MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Osmanlı Toplum Yapısı ve Millet Sistemi — Nobel Akademik Yayıncılık kolektif

Osmanlı Toplum Yapısı ve Millet Sistemi
326,80
Osmanlı TarihiTarih Araştırma ve İnceleme KitaplarıAraştırma İnceleme

Osmanlı Toplum Yapısı ve Millet Sistemi

Nobel Akademik Yayıncılık kolektif

Nobel Akademik Yayıncılık

2020328 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Osmanlı Toplum Yapısı ve Millet Sistemi

Nobel Akademik Yayıncılık kolektif

Osmanlılar eski dünya kıtaları olarak bilinen bir coğrafyada dünyanın en uzun ömürlü devletlerinden birini kurup yönetmek suretiyle üç kıtada birlik ve bütünlüğünü korumayı başardı Bu başarıyı sadece askerî güce dayandırmak yanlış bir yaklaşım olacaktır Çünkü Osmanlı Devleti askerî gücünü kaybettikten sonra da yaklaşık üç asır daha varlığını koruyabildi O hâlde bunu anlayabilmek için Osmanlılar günümüzde kargaşanın hâkim olduğu Ortadoğu Balkanlar ve Kafkasya da huzur ve refahı nasıl sağlamıştı sorusunun cevabını aramak gerekmektedir Böylece günümüzde farklı kültür ve inanca sahip toplumların birbirleriyle ilişkilerinin iyileştirilmesinin ve barışın nasıl sağlanacağının ipuçlarını bulmak mümkün olabilecektir Osmanlı Devleti farklı köken inanç ve kültürel özellikler taşıyan halkının inanç ve değerlerine müdahale edip engellemek yerine onları uyum içinde yönetmek hassasiyetini gösterdi Toplumun karşılıklı saygı çerçevesinde bir arada yaşamasıyla huzur ve barışın sağlanması devletin en önemli amacı oldu Bu sebeple Osmanlı Millet Sistemi adı verilen bir yönetim modeli geliştirerek farklı dinleri onların temsilciliğini yapması amacıyla yeni tesis ettiği dinî kurum ve liderleri nezdinde muhatap kabul etti Osmanlı Devleti Ortodoks Hristiyan halkını ve özellikle Balkanlar daki diğer Hristiyan unsurları Fener Rum Patrikhanesi ne Ermeni halkını Ermeni Patrikhanesi ne ve Yahudi halkını Hahambaşı olarak anılan dinî lidere bağlayıp onlar aracılığıyla yönetti Buna göre her cemaatin lideri cemaatinin ödemesi gereken vergiyi toplayıp hazineye teslim etmek ve devletin koyduğu kanunlara cemaat mensuplarının uymasını temin etmekle yükümlü kılınmıştı Buna karşılık devlet cemaatleri kendi iç düzenlerinde serbest bırakarak onların dinî ve kültürel hayatlarına müdahale etmemişti

Kitap Ambarı
331,10

Nobel Akademik Yayıncılık

2020328 sf.
İnce Kapak16 x 23,5
Kitap Ambarı

Osmanlılar eski dünya kıtaları olarak bilinen bir coğrafyada dünyanın en uzun ömürlü devletlerinden birini kurup yönetmek suretiyle üç kıtada birlik ve bütünlüğünü korumayı başardı Bu başarıyı sadece askerî güce dayandırmak yanlış bir yaklaşım olacaktır Çünkü Osmanlı Devleti askerî gücünü kaybettikten sonra da yaklaşık üç asır daha varlığını koruyabildi O hâlde bunu anlayabilmek için Osmanlılar günümüzde kargaşanın hâkim olduğu Ortadoğu Balkanlar ve Kafkasya da huzur ve refahı nasıl sağlamıştı sorusunun cevabını aramak gerekmektedir Böylece günümüzde farklı kültür ve inanca sahip toplumların birbirleriyle ilişkilerinin iyileştirilmesinin ve barışın nasıl sağlanacağının ipuçlarını bulmak mümkün olabilecektir Osmanlı Devleti farklı köken inanç ve kültürel özellikler taşıyan halkının inanç ve değerlerine müdahale edip engellemek yerine onları uyum içinde yönetmek hassasiyetini gösterdi Toplumun karşılıklı saygı çerçevesinde bir arada yaşamasıyla huzur ve barışın sağlanması devletin en önemli amacı oldu Bu sebeple Osmanlı Millet Sistemi adı verilen bir yönetim modeli geliştirerek farklı dinleri onların temsilciliğini yapması amacıyla yeni tesis ettiği dinî kurum ve liderleri nezdinde muhatap kabul etti Osmanlı Devleti Ortodoks Hristiyan halkını ve özellikle Balkanlar daki diğer Hristiyan unsurları Fener Rum Patrikhanesi ne Ermeni halkını Ermeni Patrikhanesi ne ve Yahudi halkını Hahambaşı olarak anılan dinî lidere bağlayıp onlar aracılığıyla yönetti Buna göre her cemaatin lideri cemaatinin ödemesi gereken vergiyi toplayıp hazineye teslim etmek ve devletin koyduğu kanunlara cemaat mensuplarının uymasını temin etmekle yükümlü kılınmıştı Buna karşılık devlet cemaatleri kendi iç düzenlerinde serbest bırakarak onların dinî ve kültürel hayatlarına müdahale etmemişti Tanıtım Bülteninden

BKM Kitap
344,00

Nobel Akademik Yayıncılık

2020328 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Osmanlılar eski dünya kıtaları olarak bilinen bir coğrafyada dünyanın en uzun ömürlü devletlerinden birini kurup yönetmek suretiyle üç kıtada birlik ve bütünlüğünü korumayı başardı Bu başarıyı sadece askerî güce dayandırmak yanlış bir yaklaşım olacaktır Çünkü Osmanlı Devleti askerî gücünü kaybettikten sonra da yaklaşık üç asır daha varlığını koruyabildi O hâlde bunu anlayabilmek için Osmanlılar günümüzde kargaşanın hâkim olduğu Ortadoğu Balkanlar ve Kafkasya da huzur ve refahı nasıl sağlamıştı sorusunun cevabını aramak gerekmektedir Böylece günümüzde farklı kültür ve inanca sahip toplumların birbirleriyle ilişkilerinin iyileştirilmesinin ve barışın nasıl sağlanacağının ipuçlarını bulmak mümkün olabilecektir Osmanlı Devleti farklı köken inanç ve kültürel özellikler taşıyan halkının inanç ve değerlerine müdahale edip engellemek yerine onları uyum içinde yönetmek hassasiyetini gösterdi Toplumun karşılıklı saygı çerçevesinde bir arada yaşamasıyla huzur ve barışın sağlanması devletin en önemli amacı oldu Bu sebeple Osmanlı Millet Sistemi adı verilen bir yönetim modeli geliştirerek farklı dinleri onların temsilciliğini yapması amacıyla yeni tesis ettiği dinî kurum ve liderleri nezdinde muhatap kabul etti Osmanlı Devleti Ortodoks Hristiyan halkını ve özellikle Balkanlar daki diğer Hristiyan unsurları Fener Rum Patrikhanesi ne Ermeni halkını Ermeni Patrikhanesi ne ve Yahudi halkını Hahambaşı olarak anılan dinî lidere bağlayıp onlar aracılığıyla yönetti Buna göre her cemaatin lideri cemaatinin ödemesi gereken vergiyi toplayıp hazineye teslim etmek ve devletin koyduğu kanunlara cemaat mensuplarının uymasını temin etmekle yükümlü kılınmıştı Buna karşılık devlet cemaatleri kendi iç düzenlerinde serbest bırakarak onların dinî ve kültürel hayatlarına müdahale etmemişti

Kitap Sepeti
344,00

Nobel Akademik Yayıncılık

2020328 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Osmanlılar eski dünya kıtaları olarak bilinen bir coğrafyada dünyanın en uzun ömürlü devletlerinden birini kurup yönetmek suretiyle üç kıtada birlik ve bütünlüğünü korumayı başardı Bu başarıyı sadece askerî güce dayandırmak yanlış bir yaklaşım olacaktır Çünkü Osmanlı Devleti askerî gücünü kaybettikten sonra da yaklaşık üç asır daha varlığını koruyabildi O hâlde bunu anlayabilmek için Osmanlılar günümüzde kargaşanın hâkim olduğu Ortadoğu Balkanlar ve Kafkasya da huzur ve refahı nasıl sağlamıştı sorusunun cevabını aramak gerekmektedir Böylece günümüzde farklı kültür ve inanca sahip toplumların birbirleriyle ilişkilerinin iyileştirilmesinin ve barışın nasıl sağlanacağının ipuçlarını bulmak mümkün olabilecektir Osmanlı Devleti farklı köken inanç ve kültürel özellikler taşıyan halkının inanç ve değerlerine müdahale edip engellemek yerine onları uyum içinde yönetmek hassasiyetini gösterdi Toplumun karşılıklı saygı çerçevesinde bir arada yaşamasıyla huzur ve barışın sağlanması devletin en önemli amacı oldu Bu sebeple Osmanlı Millet Sistemi adı verilen bir yönetim modeli geliştirerek farklı dinleri onların temsilciliğini yapması amacıyla yeni tesis ettiği dinî kurum ve liderleri nezdinde muhatap kabul etti Osmanlı Devleti Ortodoks Hristiyan halkını ve özellikle Balkanlar daki diğer Hristiyan unsurları Fener Rum Patrikhanesi ne Ermeni halkını Ermeni Patrikhanesi ne ve Yahudi halkını Hahambaşı olarak anılan dinî lidere bağlayıp onlar aracılığıyla yönetti Buna göre her cemaatin lideri cemaatinin ödemesi gereken vergiyi toplayıp hazineye teslim etmek ve devletin koyduğu kanunlara cemaat mensuplarının uymasını temin etmekle yükümlü kılınmıştı Buna karşılık devlet cemaatleri kendi iç düzenlerinde serbest bırakarak onların dinî ve kültürel hayatlarına müdahale etmemişti

Ekin Kitap
352,60

Nobel Akademik Yayıncılık

2020328 sf.
Ekin Kitap

Osmanlılar eski dünya kıtaları olarak bilinen bir coğrafyada dünyanın en uzun ömürlü devletlerinden birini kurup yönetmek suretiyle üç kıtada birlik ve bütünlüğünü korumayı başardı Bu başarıyı sadece askerî güce dayandırmak yanlış bir yaklaşım olacaktır Çünkü Osmanlı Devleti askerî gücünü kaybettikten sonra da yaklaşık üç asır daha varlığını koruyabildi O hâlde bunu anlayabilmek için Osmanlılar günümüzde kargaşanın hâkim olduğu Ortadoğu Balkanlar ve Kafkasya da huzur ve refahı nasıl sağlamıştı sorusunun cevabını aramak gerekmektedir Böylece günümüzde farklı kültür ve inanca sahip toplumların birbirleriyle ilişkilerinin iyileştirilmesinin ve barışın nasıl sağlanacağının ipuçlarını bulmak mümkün olabilecektir Osmanlı Devleti farklı köken inanç ve kültürel özellikler taşıyan halkının inanç ve değerlerine müdahale edip engellemek yerine onları uyum içinde yönetmek hassasiyetini gösterdi Toplumun karşılıklı saygı çerçevesinde bir arada yaşamasıyla huzur ve barışın sağlanması devletin en önemli amacı oldu Bu sebeple Osmanlı Millet Sistemi adı verilen bir yönetim modeli geliştirerek farklı dinleri onların temsilciliğini yapması amacıyla yeni tesis ettiği dinî kurum ve liderleri nezdinde muhatap kabul etti Osmanlı Devleti Ortodoks Hristiyan halkını ve özellikle Balkanlar daki diğer Hristiyan unsurları Fener Rum Patrikhanesi ne Ermeni halkını Ermeni Patrikhanesi ne ve Yahudi halkını Hahambaşı olarak anılan dinî lidere bağlayıp onlar aracılığıyla yönetti Buna göre her cemaatin lideri cemaatinin ödemesi gereken vergiyi toplayıp hazineye teslim etmek ve devletin koyduğu kanunlara cemaat mensuplarının uymasını temin etmekle yükümlü kılınmıştı Buna karşılık devlet cemaatleri kendi iç düzenlerinde serbest bırakarak onların dinî ve kültürel hayatlarına müdahale etmemişti

Kitap Yurdu
363,35

NOBEL AKADEMİK YAYINCILIK

17.12.2020328 sf.
Karton Kapak16 x 23.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Osmanlılar eski dünya kıtaları olarak bilinen bir coğrafyada dünyanın en uzun ömürlü devletlerinden birini kurup yönetmek suretiyle üç kıtada birlik ve bütünlüğünü korumayı başardı Bu başarıyı sadece askerî güce dayandırmak yanlış bir yaklaşım olacaktır Çünkü Osmanlı Devleti askerî gücünü kaybettikten sonra da yaklaşık üç asır daha varlığını koruyabildi O hâlde bunu anlayabilmek için Osmanlılar günümüzde kargaşanın hâkim olduğu Ortadoğu Balkanlar ve Kafkasya da huzur ve refahı nasıl sağlamıştı sorusunun cevabını aramak gerekmektedir Böylece günümüzde farklı kültür ve inanca sahip toplumların birbirleriyle ilişkilerinin iyileştirilmesinin ve barışın nasıl sağlanacağının ipuçlarını bulmak mümkün olabilecektir Osmanlı Devleti farklı köken inanç ve kültürel özellikler taşıyan halkının inanç ve değerlerine müdahale edip engellemek yerine onları uyum içinde yönetmek hassasiyetini gösterdi Toplumun karşılıklı saygı çerçevesinde bir arada yaşamasıyla huzur ve barışın sağlanması devletin en önemli amacı oldu Bu sebeple Osmanlı Millet Sistemi adı verilen bir yönetim modeli geliştirerek farklı dinleri onların temsilciliğini yapması amacıyla yeni tesis ettiği dinî kurum ve liderleri nezdinde muhatap kabul etti Osmanlı Devleti Ortodoks Hristiyan halkını ve özellikle Balkanlar daki diğer Hristiyan unsurları Fener Rum Patrikhanesi ne Ermeni halkını Ermeni Patrikhanesi ne ve Yahudi halkını Hahambaşı olarak anılan dinî lidere bağlayıp onlar aracılığıyla yönetti Buna göre her cemaatin lideri cemaatinin ödemesi gereken vergiyi toplayıp hazineye teslim etmek ve devletin koyduğu kanunlara cemaat mensuplarının uymasını temin etmekle yükümlü kılınmıştı Buna karşılık devlet cemaatleri kendi iç düzenlerinde serbest bırakarak onların dinî ve kültürel hayatlarına müdahale etmemişti

D&R
365,07

Nobel Akademik Yayıncılık

20201. baskı328 sf.
16 x 23,52. HamurTürkçe
D&R

Osmanlılar eski dünya kıtaları olarak bilinen bir coğrafyada dünyanın en uzun ömürlü devletlerinden birini kurup yönetmek suretiyle üç kıtada birlik ve bütünlüğünü korumayı başardı Bu başarıyı sadece askerî güce dayandırmak yanlış bir yaklaşım olacaktır Çünkü Osmanlı Devleti askerî gücünü kaybettikten sonra da yaklaşık üç asır daha varlığını koruyabildi O hâlde bunu anlayabilmek için Osmanlılar günümüzde kargaşanın hâkim olduğu Ortadoğu Balkanlar ve Kafkasya da huzur ve refahı nasıl sağlamıştı sorusunun cevabını aramak gerekmektedir Böylece günümüzde farklı kültür ve inanca sahip toplumların birbirleriyle ilişkilerinin iyileştirilmesinin ve barışın nasıl sağlanacağının ipuçlarını bulmak mümkün olabilecektir Osmanlı Devleti farklı köken inanç ve kültürel özellikler taşıyan halkının inanç ve değerlerine müdahale edip engellemek yerine onları uyum içinde yönetmek hassasiyetini gösterdi Toplumun karşılıklı saygı çerçevesinde bir arada yaşamasıyla huzur ve barışın sağlanması devletin en önemli amacı oldu Bu sebeple Osmanlı Millet Sistemi adı verilen bir yönetim modeli geliştirerek farklı dinleri onların temsilciliğini yapması amacıyla yeni tesis ettiği dinî kurum ve liderleri nezdinde muhatap kabul etti Osmanlı Devleti Ortodoks Hristiyan halkını ve özellikle Balkanlar daki diğer Hristiyan unsurları Fener Rum Patrikhanesi ne Ermeni halkını Ermeni Patrikhanesi ne ve Yahudi halkını Hahambaşı olarak anılan dinî lidere bağlayıp onlar aracılığıyla yönetti Buna göre her cemaatin lideri cemaatinin ödemesi gereken vergiyi toplayıp hazineye teslim etmek ve devletin koyduğu kanunlara cemaat mensuplarının uymasını temin etmekle yükümlü kılınmıştı Buna karşılık devlet cemaatleri kendi iç düzenlerinde serbest bırakarak onların dinî ve kültürel hayatlarına müdahale etmemişti Tanıtım Bülteninden

Tamadres
365,50

Nobel Akademik Yayıncılık

Aralık 2020328 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Osmanlılar eski dünya kıtaları olarak bilinen bir coğrafyada dünyanın en uzun ömürlü devletlerinden birini kurup yönetmek suretiyle üç kıtada birlik ve bütünlüğünü korumayı başardı Bu başarıyı sadece askerî güce dayandırmak yanlış bir yaklaşım olacaktır Çünkü Osmanlı Devleti askerî gücünü kaybettikten sonra da yaklaşık üç asır daha varlığını koruyabildi O hâlde bunu anlayabilmek için Osmanlılar günümüzde kargaşanın hâkim olduğu Ortadoğu Balkanlar ve Kafkasya da huzur ve refahı nasıl sağlamıştı sorusunun cevabını aramak gerekmektedir Böylece günümüzde farklı kültür ve inanca sahip toplumların birbirleriyle ilişkilerinin iyileştirilmesinin ve barışın nasıl sağlanacağının ipuçlarını bulmak mümkün olabilecektir Osmanlı Devleti farklı köken inanç ve kültürel özellikler taşıyan halkının inanç ve değerlerine müdahale edip engellemek yerine onları uyum içinde yönetmek hassasiyetini gösterdi Toplumun karşılıklı saygı çerçevesinde bir arada yaşamasıyla huzur ve barışın sağlanması devletin en önemli amacı oldu Bu sebeple Osmanlı Millet Sistemi adı verilen bir yönetim modeli geliştirerek farklı dinleri onların temsilciliğini yapması amacıyla yeni tesis ettiği dinî kurum ve liderleri nezdinde muhatap kabul etti Osmanlı Devleti Ortodoks Hristiyan halkını ve özellikle Balkanlar daki diğer Hristiyan unsurları Fener Rum Patrikhanesi ne Ermeni halkını Ermeni Patrikhanesi ne ve Yahudi halkını Hahambaşı olarak anılan dinî lidere bağlayıp onlar aracılığıyla yönetti Buna göre her cemaatin lideri cemaatinin ödemesi gereken vergiyi toplayıp hazineye teslim etmek ve devletin koyduğu kanunlara cemaat mensuplarının uymasını temin etmekle yükümlü kılınmıştı Buna karşılık devlet cemaatleri kendi iç düzenlerinde serbest bırakarak onların dinî ve kültürel hayatlarına müdahale etmemişti

Ucuz Kitap Al
387,00

Nobel Akademik Yayıncılık

Aralık 2020328 sf.
16.00x24.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Nejla Günay tarafından kaleme alınan Osmanlı Toplum Yapısı ve Millet Sistemi Nobel Akademik Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Osmanlı Toplum Yapısı ve Millet Sistemi Nejla Günay Kitap Özeti Osmanlılar eski dünya kıtaları olarak bilinen bir coğrafyada dünyanın en uzun ömürlü devletlerinden birini kurup yönetmek suretiyle üç kıtada birlik ve bütünlüğünü korumayı başardı Bu başarıyı sadece askerî güce dayandırmak yanlış bir yaklaşım olacaktır Çünkü Osmanlı Devleti askerî gücünü kaybettikten sonra da yaklaşık üç asır daha varlığını koruyabildi O hâlde bunu anlayabilmek için Osmanlılar günümüzde kargaşanın hâkim olduğu Ortadoğu Balkanlar ve Kafkasyada huzur ve refahı nasıl sağlamıştı sorusunun cevabını aramak gerekmektedir Böylece günümüzde farklı kültür ve inanca sahip toplumların birbirleriyle ilişkilerinin iyileştirilmesinin ve barışın nasıl sağlanacağının ipuçlarını bulmak mümkün olabilecektir Osmanlı Devleti farklı köken inanç ve kültürel özellikler taşıyan halkının inanç ve değerlerine müdahale edip engellemek yerine onları uyum içinde yönetmek hassasiyetini gösterdi Toplumun karşılıklı saygı çerçevesinde bir arada yaşamasıyla huzur ve barışın sağlanması devletin en önemli amacı oldu Bu sebeple Osmanlı Millet Sistemi adı verilen bir yönetim modeli geliştirerek farklı dinleri onların temsilciliğini yapması amacıyla yeni tesis ettiği dinî kurum ve liderleri nezdinde muhatap kabul etti Osmanlı Devleti Ortodoks Hristiyan halkını ve özellikle Balkanlar daki diğer Hristiyan unsurları Fener Rum Patrikhanesine Ermeni halkını Ermeni Patrikhanesine ve Yahudi halkını Hahambaşı olarak anılan dinî lidere bağlayıp onlar aracılığıyla yönetti Buna göre her cemaatin lideri cemaatinin ödemesi gereken vergiyi toplayıp hazineye teslim etmek ve devletin koyduğu kanunlara cemaat mensuplarının uymasını temin etmekle yükümlü kılınmıştı Buna karşılık devlet cemaatleri kendi iç düzenlerinde serbest bırakarak onların dinî ve kültürel hayatlarına müdahale etmemişti Yayınevi Nobel Akademik Yayıncılık Yazar Nejla Günay Sayfa 328 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Aralık 2020 Barkod 9786254065286 Kategori Araştırma İnceleme Osmanlı Tarihi

Benli Kitap
387,00

Nobel Akademik Yayıncılık

2020-12-231. baskı328 sf.
Karton160-235-0Kitap KağıdıTürkçe
Benli Kitap

Osmanlılar eski dünya kıtaları olarak bilinen bir coğrafyada dünyanın en uzun ömürlü devletlerinden birini kurup yönetmek suretiyle üç kıtada birlik ve bütünlüğünü korumayı başardı Bu başarıyı sadece askerî güce dayandırmak yanlış bir yaklaşım olacaktır Çünkü Osmanlı Devleti askerî gücünü kaybettikten sonra da yaklaşık üç asır daha varlığını koruyabildi O hâlde bunu anlayabilmek için Osmanlılar günümüzde kargaşanın hâkim olduğu Ortadoğu Balkanlar ve Kafkasya da huzur ve refahı nasıl sağlamıştı sorusunun cevabını aramak gerekmektedir Böylece günümüzde farklı kültür ve inanca sahip toplumların birbirleriyle ilişkilerinin iyileştirilmesinin ve barışın nasıl sağlanacağının ipuçlarını bulmak mümkün olabilecektir Osmanlı Devleti farklı köken inanç ve kültürel özellikler taşıyan halkının inanç ve değerlerine müdahale edip engellemek yerine onları uyum içinde yönetmek hassasiyetini gösterdi Toplumun karşılıklı saygı çerçevesinde bir arada yaşamasıyla huzur ve barışın sağlanması devletin en önemli amacı oldu Bu sebeple Osmanlı Millet Sistemi adı verilen bir yönetim modeli geliştirerek farklı dinleri onların temsilciliğini yapması amacıyla yeni tesis ettiği dinî kurum ve liderleri nezdinde muhatap kabul etti Osmanlı Devleti Ortodoks Hristiyan halkını ve özellikle Balkanlar daki diğer Hristiyan unsurları Fener Rum Patrikhanesi ne Ermeni halkını Ermeni Patrikhanesi ne ve Yahudi halkını Hahambaşı olarak anılan dinî lidere bağlayıp onlar aracılığıyla yönetti Buna göre her cemaatin lideri cemaatinin ödemesi gereken vergiyi toplayıp hazineye teslim etmek ve devletin koyduğu kanunlara cemaat mensuplarının uymasını temin etmekle yükümlü kılınmıştı Buna karşılık devlet cemaatleri kendi iç düzenlerinde serbest bırakarak onların dinî ve kültürel hayatlarına müdahale etmemişti

Kita Kitap
430,00

Nobel Akademik Yayıncılık

Aralık 20201. baskı328 sf.
Ciltsiz16,00 x 23,50 cm2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Osmanlılar eski dünya kıtaları olarak bilinen bir coğrafyada dünyanın en uzun ömürlü devletlerinden birini kurup yönetmek suretiyle üç kıtada birlik ve bütünlüğünü korumayı başardı Bu başarıyı sadece askerî güce dayandırmak yanlış bir yaklaşım olacaktır Çünkü Osmanlı Devleti askerî gücünü kaybettikten sonra da yaklaşık üç asır daha varlığını koruyabildi O hâlde bunu anlayabilmek için Osmanlılar günümüzde kargaşanın hâkim olduğu Ortadoğu Balkanlar ve Kafkasya da huzur ve refahı nasıl sağlamıştı sorusunun cevabını aramak gerekmektedir Böylece günümüzde farklı kültür ve inanca sahip toplumların birbirleriyle ilişkilerinin iyileştirilmesinin ve barışın nasıl sağlanacağının ipuçlarını bulmak mümkün olabilecektir Osmanlı Devleti farklı köken inanç ve kültürel özellikler taşıyan halkının inanç ve değerlerine müdahale edip engellemek yerine onları uyum içinde yönetmek hassasiyetini gösterdi Toplumun karşılıklı saygı çerçevesinde bir arada yaşamasıyla huzur ve barışın sağlanması devletin en önemli amacı oldu Bu sebeple Osmanlı Millet Sistemi adı verilen bir yönetim modeli geliştirerek farklı dinleri onların temsilciliğini yapması amacıyla yeni tesis ettiği dinî kurum ve liderleri nezdinde muhatap kabul etti Osmanlı Devleti Ortodoks Hristiyan halkını ve özellikle Balkanlar daki diğer Hristiyan unsurları Fener Rum Patrikhanesi ne Ermeni halkını Ermeni Patrikhanesi ne ve Yahudi halkını Hahambaşı olarak anılan dinî lidere bağlayıp onlar aracılığıyla yönetti Buna göre her cemaatin lideri cemaatinin ödemesi gereken vergiyi toplayıp hazineye teslim etmek ve devletin koyduğu kanunlara cemaat mensuplarının uymasını temin etmekle yükümlü kılınmıştı Buna karşılık devlet cemaatleri kendi iç düzenlerinde serbest bırakarak onların dinî ve kültürel hayatlarına müdahale etmemişti img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Pandora
430,00

Nobel

328 sf.
Pandora

Osmanlılar eski dünya kıtaları olarak bilinen bir coğrafyada dünyanın en uzun ömürlü devletlerinden birini kurup yönetmek suretiyle üç kıtada birlik ve bütünlüğünü korumayı başardı Bu başarıyı sadece askerî güce dayandırmak yanlış bir yaklaşım olacaktır Çünkü Osmanlı Devleti askerî gücünü kaybettikten sonra da yaklaşık üç asır daha varlığını koruyabildi O hâlde bunu anlayabilmek için Osmanlılar günümüzde kargaşanın hâkim olduğu Ortadoğu Balkanlar ve Kafkasya da huzur ve refahı nasıl sağlamıştı sorusunun cevabını aramak gerekmektedir Böylece günümüzde farklı kültür ve inanca sahip toplumların birbirleriyle ilişkilerinin iyileştirilmesinin ve barışın nasıl sağlanacağının ipuçlarını bulmak mümkün olabilecektir Osmanlı Devleti farklı köken inanç ve kültürel özellikler taşıyan halkının inanç ve değerlerine müdahale edip engellemek yerine onları uyum içinde yönetmek hassasiyetini gösterdi Toplumun karşılıklı saygı çerçevesinde bir arada yaşamasıyla huzur ve barışın sağlanması devletin en önemli amacı oldu Bu sebeple Osmanlı Millet Sistemi adı verilen bir yönetim modeli geliştirerek farklı dinleri onların temsilciliğini yapması amacıyla yeni tesis ettiği dinî kurum ve liderleri nezdinde muhatap kabul etti Osmanlı Devleti Ortodoks Hristiyan halkını ve özellikle Balkanlar daki diğer Hristiyan unsurları Fener Rum Patrikhanesi ne Ermeni halkını Ermeni Patrikhanesi ne ve Yahudi halkını Hahambaşı olarak anılan dinî lidere bağlayıp onlar aracılığıyla yönetti Buna göre her cemaatin lideri cemaatinin ödemesi gereken vergiyi toplayıp hazineye teslim etmek ve devletin koyduğu kanunlara cemaat mensuplarının uymasını temin etmekle yükümlü kılınmıştı Buna karşılık devlet cemaatleri kendi iç düzenlerinde serbest bırakarak onların dinî ve kültürel hayatlarına müdahale etmemişti