Osmanlıda Bilginin Üretimi — İmam Rabbani Çelik

Osmanlıda Bilginin Üretimi
İmam Rabbani ÇelikİSAM (İslam Araştırmaları Merkezi)
Osmanlıda Bilginin Üretimi
İmam Rabbani ÇelikOsmanlı düşünce geleneğinde en yaygın bilgi üretim şekillerinden biri şüphesiz haşiye yazımıdır 15 yüzyılın özellikle ikinci yarısından itibaren klasik sonrası dönemin ilmî mirasını Teftâzânî ve Cürcânî nin yorum ve eleştirileri üzerinden okumaya başlayan Osmanlı âlimleri İslam düşüncesinin problemlerini bu iki ismin eserlerine yazdıkları haşiyelerde tartıştılar Teftâzânî nin fıkıh usulü alanında Sadrüşşeria nın Tavzih ine yazdığı Telvîh bu dönemde üzerine en çok haşiye kaleme alınan eserlerdendir Osmanlı düşünce gelenğinde Telvîh üzerine yazılan haşiyelerde en yoğun tartışılan bölümlerden biri de teklifin ve insanın özgür iradesinin ontolojik olarak temellendirildiği mukaddimât ı erba argümanıdır Modern literatürde haşiye yazımını özgünlükten yoksun gören hâkim söylemi sorgulayan teşebbüsleri derinleştirmeyi amaçlayan bu araştırma 15 yüzyılda Osmanlı ilim çevresinde Telvîh e yazılan haşiyeler özelinde haşiye yazımındaki bilgi üretimine odaklanıyor Bu üretimi mukaddimât ı erba etrafındaki tartışmalar üzerinden ele alan kitap bir taraftan dönemin haşiyelerindeki fikrî canlılığı ortaya koyarken diğer taraftan bu tartışmalarda çoğunlukla argüman merkezli gerçekleşen bilgi üretimini fikrî tarihî bağlamında açıklamaya çalışıyor

İSAM (İslam Araştırmaları Merkezi)
Osmanlı düşünce geleneğinde en yaygın bilgi üretim şekillerinden biri şüphesiz haşiye yazımıdır 15 yüzyılın özellikle ikinci yarısından itibaren klasik sonrası dönemin ilmî mirasını Teftâzânî ve Cürcânî nin yorum ve eleştirileri üzerinden okumaya başlayan Osmanlı âlimleri İslam düşüncesinin problemlerini bu iki ismin eserlerine yazdıkları haşiyelerde tartıştılar Teftâzânî nin fıkıh usulü alanında Sadrüşşeria nın Tavzih ine yazdığı Telvîh bu dönemde üzerine en çok haşiye kaleme alınan eserlerdendir Osmanlı düşünce gelenğinde Telvîh üzerine yazılan haşiyelerde en yoğun tartışılan bölümlerden biri de teklifin ve insanın özgür iradesinin ontolojik olarak temellendirildiği mukaddimât ı erba argümanıdır Modern literatürde haşiye yazımını özgünlükten yoksun gören hâkim söylemi sorgulayan teşebbüsleri derinleştirmeyi amaçlayan bu araştırma 15 yüzyılda Osmanlı ilim çevresinde Telvîh e yazılan haşiyeler özelinde haşiye yazımındaki bilgi üretimine odaklanıyor Bu üretimi mukaddimât ı erba etrafındaki tartışmalar üzerinden ele alan kitap bir taraftan dönemin haşiyelerindeki fikrî canlılığı ortaya koyarken diğer taraftan bu tartışmalarda çoğunlukla argüman merkezli gerçekleşen bilgi üretimini fikrî tarihî bağlamında açıklamaya çalışıyor

İsam Yayınları
Ebû Mansûr el Mâtürîdî ö 333 944 bugünkü Özbekistan ın sınırları içinde yer alan Semerkant şehrinin Mâtürîd mahallesinde doğmuş ve aynı şehirde vefat etmiş Türk asıllı olma ihtimali kuvvetli olan bir kelâm âlimidir Mâtürîdî nin yaşadığı bölge önceleri Abbâsî Devleti ne bağlı iken Mütevekkil Alellah döneminde Sâmânîler in hâkimiyeti altına girmişti Bu dönemde çeşitli alanlarda yetkin âlimlerin yetişmesi için gerekli zemin devlet eliyle hazırlanmıştı İmam Mâtürîdî böyle bir ortamda ilim tahsil edip eserler vermiştir Mâtürîdî Ebü l Hasan el Eş arî ile birlikte Ehl i sünnet in kelâm akîdesini sistemleştiren Hz Peygamber in ve ashabının İslâm ın temel konularına dair anlayışlarını savunup Müslümanlar arasında yerleşmesine çaba gösteren ayrıca Mu tezile Şîa ve benzeri fırkalarla aşırı görüşleri sebebiyle mücadele etmiş olan büyük bir İslâm âlimidir Bu iki âlim akıl nakil ilişkisindeki mutedil tutumları dolayısıyla dikkatleri çekmiş ve geniş kitleler tarafından kabul görmüştür Ebû Hanîfe çizgisinde ve Ebû Mansûr el Mâtürîdî ye nispetle kurulan Mâtürîdiyye mezhebi tek başına bütün Müslümanların yarısını kendisine bağlamayı başaran bir ekoldür Mâtürîdî nin Kitâbü t Tevhîd i bu ekolün temel kitaplarından biridir Buna rağmen Kitâbü t Tevhîd in başta Mâtürîdiyye mensupları olmak üzere ilim adamları tarafından yeterince bilindiğini söylemek mümkün değildir Tanıtım Bülteninden

İSAM (İslam Araştırmaları Merkezi)
Osmanlı düşünce geleneğinde en yaygın bilgi üretim şekillerinden biri şüphesiz haşiye yazımıdır 15 yüzyılın özellikle ikinci yarısından itibaren klasik sonrası dönemin ilmî mirasını Teftâzânî ve Cürcânî nin yorum ve eleştirileri üzerinden okumaya başlayan Osmanlı âlimleri İslam düşüncesinin problemlerini bu iki ismin eserlerine yazdıkları haşiyelerde tartıştılar Teftâzânî nin fıkıh usulü alanında Sadrüşşeria nın Tavzih ine yazdığı Telvîh bu dönemde üzerine en çok haşiye kaleme alınan eserlerdendir Osmanlı düşünce gelenğinde Telvîh üzerine yazılan haşiyelerde en yoğun tartışılan bölümlerden biri de teklifin ve insanın özgür iradesinin ontolojik olarak temellendirildiği mukaddimât ı erba argümanıdır Modern literatürde haşiye yazımını özgünlükten yoksun gören hâkim söylemi sorgulayan teşebbüsleri derinleştirmeyi amaçlayan bu araştırma 15 yüzyılda Osmanlı ilim çevresinde Telvîh e yazılan haşiyeler özelinde haşiye yazımındaki bilgi üretimine odaklanıyor Bu üretimi mukaddimât ı erba etrafındaki tartışmalar üzerinden ele alan kitap bir taraftan dönemin haşiyelerindeki fikrî canlılığı ortaya koyarken diğer taraftan bu tartışmalarda çoğunlukla argüman merkezli gerçekleşen bilgi üretimini fikrî tarihî bağlamında açıklamaya çalışıyor

İsam Yayınları
Osmanlı düşünce geleneğinde en yaygın bilgi üretim şekillerinden biri şüphesiz haşiye yazımıdır 15 yüzyılın özellikle ikinci yarısından itibaren klasik sonrası dönemin ilmî mirasını Teftâzânî ve Cürcânînin yorum ve eleştirileri üzerinden okumaya başlayan Osmanlı âlimleri İslam düşüncesinin problemlerini bu iki ismin eserlerine yazdıkları haşiyelerde tartıştılar Teftâzânînin fıkıh usulü alanında Sadrüşşerianın Tavzihine yazdığı Telvîh bu dönemde üzerine en çok haşiye kaleme alınan eserlerdendir

İsam Yayınları
Osmanlı düşünce geleneğinde en yaygın bilgi üretim şekillerinden biri şüphesiz haşiye yazımıdır 15 yüzyılın özellikle ikinci yarısından itibaren klasik sonrası dönemin ilmî mirasını Teftâzânî ve Cürcânî nin yorum ve eleştirileri üzerinden okumaya başlayan Osmanlı âlimleri İslam düşüncesinin problemlerini bu iki ismin eserlerine yazdıkları haşiyelerde tartıştılar Teftâzânî nin fıkıh usulü alanında Sadrüşşeria nın Tavzih ine yazdığı Telvîh bu dönemde üzerine en çok haşiye kaleme alınan eserlerdendir

İsam Yayınları
Ebû Mansûr el Mâtürîdî ö 333 944 bugünkü Özbekistan ın sınırları içinde yer alan Semerkant şehrinin Mâtürîd mahallesinde doğmuş ve aynı şehirde vefat etmiş Türk asıllı olma ihtimali kuvvetli olan bir kelâm âlimidir Mâtürîdî nin yaşadığı bölge önceleri Abbâsî Devleti ne bağlı iken Mütevekkil Alellah döneminde Sâmânîler in hâkimiyeti altına girmişti Bu dönemde çeşitli alanlarda yetkin âlimlerin yetişmesi için gerekli zemin devlet eliyle hazırlanmıştı İmam Mâtürîdî böyle bir ortamda ilim tahsil edip eserler vermiştir Mâtürîdî Ebü l Hasan el Eş arî ile birlikte Ehl i sünnet in kelâm akîdesini sistemleştiren Hz Peygamber in ve ashabının İslâm ın temel konularına dair anlayışlarını savunup Müslümanlar arasında yerleşmesine çaba gösteren ayrıca Mu tezile Şîa ve benzeri fırkalarla aşırı görüşleri sebebiyle mücadele etmiş olan büyük bir İslâm âlimidir Bu iki âlim akıl nakil ilişkisindeki mutedil tutumları dolayısıyla dikkatleri çekmiş ve geniş kitleler tarafından kabul görmüştür Ebû Hanîfe çizgisinde ve Ebû Mansûr el Mâtürîdî ye nispetle kurulan Mâtürîdiyye mezhebi tek başına bütün Müslümanların yarısını kendisine bağlamayı başaran bir ekoldür Mâtürîdî nin Kitâbü t Tevhîd i bu ekolün temel kitaplarından biridir Buna rağmen Kitâbü t Tevhîd in başta Mâtürîdiyye mensupları olmak üzere ilim adamları tarafından yeterince bilindiğini söylemek mümkün değildir Tanıtım Bülteninden

İSAM
Osmanlı düşünce geleneğinde en yaygın bilgi üretim şekillerinden biri şüphesiz haşiye yazımıdır 15 yüzyılın özellikle ikinci yarısından itibaren klasik sonrası dönemin ilmî mirasını Teftâzânî ve Cürcânî nin yorum ve eleştirileri üzerinden okumaya başlayan Osmanlı âlimleri İslam düşüncesinin problemlerini bu iki ismin eserlerine yazdıkları haşiyelerde tartıştılar Teftâzânî nin fıkıh usulü alanında Sadrüşşeria nın Tavzih ine yazdığı Telvîh bu dönemde üzerine en çok haşiye kaleme alınan eserlerdendir