Osmanlı dan Günümüze Mezhep ve Tarikatlar — Hasan Gümüşoğlu

Osmanlı dan Günümüze Mezhep ve Tarikatlar
Hasan GümüşoğluKayıhan Yayınları
Osmanlı dan Günümüze Mezhep ve Tarikatlar
Hasan GümüşoğluDevlet i Aliyye i Osmâniyye de Osmanlı Devleti Nizâm ı Âlem ve Din ü Devlet in Bekâsı ile i lâ yi kelimetullâh İslâm ın muhafazası ve yayılması suretiyle yüceltilmesi devletin önemli varlık sebebi ve gayesi olarak görülmüş ve bunun Ehl i sünnet ve cemâat mezhebine riayetle gerçekleşeceği kabul edilmiştir Osmanlı nın Şah İsmail ile birlikte İran a karşı verdiği büyük mücadelede ve Nadir Şah ın Caferîliğin beşinci mezhep olarak tanınma isteğinin reddedilmesinde bu mezhep anlayışını büyük payı olmuştur Osmanlı nın itikadî mezhep temelindeki Ehl i sünnet Mâtürîdî hassasiyeti fıkhî mezheplerde de geçerli olmuş ve devlet Ehl i sünnet tarafından tabi olunması meşru kabul edilen Hanefî Şâfiî Mâlikî ve Hanbelî mezheplerini geçerli kabul etmiştir Bu çerçevede söz konusu mezhep mensuplarının ibadetlerini rahat bir şekilde yapacakları ortam ve imkânları sağlamaya çalışmıştır Bununla birlikte ülke genelinde hukuk ve hüküm birliğinin sağlanması için muâmelât aile idare ve ceza hukuku gibi alanlarda tatbik edilen hükümler genel manada Hanefî mezhebi ekseninde olmuştur Osmanlı da Sünnî Mâtürîdî Hanefî anlayışıyla beraber tarikat merkezli İslâmî bir hayat hâkim olduğundan tarikat ve şeyhler önemli vazifeler icra etmişlerdir Osmanlı Devleti nin son devrinde ülkede en çok tekkeye sahip Nakşibendiyye ve sonra da Kâdiriyye tarikatı olduğundan bu kitapta onlarla ilgili daha geniş bilgiler yer almıştır

Kayıhan Yayınları
Devlet i Aliyye i Osmâniyye de Osmanlı Devleti Nizâm ı Âlem ve Din ü Devlet in Bekâsı ile i lâ yi kelimetullâh İslâm ın muhafazası ve yayılması suretiyle yüceltilmesi devletin önemli varlık sebebi ve gayesi olarak görülmüş ve bunun Ehl i sünnet ve cemâat mezhebine riayetle gerçekleşeceği kabul edilmiştir Osmanlı nın Şah İsmail ile birlikte İran a karşı verdiği büyük mücadelede ve Nadir Şah ın Caferîliğin beşinci mezhep olarak tanınma isteğinin reddedilmesinde bu mezhep anlayışını büyük payı olmuştur Osmanlı nın itikadî mezhep temelindeki Ehl i sünnet Mâtürîdî hassasiyeti fıkhî mezheplerde de geçerli olmuş ve devlet Ehl i sünnet tarafından tabi olunması meşru kabul edilen Hanefî Şâfiî Mâlikî ve Hanbelî mezheplerini geçerli kabul etmiştir Bu çerçevede söz konusu mezhep mensuplarının ibadetlerini rahat bir şekilde yapacakları ortam ve imkânları sağlamaya çalışmıştır Bununla birlikte ülke genelinde hukuk ve hüküm birliğinin sağlanması için muâmelât aile idare ve ceza hukuku gibi alanlarda tatbik edilen hükümler genel manada Hanefî mezhebi ekseninde olmuştur Osmanlı da Sünnî Mâtürîdî Hanefî anlayışıyla beraber tarikat merkezli İslâmî bir hayat hâkim olduğundan tarikat ve şeyhler önemli vazifeler icra etmişlerdir Osmanlı Devleti nin son devrinde ülkede en çok tekkeye sahip Nakşibendiyye ve sonra da Kâdiriyye tarikatı olduğundan bu kitapta onlarla ilgili daha geniş bilgiler yer almıştır

KAYIHAN YAYINLARI
Devlet i Aliyye i Osmâniyye de Osmanlı Devleti Nizâm ı Âlem ve Din ü Devlet in Bekâsı ile i lâ yi kelimetullâh İslâm ın muhafazası ve yayılması suretiyle yüceltilmesi devletin önemli varlık sebebi ve gayesi olarak görülmüş ve bunun Ehl i sünnet ve cemâat mezhebine riayetle gerçekleşeceği kabul edilmiştir Osmanlı nın Şah İsmail ile birlikte İran a karşı verdiği büyük mücadelede ve Nadir Şah ın Caferîliğin beşinci mezhep olarak tanınma isteğinin reddedilmesinde bu mezhep anlayışını büyük payı olmuştur Osmanlı nın itikadî mezhep temelindeki Ehl i sünnet Mâtürîdî hassasiyeti fıkhî mezheplerde de geçerli olmuş ve devlet Ehl i sünnet tarafından tabi olunması meşru kabul edilen Hanefî Şâfiî Mâlikî ve Hanbelî mezheplerini geçerli kabul etmiştir Bu çerçevede söz konusu mezhep mensuplarının ibadetlerini rahat bir şekilde yapacakları ortam ve imkânları sağlamaya çalışmıştır Bununla birlikte ülke genelinde hukuk ve hüküm birliğinin sağlanması için muâmelât aile idare ve ceza hukuku gibi alanlarda tatbik edilen hükümler genel manada Hanefî mezhebi ekseninde olmuştur Osmanlı da Sünnî Mâtürîdî Hanefî anlayışıyla beraber tarikat merkezli İslâmî bir hayat hâkim olduğundan tarikat ve şeyhler önemli vazifeler icra etmişlerdir Osmanlı Devleti nin son devrinde ülkede en çok tekkeye sahip Nakşibendiyye ve sonra da Kâdiriyye tarikatı olduğundan bu kitapta onlarla ilgili daha geniş bilgiler yer almıştır

Kayıhan Yayınları
Devlet i Aliyye i Osmâniyye de Osmanlı Devleti Nizâm ı Âlem ve Din ü Devlet in Bekâsı ile i lâ yi kelimetullâh İslâm ın muhafazası ve yayılması suretiyle yüceltilmesi devletin önemli varlık sebebi ve gayesi olarak görülmüş ve bunun Ehl i sünnet ve cemâat mezhebine riayetle gerçekleşeceği kabul edilmiştir Osmanlı nın Şah İsmail ile birlikte İran a karşı verdiği büyük mücadelede ve Nadir Şah ın Caferîliğin beşinci mezhep olarak tanınma isteğinin reddedilmesinde bu mezhep anlayışını büyük payı olmuştur Osmanlı nın itikadî mezhep temelindeki Ehl i sünnet Mâtürîdî hassasiyeti fıkhî mezheplerde de geçerli olmuş ve devlet Ehl i sünnet tarafından tabi olunması meşru kabul edilen Hanefî Şâfiî Mâlikî ve Hanbelî mezheplerini geçerli kabul etmiştir Bu çerçevede söz konusu mezhep mensuplarının ibadetlerini rahat bir şekilde yapacakları ortam ve imkânları sağlamaya çalışmıştır Bununla birlikte ülke genelinde hukuk ve hüküm birliğinin sağlanması için muâmelât aile idare ve ceza hukuku gibi alanlarda tatbik edilen hükümler genel manada Hanefî mezhebi ekseninde olmuştur Osmanlı da Sünnî Mâtürîdî Hanefî anlayışıyla beraber tarikat merkezli İslâmî bir hayat hâkim olduğundan tarikat ve şeyhler önemli vazifeler icra etmişlerdir Osmanlı Devleti nin son devrinde ülkede en çok tekkeye sahip Nakşibendiyye ve sonra da Kâdiriyye tarikatı olduğundan bu kitapta onlarla ilgili daha geniş bilgiler yer almıştır

Kayıhan Yayınları
Devlet i Aliyye i Osmâniyye de Osmanlı Devleti Nizâm ı Âlem ve Din ü Devlet in Bekâsı ile i lâ yi kelimetullâh İslâm ın muhafazası ve yayılması suretiyle yüceltilmesi devletin önemli varlık sebebi ve gayesi olarak görülmüş ve bunun Ehl i sünnet ve cemâat mezhebine riayetle gerçekleşeceği kabul edilmiştir Osmanlı nın Şah İsmail ile birlikte İran a karşı verdiği büyük mücadelede ve Nadir Şah ın Caferîliğin beşinci mezhep olarak tanınma isteğinin reddedilmesinde bu mezhep anlayışını büyük payı olmuştur Osmanlı nın itikadî mezhep temelindeki Ehl i sünnet Mâtürîdî hassasiyeti fıkhî mezheplerde de geçerli olmuş ve devlet Ehl i sünnet tarafından tabi olunması meşru kabul edilen Hanefî Şâfiî Mâlikî ve Hanbelî mezheplerini geçerli kabul etmiştir Bu çerçevede söz konusu mezhep mensuplarının ibadetlerini rahat bir şekilde yapacakları ortam ve imkânları sağlamaya çalışmıştır Bununla birlikte ülke genelinde hukuk ve hüküm birliğinin sağlanması için muâmelât aile idare ve ceza hukuku gibi alanlarda tatbik edilen hükümler genel manada Hanefî mezhebi ekseninde olmuştur Osmanlı da Sünnî Mâtürîdî Hanefî anlayışıyla beraber tarikat merkezli İslâmî bir hayat hâkim olduğundan tarikat ve şeyhler önemli vazifeler icra etmişlerdir Osmanlı Devleti nin son devrinde ülkede en çok tekkeye sahip Nakşibendiyye ve sonra da Kâdiriyye tarikatı olduğundan bu kitapta onlarla ilgili daha geniş bilgiler yer almıştır

Kayıhan Yayınları
Hasan Gümüşoğlu tarafından kaleme alınan Osmanlı dan Günümüze Mezhep ve Tarikatlar Kayıhan Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Osmanlı dan Günümüze Mezhep ve Tarikatlar Hasan Gümüşoğlu Kitap Özeti Devlet i Aliyye i Osmâniyye de Osmanlı Devleti Nizâm ı Âlem ve Din ü Devlet in Bekâsı ile i lâ yi kelimetullâh İslâm ın muhafazası ve yayılması suretiyle yüceltilmesi devletin önemli varlık sebebi ve gayesi olarak görülmüş ve bunun Ehl i sünnet ve cemâat mezhebine riayetle gerçekleşeceği kabul edilmiştir Osmanlı nın Şah İsmail ile birlikte İran a karşı verdiği büyük mücadelede ve Nadir Şah ın Caferîliğin beşinci mezhep olarak tanınma isteğinin reddedilmesinde bu mezhep anlayışını büyük payı olmuştur Osmanlı nın itikadî mezhep temelindeki Ehl i sünnet Mâtürîdî hassasiyeti fıkhî mezheplerde de geçerli olmuş ve devlet Ehl i sünnet tarafından tabi olunması meşru kabul edilen Hanefî Şâfiî Mâlikî ve Hanbelî mezheplerini geçerli kabul etmiştir Bu çerçevede söz konusu mezhep mensuplarının ibadetlerini rahat bir şekilde yapacakları ortam ve imkânları sağlamaya çalışmıştır Bununla birlikte ülke genelinde hukuk ve hüküm birliğinin sağlanması için muâmelât aile idare ve ceza hukuku gibi alanlarda tatbik edilen hükümler genel manada Hanefî mezhebi ekseninde olmuştur Osmanlı da Sünnî Mâtürîdî Hanefî anlayışıyla beraber tarikat merkezli İslâmî bir hayat hâkim olduğundan tarikat ve şeyhler önemli vazifeler icra etmişlerdir Osmanlı Devleti nin son devrinde ülkede en çok tekkeye sahip Nakşibendiyye ve sonra da Kâdiriyye tarikatı olduğundan bu kitapta onlarla ilgili daha geniş bilgiler yer almıştır Yayınevi Kayıhan Yayınları Yazar Hasan Gümüşoğlu Sayfa 376 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Şubat 2024 Barkod 9786257444972 Kategori Araştırma İnceleme

Kayıhan Yayınları
Devlet i Aliyye i Osmâniyye de Osmanlı Devleti Nizâm ı Âlem ve Din ü Devlet in Bekâsı ile i lâ yi kelimetullâh İslâm ın muhafazası ve yayılması suretiyle yüceltilmesi devletin önemli varlık sebebi ve gayesi olarak görülmüş ve bunun Ehl i sünnet ve cemâat mezhebine riayetle gerçekleşeceği kabul edilmiştir Osmanlı nın Şah İsmail ile birlikte İran a karşı verdiği büyük mücadelede ve Nadir Şah ın Caferîliğin beşinci mezhep olarak tanınma isteğinin reddedilmesinde bu mezhep anlayışını büyük payı olmuştur Osmanlı nın itikadî mezhep temelindeki Ehl i sünnet Mâtürîdî hassasiyeti fıkhî mezheplerde de geçerli olmuş ve devlet Ehl i sünnet tarafından tabi olunması meşru kabul edilen Hanefî Şâfiî Mâlikî ve Hanbelî mezheplerini geçerli kabul etmiştir Bu çerçevede söz konusu mezhep mensuplarının ibadetlerini rahat bir şekilde yapacakları ortam ve imkânları sağlamaya çalışmıştır Bununla birlikte ülke genelinde hukuk ve hüküm birliğinin sağlanması için muâmelât aile idare ve ceza hukuku gibi alanlarda tatbik edilen hükümler genel manada Hanefî mezhebi ekseninde olmuştur Osmanlı da Sünnî Mâtürîdî Hanefî anlayışıyla beraber tarikat merkezli İslâmî bir hayat hâkim olduğundan tarikat ve şeyhler önemli vazifeler icra etmişlerdir Osmanlı Devleti nin son devrinde ülkede en çok tekkeye sahip Nakşibendiyye ve sonra da Kâdiriyye tarikatı olduğundan bu kitapta onlarla ilgili daha geniş bilgiler yer almıştır

Kayıhan
Devlet i Aliyye i Osmâniyye de Osmanlı Devleti Nizâm ı Âlem ve Din ü Devlet in Bekâsı ile i lâ yi kelimetullâh İslâm ın muhafazası ve yayılması suretiyle yüceltilmesi devletin önemli varlık sebebi ve gayesi olarak görülmüş ve bunun Ehl i sünnet ve cemâat mezhebine riayetle gerçekleşeceği kabul edilmiştir Osmanlı nın Şah İsmail ile birlikte İran a karşı verdiği büyük mücadelede ve Nadir Şah ın Caferîliğin beşinci mezhep olarak tanınma isteğinin reddedilmesinde bu mezhep anlayışını büyük payı olmuştur Osmanlı nın itikadî mezhep temelindeki Ehl i sünnet Mâtürîdî hassasiyeti fıkhî mezheplerde de geçerli olmuş ve devlet Ehl i sünnet tarafından tabi olunması meşru kabul edilen Hanefî Şâfiî Mâlikî ve Hanbelî mezheplerini geçerli kabul etmiştir Bu çerçevede söz konusu mezhep mensuplarının ibadetlerini rahat bir şekilde yapacakları ortam ve imkânları sağlamaya çalışmıştır Bununla birlikte ülke genelinde hukuk ve hüküm birliğinin sağlanması için muâmelât aile idare ve ceza hukuku gibi alanlarda tatbik edilen hükümler genel manada Hanefî mezhebi ekseninde olmuştur Osmanlı da Sünnî Mâtürîdî Hanefî anlayışıyla beraber tarikat merkezli İslâmî bir hayat hâkim olduğundan tarikat ve şeyhler önemli vazifeler icra etmişlerdir Osmanlı Devleti nin son devrinde ülkede en çok tekkeye sahip Nakşibendiyye ve sonra da Kâdiriyye tarikatı olduğundan bu kitapta onlarla ilgili daha geniş bilgiler yer almıştır