Osmanlı dan Cumhuriyet e Meşhurların Okul Anıları

Osmanlı dan Cumhuriyet e Meşhurların Okul Anıları
Kriter Yayınevi
Osmanlı dan Cumhuriyet e Meşhurların Okul Anıları
Bu kitapta Osmanlı Devleti nin 1854 1914 döneminde gerçekleştirdiği 43 dış borçlanma kapsamındaki ilişkiler iki farklı ağ analizi yöntemiyle incelenmiştir Global ağ analizi çerçevesinde dış borçlanma süreci açısından önem arz eden neden sonuç ilişkileri araştırılmıştır Dış borçlanmaya yol açan nedenler belirlenmiş ekonomik düzeni nasıl şekillendirdikleri ortaya konulmuştur Bu kapsamda hangi finansal kuruluşlarla dış borçlanma ilişkisine girildiği dış borçlanmaların miktarı bu aktörlerin menşei ve Osmanlı daki ekonomik faaliyetleri ele alınmıştır Ego ağ analizi bağlamında dış borçlanma ilişkileri iki ayrı dönem olarak incelenmiştir İlk olarak Osmanlı Devleti nin 1854 77 zarfında gerçekleştirdiği dış borçlanmalar borcu borçla finanse etme ilişkisine dayalı olarak seyir göstermiştir Bu dönemde alınan dış borçlanmalarda rol oynayan aktörlerin oluşturduğu ilişkiler ağı 1875 yılında geri ödemelerin durdurulmasına Moratoryum ve 1881 yılında Düyun u Umumiyye İdaresi nin kurulmasına yol açmıştır Dış borçlanma sürecinde ikinci dönem ise 1885 1914 yılları arasını kapsamaktadır Bu dönemde yapılan dış borçlanmalar borç borç ilişkisinin yanı sıra altyapı yatırımları odaklı olarak gerçekleştirilmiştir

İlgi Kültür Sanat Yayınları
Bir ülkede yönetimi elinde bulunduran erk iş başına gelince kurumlara kendi ideolojisine veya dünya görüşüne yakın kişileri getirdiği ortamda adaletten gelişmekten çağdaş medeniyetler seviyesine çıkmaktan söz edilemez Dolayısıyla böyle bir ortamda kültür ve sanatın da bu kişilerin dar kalıplarında belirli çerçeve dışına çıkamayacağı sanatın da o idarenin hizmetkârı durumunda olacağı açıktır Sanatın propaganda ile yollarının kesişmesi sanat eserini meydana getiren sanatçının inançları ve dünya görüşünün özgürce meydana getirdiği esere aktarılmasıyla olacağı gibi bir fikir veya ideolojiyi yaymak karşıt görüşü etkisiz hale getirmek için sanat ve sanatçıdan yararlanma şeklindedir Sanatın bir siyaset aracı veya bir propaganda aracı olarak kullanılması sanatın özerkliğini ve özgünlüğünü kaybetmesi tehlikesini de beraberinde getirmektedir Bu durumu sanatçının bağımsızlığını yitirmesine sanatın belli bir ideolojiye hizmet etmesi ve onun bayraktarlığına soyunması anlamına gelir Osmanlı dan Cumhuriyet e Sanatın Propaganda Aracı Olarak Kullanılması adlı bu kitap bugünkü anlamda propaganda faaliyetlerinin yürütüldüğü ve birebir sanatın kullanıldığı alanlar tarihi bir perspektif içinde dönemin koşulları da göz önüne alınarak birinci kaynaklardan tarafsız bir bakış açısıyla incelenmeye çalışılmıştır

Pegem Akademi Yayıncılık
Eğitim öğretim çabalarının gerçekleştirilmesinin en önemli zemini olan okullar eğitim öğretim faaliyetlerinden başka yaşanılan devrin sosyal siyasi ekonomik ve kültürel özelliklerini de yansıtırlar Dolayısıyla geçmişteki eğitim kurumlarının niteliğini ve muhtevasını anlamak için dönüp insan unsuruna bakmak gerekiyor Eğitim kurumlarında yetiştirdiğiniz insan unsurundaki kalite kısa yahut uzun vadede atacağınız adımların niteliğini de belirleyecektir Öğrencilik hatıraları bu açıdan geçmiş devrin tahlil edilmesini ve hatta ilerisi için atılacak adımların karakterinin belirlenmesini sağlayacak ciddi argümanlar olarak karşımızda durmaktadırlar

Efil Yayınevi
2009 yılında kaybettiğimiz Prof Dr Haydar Kazgan Türkiye de finans tarihi alanındaki çalışmaların önünü açıp bu alanda temel başvuru yapıtları sayılacak ürünler ortaya koydu Ağırlıklı olarak para banka sanayi ve şirketleşme tarihi alanında yapıtlar veren Kazgan çalışmalarına tarihsel bir boyut katarak sağlam bir dayanak noktası kazandırırken günümüz gelişmelerine geçmişin deneyimleri ışığında bakabilmemizin önünü açtı Osmanlı İmparatorluğu nda Tanzimat ın ilanından sonra hukuki siyasi askerî değişme ve gelişmelerin yanı sıra ekonomik gidişatı hiç olmazsa bazı örnekler vermek suretiyle okuyuculara ve ilgililere aktarmak bu kitabın ana hedefini oluşturmaktadır Doğal olarak ulaşabildiğimiz kaynaklar konuyu tamamen açıklama bakımından yeterli değildir Çünkü kütüphanelerimiz maalesef özellikle ekonomi alanında tarihi araştırma yapmak isteyenlere pek az yardımcı olabilmektedir Örneğin Tanzimat tan bu yana kurulan anonim şirketlerin mukavele ve tüzüklerini ancak mukavelat mecmualarında bulmak kabildir ve maalesef bu mecmualar en önemli kütüphanelerimizde bile yoktur ve bu eksikliğin farkına ancak benim başvurum üzerine varılmıştır Oysa Osmanlı İmparatorluğu ndaki kayıt sistemine dünyanın hiçbir yerinde rastlanmaz Hiçbir Batı ülkesinde şirketlerin kurulmuş mukavele ve tüzüklerinin devlet tarafından düzenli bir şekilde yayımlanması görülmüş şey değildir Hâlbuki Osmanlı İmparatorluğu nda daha da ileriye gidilmiş ve belirli bir iş yerinde belirli bir işi yapmak üzere tezkere almakla ilgili bakanlığa başvuranlar bile aynı bakanlığın aylık dergisinde ayrıntılı bir şekilde yayımlanmıştır Fakat yukarıda sözünü ettiğimiz gibi bu dergilerin hiçbiri kütüphanelerimizde mevcut değildir veya tasnif edilmediği için ilgililere ulaştırılması mümkün olamamaktadır Ancak biz özel çabamızla bu mecmuaların birkaçını elde ettik Osmanlı İmparatorluğu nda her türlü sınai girişime yer verdiğim bu araştırma bu görüntüsüyle bir monografiler ve yorumlar dizisidir Bu nedenle giriş olarak Osmanlı İmparatorluğu nda Sanayileşememenin Nedenleri hakkında yirmi yıla varan araştırma sonucu ortaya çıkarabildiğim bazı sonuçları sunmaya ayrıca döneme ait birçok evrak fatura makbuz gravür hisse senedi ve diğer görsel malzemeyle kitabı görsel yönden zengin kılmaya çalıştım Bu konu birçok kimse tarafından değişik şekilde yorumlandığı için 19 asır boyunca sanayileşme dışında kaldığı hâlde ekonomisini bir bakıma canlı tutabilen Osmanlı Devleti nin bu yönünü de sanayileşmeye bir alternatif olarak kabul etmek gerekebilir Biz bu konuyu çeşitli yazılarımızda ele alarak bir Osmanlı merkantilizmi üzerinde durduk Gerçekten de özellikle 19 asrın ortalarından Birinci Dünya Savaşı na kadar geçen zamanda ve hatta 1930 lara kadar ekonomiyi canlı tutan bir merkantilist hareketi gözlemek mümkündür Özellikle dış ticarete transit ticarete komisyonculuğa ve çağdaş tabirle pazarlamaya dayanan faaliyetlerle ekonomiye kaynak yaratıldığı bir gerçektir Bunun en basit yoldan ispatı ithalatın ihracatı aşması sebebiyle ortaya çıkan açığın dış borçlanmayla kapatılmayıp tersine daha güçlü bir kaynak bulunmuş olmasıdır Bu kaynak da Osmanlı merkantilizmidir Monografi ve yorumlardan oluşan bu kitapta özellikle lisan konusu birçok okuyucuyu bazı tenkitlere sevk edebilir Yüzyılı aşkın bir zaman içinde Osmanlıcadan bugünkü Türkçeye gelinceye kadar kelime gramer ve sentaks o kadar değişmiştir ki ben eski metinleri okuya okuya konuşma lisanımı bile bugünde tutamıyorum Hatta zaman zaman yakınlarım ve öğrencilerim beni ikaz bile ediyorlar fakat şurası iyi bilinmelidir ki hiçbir lisan Türkçenin bu son yıllarda yaşadığı dramı yaşamamıştır Bu dramatik gelişmelerden benim gibileri mesul tutmak biraz haksızlık değil mi diye düşünüyorum Haydar Kazgan