MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Osmanlı İran İlişkileri ve Sünni Şii İttifakı — Cemil Hakyemez

Osmanlı İran İlişkileri ve Sünni Şii İttifakı
234,60
Osmanlı TarihiOsmanlı Tarihi KitaplarıTürk Osmanlı

Osmanlı İran İlişkileri ve Sünni Şii İttifakı

Cemil Hakyemez

Kitap Yayınevi

2016208 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Osmanlı İran İlişkileri ve Sünni Şii İttifakı

Cemil Hakyemez

Komşu coğrafyalarda yaşayan güçlü devlet geleneklerine sahip Türklerle İranlıların yaşamları bir taraftan büyük mücadeleler içinde geçerken diğer taratan ise çok önemli kültürel ortaklıklara imza attılar Her iki halk Müslümanlığı kabullerinden önce Budizm Yahudilik Hıristiyanlık Mecusilik ve Zerdüştlük gibi belli başlı dinleri birlikte tecrübe ettiler Bu süreçte elde ettikleri dini deneyimlerini Müslüman olduktan sonra İslâm a taşıyarak başta inanç ve siyaset olmak üzere İslâm medeniyetinin şekillenmesinde Araplarla birlikte pay sahibi oldular İslamlaşma maceraları ve tarihi deneyimleri Türkleri merkezi Müslüman siyasal yapının hamileri konumuna taşırken İranlılar ise Araplarla tarihi ilişkileri nedeniyle aynı süreç içinde muhalif yapının ana damarını oluşturan Şiiliğin temsilcileri oldular Türkler kurdukları İran merkezli Selçuklu Devleti yle Sünni hilafetin savunuculuğunu üstlendiler Ardından batıya yönelerek Osmanlılarla İslamiyet i Avrupa nın içlerine kadar taşıdılar İranlılar ise topraklarından ayrılmayarak süreç içinde Şiileşmiş ve 16 yüzyıla gelindiğinde tarihin bir cilvesi olarak Türklerin eliyle büyük oranda Şii olmuşlardır Şah İsmail in kurduğu Safevi Devleti sırasında Osmanlı İran ilişkileri sertleşmiş Sünni Osmanlılar ve Şii Safeviler olarak yeniden şekillenen İslam dünyası etkileri günümüze kadar devam eden büyük bir saflaşmaya duçar olmuştur İşte tarihi olay ve konuları siyasi meselelerin yanında inanç boyutuyla da ele alan bu çalışmada Türk İran ilişkilerinin geçirmiş olduğu aşamalar farklı açılardan değerlendirilmiş ve geleceğe yönelik bazı uzlaştırıcı yaklaşımlar dile getirilmiştir Cemil Hakyemez Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi nde İslam Mezhepleri Tarihi öğretim üyesidir

Kitap Sepeti
248,20

Kitap Yayınevi

2016208 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Komşu coğrafyalarda yaşayan güçlü devlet geleneklerine sahip Türklerle İranlıların yaşamları bir taraftan büyük mücadeleler içinde geçerken diğer taratan ise çok önemli kültürel ortaklıklara imza attılar Her iki halk Müslümanlığı kabullerinden önce Budizm Yahudilik Hıristiyanlık Mecusilik ve Zerdüştlük gibi belli başlı dinleri birlikte tecrübe ettiler Bu süreçte elde ettikleri dini deneyimlerini Müslüman olduktan sonra İslâm a taşıyarak başta inanç ve siyaset olmak üzere İslâm medeniyetinin şekillenmesinde Araplarla birlikte pay sahibi oldular İslamlaşma maceraları ve tarihi deneyimleri Türkleri merkezi Müslüman siyasal yapının hamileri konumuna taşırken İranlılar ise Araplarla tarihi ilişkileri nedeniyle aynı süreç içinde muhalif yapının ana damarını oluşturan Şiiliğin temsilcileri oldular Türkler kurdukları İran merkezli Selçuklu Devleti yle Sünni hilafetin savunuculuğunu üstlendiler Ardından batıya yönelerek Osmanlılarla İslamiyet i Avrupa nın içlerine kadar taşıdılar İranlılar ise topraklarından ayrılmayarak süreç içinde Şiileşmiş ve 16 yüzyıla gelindiğinde tarihin bir cilvesi olarak Türklerin eliyle büyük oranda Şii olmuşlardır Şah İsmail in kurduğu Safevi Devleti sırasında Osmanlı İran ilişkileri sertleşmiş Sünni Osmanlılar ve Şii Safeviler olarak yeniden şekillenen İslam dünyası etkileri günümüze kadar devam eden büyük bir saflaşmaya duçar olmuştur İşte tarihi olay ve konuları siyasi meselelerin yanında inanç boyutuyla da ele alan bu çalışmada Türk İran ilişkilerinin geçirmiş olduğu aşamalar farklı açılardan değerlendirilmiş ve geleceğe yönelik bazı uzlaştırıcı yaklaşımlar dile getirilmiştir Cemil Hakyemez Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi nde İslam Mezhepleri Tarihi öğretim üyesidir

Kitap Ambarı
255,00

Kitap Yayınevi

2016-01208 sf.
Karton Kapakı
Kitap Ambarı

Komşu coğrafyalarda yaşayan güçlü devlet geleneklerine sahip Türklerle İranlıların yaşamları bir taraftan büyük mücadeleler içinde geçerken diğer taratan ise çok önemli kültürel ortaklıklara imza attılar Her iki halk Müslümanlığı kabullerinden önce Budizm Yahudilik Hıristiyanlık Mecusilik ve Zerdüştlük gibi belli başlı dinleri birlikte tecrübe ettiler Bu süreçte elde ettikleri dini deneyimlerini Müslüman olduktan sonra İslâm a taşıyarak başta inanç ve siyaset olmak üzere İslâm medeniyetinin şekillenmesinde Araplarla birlikte pay sahibi oldular İslamlaşma maceraları ve tarihi deneyimleri Türkleri merkezi Müslüman siyasal yapının hamileri konumuna taşırken İranlılar ise Araplarla tarihi ilişkileri nedeniyle aynı süreç içinde muhalif yapının ana damarını oluşturan Şiiliğin temsilcileri oldular Türkler kurdukları İran merkezli Selçuklu Devleti yle Sünni hilafetin savunuculuğunu üstlendiler Ardından batıya yönelerek Osmanlılarla İslamiyet i Avrupa nın içlerine kadar taşıdılar İranlılar ise topraklarından ayrılmayarak süreç içinde Şiileşmiş ve 16 yüzyıla gelindiğinde tarihin bir cilvesi olarak Türklerin eliyle büyük oranda Şii olmuşlardır Şah İsmail in kurduğu Safevi Devleti sırasında Osmanlı İran ilişkileri sertleşmiş Sünni Osmanlılar ve Şii Safeviler olarak yeniden şekillenen İslam dünyası etkileri günümüze kadar devam eden büyük bir saflaşmaya duçar olmuştur İşte tarihi olay ve konuları siyasi meselelerin yanında inanç boyutuyla da ele alan bu çalışmada Türk İran ilişkilerinin geçirmiş olduğu aşamalar farklı açılardan değerlendirilmiş ve geleceğe yönelik bazı uzlaştırıcı yaklaşımlar dile getirilmiştir Cemil Hakyemez Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi nde İslam Mezhepleri Tarihi öğretim üyesidir

Ucuz Kitap Al
272,00

Kitap Yayınevi

Ekim 2016208 sf.
16.50x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Cemil Hakyemez tarafından kaleme alınan Osmanlı İran İlişkileri ve Sünni Şii İttifakı Kitap Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Osmanlı İran İlişkileri ve Sünni Şii İttifakı Cemil Hakyemez Kitap Özeti Komşu coğrafyalarda yaşayan güçlü devlet geleneklerine sahip Türklerle İranlıların yaşamları bir taraftan büyük mücadeleler içinde geçerken diğer taratan ise çok önemli kültürel ortaklıklara imza attılar Her iki halk Müslümanlığı kabullerinden önce Budizm Yahudilik Hıristiyanlık Mecusilik ve Zerdüştlük gibi belli başlı dinleri birlikte tecrübe ettiler Bu süreçte elde ettikleri dini deneyimlerini Müslüman olduktan sonra İslâm a taşıyarak başta inanç ve siyaset olmak üzere İslâm medeniyetinin şekillenmesinde Araplarla birlikte pay sahibi oldular İslamlaşma maceraları ve tarihi deneyimleri Türkleri merkezi Müslüman siyasal yapının hamileri konumuna taşırken İranlılar ise Araplarla tarihi ilişkileri nedeniyle aynı süreç içinde muhalif yapının ana damarını oluşturan Şiiliğin temsilcileri oldular Türkler kurdukları İran merkezli Selçuklu Devleti yle Sünni hilafetin savunuculuğunu üstlendiler Ardından batıya yönelerek Osmanlılarla İslamiyet i Avrupa nın içlerine kadar taşıdılar İranlılar ise topraklarından ayrılmayarak süreç içinde Şiileşmiş ve 16 yüzyıla gelindiğinde tarihin bir cilvesi olarak Türklerin eliyle büyük oranda Şii olmuşlardır Şah İsmail in kurduğu Safevi Devleti sırasında Osmanlı İran ilişkileri sertleşmiş Sünni Osmanlılar ve Şii Safeviler olarak yeniden şekillenen İslam dünyası etkileri günümüze kadar devam eden büyük bir saflaşmaya duçar olmuştur İşte tarihi olay ve konuları siyasi meselelerin yanında inanç boyutuyla da ele alan bu çalışmada Türk İran ilişkilerinin geçirmiş olduğu aşamalar farklı açılardan değerlendirilmiş ve geleceğe yönelik bazı uzlaştırıcı yaklaşımlar dile getirilmiştir Cemil Hakyemez Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi nde İslam Mezhepleri Tarihi öğretim üyesidir Yayınevi Kitap Yayınevi Yazar Cemil Hakyemez Sayfa 208 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 50x21 00 cm Basım Yılı Ekim 2016 Barkod 9786051051291 Kategori Osmanlı Tarihi

BKM Kitap
277,40

Kitap Yayınevi

2016208 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Komşu coğrafyalarda yaşayan güçlü devlet geleneklerine sahip Türklerle İranlıların yaşamları bir taraftan büyük mücadeleler içinde geçerken diğer taratan ise çok önemli kültürel ortaklıklara imza attılar Her iki halk Müslümanlığı kabullerinden önce Budizm Yahudilik Hıristiyanlık Mecusilik ve Zerdüştlük gibi belli başlı dinleri birlikte tecrübe ettiler Bu süreçte elde ettikleri dini deneyimlerini Müslüman olduktan sonra İslâm a taşıyarak başta inanç ve siyaset olmak üzere İslâm medeniyetinin şekillenmesinde Araplarla birlikte pay sahibi oldular İslamlaşma maceraları ve tarihi deneyimleri Türkleri merkezi Müslüman siyasal yapının hamileri konumuna taşırken İranlılar ise Araplarla tarihi ilişkileri nedeniyle aynı süreç içinde muhalif yapının ana damarını oluşturan Şiiliğin temsilcileri oldular Türkler kurdukları İran merkezli Selçuklu Devleti yle Sünni hilafetin savunuculuğunu üstlendiler Ardından batıya yönelerek Osmanlılarla İslamiyet i Avrupa nın içlerine kadar taşıdılar İranlılar ise topraklarından ayrılmayarak süreç içinde Şiileşmiş ve 16 yüzyıla gelindiğinde tarihin bir cilvesi olarak Türklerin eliyle büyük oranda Şii olmuşlardır Şah İsmail in kurduğu Safevi Devleti sırasında Osmanlı İran ilişkileri sertleşmiş Sünni Osmanlılar ve Şii Safeviler olarak yeniden şekillenen İslam dünyası etkileri günümüze kadar devam eden büyük bir saflaşmaya duçar olmuştur İşte tarihi olay ve konuları siyasi meselelerin yanında inanç boyutuyla da ele alan bu çalışmada Türk İran ilişkilerinin geçirmiş olduğu aşamalar farklı açılardan değerlendirilmiş ve geleceğe yönelik bazı uzlaştırıcı yaklaşımlar dile getirilmiştir Cemil Hakyemez Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi nde İslam Mezhepleri Tarihi öğretim üyesidir

289,00

Osmanlı İran İlişkileri ve Sünni Şii İttifakı

Cemil Hakyemez

Kitap Yayınevi

2016-12-122. baskı208 sf.
Karton165-215-02.HamurTürkçe
Teklif Kitap

Komşu coğrafyalarda yaşayan güçlü devlet geleneklerine sahip Türklerle İranlıların yaşamları bir taraftan büyük mücadeleler içinde geçerken diğer taratan ise çok önemli kültürel ortaklıklara imza attılar Her iki halk Müslümanlığı kabullerinden önce Budizm Yahudilik Hıristiyanlık Mecusilik ve Zerdüştlük gibi belli başlı dinleri birlikte tecrübe ettiler Bu süreçte elde ettikleri dini deneyimlerini Müslüman olduktan sonra İslâm a taşıyarak başta inanç ve siyaset olmak üzere İslâm medeniyetinin şekillenmesinde Araplarla birlikte pay sahibi oldular İslamlaşma maceraları ve tarihi deneyimleri Türkleri merkezi Müslüman siyasal yapının hamileri konumuna taşırken İranlılar ise Araplarla tarihi ilişkileri nedeniyle aynı süreç içinde muhalif yapının ana damarını oluşturan Şiiliğin temsilcileri oldular Türkler kurdukları İran merkezli Selçuklu Devleti yle Sünni hilafetin savunuculuğunu üstlendiler Ardından batıya yönelerek Osmanlılarla İslamiyet i Avrupa nın içlerine kadar taşıdılar İranlılar ise topraklarından ayrılmayarak süreç içinde Şiileşmiş ve 16 yüzyıla gelindiğinde tarihin bir cilvesi olarak Türklerin eliyle büyük oranda Şii olmuşlardır Şah İsmail in kurduğu Safevi Devleti sırasında Osmanlı İran ilişkileri sertleşmiş Sünni Osmanlılar ve Şii Safeviler olarak yeniden şekillenen İslam dünyası etkileri günümüze kadar devam eden büyük bir saflaşmaya duçar olmuştur İşte tarihi olay ve konuları siyasi meselelerin yanında inanç boyutuyla da ele alan bu çalışmada Türk İran ilişkilerinin geçirmiş olduğu aşamalar farklı açılardan değerlendirilmiş ve geleceğe yönelik bazı uzlaştırıcı yaklaşımlar dile getirilmiştir Cemil Hakyemez Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi nde İslam Mezhepleri Tarihi öğretim üyesidir

Tamadres
289,00

Kitap Yayınevi

Mart 2014208 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Komşu coğrafyalarda yaşayan güçlü devlet geleneklerine sahip Türklerle İranlıların yaşamları bir taraftan büyük mücadeleler içinde geçerken diğer taratan ise çok önemli kültürel ortaklıklara imza attılar Her iki halk Müslümanlığı kabullerinden önce Budizm Yahudilik Hıristiyanlık Mecusilik ve Zerdüştlük gibi belli başlı dinleri birlikte tecrübe ettiler Bu süreçte elde ettikleri dini deneyimlerini Müslüman olduktan sonra İslâm a taşıyarak başta inanç ve siyaset olmak üzere İslâm medeniyetinin şekillenmesinde Araplarla birlikte pay sahibi oldular İslamlaşma maceraları ve tarihi deneyimleri Türkleri merkezi Müslüman siyasal yapının hamileri konumuna taşırken İranlılar ise Araplarla tarihi ilişkileri nedeniyle aynı süreç içinde muhalif yapının ana damarını oluşturan Şiiliğin temsilcileri oldular Türkler kurdukları İran merkezli Selçuklu Devleti yle Sünni hilafetin savunuculuğunu üstlendiler Ardından batıya yönelerek Osmanlılarla İslamiyet i Avrupa nın içlerine kadar taşıdılar İranlılar ise topraklarından ayrılmayarak süreç içinde Şiileşmiş ve 16 yüzyıla gelindiğinde tarihin bir cilvesi olarak Türklerin eliyle büyük oranda Şii olmuşlardır Şah İsmail in kurduğu Safevi Devleti sırasında Osmanlı İran ilişkileri sertleşmiş Sünni Osmanlılar ve Şii Safeviler olarak yeniden şekillenen İslam dünyası etkileri günümüze kadar devam eden büyük bir saflaşmaya duçar olmuştur İşte tarihi olay ve konuları siyasi meselelerin yanında inanç boyutuyla da ele alan bu çalışmada Türk İran ilişkilerinin geçirmiş olduğu aşamalar farklı açılardan değerlendirilmiş ve geleceğe yönelik bazı uzlaştırıcı yaklaşımlar dile getirilmiştir Cemil Hakyemez Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi nde İslam Mezhepleri Tarihi öğretim üyesidir

Pandora
304,00

Kitap Yayınevi

2014208 sf.
Pandora

Komşu coğrafyalarda yaşayan güçlü devlet geleneklerine sahip Türklerle İranlıların yaşamları bir taraftan büyük mücadeleler içinde geçerken diğer taratan ise çok önemli kültürel ortaklıklara imza attılar Her iki halk Müslümanlığı kabullerinden önce Budizm Yahudilik Hıristiyanlık Mecusilik ve Zerdüştlük gibi belli başlı dinleri birlikte tecrübe ettiler Bu süreçte elde ettikleri dini deneyimlerini Müslüman olduktan sonra İslâm a taşıyarak başta inanç ve siyaset olmak üzere İslâm medeniyetinin şekillenmesinde Araplarla birlikte pay sahibi oldular İslamlaşma maceraları ve tarihi deneyimleri Türkleri merkezi Müslüman siyasal yapının hamileri konumuna taşırken İranlılar ise Araplarla tarihi ilişkileri nedeniyle aynı süreç içinde muhalif yapının ana damarını oluşturan Şiiliğin temsilcileri oldular Türkler kurdukları İran merkezli Selçuklu Devleti yle Sünni hilafetin savunuculuğunu üstlendiler Ardından batıya yönelerek Osmanlılarla İslamiyet i Avrupa nın içlerine kadar taşıdılar İranlılar ise topraklarından ayrılmayarak süreç içinde Şiileşmiş ve 16 yüzyıla gelindiğinde tarihin bir cilvesi olarak Türklerin eliyle büyük oranda Şii olmuşlardır Şah İsmail in kurduğu Safevi Devleti sırasında Osmanlı İran ilişkileri sertleşmiş Sünni Osmanlılar ve Şii Safeviler olarak yeniden şekillenen İslam dünyası etkileri günümüze kadar devam eden büyük bir saflaşmaya duçar olmuştur İşte tarihi olay ve konuları siyasi meselelerin yanında inanç boyutuyla da ele alan bu çalışmada Türk İran ilişkilerinin geçirmiş olduğu aşamalar farklı açılardan değerlendirilmiş ve geleceğe yönelik bazı uzlaştırıcı yaklaşımlar dile getirilmiştir Cemil Hakyemez Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi nde İslam Mezhepleri Tarihi öğretim üyesidir

Nobel Kitap
361,00

Kitap Yayınevi

2016208 sf.
Ciltsiz17x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Komşu coğrafyalarda yaşayan güçlü devlet geleneklerine sahip Türklerle İranlıların yaşamları bir taraftan büyük mücadeleler içinde geçerken diğer taratan ise çok önemli kültürel ortaklıklara imza attılar Her iki halk Müslümanlığı kabullerinden önce Budizm Yahudilik Hıristiyanlık Mecusilik ve Zerdüştlük gibi belli başlı dinleri birlikte tecrübe ettiler Bu süreçte elde ettikleri dini deneyimlerini Müslüman olduktan sonra İslâm a taşıyarak başta inanç ve siyaset olmak üzere İslâm medeniyetinin şekillenmesinde Araplarla birlikte pay sahibi oldular İslamlaşma maceraları ve tarihi deneyimleri Türkleri merkezi Müslüman siyasal yapının hamileri konumuna taşırken İranlılar ise Araplarla tarihi ilişkileri nedeniyle aynı süreç içinde muhalif yapının ana damarını oluşturan Şiiliğin temsilcileri oldular Türkler kurdukları İran merkezli Selçuklu Devleti yle Sünni hilafetin savunuculuğunu üstlendiler Ardından batıya yönelerek Osmanlılarla İslamiyet i Avrupa nın içlerine kadar taşıdılar İranlılar ise topraklarından ayrılmayarak süreç içinde Şiileşmiş ve 16 yüzyıla gelindiğinde tarihin bir cilvesi olarak Türklerin eliyle büyük oranda Şii olmuşlardır Şah İsmail in kurduğu Safevi Devleti sırasında Osmanlı İran ilişkileri sertleşmiş Sünni Osmanlılar ve Şii Safeviler olarak yeniden şekillenen İslam dünyası etkileri günümüze kadar devam eden büyük bir saflaşmaya duçar olmuştur İşte tarihi olay ve konuları siyasi meselelerin yanında inanç boyutuyla da ele alan bu çalışmada Türk İran ilişkilerinin geçirmiş olduğu aşamalar farklı açılardan değerlendirilmiş ve geleceğe yönelik bazı uzlaştırıcı yaklaşımlar dile getirilmiştir Cemil Hakyemez Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi nde İslam Mezhepleri Tarihi öğretim üyesidir

Kitap Yurdu

KİTAP YAYINEVİ

02.11.2016208 sf.
Karton Kapak16.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Komşu coğrafyalarda yaşayan güçlü devlet geleneklerine sahip Türklerle İranlıların yaşamları bir taraftan büyük mücadeleler içinde geçerken diğer taratan ise çok önemli kültürel ortaklıklara imza attılar Her iki halk Müslümanlığı kabullerinden önce Budizm Yahudilik Hıristiyanlık Mecusilik ve Zerdüştlük gibi belli başlı dinleri birlikte tecrübe ettiler Bu süreçte elde ettikleri dini deneyimlerini Müslüman olduktan sonra İslâm a taşıyarak başta inanç ve siyaset olmak üzere İslâm medeniyetinin şekillenmesinde Araplarla birlikte pay sahibi oldular İslamlaşma maceraları ve tarihi deneyimleri Türkleri merkezi Müslüman siyasal yapının hamileri konumuna taşırken İranlılar ise Araplarla tarihi ilişkileri nedeniyle aynı süreç içinde muhalif yapının ana damarını oluşturan Şiiliğin temsilcileri oldular Türkler kurdukları İran merkezli Selçuklu Devleti yle Sünni hilafetin savunuculuğunu üstlendiler Ardından batıya yönelerek Osmanlılarla İslamiyet i Avrupa nın içlerine kadar taşıdılar İranlılar ise topraklarından ayrılmayarak süreç içinde Şiileşmiş ve 16 yüzyıla gelindiğinde tarihin bir cilvesi olarak Türklerin eliyle büyük oranda Şii olmuşlardır Şah İsmail in kurduğu Safevi Devleti sırasında Osmanlı İran ilişkileri sertleşmiş Sünni Osmanlılar ve Şii Safeviler olarak yeniden şekillenen İslam dünyası etkileri günümüze kadar devam eden büyük bir saflaşmaya duçar olmuştur İşte tarihi olay ve konuları siyasi meselelerin yanında inanç boyutuyla da ele alan bu çalışmada Türk İran ilişkilerinin geçirmiş olduğu aşamalar farklı açılardan değerlendirilmiş ve geleceğe yönelik bazı uzlaştırıcı yaklaşımlar dile getirilmiştir