Osmanlı Tarihi 2 — Kolektif

Osmanlı Tarihi 2
Kolektif
Çamlıca Basım Yayın
Osmanlı Tarihi 2
Kolektif
Devlet i Aliyye i Osmâniye dünyâ târihindeki en büyük devletlerden biridir ve aynı zamanda muazzam bir medeniyetin de kurucusu ve en mühim temsilcisidir Onu bilmek onun târihini yazmak neredeyse dünyayı bilmek ve dünya târihini yazmakla eşdeğerdir Bugün bir zamanlar Osmanlı nın hüküm sürdüğü topraklar üzerinde kırk beş ayrı ülke vardır ve bu ülkelerde dört yüz milyondan fazla insan yaşamaktadır Bu yüce devleti anlayabilmek onun yalnız siyâsî ve askerî târihini bilmekle mümkün olmaz Hattâ onun ictimâî iktisâdî hukûkî ve idârî teşkilâtını anlamak dinî tasavvufî ilmî ve fikrî husûsiyetlerini öğrenmek öncelikle şarttır Günümüzde maalesef Osmanlı Devleti hakkında bilinenler bilinmeyenlere nispetle çok azdır Yayınevimiz tarafından neşre hazırlanan Osman Gâzî den Sultan Vahidüddin Han a Osmanlı Tarihi isimli çalışmamızın ilk üç cildini çıkarmış bulunuyoruz Tamamı on cilt olması düşünülen eserimizde Osmanlı nın siyâsî askerî iktisâdî ve ictimâî târihi başta pâdişâhlar ve valide sultanlar olmak üzere hânedân mensuplarının ve bazı mühim devlet erkânının hayatları şahsiyetleri hizmetleri ve hayrâtı yabancı devletlerle olan münâsebetler ve teşkilat tarihi mevzuları ele alınmaktadır Metin anlatılan hâdiselerle mütenâsip târihî menkıbelerle süslenmiş kuru ve sıkıcı bir anlatımdan uzak durulmuştur Arşiv vesîkaları minyatürler gravürler resimler fotoğraflar ve haritalarla eserimiz daha da zenginleştirilmiştir Eserden elde edilecek istifâdeyi mümkün olduğu kadar artırabilmek maksadıyla en son cilde umûmî bir kronoloji târih lügati ve dizin ilave edilecektir Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 568 Baskı Yılı 2012 Dili Türkçe Yayınevi Çamlıca Basım Yayın

Karahan Kitabevi
Adana Tabip Odası Başkanı Sayın Neslihan Önenli Mungan bize Adana tıp tarihi ile ilgili bir çalışma yapmamızı istediğinde hemen kabul etmiştik Çünkü dünya tıp tarihinde bile iz bırakacak önemdeki gelişmelere tanıklık etmiş olan bölgemizin tıp geçmişini anlatmak için zaten uzun süredir çalışmaktaydık Dr Mungan ın bu isteği bölük pörçük olan çalışmalarımızı bir araya getirmek için bir fırsat olacaktı Ancak daha önceden çalışmaya başlamış olsak bile önümüzde teknik açıdan cevap vermemiz gereken sorular çözmemiz gereken sorunlar vardı Cevap vermemiz gerekecek soruları şöyle sıralayabiliriz Birincisi bir tarihi süreci yazacağımızı göz önünde bulundurursanız Adana diye tarif edilen yerin sınırlarını hangi zamana göre belirleyeceğimize karar vermeliydik Bunun için kentimizin bulunduğu bölgenin en eski ismini yani Kizzuwatna yı kendimize baz almaya karar verdik Dolayısıyla Adana şehri merkez olmak üzere arkeologların tarif ettiği Kizzuwatna sınırının içinde yer alan tıbbi yaşamı yazmak üzere yola çıktık Bu kararımız kitabın ismini de Adana olmaktan öteye Kizzuwatna yı bugün karşılayabilecek şekilde Çukurova ya değiştirmemize neden oldu İlk Çağlardan Günümüze Çukurova Tıp Tarihi ismi böylece doğdu İkincisi Çukurova geniş bir yer geriye doğru gideceğimiz tarih de en az 4000 yıl olunca çalışmayı daha geniş bir kadroyla yapıp daha çok bilgiye ulaşma yolunu seçmeye karar verdik Bunun için konusunda uzman bir çok arkadaşımızdan destek aldık ortak bir çalışma ortaya çıkardık Hep beraber tarihi gazeteler de dahil bir çok yerli ve yabancı yayını taradık Kitabın çok yazarlı olarak çıkmasının altında bu kararımız bulunmaktadır Ancakkitabın çok yazarlı olması nedeniyle bazı konular yeniden ele alınmış olabilirler Üçüncüsü Aslında salt bölgemize özgü değil ülkeye özgü bir olgu olmasına rağmen Çukurova daki tıp yaşantısını da yakından ilgilendiren bazı konuları ilgi alanımızdan koparamadık Örneğin Cumhuriyetten Günümüze Sağlık Politikaları gibi ülke sathını ilgilendiren konulara da girdik Çözmemiz gereken sorunları da şöyle tanımlayabiliriz En önemli sorun ilgisizlikti İlgisizlikten kastımız güncel sağlık kuruluşlarının yöneticilerinin konuyu önemsememesidir Şu an sağlık hizmeti veren kuruluşların çoğu yazdığımız mektuplara da sözlü iletişime de yanıt vermedi Bunlar içinde Adana İl Sağlık Müdürlüğünün geçmişleriyle ilgili hiç bir belge ve bilgi olmadığına dair bize yazı yazması çok ironiktir Buna rağmen Sıtma ve Tropikal Hastalıklar Eğitim ve Araştırma Merkezi gibi çok ilgili olan kuruluşların da olduğunu belirtmeliyiz Diğer bir sorun ise bazı dönemlerin karanlıkta olmasıydı Bu bize yazılı kayıt bırakma alışkanlığının önemini gösterdi Örneğin Cumhuriyet döneminde açılan özel hastanelerle ilgili kayıtlara neredeyse ulaşamadık Ramazanoğulları dönemi de böylesine karanlık Oysa Adana daki yabancı misyoner hastaneleriyle ilgili o kadar çok kayıt ve bilgiye ulaştık ki bu da tarihi ile övünen bir ulusun tarihini oluşturmaya katkı koymaması gibi bir paradoksu ortaya koyuyordu Bu tespitlerden yola çıkarak biz ne kadar çalışırsak çalışalım hala eksik bir şeyler kalacağı sonucuna vardık Ama şimdiye kadar hiç bir araya getirilmeyen bilgilerin bazı eksiklerle de olsa birleştirilmesinin önemini de gördük Biz şimdi hazırlayabildiğimiz kadarını hazırlar geri kalanını bizden sonra gelecek araştırmacılara bırakabilirdik Bu yüzden aramıza tecrübelilerin yanında genç arkadaşları da aldık ki gelecekle ilgili de bir umut taşıyabilelim Sonuç olarak işte elinizdeki bu kitap çıktı

Karahan Kitabevi
Adana Tabip Odası kısıtlı olanaklarına karşın Çukurovalıların karşısına elinizdeki bu güzel eserle çıkıyor İlk Çağlardan Günümüze Çukurova Tıp Tarihi Hitit Çağından başlayarak tüm Antik Çağdaki Çukurova nın sağlık geçmişini çok yönlü ve ayrıntılı olarak inceliyor Ayrıca bunların yanı sıra Çukurova nın tıbbi folkloru tıbbi florası sıtma başta olmak üzere endemik hastalıkları ile yöreye hizmeti geçen yerli ve yabancı hekimlerin biyografilerine katkılarına sağlık kurumları ve sağlık örgütlerine yer veriyor Dr S Haluk Uygur ve Doç Dr Ali İhsan Ökten in editörlüğü ve diğer 13 yazarın katkılarıyla oluşan bu eserin yalnız hekimler ve tıp öğrencileri için değil başta Adana olmak üzere tüm Çukurovalılar için değerli ve kalıcı bir kaynak eser olduğu inancındayım Prof Dr İlter Uzel

Çamlıca Basım Yayın
Devlet i Aliyye i Osmâniye dünyâ târihindeki en büyük devletlerden biridir ve aynı zamanda muazzam bir medeniyetin de kurucusu ve en mühim temsilcisidir Onu bilmek onun târihini yazmak neredeyse dünyayı bilmek ve dünya târihini yazmakla eşdeğerdir Bugün bir zamanlar Osmanlı nın hüküm sürdüğü topraklar üzerinde kırk beş ayrı ülke vardır ve bu ülkelerde dört yüz milyondan fazla insan yaşamaktadır Bu yüce devleti anlayabilmek onun yalnız siyâsî ve askerî târihini bilmekle mümkün olmaz Hattâ onun ictimâî iktisâdî hukûkî ve idârî teşkilâtını anlamak dinî tasavvufî ilmî ve fikrî husûsiyetlerini öğrenmek öncelikle şarttır Günümüzde maalesef Osmanlı Devleti hakkında bilinenler bilinmeyenlere nispetle çok azdır Yayınevimiz tarafından neşre hazırlanan Osman Gâzî den Sultan Vahidüddin Han a Osmanlı Tarihi isimli çalışmamızın ilk üç cildini çıkarmış bulunuyoruz Tamamı on cilt olması düşünülen eserimizde Osmanlı nın siyâsî askerî iktisâdî ve ictimâî târihi başta pâdişâhlar ve valide sultanlar olmak üzere hânedân mensuplarının ve bazı mühim devlet erkânının hayatları şahsiyetleri hizmetleri ve hayrâtı yabancı devletlerle olan münâsebetler ve teşkilat tarihi mevzuları ele alınmaktadır Metin anlatılan hâdiselerle mütenâsip târihî menkıbelerle süslenmiş kuru ve sıkıcı bir anlatımdan uzak durulmuştur Arşiv vesîkaları minyatürler gravürler resimler fotoğraflar ve haritalarla eserimiz daha da zenginleştirilmiştir Eserden elde edilecek istifâdeyi mümkün olduğu kadar artırabilmek maksadıyla en son cilde umûmî bir kronoloji târih lügati ve dizin ilave edilecektir Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 568Baskı Yılı 2012Dili TürkçeYayınevi Çamlıca Basım Yayın

Çamlıca Basım Yayın
Devlet i Aliyye i Osmâniye dünyâ târihindeki en büyük devletlerden biridir ve aynı zamanda muazzam bir medeniyetin de kurucusu ve en mühim temsilcisidir Onu bilmek onun târihini yazmak neredeyse dünyayı bilmek ve dünya târihini yazmakla eşdeğerdir Bugün bir zamanlar Osmanlı nın hüküm sürdüğü topraklar üzerinde kırk beş ayrı ülke vardır ve bu ülkelerde dört yüz milyondan fazla insan yaşamaktadır Bu yüce devleti anlayabilmek onun yalnız siyâsî ve askerî târihini bilmekle mümkün olmaz Hattâ onun ictimâî iktisâdî hukûkî ve idârî teşkilâtını anlamak dinî tasavvufî ilmî ve fikrî husûsiyetlerini öğrenmek öncelikle şarttır Günümüzde maalesef Osmanlı Devleti hakkında bilinenler bilinmeyenlere nispetle çok azdır Yayınevimiz tarafından neşre hazırlanan Osman Gâzî den Sultan Vahidüddin Han a Osmanlı Tarihi isimli çalışmamızın ilk üç cildini çıkarmış bulunuyoruz Tamamı on cilt olması düşünülen eserimizde Osmanlı nın siyâsî askerî iktisâdî ve ictimâî târihi başta pâdişâhlar ve valide sultanlar olmak üzere hânedân mensuplarının ve bazı mühim devlet erkânının hayatları şahsiyetleri hizmetleri ve hayrâtı yabancı devletlerle olan münâsebetler ve teşkilat tarihi mevzuları ele alınmaktadır Metin anlatılan hâdiselerle mütenâsip târihî menkıbelerle süslenmiş kuru ve sıkıcı bir anlatımdan uzak durulmuştur Arşiv vesîkaları minyatürler gravürler resimler fotoğraflar ve haritalarla eserimiz daha da zenginleştirilmiştir Eserden elde edilecek istifâdeyi mümkün olduğu kadar artırabilmek maksadıyla en son cilde umûmî bir kronoloji târih lügati ve dizin ilave edilecektir

Karahan Kitabevi
Adana Tabip Odası kısıtlı olanaklarına karşın Çukurovalıların karşısına elinizdeki bu güzel eserle çıkıyor İlk Çağlardan Günümüze Çukurova Tıp Tarihi Hitit Çağından başlayarak tüm Antik Çağdaki Çukurova nın sağlık geçmişini çok yönlü ve ayrıntılı olarak inceliyor Ayrıca bunların yanı sıra Çukurova nın tıbbi folkloru tıbbi florası sıtma başta olmak üzere endemik hastalıkları ile yöreye hizmeti geçen yerli ve yabancı hekimlerin biyografilerine katkılarına sağlık kurumları ve sağlık örgütlerine yer veriyor Dr S Haluk Uygur ve Doç Dr Ali İhsan Ökten in editörlüğü ve diğer 13 yazarın katkılarıyla oluşan bu eserin yalnız hekimler ve tıp öğrencileri için değil başta Adana olmak üzere tüm Çukurovalılar için değerli ve kalıcı bir kaynak eser olduğu inancındayım Prof Dr İlter Uzel

Karahan Kitabevi
Adana Tabip Odası kısıtlı olanaklarına karşın Çukurovalıların karşısına elinizdeki bu güzel eserle çıkıyor İlk Çağlardan Günümüze Çukurova Tıp Tarihi Hitit Çağından başlayarak tüm Antik Çağdaki Çukurova nın sağlık geçmişini çok yönlü ve ayrıntılı olarak inceliyor Ayrıca bunların yanı sıra Çukurova nın tıbbi folkloru tıbbi florası sıtma başta olmak üzere endemik hastalıkları ile yöreye hizmeti geçen yerli ve yabancı hekimlerin biyografilerine katkılarına sağlık kurumları ve sağlık örgütlerine yer veriyor Dr S Haluk Uygur ve Doç Dr Ali İhsan Ökten in editörlüğü ve diğer 13 yazarın katkılarıyla oluşan bu eserin yalnız hekimler ve tıp öğrencileri için değil başta Adana olmak üzere tüm Çukurovalılar için değerli ve kalıcı bir kaynak eser olduğu inancındayım Prof Dr İlter Uzel

Çamlıca Basım Yayın
Devlet i Aliyye i Osmâniye dünyâ târihindeki en büyük devletlerden biridir ve aynı zamanda muazzam bir medeniyetin de kurucusu ve en mühim temsilcisidir Onu bilmek onun târihini yazmak neredeyse dünyayı bilmek ve dünya târihini yazmakla eşdeğerdir Bugün bir zamanlar Osmanlı nın hüküm sürdüğü topraklar üzerinde kırk beş ayrı ülke vardır ve bu ülkelerde dört yüz milyondan fazla insan yaşamaktadır Bu yüce devleti anlayabilmek onun yalnız siyâsî ve askerî târihini bilmekle mümkün olmaz Hattâ onun ictimâî iktisâdî hukûkî ve idârî teşkilâtını anlamak dinî tasavvufî ilmî ve fikrî husûsiyetlerini öğrenmek öncelikle şarttır Günümüzde maalesef Osmanlı Devleti hakkında bilinenler bilinmeyenlere nispetle çok azdır Yayınevimiz tarafından neşre hazırlanan Osman Gâzî den Sultan Vahidüddin Han a Osmanlı Tarihi isimli çalışmamızın ilk üç cildini çıkarmış bulunuyoruz Tamamı on cilt olması düşünülen eserimizde Osmanlı nın siyâsî askerî iktisâdî ve ictimâî târihi başta pâdişâhlar ve valide sultanlar olmak üzere hânedân mensuplarının ve bazı mühim devlet erkânının hayatları şahsiyetleri hizmetleri ve hayrâtı yabancı devletlerle olan münâsebetler ve teşkilat tarihi mevzuları ele alınmaktadır Metin anlatılan hâdiselerle mütenâsip târihî menkıbelerle süslenmiş kuru ve sıkıcı bir anlatımdan uzak durulmuştur Arşiv vesîkaları minyatürler gravürler resimler fotoğraflar ve haritalarla eserimiz daha da zenginleştirilmiştir Eserden elde edilecek istifâdeyi mümkün olduğu kadar artırabilmek maksadıyla en son cilde umûmî bir kronoloji târih lügati ve dizin ilave edilecektir

ÇAMLICA BASIM YAYIN
Osmanlı Devlet Armasında Bulunan Alametlerin Manaları Güneş Halifeliği temsil eder Hilal Şeklindeki Ay Padişahlığı temsil eder Silahlar Devletin gücünü temsil eder Çiçekler Tefekkür ilim sevgi ve muhabbeti temsil eder Terazi Adaleti temsil eder Kitap Hukuk ve kanunlara bağlılığı temsil eder Nişanlar Muvaffak olmuş kişilere verilen devlet nişanlarını temsil eder Tuğra Devrin padişahının tuğrası olup El Gazi Abdülhamid bin Abdülmecid Han El Muzaffer daima yazılıdır Hilal in İçindeki Yazı El Müstenidü bi tevfikati r Rabbaniyye Melikü d Devleti l Osmaniyye Manası Osmanlı Devleti nin padişahları Allahü Teala nın yardımına dayanırlar

Karahan Kitabevi
Adana Tabip Odası Başkanı Sayın Neslihan Önenli Mungan bize Adana tıp tarihi ile ilgili bir çalışma yapmamızı istediğinde hemen kabul etmiştik Çünkü dünya tıp tarihinde bile iz bırakacak önemdeki gelişmelere tanıklık etmiş olan bölgemizin tıp geçmişini anlatmak için zaten uzun süredir çalışmaktaydık Dr Mungan ın bu isteği bölük pörçük olan çalışmalarımızı bir araya getirmek için bir fırsat olacaktı Ancak daha önceden çalışmaya başlamış olsak bile önümüzde teknik açıdan cevap vermemiz gereken sorular çözmemiz gereken sorunlar vardı Cevap vermemiz gerekecek soruları şöyle sıralayabiliriz Birincisi bir tarihi süreci yazacağımızı göz önünde bulundurursanız Adana diye tarif edilen yerin sınırlarını hangi zamana göre belirleyeceğimize karar vermeliydik Bunun için kentimizin bulunduğu bölgenin en eski ismini yani Kizzuwatna yı kendimize baz almaya karar verdik Dolayısıyla Adana şehri merkez olmak üzere arkeologların tarif ettiği Kizzuwatna sınırının içinde yer alan tıbbi yaşamı yazmak üzere yola çıktık Bu kararımız kitabın ismini de Adana olmaktan öteye Kizzuwatna yı bugün karşılayabilecek şekilde Çukurova ya değiştirmemize neden oldu İlk Çağlardan Günümüze Çukurova Tıp Tarihi ismi böylece doğdu İkincisi Çukurova geniş bir yer geriye doğru gideceğimiz tarih de en az 4000 yıl olunca çalışmayı daha geniş bir kadroyla yapıp daha çok bilgiye ulaşma yolunu seçmeye karar verdik Bunun için konusunda uzman bir çok arkadaşımızdan destek aldık ortak bir çalışma ortaya çıkardık Hep beraber tarihi gazeteler de dahil bir çok yerli ve yabancı yayını taradık Kitabın çok yazarlı olarak çıkmasının altında bu kararımız bulunmaktadır Ancakkitabın çok yazarlı olması nedeniyle bazı konular yeniden ele alınmış olabilirler 11 Üçüncüsü Aslında salt bölgemize özgü değil ülkeye özgü bir olgu olmasına rağmen Çukurova daki tıp yaşantısını da yakından ilgilendiren bazı konuları ilgi alanımızdan koparamadık Örneğin Cumhuriyetten Günümüze Sağlık Politikaları gibi ülke sathını ilgilendiren konulara da girdik Çözmemiz gereken sorunları da şöyle tanımlayabiliriz En önemli sorun ilgisizlikti İlgisizlikten kastımız güncel sağlık kuruluşlarının yöneticilerinin konuyu önemsememesidir Şu an sağlık hizmeti veren kuruluşların çoğu yazdığımız mektuplara da sözlü iletişime de yanıt vermedi Bunlar içinde Adana İl Sağlık Müdürlüğünün geçmişleriyle ilgili hiç bir belge ve bilgi olmadığına dair bize yazı yazması çok ironiktir Buna rağmen Sıtma ve Tropikal Hastalıklar Eğitim ve Araştırma Merkezi gibi çok ilgili olan kuruluşların da olduğunu belirtmeliyiz Diğer bir sorun ise bazı dönemlerin karanlıkta olmasıydı Bu bize yazılı kayıt bırakma alışkanlığının önemini gösterdi Örneğin Cumhuriyet döneminde açılan özel hastanelerle ilgili kayıtlara neredeyse ulaşamadık Ramazanoğulları dönemi de böylesine karanlık Oysa Adana daki yabancı misyoner hastaneleriyle ilgili o kadar çok kayıt ve bilgiye ulaştık ki bu da tarihi ile övünen bir ulusun tarihini oluşturmaya katkı koymaması gibi bir paradoksu ortaya koyuyordu Bu tespitlerden yola çıkarak biz ne kadar çalışırsak çalışalım hala eksik bir şeyler kalacağı sonucuna vardık Ama şimdiye kadar hiç bir araya getirilmeyen bilgilerin bazı eksiklerle de olsa birleştirilmesinin önemini de gördük Biz şimdi hazırlayabildiğimiz kadarını hazırlar geri kalanını bizden sonra gelecek araştırmacılara bırakabilirdik Bu yüzden aramıza tecrübelilerin yanında genç arkadaşları da aldık ki gelecekle ilgili de bir umut taşıyabilelim Sonuç olarak işte elinizdeki bu kitap çıktı

KARAHAN KİTABEVİ
Adana Tabip Odası Başkanı Sayın Neslihan Önenli Mungan bize Adana tıp tarihi ile ilgili bir çalışma yapmamızı istediğinde hemen kabul etmiştik Çünkü dünya tıp tarihinde bile iz bırakacak önemdeki gelişmelere tanıklık etmiş olan bölgemizin tıp geçmişini anlatmak için zaten uzun süredir çalışmaktaydık Dr Mungan ın bu isteği bölük pörçük olan çalışmalarımızı bir araya getirmek için bir fırsat olacaktı Ancak daha önceden çalışmaya başlamış olsak bile önümüzde teknik açıdan cevap vermemiz gereken sorular çözmemiz gereken sorunlar vardı Cevap vermemiz gerekecek soruları şöyle sıralayabiliriz Birincisi bir tarihi süreci yazacağımızı göz önünde bulundurursanız Adana diye tarif edilen yerin sınırlarını hangi zamana göre belirleyeceğimize karar vermeliydik Bunun için kentimizin bulunduğu bölgenin en eski ismini yani Kizzuwatna yı kendimize baz almaya karar verdik Dolayısıyla Adana şehri merkez olmak üzere arkeologların tarif ettiği Kizzuwatna sınırının içinde yer alan tıbbi yaşamı yazmak üzere yola çıktık Bu kararımız kitabın ismini de Adana olmaktan öteye Kizzuwatna yı bugün karşılayabilecek şekilde Çukurova ya değiştirmemize neden oldu İlk Çağlardan Günümüze Çukurova Tıp Tarihi ismi böylece doğdu İkincisi Çukurova geniş bir yer geriye doğru gideceğimiz tarih de en az 4000 yıl olunca çalışmayı daha geniş bir kadroyla yapıp daha çok bilgiye ulaşma yolunu seçmeye karar verdik Bunun için konusunda uzman bir çok arkadaşımızdan destek aldık ortak bir çalışma ortaya çıkardık Hep beraber tarihi gazeteler de dahil bir çok yerli ve yabancı yayını taradık Kitabın çok yazarlı olarak çıkmasının altında bu kararımız bulunmaktadır Ancakkitabın çok yazarlı olması nedeniyle bazı konular yeniden ele alınmış olabilirler Üçüncüsü Aslında salt bölgemize özgü değil ülkeye özgü bir olgu olmasına rağmen Çukurova daki tıp yaşantısını da yakından ilgilendiren bazı konuları ilgi alanımızdan koparamadık Örneğin Cumhuriyetten Günümüze Sağlık Politikaları gibi ülke sathını ilgilendiren konulara da girdik Çözmemiz gereken sorunları da şöyle tanımlayabiliriz En önemli sorun ilgisizlikti İlgisizlikten kastımız güncel sağlık kuruluşlarının yöneticilerinin konuyu önemsememesidir Şu an sağlık hizmeti veren kuruluşların çoğu yazdığımız mektuplara da sözlü iletişime de yanıt vermedi Bunlar içinde Adana İl Sağlık Müdürlüğünün geçmişleriyle ilgili hiç bir belge ve bilgi olmadığına dair bize yazı yazması çok ironiktir Buna rağmen Sıtma ve Tropikal Hastalıklar Eğitim ve Araştırma Merkezi gibi çok ilgili olan kuruluşların da olduğunu belirtmeliyiz Diğer bir sorun ise bazı dönemlerin karanlıkta olmasıydı Bu bize yazılı kayıt bırakma alışkanlığının önemini gösterdi Örneğin Cumhuriyet döneminde açılan özel hastanelerle ilgili kayıtlara neredeyse ulaşamadık Ramazanoğulları dönemi de böylesine karanlık Oysa Adana daki yabancı misyoner hastaneleriyle ilgili o kadar çok kayıt ve bilgiye ulaştık ki bu da tarihi ile övünen bir ulusun tarihini oluşturmaya katkı koymaması gibi bir paradoksu ortaya koyuyordu Bu tespitlerden yola çıkarak biz ne kadar çalışırsak çalışalım hala eksik bir şeyler kalacağı sonucuna vardık Ama şimdiye kadar hiç bir araya getirilmeyen bilgilerin bazı eksiklerle de olsa birleştirilmesinin önemini de gördük Biz şimdi hazırlayabildiğimiz kadarını hazırlar geri kalanını bizden sonra gelecek araştırmacılara bırakabilirdik Bu yüzden aramıza tecrübelilerin yanında genç arkadaşları da aldık ki gelecekle ilgili de bir umut taşıyabilelim Sonuç olarak işte elinizdeki bu kitap çıktı

Çamlıca Basım Yayın
Devlet i Aliyye i Osmâniye dünyâ târihindeki en büyük devletlerden biridir ve aynı zamanda muazzam bir medeniyetin de kurucusu ve en mühim temsilcisidir Onu bilmek onun târihini yazmak neredeyse dünyayı bilmek ve dünya târihini yazmakla eşdeğerdir Bugün bir zamanlar Osmanlı nın hüküm sürdüğü topraklar üzerinde kırk beş ayrı ülke vardır ve bu ülkelerde dört yüz milyondan fazla insan yaşamaktadır Bu yüce devleti anlayabilmek onun yalnız siyâsî ve askerî târihini bilmekle mümkün olmaz Hattâ onun ictimâî iktisâdî hukûkî ve idârî teşkilâtını anlamak dinî tasavvufî ilmî ve fikrî husûsiyetlerini öğrenmek öncelikle şarttır Günümüzde maalesef Osmanlı Devleti hakkında bilinenler bilinmeyenlere nispetle çok azdır Yayınevimiz tarafından neşre hazırlanan Osman Gâzî den Sultan Vahidüddin Han a OSMANLI TARİHİ isimli çalışmamızın ilk üç cildini çıkarmış bulunuyoruz Tamamı on cilt olması düşünülen eserimizde Osmanlı nın siyâsî askerî iktisâdî ve ictimâî târihi başta pâdişâhlar ve valide sultanlar olmak üzere hânedân mensuplarının ve bazı mühim devlet erkânının hayatları şahsiyetleri hizmetleri ve hayrâtı yabancı devletlerle olan münâsebetler ve teşkilat tarihi mevzuları ele alınmaktadır Metin anlatılan hâdiselerle mütenâsip târihî menkıbelerle süslenmiş kuru ve sıkıcı bir anlatımdan uzak durulmuştur Arşiv vesîkaları minyatürler gravürler resimler fotoğraflar ve haritalarla eserimiz daha da zenginleştirilmiştir Eserden elde edilecek istifâdeyi mümkün olduğu kadar artırabilmek maksadıyla en son cilde umûmî bir kronoloji târih lügati ve dizin ilave edilecektir

Karahan Kitabevi
Adana Tabip Odası kısıtlı olanaklarına karşın Çukurovalıların karşısına elinizdeki bu güzel eserle çıkıyor İlk Çağlardan Günümüze Çukurova Tıp Tarihi Hitit Çağından başlayarak tüm Antik Çağdaki Çukurovanın sağlık geçmişini çok yönlü ve ayrıntılı olarak inceliyor Ayrıca bunların yanı sıra Çukurovanın tıbbi folkloru tıbbi florası sıtma başta olmak üzere endemik hastalıkları ile yöreye hizmeti geçen yerli ve yabancı hekimlerin biyografilerine katkılarına sağlık kurumları ve sağlık örgütlerine yer veriyor Dr S Haluk Uygur ve Doç Dr Ali İhsan Öktenin editörlüğü ve diğer 13 yazarın katkılarıyla oluşan bu eserin yalnız hekimler ve tıp öğrencileri için değil başta Adana olmak üzere tüm Çukurovalılar için değerli ve kalıcı bir kaynak eser olduğu inancındayım Prof Dr İlter Uzel Yayınevi Karahan Kitabevi Yazar Ali İhsan Ökten Sayfa 358 Sayfa Kağıt 1 Hamur Ciltli Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Şubat 2016 Barkod 9786054989867 Kategori Diğer Tarih Kitapları Tıp Bilimleri

Çamlıca Yayınları
Devlet i Aliyye i Osmâniye dünyâ târihindeki en büyük devletlerden biridir ve aynı zamanda muazzam bir medeniyetin de kurucusu ve en mühim temsilcisidir Onu bilmek onun târihini yazmak neredeyse dünyayı bilmek ve dünya târihini yazmakla eşdeğerdir Bugün bir zamanlar Osmanlı nın hüküm sürdüğü topraklar üzerinde kırk beş ayrı ülke vardır ve bu ülkelerde dört yüz milyondan fazla insan yaşamaktadır Bu yüce devleti anlayabilmek onun yalnız siyâsî ve askerî târihini bilmekle mümkün olmaz Hattâ onun ictimâî iktisâdî hukûkî ve idârî teşkilâtını anlamak dinî tasavvufî ilmî ve fikrî husûsiyetlerini öğrenmek öncelikle şarttır Günümüzde maalesef Osmanlı Devleti hakkında bilinenler bilinmeyenlere nispetle çok azdır Yayınevimiz tarafından neşre hazırlanan Osman Gâzî den Sultan Vahidüddin Han a Osmanlı Tarihi isimli çalışmamızın ilk üç cildini çıkarmış bulunuyoruz Tamamı on cilt olması düşünülen eserimizde Osmanlı nın siyâsî askerî iktisâdî ve ictimâî târihi başta pâdişâhlar ve valide sultanlar olmak üzere hânedân mensuplarının ve bazı mühim devlet erkânının hayatları şahsiyetleri hizmetleri ve hayrâtı yabancı devletlerle olan münâsebetler ve teşkilat tarihi mevzuları ele alınmaktadır Metin anlatılan hâdiselerle mütenâsip târihî menkıbelerle süslenmiş kuru ve sıkıcı bir anlatımdan uzak durulmuştur Arşiv vesîkaları minyatürler gravürler resimler fotoğraflar ve haritalarla eserimiz daha da zenginleştirilmiştir Eserden elde edilecek istifâdeyi mümkün olduğu kadar artırabilmek maksadıyla en son cilde umûmî bir kronoloji târih lügati ve dizin ilave edilecektir

Çamlıca Basım Yayın
Kolektif tarafından kaleme alınan Osmanlı Tarihi 2 Çamlıca Basım Yayın eseri olarak okurlarla buluşuyor Osmanlı Tarihi 2 Kolektif Kitap Özeti Devlet i Aliyye i Osmâniye dünyâ târihindeki en büyük devletlerden biridir ve aynı zamanda muazzam bir medeniyetin de kurucusu ve en mühim temsilcisidir Onu bilmek onun târihini yazmak neredeyse dünyayı bilmek ve dünya târihini yazmakla eşdeğerdir Bugün bir zamanlar Osmanlı nın hüküm sürdüğü topraklar üzerinde kırk beş ayrı ülke vardır ve bu ülkelerde dört yüz milyondan fazla insan yaşamaktadır Bu yüce devleti anlayabilmek onun yalnız siyâsî ve askerî târihini bilmekle mümkün olmaz Hattâ onun ictimâî iktisâdî hukûkî ve idârî teşkilâtını anlamak dinî tasavvufî ilmî ve fikrî husûsiyetlerini öğrenmek öncelikle şarttır Günümüzde maalesef Osmanlı Devleti hakkında bilinenler bilinmeyenlere nispetle çok azdır Yayınevimiz tarafından neşre hazırlanan Osman Gâzî den Sultan Vahidüddin Han a Osmanlı Tarihi isimli çalışmamızın ilk üç cildini çıkarmış bulunuyoruz Tamamı on cilt olması düşünülen eserimizde Osmanlı nın siyâsî askerî iktisâdî ve ictimâî târihi başta pâdişâhlar ve valide sultanlar olmak üzere hânedân mensuplarının ve bazı mühim devlet erkânının hayatları şahsiyetleri hizmetleri ve hayrâtı yabancı devletlerle olan münâsebetler ve teşkilat tarihi mevzuları ele alınmaktadır Metin anlatılan hâdiselerle mütenâsip târihî menkıbelerle süslenmiş kuru ve sıkıcı bir anlatımdan uzak durulmuştur Arşiv vesîkaları minyatürler gravürler resimler fotoğraflar ve haritalarla eserimiz daha da zenginleştirilmiştir Eserden elde edilecek istifâdeyi mümkün olduğu kadar artırabilmek maksadıyla en son cilde umûmî bir kronoloji târih lügati ve dizin ilave edilecektir Yayınevi Çamlıca Basım Yayın Yazar Kolektif Sayfa 576 Sayfa Kağıt 1 Hamur Ciltli Boyut 17 00x24 00 cm Basım Yılı 2012 Barkod 9789759801670 Kategori Osmanlı Tarihi

Çamlıca Basım
Devlet i Aliyye i Osmâniye dünyâ târihindeki en büyük devletlerden biridir ve aynı zamanda muazzam bir medeniyetin de kurucusu ve en mühim temsilcisidir Onu bilmek onun târihini yazmak neredeyse dünyayı bilmek ve dünya târihini yazmakla eşdeğerdir Bugün bir zamanlar Osmanlı nın hüküm sürdüğü topraklar üzerinde kırk beş ayrı ülke vardır ve bu ülkelerde dört yüz milyondan fazla insan yaşamaktadır Bu yüce devleti anlayabilmek onun yalnız siyâsî ve askerî târihini bilmekle mümkün olmaz Hattâ onun ictimâî iktisâdî hukûkî ve idârî teşkilâtını anlamak dinî tasavvufî ilmî ve fikrî husûsiyetlerini öğrenmek öncelikle şarttır Günümüzde maalesef Osmanlı Devleti hakkında bilinenler bilinmeyenlere nispetle çok azdır Yayınevimiz tarafından neşre hazırlanan Osman Gâzî den Sultan Vahidüddin Han a OSMANLI TARİHİ isimli çalışmamızın 2 cildinde Fetih sonrası Fatih Sultan Mehmed devriyle birlikte Sultan İkinci Bayezid Yavuz Sultan Selim ve Kanunî Sultan Süleyman dönemlerinin tarihi incelenmiştir Eserde Osmanlı nın siyâsî askerî iktisâdî ve ictimâî târihi başta pâdişâhlar ve valide sultanlar olmak üzere hânedân mensuplarının ve bazı mühim devlet erkânının hayatları şahsiyetleri hizmetleri ve hayrâtı yabancı devletlerle olan münâsebetler ve teşkilat tarihi mevzuları ele alınmaktadır Metin anlatılan hâdiselerle mütenâsip târihî menkıbelerle süslenmiş kuru ve sıkıcı bir anlatımdan uzak durulmuştur Arşiv vesîkaları gravürler resimler fotoğraflar ve haritalarla eserimiz daha da zenginleştirilmiştir

Çamlıca Basım Yayın
Devlet i Aliyye i Osmâniye dünyâ târihindeki en büyük devletlerden biridir ve aynı zamanda muazzam bir medeniyetin de kurucusu ve en mühim temsilcisidir Onu bilmek onun târihini yazmak neredeyse dünyayı bilmek ve dünya târihini yazmakla eşdeğerdir Bugün bir zamanlar Osmanlı nın hüküm sürdüğü topraklar üzerinde kırk beş ayrı ülke vardır ve bu ülkelerde dört yüz milyondan fazla insan yaşamaktadır Bu yüce devleti anlayabilmek onun yalnız siyâsî ve askerî târihini bilmekle mümkün olmaz Hattâ onun ictimâî iktisâdî hukûkî ve idârî teşkilâtını anlamak dinî tasavvufî ilmî ve fikrî husûsiyetlerini öğrenmek öncelikle şarttır Günümüzde maalesef Osmanlı Devleti hakkında bilinenler bilinmeyenlere nispetle çok azdır Yayınevimiz tarafından neşre hazırlanan Osman Gâzî den Sultan Vahidüddin Han a Osmanlı Tarihi isimli çalışmamızın ilk üç cildini çıkarmış bulunuyoruz Tamamı on cilt olması düşünülen eserimizde Osmanlı nın siyâsî askerî iktisâdî ve ictimâî târihi başta pâdişâhlar ve valide sultanlar olmak üzere hânedân mensuplarının ve bazı mühim devlet erkânının hayatları şahsiyetleri hizmetleri ve hayrâtı yabancı devletlerle olan münâsebetler ve teşkilat tarihi mevzuları ele alınmaktadır Metin anlatılan hâdiselerle mütenâsip târihî menkıbelerle süslenmiş kuru ve sıkıcı bir anlatımdan uzak durulmuştur Arşiv vesîkaları minyatürler gravürler resimler fotoğraflar ve haritalarla eserimiz daha da zenginleştirilmiştir Eserden elde edilecek istifâdeyi mümkün olduğu kadar artırabilmek maksadıyla en son cilde umûmî bir kronoloji târih lügati ve dizin ilave edilecektir

Karahan Kitabevi
Adana Tabip Odası kısıtlı olanaklarına karşın Çukurovalıların karşısına elinizdeki bu güzel eserle çıkıyor İlk Çağlardan Günümüze Çukurova Tıp Tarihi Hitit Çağından başlayarak tüm Antik Çağdaki Çukurova nın sağlık geçmişini çok yönlü ve ayrıntılı olarak inceliyor Ayrıca bunların yanı sıra Çukurova nın tıbbi folkloru tıbbi florası sıtma başta olmak üzere endemik hastalıkları ile yöreye hizmeti geçen yerli ve yabancı hekimlerin biyografilerine katkılarına sağlık kurumları ve sağlık örgütlerine yer veriyor Dr S Haluk Uygur ve Doç Dr Ali İhsan Ökten in editörlüğü ve diğer 13 yazarın katkılarıyla oluşan bu eserin yalnız hekimler ve tıp öğrencileri için değil başta Adana olmak üzere tüm Çukurovalılar için değerli ve kalıcı bir kaynak eser olduğu inancındayım Prof Dr İlter Uzel

Karahan Kitabevi
Adana Tabip Odası Başkanı Sayın Neslihan Önenli Mungan bize Adana tıp tarihi ile ilgili bir çalışma yapmamızı istediğinde hemen kabul etmiştik Çünkü dünya tıp tarihinde bile iz bırakacak önemdeki gelişmelere tanıklık etmiş olan bölgemizin tıp geçmişini anlatmak için zaten uzun süredir çalışmaktaydık Dr Mungan ın bu isteği bölük pörçük olan çalışmalarımızı bir araya getirmek için bir fırsat olacaktı Ancak daha önceden çalışmaya başlamış olsak bile önümüzde teknik açıdan cevap vermemiz gereken sorular çözmemiz gereken sorunlar vardı Cevap vermemiz gerekecek soruları şöyle sıralayabiliriz Birincisi bir tarihi süreci yazacağımızı göz önünde bulundurursanız Adana diye tarif edilen yerin sınırlarını hangi zamana göre belirleyeceğimize karar vermeliydik Bunun için kentimizin bulunduğu bölgenin en eski ismini yani Kizzuwatna yı kendimize baz almaya karar verdik Dolayısıyla Adana şehri merkez olmak üzere arkeologların tarif ettiği Kizzuwatna sınırının içinde yer alan tıbbi yaşamı yazmak üzere yola çıktık Bu kararımız kitabın ismini de Adana olmaktan öteye Kizzuwatna yı bugün karşılayabilecek şekilde Çukurova ya değiştirmemize neden oldu İlk Çağlardan Günümüze Çukurova Tıp Tarihi ismi böylece doğdu İkincisi Çukurova geniş bir yer geriye doğru gideceğimiz tarih de en az 4000 yıl olunca çalışmayı daha geniş bir kadroyla yapıp daha çok bilgiye ulaşma yolunu seçmeye karar verdik Bunun için konusunda uzman bir çok arkadaşımızdan destek aldık ortak bir çalışma ortaya çıkardık Hep beraber tarihi gazeteler de dahil bir çok yerli ve yabancı yayını taradık Kitabın çok yazarlı olarak çıkmasının altında bu kararımız bulunmaktadır Ancakkitabın çok yazarlı olması nedeniyle bazı konular yeniden ele alınmış olabilirler Üçüncüsü Aslında salt bölgemize özgü değil ülkeye özgü bir olgu olmasına rağmen Çukurova daki tıp yaşantısını da yakından ilgilendiren bazı konuları ilgi alanımızdan koparamadık Örneğin Cumhuriyetten Günümüze Sağlık Politikaları gibi ülke sathını ilgilendiren konulara da girdik Çözmemiz gereken sorunları da şöyle tanımlayabiliriz En önemli sorun ilgisizlikti İlgisizlikten kastımız güncel sağlık kuruluşlarının yöneticilerinin konuyu önemsememesidir Şu an sağlık hizmeti veren kuruluşların çoğu yazdığımız mektuplara da sözlü iletişime de yanıt vermedi Bunlar içinde Adana İl Sağlık Müdürlüğünün geçmişleriyle ilgili hiç bir belge ve bilgi olmadığına dair bize yazı yazması çok ironiktir Buna rağmen Sıtma ve Tropikal Hastalıklar Eğitim ve Araştırma Merkezi gibi çok ilgili olan kuruluşların da olduğunu belirtmeliyiz Diğer bir sorun ise bazı dönemlerin karanlıkta olmasıydı Bu bize yazılı kayıt bırakma alışkanlığının önemini gösterdi Örneğin Cumhuriyet döneminde açılan özel hastanelerle ilgili kayıtlara neredeyse ulaşamadık Ramazanoğulları dönemi de böylesine karanlık Oysa Adana daki yabancı misyoner hastaneleriyle ilgili o kadar çok kayıt ve bilgiye ulaştık ki bu da tarihi ile övünen bir ulusun tarihini oluşturmaya katkı koymaması gibi bir paradoksu ortaya koyuyordu Bu tespitlerden yola çıkarak biz ne kadar çalışırsak çalışalım hala eksik bir şeyler kalacağı sonucuna vardık Ama şimdiye kadar hiç bir araya getirilmeyen bilgilerin bazı eksiklerle de olsa birleştirilmesinin önemini de gördük Biz şimdi hazırlayabildiğimiz kadarını hazırlar geri kalanını bizden sonra gelecek araştırmacılara bırakabilirdik Bu yüzden aramıza tecrübelilerin yanında genç arkadaşları da aldık ki gelecekle ilgili de bir umut taşıyabilelim Sonuç olarak işte elinizdeki bu kitap çıktı Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 358 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Karahan Kitabevi

Karahan - Ders Kitapları
Adana Tabip Odası Başkanı Sayın Neslihan Önenli Mungan bize Adana tıp tarihi ile ilgili bir çalışma yapmamızı istediğinde hemen kabul etmiştik Çünkü dünya tıp tarihinde bile iz bırakacak önemdeki gelişmelere tanıklık etmiş olan bölgemizin tıp geçmişini anlatmak için zaten uzun süredir çalışmaktaydık Dr Mungan ın bu isteği bölük pörçük olan çalışmalarımızı bir araya getirmek için birfırsat olacaktı Ancak daha önceden çalışmaya başlamış olsak bile önümüzde teknik açıdan cevap vermemiz gereken sorular çözmemiz gereken sorunlar vardı Cevap vermemiz gerekecek soruları şöyle sıralayabiliriz Birincisi bir tarihi süreci yazacağımızı göz önünde bulundurursanız Adana diye tarif edilen yerin sınırlarını hangi zamana göre belirleyeceğimize karar vermeliydik Bunun için kentimizin bulunduğu bölgenin en eski ismini yani Kizzuwatna yı kendimize baz almaya karar verdik Dolayısıyla Adana şehri merkez olmak üzere arkeologların tarif ettiği Kizzuwatna sınırının içinde yer alan tıbbi yaşamı yazmak üzere yola çıktık Bu kararımız kitabın ismini de Adana olmaktan öteye Kizzuwatna yı bugün karşılayabilecek şekilde Çukurova ya değiştirmemize neden oldu İlk Çağlardan Günümüze Çukurova Tıp Tarihi ismi böylece doğdu İkincisi Çukurova geniş bir yer geriye doğru gideceğimiz tarih de en az 4000 yıl olunca çalışmayı daha geniş bir kadroyla yapıp daha çok bilgiye ulaşma yolunu seçmeye karar verdik Bunun için konusunda uzman bir çok arkadaşımızdan destek aldık ortak bir çalışma ortaya çıkardık Hep beraber tarihi gazeteler de dahil bir çok yerli ve yabancı yayını taradık Kitabın çok yazarlı olarak çıkmasının altında bu kararımız bulunmaktadır Ancakkitabın çok yazarlı olması nedeniyle bazı konular yeniden ele alınmış olabilirler 11 Üçüncüsü Aslında salt bölgemize özgü değil ülkeye özgü bir olgu olmasına rağmen Çukurova daki tıp yaşantısını da yakından ilgilendiren bazı konuları ilgi alanımızdan koparamadık Örneğin Cumhuriyetten Günümüze Sağlık Politikaları gibi ülke sathını ilgilendiren konulara da girdik Çözmemiz gereken sorunları da şöyle tanımlayabiliriz En önemli sorun ilgisizlikti İlgisizlikten kastımız güncel sağlık kuruluşlarının yöneticilerinin konuyu önemsememesidir Şu an sağlık hizmeti veren kuruluşların çoğu yazdığımız mektuplara da sözlü iletişime de yanıt vermedi Bunlar içinde Adana İl Sağlık Müdürlüğünün geçmişleriyle ilgili hiç bir belge ve bilgi olmadığına dair bize yazı yazması çok ironiktir Buna rağmen Sıtma ve Tropikal Hastalıklar Eğitim ve Araştırma Merkezi gibi çok ilgili olan kuruluşların da olduğunu belirtmeliyiz Diğer bir sorun ise bazı dönemlerin karanlıkta olmasıydı Bu bize yazılı kayıt bırakma alışkanlığının önemini gösterdi Örneğin Cumhuriyet döneminde açılan özel hastanelerle ilgili kayıtlara neredeyse ulaşamadık Ramazanoğulları dönemi de böylesine karanlık Oysa Adana daki yabancı misyoner hastaneleriyle ilgili o kadar çok kayıt ve bilgiye ulaştık ki bu da tarihi ile övünen bir ulusun tarihini oluşturmaya katkı koymaması gibi bir paradoksu ortaya koyuyordu Bu tespitlerden yola çıkarak biz ne kadar çalışırsak çalışalım hala eksik bir şeyler kalacağı sonucuna vardık Ama şimdiye kadar hiç bir araya getirilmeyen bilgilerin bazı eksiklerle de olsa birleştirilmesinin önemini de gördük Biz şimdi hazırlayabildiğimiz kadarını hazırlar geri kalanını bizden sonra gelecek araştırmacılara bırakabilirdik Bu yüzden aramıza tecrübelilerin yanında genç arkadaşları da aldık ki gelecekle ilgili de bir umut taşıyabilelim Sonuç olarak işte elinizdeki bu kitap çıktı
