Osmanlı İlmiye Merkez Teşkilatı nda Reform 1826 1876 — İlhami Yurdakul

Osmanlı İlmiye Merkez Teşkilatı nda Reform 1826 1876
İlhami YurdakulİLETİŞİM YAYINLARI
Osmanlı İlmiye Merkez Teşkilatı nda Reform 1826 1876
İlhami YurdakulOsmanlı İmparatorluğu nun III Selim ile başlayıp II Mahmud ile devam eden reform devrinde şeyhülislâmın yetki ve sorumluluk alanı genişledi İlmiye teşkilâtı ilk kez tüm birimleriyle hiyerarşik olarak şeyhülislâmın başında bulunduğu bir teşkilât yapısına kavuştu Böylece şeyhülislâm başlı başına bir nezaret olan vakıfların idaresi hariç tüm şer î işlerin ve kurumların nazırı oldu Esas itibariyle 19 yüzyılda şeyhülislâm sadece ihtiyaç duyulan konularda gerekli fetvaları vermek zorunda olan bir onay mercii değil fetva verme vazifesine ve yargıda temyiz yetkisine de nezaret eden geniş bir teşkilâtın nazırıydı Bu nedenle şeyhülislâm idarî ve siyasî kimliği olan ve Osmanlı merkez bürokrasisinin vazgeçilemez ve ihmal edilemez temel unsurlarından biriydi Bu çalışma Yeniçeri Ocağı nın ilgasından sonra ilmiye sınıfına da ders vermek amacıyla vakıf gelirlerine el konulduğu ve ilmiye teşkilâtının kendi haline terk edildiği şeklindeki tarihî kabullerin aksine Osmanlı reformunun bir bütün olarak ele alındığını ve ilmiye teşkilâtının da yenileştiğini göstermektedir

İletişim Yayınları
Osmanlı İmparatorluğunun III Selim ile başlayıp II Mahmud ile devam eden reform devrinde şeyhülislâmın yetki ve sorumluluk alanı genişledi İlmiye teşkilâtı ilk kez tüm birimleriyle hiyerarşik olarak şeyhülislâmın başında bulunduğu bir teşkilât yapısına kavuştu Böylece şeyhülislâm başlı başına bir nezaret olan vakıfların idaresi hariç tüm şerî işlerin ve kurumların nazırı oldu Esas itibariyle 19 yüzyılda şeyhülislâm sadece ihtiyaç duyulan konularda gerekli fetvaları vermek zorunda olan bir onay mercii değil fetva verme vazifesine ve yargıda temyiz yetkisine de nezaret eden geniş bir teşkilâtın nazırıydı Bu nedenle şeyhülislâm idarî ve siyasî kimliği olan ve Osmanlı merkez bürokrasisinin vazgeçilemez ve ihmal edilemez temel unsurlarından biriydi Bu çalışma Yeniçeri Ocağının ilgasından sonra ilmiye sınıfına da ders vermek amacıyla vakıf gelirlerine el konulduğu ve ilmiye teşkilâtının kendi haline terk edildiği şeklindeki tarihî kabullerin aksine Osmanlı reformunun bir bütün olarak ele alındığını ve ilmiye teşkilâtının da yenileştiğini göstermektedir

İletişim Yayınları
Osmanlı İmparatorluğu nun III Selim ile başlayıp II Mahmud ile devam eden reform devrinde şeyhülislâmın yetki ve sorumluluk alanı genişledi İlmiye teşkilâtı ilk kez tüm birimleriyle hiyerarşik olarak şeyhülislâmın başında bulunduğu bir teşkilât yapısına kavuştu Böylece şeyhülislâm başlı başına bir nezaret olan vakıfların idaresi hariç tüm şer î işlerin ve kurumların nazırı oldu Esas itibariyle 19 yüzyılda şeyhülislâm sadece ihtiyaç duyulan konularda gerekli fetvaları vermek zorunda olan bir onay mercii değil fetva verme vazifesine ve yargıda temyiz yetkisine de nezaret eden geniş bir teşkilâtın nazırıydı Bu nedenle şeyhülislâm idarî ve siyasî kimliği olan ve Osmanlı merkez bürokrasisinin vazgeçilemez ve ihmal edilemez temel unsurlarından biriydi Bu çalışma Yeniçeri Ocağı nın ilgasından sonra ilmiye sınıfına da ders vermek amacıyla vakıf gelirlerine el konulduğu ve ilmiye teşkilâtının kendi haline terk edildiği şeklindeki tarihî kabullerin aksine Osmanlı reformunun bir bütün olarak ele alındığını ve ilmiye teşkilâtının da yenileştiğini göstermektedir Türkiye Bilimler Akademisi nin TÜBA 2013 yılı Telif Eser Ödülü nü kazanan Osmanlı İlmiye Merkez Teşkilâtı nda Reform 1826 1876 alanındaki en önemli eserlerden biri

İletişim Yayınevi
Osmanlı İmparatorluğu nun 3 Selim ile başlayıp 2 Mahmud ile devam eden reform devrinde şeyhülislâmın yetki ve sorumluluk alanı genişledi İlmiye teşkilâtı ilk kez tüm birimleriyle hiyerarşik olarak şeyhülislâmın başında bulunduğu bir teşkilât yapısına kavuştu Böylece şeyhülislâm başlı başına bir nezaret olan vakıfların idaresi hariç tüm şer î işlerin ve kurumların nazırı oldu Esas itibariyle 19 yüzyılda şeyhülislâm sadece ihtiyaç duyulan konularda gerekli fetvaları vermek zorunda olan bir onay mercii değil fetva verme vazifesine ve yargıda temyiz yetkisine de nezaret eden geniş bir teşkilâtın nazırıydı Bu nedenle şeyhülislâm idarî ve siyasî kimliği olan ve Osmanlı merkez bürokrasisinin vazgeçilemez ve ihmal edilemez temel unsurlarından biriydi Bu çalışma Yeniçeri Ocağı nın ilgasından sonra ilmiye sınıfına da ders vermek amacıyla vakıf gelirlerine el konulduğu ve ilmiye teşkilâtının kendi haline terk edildiği şeklindeki tarihî kabullerin aksine Osmanlı reformunun bir bütün olarak ele alındığını ve ilmiye teşkilâtının da yenileştiğini göstermektedir

İletişim Yayınevi
Osmanlı İmparatorluğu nun 3 Selim ile başlayıp 2 Mahmud ile devam eden reform devrinde şeyhülislâmın yetki ve sorumluluk alanı genişledi İlmiye teşkilâtı ilk kez tüm birimleriyle hiyerarşik olarak şeyhülislâmın başında bulunduğu bir teşkilât yapısına kavuştu Böylece şeyhülislâm başlı başına bir nezaret olan vakıfların idaresi hariç tüm şer î işlerin ve kurumların nazırı oldu Esas itibariyle 19 yüzyılda şeyhülislâm sadece ihtiyaç duyulan konularda gerekli fetvaları vermek zorunda olan bir onay mercii değil fetva verme vazifesine ve yargıda temyiz yetkisine de nezaret eden geniş bir teşkilâtın nazırıydı Bu nedenle şeyhülislâm idarî ve siyasî kimliği olan ve Osmanlı merkez bürokrasisinin vazgeçilemez ve ihmal edilemez temel unsurlarından biriydi Bu çalışma Yeniçeri Ocağı nın ilgasından sonra ilmiye sınıfına da ders vermek amacıyla vakıf gelirlerine el konulduğu ve ilmiye teşkilâtının kendi haline terk edildiği şeklindeki tarihî kabullerin aksine Osmanlı reformunun bir bütün olarak ele alındığını ve ilmiye teşkilâtının da yenileştiğini göstermektedir

İletişim Yayınevi
Osmanlı İmparatorluğu nun 3 Selim ile başlayıp 2 Mahmud ile devam eden reform devrinde şeyhülislâmın yetki ve sorumluluk alanı genişledi İlmiye teşkilâtı ilk kez tüm birimleriyle hiyerarşik olarak şeyhülislâmın başında bulunduğu bir teşkilât yapısına kavuştu Böylece şeyhülislâm başlı başına bir nezaret olan vakıfların idaresi hariç tüm şer î işlerin ve kurumların nazırı oldu Esas itibariyle 19 yüzyılda şeyhülislâm sadece ihtiyaç duyulan konularda gerekli fetvaları vermek zorunda olan bir onay mercii değil fetva verme vazifesine ve yargıda temyiz yetkisine de nezaret eden geniş bir teşkilâtın nazırıydı Bu nedenle şeyhülislâm idarî ve siyasî kimliği olan ve Osmanlı merkez bürokrasisinin vazgeçilemez ve ihmal edilemez temel unsurlarından biriydi Bu çalışma Yeniçeri Ocağı nın ilgasından sonra ilmiye sınıfına da ders vermek amacıyla vakıf gelirlerine el konulduğu ve ilmiye teşkilâtının kendi haline terk edildiği şeklindeki tarihî kabullerin aksine Osmanlı reformunun bir bütün olarak ele alındığını ve ilmiye teşkilâtının da yenileştiğini göstermektedir

İletişim Yayınları
Osmanlı İmparatorluğu nun III Selim ile başlayıp II Mahmud ile devam eden reform devrinde şeyhülislâmın yetki ve sorumluluk alanı genişledi İlmiye teşkilâtı ilk kez tüm birimleriyle hiyerarşik olarak şeyhülislâmın başında bulunduğu bir teşkilât yapısına kavuştu Böylece şeyhülislâm başlı başına bir nezaret olan vakıfların idaresi hariç tüm şer î işlerin ve kurumların nazırı oldu Esas itibariyle 19 yüzyılda şeyhülislâm sadece ihtiyaç duyulan konularda gerekli fetvaları vermek zorunda olan bir onay mercii değil fetva verme vazifesine ve yargıda temyiz yetkisine de nezaret eden geniş bir teşkilâtın nazırıydı Bu nedenle şeyhülislâm idarî ve siyasî kimliği olan ve Osmanlı merkez bürokrasisinin vazgeçilemez ve ihmal edilemez temel unsurlarından biriydi Bu çalışma Yeniçeri Ocağı nın ilgasından sonra ilmiye sınıfına da ders vermek amacıyla vakıf gelirlerine el konulduğu ve ilmiye teşkilâtının kendi haline terk edildiği şeklindeki tarihî kabullerin aksine Osmanlı reformunun bir bütün olarak ele alındığını ve ilmiye teşkilâtının da yenileştiğini göstermektedir Türkiye Bilimler Akademisi nin TÜBA 2013 yılı Telif Eser Ödülü nü kazanan Osmanlı İlmiye Merkez Teşkilâtı nda Reform 1826 1876 alanındaki en önemli eserlerden biri Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın
Osmanlı İlmiye Merkez Teşkilatı nda Reform 1826 1876
İlhami Yurdakul
İletişim
Osmanlı İmparatorluğu nun 3 Selim ile başlayıp 2 Mahmud ile devam eden reform devrinde şeyhülislâmın yetki ve sorumluluk alanı genişledi İlmiye teşkilâtı ilk kez tüm birimleriyle hiyerarşik olarak şeyhülislâmın başında bulunduğu bir teşkilât yapısına kavuştu Böylece şeyhülislâm başlı başına bir nezaret olan vakıfların idaresi hariç tüm şer î işlerin ve kurumların nazırı oldu Esas itibariyle 19 yüzyılda şeyhülislâm sadece ihtiyaç duyulan konularda gerekli fetvaları vermek zorunda olan bir onay mercii değil fetva verme vazifesine ve yargıda temyiz yetkisine de nezaret eden geniş bir teşkilâtın nazırıydı Bu nedenle şeyhülislâm idarî ve siyasî kimliği olan ve Osmanlı merkez bürokrasisinin vazgeçilemez ve ihmal edilemez temel unsurlarından biriydi Bu çalışma Yeniçeri Ocağı nın ilgasından sonra ilmiye sınıfına da ders vermek amacıyla vakıf gelirlerine el konulduğu ve ilmiye teşkilâtının kendi haline terk edildiği şeklindeki tarihî kabullerin aksine Osmanlı reformunun bir bütün olarak ele alındığını ve ilmiye teşkilâtının da yenileştiğini göstermektedir

İletişim Yayınları
Osmanlı İmparatorluğu nun 3 Selim ile başlayıp 2 Mahmud ile devam eden reform devrinde şeyhülislâmın yetki ve sorumluluk alanı genişledi İlmiye teşkilâtı ilk kez tüm birimleriyle hiyerarşik olarak şeyhülislâmın başında bulunduğu bir teşkilât yapısına kavuştu Böylece şeyhülislâm başlı başına bir nezaret olan vakıfların idaresi hariç tüm şer î işlerin ve kurumların nazırı oldu Esas itibariyle 19 yüzyılda şeyhülislâm sadece ihtiyaç duyulan konularda gerekli fetvaları vermek zorunda olan bir onay mercii değil fetva verme vazifesine ve yargıda temyiz yetkisine de nezaret eden geniş bir teşkilâtın nazırıydı Bu nedenle şeyhülislâm idarî ve siyasî kimliği olan ve Osmanlı merkez bürokrasisinin vazgeçilemez ve ihmal edilemez temel unsurlarından biriydi Bu çalışma Yeniçeri Ocağı nın ilgasından sonra ilmiye sınıfına da ders vermek amacıyla vakıf gelirlerine el konulduğu ve ilmiye teşkilâtının kendi haline terk edildiği şeklindeki tarihî kabullerin aksine Osmanlı reformunun bir bütün olarak ele alındığını ve ilmiye teşkilâtının da yenileştiğini göstermektedir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img