Osmanlı Rus Diplomatik İlişkiler 1839 1878 — İsmail Pehlivan

Osmanlı Rus Diplomatik İlişkiler 1839 1878
İsmail PehlivanParadigma Akademi Yayınları
Osmanlı Rus Diplomatik İlişkiler 1839 1878
İsmail PehlivanElinizdeki çalışma Osmanlı Rus ilişkilerinin XIX yüzyıldaki dönüşümünü özellikle Doğu Sorunu ve Oryantalizm ekseninde ele alarak tarih yazımında önemli bir boşluğu doldurma iddiası taşımaktadır İsmail Pehlivan ın bu eseri yalnızca diplomatik ilişkilerin kronolojik bir dökümünü sunmakla kalmamakta aynı zamanda bu ilişkilerin arkasındaki düşünsel kültürel ve ideolojik arka planı da titizlikle incelemektedir Çalışmanın en dikkat çekici yönlerinden biri Rusça kaynaklara dayalı kapsamlı bir literatür taramasına dayanmasıdır Yazarın Rus tarihçiliğinin önde gelen isimlerinin eserlerini ve çeşitli arşiv belgelerini kullanarak ortaya koyduğu analizler Osmanlı Rus ilişkilerine tek taraflı bakışın ötesine geçen karşılaştırmalı ve çok boyutlu bir perspektif sunmaktadır Bu yönüyle eser hem Türk hem de uluslararası tarih yazımı açısından kıymetli bir katkı niteliği taşımaktadır Eserde Doğu Sorunu nun yalnızca siyasi ve askeri bir mesele olmadığı aynı zamanda Avrupa düşünce dünyasının ürünü olan Oryantalist yaklaşımın şekillendirdiği bir kavramsal çerçeve olduğu güçlü bir biçimde ortaya konulmaktadır Bu bağlamda Rusya nın Avrupa kültür evrenine eklemlenme süreci ile Osmanlı İmparatorluğu üzerindeki politikaları arasındaki ilişki analitik bir derinlikle ele alınmıştır Özellikle Petr Aleksandroviç Çihaçev in eserleri üzerinden yürütülen değerlendirmeler dönemin entelektüel iklimini anlamak açısından özgün bir katkı sunmaktadır

Paradigma Akademi Yayınları
Elinizdeki çalışma Osmanlı Rus ilişkilerinin XIX yüzyıldaki dönüşümünü özellikle Doğu Sorunu ve Oryantalizm ekseninde ele alarak tarih yazımında önemli bir boşluğu doldurma iddiası taşımaktadır İsmail Pehlivan ın bu eseri yalnızca diplomatik ilişkilerin kronolojik bir dökümünü sunmakla kalmamakta aynı zamanda bu ilişkilerin arkasındaki düşünsel kültürel ve ideolojik arka planı da titizlikle incelemektedir Çalışmanın en dikkat çekici yönlerinden biri Rusça kaynaklara dayalı kapsamlı bir literatür taramasına dayanmasıdır Yazarın Rus tarihçiliğinin önde gelen isimlerinin eserlerini ve çeşitli arşiv belgelerini kullanarak ortaya koyduğu analizler Osmanlı Rus ilişkilerine tek taraflı bakışın ötesine geçen karşılaştırmalı ve çok boyutlu bir perspektif sunmaktadır Bu yönüyle eser hem Türk hem de uluslararası tarih yazımı açısından kıymetli bir katkı niteliği taşımaktadır Eserde Doğu Sorunu nun yalnızca siyasi ve askeri bir mesele olmadığı aynı zamanda Avrupa düşünce dünyasının ürünü olan Oryantalist yaklaşımın şekillendirdiği bir kavramsal çerçeve olduğu güçlü bir biçimde ortaya konulmaktadır Bu bağlamda Rusya nın Avrupa kültür evrenine eklemlenme süreci ile Osmanlı İmparatorluğu üzerindeki politikaları arasındaki ilişki analitik bir derinlikle ele alınmıştır Özellikle Petr Aleksandroviç Çihaçev in eserleri üzerinden yürütülen değerlendirmeler dönemin entelektüel iklimini anlamak açısından özgün bir katkı sunmaktadır

Paradigma Akademi Yayınları
Elinizdeki çalışma Osmanlı Rus ilişkilerinin XIX yüzyıldaki dönüşümünü özellikle Doğu Sorunu ve Oryantalizm ekseninde ele alarak tarih yazımında önemli bir boşluğu doldurma iddiası taşımaktadır İsmail Pehlivan ın bu eseri yalnızca diplomatik ilişkilerin kronolojik bir dökümünü sunmakla kalmamakta aynı zamanda bu ilişkilerin arkasındaki düşünsel kültürel ve ideolojik arka planı da titizlikle incelemektedir Çalışmanın en dikkat çekici yönlerinden biri Rusça kaynaklara dayalı kapsamlı bir literatür taramasına dayanmasıdır Yazarın Rus tarihçiliğinin önde gelen isimlerinin eserlerini ve çeşitli arşiv belgelerini kullanarak ortaya koyduğu analizler Osmanlı Rus ilişkilerine tek taraflı bakışın ötesine geçen karşılaştırmalı ve çok boyutlu bir perspektif sunmaktadır Bu yönüyle eser hem Türk hem de uluslararası tarih yazımı açısından kıymetli bir katkı niteliği taşımaktadır Eserde Doğu Sorunu nun yalnızca siyasi ve askeri bir mesele olmadığı aynı zamanda Avrupa düşünce dünyasının ürünü olan Oryantalist yaklaşımın şekillendirdiği bir kavramsal çerçeve olduğu güçlü bir biçimde ortaya konulmaktadır Bu bağlamda Rusya nın Avrupa kültür evrenine eklemlenme süreci ile Osmanlı İmparatorluğu üzerindeki politikaları arasındaki ilişki analitik bir derinlikle ele alınmıştır Özellikle Petr Aleksandroviç Çihaçev in eserleri üzerinden yürütülen değerlendirmeler dönemin entelektüel iklimini anlamak açısından özgün bir katkı sunmaktadır

Paradigma Akademi Yayınları
Elinizdeki çalışma Osmanlı Rus ilişkilerinin XIX yüzyıldaki dönüşümünü özellikle Doğu Sorunu ve Oryantalizm ekseninde ele alarak tarih yazımında önemli bir boşluğu doldurma iddiası taşımaktadır İsmail Pehlivan ın bu eseri yalnızca diplomatik ilişkilerin kronolojik bir dökümünü sunmakla kalmamakta aynı zamanda bu ilişkilerin arkasındaki düşünsel kültürel ve ideolojik arka planı da titizlikle incelemektedir Çalışmanın en dikkat çekici yönlerinden biri Rusça kaynaklara dayalı kapsamlı bir literatür taramasına dayanmasıdır Yazarın Rus tarihçiliğinin önde gelen isimlerinin eserlerini ve çeşitli arşiv belgelerini kullanarak ortaya koyduğu analizler Osmanlı Rus ilişkilerine tek taraflı bakışın ötesine geçen karşılaştırmalı ve çok boyutlu bir perspektif sunmaktadır Bu yönüyle eser hem Türk hem de uluslararası tarih yazımı açısından kıymetli bir katkı niteliği taşımaktadır Eserde Doğu Sorunu nun yalnızca siyasi ve askeri bir mesele olmadığı aynı zamanda Avrupa düşünce dünyasının ürünü olan Oryantalist yaklaşımın şekillendirdiği bir kavramsal çerçeve olduğu güçlü bir biçimde ortaya konulmaktadır Bu bağlamda Rusya nın Avrupa kültür evrenine eklemlenme süreci ile Osmanlı İmparatorluğu üzerindeki politikaları arasındaki ilişki analitik bir derinlikle ele alınmıştır Özellikle Petr Aleksandroviç Çihaçev in eserleri üzerinden yürütülen değerlendirmeler dönemin entelektüel iklimini anlamak açısından özgün bir katkı sunmaktadır

Paradigma Akademi Yayınları
Elinizdeki çalışma Osmanlı Rus ilişkilerinin XIX yüzyıldaki dönüşümünü özellikle Doğu Sorunu ve Oryantalizm ekseninde ele alarak tarih yazımında önemli bir boşluğu doldurma iddiası taşımaktadır İsmail Pehlivan ın bu eseri yalnızca diplomatik ilişkilerin kronolojik bir dökümünü sunmakla kalmamakta aynı zamanda bu ilişkilerin arkasındaki düşünsel kültürel ve ideolojik arka planı da titizlikle incelemektedir Çalışmanın en dikkat çekici yönlerinden biri Rusça kaynaklara dayalı kapsamlı bir literatür taramasına dayanmasıdır Yazarın Rus tarihçiliğinin önde gelen isimlerinin eserlerini ve çeşitli arşiv belgelerini kullanarak ortaya koyduğu analizler Osmanlı Rus ilişkilerine tek taraflı bakışın ötesine geçen karşılaştırmalı ve çok boyutlu bir perspektif sunmaktadır Bu yönüyle eser hem Türk hem de uluslararası tarih yazımı açısından kıymetli bir katkı niteliği taşımaktadır Eserde Doğu Sorunu nun yalnızca siyasi ve askeri bir mesele olmadığı aynı zamanda Avrupa düşünce dünyasının ürünü olan Oryantalist yaklaşımın şekillendirdiği bir kavramsal çerçeve olduğu güçlü bir biçimde ortaya konulmaktadır Bu bağlamda Rusya nın Avrupa kültür evrenine eklemlenme süreci ile Osmanlı İmparatorluğu üzerindeki politikaları arasındaki ilişki analitik bir derinlikle ele alınmıştır Özellikle Petr Aleksandroviç Çihaçev in eserleri üzerinden yürütülen değerlendirmeler dönemin entelektüel iklimini anlamak açısından özgün bir katkı sunmaktadır

Paradigma Akademi
Elinizdeki çalışma Osmanlı Rus ilişkilerinin XIX yüzyıldaki dönüşümünü özellikle Doğu Sorunu ve Oryantalizm ekseninde ele alarak tarih yazımında önemli bir boşluğu doldurma iddiası taşımaktadır İsmail Pehlivan ın bu eseri yalnızca diplomatik ilişkilerin kronolojik bir dökümünü sunmakla kalmamakta aynı zamanda bu ilişkilerin arkasındaki düşünsel kültürel ve ideolojik arka planı da titizlikle incelemektedir Çalışmanın en dikkat çekici yönlerinden biri Rusça kaynaklara dayalı kapsamlı bir literatür taramasına dayanmasıdır Yazarın Rus tarihçiliğinin önde gelen isimlerinin eserlerini ve çeşitli arşiv belgelerini kullanarak ortaya koyduğu analizler Osmanlı Rus ilişkilerine tek taraflı bakışın ötesine geçen karşılaştırmalı ve çok boyutlu bir perspektif sunmaktadır Bu yönüyle eser hem Türk hem de uluslararası tarih yazımı açısından kıymetli bir katkı niteliği taşımaktadır Eserde Doğu Sorunu nun yalnızca siyasi ve askeri bir mesele olmadığı aynı zamanda Avrupa düşünce dünyasının ürünü olan Oryantalist yaklaşımın şekillendirdiği bir kavramsal çerçeve olduğu güçlü bir biçimde ortaya konulmaktadır Bu bağlamda Rusya nın Avrupa kültür evrenine eklemlenme süreci ile Osmanlı İmparatorluğu üzerindeki politikaları arasındaki ilişki analitik bir derinlikle ele alınmıştır Özellikle Petr Aleksandroviç Çihaçev in eserleri üzerinden yürütülen değerlendirmeler dönemin entelektüel iklimini anlamak açısından özgün bir katkı sunmaktadır