Osmanlı Fermanları 3 A 9

Osmanlı Fermanları 3 A 9
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
Osmanlı Fermanları 3 A 9
Fuhuş Osmanlı tarihyazımında son zamanlarda popüler olmaya başlayan konulardan birisidir Elinizdeki çalışma 1879 ve 1884 yıllarında yayınlanan iki nizamname ile Osmanlı Devleti nde meşru hale gelen kayıtlı kadın fuhşuna odaklanmaktadır Devletin uzun zaman görmezden geldiği bu konuyu ajandasına neden aniden almaya karar verdiğini sorarak başlayan bu çalışma Osmanlı İmparatorluğu nun son döneminin anahtar kelimelerinden birisi olan modernliği fuhuş yaptırımları üzerinden analiz etmeye çalışıyor Osmanlı ve Türk tarihyazımında en çok tartışılan konulardan birisi de II Abdülhamid in iktidar yıllarıdır II Abdülhamid gibi muhafazakarlığı övünülen ya da yerilen bir padişahın kadın fuhşunu meşru hale getirmesi tartışmalı bir konudur Elinizdeki çalışma modernlik merkezileşme bürokratikleşme gibi süreçleri kayıtlı kadın fuhşu üzerinden değerlendirmekte ve devletin modernleşme ile bürokratikleşme süreçlerinde karşılaştığı zorlukları fuhuş üzerinden anlatmaktadır

Tulpar
Beylik dönemindeyken Al i Osman devlet olduğunda da Devlet i Aliyye Devlet i Ebed Müddet Ebedi Devlet Memalik i Mahruse Korunmuş Memleket Batılı kaynaklarda Turchia Turkey ve Türk İmparatorluğu İlber Ortaylı Erhan Afyoncu gibi önemli tarihçiler tarafından da Batı Türk İmparatorluğu olarak adlandırılan Osmanlı İmparatorluğu kimilerine göre 623 kimilerine göreyse 620 yıl boyunca Afrika dan Asya ya Macaristan dan Yemen e kadar geniş bir coğrafyada çok sayıda dini ve etnik gruba son dönemlerine kadar başarıyla hükmetmiş bir cihan devletiydi Şehzade olduğu halde porfirogenetos sarayda doğmak olmadığından şehzade sayılmayan padişah oğulları kimlerdir Annesi harem kurallarına uymuş olsa belki de Kanuni nin yerine padişah olacak Üveys Paşa kimdir Hangi şehzadenin çocuğu Yavuz Sultan Selim e karşı Mısır da savaşmıştır

Kitap Yayınevi
çev. Bülent Üçpunar
Osmanlıların sağlık anlayışlarının ve tıbbı kullanma biçimlerinin daha önce tasavvur edilenden çok daha karmaşık olduğunu ileri süren bu kitap Osmanlı tıp sistemin üç farklı gelenekten beslendiği tezinden hareket ediyor Vücut sıvılarını esas alan Antik Yunan geleneği halk tıbbı ve dini tıp Bunlar birbirleriyle egemenlik meşruiyet ve mesleki başarı için rekabet halindeydiler Aynı zamanda birbirleriyle bilgi ve becerilerini ve sağlık ve hastalığa dair bazı temel anlayışları paylaşıyorlardı İnsan bedeninin mahiyeti ve bu dünyadaki yeri gibi temel kavramlar hakkındaki tıbbi hukuki ve teolojik tartışmalar karmaşık ve derindi 9 yüzyıldan itibaren tekâmül etmeye başlayan ve İslam dünyasındaki çeşitli tıbbi sistemler tarafından paylaşılan Arap İslam tıbbından çok şey almış olmasına rağmen Osmanlı tıp sistemin insanlık ve onun sosyal örgütlenmesi hakkındaki temel varsayımları Osmanlı toplumu ve kültürüne dayanıyordu Osmanlı tıp geleneğini düşünsel ve sosyal açıdan diğerlerinden ayrı kılan özgün veçheleri vardı Bu özgün nitelikler bahsi geçen geleneklerin Osmanlı İmparatorluğu nda yerelleştirilmesi sürecinin bir sonucuydu Osmanlılar kültürlerinin diğer veçhelerinde olduğu gibi tıp alanında da eski geleneklere dayanıyor ve bunları kendilerine özgü bir hâle getiriyorlardı Bu noktadan hareket eden çalışma Ortadoğu tarihinde şimdiye kadar ihmal edilen iki önemli alan olan Osmanlı tıbbı ve Osmanlıların hastalık deneyimlerine yoğunlaşarak Osmanlı tıbbına ilişkin bilgi ve anlayışımızdaki boşlukları doldurmaya çalışıyor Miri Shefer Mossensohn Tel Aviv Üniversitesi Ortadoğu Tarihi kürsüsünde öğretim üyesi

Yeditepe Yayınevi
Osmanlı padişahları tarihimizde efsaneler içerisinde anlatılır Çoğunlukla olumlu veya olumsuz cümlelerle ele alınır Hâlbuki tarihimizin en şanlı günlerine imza atan hükümdarlarımız kendi dönemleri içinde değer yargılarından bugünkü anlayışımızdan ve ideolojik bakış açısından uzak olarak incelenmelidir Bu eserde Osmanlı padişahları en son akademik araştırmalar ışığında anlaşılır bir dille ve ana hatlarıyla anlatılmıştır

Fol Kitap
Fuhuş meselesi 19 yüzyıla kadar devletin görmezden geldiği mahallelinin mutlak bekçi kesildiği bir konuydu Peki nasıl oldu da bugün muhafazakârlığın sembolü olarak görülen II Abdülhamid döneminde fuhuş meşru hâle geldi II Abdülhamid i takiben iktidara gelen İttihat ve Terakki nin aynı politikaları izlemesi nasıl değerlendirilmeli Bu eser Osmanlı modernleşmesinin en çetrefilli meselelerinden biri olan kayıtlı kadın fuhşuna odaklanarak devletin modernleşme sancılarının kadın bedeni üzerinden nasıl tezahür ettiğini gözler önüne seriyor Fahişelerin devlet ve toplumla olan karmaşık ilişkilerindeki gerilimleri açığa çıkaran Burcu Belli Osmanlı modernleşme tarihine dair alışılmış anlatıları sarsıyor ve okuyucuyu yeni düşünce patikalarına davet ediyor

YENİ ZAMANLAR SAHAF (2. El Kitaplar)

Doğu Kitabevi
Milletler arasındaki ilişkileri bilmek tarihten önemli dersler almamızı sağlar Milletler ilişkilerini her zaman barış içinde tutmak isterler Devletler ise güçlerini arttırarak kimliklerini ortaya koyma üstünlük sağlama amacı güderler Devletlerin dış politikaları da bu çerçevede şekillenir Buna rağmen birbirlerinin kimlik ve varlıklarını tanıdıkları sürece bir problem ortaya çıkmaz İslam dünyasının kaynakları tarih ve siyaset felsefesine değinmeksizin kendi zamanının iktidarına uygun olarak hazırlanmıştır Bu durum kendi iktidarını koruma kaygısıyla açıklanabilir Bu sebeple Osmanlı İran ilişkileri bir siyaset tarih ve siyaset felsefesi olmaksızın yalnızca pratik siyasete ve günün koşullarına uygun olarak sürmüştür Bu da iktidarların kendi varlıklarını kanıtlamaya dönük bir durum ortaya çıkarmıştır Nitekim sadece siyaset alanında değil bununla birlikte edebiyat sanat kültür bilim teknik ve din gibi alanlarda da bunu görebiliriz Bu iki millet önce Gazneliler Selçuklular Harezmşahlılar Moğollar Timurlar vs döneminde birlikte yaşamışlardı İran ve Türkiye nin İslam dünyasındaki rolleri tartışmasız ise de ciddi sıkıntılar da var olmaya devam etmektedir İktidarların kendilerini kanıtlama ve üstünlük çabaları devam etmektedir Bu araştırma çok yönlü bir kaynak araştırması ile ikili ilişkilerin pozitif ve negatif yönleriyle ortaya konulmasını amaçlamaktadır

Dergah Yayınları
Ahmet Tabakoğlu nun uzun yıllar Osmanlı ekonomisi ve maliyesi ile İslam iktisat tarihi üzerine yaptığı çalışmaların bir hülasası mahiyetindeki bu eser alanın ilgilileri için bilimsel bir kaynak genel okuyucu için de bir başvuru kitabı özelliklerini taşıyor Osmanlı maliyesinin yaslandığı miras İslami ilkeler Hz Peygamber ve dört halife dönemi İslam devletleri ve Selçuklu devri incelendikten sonra Osmanlı maliyesinin teşkilatlanması işleyiş mekanizması ve bürokrasisi ile birlikte Osmanlı ekonomisinin mali göstergeleri detaylı bir şekilde ele alınıyor
