MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Osmanlı Diplomasisinde Oryantalist Memurlar — Türkan Polatcı

Osmanlı Diplomasisinde Oryantalist Memurlar
104,00
Osmanlı TarihiOsmanlı Tarihi KitaplarıOsmanlı Dönemi

Osmanlı Diplomasisinde Oryantalist Memurlar

Türkan Polatcı

AKÇAĞ YAYINLARI

01.01.2013160 sf.
Karton Kapak14 x 20 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap YurduEn ucuz
Kitap Sepeti
118,40

Akçağ Yayınları

2013160 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Tarih boyunca devletler birbirleriyle siyasi iktisadi ve sosyal alanlarda ilişki kurmuşlar ve bunu geliştirmişlerdir Diplomasi olgusu ise bu anlamda devletler arasındaki ilişkilerin kurulması ve devamlılığını sağlayan önemli bir unsur olmuştur Devletler diplomatik ilişkilerini elçileri vasıtasıyla gerçekleştirmişlerdir Devletler arasındaki dil farklılığı iletişim sorununu beraberinde getirmiş ve bu sorun diplomasinin geri planındaki asıl aktörlerini sahneye çıkarmıştır Tercümanlar Dil oğlanları görevlerinin metni harfi harfine çevirmekten çok içeriği aktarmak olması bakımından dil ve kültür aktarıcısı sıfatları ile elçilik ve konsoloslukların iş bitirici unsurları olmuşlardır Elçiler gelip geçici iken tercümanların kalıcı olması kendilerini sefaretin gerçek idarecisi konumuna yükseltmiştir Kuruluştan XVIII yüzyıl sonlarına kadar Osmanlı Devleti için tek taraflı diplomasinin anlamı Avrupa devletler sisteminden kendini soyutlayarak yabancı ülkelere sürekli diplomatik misyonlar göndermemek buna karşılık diğer ülkelerden gelen diplomatik misyonları kabul etmek olmuştur Bu misyon dahilinde Osmanlı Devleti nin yabancı dil öğrenmemekte ısrar eden müslüman yönetici sınıfı çoğu zaman kendi dış ilişkilerinde bile dil bilen gayrimüslim tebaadan kişileri tercüman olarak kullanmıştır Avrupa devletlerinin Osmanlı tebaasından olan bu kişilere itimatlarının olmaması onları ihtiyaçlarını karşılamak için Doğu dillerini küçük yaşta öğretebilecekleri gençler bulmaya yöneltmiş böylelikle doğudaki etkilerini artırmanın yolunu söz konusu toplumların adet ve dillerini bilen diplomatlar yetiştirmekte görmüşlerdir Bu sayede tercümanlar diplomasinin kilit aktörlerinden biri haline gelmişlerdir Görevlerinin içeriği bakımından çevirmenlik dışında aracılık müzakereci gözlemci sözcü kanun adamı maslahatgüzar hizmetlerini de yerine getirmişlerdir Bu özellikleri ile aynı zamanda görevli oldukları ülkenin hukuk ve teamüllerini de bilen önemli bir bilgi ve istihbarat kaynağı konumuna yükselmişlerdir Ancak XVIII yüzyılın sonlarından itibaren yabancı sefaret tercümanları Osmanlı hükümetinin zaaf ve tereddütlerinden istifade ederek her biri kendi devletlerinin çıkarları için çalışmaya başlamışlardır Bu çalışmada konu hakkında yapılan diğer akademik çalışmalardan farklı olarak Osmanlı diplomasisinde Avrupalı devletler adına çalışan sefaret tercümanlarının ve tercümanlık görevinin ortaya çıkışı aktif olarak diplomasideki rolleri arşiv belgeleri ışığında Osmanlı Devleti nin bakış açısı ile ortaya konulmaya çalışılmıştır

BKM Kitap
120,00

Akçağ Yayınları

2013160 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Tarih boyunca devletler birbirleriyle siyasi iktisadi ve sosyal alanlarda ilişki kurmuşlar ve bunu geliştirmişlerdir Diplomasi olgusu ise bu anlamda devletler arasındaki ilişkilerin kurulması ve devamlılığını sağlayan önemli bir unsur olmuştur Devletler diplomatik ilişkilerini elçileri vasıtasıyla gerçekleştirmişlerdir Devletler arasındaki dil farklılığı iletişim sorununu beraberinde getirmiş ve bu sorun diplomasinin geri planındaki asıl aktörlerini sahneye çıkarmıştır Tercümanlar Dil oğlanları görevlerinin metni harfi harfine çevirmekten çok içeriği aktarmak olması bakımından dil ve kültür aktarıcısı sıfatları ile elçilik ve konsoloslukların iş bitirici unsurları olmuşlardır Elçiler gelip geçici iken tercümanların kalıcı olması kendilerini sefaretin gerçek idarecisi konumuna yükseltmiştir Kuruluştan XVIII yüzyıl sonlarına kadar Osmanlı Devleti için tek taraflı diplomasinin anlamı Avrupa devletler sisteminden kendini soyutlayarak yabancı ülkelere sürekli diplomatik misyonlar göndermemek buna karşılık diğer ülkelerden gelen diplomatik misyonları kabul etmek olmuştur Bu misyon dahilinde Osmanlı Devleti nin yabancı dil öğrenmemekte ısrar eden müslüman yönetici sınıfı çoğu zaman kendi dış ilişkilerinde bile dil bilen gayrimüslim tebaadan kişileri tercüman olarak kullanmıştır Avrupa devletlerinin Osmanlı tebaasından olan bu kişilere itimatlarının olmaması onları ihtiyaçlarını karşılamak için Doğu dillerini küçük yaşta öğretebilecekleri gençler bulmaya yöneltmiş böylelikle doğudaki etkilerini artırmanın yolunu söz konusu toplumların adet ve dillerini bilen diplomatlar yetiştirmekte görmüşlerdir Bu sayede tercümanlar diplomasinin kilit aktörlerinden biri haline gelmişlerdir Görevlerinin içeriği bakımından çevirmenlik dışında aracılık müzakereci gözlemci sözcü kanun adamı maslahatgüzar hizmetlerini de yerine getirmişlerdir Bu özellikleri ile aynı zamanda görevli oldukları ülkenin hukuk ve teamüllerini de bilen önemli bir bilgi ve istihbarat kaynağı konumuna yükselmişlerdir Ancak XVIII yüzyılın sonlarından itibaren yabancı sefaret tercümanları Osmanlı hükümetinin zaaf ve tereddütlerinden istifade ederek her biri kendi devletlerinin çıkarları için çalışmaya başlamışlardır Bu çalışmada konu hakkında yapılan diğer akademik çalışmalardan farklı olarak Osmanlı diplomasisinde Avrupalı devletler adına çalışan sefaret tercümanlarının ve tercümanlık görevinin ortaya çıkışı aktif olarak diplomasideki rolleri arşiv belgeleri ışığında Osmanlı Devleti nin bakış açısı ile ortaya konulmaya çalışılmıştır

Tamadres
128,00

Akçağ Yayınları

Ocak 2013160 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Tarih boyunca devletler birbirleriyle siyasi iktisadi ve sosyal alanlarda ilişki kurmuşlar ve bunu geliştirmişlerdir Diplomasi olgusu ise bu anlamda devletler arasındaki ilişkilerin kurulması ve devamlılığını sağlayan önemli bir unsur olmuştur Devletler diplomatik ilişkilerini elçileri vasıtasıyla gerçekleştirmişlerdir Devletler arasındaki dil farklılığı iletişim sorununu beraberinde getirmiş ve bu sorun diplomasinin geri planındaki asıl aktörlerini sahneye çıkarmıştır Tercümanlar Dil oğlanları görevlerinin metni harfi harfine çevirmekten çok içeriği aktarmak olması bakımından dil ve kültür aktarıcısı sıfatları ile elçilik ve konsoloslukların iş bitirici unsurları olmuşlardır Elçiler gelip geçici iken tercümanların kalıcı olması kendilerini sefaretin gerçek idarecisi konumuna yükseltmiştir Kuruluştan XVIII yüzyıl sonlarına kadar Osmanlı Devleti için tek taraflı diplomasinin anlamı Avrupa devletler sisteminden kendini soyutlayarak yabancı ülkelere sürekli diplomatik misyonlar göndermemek buna karşılık diğer ülkelerden gelen diplomatik misyonları kabul etmek olmuştur Bu misyon dahilinde Osmanlı Devleti nin yabancı dil öğrenmemekte ısrar eden müslüman yönetici sınıfı çoğu zaman kendi dış ilişkilerinde bile dil bilen gayrimüslim tebaadan kişileri tercüman olarak kullanmıştır Avrupa devletlerinin Osmanlı tebaasından olan bu kişilere itimatlarının olmaması onları ihtiyaçlarını karşılamak için Doğu dillerini küçük yaşta öğretebilecekleri gençler bulmaya yöneltmiş böylelikle doğudaki etkilerini artırmanın yolunu söz konusu toplumların adet ve dillerini bilen diplomatlar yetiştirmekte görmüşlerdir Bu sayede tercümanlar diplomasinin kilit aktörlerinden biri haline gelmişlerdir Görevlerinin içeriği bakımından çevirmenlik dışında aracılık müzakereci gözlemci sözcü kanun adamı maslahatgüzar hizmetlerini de yerine getirmişlerdir Bu özellikleri ile aynı zamanda görevli oldukları ülkenin hukuk ve teamüllerini de bilen önemli bir bilgi ve istihbarat kaynağı konumuna yükselmişlerdir Ancak XVIII yüzyılın sonlarından itibaren yabancı sefaret tercümanları Osmanlı hükümetinin zaaf ve tereddütlerinden istifade ederek her biri kendi devletlerinin çıkarları için çalışmaya başlamışlardır Bu çalışmada konu hakkında yapılan diğer akademik çalışmalardan farklı olarak Osmanlı diplomasisinde Avrupalı devletler adına çalışan sefaret tercümanlarının ve tercümanlık görevinin ortaya çıkışı aktif olarak diplomasideki rolleri arşiv belgeleri ışığında Osmanlı Devleti nin bakış açısı ile ortaya konulmaya çalışılmıştır

Ucuz Kitap Al
128,00

Akçağ Yayınları

2013160 sf.
13.50x21.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Türkan Polatcı tarafından kaleme alınan Osmanlı Diplomasisinde Oryantalist Memurlar Akçağ Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Osmanlı Diplomasisinde Oryantalist Memurlar Türkan Polatcı Kitap Özeti Tarih boyunca devletler birbirleriyle siyasi iktisadi ve sosyal alanlarda ilişki kurmuşlar ve bunu geliştirmişlerdir Diplomasi olgusu ise bu anlamda devletler arasındaki ilişkilerin kurulması ve devamlılığını sağlayan önemli bir unsur olmuştur Devletler diplomatik ilişkilerini elçileri vasıtasıyla gerçekleştirmişlerdir Devletler arasındaki dil farklılığı iletişim sorununu beraberinde getirmiş ve bu sorun diplomasinin geri planındaki asıl aktörlerini sahneye çıkarmıştır Tercümanlar Dil oğlanları görevlerinin metni harfi harfine çevirmekten çok içeriği aktarmak olması bakımından dil ve kültür aktarıcısı sıfatları ile elçilik ve konsoloslukların iş bitirici unsurları olmuşlardır Elçiler gelip geçici iken tercümanların kalıcı olması kendilerini sefaretin gerçek idarecisi konumuna yükseltmiştir Kuruluştan XVIII yüzyıl sonlarına kadar Osmanlı Devleti için tek taraflı diplomasinin anlamı Avrupa devletler sisteminden kendini soyutlayarak yabancı ülkelere sürekli diplomatik misyonlar göndermemek buna karşılık diğer ülkelerden gelen diplomatik misyonları kabul etmek olmuştur Bu misyon dahilinde Osmanlı Devleti nin yabancı dil öğrenmemekte ısrar eden müslüman yönetici sınıfı çoğu zaman kendi dış ilişkilerinde bile dil bilen gayrimüslim tebaadan kişileri tercüman olarak kullanmıştır Avrupa devletlerinin Osmanlı tebaasından olan bu kişilere itimatlarının olmaması onları ihtiyaçlarını karşılamak için Doğu dillerini küçük yaşta öğretebilecekleri gençler bulmaya yöneltmiş böylelikle doğudaki etkilerini artırmanın yolunu söz konusu toplumların adet ve dillerini bilen diplomatlar yetiştirmekte görmüşlerdir Bu sayede tercümanlar diplomasinin kilit aktörlerinden biri haline gelmişlerdir Görevlerinin içeriği bakımından çevirmenlik dışında aracılık müzakereci gözlemci sözcü kanun adamı maslahatgüzar hizmetlerini de yerine getirmişlerdir Bu özellikleri ile aynı zamanda görevli oldukları ülkenin hukuk ve teamüllerini de bilen önemli bir bilgi ve istihbarat kaynağı konumuna yükselmişlerdir Ancak XVIII yüzyılın sonlarından itibaren yabancı sefaret tercümanları Osmanlı hükümetinin zaaf ve tereddütlerinden istifade ederek her biri kendi devletlerinin çıkarları için çalışmaya başlamışlardır Bu çalışmada konu hakkında yapılan diğer akademik çalışmalardan farklı olarak Osmanlı diplomasisinde Avrupalı devletler adına çalışan sefaret tercümanlarının ve tercümanlık görevinin ortaya çıkışı aktif olarak diplomasideki rolleri arşiv belgeleri ışığında Osmanlı Devleti nin bakış açısı ile ortaya konulmaya çalışılmıştır Yayınevi Akçağ Yayınları Yazar Türkan Polatcı Sayfa 160 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 50 cm Basım Yılı 2013 Barkod 9786053420347 Kategori Osmanlı Tarihi

Nobel Kitap
131,20

Akçağ Yayınları

2013160 sf.
Nobel Kitap

Tarih boyunca devletler birbirleriyle siyasi iktisadi ve sosyal alanlarda ilişki kurmuşlar ve bunu geliştirmişlerdir Diplomasi olgusu ise bu anlamda devletler arasındaki ilişkilerin kurulması ve devamlılığını sağlayan önemli bir unsur olmuştur Devletler diplomatik ilişkilerini elçileri vasıtasıyla gerçekleştirmişlerdir Devletler arasındaki dil farklılığı iletişim sorununu beraberinde getirmiş ve bu sorun diplomasinin geri planındaki asıl aktörlerini sahneye çıkarmıştır Tercümanlar Dil oğlanları görevlerinin metni harfi harfine çevirmekten çok içeriği aktarmak olması bakımından dil ve kültür aktarıcısı sıfatları ile elçilik ve konsoloslukların iş bitirici unsurları olmuşlardır Elçiler gelip geçici iken tercümanların kalıcı olması kendilerini sefaretin gerçek idarecisi konumuna yükseltmiştir Kuruluştan XVIII yüzyıl sonlarına kadar Osmanlı Devleti için tek taraflı diplomasinin anlamı Avrupa devletler sisteminden kendini soyutlayarak yabancı ülkelere sürekli diplomatik misyonlar göndermemek buna karşılık diğer ülkelerden gelen diplomatik misyonları kabul etmek olmuştur Bu misyon dahilinde Osmanlı Devleti nin yabancı dil öğrenmemekte ısrar eden müslüman yönetici sınıfı çoğu zaman kendi dış ilişkilerinde bile dil bilen gayrimüslim tebaadan kişileri tercüman olarak kullanmıştır Avrupa devletlerinin Osmanlı tebaasından olan bu kişilere itimatlarının olmaması onları ihtiyaçlarını karşılamak için Doğu dillerini küçük yaşta öğretebilecekleri gençler bulmaya yöneltmiş böylelikle doğudaki etkilerini artırmanın yolunu söz konusu toplumların adet ve dillerini bilen diplomatlar yetiştirmekte görmüşlerdir Bu sayede tercümanlar diplomasinin kilit aktörlerinden biri haline gelmişlerdir Görevlerinin içeriği bakımından çevirmenlik dışında aracılık müzakereci gözlemci sözcü kanun adamı maslahatgüzar hizmetlerini de yerine getirmişlerdir Bu özellikleri ile aynı zamanda görevli oldukları ülkenin hukuk ve teamüllerini de bilen önemli bir bilgi ve istihbarat kaynağı konumuna yükse

Pandora
138,75

Akçağ

2013160 sf.
Pandora

Tarih boyunca devletler birbirleriyle siyasi iktisadi ve sosyal alanlarda ilişki kurmuşlar ve bunu geliştirmişlerdir Diplomasi olgusu ise bu anlamda devletler arasındaki ilişkilerin kurulması ve devamlılığını sağlayan önemli bir unsur olmuştur Devletler diplomatik ilişkilerini elçileri vasıtasıyla gerçekleştirmişlerdir Devletler arasındaki dil farklılığı iletişim sorununu beraberinde getirmiş ve bu sorun diplomasinin geri planındaki asıl aktörlerini sahneye çıkarmıştır Tercümanlar Dil oğlanları görevlerinin metni harfi harfine çevirmekten çok içeriği aktarmak olması bakımından dil ve kültür aktarıcısı sıfatları ile elçilik ve konsoloslukların iş bitirici unsurları olmuşlardır Elçiler gelip geçici iken tercümanların kalıcı olması kendilerini sefaretin gerçek idarecisi konumuna yükseltmiştir Kuruluştan XVIII yüzyıl sonlarına kadar Osmanlı Devleti için tek taraflı diplomasinin anlamı Avrupa devletler sisteminden kendini soyutlayarak yabancı ülkelere sürekli diplomatik misyonlar göndermemek buna karşılık diğer ülkelerden gelen diplomatik misyonları kabul etmek olmuştur Bu misyon dahilinde Osmanlı Devleti nin yabancı dil öğrenmemekte ısrar eden müslüman yönetici sınıfı çoğu zaman kendi dış ilişkilerinde bile dil bilen gayrimüslim tebaadan kişileri tercüman olarak kullanmıştır Avrupa devletlerinin Osmanlı tebaasından olan bu kişilere itimatlarının olmaması onları ihtiyaçlarını karşılamak için Doğu dillerini küçük yaşta öğretebilecekleri gençler bulmaya yöneltmiş böylelikle doğudaki etkilerini artırmanın yolunu söz konusu toplumların adet ve dillerini bilen diplomatlar yetiştirmekte görmüşlerdir Bu sayede tercümanlar diplomasinin kilit aktörlerinden biri haline gelmişlerdir Görevlerinin içeriği bakımından çevirmenlik dışında aracılık müzakereci gözlemci sözcü kanun adamı maslahatgüzar hizmetlerini de yerine getirmişlerdir Bu özellikleri ile aynı zamanda görevli oldukları ülkenin hukuk ve teamüllerini de bilen önemli bir bilgi ve istihbarat kaynağı konumuna yükselmişlerdir Ancak XVIII yüzyılın sonlarından itibaren yabancı sefaret tercümanları Osmanlı hükümetinin zaaf ve tereddütlerinden istifade ederek her biri kendi devletlerinin çıkarları için çalışmaya başlamışlardır Bu çalışmada konu hakkında yapılan diğer akademik çalışmalardan farklı olarak Osmanlı diplomasisinde Avrupalı devletler adına çalışan sefaret tercümanlarının ve tercümanlık görevinin ortaya çıkışı aktif olarak diplomasideki rolleri arşiv belgeleri ışığında Osmanlı Devleti nin bakış açısı ile ortaya konulmaya çalışılmıştır

Şehadet Kitap
185,00

Akçağ Basım Yayım Pazarlama

2013160 sf.
Şehadet Kitap

Tarih boyunca devletler birbirleriyle siyasi iktisadi ve sosyal alanlarda ilişki kurmuşlar ve bunu geliştirmişlerdir Diplomasi olgusu ise bu anlamda devletler arasındaki ilişkilerin kurulması ve devamlılığını sağlayan önemli bir unsur olmuştur Devletler diplomatik ilişkilerini elçileri vasıtasıyla gerçekleştirmişlerdir Devletler arasındaki dil farklılığı iletişim sorununu beraberinde getirmiş ve bu sorun diplomasinin geri planındaki asıl aktörlerini sahneye çıkarmıştır Tercümanlar Dil oğlanları görevlerinin metni harfi harfine çevirmekten çok içeriği aktarmak olması bakımından dil ve kültür aktarıcısı sıfatları ile elçilik ve konsoloslukların iş bitirici unsurları olmuşlardır Elçiler gelip geçici iken tercümanların kalıcı olması kendilerini sefaretin gerçek idarecisi konumuna yükseltmiştir Kuruluştan XVIII yüzyıl sonlarına kadar Osmanlı Devleti için tek taraflı diplomasinin anlamı Avrupa devletler sisteminden kendini soyutlayarak yabancı ülkelere sürekli diplomatik misyonlar göndermemek buna karşılık diğer ülkelerden gelen diplomatik misyonları kabul etmek olmuştur Bu misyon dahilinde Osmanlı Devleti nin yabancı dil öğrenmemekte ısrar eden müslüman yönetici sınıfı çoğu zaman kendi dış ilişkilerinde bile dil bilen gayrimüslim tebaadan kişileri tercüman olarak kullanmıştır Avrupa devletlerinin Osmanlı tebaasından olan bu kişilere itimatlarının olmaması onları ihtiyaçlarını karşılamak için Doğu dillerini küçük yaşta öğretebilecekleri gençler bulmaya yöneltmiş böylelikle doğudaki etkilerini artırmanın yolunu söz konusu toplumların adet ve dillerini bilen diplomatlar yetiştirmekte görmüşlerdir Bu sayede tercümanlar diplomasinin kilit aktörlerinden biri haline gelmişlerdir Görevlerinin içeriği bakımından çevirmenlik dışında aracılık müzakereci gözlemci sözcü kanun adamı maslahatgüzar hizmetlerini de yerine getirmişlerdir Bu özellikleri ile aynı zamanda görevli oldukları ülkenin hukuk ve teamüllerini de bilen önemli bir bilgi ve istihbarat kaynağı konumuna yükselmişlerdir Ancak XVIII yüzyılın sonlarından itibaren yabancı sefaret tercümanları Osmanlı hükümetinin zaaf ve tereddütlerinden istifade ederek her biri kendi devletlerinin çıkarları için çalışmaya başlamışlardır Bu çalışmada konu hakkında yapılan diğer akademik çalışmalardan farklı olarak Osmanlı diplomasisinde Avrupalı devletler adına çalışan sefaret tercümanlarının ve tercümanlık görevinin ortaya çıkışı aktif olarak diplomasideki rolleri arşiv belgeleri ışığında Osmanlı Devleti nin bakış açısı ile ortaya konulmaya çalışılmıştır

Kita Kitap
185,00

Akçağ Yayınları

20131. baskı160 sf.
2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Tarih boyunca devletler birbirleriyle siyasi iktisadi ve sosyal alanlarda ilişki kurmuşlar ve bunu geliştirmişlerdir Diplomasi olgusu ise bu anlamda devletler arasındaki ilişkilerin kurulması ve devamlılığını sağlayan önemli bir unsur olmuştur Devletler diplomatik ilişkilerini elçileri vasıtasıyla gerçekleştirmişlerdir Devletler arasındaki dil farklılığı iletişim sorununu beraberinde getirmiş ve bu sorun diplomasinin geri planındaki asıl aktörlerini sahneye çıkarmıştır Tercümanlar Dil oğlanları görevlerinin metni harfi harfine çevirmekten çok içeriği aktarmak olması bakımından dil ve kültür aktarıcısı sıfatları ile elçilik ve konsoloslukların iş bitirici unsurları olmuşlardır Elçiler gelip geçici iken tercümanların kalıcı olması kendilerini sefaretin gerçek idarecisi konumuna yükseltmiştir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img