MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Osmanlıda Fidandan Çınara Manevi Kökler — Yunus Emre Aydın

Osmanlıda Fidandan Çınara Manevi Kökler
302,40
Türk Tarihi AraştırmalarıTarih Araştırma ve İnceleme KitaplarıOsmanlı Uygarlığı

Osmanlıda Fidandan Çınara Manevi Kökler

Yunus Emre Aydın

Ahıska Y

2024240 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Osmanlıda Fidandan Çınara Manevi Kökler

Yunus Emre Aydın

İslâm Medeniyet târihi üç müessese üzerine kāimdir Bunlar câmii tekke ve medresedir Osmanlı döneminin bidâyetindennihâyetine kadar olan vetîrede ulemâ ve meşâyiha çok ehemmiyet verilmiş buna mebnî olarak da bu devletin maddî ve mânevî yapılanmasında ulemâ ve meşâyih zümrelerinin fevkalade tesiri olmuştur Osmanlı nın bir Cihan Devleti hâline gelmesi Osman Gâzî Hazretleri nin vasiyetinde görüldüğü üzere Kuru kavga ve cihangirlik arzusu için değil Îlâ yı kelimetullah ı emel ittihaz etmiş olmasıydı Bu yüzdendir ki devletlerini birçok kereler Devlet i Muhammediyye olarak tavsif etmişlerdir Osmanlı Devleti Selçukluların bakiyesi topraklarda kurulduğundan onların İslâm ı yorumlama şekilleri de sûfî bir menhec üzerine ikāme edilmişti Osmanoğulları bidâyetlerinden îtibâren ilim aşkı ile mücehhez bir muhabbet ile kāim yılmaz bir cihâd sevdâsı ile de kılıca sevdâlı bir neseb idi Onlar kendisine cedd i emcedinden tevârüs etmiş olan hilâfet i seniyye saltanat ı şahâne îlâ yı kelimetullâh ve mazlumlara hâmîlik vazîfesini icrâ ederken dâhilde ve hâriçte ulemâ ile irtibatı kuvvetlendirerek onları istihdam üzere bir siyâset izlemiştir Ulemâ ve meşâyih ile olan ünsiyeti ona ecdâdından tevârüs etmiş bir edeptir Bu meyanda Osmanlı sultanlarının târih boyunca izledikleri siyâsetlerinde nazar ı dikkati celbeden en ehemmiyetli hususlardan biri de onların meclislerinde ulemâ ve meşâyihı bir arada tutmaları zaman zaman bu iki tâifenin rüesâları arasında çıkan nizâları da hem âlim hem sûfî olan zülcenâheyn zevâtça çözüme kavuşturup Ehl i Sünnet mezhebinin yaşanmasında tekke ve medrese istikāmetinde bir menhec ikāme etmiş olmalarıdır Bu zümrelerin müessisi oldukları fikir akımları ve bu fikir akımlarının bânîlerinin teşekkül ettirdikleri cemaat cemiyet ve fikrî cereyanlar bugün de devâm etmektedir Bunların görüşlerinin netîcelerini ve günümüzdeki in ikâsını da bu dönemle münâsebetini gözeterek kendi te lifatlarından naklettik Bu meyanda dipnot ve kaynakçamızda Ehl i Sünnet e muhâlif bu zevâtın adlarını ve eserlerini gördüğünüzde bu duruma şaşırmamanızı bunun nedeninin yukarıda belirttiğim sebepler olduğunu ifâde etmek isterim Çünkü bu zevât beslendikleri kaynağın izlerini üzerlerinde taşımaktadırlar Merhûm Şeyhulislâm Mustafa Sabri Efendi Rahmetullâhi Aleyh in buyurduğu gibi Târih okumanın gâyesi hâli anlamaktır çünkü hâl mâzînin çocuğudur Söz konusu cemaat cemiyet ve fikrî cereyanların bugün de devâm etmesi bu fikir akımlarının daha dikkatli bir şekilde tahlil edilmesini iktizâ ediyordu Sıhhatli bir netîceye vâsıl olabilmek için de hakkında çok görüş serdedilen ve üzerinde çok fikrî karışıklık olan ve muğlak yorumlar yapılan bu zevât üzerinde çok ince bir şekilde çalışılması ayrı bir ehemmiyet arz ediyordu Bu boşluğu bir derece doldurmak gâyesiyle bu hususla alâkalı çok ciddî bir araştırma ve tahkîkāt yapıldı Bu çalışmamızın ilk temel kaynağı mezkûr ulemânın bibliyografya taramalarına dayanıyor Bu zevât hakkında yapılmış tezler te lifat makaleler adı geçen zevâtın eserleri yakın ve uzak halkadan hâtıratlar arşivde yapılan taramalar ve mezkûr zevâtın maddî ve mânevi olarak ahfâdının nakillerini ihtivâ eden eserler belirlendi Toplanan bütün mâlûmât âlimlerin herbirinin ismi altında tasnif edildi ve ayrı başlıklar altında kaleme alındı Bu mevzu ile alâkalı arz ettiğimiz usulde yapılmış çalışma sayısı pek azdır Bu kitap üzerinde çalışma arzusu bu ihtiyaçtan hâsıl olmuştur Elbette ki bu eser daha da tafsilatlı çalışılması gereken çok daha şümullü bir yekün teşkil edecek bir mevzuya sâhiptir Elimizde çalıştığım konuyla ilgili yüzlerce kitap ve mâlûmât bulunmaktadır Bu itibarla muhtasar bir çalışmadır İnşâallâh yeni baskılarda bu meyanda eklemeler yapılacaktır Bu eserde Osmanlı Devlet münâsebetleri Osmanlı Devleti nin kuruluşunda İslâm ın etkisi Osmanlı Devleti nde Devlet Medrese Tekke münâsebetleri dînî müesseler ve Şeyhulislâmlık makāmının durumu bâzı misaller üzerinden tavzih edilmiştir Müs

Teklif Kitap
318,65

Ahıska Yayınevi

2024-10-221. baskı240 sf.
Ciltli165-235-Kitap KağıdıTürkçe
Teklif Kitap

İslâm Medeniyet târihi üç müessese üzerine kāimdir Bunlar câmii tekke ve medresedir Osmanlı döneminin bidâyetindennihâyetine kadar olan vetîrede ulemâ ve meşâyiha çok ehemmiyet verilmiş buna mebnî olarak da bu devletin maddî ve mânevî yapılanmasında ulemâ ve meşâyih zümrelerinin fevkalade tesiri olmuştur Osmanlı nın bir Cihan Devleti hâline gelmesi Osman Gâzî Hazretleri nin vasiyetinde görüldüğü üzere Kuru kavga ve cihangirlik arzusu için değil Îlâ yı kelimetullah ı emel ittihaz etmiş olmasıydı Bu yüzdendir ki devletlerini birçok kereler Devlet i Muhammediyye olarak tavsif etmişlerdir Osmanlı Devleti Selçukluların bakiyesi topraklarda kurulduğundan onların İslâm ı yorumlama şekilleri de sûfî bir menhec üzerine ikāme edilmişti Osmanoğulları bidâyetlerinden îtibâren ilim aşkı ile mücehhez bir muhabbet ile kāim yılmaz bir cihâd sevdâsı ile de kılıca sevdâlı bir neseb idi Onlar kendisine cedd i emcedinden tevârüs etmiş olan hilâfet i seniyye saltanat ı şahâne îlâ yı kelimetullâh ve mazlumlara hâmîlik vazîfesini icrâ ederken dâhilde ve hâriçte ulemâ ile irtibatı kuvvetlendirerek onları istihdam üzere bir siyâset izlemiştir Ulemâ ve meşâyih ile olan ünsiyeti ona ecdâdından tevârüs etmiş bir edeptir Bu meyanda Osmanlı sultanlarının târih boyunca izledikleri siyâsetlerinde nazar ı dikkati celbeden en ehemmiyetli hususlardan biri de onların meclislerinde ulemâ ve meşâyihı bir arada tutmaları zaman zaman bu iki tâifenin rüesâları arasında çıkan nizâları da hem âlim hem sûfî olan zülcenâheyn zevâtça çözüme kavuşturup Ehl i Sünnet mezhebinin yaşanmasında tekke ve medrese istikāmetinde bir menhec ikāme etmiş olmalarıdır Bu zümrelerin müessisi oldukları fikir akımları ve bu fikir akımlarının bânîlerinin teşekkül ettirdikleri cemaat cemiyet ve fikrî cereyanlar bugün de devâm etmektedir Bunların görüşlerinin netîcelerini ve günümüzdeki in ikâsını da bu dönemle münâsebetini gözeterek kendi te lifatlarından naklettik Bu meyanda dipnot ve kaynakçamızda Ehl i Sünnet e muhâlif bu zevâtın adlarını ve eserlerini gördüğünüzde bu duruma şaşırmamanızı bunun nedeninin yukarıda belirttiğim sebepler olduğunu ifâde etmek isterim Çünkü bu zevât beslendikleri kaynağın izlerini üzerlerinde taşımaktadırlar Merhûm Şeyhulislâm Mustafa Sabri Efendi Rahmetullâhi Aleyh in buyurduğu gibi Târih okumanın gâyesi hâli anlamaktır çünkü hâl mâzînin çocuğudur Söz konusu cemaat cemiyet ve fikrî cereyanların bugün de devâm etmesi bu fikir akımlarının daha dikkatli bir şekilde tahlil edilmesini iktizâ ediyordu Sıhhatli bir netîceye vâsıl olabilmek için de hakkında çok görüş serdedilen ve üzerinde çok fikrî karışıklık olan ve muğlak yorumlar yapılan bu zevât üzerinde çok ince bir şekilde çalışılması ayrı bir ehemmiyet arz ediyordu Bu boşluğu bir derece doldurmak gâyesiyle bu hususla alâkalı çok ciddî bir araştırma ve tahkîkāt yapıldı Bu çalışmamızın ilk temel kaynağı mezkûr ulemânın bibliyografya taramalarına dayanıyor Bu zevât hakkında yapılmış tezler te lifat makaleler adı geçen zevâtın eserleri yakın ve uzak halkadan hâtıratlar arşivde yapılan taramalar ve mezkûr zevâtın maddî ve mânevi olarak ahfâdının nakillerini ihtivâ eden eserler belirlendi Toplanan bütün mâlûmât âlimlerin herbirinin ismi altında tasnif edildi ve ayrı başlıklar altında kaleme alındı Bu mevzu ile alâkalı arz ettiğimiz usulde yapılmış çalışma sayısı pek azdır Bu kitap üzerinde çalışma arzusu bu ihtiyaçtan hâsıl olmuştur Elbette ki bu eser daha da tafsilatlı çalışılması gereken çok daha şümullü bir yekün teşkil edecek bir mevzuya sâhiptir Elimizde çalıştığım konuyla ilgili yüzlerce kitap ve mâlûmât bulunmaktadır Bu itibarla muhtasar bir çalışmadır İnşâallâh yeni baskılarda bu meyanda eklemeler yapılacaktır Bu eserde Osmanlı Devlet münâsebetleri Osmanlı Devleti nin kuruluşunda İslâm ın etkisi Osmanlı Devleti nde Devlet Medrese Tekke münâsebetleri dînî müesseler ve Şeyhulislâmlık makāmının durumu bâzı misaller üzerinden tavzih edilmiştir Müstakil olarak hazırladığım diğer bir ciltte Sultan II Abdülhamîd in dînî gruplar ve liderlerle münâsebetleri üzerinedir Kitabın bu bölümü eserin adını ihtivâ eden Sultan II Abdülhamîd Hân ın ulemâ ile münâsebetlerinin icmâlî olarak işlendiği bölümdür Bu dönemde tesir icrâ eden başlıca ulemâ ayrı ayrı başıklar altında tafsilatlı olarak incelenmiş ve Sultan II Abdülhamîd ile müspet veyâ menfî istikāmette seyreden hukukları üzerinde durularak veriler üzerinden anlatılmaya çalışılmıştır Mezkûr ulemâ ve meşâyihın Sultan II Abdülhamîd ile olan hukukları ve bakış açılarını kaynaklara mebnî olarak safha safha anlatmakla berâber bu duruşlarda müessir olan onların nasıl bir muhitte yetiştiğini sebepleri muhtasar bir şekilde arz eceğiz Çünkü onların Sultan II Abdülhamîd ile müspet veyâ menfî istikāmette seyreden siyâsî duruşları yetiştikleri muhit irşâd anlayışları ve hayatları bilinmeden anlaşılamaz Hazırladığım müstakil diğer bir eserde ise Sultan II Abdülhamîd in yönetim anlayışı ve İslâm a bakış açısı Sultan II Abdülhamîd in pâdişah olması ve yönetim anlayışı Sultan II Abdülhamîd in din ve İslâm birliği anlayışı Sultan II Abdülhamîd in genel olarak yönetim anlayışı hâl i ahvâli tavzih edilmiştir Seneler süren bu ilmi çalışmanın Osmanlı sultanları ile meşâyih ı kirâm hazarâtının kudûmunda ona muhabbeti olanlar için Ehl i Sünnet ulemâya muhabbete mezkûr sâdât ı kirâmın himmetine vesîle olmasına ehl i bidat ve onların tefessüh etmiş bâtıl mefkûrelerine karşı temkine arada kalan müteheyyic zevâtın muhâlefetinin de ibrete sezâ olmasına vesîle olmasını Alîm ve Habîr olan Mevlâ Teâla Hazretleri nden niyâz ederim Onların hayru l halefleri olan mürşidler ve ecdâdından aldığı muhabbetle Osmanlı nın İlim irfân ve cihâd mefkûresine yaptığı hizmetleri hep hayrla yâd etmiş Sultan II Abdülhamîd Han Osmanlı ulemâsı ve meşâyihı hakkında uygunsuz konuşulmasından ise ziyâdesiyle rahatsız olmuşlardır Cenâb ı Hâlık ı Zü l Celâl sâyimizi meşkûr amelimizi makbul zenbimizi mağfûr çalışmamızı da hayırlara mukaddime ve vesîle eylesin Şeyh Seyyid Osman Hulûsî Efendi Kuddise Sirruhû Hazretleri nin buyurduğu gibi Tam yedi asırlık o fahîm o ulu ecdâd Hâkimlik bu ele gelmiş de komuş ad Hem bâtın hem zâhir olup âleme üstâd İşte bugün ânındır olan bu yetîm evlâd Vicdan ise âlemde bu mu Hakk ı adâlet Bak mâzîye müstakbeli koy hâli araştır İm ân ile aç çeşmini her yanı dolaştır Âdilleri hâtırda tutup bir sıralaştır Vicdanına el koy da özün Hakk a ulaştır Vicdan ise âlemde bu mu Hakk ı adâlet Âmîn Yâ Muîn Dr Yunus Emre Aydın

Benli Kitap
351,00

Ahıska Yayınevi

2024-10-221. baskı240 sf.
Ciltli165-235-Kitap KağıdıTürkçe
Benli Kitap

İslâm Medeniyet târihi üç müessese üzerine kāimdir Bunlar câmii tekke ve medresedir Osmanlı döneminin bidâyetindennihâyetine kadar olan vetîrede ulemâ ve meşâyiha çok ehemmiyet verilmiş buna mebnî olarak da bu devletin maddî ve mânevî yapılanmasında ulemâ ve meşâyih zümrelerinin fevkalade tesiri olmuştur Osmanlı nın bir Cihan Devleti hâline gelmesi Osman Gâzî Hazretleri nin vasiyetinde görüldüğü üzere Kuru kavga ve cihangirlik arzusu için değil Îlâ yı kelimetullah ı emel ittihaz etmiş olmasıydı Bu yüzdendir ki devletlerini birçok kereler Devlet i Muhammediyye olarak tavsif etmişlerdir Osmanlı Devleti Selçukluların bakiyesi topraklarda kurulduğundan onların İslâm ı yorumlama şekilleri de sûfî bir menhec üzerine ikāme edilmişti Osmanoğulları bidâyetlerinden îtibâren ilim aşkı ile mücehhez bir muhabbet ile kāim yılmaz bir cihâd sevdâsı ile de kılıca sevdâlı bir neseb idi Onlar kendisine cedd i emcedinden tevârüs etmiş olan hilâfet i seniyye saltanat ı şahâne îlâ yı kelimetullâh ve mazlumlara hâmîlik vazîfesini icrâ ederken dâhilde ve hâriçte ulemâ ile irtibatı kuvvetlendirerek onları istihdam üzere bir siyâset izlemiştir Ulemâ ve meşâyih ile olan ünsiyeti ona ecdâdından tevârüs etmiş bir edeptir Bu meyanda Osmanlı sultanlarının târih boyunca izledikleri siyâsetlerinde nazar ı dikkati celbeden en ehemmiyetli hususlardan biri de onların meclislerinde ulemâ ve meşâyihı bir arada tutmaları zaman zaman bu iki tâifenin rüesâları arasında çıkan nizâları da hem âlim hem sûfî olan zülcenâheyn zevâtça çözüme kavuşturup Ehl i Sünnet mezhebinin yaşanmasında tekke ve medrese istikāmetinde bir menhec ikāme etmiş olmalarıdır Bu zümrelerin müessisi oldukları fikir akımları ve bu fikir akımlarının bânîlerinin teşekkül ettirdikleri cemaat cemiyet ve fikrî cereyanlar bugün de devâm etmektedir Bunların görüşlerinin netîcelerini ve günümüzdeki in ikâsını da bu dönemle münâsebetini gözeterek kendi te lifatlarından naklettik Bu meyanda dipnot ve kaynakçamızda Ehl i Sünnet e muhâlif bu zevâtın adlarını ve eserlerini gördüğünüzde bu duruma şaşırmamanızı bunun nedeninin yukarıda belirttiğim sebepler olduğunu ifâde etmek isterim Çünkü bu zevât beslendikleri kaynağın izlerini üzerlerinde taşımaktadırlar Merhûm Şeyhulislâm Mustafa Sabri Efendi Rahmetullâhi Aleyh in buyurduğu gibi Târih okumanın gâyesi hâli anlamaktır çünkü hâl mâzînin çocuğudur Söz konusu cemaat cemiyet ve fikrî cereyanların bugün de devâm etmesi bu fikir akımlarının daha dikkatli bir şekilde tahlil edilmesini iktizâ ediyordu Sıhhatli bir netîceye vâsıl olabilmek için de hakkında çok görüş serdedilen ve üzerinde çok fikrî karışıklık olan ve muğlak yorumlar yapılan bu zevât üzerinde çok ince bir şekilde çalışılması ayrı bir ehemmiyet arz ediyordu Bu boşluğu bir derece doldurmak gâyesiyle bu hususla alâkalı çok ciddî bir araştırma ve tahkîkāt yapıldı Bu çalışmamızın ilk temel kaynağı mezkûr ulemânın bibliyografya taramalarına dayanıyor Bu zevât hakkında yapılmış tezler te lifat makaleler adı geçen zevâtın eserleri yakın ve uzak halkadan hâtıratlar arşivde yapılan taramalar ve mezkûr zevâtın maddî ve mânevi olarak ahfâdının nakillerini ihtivâ eden eserler belirlendi Toplanan bütün mâlûmât âlimlerin herbirinin ismi altında tasnif edildi ve ayrı başlıklar altında kaleme alındı Bu mevzu ile alâkalı arz ettiğimiz usulde yapılmış çalışma sayısı pek azdır Bu kitap üzerinde çalışma arzusu bu ihtiyaçtan hâsıl olmuştur Elbette ki bu eser daha da tafsilatlı çalışılması gereken çok daha şümullü bir yekün teşkil edecek bir mevzuya sâhiptir Elimizde çalıştığım konuyla ilgili yüzlerce kitap ve mâlûmât bulunmaktadır Bu itibarla muhtasar bir çalışmadır İnşâallâh yeni baskılarda bu meyanda eklemeler yapılacaktır Bu eserde Osmanlı Devlet münâsebetleri Osmanlı Devleti nin kuruluşunda İslâm ın etkisi Osmanlı Devleti nde Devlet Medrese Tekke münâsebetleri dînî müesseler ve Şeyhulislâmlık makāmının durumu bâzı misaller üzerinden tavzih edilmiştir Müs

Kitap Yurdu
351,00

AHISKA YAYINEVİ

21.10.2024240 sf.
Ciltli16.5 x 23.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu
Kitap Sepeti
378,00

Ahıska Yayınevi

2024240 sf.
Ciltli
Kitap Sepeti

İslâm Medeniyet târihi üç müessese üzerine kāimdir Bunlar câmii tekke ve medresedir Osmanlı döneminin bidâyetindennihâyetine kadar olan vetîrede ulemâ ve meşâyiha çok ehemmiyet verilmiş buna mebnî olarak da bu devletin maddî ve mânevî yapılanmasında ulemâ ve meşâyih zümrelerinin fevkalade tesiri olmuştur Osmanlı nın bir Cihan Devleti hâline gelmesi Osman Gâzî Hazretleri nin vasiyetinde görüldüğü üzere Kuru kavga ve cihangirlik arzusu için değil Îlâ yı kelimetullah ı emel ittihaz etmiş olmasıydı Bu yüzdendir ki devletlerini birçok kereler Devlet i Muhammediyye olarak tavsif etmişlerdir Osmanlı Devleti Selçukluların bakiyesi topraklarda kurulduğundan onların İslâm ı yorumlama şekilleri de sûfî bir menhec üzerine ikāme edilmişti Osmanoğulları bidâyetlerinden îtibâren ilim aşkı ile mücehhez bir muhabbet ile kāim yılmaz bir cihâd sevdâsı ile de kılıca sevdâlı bir neseb idi Onlar kendisine cedd i emcedinden tevârüs etmiş olan hilâfet i seniyye saltanat ı şahâne îlâ yı kelimetullâh ve mazlumlara hâmîlik vazîfesini icrâ ederken dâhilde ve hâriçte ulemâ ile irtibatı kuvvetlendirerek onları istihdam üzere bir siyâset izlemiştir Ulemâ ve meşâyih ile olan ünsiyeti ona ecdâdından tevârüs etmiş bir edeptir Bu meyanda Osmanlı sultanlarının târih boyunca izledikleri siyâsetlerinde nazar ı dikkati celbeden en ehemmiyetli hususlardan biri de onların meclislerinde ulemâ ve meşâyihı bir arada tutmaları zaman zaman bu iki tâifenin rüesâları arasında çıkan nizâları da hem âlim hem sûfî olan zülcenâheyn zevâtça çözüme kavuşturup Ehl i Sünnet mezhebinin yaşanmasında tekke ve medrese istikāmetinde bir menhec ikāme etmiş olmalarıdır Bu zümrelerin müessisi oldukları fikir akımları ve bu fikir akımlarının bânîlerinin teşekkül ettirdikleri cemaat cemiyet ve fikrî cereyanlar bugün de devâm etmektedir Bunların görüşlerinin netîcelerini ve günümüzdeki in ikâsını da bu dönemle münâsebetini gözeterek kendi te lifatlarından naklettik Bu meyanda dipnot ve kaynakçamızda Ehl i Sünnet e muhâlif bu zevâtın adlarını ve eserlerini gördüğünüzde bu duruma şaşırmamanızı bunun nedeninin yukarıda belirttiğim sebepler olduğunu ifâde etmek isterim Çünkü bu zevât beslendikleri kaynağın izlerini üzerlerinde taşımaktadırlar Merhûm Şeyhulislâm Mustafa Sabri Efendi Rahmetullâhi Aleyh in buyurduğu gibi Târih okumanın gâyesi hâli anlamaktır çünkü hâl mâzînin çocuğudur Söz konusu cemaat cemiyet ve fikrî cereyanların bugün de devâm etmesi bu fikir akımlarının daha dikkatli bir şekilde tahlil edilmesini iktizâ ediyordu Sıhhatli bir netîceye vâsıl olabilmek için de hakkında çok görüş serdedilen ve üzerinde çok fikrî karışıklık olan ve muğlak yorumlar yapılan bu zevât üzerinde çok ince bir şekilde çalışılması ayrı bir ehemmiyet arz ediyordu Bu boşluğu bir derece doldurmak gâyesiyle bu hususla alâkalı çok ciddî bir araştırma ve tahkîkāt yapıldı Bu çalışmamızın ilk temel kaynağı mezkûr ulemânın bibliyografya taramalarına dayanıyor Bu zevât hakkında yapılmış tezler te lifat makaleler adı geçen zevâtın eserleri yakın ve uzak halkadan hâtıratlar arşivde yapılan taramalar ve mezkûr zevâtın maddî ve mânevi olarak ahfâdının nakillerini ihtivâ eden eserler belirlendi Toplanan bütün mâlûmât âlimlerin herbirinin ismi altında tasnif edildi ve ayrı başlıklar altında kaleme alındı Bu mevzu ile alâkalı arz ettiğimiz usulde yapılmış çalışma sayısı pek azdır Bu kitap üzerinde çalışma arzusu bu ihtiyaçtan hâsıl olmuştur Elbette ki bu eser daha da tafsilatlı çalışılması gereken çok daha şümullü bir yekün teşkil edecek bir mevzuya sâhiptir Elimizde çalıştığım konuyla ilgili yüzlerce kitap ve mâlûmât bulunmaktadır Bu itibarla muhtasar bir çalışmadır İnşâallâh yeni baskılarda bu meyanda eklemeler yapılacaktır Bu eserde Osmanlı Devlet münâsebetleri Osmanlı Devleti nin kuruluşunda İslâm ın etkisi Osmanlı Devleti nde Devlet Medrese Tekke münâsebetleri dînî müesseler ve Şeyhulislâmlık makāmının durumu bâzı misaller üzerinden tavzih edilmiştir Müstakil olarak hazırladığım diğer bir ciltte Sultan II Abdülhamîd in dînî gruplar ve liderlerle münâsebetleri üzerinedir Kitabın bu bölümü eserin adını ihtivâ eden Sultan II Abdülhamîd Hân ın ulemâ ile münâsebetlerinin icmâlî olarak işlendiği bölümdür Bu dönemde tesir icrâ eden başlıca ulemâ ayrı ayrı başıklar altında tafsilatlı olarak incelenmiş ve Sultan II Abdülhamîd ile müspet veyâ menfî istikāmette seyreden hukukları üzerinde durularak veriler üzerinden anlatılmaya çalışılmıştır Mezkûr ulemâ ve meşâyihın Sultan II Abdülhamîd ile olan hukukları ve bakış açılarını kaynaklara mebnî olarak safha safha anlatmakla berâber bu duruşlarda müessir olan onların nasıl bir muhitte yetiştiğini sebepleri muhtasar bir şekilde arz eceğiz Çünkü onların Sultan II Abdülhamîd ile müspet veyâ menfî istikāmette seyreden siyâsî duruşları yetiştikleri muhit irşâd anlayışları ve hayatları bilinmeden anlaşılamaz Hazırladığım müstakil diğer bir eserde ise Sultan II Abdülhamîd in yönetim anlayışı ve İslâm a bakış açısı Sultan II Abdülhamîd in pâdişah olması ve yönetim anlayışı Sultan II Abdülhamîd in din ve İslâm birliği anlayışı Sultan II Abdülhamîd in genel olarak yönetim anlayışı hâl i ahvâli tavzih edilmiştir Seneler süren bu ilmi çalışmanın Osmanlı sultanları ile meşâyih ı kirâm hazarâtının kudûmunda ona muhabbeti olanlar için Ehl i Sünnet ulemâya muhabbete mezkûr sâdât ı kirâmın himmetine vesîle olmasına ehl i bidat ve onların tefessüh etmiş bâtıl mefkûrelerine karşı temkine arada kalan müteheyyic zevâtın muhâlefetinin de ibrete sezâ olmasına vesîle olmasını Alîm ve Habîr olan Mevlâ Teâla Hazretleri nden niyâz ederim Onların hayru l halefleri olan mürşidler ve ecdâdından aldığı muhabbetle Osmanlı nın İlim irfân ve cihâd mefkûresine yaptığı hizmetleri hep hayrla yâd etmiş Sultan II Abdülhamîd Han Osmanlı ulemâsı ve meşâyihı hakkında uygunsuz konuşulmasından ise ziyâdesiyle rahatsız olmuşlardır Cenâb ı Hâlık ı Zü l Celâl sâyimizi meşkûr amelimizi makbul zenbimizi mağfûr çalışmamızı da hayırlara mukaddime ve vesîle eylesin Şeyh Seyyid Osman Hulûsî Efendi Kuddise Sirruhû Hazretleri nin buyurduğu gibi Tam yedi asırlık o fahîm o ulu ecdâd Hâkimlik bu ele gelmiş de komuş ad Hem bâtın hem zâhir olup âleme üstâd İşte bugün ânındır olan bu yetîm evlâd Vicdan ise âlemde bu mu Hakk ı adâlet Bak mâzîye müstakbeli koy hâli araştır İm ân ile aç çeşmini her yanı dolaştır Âdilleri hâtırda tutup bir sıralaştır Vicdanına el koy da özün Hakk a ulaştır Vicdan ise âlemde bu mu Hakk ı adâlet Âmîn Yâ Muîn Dr Yunus Emre Aydın

Kitap Ambarı
378,00

Ahıska Yayınevi

2024240 sf.
Ciltli16,5 x 23,5
Kitap Ambarı

İslâm Medeniyet târihi üç müessese üzerine kāimdir Bunlar câmii tekke ve medresedir Osmanlı döneminin bidâyetindennihâyetine kadar olan vetîrede ulemâ ve meşâyiha çok ehemmiyet verilmiş buna mebnî olarak da bu devletin maddî ve mânevî yapılanmasında ulemâ ve meşâyih zümrelerinin fevkalade tesiri olmuştur Osmanlı nın bir Cihan Devleti hâline gelmesi Osman Gâzî Hazretleri nin vasiyetinde görüldüğü üzere Kuru kavga ve cihangirlik arzusu için değil Îlâ yı kelimetullah ı emel ittihaz etmiş olmasıydı Bu yüzdendir ki devletlerini birçok kereler Devlet i Muhammediyye olarak tavsif etmişlerdir Osmanlı Devleti Selçukluların bakiyesi topraklarda kurulduğundan onların İslâm ı yorumlama şekilleri de sûfî bir menhec üzerine ikāme edilmişti Osmanoğulları bidâyetlerinden îtibâren ilim aşkı ile mücehhez bir muhabbet ile kāim yılmaz bir cihâd sevdâsı ile de kılıca sevdâlı bir neseb idi Onlar kendisine cedd i emcedinden tevârüs etmiş olan hilâfet i seniyye saltanat ı şahâne îlâ yı kelimetullâh ve mazlumlara hâmîlik vazîfesini icrâ ederken dâhilde ve hâriçte ulemâ ile irtibatı kuvvetlendirerek onları istihdam üzere bir siyâset izlemiştir Ulemâ ve meşâyih ile olan ünsiyeti ona ecdâdından tevârüs etmiş bir edeptir Bu meyanda Osmanlı sultanlarının târih boyunca izledikleri siyâsetlerinde nazar ı dikkati celbeden en ehemmiyetli hususlardan biri de onların meclislerinde ulemâ ve meşâyihı bir arada tutmaları zaman zaman bu iki tâifenin rüesâları arasında çıkan nizâları da hem âlim hem sûfî olan zülcenâheyn zevâtça çözüme kavuşturup Ehl i Sünnet mezhebinin yaşanmasında tekke ve medrese istikāmetinde bir menhec ikāme etmiş olmalarıdır Bu zümrelerin müessisi oldukları fikir akımları ve bu fikir akımlarının bânîlerinin teşekkül ettirdikleri cemaat cemiyet ve fikrî cereyanlar bugün de devâm etmektedir Bunların görüşlerinin netîcelerini ve günümüzdeki in ikâsını da bu dönemle münâsebetini gözeterek kendi te lifatlarından naklettik Bu meyanda dipnot ve kaynakçamızda Ehl i Sünnet e muhâlif bu zevâtın adlarını ve eserlerini gördüğünüzde bu duruma şaşırmamanızı bunun nedeninin yukarıda belirttiğim sebepler olduğunu ifâde etmek isterim Çünkü bu zevât beslendikleri kaynağın izlerini üzerlerinde taşımaktadırlar Merhûm Şeyhulislâm Mustafa Sabri Efendi Rahmetullâhi Aleyh in buyurduğu gibi Târih okumanın gâyesi hâli anlamaktır çünkü hâl mâzînin çocuğudur Söz konusu cemaat cemiyet ve fikrî cereyanların bugün de devâm etmesi bu fikir akımlarının daha dikkatli bir şekilde tahlil edilmesini iktizâ ediyordu Sıhhatli bir netîceye vâsıl olabilmek için de hakkında çok görüş serdedilen ve üzerinde çok fikrî karışıklık olan ve muğlak yorumlar yapılan bu zevât üzerinde çok ince bir şekilde çalışılması ayrı bir ehemmiyet arz ediyordu Bu boşluğu bir derece doldurmak gâyesiyle bu hususla alâkalı çok ciddî bir araştırma ve tahkîkāt yapıldı Bu çalışmamızın ilk temel kaynağı mezkûr ulemânın bibliyografya taramalarına dayanıyor Bu zevât hakkında yapılmış tezler te lifat makaleler adı geçen zevâtın eserleri yakın ve uzak halkadan hâtıratlar arşivde yapılan taramalar ve mezkûr zevâtın maddî ve mânevi olarak ahfâdının nakillerini ihtivâ eden eserler belirlendi Toplanan bütün mâlûmât âlimlerin herbirinin ismi altında tasnif edildi ve ayrı başlıklar altında kaleme alındı Bu mevzu ile alâkalı arz ettiğimiz usulde yapılmış çalışma sayısı pek azdır Bu kitap üzerinde çalışma arzusu bu ihtiyaçtan hâsıl olmuştur Elbette ki bu eser daha da tafsilatlı çalışılması gereken çok daha şümullü bir yekün teşkil edecek bir mevzuya sâhiptir Elimizde çalıştığım konuyla ilgili yüzlerce kitap ve mâlûmât bulunmaktadır Bu itibarla muhtasar bir ç

BKM Kitap
388,80

Ahıska Yayınevi

2024240 sf.
Ciltli
BKM Kitap

İslâm Medeniyet târihi üç müessese üzerine kaimdir Bunlar câmii tekke ve medresedir Osmanlı döneminin bidâyetindennihâyetine kadar olan vetîrede ulemâ ve meşâyiha çok ehemmiyet verilmiş buna mebnî olarak da bu devletin maddî ve mânevî yapılanmasında ulemâ ve meşâyih zümrelerinin fevkalade tesiri olmuştur Osmanlı nın bir Cihan Devleti hâline gelmesi Osman Gâzî Hazretleri nin vasiyetinde görüldüğü üzere Kuru kavga ve cihangirlik arzusu için değil Îlâ yı kelimetullah ı emel ittihaz etmiş olmasıydı Bu yüzdendir ki devletlerini birçok kereler Devlet i Muhammediyye olarak tavsif etmişlerdir Osmanlı Devleti Selçukluların bakiyesi topraklarda kurulduğundan onların İslâm ı yorumlama şekilleri de sûfî bir menhec üzerine ikame edilmişti Osmanoğulları bidâyetlerinden îtibâren ilim aşkı ile mücehhez bir muhabbet ile kaim yılmaz bir cihâd sevdâsı ile de kılıca sevdâlı bir neseb idi Onlar kendisine cedd i emcedinden tevârüs etmiş olan hilâfet i seniyye saltanat ı şahâne îlâ yı kelimetullâh ve mazlumlara hâmîlik vazîfesini icrâ ederken dâhilde ve hâriçte ulemâ ile irtibatı kuvvetlendirerek onları istihdam üzere bir siyâset izlemiştir Ulemâ ve meşâyih ile olan ünsiyeti ona ecdâdından tevârüs etmiş bir edeptir Bu meyanda Osmanlı sultanlarının târih boyunca izledikleri siyâsetlerinde nazar ı dikkati celbeden en ehemmiyetli hususlardan biri de onların meclislerinde ulemâ ve meşâyihı bir arada tutmaları zaman zaman bu iki tâifenin rüesâları arasında çıkan nizâları da hem âlim hem sûfî olan zülcenâheyn zevâtça çözüme kavuşturup Ehl i Sünnet mezhebinin yaşanmasında tekke ve medrese istikametinde bir menhec ikame etmiş olmalarıdır Bu zümrelerin müessisi oldukları fikir akımları ve bu fikir akımlarının bânîlerinin teşekkül ettirdikleri cemaat cemiyet ve fikrî cereyanlar bugün de devâm etmektedir Bunların görüşlerinin netîcelerini ve günümüzdeki in ikâsını da bu dönemle münâsebetini gözeterek kendi te lifatlarından naklettik Bu meyanda dipnot ve kaynakçamızda Ehl i Sünnet e muhâlif bu zevâtın adlarını ve eserlerini gördüğünüzde bu duruma şaşırmamanızı bunun nedeninin yukarıda belirttiğim sebepler olduğunu ifâde etmek isterim Çünkü bu zevât beslendikleri kaynağın izlerini üzerlerinde taşımaktadırlar Merhûm Şeyhulislâm Mustafa Sabri Efendi Rahmetullâhi Aleyh in buyurduğu gibi Târih okumanın gâyesi hâli anlamaktır çünkü hâl mâzînin çocuğudur Söz konusu cemaat cemiyet ve fikrî cereyanların bugün de devâm etmesi bu fikir akımlarının daha dikkatli bir şekilde tahlil edilmesini iktizâ ediyordu Sıhhatli bir netîceye vâsıl olabilmek için de hakkında çok görüş serdedilen ve üzerinde çok fikrî karışıklık olan ve muğlak yorumlar yapılan bu zevât üzerinde çok ince bir şekilde çalışılması ayrı bir ehemmiyet arz ediyordu Bu boşluğu bir derece doldurmak gâyesiyle bu hususla alâkalı çok ciddî bir araştırma ve tahkîkat yapıldı Bu çalışmamızın ilk temel kaynağı mezkûr ulemânın bibliyografya taramalarına dayanıyor Bu zevât hakkında yapılmış tezler te lifat makaleler adı geçen zevâtın eserleri yakın ve uzak halkadan hâtıratlar arşivde yapılan taramalar ve mezkûr zevâtın maddî ve mânevi olarak ahfâdının nakillerini ihtivâ eden eserler belirlendi Toplanan bütün mâlûmât âlimlerin herbirinin ismi altında tasnif edildi ve ayrı başlıklar altında kaleme alındı Bu mevzu ile alâkalı arz ettiğimiz usulde yapılmış çalışma sayısı pek azdır Bu kitap üzerinde çalışma arzusu bu ihtiyaçtan hâsıl olmuştur Elbette ki bu eser daha da tafsilatlı çalışılması gereken çok daha şümullü bir yekün teşkil edecek bir mevzuya sâhiptir Elimizde çalıştığım konuyla ilgili yüzlerce kitap ve mâlûmât bulunmaktadır Bu itibarla muhtasar bir çalışmadır İnşâallâh yeni baskılarda bu meyanda eklemeler yapılacaktır Bu eserde Osmanlı Devlet münâsebetleri Osmanlı Devleti nin kuruluşunda İslâm ın etkisi Osmanlı Devleti nde Devlet Medrese Tekke münâsebetleri dînî müesseler ve Şeyhulislâmlık makamının durumu bâzı misaller üzerinden tavzih edilmiştir Müstakil olarak hazırladığım diğer bir ciltte Sultan II Abdülhamîd in dînî gruplar ve liderlerle münâsebetleri üzerinedir Kitabın bu bölümü eserin adını ihtivâ eden Sultan II Abdülhamîd Hân ın ulemâ ile münâsebetlerinin icmâlî olarak işlendiği bölümdür Bu dönemde tesir icrâ eden başlıca ulemâ ayrı ayrı başıklar altında tafsilatlı olarak incelenmiş ve Sultan II Abdülhamîd ile müspet veyâ menfî istikamette seyreden hukukları üzerinde durularak veriler üzerinden anlatılmaya çalışılmıştır Mezkûr ulemâ ve meşâyihın Sultan II Abdülhamîd ile olan hukukları ve bakış açılarını kaynaklara mebnî olarak safha safha anlatmakla berâber bu duruşlarda müessir olan onların nasıl bir muhitte yetiştiğini sebepleri muhtasar bir şekilde arz eceğiz Çünkü onların Sultan II Abdülhamîd ile müspet veyâ menfî istikamette seyreden siyâsî duruşları yetiştikleri muhit irşâd anlayışları ve hayatları bilinmeden anlaşılamaz Hazırladığım müstakil diğer bir eserde ise Sultan II Abdülhamîd in yönetim anlayışı ve İslâm a bakış açısı Sultan II Abdülhamîd in pâdişah olması ve yönetim anlayışı Sultan II Abdülhamîd in din ve İslâm birliği anlayışı Sultan II Abdülhamîd in genel olarak yönetim anlayışı hâl i ahvâli tavzih edilmiştir Seneler süren bu ilmi çalışmanın Osmanlı sultanları ile meşâyih ı kirâm hazarâtının kudûmunda ona muhabbeti olanlar için Ehl i Sünnet ulemâya muhabbete mezkûr sâdât ı kirâmın himmetine vesîle olmasına ehl i bidat ve onların tefessüh etmiş bâtıl mefkûrelerine karşı temkine arada kalan müteheyyic zevâtın muhâlefetinin de ibrete sezâ olmasına vesîle olmasını Alîm ve Habîr olan Mevlâ Teâla Hazretleri nden niyâz ederim Onların hayru l halefleri olan mürşidler ve ecdâdından aldığı muhabbetle Osmanlı nın İlim irfân ve cihâd mefkûresine yaptığı hizmetleri hep hayrla yâd etmiş Sultan II Abdülhamîd Han Osmanlı ulemâsı ve meşâyihı hakkında uygunsuz konuşulmasından ise ziyâdesiyle rahatsız olmuşlardır Cenâb ı Hâlık ı Zü l Celâl sâyimizi meşkûr amelimizi makbul zenbimizi mağfûr çalışmamızı da hayırlara mukaddime ve vesîle eylesin Şeyh Seyyid Osman Hulûsî Efendi Kuddise Sirruhû Hazretleri nin buyurduğu gibi Tam yedi asırlık o fahîm o ulu ecdâd Hâkimlik bu ele gelmiş de komuş ad Hem bâtın hem zâhir olup âleme üstâd İşte bugün ânındır olan bu yetîm evlâd Vicdan ise âlemde bu mu Hakk ı adâlet Bak mâzîye müstakbeli koy hâli araştır İm ân ile aç çeşmini her yanı dolaştır Âdilleri hâtırda tutup bir sıralaştır Vicdanına el koy da özün Hakk a ulaştır Vicdan ise âlemde bu mu Hakk ı adâlet Âmîn Yâ Muîn Dr Yunus Emre Aydın

Ucuz Kitap Al
432,00

Ahıska Yayınevi

Ekim 2024240 sf.
16.00x23.50 cm2. Hamur Ciltli
Ucuz Kitap Al

Yunus Emre Aydın tarafından kaleme alınan Osmanlıda Fidandan Çınara Manevi Kökler Ahıska Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Osmanlıda Fidandan Çınara Manevi Kökler Yunus Emre Aydın Kitap Özeti İslâm Medeniyet târihi üç müessese üzerine kaimdir Bunlar câmii tekke ve medresedir Osmanlı döneminin bidâyetindennihâyetine kadar olan vetîrede ulemâ ve meşâyiha çok ehemmiyet verilmiş buna mebnî olarak da bu devletin maddî ve mânevî yapılanmasında ulemâ ve meşâyih zümrelerinin fevkalade tesiri olmuştur Osmanlı nın bir Cihan Devleti hâline gelmesi Osman Gâzî Hazretleri nin vasiyetinde görüldüğü üzere Kuru kavga ve cihangirlik arzusu için değil Îlâ yı kelimetullah ı emel ittihaz etmiş olmasıydı Bu yüzdendir ki devletlerini birçok kereler Devlet i Muhammediyye olarak tavsif etmişlerdir Osmanlı Devleti Selçukluların bakiyesi topraklarda kurulduğundan onların İslâm ı yorumlama şekilleri de sûfî bir menhec üzerine ikame edilmişti Osmanoğulları bidâyetlerinden îtibâren ilim aşkı ile mücehhez bir muhabbet ile kaim yılmaz bir cihâd sevdâsı ile de kılıca sevdâlı bir neseb idi Onlar kendisine cedd i emcedinden tevârüs etmiş olan hilâfet i seniyye saltanat ı şahâne îlâ yı kelimetullâh ve mazlumlara hâmîlik vazîfesini icrâ ederken dâhilde ve hâriçte ulemâ ile irtibatı kuvvetlendirerek onları istihdam üzere bir siyâset izlemiştir Ulemâ ve meşâyih ile olan ünsiyeti ona ecdâdından tevârüs etmiş bir edeptir Bu meyanda Osmanlı sultanlarının târih boyunca izledikleri siyâsetlerinde nazar ı dikkati celbeden en ehemmiyetli hususlardan biri de onların meclislerinde ulemâ ve meşâyihı bir arada tutmaları zaman zaman bu iki tâifenin rüesâları arasında çıkan nizâları da hem âlim hem sûfî olan zülcenâheyn zevâtça çözüme kavuşturup Ehl i Sünnet mezhebinin yaşanmasında tekke ve medrese istikametinde bir menhec ikame etmiş olmalarıdır Bu zümrelerin müessisi oldukları fikir akımları ve bu fikir akımlarının bânîlerinin teşekkül ettirdikleri cemaat cemiyet ve fikrî cereyanlar bugün de devâm etmektedir Bunların görüşlerinin netîcelerini ve günümüzdeki in ikâsını da bu dönemle münâsebetini gözeterek kendi te lifatlarından naklettik Bu meyanda dipnot ve kaynakçamızda Ehl i Sünnet e muhâlif bu zevâtın adlarını ve eserlerini gördüğünüzde bu duruma şaşırmamanızı bunun nedeninin yukarıda belirttiğim sebepler olduğunu ifâde etmek isterim Çünkü bu zevât beslendikleri kaynağın izlerini üzerlerinde taşımaktadırlar Merhûm Şeyhulislâm Mustafa Sabri Efendi Rahmetullâhi Aleyh in buyurduğu gibi Târih okumanın gâyesi hâli anlamaktır çünkü hâl mâzînin çocuğudur Söz konusu cemaat cemiyet ve fikrî cereyanların bugün de devâm etmesi bu fikir akımlarının daha dikkatli bir şekilde tahlil edilmesini iktizâ ediyordu Sıhhatli bir netîceye vâsıl olabilmek için de hakkında çok görüş serdedilen ve üzerinde çok fikrî karışıklık olan ve muğlak yorumlar yapılan bu zevât üzerinde çok ince bir şekilde çalışılması ayrı bir ehemmiyet arz ediyordu Bu boşluğu bir derece doldurmak gâyesiyle bu hususla alâkalı çok ciddî bir araştırma ve tahkîkat yapıldı Bu çalışmamızın ilk temel kaynağı mezk uc Yayınevi Ahıska Yayınevi Yazar Yunus Emre Aydın Sayfa 240 Sayfa Kağıt 2 Hamur Ciltli Boyut 16 00x23 50 cm Basım Yılı Ekim 2024 Barkod 9786259803999 Kategori Araştırma İnceleme

Nobel Kitap
442,80

Ahıska Yayınevi

2024240 sf.
Ciltli16x23.5 cm2. Hamur
Nobel Kitap

İslâm Medeniyet târihi üç müessese üzerine kāimdir Bunlar câmii tekke ve medresedir Osmanlı döneminin bidâyetindennihâyetine kadar olan vetîrede ulemâ ve meşâyiha çok ehemmiyet verilmiş buna mebnî olarak da bu devletin maddî ve mânevî yapılanmasında ulemâ ve meşâyih zümrelerinin fevkalade tesiri olmuştur Osmanlı nın bir Cihan Devleti hâline gelmesi Osman Gâzî Hazretleri nin vasiyetinde görüldüğü üzere Kuru kavga ve cihangirlik arzusu için değil Îlâ yı kelimetullah ı emel ittihaz etmiş olmasıydı Bu yüzdendir ki devletlerini birçok kereler Devlet i Muhammediyye olarak tavsif etmişlerdir Osmanlı Devleti Selçukluların bakiyesi topraklarda kurulduğundan onların İslâm ı yorumlama şekilleri de sûfî bir menhec üzerine ikāme edilmişti Osmanoğulları bidâyetlerinden îtibâren ilim aşkı ile mücehhez bir muhabbet ile kāim yılmaz bir cihâd sevdâsı ile de kılıca sevdâlı bir neseb idi Onlar kendisine cedd i emcedinden tevârüs etmiş olan hilâfet i seniyye saltanat ı şahâne îlâ yı kelimetullâh ve mazlumlara hâmîlik vazîfesini icrâ ederken dâhilde ve hâriçte ulemâ ile irtibatı kuvvetlendirerek onları istihdam üzere bir siyâset izlemiştir Ulemâ ve meşâyih ile olan ünsiyeti ona ecdâdından tevârüs etmiş bir edeptir Bu meyanda Osmanlı sultanlarının târih boyunca izledikleri siyâsetlerinde nazar ı dikkati celbeden en ehemmiyetli hususlardan biri de onların meclislerinde ulemâ ve meşâyihı bir arada tutmaları zaman zaman bu iki tâifenin rüesâları arasında çıkan nizâları da hem âlim hem sûfî olan zülcenâheyn zevâtça çözüme kavuşturup Ehl i Sünnet mezhebinin yaşanmasında tekke ve medrese istikāmetinde bir menhec ikāme etmiş olmalarıdır Bu zümrelerin müessisi oldukları fikir akımları ve bu fikir akımlarının bânîlerinin teşekkül ettirdikleri cemaat cemiyet ve fikrî cereyanlar bugün de devâm etmektedir Bunların görüşlerinin netîcelerini ve günümüzdeki in ikâsını da bu dönemle münâsebetini gözeterek kendi te lifatlarından naklettik Bu meyanda dipnot ve kaynakçamızda Ehl i

D&R
486,00

Ahıska Yayınevi

20241. baskı240 sf.
16,5 x 23,52. HamurTürkçe
D&R

İslâm Medeniyet târihi üç müessese üzerine kāimdir Bunlar câmii tekke ve medresedir Osmanlı döneminin bidâyetindennihâyetine kadar olan vetîrede ulemâ ve meşâyiha çok ehemmiyet verilmiş buna mebnî olarak da bu devletin maddî ve mânevî yapılanmasında ulemâ ve meşâyih zümrelerinin fevkalade tesiri olmuştur Osmanlı nın bir Cihan Devleti hâline gelmesi Osman Gâzî Hazretleri nin vasiyetinde görüldüğü üzere Kuru kavga ve cihangirlik arzusu için değil Îlâ yı kelimetullah ı emel ittihaz etmiş olmasıydı Bu yüzdendir ki devletlerini birçok kereler Devlet i Muhammediyye olarak tavsif etmişlerdir Osmanlı Devleti Selçukluların bakiyesi topraklarda kurulduğundan onların İslâm ı yorumlama şekilleri de sûfî bir menhec üzerine ikāme edilmişti Osmanoğulları bidâyetlerinden îtibâren ilim aşkı ile mücehhez bir muhabbet ile kāim yılmaz bir cihâd sevdâsı ile de kılıca sevdâlı bir neseb idi Onlar kendisine cedd i emcedinden tevârüs etmiş olan hilâfet i seniyye saltanat ı şahâne îlâ yı kelimetullâh ve mazlumlara hâmîlik vazîfesini icrâ ederken dâhilde ve hâriçte ulemâ ile irtibatı kuvvetlendirerek onları istihdam üzere bir siyâset izlemiştir Ulemâ ve meşâyih ile olan ünsiyeti ona ecdâdından tevârüs etmiş bir edeptir Bu meyanda Osmanlı sultanlarının târih boyunca izledikleri siyâsetlerinde nazar ı dikkati celbeden en ehemmiyetli hususlardan biri de onların meclislerinde ulemâ ve meşâyihı bir arada tutmaları zaman zaman bu iki tâifenin rüesâları arasında çıkan nizâları da hem âlim hem sûfî olan zülcenâheyn zevâtça çözüme kavuşturup Ehl i Sünnet mezhebinin yaşanmasında tekke ve medrese istikāmetinde bir menhec ikāme etmiş olmalarıdır Bu zümrelerin müessisi oldukları fikir akımları ve bu fikir akımlarının bânîlerinin teşekkül ettirdikleri cemaat cemiyet ve fikrî cereyanlar bugün de devâm etmektedir Bunların görüşlerinin netîcelerini ve günümüzdeki in ikâsını da bu dönemle münâsebetini gözeterek kendi te lifatlarından naklettik Bu meyanda dipnot ve kaynakçamızda Ehl i Sünnet e muhâlif bu zevâtın adlarını ve eserlerini gördüğünüzde bu duruma şaşırmamanızı bunun nedeninin yukarıda belirttiğim sebepler olduğunu ifâde etmek isterim Çünkü bu zevât beslendikleri kaynağın izlerini üzerlerinde taşımaktadırlar Merhûm Şeyhulislâm Mustafa Sabri Efendi Rahmetullâhi Aleyh in buyurduğu gibi Târih okumanın gâyesi hâli anlamaktır çünkü hâl mâzînin çocuğudur Söz konusu cemaat cemiyet ve fikrî cereyanların bugün de devâm etmesi bu fikir akımlarının daha dikkatli bir şekilde tahlil edilmesini iktizâ ediyordu Sıhhatli bir netîceye vâsıl olabilmek için de hakkında çok görüş serdedilen ve üzerinde çok fikrî karışıklık olan ve muğlak yorumlar yapılan bu zevât üzerinde çok ince bir şekilde çalışılması ayrı bir ehemmiyet arz ediyordu Bu boşluğu bir derece doldurmak gâyesiyle bu hususla alâkalı çok ciddî bir araştırma ve tahkîkāt yapıldı Bu çalışmamızın ilk temel kaynağı mezkûr ulemânın bibliyografya taramalarına dayanıyor Bu zevât hakkında yapılmış tezler te lifat makaleler adı geçen zevâtın eserleri yakın ve uzak halkadan hâtıratlar arşivde yapılan taramalar ve mezkûr zevâtın maddî ve mânevi olarak ahfâdının nakillerini ihtivâ eden eserler belirlendi Toplanan bütün mâlûmât âlimlerin herbirinin ismi altında tasnif edildi ve ayrı başlıklar altında kaleme alındı Bu mevzu ile alâkalı arz ettiğimiz usulde yapılmış çalışma sayısı pek azdır Bu kitap üzerinde çalışma arzusu bu ihtiyaçtan hâsıl olmuştur Elbette ki bu eser daha da tafsilatlı çalışılması gereken çok daha şümullü bir yekün teşkil edecek bir mevzuya sâhiptir Elimizde çalıştığım konuyla ilgili yüzlerce kitap ve mâlûmât bulunmaktadır Bu itibarla muhtasar bir çalışmadır İnşâallâh yeni baskılarda bu meyanda eklemeler yapılacaktır Bu eserde Osmanlı Devlet münâsebetleri Osmanlı Devleti nin kuruluşunda İslâm ın etkisi Osmanlı Devleti nde Devlet Medrese Tekke münâsebetleri dînî müesseler ve Şeyhulislâmlık makāmının durumu bâzı misaller üzerinden tavzih edilmiştir Müstakil olarak hazırladığım diğer bir ciltte Sultan II Abdülhamîd in dînî gruplar ve liderlerle münâsebetleri üzerinedir Kitabın bu bölümü eserin adını ihtivâ eden Sultan II Abdülhamîd Hân ın ulemâ ile münâsebetlerinin icmâlî olarak işlendiği bölümdür Bu dönemde tesir icrâ eden başlıca ulemâ ayrı ayrı başıklar altında tafsilatlı olarak incelenmiş ve Sultan II Abdülhamîd ile müspet veyâ menfî istikāmette seyreden hukukları üzerinde durularak veriler üzerinden anlatılmaya çalışılmıştır Mezkûr ulemâ ve meşâyihın Sultan II Abdülhamîd ile olan hukukları ve bakış açılarını kaynaklara mebnî olarak safha safha anlatmakla berâber bu duruşlarda müessir olan onların nasıl bir muhitte yetiştiğini sebepleri muhtasar bir şekilde arz eceğiz Çünkü onların Sultan II Abdülhamîd ile müspet veyâ menfî istikāmette seyreden siyâsî duruşları yetiştikleri muhit irşâd anlayışları ve hayatları bilinmeden anlaşılamaz Hazırladığım müstakil diğer bir eserde ise Sultan II Abdülhamîd in yönetim anlayışı ve İslâm a bakış açısı Sultan II Abdülhamîd in pâdişah olması ve yönetim anlayışı Sultan II Abdülhamîd in din ve İslâm birliği anlayışı Sultan II Abdülhamîd in genel olarak yönetim anlayışı hâl i ahvâli tavzih edilmiştir Seneler süren bu ilmi çalışmanın Osmanlı sultanları ile meşâyih ı kirâm hazarâtının kudûmunda ona muhabbeti olanlar için Ehl i Sünnet ulemâya muhabbete mezkûr sâdât ı kirâmın himmetine vesîle olmasına ehl i bidat ve onların tefessüh etmiş bâtıl mefkûrelerine karşı temkine arada kalan müteheyyic zevâtın muhâlefetinin de ibrete sezâ olmasına vesîle olmasını Alîm ve Habîr olan Mevlâ Teâla Hazretleri nden niyâz ederim Onların hayru l halefleri olan mürşidler ve ecdâdından aldığı muhabbetle Osmanlı nın İlim irfân ve cihâd mefkûresine yaptığı hizmetleri hep hayrla yâd etmiş Sultan II Abdülhamîd Han Osmanlı ulemâsı ve meşâyihı hakkında uygunsuz konuşulmasından ise ziyâdesiyle rahatsız olmuşlardır Cenâb ı Hâlık ı Zü l Celâl sâyimizi meşkûr amelimizi makbul zenbimizi mağfûr çalışmamızı da hayırlara mukaddime ve vesîle eylesin Şeyh Seyyid Osman Hulûsî Efendi Kuddise Sirruhû Hazretleri nin buyurduğu gibi Tam yedi asırlık o fahîm o ulu ecdâd Hâkimlik bu ele gelmiş de komuş ad Hem bâtın hem zâhir olup âleme üstâd İşte bugün ânındır olan bu yetîm evlâd Vicdan ise âlemde bu mu Hakk ı adâlet Bak mâzîye müstakbeli koy hâli araştır İm ân ile aç çeşmini her yanı dolaştır Âdilleri hâtırda tutup bir sıralaştır Vicdanına el koy da özün Hakk a ulaştır Vicdan ise âlemde bu mu Hakk ı adâlet Âmîn Yâ Muîn Dr Yunus Emre Aydın Tanıtım Bülteninden

Pandora

Ahıska

2024240 sf.
Pandora

İslâm Medeniyet târihi üç müessese üzerine kaimdir Bunlar câmii tekke ve medresedir Osmanlı döneminin bidâyetindennihâyetine kadar olan vetîrede ulemâ ve meşâyiha çok ehemmiyet verilmiş buna mebnî olarak da bu devletin maddî ve mânevî yapılanmasında ulemâ ve meşâyih zümrelerinin fevkalade tesiri olmuştur Osmanlı nın bir Cihan Devleti hâline gelmesi Osman Gâzî Hazretleri nin vasiyetinde görüldüğü üzere Kuru kavga ve cihangirlik arzusu için değil Îlâ yı kelimetullah ı emel ittihaz etmiş olmasıydı Bu yüzdendir ki devletlerini birçok kereler Devlet i Muhammediyye olarak tavsif etmişlerdir Osmanlı Devleti Selçukluların bakiyesi topraklarda kurulduğundan onların İslâm ı yorumlama şekilleri de sûfî bir menhec üzerine ikame edilmişti Osmanoğulları bidâyetlerinden îtibâren ilim aşkı ile mücehhez bir muhabbet ile kaim yılmaz bir cihâd sevdâsı ile de kılıca sevdâlı bir neseb idi Onlar kendisine cedd i emcedinden tevârüs etmiş olan hilâfet i seniyye saltanat ı şahâne îlâ yı kelimetullâh ve mazlumlara hâmîlik vazîfesini icrâ ederken dâhilde ve hâriçte ulemâ ile irtibatı kuvvetlendirerek onları istihdam üzere bir siyâset izlemiştir Ulemâ ve meşâyih ile olan ünsiyeti ona ecdâdından tevârüs etmiş bir edeptir Bu meyanda Osmanlı sultanlarının târih boyunca izledikleri siyâsetlerinde nazar ı dikkati celbeden en ehemmiyetli hususlardan biri de onların meclislerinde ulemâ ve meşâyihı bir arada tutmaları zaman zaman bu iki tâifenin rüesâları arasında çıkan nizâları da hem âlim hem sûfî olan zülcenâheyn zevâtça çözüme kavuşturup Ehl i Sünnet mezhebinin yaşanmasında tekke ve medrese istikametinde bir menhec ikame etmiş olmalarıdır Bu zümrelerin müessisi oldukları fikir akımları ve bu fikir akımlarının bânîlerinin teşekkül ettirdikleri cemaat cemiyet ve fikrî cereyanlar bugün de devâm etmektedir Bunların görüşlerinin netîcelerini ve günümüzdeki in ikâsını da bu dönemle münâsebetini gözeterek kendi te lifatlarından naklettik Bu meyanda dipnot ve kaynakçamızda Ehl i Sünnet e muhâlif bu zevâtın adlarını ve eserlerini gördüğünüzde bu duruma şaşırmamanızı bunun nedeninin yukarıda belirttiğim sebepler olduğunu ifâde etmek isterim Çünkü bu zevât beslendikleri kaynağın izlerini üzerlerinde taşımaktadırlar Merhûm Şeyhulislâm Mustafa Sabri Efendi Rahmetullâhi Aleyh in buyurduğu gibi Târih okumanın gâyesi hâli anlamaktır çünkü hâl mâzînin çocuğudur Söz konusu cemaat cemiyet ve fikrî cereyanların bugün de devâm etmesi bu fikir akımlarının daha dikkatli bir şekilde tahlil edilmesini iktizâ ediyordu Sıhhatli bir netîceye vâsıl olabilmek için de hakkında çok görüş serdedilen ve üzerinde çok fikrî karışıklık olan ve muğlak yorumlar yapılan bu zevât üzerinde çok ince bir şekilde çalışılması ayrı bir ehemmiyet arz ediyordu Bu boşluğu bir derece doldurmak gâyesiyle bu hususla alâkalı çok ciddî bir araştırma ve tahkîkat yapıldı Bu çalışmamızın ilk temel kaynağı mezkûr ulemânın bibliyografya taramalarına dayanıyor Bu zevât hakkında yapılmış tezler te lifat makaleler adı geçen zevâtın eserleri yakın ve uzak halkadan hâtıratlar arşivde yapılan taramalar ve mezkûr zevâtın maddî ve mânevi olarak ahfâdının nakillerini ihtivâ eden eserler belirlendi Toplanan bütün mâlûmât âlimlerin herbirinin ismi altında tasnif edildi ve ayrı başlıklar altında kaleme alındı Bu mevzu ile alâkalı arz ettiğimiz usulde yapılmış çalışma sayısı pek azdır Bu kitap üzerinde çalışma arzusu bu ihtiyaçtan hâsıl olmuştur Elbette ki bu eser daha da tafsilatlı çalışılması gereken çok daha şümullü bir yekün teşkil edecek bir mevzuya sâhiptir Elimizde çalıştığım konuyla ilgili yüzlerce kitap ve mâlûmât bulunmaktadır Bu itibarla muhtasar bir çalışmadır İnşâallâh yeni baskılarda bu meyanda eklemeler yapılacaktır Bu eserde Osmanlı Devlet münâsebetleri Osmanlı Devleti nin kuruluşunda İslâm ın etkisi Osmanlı Devleti nde Devlet Medrese Tekke münâsebetleri dînî müesseler ve Şeyhulislâmlık makamının durumu bâzı misaller üzerinden tavzih edilmiştir Müstakil olarak hazırladığım diğer bir ciltte Sultan II Abdülhamîd in dînî gruplar ve liderlerle münâsebetleri üzerinedir Kitabın bu bölümü eserin adını ihtivâ eden Sultan II Abdülhamîd Hân ın ulemâ ile münâsebetlerinin icmâlî olarak işlendiği bölümdür Bu dönemde tesir icrâ eden başlıca ulemâ ayrı ayrı başıklar altında tafsilatlı olarak incelenmiş ve Sultan II Abdülhamîd ile müspet veyâ menfî istikamette seyreden hukukları üzerinde durularak veriler üzerinden anlatılmaya çalışılmıştır Mezkûr ulemâ ve meşâyihın Sultan II Abdülhamîd ile olan hukukları ve bakış açılarını kaynaklara mebnî olarak safha safha anlatmakla berâber bu duruşlarda müessir olan onların nasıl bir muhitte yetiştiğini sebepleri muhtasar bir şekilde arz eceğiz Çünkü onların Sultan II Abdülhamîd ile müspet veyâ menfî istikamette seyreden siyâsî duruşları yetiştikleri muhit irşâd anlayışları ve hayatları bilinmeden anlaşılamaz Hazırladığım müstakil diğer bir eserde ise Sultan II Abdülhamîd in yönetim anlayışı ve İslâm a bakış açısı Sultan II Abdülhamîd in pâdişah olması ve yönetim anlayışı Sultan II Abdülhamîd in din ve İslâm birliği anlayışı Sultan II Abdülhamîd in genel olarak yönetim anlayışı hâl i ahvâli tavzih edilmiştir Seneler süren bu ilmi çalışmanın Osmanlı sultanları ile meşâyih ı kirâm hazarâtının kudûmunda ona muhabbeti olanlar için Ehl i Sünnet ulemâya muhabbete mezkûr sâdât ı kirâmın himmetine vesîle olmasına ehl i bidat ve onların tefessüh etmiş bâtıl mefkûrelerine karşı temkine arada kalan müteheyyic zevâtın muhâlefetinin de ibrete sezâ olmasına vesîle olmasını Alîm ve Habîr olan Mevlâ Teâla Hazretleri nden niyâz ederim Onların hayru l halefleri olan mürşidler ve ecdâdından aldığı muhabbetle Osmanlı nın İlim irfân ve cihâd mefkûresine yaptığı hizmetleri hep hayrla yâd etmiş Sultan II Abdülhamîd Han Osmanlı ulemâsı ve meşâyihı hakkında uygunsuz konuşulmasından ise ziyâdesiyle rahatsız olmuşlardır Cenâb ı Hâlık ı Zü l Celâl sâyimizi meşkûr amelimizi makbul zenbimizi mağfûr çalışmamızı da hayırlara mukaddime ve vesîle eylesin Şeyh Seyyid Osman Hulûsî Efendi Kuddise Sirruhû Hazretleri nin buyurduğu gibi Tam yedi asırlık o fahîm o ulu ecdâd Hâkimlik bu ele gelmiş de komuş ad Hem bâtın hem zâhir olup âleme üstâd İşte bugün ânındır olan bu yetîm evlâd Vicdan ise âlemde bu mu Hakk ı adâlet Bak mâzîye müstakbeli koy hâli araştır İm ân ile aç çeşmini her yanı dolaştır Âdilleri hâtırda tutup bir sıralaştır Vicdanına el koy da özün Hakk a ulaştır Vicdan ise âlemde bu mu Hakk ı adâlet Âmîn Yâ Muîn Dr Yunus Emre Aydın