Osmanlı İran İlişkileri ve Sünni Şii İttifakı — Cemil Hakyemez

Osmanlı İran İlişkileri ve Sünni Şii İttifakı
Cemil HakyemezKitap Yayınevi
Osmanlı İran İlişkileri ve Sünni Şii İttifakı
Cemil HakyemezKomşu coğrafyalarda yaşayan güçlü devlet geleneklerine sahip Türklerle İranlıların yaşamları bir taraftan büyük mücadeleler içinde geçerken diğer taratan ise çok önemli kültürel ortaklıklara imza attılar Her iki halk Müslümanlığı kabullerinden önce Budizm Yahudilik Hıristiyanlık Mecusilik ve Zerdüştlük gibi belli başlı dinleri birlikte tecrübe ettiler Bu süreçte elde ettikleri dini deneyimlerini Müslüman olduktan sonra İslâm a taşıyarak başta inanç ve siyaset olmak üzere İslâm medeniyetinin şekillenmesinde Araplarla birlikte pay sahibi oldular İslamlaşma maceraları ve tarihi deneyimleri Türkleri merkezi Müslüman siyasal yapının hamileri konumuna taşırken İranlılar ise Araplarla tarihi ilişkileri nedeniyle aynı süreç içinde muhalif yapının ana damarını oluşturan Şiiliğin temsilcileri oldular Türkler kurdukları İran merkezli Selçuklu Devleti yle Sünni hilafetin savunuculuğunu üstlendiler Ardından batıya yönelerek Osmanlılarla İslamiyet i Avrupa nın içlerine kadar taşıdılar İranlılar ise topraklarından ayrılmayarak süreç içinde Şiileşmiş ve 16 yüzyıla gelindiğinde tarihin bir cilvesi olarak Türklerin eliyle büyük oranda Şii olmuşlardır Şah İsmail in kurduğu Safevi Devleti sırasında Osmanlı İran ilişkileri sertleşmiş Sünni Osmanlılar ve Şii Safeviler olarak yeniden şekillenen İslam dünyası etkileri günümüze kadar devam eden büyük bir saflaşmaya duçar olmuştur İşte tarihi olay ve konuları siyasi meselelerin yanında inanç boyutuyla da ele alan bu çalışmada Türk İran ilişkilerinin geçirmiş olduğu aşamalar farklı açılardan değerlendirilmiş ve geleceğe yönelik bazı uzlaştırıcı yaklaşımlar dile getirilmiştir Cemil Hakyemez Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi nde İslam Mezhepleri Tarihi öğretim üyesidir

Kitap Yayınevi
Komşu coğrafyalarda yaşayan güçlü devlet geleneklerine sahip Türklerle İranlıların yaşamları bir taraftan büyük mücadeleler içinde geçerken diğer taratan ise çok önemli kültürel ortaklıklara imza attılar Her iki halk Müslümanlığı kabullerinden önce Budizm Yahudilik Hıristiyanlık Mecusilik ve Zerdüştlük gibi belli başlı dinleri birlikte tecrübe ettiler Bu süreçte elde ettikleri dini deneyimlerini Müslüman olduktan sonra İslâm a taşıyarak başta inanç ve siyaset olmak üzere İslâm medeniyetinin şekillenmesinde Araplarla birlikte pay sahibi oldular İslamlaşma maceraları ve tarihi deneyimleri Türkleri merkezi Müslüman siyasal yapının hamileri konumuna taşırken İranlılar ise Araplarla tarihi ilişkileri nedeniyle aynı süreç içinde muhalif yapının ana damarını oluşturan Şiiliğin temsilcileri oldular Türkler kurdukları İran merkezli Selçuklu Devleti yle Sünni hilafetin savunuculuğunu üstlendiler Ardından batıya yönelerek Osmanlılarla İslamiyet i Avrupa nın içlerine kadar taşıdılar İranlılar ise topraklarından ayrılmayarak süreç içinde Şiileşmiş ve 16 yüzyıla gelindiğinde tarihin bir cilvesi olarak Türklerin eliyle büyük oranda Şii olmuşlardır Şah İsmail in kurduğu Safevi Devleti sırasında Osmanlı İran ilişkileri sertleşmiş Sünni Osmanlılar ve Şii Safeviler olarak yeniden şekillenen İslam dünyası etkileri günümüze kadar devam eden büyük bir saflaşmaya duçar olmuştur İşte tarihi olay ve konuları siyasi meselelerin yanında inanç boyutuyla da ele alan bu çalışmada Türk İran ilişkilerinin geçirmiş olduğu aşamalar farklı açılardan değerlendirilmiş ve geleceğe yönelik bazı uzlaştırıcı yaklaşımlar dile getirilmiştir Cemil Hakyemez Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi nde İslam Mezhepleri Tarihi öğretim üyesidir

Kitap Yayınevi
Komşu coğrafyalarda yaşayan güçlü devlet geleneklerine sahip Türklerle İranlıların yaşamları bir taraftan büyük mücadeleler içinde geçerken diğer taratan ise çok önemli kültürel ortaklıklara imza attılar Her iki halk Müslümanlığı kabullerinden önce Budizm Yahudilik Hıristiyanlık Mecusilik ve Zerdüştlük gibi belli başlı dinleri birlikte tecrübe ettiler Bu süreçte elde ettikleri dini deneyimlerini Müslüman olduktan sonra İslâm a taşıyarak başta inanç ve siyaset olmak üzere İslâm medeniyetinin şekillenmesinde Araplarla birlikte pay sahibi oldular İslamlaşma maceraları ve tarihi deneyimleri Türkleri merkezi Müslüman siyasal yapının hamileri konumuna taşırken İranlılar ise Araplarla tarihi ilişkileri nedeniyle aynı süreç içinde muhalif yapının ana damarını oluşturan Şiiliğin temsilcileri oldular Türkler kurdukları İran merkezli Selçuklu Devleti yle Sünni hilafetin savunuculuğunu üstlendiler Ardından batıya yönelerek Osmanlılarla İslamiyet i Avrupa nın içlerine kadar taşıdılar İranlılar ise topraklarından ayrılmayarak süreç içinde Şiileşmiş ve 16 yüzyıla gelindiğinde tarihin bir cilvesi olarak Türklerin eliyle büyük oranda Şii olmuşlardır Şah İsmail in kurduğu Safevi Devleti sırasında Osmanlı İran ilişkileri sertleşmiş Sünni Osmanlılar ve Şii Safeviler olarak yeniden şekillenen İslam dünyası etkileri günümüze kadar devam eden büyük bir saflaşmaya duçar olmuştur İşte tarihi olay ve konuları siyasi meselelerin yanında inanç boyutuyla da ele alan bu çalışmada Türk İran ilişkilerinin geçirmiş olduğu aşamalar farklı açılardan değerlendirilmiş ve geleceğe yönelik bazı uzlaştırıcı yaklaşımlar dile getirilmiştir Cemil Hakyemez Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi nde İslam Mezhepleri Tarihi öğretim üyesidir

Kitap Yayınevi
Cemil Hakyemez tarafından kaleme alınan Osmanlı İran İlişkileri ve Sünni Şii İttifakı Kitap Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Osmanlı İran İlişkileri ve Sünni Şii İttifakı Cemil Hakyemez Kitap Özeti Komşu coğrafyalarda yaşayan güçlü devlet geleneklerine sahip Türklerle İranlıların yaşamları bir taraftan büyük mücadeleler içinde geçerken diğer taratan ise çok önemli kültürel ortaklıklara imza attılar Her iki halk Müslümanlığı kabullerinden önce Budizm Yahudilik Hıristiyanlık Mecusilik ve Zerdüştlük gibi belli başlı dinleri birlikte tecrübe ettiler Bu süreçte elde ettikleri dini deneyimlerini Müslüman olduktan sonra İslâm a taşıyarak başta inanç ve siyaset olmak üzere İslâm medeniyetinin şekillenmesinde Araplarla birlikte pay sahibi oldular İslamlaşma maceraları ve tarihi deneyimleri Türkleri merkezi Müslüman siyasal yapının hamileri konumuna taşırken İranlılar ise Araplarla tarihi ilişkileri nedeniyle aynı süreç içinde muhalif yapının ana damarını oluşturan Şiiliğin temsilcileri oldular Türkler kurdukları İran merkezli Selçuklu Devleti yle Sünni hilafetin savunuculuğunu üstlendiler Ardından batıya yönelerek Osmanlılarla İslamiyet i Avrupa nın içlerine kadar taşıdılar İranlılar ise topraklarından ayrılmayarak süreç içinde Şiileşmiş ve 16 yüzyıla gelindiğinde tarihin bir cilvesi olarak Türklerin eliyle büyük oranda Şii olmuşlardır Şah İsmail in kurduğu Safevi Devleti sırasında Osmanlı İran ilişkileri sertleşmiş Sünni Osmanlılar ve Şii Safeviler olarak yeniden şekillenen İslam dünyası etkileri günümüze kadar devam eden büyük bir saflaşmaya duçar olmuştur İşte tarihi olay ve konuları siyasi meselelerin yanında inanç boyutuyla da ele alan bu çalışmada Türk İran ilişkilerinin geçirmiş olduğu aşamalar farklı açılardan değerlendirilmiş ve geleceğe yönelik bazı uzlaştırıcı yaklaşımlar dile getirilmiştir Cemil Hakyemez Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi nde İslam Mezhepleri Tarihi öğretim üyesidir Yayınevi Kitap Yayınevi Yazar Cemil Hakyemez Sayfa 208 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 50x21 00 cm Basım Yılı Ekim 2016 Barkod 9786051051291 Kategori Osmanlı Tarihi

Kitap Yayınevi
Komşu coğrafyalarda yaşayan güçlü devlet geleneklerine sahip Türklerle İranlıların yaşamları bir taraftan büyük mücadeleler içinde geçerken diğer taratan ise çok önemli kültürel ortaklıklara imza attılar Her iki halk Müslümanlığı kabullerinden önce Budizm Yahudilik Hıristiyanlık Mecusilik ve Zerdüştlük gibi belli başlı dinleri birlikte tecrübe ettiler Bu süreçte elde ettikleri dini deneyimlerini Müslüman olduktan sonra İslâm a taşıyarak başta inanç ve siyaset olmak üzere İslâm medeniyetinin şekillenmesinde Araplarla birlikte pay sahibi oldular İslamlaşma maceraları ve tarihi deneyimleri Türkleri merkezi Müslüman siyasal yapının hamileri konumuna taşırken İranlılar ise Araplarla tarihi ilişkileri nedeniyle aynı süreç içinde muhalif yapının ana damarını oluşturan Şiiliğin temsilcileri oldular Türkler kurdukları İran merkezli Selçuklu Devleti yle Sünni hilafetin savunuculuğunu üstlendiler Ardından batıya yönelerek Osmanlılarla İslamiyet i Avrupa nın içlerine kadar taşıdılar İranlılar ise topraklarından ayrılmayarak süreç içinde Şiileşmiş ve 16 yüzyıla gelindiğinde tarihin bir cilvesi olarak Türklerin eliyle büyük oranda Şii olmuşlardır Şah İsmail in kurduğu Safevi Devleti sırasında Osmanlı İran ilişkileri sertleşmiş Sünni Osmanlılar ve Şii Safeviler olarak yeniden şekillenen İslam dünyası etkileri günümüze kadar devam eden büyük bir saflaşmaya duçar olmuştur İşte tarihi olay ve konuları siyasi meselelerin yanında inanç boyutuyla da ele alan bu çalışmada Türk İran ilişkilerinin geçirmiş olduğu aşamalar farklı açılardan değerlendirilmiş ve geleceğe yönelik bazı uzlaştırıcı yaklaşımlar dile getirilmiştir Cemil Hakyemez Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi nde İslam Mezhepleri Tarihi öğretim üyesidir
Osmanlı İran İlişkileri ve Sünni Şii İttifakı
Cemil Hakyemez
Kitap Yayınevi
Komşu coğrafyalarda yaşayan güçlü devlet geleneklerine sahip Türklerle İranlıların yaşamları bir taraftan büyük mücadeleler içinde geçerken diğer taratan ise çok önemli kültürel ortaklıklara imza attılar Her iki halk Müslümanlığı kabullerinden önce Budizm Yahudilik Hıristiyanlık Mecusilik ve Zerdüştlük gibi belli başlı dinleri birlikte tecrübe ettiler Bu süreçte elde ettikleri dini deneyimlerini Müslüman olduktan sonra İslâm a taşıyarak başta inanç ve siyaset olmak üzere İslâm medeniyetinin şekillenmesinde Araplarla birlikte pay sahibi oldular İslamlaşma maceraları ve tarihi deneyimleri Türkleri merkezi Müslüman siyasal yapının hamileri konumuna taşırken İranlılar ise Araplarla tarihi ilişkileri nedeniyle aynı süreç içinde muhalif yapının ana damarını oluşturan Şiiliğin temsilcileri oldular Türkler kurdukları İran merkezli Selçuklu Devleti yle Sünni hilafetin savunuculuğunu üstlendiler Ardından batıya yönelerek Osmanlılarla İslamiyet i Avrupa nın içlerine kadar taşıdılar İranlılar ise topraklarından ayrılmayarak süreç içinde Şiileşmiş ve 16 yüzyıla gelindiğinde tarihin bir cilvesi olarak Türklerin eliyle büyük oranda Şii olmuşlardır Şah İsmail in kurduğu Safevi Devleti sırasında Osmanlı İran ilişkileri sertleşmiş Sünni Osmanlılar ve Şii Safeviler olarak yeniden şekillenen İslam dünyası etkileri günümüze kadar devam eden büyük bir saflaşmaya duçar olmuştur İşte tarihi olay ve konuları siyasi meselelerin yanında inanç boyutuyla da ele alan bu çalışmada Türk İran ilişkilerinin geçirmiş olduğu aşamalar farklı açılardan değerlendirilmiş ve geleceğe yönelik bazı uzlaştırıcı yaklaşımlar dile getirilmiştir Cemil Hakyemez Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi nde İslam Mezhepleri Tarihi öğretim üyesidir

Kitap Yayınevi
Komşu coğrafyalarda yaşayan güçlü devlet geleneklerine sahip Türklerle İranlıların yaşamları bir taraftan büyük mücadeleler içinde geçerken diğer taratan ise çok önemli kültürel ortaklıklara imza attılar Her iki halk Müslümanlığı kabullerinden önce Budizm Yahudilik Hıristiyanlık Mecusilik ve Zerdüştlük gibi belli başlı dinleri birlikte tecrübe ettiler Bu süreçte elde ettikleri dini deneyimlerini Müslüman olduktan sonra İslâm a taşıyarak başta inanç ve siyaset olmak üzere İslâm medeniyetinin şekillenmesinde Araplarla birlikte pay sahibi oldular İslamlaşma maceraları ve tarihi deneyimleri Türkleri merkezi Müslüman siyasal yapının hamileri konumuna taşırken İranlılar ise Araplarla tarihi ilişkileri nedeniyle aynı süreç içinde muhalif yapının ana damarını oluşturan Şiiliğin temsilcileri oldular Türkler kurdukları İran merkezli Selçuklu Devleti yle Sünni hilafetin savunuculuğunu üstlendiler Ardından batıya yönelerek Osmanlılarla İslamiyet i Avrupa nın içlerine kadar taşıdılar İranlılar ise topraklarından ayrılmayarak süreç içinde Şiileşmiş ve 16 yüzyıla gelindiğinde tarihin bir cilvesi olarak Türklerin eliyle büyük oranda Şii olmuşlardır Şah İsmail in kurduğu Safevi Devleti sırasında Osmanlı İran ilişkileri sertleşmiş Sünni Osmanlılar ve Şii Safeviler olarak yeniden şekillenen İslam dünyası etkileri günümüze kadar devam eden büyük bir saflaşmaya duçar olmuştur İşte tarihi olay ve konuları siyasi meselelerin yanında inanç boyutuyla da ele alan bu çalışmada Türk İran ilişkilerinin geçirmiş olduğu aşamalar farklı açılardan değerlendirilmiş ve geleceğe yönelik bazı uzlaştırıcı yaklaşımlar dile getirilmiştir Cemil Hakyemez Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi nde İslam Mezhepleri Tarihi öğretim üyesidir

Kitap Yayınevi
Komşu coğrafyalarda yaşayan güçlü devlet geleneklerine sahip Türklerle İranlıların yaşamları bir taraftan büyük mücadeleler içinde geçerken diğer taratan ise çok önemli kültürel ortaklıklara imza attılar Her iki halk Müslümanlığı kabullerinden önce Budizm Yahudilik Hıristiyanlık Mecusilik ve Zerdüştlük gibi belli başlı dinleri birlikte tecrübe ettiler Bu süreçte elde ettikleri dini deneyimlerini Müslüman olduktan sonra İslâm a taşıyarak başta inanç ve siyaset olmak üzere İslâm medeniyetinin şekillenmesinde Araplarla birlikte pay sahibi oldular İslamlaşma maceraları ve tarihi deneyimleri Türkleri merkezi Müslüman siyasal yapının hamileri konumuna taşırken İranlılar ise Araplarla tarihi ilişkileri nedeniyle aynı süreç içinde muhalif yapının ana damarını oluşturan Şiiliğin temsilcileri oldular Türkler kurdukları İran merkezli Selçuklu Devleti yle Sünni hilafetin savunuculuğunu üstlendiler Ardından batıya yönelerek Osmanlılarla İslamiyet i Avrupa nın içlerine kadar taşıdılar İranlılar ise topraklarından ayrılmayarak süreç içinde Şiileşmiş ve 16 yüzyıla gelindiğinde tarihin bir cilvesi olarak Türklerin eliyle büyük oranda Şii olmuşlardır Şah İsmail in kurduğu Safevi Devleti sırasında Osmanlı İran ilişkileri sertleşmiş Sünni Osmanlılar ve Şii Safeviler olarak yeniden şekillenen İslam dünyası etkileri günümüze kadar devam eden büyük bir saflaşmaya duçar olmuştur İşte tarihi olay ve konuları siyasi meselelerin yanında inanç boyutuyla da ele alan bu çalışmada Türk İran ilişkilerinin geçirmiş olduğu aşamalar farklı açılardan değerlendirilmiş ve geleceğe yönelik bazı uzlaştırıcı yaklaşımlar dile getirilmiştir Cemil Hakyemez Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi nde İslam Mezhepleri Tarihi öğretim üyesidir

Kitap Yayınevi
Komşu coğrafyalarda yaşayan güçlü devlet geleneklerine sahip Türklerle İranlıların yaşamları bir taraftan büyük mücadeleler içinde geçerken diğer taratan ise çok önemli kültürel ortaklıklara imza attılar Her iki halk Müslümanlığı kabullerinden önce Budizm Yahudilik Hıristiyanlık Mecusilik ve Zerdüştlük gibi belli başlı dinleri birlikte tecrübe ettiler Bu süreçte elde ettikleri dini deneyimlerini Müslüman olduktan sonra İslâm a taşıyarak başta inanç ve siyaset olmak üzere İslâm medeniyetinin şekillenmesinde Araplarla birlikte pay sahibi oldular İslamlaşma maceraları ve tarihi deneyimleri Türkleri merkezi Müslüman siyasal yapının hamileri konumuna taşırken İranlılar ise Araplarla tarihi ilişkileri nedeniyle aynı süreç içinde muhalif yapının ana damarını oluşturan Şiiliğin temsilcileri oldular Türkler kurdukları İran merkezli Selçuklu Devleti yle Sünni hilafetin savunuculuğunu üstlendiler Ardından batıya yönelerek Osmanlılarla İslamiyet i Avrupa nın içlerine kadar taşıdılar İranlılar ise topraklarından ayrılmayarak süreç içinde Şiileşmiş ve 16 yüzyıla gelindiğinde tarihin bir cilvesi olarak Türklerin eliyle büyük oranda Şii olmuşlardır Şah İsmail in kurduğu Safevi Devleti sırasında Osmanlı İran ilişkileri sertleşmiş Sünni Osmanlılar ve Şii Safeviler olarak yeniden şekillenen İslam dünyası etkileri günümüze kadar devam eden büyük bir saflaşmaya duçar olmuştur İşte tarihi olay ve konuları siyasi meselelerin yanında inanç boyutuyla da ele alan bu çalışmada Türk İran ilişkilerinin geçirmiş olduğu aşamalar farklı açılardan değerlendirilmiş ve geleceğe yönelik bazı uzlaştırıcı yaklaşımlar dile getirilmiştir Cemil Hakyemez Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi nde İslam Mezhepleri Tarihi öğretim üyesidir

KİTAP YAYINEVİ
Komşu coğrafyalarda yaşayan güçlü devlet geleneklerine sahip Türklerle İranlıların yaşamları bir taraftan büyük mücadeleler içinde geçerken diğer taratan ise çok önemli kültürel ortaklıklara imza attılar Her iki halk Müslümanlığı kabullerinden önce Budizm Yahudilik Hıristiyanlık Mecusilik ve Zerdüştlük gibi belli başlı dinleri birlikte tecrübe ettiler Bu süreçte elde ettikleri dini deneyimlerini Müslüman olduktan sonra İslâm a taşıyarak başta inanç ve siyaset olmak üzere İslâm medeniyetinin şekillenmesinde Araplarla birlikte pay sahibi oldular İslamlaşma maceraları ve tarihi deneyimleri Türkleri merkezi Müslüman siyasal yapının hamileri konumuna taşırken İranlılar ise Araplarla tarihi ilişkileri nedeniyle aynı süreç içinde muhalif yapının ana damarını oluşturan Şiiliğin temsilcileri oldular Türkler kurdukları İran merkezli Selçuklu Devleti yle Sünni hilafetin savunuculuğunu üstlendiler Ardından batıya yönelerek Osmanlılarla İslamiyet i Avrupa nın içlerine kadar taşıdılar İranlılar ise topraklarından ayrılmayarak süreç içinde Şiileşmiş ve 16 yüzyıla gelindiğinde tarihin bir cilvesi olarak Türklerin eliyle büyük oranda Şii olmuşlardır Şah İsmail in kurduğu Safevi Devleti sırasında Osmanlı İran ilişkileri sertleşmiş Sünni Osmanlılar ve Şii Safeviler olarak yeniden şekillenen İslam dünyası etkileri günümüze kadar devam eden büyük bir saflaşmaya duçar olmuştur İşte tarihi olay ve konuları siyasi meselelerin yanında inanç boyutuyla da ele alan bu çalışmada Türk İran ilişkilerinin geçirmiş olduğu aşamalar farklı açılardan değerlendirilmiş ve geleceğe yönelik bazı uzlaştırıcı yaklaşımlar dile getirilmiştir