Osmanlı Hilafetine Adanan Tefsir Nusratu l İslâm — Şeyhmus Nebati

Osmanlı Hilafetine Adanan Tefsir Nusratu l İslâm
Şeyhmus NebatiKitabe Yayınları
Osmanlı Hilafetine Adanan Tefsir Nusratu l İslâm
Şeyhmus Nebatiİslâmiyet in siyasî birlik olarak mevcudiyeti hicretten sonra başlar Siyaset biliminin bir devletin oluşması için gerekli gördüğü hâkimiyet ülke ve halk unsurları Medine döneminde mevcuttur Hz Muhammed in s a s vefatı üzerine Hz Ebu Bekir Müslümanların başına geçmiş ve böylece Hilâfet dönemi başlamıştır Muaviye nin hilâfet makamına geçişiyle birlikte sona ermiş olan bu ilk devir Raşit Halifeler dönemi olarak anılmaktadır Muaviye ile başlayan Emevîler döneminde ve onların yerine geçen Abbasîler döneminde üçüncü asrın ortalarına dek genellikle güçlü dirayet sahibi gayretli halifelerin yönetiminde İslâm Devleti sürekli olarak yükselmiş medeniyet İslâm ın gölgesinde zenginleşmiştir Bir şekilde sürüp giden hilâfetin büründüğü son şekil ise Osmanlı Devleti olmuştur Fakat Osmanlı Devleti zayıflayıp savunma görevini yerine getiremez hale gelmiş ve Birinci Dünya Savaşı nın ardından yıkılmıştır Tarih boyunca yöneticilerin faaliyetlerine zemin oluşturan siyasî düşünce geleneği genel olarak siyasetnamelerde yer almıştır Hilâfetin fiilen sona erdiği ve İslâm dünyasının Batı karşısında bozguna uğradığı dönemde ise yeni bir tefsir çeşidi ortaya çıkmıştır İçtimî Siyasî Tefsir diyebileceğimiz bu yeni yöntemin bir örneği de Faslı âlim Abdulvehhab Lukaş ın Nusratü l İslâm adlı eseridir Derkâviyye Şâzeliyye tarikatına mensup bir sufi olan müfessir Abdulvehhab Lukaş on beş cilt halinde yayınlanan tefsirini Müslümanları Osmanlı hilâfetinin sancağı altında birlik olmaya davet etmek amacıyla kaleme almıştır Lukaş ın bu eseri az bulunan işârî içtimaî tefsir örneklerindendir Abdulvehhab Lukaş ın Nusratü l İslâm adlı eserinin siyasî yönü bu çalışmanın ana konusunu oluşturmaktadır

Kitabe Yayınları
İslâmiyet in siyasî birlik olarak mevcudiyeti hicretten sonra başlar Siyaset biliminin bir devletin oluşması için gerekli gördüğü hâkimiyet ülke ve halk unsurları Medine döneminde mevcuttur Hz Muhammed in s a s vefatı üzerine Hz Ebu Bekir Müslümanların başına geçmiş ve böylece Hilâfet dönemi başlamıştır Muaviye nin hilâfet makamına geçişiyle birlikte sona ermiş olan bu ilk devir Raşit Halifeler dönemi olarak anılmaktadır Muaviye ile başlayan Emevîler döneminde ve onların yerine geçen Abbasîler döneminde üçüncü asrın ortalarına dek genellikle güçlü dirayet sahibi gayretli halifelerin yönetiminde İslâm Devleti sürekli olarak yükselmiş medeniyet İslâm ın gölgesinde zenginleşmiştir Bir şekilde sürüp giden hilâfetin büründüğü son şekil ise Osmanlı Devleti olmuştur Fakat Osmanlı Devleti zayıflayıp savunma görevini yerine getiremez hale gelmiş ve Birinci Dünya Savaşı nın ardından yıkılmıştır Tarih boyunca yöneticilerin faaliyetlerine zemin oluşturan siyasî düşünce geleneği genel olarak siyasetnamelerde yer almıştır Hilâfetin fiilen sona erdiği ve İslâm dünyasının Batı karşısında bozguna uğradığı dönemde ise yeni bir tefsir çeşidi ortaya çıkmıştır İçtimî Siyasî Tefsir diyebileceğimiz bu yeni yöntemin bir örneği de Faslı âlim Abdulvehhab Lukaş ın Nusratü l İslâm adlı eseridir Derkâviyye Şâzeliyye tarikatına mensup bir sufi olan müfessir Abdulvehhab Lukaş on beş cilt halinde yayınlanan tefsirini Müslümanları Osmanlı hilâfetinin sancağı altında birlik olmaya davet etmek amacıyla kaleme almıştır Lukaş ın bu eseri az bulunan işârî içtimaî tefsir örneklerindendir Abdulvehhab Lukaş ın Nusratü l İslâm adlı eserinin siyasî yönü bu çalışmanın ana konusunu oluşturmaktadır

Kitabe Yayınları
İslâmiyet in siyasî birlik olarak mevcudiyeti hicretten sonra başlar Siyaset biliminin bir devletin oluşması için gerekli gördüğü hâkimiyet ülke ve halk unsurları Medine döneminde mevcuttur Hz Muhammed in s a s vefatı üzerine Hz Ebu Bekir Müslümanların başına geçmiş ve böylece Hilâfet dönemi başlamıştır Muaviye nin hilâfet makamına geçişiyle birlikte sona ermiş olan bu ilk devir Raşit Halifeler dönemi olarak anılmaktadır Muaviye ile başlayan Emevîler döneminde ve onların yerine geçen Abbasîler döneminde üçüncü asrın ortalarına dek genellikle güçlü dirayet sahibi gayretli halifelerin yönetiminde İslâm Devleti sürekli olarak yükselmiş medeniyet İslâm ın gölgesinde zenginleşmiştir Bir şekilde sürüp giden hilâfetin büründüğü son şekil ise Osmanlı Devleti olmuştur Fakat Osmanlı Devleti zayıflayıp savunma görevini yerine getiremez hale gelmiş ve Birinci Dünya Savaşı nın ardından yıkılmıştır Tarih boyunca yöneticilerin faaliyetlerine zemin oluşturan siyasî düşünce geleneği genel olarak siyasetnamelerde yer almıştır Hilâfetin fiilen sona erdiği ve İslâm dünyasının Batı karşısında bozguna uğradığı dönemde ise yeni bir tefsir çeşidi ortaya çıkmıştır İçtimî Siyasî Tefsir diyebileceğimiz bu yeni yöntemin bir örneği de Faslı âlim Abdulvehhab Lukaş ın Nusratü l İslâm adlı eseridir Derkâviyye Şâzeliyye tarikatına mensup bir sufi olan müfessir Abdulvehhab Lukaş on beş cilt halinde yayınlanan tefsirini Müslümanları Osmanlı hilâfetinin sancağı altında birlik olmaya davet etmek amacıyla kaleme almıştır Lukaş ın bu eseri az bulunan işârî içtimaî tefsir örneklerindendir Abdulvehhab Lukaş ın Nusratü l İslâm adlı eserinin siyasî yönü bu çalışmanın ana konusunu oluşturmaktadır

Kitabe Yayınları
İslâmiyet in siyasî birlik olarak mevcudiyeti hicretten sonra başlar Siyaset biliminin bir devletin oluşması için gerekli gördüğü hâkimiyet ülke ve halk unsurları Medine döneminde mevcuttur Hz Muhammed in s a s vefatı üzerine Hz Ebu Bekir Müslümanların başına geçmiş ve böylece Hilâfet dönemi başlamıştır Muaviye nin hilâfet makamına geçişiyle birlikte sona ermiş olan bu ilk devir Raşit Halifeler dönemi olarak anılmaktadır Muaviye ile başlayan Emevîler döneminde ve onların yerine geçen Abbasîler döneminde üçüncü asrın ortalarına dek genellikle güçlü dirayet sahibi gayretli halifelerin yönetiminde İslâm Devleti sürekli olarak yükselmiş medeniyet İslâm ın gölgesinde zenginleşmiştir Bir şekilde sürüp giden hilâfetin büründüğü son şekil ise Osmanlı Devleti olmuştur Fakat Osmanlı Devleti zayıflayıp savunma görevini yerine getiremez hale gelmiş ve Birinci Dünya Savaşı nın ardından yıkılmıştır Tarih boyunca yöneticilerin faaliyetlerine zemin oluşturan siyasî düşünce geleneği genel olarak siyasetnamelerde yer almıştır Hilâfetin fiilen sona erdiği ve İslâm dünyasının Batı karşısında bozguna uğradığı dönemde ise yeni bir tefsir çeşidi ortaya çıkmıştır İçtimî Siyasî Tefsir diyebileceğimiz bu yeni yöntemin bir örneği de Faslı âlim Abdulvehhab Lukaş ın Nusratü l İslâm adlı eseridir Derkâviyye Şâzeliyye tarikatına mensup bir sufi olan müfessir Abdulvehhab Lukaş on beş cilt halinde yayınlanan tefsirini Müslümanları Osmanlı hilâfetinin sancağı altında birlik olmaya davet etmek amacıyla kaleme almıştır Lukaş ın bu eseri az bulunan işârî içtimaî tefsir örneklerindendir Abdulvehhab Lukaş ın Nusratü l İslâm adlı eserinin siyasî yönü bu çalışmanın ana konusunu oluşturmaktadır

Kitabe Yayınları
İslâmiyet in siyasî birlik olarak mevcudiyeti hicretten sonra başlar Siyaset biliminin bir devletin oluşması için gerekli gördüğü hâkimiyet ülke ve halk unsurları Medine döneminde mevcuttur Hz Muhammed in s a s vefatı üzerine Hz Ebu Bekir Müslümanların başına geçmiş ve böylece Hilâfet dönemi başlamıştır Muaviye nin hilâfet makamına geçişiyle birlikte sona ermiş olan bu ilk devir Raşit Halifeler dönemi olarak anılmaktadır Muaviye ile başlayan Emevîler döneminde ve onların yerine geçen Abbasîler döneminde üçüncü asrın ortalarına dek genellikle güçlü dirayet sahibi gayretli halifelerin yönetiminde İslâm Devleti sürekli olarak yükselmiş medeniyet İslâm ın gölgesinde zenginleşmiştir Bir şekilde sürüp giden hilâfetin büründüğü son şekil ise Osmanlı Devleti olmuştur Fakat Osmanlı Devleti zayıflayıp savunma görevini yerine getiremez hale gelmiş ve Birinci Dünya Savaşı nın ardından yıkılmıştır Tarih boyunca yöneticilerin faaliyetlerine zemin oluşturan siyasî düşünce geleneği genel olarak siyasetnamelerde yer almıştır Hilâfetin fiilen sona erdiği ve İslâm dünyasının Batı karşısında bozguna uğradığı dönemde ise yeni bir tefsir çeşidi ortaya çıkmıştır İçtimî Siyasî Tefsir diyebileceğimiz bu yeni yöntemin bir örneği de Faslı âlim Abdulvehhab Lukaş ın Nusratü l İslâm adlı eseridir Derkâviyye Şâzeliyye tarikatına mensup bir sufi olan müfessir Abdulvehhab Lukaş on beş cilt halinde yayınlanan tefsirini Müslümanları Osmanlı hilâfetinin sancağı altında birlik olmaya davet etmek amacıyla kaleme almıştır Lukaş ın bu eseri az bulunan işârî içtimaî tefsir örneklerindendir Abdulvehhab Lukaş ın Nusratü l İslâm adlı eserinin siyasî yönü bu çalışmanın ana konusunu oluşturmaktadır

Kitabe
İslâmiyet in siyasî birlik olarak mevcudiyeti hicretten sonra başlar Siyaset biliminin bir devletin oluşması için gerekli gördüğü hâkimiyet ülke ve halk unsurları Medine döneminde mevcuttur Hz Muhammed in s a s vefatı üzerine Hz Ebu Bekir Müslümanların başına geçmiş ve böylece Hilâfet dönemi başlamıştır Muaviye nin hilâfet makamına geçişiyle birlikte sona ermiş olan bu ilk devir Raşit Halifeler dönemi olarak anılmaktadır Muaviye ile başlayan Emevîler döneminde ve onların yerine geçen Abbasîler döneminde üçüncü asrın ortalarına dek genellikle güçlü dirayet sahibi gayretli halifelerin yönetiminde İslâm Devleti sürekli olarak yükselmiş medeniyet İslâm ın gölgesinde zenginleşmiştir Bir şekilde sürüp giden hilâfetin büründüğü son şekil ise Osmanlı Devleti olmuştur Fakat Osmanlı Devleti zayıflayıp savunma görevini yerine getiremez hale gelmiş ve Birinci Dünya Savaşı nın ardından yıkılmıştır Tarih boyunca yöneticilerin faaliyetlerine zemin oluşturan siyasî düşünce geleneği genel olarak siyasetnamelerde yer almıştır Hilâfetin fiilen sona erdiği ve İslâm dünyasının Batı karşısında bozguna uğradığı dönemde ise yeni bir tefsir çeşidi ortaya çıkmıştır İçtimî Siyasî Tefsir diyebileceğimiz bu yeni yöntemin bir örneği de Faslı âlim Abdulvehhab Lukaş ın Nusratü l İslâm adlı eseridir Derkâviyye Şâzeliyye tarikatına mensup bir sufi olan müfessir Abdulvehhab Lukaş on beş cilt halinde yayınlanan tefsirini Müslümanları Osmanlı hilâfetinin sancağı altında birlik olmaya davet etmek amacıyla kaleme almıştır Lukaş ın bu eseri az bulunan işârî içtimaî tefsir örneklerindendir Abdulvehhab Lukaş ın Nusratü l İslâm adlı eserinin siyasî yönü bu çalışmanın ana konusunu oluşturmaktadır