Osmanlı da Toplum Yapısı — Ziya Kazıcı

Osmanlı da Toplum Yapısı
Ziya KazıcıKayıhan Yayınları
Osmanlı da Toplum Yapısı
Ziya KazıcıBir beylik olarak ortaya çıkışından itibaren bünyesinde şartların gerektirdiği değişiklikleri yapmaktan çekinmeyen Osmanlı Devleti sağlam temeller üzerine bina edip geliştirdiği ve kemâl mertebesine ulaştırdığı müesseseleri vasıtasıyla uzunca bir hükümranlık dönemi geçirme imkânı buldu Bu devlet destanlarda görülen âsumanî heykeller gibi başı kürre i arzın bir kıtasına yaslanmış vücudu bir başka kıtasına sarılmış ayakları ise başka bir kıtasına uzanmış heybetli bir vücuda benzemekte idi Biz bu vücudun farklı görevleri bulunan organlarını yani toplumun sosyal yönünü incelemeye çalışacağız İslâmı kabul etmesiyle yepyeni bir hayat anlayışına intibak ettiğini gördüğümüz Müslüman Türk dünyası bağlı bulunduğu bu yeni dinin emirlerine uygun olarak toplum yapısını şekillendirmişti Osmanlı Devleti de mensubu bulunduğu dinin prensiplerinden farklı bir şekilde hareket edemezdi Zira bu devlette din asıl kök devlet ise onun bir feri dal olarak görülüyordu Selçuklu Bizans sınırlarında ortaya çıkan bu küçük beyliğin kısa bir müddet sonra tarihin akışını değiştirecek derecede kudretli bir devlet hâline gelmesinin sebebini bu anlayışta aramak gerekir Bu araştırmada Osmanlı toplumunun sosyal ve kültürel özellikleri yanında farklı mekân ve zamanlarda meydana gelen değişikliklere de temas edildi

Kayıhan Yayınları
İslâmın yardımlaşma ile ilgili emir ve prensiplerinden doğmuş olan vakıf asırlarca insanlığa hizmet etmiş dinî hukukî ve sosyal bir müessesedir İhtiyaç içinde bulunanlara yardım etmek gibi yüksek ve insanî bir düşüncenin ürünü olan bu müessesenin temeli Kurân ve Sünnete dayanmaktadır Tarihimizdeki etki çeşitlilik ve hizmetleri günümüz insanını hayretler içinde bırakan vakıflarımız dönemin toplumsal kalkınması huzur ve barışın sağlanmasında büyük rol oynuyorlardı İslâm ve özellikle Osmanlı dünyasında asırları aşan uzun tarihî seyri içinde döneminde bilinen hemen her sahaya el atmış olan vakıfların ortaya koyup meydana getirdiği eser ve tesisler bir hayli fazladır Bu eserlerin bir kısmı günümüzde bile varlıklarını devam ettirmektedirler Eski medeniyetimiz ile Müslüman Türk hayırseverliğinin tarihî şâhidi olarak Osmanlı coğrafyasını bir uçtan öbür uca doldurup süsleyen bu vakıf eserleri ülkenin îmân irfan ümran sosyal ve ekonomik hayatının gelişmesi için büyük hizmetler vermişlerdi Ülke insanına ve hatta yabancılara bile hizmet sunan bu tesisler maddî yönden toprağın üstünü mânevî yönden de toplumun iç dünyasını kaplamışlardı İlmî bir metodla ortaya konmaya çalışılan bu araştırma temel kaynaklara dayanılarak hazırlandı Tarih boyunca İslâm ve özellikle Osmanlı dünyası insanının ayrılmaz bir parçası haline gelen bir müesseseyi inşaallah yeniden gün yüzüne çıktı

Kayıhan Yayınları
Bir beylik olarak ortaya çıkışından itibaren bünyesinde şartların gerektirdiği değişiklikleri yapmaktan çekinmeyen Osmanlı Devleti sağlam temeller üzerine bina edip geliştirdiği ve kemâl mertebesine ulaştırdığı müesseseleri vasıtasıyla uzunca bir hükümranlık dönemi geçirme imkânı buldu Bu devlet destanlarda görülen âsumanî heykeller gibi başı kürre i arzın bir kıtasına yaslanmış vücudu bir başka kıtasına sarılmış ayakları ise başka bir kıtasına uzanmış heybetli bir vücuda benzemekte idi Biz bu vücudun farklı görevleri bulunan organlarını yani toplumun sosyal yönünü incelemeye çalışacağız İslâmı kabul etmesiyle yepyeni bir hayat anlayışına intibak ettiğini gördüğümüz Müslüman Türk dünyası bağlı bulunduğu bu yeni dinin emirlerine uygun olarak toplum yapısını şekillendirmişti Osmanlı Devleti de mensubu bulunduğu dinin prensiplerinden farklı bir şekilde hareket edemezdi Zira bu devlette din asıl kök devlet ise onun bir feri dal olarak görülüyordu Selçuklu Bizans sınırlarında ortaya çıkan bu küçük beyliğin kısa bir müddet sonra tarihin akışını değiştirecek derecede kudretli bir devlet hâline gelmesinin sebebini bu anlayışta aramak gerekir Bu araştırmada Osmanlı toplumunun sosyal ve kültürel özellikleri yanında farklı mekân ve zamanlarda meydana gelen değişikliklere de temas edildi

Kayıhan Yayınları
Bir beylik olarak ortaya çıkışından itibaren bünyesinde şartların gerektirdiği değişiklikleri yapmaktan çekinmeyen Osmanlı Devleti sağlam temeller üzerine bina edip geliştirdiği ve kemâl mertebesine ulaştırdığı müesseseleri vasıtasıyla uzunca bir hükümranlık dönemi geçirme imkânı buldu Bu devlet destanlarda görülen âsumanî heykeller gibi başı kürre i arzın bir kıtasına yaslanmış vücudu bir başka kıtasına sarılmış ayakları ise başka bir kıtasına uzanmış heybetli bir vücuda benzemekte idi Biz bu vücudun farklı görevleri bulunan organlarını yani toplumun sosyal yönünü incelemeye çalışacağız İslâm ı kabul etmesiyle yepyeni bir hayat anlayışına intibak ettiğini gördüğümüz Müslüman Türk dünyası bağlı bulunduğu bu yeni dinin emirlerine uygun olarak toplum yapısını şekillendirmişti Osmanlı Devleti de mensubu bulunduğu dinin prensiplerinden farklı bir şekilde hareket edemezdi Zira bu devlette din asıl kök devlet ise onun bir fer i dal olarak görülüyordu Selçuklu Bizans sınırlarında ortaya çıkan bu küçük beyliğin kısa bir müddet sonra tarihin akışını değiştirecek derecede kudretli bir devlet hâline gelmesinin sebebini bu anlayışta aramak gerekir Bu araştırmada Osmanlı toplumunun sosyal ve kültürel özellikleri yanında farklı mekân ve zamanlarda meydana gelen değişikliklere de temas edildi

Kayıhan Yayınları
İslâm ın yardımlaşma ile ilgili emir ve prensiplerinden doğmuş olan vakıf asırlarca insanlığa hizmet etmiş dinî hukukî ve sosyal bir müessesedir İhtiyaç içinde bulunanlara yardım etmek gibi yüksek ve insanî bir düşüncenin ürünü olan bu müessesenin temeli Kur ân ve Sünnet e dayanmaktadır Tarihimizdeki etki çeşitlilik ve hizmetleri günümüz insanını hayretler içinde bırakan vakıflarımız dönemin toplumsal kalkınması huzur ve barışın sağlanmasında büyük rol oynuyorlardı İslâm ve özellikle Osmanlı dünyasında asırları aşan uzun tarihî seyri içinde döneminde bilinen hemen her sahaya el atmış olan vakıfların ortaya koyup meydana getirdiği eser ve tesisler bir hayli fazladır Bu eserlerin bir kısmı günümüzde bile varlıklarını devam ettirmektedirler Eski medeniyetimiz ile Müslüman Türk hayırseverliğinin tarihî şâhidi olarak Osmanlı coğrafyasını bir uçtan öbür uca doldurup süsleyen bu vakıf eserleri ülkenin îmân irfan ümran sosyal ve ekonomik hayatının gelişmesi için büyük hizmetler vermişlerdi Ülke insanına ve hatta yabancılara bile hizmet sunan bu tesisler maddî yönden toprağın üstünü mânevî yönden de toplumun iç dünyasını kaplamışlardı İlmî bir metodla ortaya konmaya çalışılan bu araştırma temel kaynaklara dayanılarak hazırlandı Tarih boyunca İslâm ve özellikle Osmanlı dünyası insanının ayrılmaz bir parçası haline gelen bir müesseseyi inşaallah yeniden gün yüzüne çıktı

Kayıhan Yayınları
Bir beylik olarak ortaya çıkışından itibaren bünyesinde şartların gerektirdiği değişiklikleri yapmaktan çekinmeyen Osmanlı Devleti sağlam temeller üzerine bina edip geliştirdiği ve kemâl mertebesine ulaştırdığı müesseseleri vasıtasıyla uzunca bir hükümranlık dönemi geçirme imkânı buldu Bu devlet destanlarda görülen âsumanî heykeller gibi başı kürre i arzın bir kıtasına yaslanmış vücudu bir başka kıtasına sarılmış ayakları ise başka bir kıtasına uzanmış heybetli bir vücuda benzemekte idi Biz bu vücudun farklı görevleri bulunan organlarını yani toplumun sosyal yönünü incelemeye çalışacağız İslâm ı kabul etmesiyle yepyeni bir hayat anlayışına intibak ettiğini gördüğümüz Müslüman Türk dünyası bağlı bulunduğu bu yeni dinin emirlerine uygun olarak toplum yapısını şekillendirmişti Osmanlı Devleti de mensubu bulunduğu dinin prensiplerinden farklı bir şekilde hareket edemezdi Zira bu devlette din asıl kök devlet ise onun bir fer i dal olarak görülüyordu Selçuklu Bizans sınırlarında ortaya çıkan bu küçük beyliğin kısa bir müddet sonra tarihin akışını değiştirecek derecede kudretli bir devlet hâline gelmesinin sebebini bu anlayışta aramak gerekir Bu araştırmada Osmanlı toplumunun sosyal ve kültürel özellikleri yanında farklı mekân ve zamanlarda meydana gelen değişikliklere de temas edildi

KAYIHAN YAYINLARI
Bir beylik olarak ortaya çıkışından itibaren bünyesinde şartların gerektirdiği değişiklikleri yapmaktan çekinmeyen Osmanlı Devleti sağlam temeller üzerine bina edip geliştirdiği ve kemâl mertebesine ulaştırdığı müesseseleri vasıtasıyla uzunca bir hükümranlık dönemi geçirme imkânı buldu Bu devlet destanlarda görülen âsumanî heykeller gibi başı kürre i arzın bir kıtasına yaslanmış vücudu bir başka kıtasına sarılmış ayakları ise başka bir kıtasına uzanmış heybetli bir vücuda benzemekte idi Biz bu vücudun farklı görevleri bulunan organlarını yani toplumun sosyal yönünü incelemeye çalışacağız İslâm ı kabul etmesiyle yepyeni bir hayat anlayışına intibak ettiğini gördüğümüz Müslüman Türk dünyası bağlı bulunduğu bu yeni dinin emirlerine uygun olarak toplum yapısını şekillendirmişti Osmanlı Devleti de mensubu bulunduğu dinin prensiplerinden farklı bir şekilde hareket edemezdi Zira bu devlette din asıl kök devlet ise onun bir fer i dal olarak görülüyordu Selçuklu Bizans sınırlarında ortaya çıkan bu küçük beyliğin kısa bir müddet sonra tarihin akışını değiştirecek derecede kudretli bir devlet hâline gelmesinin sebebini bu anlayışta aramak gerekir Bu araştırmada Osmanlı toplumunun sosyal ve kültürel özellikleri yanında farklı mekân ve zamanlarda meydana gelen değişikliklere de temas edildi

Kayıhan Yayınları
İslâm ın yardımlaşma ile ilgili emir ve prensiplerinden doğmuş olan vakıf asırlarca insanlığa hizmet etmiş dinî hukukî ve sosyal bir müessesedir İhtiyaç içinde bulunanlara yardım etmek gibi yüksek ve insanî bir düşüncenin ürünü olan bu müessesenin temeli Kur ân ve Sünnet e dayanmaktadır Tarihimizdeki etki çeşitlilik ve hizmetleri günümüz insanını hayretler içinde bırakan vakıflarımız dönemin toplumsal kalkınması huzur ve barışın sağlanmasında büyük rol oynuyorlardı İslâm ve özellikle Osmanlı dünyasında asırları aşan uzun tarihî seyri içinde döneminde bilinen hemen her sahaya el atmış olan vakıfların ortaya koyup meydana getirdiği eser ve tesisler bir hayli fazladır Bu eserlerin bir kısmı günümüzde bile varlıklarını devam ettirmektedirler Eski medeniyetimiz ile Müslüman Türk hayırseverliğinin tarihî şâhidi olarak Osmanlı coğrafyasını bir uçtan öbür uca doldurup süsleyen bu vakıf eserleri ülkenin îmân irfan ümran sosyal ve ekonomik hayatının gelişmesi için büyük hizmetler vermişlerdi Ülke insanına ve hatta yabancılara bile hizmet sunan bu tesisler maddî yönden toprağın üstünü mânevî yönden de toplumun iç dünyasını kaplamışlardı İlmî bir metodla ortaya konmaya çalışılan bu araştırma temel kaynaklara dayanılarak hazırlandı Tarih boyunca İslâm ve özellikle Osmanlı dünyası insanının ayrılmaz bir parçası haline gelen bir müesseseyi inşaallah yeniden gün yüzüne çıktı

Kayıhan Yayınları

Kayıhan Yayınları
Ziya Kazıcı tarafından kaleme alınan Osmanlıda Toplum Yapısı Kayıhan Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Osmanlıda Toplum Yapısı Ziya Kazıcı Kitap Özeti Bir beylik olarak ortaya çıkışından itibaren bünyesinde şartların gerektirdiği değişiklikleri yapmaktan çekinmeyen Osmanlı Devleti sağlam temeller üzerine bina edip geliştirdiği ve kemâl mertebesine ulaştırdığı müesseseleri vasıtasıyla uzunca bir hükümranlık dönemi geçirme imkânı buldu Bu devlet destanlarda görülen âsumanî heykeller gibi başı kürre i arzın bir kıtasına yaslanmış vücudu bir başka kıtasına sarılmış ayakları ise başka bir kıtasına uzanmış heybetli bir vücuda benzemekte idi Biz bu vücudun farklı görevleri bulunan organlarını yani toplumun sosyal yönünü incelemeye çalışacağız İslâm ı kabul etmesiyle yepyeni bir hayat anlayışına intibak ettiğini gördüğümüz Müslüman Türk dünyası bağlı bulunduğu bu yeni dinin emirlerine uygun olarak toplum yapısını şekillendirmişti Osmanlı Devleti de mensubu bulunduğu dinin prensiplerinden farklı bir şekilde hareket edemezdi Zira bu devlette din asıl kök devlet ise onun bir fer i dal olarak görülüyordu Selçuklu Bizans sınırlarında ortaya çıkan bu küçük beyliğin kısa bir müddet sonra tarihin akışını değiştirecek derecede kudretli bir devlet hâline gelmesinin sebebini bu anlayışta aramak gerekir Bu araştırmada Osmanlı toplumunun sosyal ve kültürel özellikleri yanında farklı mekân ve zamanlarda meydana gelen değişikliklere de temas edildi Yayınevi Kayıhan Yayınları Yazar Ziya Kazıcı Sayfa 208 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Kasım 2022 Barkod 9786055996659 Kategori Diğer Tarih Kitapları Osmanlı Tarihi

Kayıhan Yayınları
İslâmın yardımlaşma ile ilgili emir ve prensiplerinden doğmuş olan vakıf asırlarca insanlığa hizmet etmiş dinî hukukî ve sosyal bir müessesedir İhtiyaç içinde bulunanlara yardım etmek gibi yüksek ve insanî bir düşüncenin ürünü olan bu müessesenin temeli Kurân ve Sünnete dayanmaktadır Tarihimizdeki etki çeşitlilik ve hizmetleri günümüz insanını hayretler içinde bırakan vakıflarımız dönemin toplumsal kalkınması huzur ve barışın sağlanmasında büyük rol oynuyorlardı İslâm ve özellikle Osmanlı dünyasında asırları aşan uzun tarihî seyri içinde döneminde bilinen hemen her sahaya el atmış olan vakıfların ortaya koyup meydana getirdiği eser ve tesisler bir hayli fazladır Bu eserlerin bir kısmı günümüzde bile varlıklarını devam ettirmektedirler Eski medeniyetimiz ile Müslüman Türk hayırseverliğinin tarihî şâhidi olarak Osmanlı coğrafyasını bir uçtan öbür uca doldurup süsleyen bu vakıf eserleri ülkenin îmân irfan ümran sosyal ve ekonomik hayatının gelişmesi için büyük hizmetler vermişlerdi Ülke insanına ve hatta yabancılara bile hizmet sunan bu tesisler maddî yönden toprağın üstünü mânevî yönden de toplumun iç dünyasını kaplamışlardı İlmî bir metodla ortaya konmaya çalışılan bu araştırma temel kaynaklara dayanılarak hazırlandı Tarih boyunca İslâm ve özellikle Osmanlı dünyası insanının ayrılmaz bir parçası haline gelen bir müesseseyi inşaallah yeniden gün yüzüne çıktı

Kayıhan Yayınları
Bir beylik olarak ortaya çıkışından itibaren bünyesinde şartların gerektirdiği değişiklikleri yapmaktan çekinmeyen Osmanlı Devleti sağlam temeller üzerine bina edip geliştirdiği ve kemâl mertebesine ulaştırdığı müesseseleri vasıtasıyla uzunca bir hükümranlık dönemi geçirme imkânı buldu Bu devlet destanlarda görülen âsumanî heykeller gibi başı kürre i arzın bir kıtasına yaslanmış vücudu bir başka kıtasına sarılmış ayakları ise başka bir kıtasına uzanmış heybetli bir vücuda benzemekte idi Biz bu vücudun farklı görevleri bulunan organlarını yani toplumun sosyal yönünü incelemeye çalışacağız İslâmı kabul etmesiyle yepyeni bir hayat anlayışına intibak ettiğini gördüğümüz Müslüman Türk dünyası bağlı bulunduğu bu yeni dinin emirlerine uygun olarak toplum yapısını şekillendirmişti Osmanlı Devleti de mensubu bulunduğu dinin prensiplerinden farklı bir şekilde hareket edemezdi Zira bu devlette din asıl kök devlet ise onun bir feri dal olarak görülüyordu Selçuklu Bizans sınırlarında ortaya çıkan bu küçük beyliğin kısa bir müddet sonra tarihin akışını değiştirecek derecede kudretli bir devlet hâline gelmesinin sebebini bu anlayışta aramak gerekir Bu araştırmada Osmanlı toplumunun sosyal ve kültürel özellikleri yanında farklı mekân ve zamanlarda meydana gelen değişikliklere de temas edildi

Kayıhan Yayınları
Bir beylik olarak ortaya çıkışından itibaren bünyesinde şartların gerektirdiği değişiklikleri yapmaktan çekinmeyen Osmanlı Devleti sağlam temeller üzerine bina edip geliştirdiği ve kemâl mertebesine ulaştırdığı müesseseleri vasıtasıyla uzunca bir hükümranlık dönemi geçirme imkânı buldu Bu devlet destanlarda görülen âsumanî heykeller gibi başı kürre i arzın bir kıtasına yaslanmış vücudu bir başka kıtasına sarılmış ayakları ise başka bir kıtasına uzanmış heybetli bir vücuda benzemekte idi Biz bu vücudun farklı görevleri bulunan organlarını yani toplumun sosyal yönünü incelemeye çalışacağız İslâm ı kabul etmesiyle yepyeni bir hayat anlayışına intibak ettiğini gördüğümüz Müslüman Türk dünyası bağlı bulunduğu bu yeni dinin emirlerine uygun olarak toplum yapısını şekillendirmişti Osmanlı Devleti de mensubu bulunduğu dinin prensiplerinden farklı bir şekilde hareket edemezdi Zira bu devlette din asıl kök devlet ise onun bir fer i dal olarak görülüyordu Selçuklu Bizans sınırlarında ortaya çıkan bu küçük beyliğin kısa bir müddet sonra tarihin akışını değiştirecek derecede kudretli bir devlet hâline gelmesinin sebebini bu anlayışta aramak gerekir Bu araştırmada Osmanlı toplumunun sosyal ve kültürel özellikleri yanında farklı mekân ve zamanlarda meydana gelen değişikliklere de temas edildi

Kayıhan
Bir beylik olarak ortaya çıkışından itibaren bünyesinde şartların gerektirdiği değişiklikleri yapmaktan çekinmeyen Osmanlı Devleti sağlam temeller üzerine bina edip geliştirdiği ve kemâl mertebesine ulaştırdığı müesseseleri vasıtasıyla uzunca bir hükümranlık dönemi geçirme imkânı buldu Bu devlet destanlarda görülen âsumanî heykeller gibi başı kürre i arzın bir kıtasına yaslanmış vücudu bir başka kıtasına sarılmış ayakları ise başka bir kıtasına uzanmış heybetli bir vücuda benzemekte idi Biz bu vücudun farklı görevleri bulunan organlarını yani toplumun sosyal yönünü incelemeye çalışacağız İslâm ı kabul etmesiyle yepyeni bir hayat anlayışına intibak ettiğini gördüğümüz Müslüman Türk dünyası bağlı bulunduğu bu yeni dinin emirlerine uygun olarak toplum yapısını şekillendirmişti Osmanlı Devleti de mensubu bulunduğu dinin prensiplerinden farklı bir şekilde hareket edemezdi Zira bu devlette din asıl kök devlet ise onun bir fer i dal olarak görülüyordu Selçuklu Bizans sınırlarında ortaya çıkan bu küçük beyliğin kısa bir müddet sonra tarihin akışını değiştirecek derecede kudretli bir devlet hâline gelmesinin sebebini bu anlayışta aramak gerekir Bu araştırmada Osmanlı toplumunun sosyal ve kültürel özellikleri yanında farklı mekân ve zamanlarda meydana gelen değişikliklere de temas edildi

Kayıhan
İslâm ın yardımlaşma ile ilgili emir ve prensiplerinden doğmuş olan vakıf asırlarca insanlığa hizmet etmiş dinî hukukî ve sosyal bir müessesedir İhtiyaç içinde bulunanlara yardım etmek gibi yüksek ve insanî bir düşüncenin ürünü olan bu müessesenin temeli Kur ân ve Sünnet e dayanmaktadır Tarihimizdeki etki çeşitlilik ve hizmetleri günümüz insanını hayretler içinde bırakan vakıflarımız dönemin toplumsal kalkınması huzur ve barışın sağlanmasında büyük rol oynuyorlardı İslâm ve özellikle Osmanlı dünyasında asırları aşan uzun tarihî seyri içinde döneminde bilinen hemen her sahaya el atmış olan vakıfların ortaya koyup meydana getirdiği eser ve tesisler bir hayli fazladır Bu eserlerin bir kısmı günümüzde bile varlıklarını devam ettirmektedirler Eski medeniyetimiz ile Müslüman Türk hayırseverliğinin tarihî şâhidi olarak Osmanlı coğrafyasını bir uçtan öbür uca doldurup süsleyen bu vakıf eserleri ülkenin îmân irfan ümran sosyal ve ekonomik hayatının gelişmesi için büyük hizmetler vermişlerdi Ülke insanına ve hatta yabancılara bile hizmet sunan bu tesisler maddî yönden toprağın üstünü mânevî yönden de toplumun iç dünyasını kaplamışlardı İlmî bir metodla ortaya konmaya çalışılan bu araştırma temel kaynaklara dayanılarak hazırlandı Tarih boyunca İslâm ve özellikle Osmanlı dünyası insanının ayrılmaz bir parçası haline gelen bir müesseseyi inşaallah yeniden gün yüzüne çıktı

BİLGE YAYINLARI
Osmanlı toplumuna Müslüman Arap dünyasının bir mirası olarak intikal eden ihtisâb bu devlette her zaman önemini koruyan ve toplumun sağlıklı bir şekilde varlığını devam ettirmesini sağlayan önemli müesseselerden biri olmuştur İslâm dünyasında dini vasfı ağır basan ihtisâb işi Osmanlılarda daha ziyade günlük hayatın içinde görülmektedir Osmanlı şehir merkezindeki günlük hayatın tanziminde önemli ölçüde rolü bulunan ihtisâb teşkilâtı bilhassa esnaf teşekküllerine karşı sahip olduğu geniş yetki ve yaptırım gücüne sahip olma bakımından ehemmiyet kazanıyordu Bu itibarla müessesenin başında bulunan muhtesip daha tesirli ve pratik olarak özellikle ticari faaliyet ve bununla ilgili kanunların uygulanıp uygulanmadığını kontrol ederdi Günlük hayat içinde muhtesip bilhassa kadının yapması gereken beledi ve ticari işlerle de meşgul olurdu Bu bakımdan Divan ın şehir merkezi ile ilgili pek çok emri önce kadıya gelirdi Bu vesile ile de muhtesip bazen doğrudan doğruya bezen de dolaylı olarak bunlardan haberdar olurdu Osmanlı günlük hayatının tanzimi ile yakından ilgili olan ve takriben beş buçuk asra yakın bir uygulamanın tahlili demek olan ihtisab mevzuu tarih araştırmacıları için uzun yorucu ve sabırlı bir çalışma gerektirmektedir Bu çalışmada İslâm dünyasındaki ilk çıkış yıllarından Osmanlı sistemindeki uygulanışına doğru bir seyir takip eden ihtisab müessesesi araştırmacılara kaynaklık edecek şekilde detaylıca işlenmektedir Bununla beraber arşivlerimizdeki vesikaların henüz tam tasnif edilip tetkike sunulmamış olması pek çok konuda olduğu gibi ihtisab mevzuunda da son sözü söylememize imkân vermemektedir