Osmanlı dan Bu Yana Türkiye de Kapitalizmin Gelişme Diyalektiği — Münir Ramazan Aktolga

Osmanlı dan Bu Yana Türkiye de Kapitalizmin Gelişme Diyalektiği
Münir Ramazan AktolgaAlter Yayınları
Osmanlı dan Bu Yana Türkiye de Kapitalizmin Gelişme Diyalektiği
Münir Ramazan AktolgaBİZ KİMİZ NEDEN FARKLIYIZ Toplumsal sistem gerçekliğini açıklarken sistemin bilişsel elementi olan insanın bir toplum yaratığı olduğu kadar toplum yaratıcısı olduğunu da söylemiştik Şimdi buna bir şey daha ilave etmek istiyoruz insan tarihsel bir üründür ama o aynı zamanda bu tarihi yaratan baş oyuncudur da o bir şekilde sürecin içindeki etkileşimlerde yer alarak her an yeniden yaratılırken olayların ve süreçlerin yaratılmasında aktif bir unsur bir oyuncu olarak yer alır Yani o hem sürecin yaratıcısı hem de onun tarihin bir yaratığıdır Daha başka bir deyişle hem senaryonun yazılmasında yer alan yazardır hem de oyunun içinde yer alan aktör Evet Batı da kapitalizm gelişti de Osmanlı da neden gelişemedi Bu çalışmada konumuz bilişsel tarih bilimi açısından aradaki esasa ilişkin farkı ele almak olacak Osmanlı Devleti ve onun yarattığı toplum fetih tarihsel devrim diyalektiğine bağlı olarak yukardan aşağıya doğru gerçekleşen kendine özgü bir oluşumdur Bu sistem üreterek ayakta kalan bu arada kendi nefsini de üreten bir yapı değildir Fetihçilik bitince de zaten kendi kendisini yiyip tüketerek ayakta kalabilir hale gelmiştir İşte bu sistem Cumhuriyet le birliktedir ki onu kuranların iradelerinden de bağımsız olarak artık yeni bir zemine kavuşuyor bundan sonra ancak üreterek varolabilme yoluna giriyordu Aslında bu süreç daha önce İttihatçılar döneminde başlamıştı Burjuva yetiştirme Devlete bağlı bir kapitalizm ve ulus yaratma deniyordu bunun adına Yeni kurulan Devlet Cumhuriyet de bu yolda devam etti Ancak bu yolda ilerlerken sistem varlığını devam ettirebilmek için kendi diyalektik inkarını da yaratmak zorunda kalıyordu İşte bir Osmanlı cumhuriyeti olarak kurulan Cumhuriyetimizin diyalektiği bu olmuştur Tanıtım Bülteninden

Alter Yayınları
BİZ KİMİZ NEDEN FARKLIYIZ Toplumsal sistem gerçekliğini açıklarken sistemin bilişsel elementi olan insanın bir toplum yaratığı olduğu kadar toplum yaratıcısı olduğunu da söylemiştik Şimdi buna bir şey daha ilave etmek istiyoruz insan tarihsel bir üründür ama o aynı zamanda bu tarihi yaratan baş oyuncudur da o bir şekilde sürecin içindeki etkileşimlerde yer alarak her an yeniden yaratılırken olayların ve süreçlerin yaratılmasında aktif bir unsur bir oyuncu olarak yer alır Yani o hem sürecin yaratıcısı hem de onun tarihin bir yaratığıdır Daha başka bir deyişle hem senaryonun yazılmasında yer alan yazardır hem de oyunun içinde yer alan aktör Evet Batı da kapitalizm gelişti de Osmanlı da neden gelişemedi Bu çalışmada konumuz bilişsel tarih bilimi açısından aradaki esasa ilişkin farkı ele almak olacak Osmanlı Devleti ve onun yarattığı toplum fetih tarihsel devrim diyalektiğine bağlı olarak yukardan aşağıya doğru gerçekleşen kendine özgü bir oluşumdur Bu sistem üreterek ayakta kalan bu arada kendi nefsini de üreten bir yapı değildir Fetihçilik bitince de zaten kendi kendisini yiyip tüketerek ayakta kalabilir hale gelmiştir İşte bu sistem Cumhuriyet le birliktedir ki onu kuranların iradelerinden de bağımsız olarak artık yeni bir zemine kavuşuyor bundan sonra ancak üreterek varolabilme yoluna giriyordu Aslında bu süreç daha önce İttihatçılar döneminde başlamıştı Burjuva yetiştirme Devlete bağlı bir kapitalizm ve ulus yaratma deniyordu bunun adına Yeni kurulan Devlet Cumhuriyet de bu yolda devam etti Ancak bu yolda ilerlerken sistem varlığını devam ettirebilmek için kendi diyalektik inkarını da yaratmak zorunda kalıyordu İşte bir Osmanlı cumhuriyeti olarak kurulan Cumhuriyetimizin diyalektiği bu olmuştur Tanıtım Bülteninden

Alter Yayıncılık
Toplumsal sistem gerçekliğini açıklarken sistemin bilişsel elementi olan insanın bir toplum yaratığı olduğu kadar toplum yaratıcısı olduğunu da söylemiştik Şimdi buna bir şey daha ilave etmek istiyoruz insan tarihsel bir üründür ama o aynı zamanda bu tarihi yaratan baş oyuncudur da o bir şekilde sürecin içindeki etkileşimlerde yer alarak her an yeniden yaratılırken olayların ve süreçlerin yaratılmasında aktif bir unsur bir oyuncu olarak yer alır Yani o hem sürecin yaratıcısı hem de onun tarihin bir yaratığıdır Daha başka bir deyişle hem senaryonun yazılmasında yer alan yazardır hem de oyunun içinde yer alan aktör Evet Batı da kapitalizm gelişti de Osmanlı da neden gelişemedi Bu çalışmada konumuz bilişsel tarih bilimi açısından aradaki esasa ilişkin farkı ele almak olacak Osmanlı Devleti ve onun yarattığı toplum fetih tarihsel devrim diyalektiğine bağlı olarak yukardan aşağıya doğru gerçekleşen kendine özgü bir oluşumdur Bu sistem üreterek ayakta kalan bu arada kendi nefsini de üreten bir yapı değildir Fetihçilik bitince de zaten kendi kendisini yiyip tüketerek ayakta kalabilir hale gelmiştir İşte bu sistem Cumhuriyet le birliktedir ki onu kuranların iradelerinden de bağımsız olarak artık yeni bir zemine kavuşuyor bundan sonra ancak üreterek varolabilme yoluna giriyordu Aslında bu süreç daha önce İttihatçılar döneminde başlamıştı Burjuva yetiştirme Devlete bağlı bir kapitalizm ve ulus yaratma deniyordu bunun adına Yeni kurulan Devlet Cumhuriyet de bu yolda devam etti Ancak bu yolda ilerlerken sistem varlığını devam ettirebilmek için kendi diyalektik inkarını da yaratmak zorunda kalıyordu İşte bir Osmanlı cumhuriyeti olarak kurulan Cumhuriyetimizin diyalektiği bu olmuştur

Alter Yayıncılık
Münir R Aktolga tarafından kaleme alınan Osmanlı dan Bu Yana Türkiye de Kapitalizmin Gelişme Diyalektiği Alter Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Osmanlı dan Bu Yana Türkiye de Kapitalizmin Gelişme Diyalektiği Münir R Aktolga Kitap Özeti BİZ KİMİZ NEDEN FARKLIYIZ Toplumsal sistem gerçekliğini açıklarken sistemin bilişsel elementi olan insanın bir toplum yaratığı olduğu kadar toplum yaratıcısı olduğunu da söylemiştik Şimdi buna bir şey daha ilave etmek istiyoruz insan tarihsel bir üründür ama o aynı zamanda bu tarihi yaratan baş oyuncudur da o bir şekilde sürecin içindeki etkileşimlerde yer alarak her an yeniden yaratılırken olayların ve süreçlerin yaratılmasında aktif bir unsur bir oyuncu olarak yer alır Yani o hem sürecin yaratıcısı hem de onun tarihin bir yaratığıdır Daha başka bir deyişle hem senaryonun yazılmasında yer alan yazardır hem de oyunun içinde yer alan aktör Evet Batı da kapitalizm gelişti de Osmanlı da neden gelişemedi Bu çalışmada konumuz bilişsel tarih bilimi açısından aradaki esasa ilişkin farkı ele almak olacak Osmanlı Devleti ve onun yarattığı toplum fetih tarihsel devrim diyalektiğine bağlı olarak yukardan aşağıya doğru gerçekleşen kendine özgü bir oluşumdur Bu sistem üreterek ayakta kalan bu arada kendi nefsini de üreten bir yapı değildir Fetihçilik bitince de zaten kendi kendisini yiyip tüketerek ayakta kalabilir hale gelmiştir İşte bu sistem Cumhuriyet le birliktedir ki onu kuranların iradelerinden de bağımsız olarak artık yeni bir zemine kavuşuyor bundan sonra ancak üreterek varolabilme yoluna giriyordu Aslında bu süreç daha önce İttihatçılar döneminde başlamıştı Burjuva yetiştirme Devlete bağlı bir kapitalizm ve ulus yaratma deniyordu bunun adına Yeni kurulan Devlet Cumhuriyet de bu yolda devam etti Ancak bu yolda ilerlerken sistem varlığını devam ettirebilmek için kendi diyalektik inkarını da yaratmak zorunda kalıyordu İşte bir Osmanlı cumhuriyeti olarak kurulan Cumhuriyetimizin diyalektiği bu olmuştur Yayınevi Alter Yayıncılık Yazar Münir R Aktolga Sayfa 878 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Şubat 2022 Barkod 9786051912165 Kategori Genel Politika Siyaset Bilim Siyaset Tarihi Sosyal Bilimler