Osmanlı Şiiri Antolojisi — A Atilla Şentürk

Osmanlı Şiiri Antolojisi
A Atilla ŞentürkYapı Kredi Yayınları
Osmanlı Şiiri Antolojisi
A Atilla ŞentürkMimari yazı süsleme sanatları ve musiki gibi gözgöze ve kulağa hitap edensanatlarda kendine has bir çizgisi ve ihtişamı bulunan Osmanlı nın kültür değişimleri sebebiyle günümüz insanınca yeteri kadar tanınmayan belki de bütün bu sanat dallarından daha parlak bir edebiyatı ve şiiri vardı Osmanlı şiiri tarihe mal olan bu insanların duygu ve düşünceleri gündelik hayatları yaşam felsefeleri inanç ve gelenekleri gibi neredeyse bütün özelliklerini belki hiçbir belge ve görsel malzemenin başaramayacağı bir içtenlikle yansıtma özelliğine sahiptir XVI yy da Türkiye yi ziyaret eden Batılı seyyahların en çok dikkatini çeken noktalardan birisi de Türklerin kadın erkek genç ihtiyar hemen tamamının şiirle uğraşmalarıdır Osmanlı tarihi boyunca yazma bilmeyen kunduracısından büyük bilginine padişahından yeniçerisine kadar edebiyat tarihine geçen 3000 i aşkın şairden 57 sinin şiirlerini tahlil ederek inceleyen Osmanlı Şiiri Antolojisi bu yönüyle şimdiye kadar gözlerden uzak kalmış bir dünyayı gözler önüne sermektedir

Yapı Kredi Yayınları

Yapı Kredi Yayınları
Mimari yazı süsleme sanatları ve musiki gibi gözgöze ve kulağa hitap edensanatlarda kendine has bir çizgisi ve ihtişamı bulunan Osmanlı nın kültür değişimleri sebebiyle günümüz insanınca yeteri kadar tanınmayan belki de bütün bu sanat dallarından daha parlak bir edebiyatı ve şiiri vardı Osmanlı şiiri tarihe mal olan bu insanların duygu ve düşünceleri gündelik hayatları yaşam felsefeleri inanç ve gelenekleri gibi neredeyse bütün özelliklerini belki hiçbir belge ve görsel malzemenin başaramayacağı bir içtenlikle yansıtma özelliğine sahiptir XVI yy da Türkiye yi ziyaret eden Batılı seyyahların en çok dikkatini çeken noktalardan birisi de Türklerin kadın erkek genç ihtiyar hemen tamamının şiirle uğraşmalarıdır Osmanlı tarihi boyunca yazma bilmeyen kunduracısından büyük bilginine padişahından yeniçerisine kadar edebiyat tarihine geçen 3000 i aşkın şairden 57 sinin şiirlerini tahlil ederek inceleyen Osmanlı Şiiri Antolojisi bu yönüyle şimdiye kadar gözlerden uzak kalmış bir dünyayı gözler önüne sermektedir

YAPI KREDİ YAYINLARI
XVI Yüzyılda Türkiye yi ziyarete gelen batılı seyyahların en çok dikkatini çeken noktalardan biri de Türklerin kadın erkek genç ihtiyar hemen tamamının şiirle uğraşmalarıdır Osmanlı tarihi boyunca okuma yazma bilmeyen kunduracısından büyük bilginine padişahından yeniçerisine kadar edebiyat tarihine geçen 3000 i aşkın şairden 67 sinin şiirlerini tahlil ederek inceleyen Osmanlı şiiri antolojisi bu yönüyle şimdiye kadar gözden uzak kalmış bir dünyayı gözler önüne sermektedir

Yapı Kredi Yayınları ( YKY )
Mimari yazı süsleme sanatları ve musiki gibi göze ve kulağa hitap eden sanatlarda kendine has bir çizgisi ve ihtişamı bulunan Osmanlı nın kültür değişimleri sebebiyle günümüz insanınca yeteri kadar tanınmayan belki de bütün bu sanat dallarından daha parlak bir edebiyatı ve şiiri vardı Osmanlı şiiri tarihe mal olan bu insanların duygu ve düşünceleri gündelik hayatları yaşam felsefeleri inanç ve gelenekleri gibi neredeyse bütün özelliklerini belki hiçbir belge ve görsel malzemenin başaramayacağı bir içtenlikle yansıtma özelliğine sahiptir XVI yüzyılda Türkiye yi ziyaret eden Batılı seyyahların en çok dikkatini çeken noktalardan birisi de Türklerin kadın erkek genç ihtiyar hemen tamamının şiirle uğraşmalarıdır Osmanlı tarihi boyunca okuma yazma bilmeyen kunduracısından büyük bilginine padişahından yeniçerisine kadar edebiyat tarihine geçen 3000 i aşkın şairden 67 sinin şiirlerini tahlil ederek inceleyen Osmanlı Şiiri Antolojisi bu yönüyle şimdiye kadar gözlerden uzak kalmış bir dünyayı gözler önüne sermektedir Arka Kapak XVI Yüzyılda Türkiyeyi ziyarete gelen batılı seyyahların en çok dikkatini çeken noktalardan biri de Türklerin kadın erkek genç ihtiyar hemen tamamının şiirle uğraşmalarıdır Osmanlı tarihi boyunca okuma yazma bilmeyen kunduracısından büyük bilginine padişahından yeniçerisine kadar edebiyat tarihine geçen 3000i aşkın şairden 67sinin şiirlerini tahlil ederek inceleyen Osmanlı şiiri antolojisi bu yönüyle şimdiye kadar gözden uzak kalmış bir dünyayı gözler önüne sermektedir YKYde 1 Baskı İstanbul Kasım 1999 21 5 x 27 5 cm boyutlarında kuşe olarak yayımlanmıştır Tadımlık Milletlerin kültürleri oluşum ve yapı itibarıyla bir ağacın dalları gibi sürekli birbiriyle ilişki ve iletişim içindedir Devamlı temas hâlinde bulunan ayrı köklere sahip toplumlar için olsun aynı milletin yeryüzünün değişik coğrafyalarına yayılmış farklı zümreleri için olsun bu olgu pek büyük bir aksaklığa uğramadan tekrarlanarak sürüp gider Edebiyat resim müzik mimarî gibi sanatlar dil inançlar kıyafetler mutfak devlet yönetimi Bütün bunlar toplumlar arasında devamlı etkileşimler sonucu gelişip yenilenirler Edebî metinler farklı dil temelleri üzerine kurulmaları ve milletlerin oldukça zor değişen iç dünyalarını yansıtmalarına rağmen yabancı temas ve ilişkilere kolayca açılabilen bir yapı arz ederler Hakkında geliştirilen kanaatlere göre dış dünyaya kapalı ve tutucu bir yapıya sahip olduğu izlenimi uyandıran Osmanlı toplumunun vücuda getirdiği edebî eserlerin seyrine dikkatle bakıldığında bunların İslâmî kültür zemini üzerinde yürümesine rağmen Hintten Zerdüştlüğe Çinden Eski Anadolu uygarlıklarına kadar birçok kültürün mirasını devralarak yüklenip götürmekte oldukları görülür Bu bakımdan hangi millet veya toplum için olursa olsun bu tür çalışmalara geriye dönük bağlayıcı bir isim verirken en azından katıksız bir kültür ve edebiyatın var olamayacağının olsa da böyle bir yapılaşmanın asırlar boyunca kabuğunu kıramayan kabile kültürleri seviyesinden ileriye gidemeyeceğinin bilincinde bulunma gereği vardır Eski yüzyılların ulaşım şartlarına göre dünyanın birbirinden oldukça uzak yörelerinde gelişen Türk kültür ve uygarlıkları özellikle dil ve edebiyat sahasındaki eserler açısından büyülü bir ilişki ve etkileşim içindedirler Bu sebeple yüksekten bakıldığında Türk çatısı altında yer alan tek bir yapı görünümü oluşturan Osmanlı Çağatay Azerî Kıpçak gibi edebî sahaları incelerken bütün bu şubeleri söz konusu yapının iç mekânlarını oluşturan bölümler şeklinde düşünmek isabetli olacaktır Bu gibi farklı isimlendirmeler bunlar arasında bıçakla kesilmişçesine belirgin birtakım ayrılıklar bulunduğundan değil inceleme kolaylığı oluşturması ve tabiî ki her birinin kendilerine has bazı yan özellikler taşımaları sebebiyledir Aksi takdirde aynı dili konuşup aynı inancı paylaşıp aynı estetik zevklere sahip oldukları hâlde farklı coğrafyalarda yahut farklı siyasî yapılaşmalar altında gelişen kolları birbirinden ayrı görmeye çalışmak ciddî bir haksızlık olsa gerektir Bütün bunların bilincinde olarak içinde yaşadığımız coğrafyanın tarihî edebiyatına bir isim vermek gerektiğinde Türk hâkimiyetinin Anadolu merkez olmak üzere Orta Avrupadan İrana Kuzey Afrikadan Arap Yarımadasına ve Mısırdan Kırıma kadar uzanan geniş bir kültür coğrafyası üzerinde dil din siyaset askerî güç edebiyat musiki gibi her konuda en fazla tebarüz eden temsil ettiği medeniyet itibarıyla güçlü bir çekim alanı oluşturan ve varlığı en uzun süren devlet konumunda bulunduğundan Osmanlı vücuda getirdiği edebiyatın isim babalığını fazlasıyla hak etmektedir Bununla birlikte akan bir nehir gibi tam bir süreklilik arz eden kültür ve edebiyat ürünlerini belirli bir siyasî otoriteye veya coğrafî konuma göre sınıflandırmak son derece zor biraz sakıncalı ve zaman zaman içinden çıkılmaz bir durum oluşturur Meselâ Osmanlı edebiyatı diye bir isim telâffuz edildiğinde Türklerin Anadoluda kendi dilleriyle geliştirdikleri edebiyatın belki en büyük ilk örneği diyebileceğimiz Garîb nâme 1330 yılında henüz Osmanlı hâkimiyetine girmeyen Kırşehir bölgesinde yazıldığı için Osmanlı kültür ve edebiyatının dışında kalan bir konumda gibi görünebilir Üstelik Âşık Paşa ailesi ve çocuklarıyla bu kültürün oluşması için çok önemli hizmet ve eserler vermiş bir şahsiyettir Yahut Erzurumda doğup bir ara Karamanda bulunan ve hayatının önemli bir kısmı Mısır Şam ve Halepte geçtiği için Yûsuf u Züleyhâ gibi Türk edebiyatının Anadoludaki en eski ve en önemli mesnevilerinden birini yazan veya Fütûhuş Şâm adlı eseri asırlar boyunca Osmanlı topraklarında okunan bir Erzurumlu Darîr aynı şekilde Osmanlı şiir ve edebiyatı kavramının dışında tutulmak gibi kabulü güç bir mevkide kalabilir Söz konusu edebiyatın temel taşlarını oluşturan bu gibi değerli şahıs ve eserleri birtakım sınırlar ve siyasî nüfuz bölgeleri sebebiyle bu kavramın dışında saymak asla kabul edilemeyecek bir durumdur Bu bakımdan Osmanlı Devletinin 700 kuruluş yıldönümü münasebetiyle hazırlanan böyle bir antolojiye isim olan Osmanlı şiiri kavramını bütün

Mimari yazı süsleme sanatları ve musiki gibi göze ve kulağa hitap eden sanatlarda kendine has bir çizgisi ve ihtişamı bulunan Osmanlı nın kültür değişimleri sebebiyle günümüz insanınca yeteri kadar tanınmayan belki de bütün bu sanat dallarından daha parlak bir edebiyatı ve şiiri vardı Osmanlı şiiri tarihe mal olan bu insanların duygu ve düşünceleri gündelik hayatları yaşam felsefeleri inanç ve gelenekleri gibi neredeyse bütün özelliklerini belki hiçbir belge ve görsel malzemenin başaramayacağı bir içtenlikle yansıtma özelliğine sahiptir

Yapı Kredi Yayınları
Mimari yazı süsleme sanatları ve musiki gibi gözgöze ve kulağa hitap edensanatlarda kendine has bir çizgisi ve ihtişamı bulunan Osmanlı nın kültür değişimleri sebebiyle günümüz insanınca yeteri kadar tanınmayan belki de bütün bu sanat dallarından daha parlak bir edebiyatı ve şiiri vardı Osmanlı şiiri tarihe mal olan bu insanların duygu ve düşünceleri gündelik hayatları yaşam felsefeleri inanç ve gelenekleri gibi neredeyse bütün özelliklerini belki hiçbir belge ve görsel malzemenin başaramayacağı bir içtenlikle yansıtma özelliğine sahiptir XVI yy da Türkiye yi ziyaret eden Batılı seyyahların en çok dikkatini çeken noktalardan birisi de Türklerin kadın erkek genç ihtiyar hemen tamamının şiirle uğraşmalarıdır Osmanlı tarihi boyunca yazma bilmeyen kunduracısından büyük bilginine padişahından yeniçerisine kadar edebiyat tarihine geçen 3000 i aşkın şairden 57 sinin şiirlerini tahlil ederek inceleyen Osmanlı Şiiri Antolojisi bu yönüyle şimdiye kadar gözlerden uzak kalmış bir dünyayı gözler önüne sermektedir

Yapı Kredi Yayınları
Mimari yazı süsleme sanatları ve musiki gibi gözgöze ve kulağa hitap edensanatlarda kendine has bir çizgisi ve ihtişamı bulunan Osmanlı nın kültür değişimleri sebebiyle günümüz insanınca yeteri kadar tanınmayan belki de bütün bu sanat dallarından daha parlak bir edebiyatı ve şiiri vardı Osmanlı şiiri tarihe mal olan bu insanların duygu ve düşünceleri gündelik hayatları yaşam felsefeleri inanç ve gelenekleri gibi neredeyse bütün özelliklerini belki hiçbir belge ve görsel malzemenin başaramayacağı bir içtenlikle yansıtma özelliğine sahiptir XVI yy da Türkiye yi ziyaret eden Batılı seyyahların en çok dikkatini çeken noktalardan birisi de Türklerin kadın erkek genç ihtiyar hemen tamamının şiirle uğraşmalarıdır Osmanlı tarihi boyunca yazma bilmeyen kunduracısından büyük bilginine padişahından yeniçerisine kadar edebiyat tarihine geçen 3000 i aşkın şairden 57 sinin şiirlerini tahlil ederek inceleyen Osmanlı Şiiri Antolojisi bu yönüyle şimdiye kadar gözlerden uzak kalmış bir dünyayı gözler önüne sermektedir

Yapı Kredi Yayınları
A Atilla Şentürk tarafından kaleme alınan Osmanlı Şiiri Antolojisi Yapı Kredi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Osmanlı Şiiri Antolojisi A Atilla Şentürk Kitap Özeti Mimari yazı süsleme sanatları ve musiki gibi gözgöze ve kulağa hitap edensanatlarda kendine has bir çizgisi ve ihtişamı bulunan Osmanlının kültür değişimleri sebebiyle günümüz insanınca yeteri kadar tanınmayan belki de bütün bu sanat dallarından daha parlak bir edebiyatı ve şiiri vardı Osmanlı şiiri tarihe mal olan bu insanların duygu ve düşünceleri gündelik hayatları yaşam felsefeleri inanç ve gelenekleri gibi neredeyse bütün özelliklerini belki hiçbir belge ve görsel malzemenin başaramayacağı bir içtenlikle yansıtma özelliğine sahiptir XVI yyda Türkiyeyi ziyaret eden Batılı seyyahların en çok dikkatini çeken noktalardan birisi de Türklerin kadın erkek genç ihtiyar hemen tamamının şiirle uğraşmalarıdır Osmanlı tarihi boyunca yazma bilmeyen kunduracısından büyük bilginine padişahından yeniçerisine kadar edebiyat tarihine geçen 3000i aşkın şairden 57sinin şiirlerini tahlil ederek inceleyen Osmanlı Şiiri Antolojisi bu yönüyle şimdiye kadar gözlerden uzak kalmış bir dünyayı gözler önüne sermektedir Yayınevi Yapı Kredi Yayınları Yazar A Atilla Şentürk Sayfa 580 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 50x24 00 cm Basım Yılı Ekim 2023 Barkod 9789750808159 Kategori Antoloji Şiir Türk Edebiyatı

Yapı Kredi
Mimari yazı süsleme sanatları ve musiki gibi göze ve kulağa hitap eden sanatlarda kendine has bir çizgisi ve ihtişamı bulunan Osmanlı nın kültür değişimleri sebebiyle günümüz insanınca yeteri kadar tanınmayan belki de bütün bu sanat dallarından daha parlak bir edebiyatı ve şiiri vardı Osmanlı şiiri tarihe mal olan bu insanların duygu ve düşünceleri gündelik hayatları yaşam felsefeleri inanç ve gelenekleri gibi neredeyse bütün özelliklerini belki hiçbir belge ve görsel malzemenin başaramayacağı bir içtenlikle yansıtma özelliğine sahiptir XVI yüzyılda Türkiye yi ziyaret eden Batılı seyyahların en çok dikkatini çeken noktalardan birisi de Türklerin kadın erkek genç ihtiyar hemen tamamının şiirle uğraşmalarıdır Osmanlı tarihi boyunca okuma yazma bilmeyen kunduracısından büyük bilginine padişahından yeniçerisine kadar edebiyat tarihine geçen 3000 i aşkın şairden 67 sinin şiirlerini tahlil ederek inceleyen Osmanlı Şiiri Antolojisi bu yönüyle şimdiye kadar gözlerden uzak kalmış bir dünyayı gözler önüne sermektedir Tanıtım Yazısı ndan

Yapı Kredi Yayınları Sanat
çev. Sabri Koz
Mimari yazı süsleme sanatları ve musiki gibi gözgöze ve kulağa hitap edensanatlarda kendine has bir çizgisi ve ihtişamı bulunan Osmanlı nın kültür değişimleri sebebiyle günümüz insanınca yeteri kadar tanınmayan belki de bütün bu sanat dallarından daha parlak bir edebiyatı ve şiiri vardı Osmanlı şiiri tarihe mal olan bu insanların duygu ve düşünceleri gündelik hayatları yaşam felsefeleri inanç ve gelenekleri gibi neredeyse bütün özelliklerini belki hiçbir belge ve görsel malzemenin başaramayacağı bir içtenlikle yansıtma özelliğine sahiptir XVI yy da Türkiye yi ziyaret eden Batılı seyyahların en çok dikkatini çeken noktalardan birisi de Türklerin kadın erkek genç ihtiyar hemen tamamının şiirle uğraşmalarıdır Osmanlı tarihi boyunca yazma bilmeyen kunduracısından büyük bilginine padişahından yeniçerisine kadar edebiyat tarihine geçen 3000 i aşkın şairden 57 sinin şiirlerini tahlil ederek inceleyen Osmanlı Şiiri Antolojisi bu yönüyle şimdiye kadar gözlerden uzak kalmış bir dünyayı gözler önüne sermektedir