İş Bankası Kültür Yayınları
Osmanlı nın İslamiyet in altın çağından sonraki kültürel ve teknolojik gelişmesinin kendi içine kapalı bir şekilde gerçekleştiği yeniliklere karşı duyulan ilginin giderek azaldığı ve sonuçta imparatorluğun duraklama ve gerileme dönemine girdiği uzun yıllar boyunca genel kabul gören bir görüştü Özellikle Batı dünyası 19 yüzyıl ve 20 yüzyılın başlarındaki Osmanlı yı böyle görüyordu Bu alanda son 60 yılda İngilizce yazılmış ilk eser olma özelliğini taşıyan Osmanlı da Bilim kitabında Miri Shefer Mossensohn Osmanlı toplum ve kültürünün zengin bir bilimsel hayatı mümkün kılabilecek bereketli ortamı sağladığını öne sürmektedir Osmanlılar dışarıdan gelen icat ve buluşları kendi ihtiyaçlarına göre değiştirerek bunları geliştirmede çok başarılıydı Örneğin 1877 yılında Osmanlı İmparatorluğu dünyanın yedinci en uzun telgraf ağına sahipti Hatta modern iletişim altyapısı bakımından zamanın en gelişmiş devletlerinden biriydi İmparatorluk içinde bilim eğitim ve öğretim mekanizmaları teknolojik gelişmelerde devletin üstlendiği rol ve bilimi üreten ve kullanan Türkçe ve Arapça konuşan Osmanlılar üzerinde önemli bir rol oynamıştır Sonuç olarak Osmanlı nın bilimle olan ilişkisi imparatorluğun altı yüz yıl sürmesini sağlayan dinamik unsurlardan biridir Bu doğrultuda Osmanlı da Bilim bilginin ne olduğu sorusundan ziyade nasıl sorusuna yani Osmanlı nın bilgiyle etkileşime geçtiği süreçlere ve bunlara atfettiği değerlere odaklanmıştır Çeşitli zaman ve mekânlarda Osmanlı için bilmeye değer şeyler nelerdi Osmanlı bunları nasıl öğrenmeye çalıştı Karşılaşılan zorluklar nelerdi Osmanlı nın sistemleştirilmiş bilgiyle olan deneyimlerinin ortaya çıkarıldığı Osmanlı da Bilim erken modern dönem Ortadoğu bağlamında bilim etiketinin altında yatanların tanımlanması açısından da bir rehber niteliğindedir

İş Bankası Kültür Yayınları
Osmanlı nın İslamiyet in altın çağından sonraki kültürel ve teknolojik gelişmesinin kendi içine kapalı bir şekilde gerçekleştiği yeniliklere karşı duyulan ilginin giderek azaldığı ve sonuçta imparatorluğun duraklama ve gerileme dönemine girdiği uzun yıllar boyunca genel kabul gören bir görüştü Özellikle Batı dünyası 19 yüzyıl ve 20 yüzyılın başlarındaki Osmanlı yı böyle görüyordu Bu alanda son 60 yılda İngilizce yazılmış ilk eser olma özelliğini taşıyan Osmanlı da Bilim kitabında Miri Shefer Mossensohn Osmanlı toplum ve kültürünün zengin bir bilimsel hayatı mümkün kılabilecek bereketli ortamı sağladığını öne sürmektedir Osmanlılar dışarıdan gelen icat ve buluşları kendi ihtiyaçlarına göre değiştirerek bunları geliştirmede çok başarılıydı Örneğin 1877 yılında Osmanlı İmparatorluğu dünyanın yedinci en uzun telgraf ağına sahipti Hatta modern iletişim altyapısı bakımından zamanın en gelişmiş devletlerinden biriydi İmparatorluk içinde bilim eğitim ve öğretim mekanizmaları teknolojik gelişmelerde devletin üstlendiği rol ve bilimi üreten ve kullanan Türkçe ve Arapça konuşan Osmanlılar üzerinde önemli bir rol oynamıştır Sonuç olarak Osmanlı nın bilimle olan ilişkisi imparatorluğun altı yüz yıl sürmesini sağlayan dinamik unsurlardan biridir Bu doğrultuda Osmanlı da Bilim bilginin ne olduğu sorusundan ziyade nasıl sorusuna yani Osmanlı nın bilgiyle etkileşime geçtiği süreçlere ve bunlara atfettiği değerlere odaklanmıştır Çeşitli zaman ve mekânlarda Osmanlı için bilmeye değer şeyler nelerdi Osmanlı bunları nasıl öğrenmeye çalıştı Karşılaşılan zorluklar nelerdi Osmanlı nın sistemleştirilmiş bilgiyle olan deneyimlerinin ortaya çıkarıldığı Osmanlı da Bilim erken modern dönem Ortadoğu bağlamında bilim etiketinin altında yatanların tanımlanması açısından da bir rehber niteliğindedir

Kitap Yayınevi
Osmanlıların sağlık anlayışlarının ve tıbbı kullanma biçimlerinin daha önce tasavvur edilenden çok daha karmaşık olduğunu ileri süren bu kitap Osmanlı tıp sistemin üç farklı gelenekten beslendiği tezinden hareket ediyor Vücut sıvılarını esas alan Antik Yunan geleneği halk tıbbı ve dini tıp Bunlar birbirleriyle egemenlik meşruiyet ve mesleki başarı için rekabet halindeydiler Aynı zamanda birbirleriyle bilgi ve becerilerini ve sağlık ve hastalığa dair bazı temel anlayışları paylaşıyorlardı İnsan bedeninin mahiyeti ve bu dünyadaki yeri gibi temel kavramlar hakkındaki tıbbi hukuki ve teolojik tartışmalar karmaşık ve derindi 9 yüzyıldan itibaren tekâmül etmeye başlayan ve İslam dünyasındaki çeşitli tıbbi sistemler tarafından paylaşılan Arap İslam tıbbından çok şey almış olmasına rağmen Osmanlı tıp sistemin insanlık ve onun sosyal örgütlenmesi hakkındaki temel varsayımları Osmanlı toplumu ve kültürüne dayanıyordu Osmanlı tıp geleneğini düşünsel ve sosyal açıdan diğerlerinden ayrı kılan özgün veçheleri vardı Bu özgün nitelikler bahsi geçen geleneklerin Osmanlı İmparatorluğu nda yerelleştirilmesi sürecinin bir sonucuydu Osmanlılar kültürlerinin diğer veçhelerinde olduğu gibi tıp alanında da eski geleneklere dayanıyor ve bunları kendilerine özgü bir hâle getiriyorlardı Bu noktadan hareket eden çalışma Ortadoğu tarihinde şimdiye kadar ihmal edilen iki önemli alan olan Osmanlı tıbbı ve Osmanlıların hastalık deneyimlerine yoğunlaşarak Osmanlı tıbbına ilişkin bilgi ve anlayışımızdaki boşlukları doldurmaya çalışıyor

İş Bankası Kültür Yayınları
Osmanlı nın İslamiyet in altın çağından sonraki kültürel ve teknolojik gelişmesinin kendi içine kapalı bir şekilde gerçekleştiği yeniliklere karşı duyulan ilginin giderek azaldığı ve sonuçta imparatorluğun duraklama ve gerileme dönemine girdiği uzun yıllar boyunca genel kabul gören bir görüştü Özellikle Batı dünyası 19 yüzyıl ve 20 yüzyılın başlarındaki Osmanlı yı böyle görüyordu Bu alanda son 60 yılda İngilizce yazılmış ilk eser olma özelliğini taşıyan Osmanlı da Bilim kitabında Miri Shefer Mossensohn Osmanlı toplum ve kültürünün zengin bir bilimsel hayatı mümkün kılabilecek bereketli ortamı sağladığını öne sürmektedir Osmanlılar dışarıdan gelen icat ve buluşları kendi ihtiyaçlarına göre değiştirerek bunları geliştirmede çok başarılıydı Örneğin 1877 yılında Osmanlı İmparatorluğu dünyanın yedinci en uzun telgraf ağına sahipti Hatta modern iletişim altyapısı bakımından zamanın en gelişmiş devletlerinden biriydi İmparatorluk içinde bilim eğitim ve öğretim mekanizmaları teknolojik gelişmelerde devletin üstlendiği rol ve bilimi üreten ve kullanan Türkçe ve Arapça konuşan Osmanlılar üzerinde önemli bir rol oynamıştır Sonuç olarak Osmanlı nın bilimle olan ilişkisi imparatorluğun altı yüz yıl sürmesini sağlayan dinamik unsurlardan biridir Bu doğrultuda Osmanlı da Bilim bilginin ne olduğu sorusundan ziyade nasıl sorusuna yani Osmanlı nın bilgiyle etkileşime geçtiği süreçlere ve bunlara atfettiği değerlere odaklanmıştır Çeşitli zaman ve mekânlarda Osmanlı için bilmeye değer şeyler nelerdi Osmanlı bunları nasıl öğrenmeye çalıştı Karşılaşılan zorluklar nelerdi Osmanlı nın sistemleştirilmiş bilgiyle olan deneyimlerinin ortaya çıkarıldığı Osmanlı da Bilim erken modern dönem Ortadoğu bağlamında bilim etiketinin altında yatanların tanımlanması açısından da bir rehber niteliğindedir Tanıtım Bülteninden

Kitap Yayınevi
Osmanlıların sağlık anlayışlarının ve tıbbı kullanma biçimlerinin daha önce tasavvur edilenden çok daha karmaşık olduğunu ileri süren bu kitap Osmanlı tıp sistemin üç farklı gelenekten beslendiği tezinden hareket ediyor Vücut sıvılarını esas alan Antik Yunan geleneği halk tıbbı ve dini tıp Bunlar birbirleriyle egemenlik meşruiyet ve mesleki başarı için rekabet halindeydiler Aynı zamanda birbirleriyle bilgi ve becerilerini ve sağlık ve hastalığa dair bazı temel anlayışları paylaşıyorlardı İnsan bedeninin mahiyeti ve bu dünyadaki yeri gibi temel kavramlar hakkındaki tıbbi hukuki ve teolojik tartışmalar karmaşık ve derindi 9 yüzyıldan itibaren tekâmül etmeye başlayan ve İslam dünyasındaki çeşitli tıbbi sistemler tarafından paylaşılan Arap İslam tıbbından çok şey almış olmasına rağmen Osmanlı tıp sistemin insanlık ve onun sosyal örgütlenmesi hakkındaki temel varsayımları Osmanlı toplumu ve kültürüne dayanıyordu Osmanlı tıp geleneğini düşünsel ve sosyal açıdan diğerlerinden ayrı kılan özgün veçheleri vardı Bu özgün nitelikler bahsi geçen geleneklerin Osmanlı İmparatorluğu nda yerelleştirilmesi sürecinin bir sonucuydu Osmanlılar kültürlerinin diğer veçhelerinde olduğu gibi tıp alanında da eski geleneklere dayanıyor ve bunları kendilerine özgü bir hâle getiriyorlardı Bu noktadan hareket eden çalışma Ortadoğu tarihinde şimdiye kadar ihmal edilen iki önemli alan olan Osmanlı tıbbı ve Osmanlıların hastalık deneyimlerine yoğunlaşarak Osmanlı tıbbına ilişkin bilgi ve anlayışımızdaki boşlukları doldurmaya çalışıyor Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 313 Baskı Yılı 2014 Dili Türkçe Yayınevi Kitap Yayınevi

TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
çev. Kübra Oğuz
Osmanlı nın İslamiyet in altın çağından sonraki kültürel ve teknolojik gelişmesinin kendi içine kapalı bir şekilde gerçekleştiği yeniliklere karşı duyulan ilginin giderek azaldığı ve sonuçta imparatorluğun duraklama ve gerileme dönemine girdiği uzun yıllar boyunca genel kabul gören bir görüştü Özellikle Batı dünyası 19 yüzyıl ve 20 yüzyılın başlarındaki Osmanlı yı böyle görüyordu Bu alanda son 60 yılda İngilizce yazılmış ilk eser olma özelliğini taşıyan Osmanlı da Bilim kitabında Miri Shefer Mossensohn Osmanlı toplum ve kültürünün zengin bir bilimsel hayatı mümkün kılabilecek bereketli ortamı sağladığını öne sürmektedir Osmanlılar dışarıdan gelen icat ve buluşları kendi ihtiyaçlarına göre değiştirerek bunları geliştirmede çok başarılıydı Örneğin 1877 yılında Osmanlı İmparatorluğu dünyanın yedinci en uzun telgraf ağına sahipti Hatta modern iletişim altyapısı bakımından zamanın en gelişmiş devletlerinden biriydi İmparatorluk içinde bilim eğitim ve öğretim mekanizmaları teknolojik gelişmelerde devletin üstlendiği rol ve bilimi üreten ve kullanan Türkçe ve Arapça konuşan Osmanlılar üzerinde önemli bir rol oynamıştır Sonuç olarak Osmanlı nın bilimle olan ilişkisi imparatorluğun altı yüz yıl sürmesini sağlayan dinamik unsurlardan biridir Bu doğrultuda Osmanlı da Bilim bilginin ne olduğu sorusundan ziyade nasıl sorusuna yani Osmanlı nın bilgiyle etkileşime geçtiği süreçlere ve bunlara atfettiği değerlere odaklanmıştır Çeşitli zaman ve mekânlarda Osmanlı için bilmeye değer şeyler nelerdi Osmanlı bunları nasıl öğrenmeye çalıştı Karşılaşılan zorluklar nelerdi Osmanlı nın sistemleştirilmiş bilgiyle olan deneyimlerinin ortaya çıkarıldığı Osmanlı da Bilim erken modern dönem Ortadoğu bağlamında bilim etiketinin altında yatanların tanımlanması açısından da bir rehber niteliğindedir

İş Bankası Kültür Yayınları
Osmanlı nın İslamiyet in altın çağından sonraki kültürel ve teknolojik gelişmesinin kendi içine kapalı bir şekilde gerçekleştiği yeniliklere karşı duyulan ilginin giderek azaldığı ve sonuçta imparatorluğun duraklama ve gerileme dönemine girdiği uzun yıllar boyunca genel kabul gören bir görüştü Özellikle Batı dünyası 19 yüzyıl ve 20 yüzyılın başlarındaki Osmanlı yı böyle görüyordu Bu alanda son 60 yılda İngilizce yazılmış ilk eser olma özelliğini taşıyan Osmanlı da Bilim kitabında Miri Shefer Mossensohn Osmanlı toplum ve kültürünün zengin bir bilimsel hayatı mümkün kılabilecek bereketli ortamı sağladığını öne sürmektedir Osmanlılar dışarıdan gelen icat ve buluşları kendi ihtiyaçlarına göre değiştirerek bunları geliştirmede çok başarılıydı Örneğin 1877 yılında Osmanlı İmparatorluğu dünyanın yedinci en uzun telgraf ağına sahipti Hatta modern iletişim altyapısı bakımından zamanın en gelişmiş devletlerinden biriydi İmparatorluk içinde bilim eğitim ve öğretim mekanizmaları teknolojik gelişmelerde devletin üstlendiği rol ve bilimi üreten ve kullanan Türkçe ve Arapça konuşan Osmanlılar üzerinde önemli bir rol oynamıştır Sonuç olarak Osmanlı nın bilimle olan ilişkisi imparatorluğun altı yüz yıl sürmesini sağlayan dinamik unsurlardan biridir Bu doğrultuda Osmanlı da Bilim bilginin ne olduğu sorusundan ziyade nasıl sorusuna yani Osmanlı nın bilgiyle etkileşime geçtiği süreçlere ve bunlara atfettiği değerlere odaklanmıştır Çeşitli zaman ve mekânlarda Osmanlı için bilmeye değer şeyler nelerdi Osmanlı bunları nasıl öğrenmeye çalıştı Karşılaşılan zorluklar nelerdi Osmanlı nın sistemleştirilmiş bilgiyle olan deneyimlerinin ortaya çıkarıldığı Osmanlı da Bilim erken modern dönem Ortadoğu bağlamında bilim etiketinin altında yatanların tanımlanması açısından da bir rehber niteliğindedir

İş Bankası Kültür Yayınları
çev. Kübra Oğuz
Osmanlı da Bilim Kültürel Yaratı ve Bilgi Alışverişi Osmanlı nın İslamiyet in altın çağından sonraki kültürel ve teknolojik gelişmesinin kendi içine kapalı bir şekilde gerçekleştiği yeniliklere karşı duyulan ilginin giderek azaldığı ve sonuçta imparatorluğun duraklama ve gerileme dönemine girdiği uzun yıllar boyunca genel kabul gören bir görüştü Özellikle Batı dünyası 19 yüzyıl ve 20 yüzyılın başlarındaki Osmanlı yı böyle görüyordu Bu alanda son 60 yılda İngilizce yazılmış ilk eser olma özelliğini taşıyan Osmanlı da Bilim kitabında Miri Shefer Mossensohn Osmanlı toplum ve kültürünün zengin bir bilimsel hayatı mümkün kılabilecek bereketli ortamı sağladığını öne sürmektedir Osmanlılar dışarıdan gelen icat ve buluşları kendi ihtiyaçlarına göre değiştirerek bunları geliştirmede çok başarılıydı Örneğin 1877 yılında Osmanlı İmparatorluğu dünyanın yedinci en uzun telgraf ağına sahipti Hatta modern iletişim altyapısı bakımından zamanın en gelişmiş devletlerinden biriydi İmparatorluk içinde bilim eğitim ve öğretim mekanizmaları teknolojik gelişmelerde devletin üstlendiği rol ve bilimi üreten ve kullanan Türkçe ve Arapça konuşan Osmanlılar üzerinde önemli bir rol oynamıştır Sonuç olarak Osmanlı nın bilimle olan ilişkisi imparatorluğun altı yüz yıl sürmesini sağlayan dinamik unsurlardan biridir Bu doğrultuda Osmanlı da Bilim bilginin ne olduğu sorusundan ziyade nasıl sorusuna yani Osmanlı nın bilgiyle etkileşime geçtiği süreçlere ve bunlara atfettiği değerlere odaklanmıştır Çeşitli zaman ve mekânlarda Osmanlı için bilmeye değer şeyler nelerdi Osmanlı bunları nasıl öğrenmeye çalıştı Karşılaşılan zorluklar nelerdi Osmanlı nın sistemleştirilmiş bilgiyle olan deneyimlerinin ortaya çıkarıldığı Osmanlı da Bilim erken modern dönem Ortadoğu bağlamında bilim etiketinin altında yatanların tanımlanması açısından da bir rehber niteliğindedir Miri Shefer Mossensohn Tel Aviv Üniversitesi Ortadoğu ve Afrika Tarihi Bölümü nde doçenttir İmparatorluğun Arapça ve Türkçe konuşulan bölgelerindeki kaynaklar üzerinde çalışmalar yapan bir Osmanlı uzmanıdır Başlıca çalışma alanları âlimler ile halk hamiler ile himaye ettikleri kişiler ve devlet ile birey arasındaki sosyal ilişkiler çerçevesinden ele aldığı tıp ve bilimdir

Kitap Yayınevi
çev. Üçpunar, Bülent
Osmanlıların sağlık anlayışlarının ve tıbbı kullanma biçimlerinin daha önce tasavvur edilenden çok daha karmaşık olduğunu ileri süren bu kitap Osmanlı tıp sistemin üç farklı gelenekten beslendiği tezinden hareket ediyor Vücut sıvılarını esas alan Antik Yunan geleneği halk tıbbı ve dini tıp Bunlar birbirleriyle egemenlik meşruiyet ve mesleki başarı için rekabet halindeydiler Aynı zamanda birbirleriyle bilgi ve becerilerini ve sağlık ve hastalığa dair bazı temel anlayışları paylaşıyorlardı İnsan bedeninin mahiyeti ve bu dünyadaki yeri gibi temel kavramlar hakkındaki tıbbi hukuki ve teolojik tartışmalar karmaşık ve derindi 9 yüzyıldan itibaren tekâmül etmeye başlayan ve İslam dünyasındaki çeşitli tıbbi sistemler tarafından paylaşılan Arap İslam tıbbından çok şey almış olmasına rağmen Osmanlı tıp sistemin insanlık ve onun sosyal örgütlenmesi hakkındaki temel varsayımları Osmanlı toplumu ve kültürüne dayanıyordu Osmanlı tıp geleneğini düşünsel ve sosyal açıdan diğerlerinden ayrı kılan özgün veçheleri vardı Bu özgün nitelikler bahsi geçen geleneklerin Osmanlı İmparatorluğu nda yerelleştirilmesi sürecinin bir sonucuydu Osmanlılar kültürlerinin diğer veçhelerinde olduğu gibi tıp alanında da eski geleneklere dayanıyor ve bunları kendilerine özgü bir hâle getiriyorlardı Bu noktadan hareket eden çalışma Ortadoğu tarihinde şimdiye kadar ihmal edilen iki önemli alan olan Osmanlı tıbbı ve Osmanlıların hastalık deneyimlerine yoğunlaşarak Osmanlı tıbbına ilişkin bilgi ve anlayışımızdaki boşlukları doldurmaya çalışıyor Miri Shefer Mossensohn Tel Aviv Üniversitesi Ortadoğu Tarihi kürsüsünde öğretim üyesi

Kitap Yayınevi
Miri Shefer Mossensohn tarafından kaleme alınan Osmanlı Tıbbı Kitap Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Osmanlı Tıbbı Miri Shefer Mossensohn Kitap Özeti Osmanlıların sağlık anlayışlarının ve tıbbı kullanma biçimlerinin daha önce tasavvur edilenden çok daha karmaşık olduğunu ileri süren bu kitap Osmanlı tıp sistemin üç farklı gelenekten beslendiği tezinden hareket ediyor Vücut sıvılarını esas alan Antik Yunan geleneği halk tıbbı ve dini tıp Bunlar birbirleriyle egemenlik meşruiyet ve mesleki başarı için rekabet halindeydiler Aynı zamanda birbirleriyle bilgi ve becerilerini ve sağlık ve hastalığa dair bazı temel anlayışları paylaşıyorlardı İnsan bedeninin mahiyeti ve bu dünyadaki yeri gibi temel kavramlar hakkındaki tıbbi hukuki ve teolojik tartışmalar karmaşık ve derindi 9 yüzyıldan itibaren tekâmül etmeye başlayan ve İslam dünyasındaki çeşitli tıbbi sistemler tarafından paylaşılan Arap İslam tıbbından çok şey almış olmasına rağmen Osmanlı tıp sistemin insanlık ve onun sosyal örgütlenmesi hakkındaki temel varsayımları Osmanlı toplumu ve kültürüne dayanıyordu Osmanlı tıp geleneğini düşünsel ve sosyal açıdan diğerlerinden ayrı kılan özgün veçheleri vardı Bu özgün nitelikler bahsi geçen geleneklerin Osmanlı İmparatorluğunda yerelleştirilmesi sürecinin bir sonucuydu Osmanlılar kültürlerinin diğer veçhelerinde olduğu gibi tıp alanında da eski geleneklere dayanıyor ve bunları kendilerine özgü bir hâle getiriyorlardı Bu noktadan hareket eden çalışma Ortadoğu tarihinde şimdiye kadar ihmal edilen iki önemli alan olan Osmanlı tıbbı ve Osmanlıların hastalık deneyimlerine yoğunlaşarak Osmanlı tıbbına ilişkin bilgi ve anlayışımızdaki boşlukları doldurmaya çalışıyor Yayınevi Kitap Yayınevi Yazar Miri Shefer Mossensohn Sayfa 313 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x20 00 cm Barkod 9786051051215 Kategori Osmanlı Tarihi

İş Bankası Kültür Yayınları
Miri Shefer Mossensohn tarafından kaleme alınan Osmanlıda Bilim İş Bankası Kültür Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Osmanlıda Bilim Miri Shefer Mossensohn Kitap Özeti Osmanlı nın İslamiyet in altın çağından sonraki kültürel ve teknolojik gelişmesinin kendi içine kapalı bir şekilde gerçekleştiği yeniliklere karşı duyulan ilginin giderek azaldığı ve sonuçta imparatorluğun duraklama ve gerileme dönemine girdiği uzun yıllar boyunca genel kabul gören bir görüştü Özellikle Batı dünyası 19 yüzyıl ve 20 yüzyılın başlarındaki Osmanlı yı böyle görüyordu Bu alanda son 60 yılda İngilizce yazılmış ilk eser olma özelliğini taşıyan Osmanlı da Bilim kitabında Miri Shefer Mossensohn Osmanlı toplum ve kültürünün zengin bir bilimsel hayatı mümkün kılabilecek bereketli ortamı sağladığını öne sürmektedir Osmanlılar dışarıdan gelen icat ve buluşları kendi ihtiyaçlarına göre değiştirerek bunları geliştirmede çok başarılıydı Örneğin 1877 yılında Osmanlı İmparatorluğu dünyanın yedinci en uzun telgraf ağına sahipti Hatta modern iletişim altyapısı bakımından zamanın en gelişmiş devletlerinden biriydi İmparatorluk içinde bilim eğitim ve öğretim mekanizmaları teknolojik gelişmelerde devletin üstlendiği rol ve bilimi üreten ve kullanan Türkçe ve Arapça konuşan Osmanlılar üzerinde önemli bir rol oynamıştır Sonuç olarak Osmanlı nın bilimle olan ilişkisi imparatorluğun altı yüz yıl sürmesini sağlayan dinamik unsurlardan biridir Bu doğrultuda Osmanlı da Bilim bilginin ne olduğu sorusundan ziyade nasıl sorusuna yani Osmanlı nın bilgiyle etkileşime geçtiği süreçlere ve bunlara atfettiği değerlere odaklanmıştır Çeşitli zaman ve mekânlarda Osmanlı için bilmeye değer şeyler nelerdi Osmanlı bunları nasıl öğrenmeye çalıştı Karşılaşılan zorluklar nelerdi Osmanlı nın sistemleştirilmiş bilgiyle olan deneyimlerinin ortaya çıkarıldığı Osmanlı da Bilim erken modern dönem Ortadoğu bağlamında bilim etiketinin altında yatanların tanımlanması açısından da bir rehber niteliğindedir Yayınevi İş Bankası Kültür Yayınları Yazar Miri Shefer Mossensohn Sayfa 316 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 15 50x23 00 cm Basım Yılı Ekim 2023 Barkod 9786052956755 Kategori Osmanlı Tarihi

Kitap Yayınevi
çev. Bülent Üçpunar
Osmanlıların sağlık anlayışlarının ve tıbbı kullanma biçimlerinin daha önce tasavvur edilenden çok daha karmaşık olduğunu ileri süren bu kitap Osmanlı tıp sistemin üç farklı gelenekten beslendiği tezinden hareket ediyor Vücut sıvılarını esas alan Antik Yunan geleneği halk tıbbı ve dini tıp Bunlar birbirleriyle egemenlik meşruiyet ve mesleki başarı için rekabet halindeydiler Aynı zamanda birbirleriyle bilgi ve becerilerini ve sağlık ve hastalığa dair bazı temel anlayışları paylaşıyorlardı İnsan bedeninin mahiyeti ve bu dünyadaki yeri gibi temel kavramlar hakkındaki tıbbi hukuki ve teolojik tartışmalar karmaşık ve derindi 9 yüzyıldan itibaren tekâmül etmeye başlayan ve İslam dünyasındaki çeşitli tıbbi sistemler tarafından paylaşılan Arap İslam tıbbından çok şey almış olmasına rağmen Osmanlı tıp sistemin insanlık ve onun sosyal örgütlenmesi hakkındaki temel varsayımları Osmanlı toplumu ve kültürüne dayanıyordu Osmanlı tıp geleneğini düşünsel ve sosyal açıdan diğerlerinden ayrı kılan özgün veçheleri vardı Bu özgün nitelikler bahsi geçen geleneklerin Osmanlı İmparatorluğu nda yerelleştirilmesi sürecinin bir sonucuydu Osmanlılar kültürlerinin diğer veçhelerinde olduğu gibi tıp alanında da eski geleneklere dayanıyor ve bunları kendilerine özgü bir hâle getiriyorlardı Bu noktadan hareket eden çalışma Ortadoğu tarihinde şimdiye kadar ihmal edilen iki önemli alan olan Osmanlı tıbbı ve Osmanlıların hastalık deneyimlerine yoğunlaşarak Osmanlı tıbbına ilişkin bilgi ve anlayışımızdaki boşlukları doldurmaya çalışıyor Miri Shefer Mossensohn Tel Aviv Üniversitesi Ortadoğu Tarihi kürsüsünde öğretim üyesi

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Osmanlı nın İslamiyet in altın çağından sonraki kültürel ve teknolojik gelişmesinin kendi içine kapalı bir şekilde gerçekleştiği yeniliklere karşı duyulan ilginin giderek azaldığı ve sonuçta imparatorluğun duraklama ve gerileme dönemine girdiği uzun yıllar boyunca genel kabul gören bir görüştü Özellikle Batı dünyası 19 yüzyıl ve 20 yüzyılın başlarındaki Osmanlı yı böyle görüyordu Bu alanda son 60 yılda İngilizce yazılmış ilk eser olma özelliğini taşıyan Osmanlı da Bilim kitabında Miri Shefer Mossensohn Osmanlı toplum ve kültürünün zengin bir bilimsel hayatı mümkün kılabilecek bereketli ortamı sağladığını öne sürmektedir Osmanlılar dışarıdan gelen icat ve buluşları kendi ihtiyaçlarına göre değiştirerek bunları geliştirmede çok başarılıydı Örneğin 1877 yılında Osmanlı İmparatorluğu dünyanın yedinci en uzun telgraf ağına sahipti Hatta modern iletişim altyapısı bakımından zamanın en gelişmiş devletlerinden biriydi İmparatorluk içinde bilim eğitim ve öğretim mekanizmaları teknolojik gelişmelerde devletin üstlendiği rol ve bilimi üreten ve kullanan Türkçe ve Arapça konuşan Osmanlılar üzerinde önemli bir rol oynamıştır Sonuç olarak Osmanlı nın bilimle olan ilişkisi imparatorluğun altı yüz yıl sürmesini sağlayan dinamik unsurlardan biridir Bu doğrultuda Osmanlı da Bilim bilginin ne olduğu sorusundan ziyade nasıl sorusuna yani Osmanlı nın bilgiyle etkileşime geçtiği süreçlere ve bunlara atfettiği değerlere odaklanmıştır Çeşitli zaman ve mekânlarda Osmanlı için bilmeye değer şeyler nelerdi Osmanlı bunları nasıl öğrenmeye çalıştı Karşılaşılan zorluklar nelerdi Osmanlı nın sistemleştirilmiş bilgiyle olan deneyimlerinin ortaya çıkarıldığı Osmanlı da Bilim erken modern dönem Ortadoğu bağlamında bilim etiketinin altında yatanların tanımlanması açısından da bir rehber niteliğindedir

İş Bankası
çev. Oğuz, Kübra
Osmanlı nın İslamiyet in altın çağından sonraki kültürel ve teknolojik gelişmesinin kendi içine kapalı bir şekilde gerçekleştiği yeniliklere karşı duyulan ilginin giderek azaldığı ve sonuçta imparatorluğun duraklama ve gerileme dönemine girdiği uzun yıllar boyunca genel kabul gören bir görüştü Özellikle Batı dünyası 19 yüzyıl ve 20 yüzyılın başlarındaki Osmanlı yı böyle görüyordu Bu alanda son 60 yılda İngilizce yazılmış ilk eser olma özelliğini taşıyan Osmanlı da Bilim kitabında Miri Shefer Mossensohn Osmanlı toplum ve kültürünün zengin bir bilimsel hayatı mümkün kılabilecek bereketli ortamı sağladığını öne sürmektedir Osmanlılar dışarıdan gelen icat ve buluşları kendi ihtiyaçlarına göre değiştirerek bunları geliştirmede çok başarılıydı Örneğin 1877 yılında Osmanlı İmparatorluğu dünyanın yedinci en uzun telgraf ağına sahipti Hatta modern iletişim altyapısı bakımından zamanın en gelişmiş devletlerinden biriydi İmparatorluk içinde bilim eğitim ve öğretim mekanizmaları teknolojik gelişmelerde devletin üstlendiği rol ve bilimi üreten ve kullanan Türkçe ve Arapça konuşan Osmanlılar üzerinde önemli bir rol oynamıştır Sonuç olarak Osmanlı nın bilimle olan ilişkisi imparatorluğun altı yüz yıl sürmesini sağlayan dinamik unsurlardan biridir Bu doğrultuda Osmanlı da Bilim bilginin ne olduğu sorusundan ziyade nasıl sorusuna yani Osmanlı nın bilgiyle etkileşime geçtiği süreçlere ve bunlara atfettiği değerlere odaklanmıştır Çeşitli zaman ve mekânlarda Osmanlı için bilmeye değer şeyler nelerdi Osmanlı bunları nasıl öğrenmeye çalıştı Karşılaşılan zorluklar nelerdi Osmanlı nın sistemleştirilmiş bilgiyle olan deneyimlerinin ortaya çıkarıldığı Osmanlı da Bilim erken modern dönem Ortadoğu bağlamında bilim etiketinin altında yatanların tanımlanması açısından da bir rehber niteliğindedir

Kitap Yayınevi - Tarih ve Coğrafya Dizisi
çev. Bülent Üçpunar
Osmanlıların sağlık anlayışlarının ve tıbbı kullanma biçimlerinin daha önce tasavvur edilenden çok daha karmaşık olduğunu ileri süren bu kitap Osmanlı tıp sistemin üç farklı gelenekten beslendiği tezinden hareket ediyor Vücut sıvılarını esas alan Antik Yunan geleneği halk tıbbı ve dini tıp Bunlar birbirleriyle egemenlik meşruiyet ve mesleki başarı için rekabet halindeydiler Aynı zamanda birbirleriyle bilgi ve becerilerini ve sağlık ve hastalığa dair bazı temel anlayışları paylaşıyorlardı İnsan bedeninin mahiyeti ve bu dünyadaki yeri gibi temel kavramlar hakkındaki tıbbi hukuki ve teolojik tartışmalar karmaşık ve derindi 9 yüzyıldan itibaren tekâmül etmeye başlayan ve İslam dünyasındaki çeşitli tıbbi sistemler tarafından paylaşılan Arap İslam tıbbından çok şey almış olmasına rağmen Osmanlı tıp sistemin insanlık ve onun sosyal örgütlenmesi hakkındaki temel varsayımları Osmanlı toplumu ve kültürüne dayanıyordu Osmanlı tıp geleneğini düşünsel ve sosyal açıdan diğerlerinden ayrı kılan özgün veçheleri vardı Bu özgün nitelikler bahsi geçen geleneklerin Osmanlı İmparatorluğu nda yerelleştirilmesi sürecinin bir sonucuydu Osmanlılar kültürlerinin diğer veçhelerinde olduğu gibi tıp alanında da eski geleneklere dayanıyor ve bunları kendilerine özgü bir hâle getiriyorlardı Bu noktadan hareket eden çalışma Ortadoğu tarihinde şimdiye kadar ihmal edilen iki önemli alan olan Osmanlı tıbbı ve Osmanlıların hastalık deneyimlerine yoğunlaşarak Osmanlı tıbbına ilişkin bilgi ve anlayışımızdaki boşlukları doldurmaya çalışıyor Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 313Baskı Yılı 2014Dili TürkçeYayınevi Kitap Yayınevi

İş Bankası Kültür Yayınları
çev. Kübra Oğuz
Osmanlı nın İslamiyet in altın çağından sonraki kültürel ve teknolojik gelişmesinin kendi içine kapalı bir şekilde gerçekleştiği yeniliklere karşı duyulan ilginin giderek azaldığı ve sonuçta imparatorluğun duraklama ve gerileme dönemine girdiği uzun yıllar boyunca genel kabul gören bir görüştü Özellikle Batı dünyası 19 yüzyıl ve 20 yüzyılın başlarındaki Osmanlı yı böyle görüyordu Bu alanda son 60 yılda İngilizce yazılmış ilk eser olma özelliğini taşıyan Osmanlı da Bilim kitabında Miri Shefer Mossensohn Osmanlı toplum ve kültürünün zengin bir bilimsel hayatı mümkün kılabilecek bereketli ortamı sağladığını öne sürmektedir Osmanlılar dışarıdan gelen icat ve buluşları kendi ihtiyaçlarına göre değiştirerek bunları geliştirmede çok başarılıydı Örneğin 1877 yılında Osmanlı İmparatorluğu dünyanın yedinci en uzun telgraf ağına sahipti Hatta modern iletişim altyapısı bakımından zamanın en gelişmiş devletlerinden biriydi İmparatorluk içinde bilim eğitim ve öğretim mekanizmaları teknolojik gelişmelerde devletin üstlendiği rol ve bilimi üreten ve kullanan Türkçe ve Arapça konuşan Osmanlılar üzerinde önemli bir rol oynamıştır Sonuç olarak Osmanlı nın bilimle olan ilişkisi imparatorluğun altı yüz yıl sürmesini sağlayan dinamik unsurlardan biridir Bu doğrultuda Osmanlı da Bilim bilginin ne olduğu sorusundan ziyade nasıl sorusuna yani Osmanlı nın bilgiyle etkileşime geçtiği süreçlere ve bunlara atfettiği değerlere odaklanmıştır Çeşitli zaman ve mekânlarda Osmanlı için bilmeye değer şeyler nelerdi Osmanlı bunları nasıl öğrenmeye çalıştı Karşılaşılan zorluklar nelerdi Osmanlı nın sistemleştirilmiş bilgiyle olan deneyimlerinin ortaya çıkarıldığı Osmanlı da Bilim erken modern dönem Ortadoğu bağlamında bilim etiketinin altında yatanların tanımlanması açısından da bir rehber niteliğindedir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

KİTAP YAYINEVİ
çev. Bülent Üçpınar
Osmanlıların sağlık anlayışlarının ve tıbbı kullanma biçimlerinin daha önce tasavvur edilenden çok daha karmaşık olduğunu ileri süren bu kitap Osmanlı tıp sistemin üç farklı gelenekten beslendiği tezinden hareket ediyor Vücut sıvılarını esas alan Antik Yunan geleneği halk tıbbı ve dini tıp Bunlar birbirleriyle egemenlik meşruiyet ve mesleki başarı için rekabet halindeydiler Aynı zamanda birbirleriyle bilgi ve becerilerini ve sağlık ve hastalığa dair bazı temel anlayışları paylaşıyorlardı İnsan bedeninin mahiyeti ve bu dünyadaki yeri gibi temel kavramlar hakkındaki tıbbi hukuki ve teolojik tartışmalar karmaşık ve derindi 9 yüzyıldan itibaren tekâmül etmeye başlayan ve İslam dünyasındaki çeşitli tıbbi sistemler tarafından paylaşılan Arap İslam tıbbından çok şey almış olmasına rağmen Osmanlı tıp sistemin insanlık ve onun sosyal örgütlenmesi hakkındaki temel varsayımları Osmanlı toplumu ve kültürüne dayanıyordu Osmanlı tıp geleneğini düşünsel ve sosyal açıdan diğerlerinden ayrı kılan özgün veçheleri vardı Bu özgün nitelikler bahsi geçen geleneklerin Osmanlı İmparatorluğu nda yerelleştirilmesi sürecinin bir sonucuydu Osmanlılar kültürlerinin diğer veçhelerinde olduğu gibi tıp alanında da eski geleneklere dayanıyor ve bunları kendilerine özgü bir hâle getiriyorlardı Bu noktadan hareket eden çalışma Ortadoğu tarihinde şimdiye kadar ihmal edilen iki önemli alan olan Osmanlı tıbbı ve Osmanlıların hastalık deneyimlerine yoğunlaşarak Osmanlı tıbbına ilişkin bilgi ve anlayışımızdaki boşlukları doldurmaya çalışıyor Miri Shefer Mossensohn Tel Aviv Üniversitesi Ortadoğu Tarihi kürsüsünde öğretim üyesi