Osmanlı İmparatorluğu nda Dervişler

Osmanlı İmparatorluğu nda Dervişler
Kronik Kitap
Osmanlı İmparatorluğu nda Dervişler
Osmanlı İmparatorluğu nda Dervişler Osmanlı nın çok katmanlı inanç dünyasını seyyahların esirlerin ve dönemin tanıklarının gözünden yeniden düşünmeye davet eden bir yolculuk Osmanlı da İslam anlayışı şerî ve örfî hukuk yanında tasavvufî gelenekler ve ulemanın otoritesine de dayanıyordu Dervişler ve tasavvufî yapılarsa tekkeler aracılığıyla toplumsal dayanışmayı güçlendiriyor halk arasında dindarlık pratiklerini şekillendiriyor ve siyasi meşruiyete katkı sağlıyordu Hükümdar kültü barut imparatorluklarının ideolojileri ulemanın siyasi pozisyonları tekke ve medrese merkezli halk İslam ı seyahatnamelerdeki gözlemler ve dönemin tarih yazımı gibi başlıklar üzerinden ilerleyen Osmanlı İmparatorluğu nda Dervişler hem siyasi tarih hem de din siyaset ilişkilerine odaklanırken Şah Abbas Ekber Şah Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman gibi güçlü figürlerin etrafında şekillenen İslami iktidar temsillerini dinî meşruiyetin nasıl inşa edildiğini ve halk katmanlarında nasıl karşılık bulduğunu da çözümlemeye çalışıyor Seyyahların ve esirlerin gözlemleri özellikle seyahatnameler Osmanlı İmparatorluğu nda halk dindarlığını tasavvufun yaygın etkisini ve medrese tekke ekseninde ilmî kurumların dönüşümünü de yansıtır Arşiv belgelerinin devlet merkezli anlatısına alternatif olarak dışarıdan bakan tanıkların gözlemleri bu çalışmada merkezî bir yer tutuyor Böylece hem gündelik dinî yaşamın hem de halk İslam ının izleri tarihsel anlatıya dâhil ediliyor Osmanlı İmparatorluğu nda Dervişler din siyaset ilişkilerine dair kapsamlı bir panorama sunarken imparatorluklar çağında dinin çok boyutlu rolünü siyasi toplumsal ve ideolojik dinamiklerini halk saray ulema sufi ve asker arasındaki ilişkiler üzerinden ele alıyor

Ketebe Yayınları
çev. Zülal Kılıç
Osmanlı zanaatkârı gerçekten yerleşik miydi Yoksa yollar da en az atölyeler kadar onun mekânı mıydı Uzun yıllar boyunca Osmanlı tebaasının özellikle de köylu lerin ve zanaatkârların yerlerinden kıpırdayamadığı seyahatin yalnızca askerî sınıfla yöneticilere mahsus bir ayrıcalık olduğu varsayıldı Zira köylu lerin yaşadıkları yerlerden ayrılmadan önce yerel yöneticilerinden izin almaları gerekiyordu Ancak Suraiya Faroqhi nin arşiv kaynaklarına dayalı elinizdeki titiz ve kapsamlı çalışması bu yerleşik kanaati köku nden sarsıyor Hacca gitmek isteyenler ustalarının elinden kaçan köleler yeni iş olanakları arayanlar Osmanlı coğrafyasında insanlar sandığımızdan çok daha hareketliydi En çok da zanaatkârlar kimi zaman kendi rızalarıyla kimi zaman devletin ihtiyaçları doğrultusunda İstanbul a veya uzak eyaletlere doğru yollara du şu yorlardı Bu kitapta Faroqhi Osmanlı du nyasında emek ve mekân ilişkisini yeniden du şu nmeye davet ediyor Kimler seyahat ediyordu kimler yerinde kalıyordu Bu hareketlilik ne zaman zorunlu ne zaman gönu llu ydu Ve her şeyden önemlisi Osmanlı yönetimi tebaasının hareketini gerçekten denetleyebiliyor muydu Yerleşikliğe dair basmakalıp yargıları sorgulayan hareketliliği erken modern Osmanlı toplumunun merkezine yerleştiren bu çalışma emek tarihi kentleşme gu ndelik hayat ve hareketlilik konularına ilgi duyan tu m okurlar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı
