MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Osmanlılar Yönetim ve Strateji

Osmanlılar Yönetim ve Strateji
135,00

Osmanlılar Yönetim ve Strateji

Gökkubbe Yayınları

Mayıs 2006200 sf.
Ciltsiz
TamadresEn ucuz

Osmanlılar Yönetim ve Strateji

Yazar bu kitapta bazı Oryantalistlerin Doğu Bilimciler Osmanist kimliği ile ortaya attıkları fikirlere karşın Osmanlı genişlemesini tarihi gerçeklerle ilişkilendirerek ortaya koyma çabasını gütmektedir Osmanlılar ın ileri sürüldüğü gibi tesadüflerin eseri ya da şartların gereği olarak bir imparatorluğa dönüşmediği aksine sahip oldukları gelenek ve buna bağlı olarak uyguladıkları yönetim anlayışları ile stratejilerin imparatorluğa giden sürece önemli katkı sağladığı kabul edilmelidir Bahsedilen gelenek ve buna bağlı olarak geliştirilen yönetim anlayışı ve stratejiler Osmanlılarda kendine özgü bir hal alarak çok dilli çok dinli ve çok kültürlü bir imparatorluğa geçiş sürecinin en önemli unsuru olmuştur Aşiretten devlete ve devletten imparatorluğa geçiş serüvenleri ve bu sırada takip edilen Osmanlı siyasetinin analizleri ile bu konuda ileri sürülen görüşlerin sorgulanması küçük bir aşiretten büyük bir imparatorluğa tesadüfler eseri geçilemeyeceği gerçeğine ulaşılmasını sağlamıştır

Tamadres
240,00

Bilge Kültür Sanat

Aralık 2017208 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Elinizdeki kitap on dördüncü yüzyılda Kuzeybatı Anadolu uç bölgesinde tarih sahnesine çıktıktan sonra Doğu Roma İmparatorluğu sahasını genişleme alanı olarak kabul eden ve kuruluşundan yaklaşık yüz elli yıl sonra İstanbul başkentli büyük dünya imparatorluğu kuran Osmanlıların bunları gerçekleştirirken sahip oldukları yönetim anlayışları ve politikaları ile stratejilerini inceleyen her biri konu ile ilgili ayrı bir makale olarak hazırlanmış sekiz bölümden oluşmaktadır Yazarın bu kitaptaki temel tezi özellikle bazı doğu bilimcilerin Osmanist kimliği ile ortaya attıkları fikirlere karşın Osmanlıların genişlemesini tarihî gerçeklerle ilişkilendirmektir Bu ilişkinin temelinde Osmanlıların ileri sürüldüğü gibi tesadüflerin eseri ya da şartların gereği olarak imparatorluğa dönüşmediği aksine sahip oldukları gelenek ve bununla ilintili uyguladıkları yönetim anlayışları ile stratejileri yer almaktadır Bahsedilen gelenek ve yönetim anlayışı ile stratejiler Osmanlılarda kendine özgü bir hal alarak çok dilli çok dinli ve çok kültürlü bir imparatorluğa geçiş sürecinin en önemli unsuru olmuştu Osmanlıların aşiretten devlete ve daha sonra imparatorluğa geçiş serüvenleri ve bu sırada takip edilen siyasetin analizleri ile bu konuda ileri sürülen görüşlerin sorgulanması küçük bir aşiretten büyük bir imparatorluğa tesadüfler eseri geçilemeyeceği gerçeğini göz önüne seriyor Osmanlıların kuruluş döneminden itibaren aşiret devlet ve nihayet imparatorluğa geçiş aşamaları ve bununla birlikte İstanbul un fethedilmesi amacıyla gerçekleştirilen kuşatmalar bir stratejiler bütünlüğü özelliği taşır Bu özellik istihbarat ağı ile pekiştirilerek diplomasinin bütün inceliklerinin kullanılmasıyla olgunluğa erişmiştir Bu süreçte takip edilen din politikası ise fetihçi Türk imparatorluğuna giden yolun en etkili halini sergiler Sözü edilen bu konulara dair yeni bilgi ve yorumları bulacağınız bu çalışma esasında Osmanlıların kuruluşundan itibaren sahip oldukları niteliklerin temel dinamiklerine dair gizemin izlerinin neler olduğunu ortaya çıkarmaya yönelik çabanın bir sonucudur

Tamadres
352,00

Klasik Yayınları

Nisan 2014365 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Türk ve İslam tarihinin hem büyüklük hem de uzun ömürlülük itibariyle en dikkate değer devleti olan Osmanlı İmparatorluğu nun bu devamlılığında hukukun ayrı bir yeri vardır Çok sayıda dini mezhebi ırkı farklılığı ahenkli bir şekilde bir arada tutan ve Osmanlı toplumunun sosyal yapısını güçlü kılan bu devlette hakim olan hukuk ve Osmanlı insanının bu hukuka duyduğu güvendir Osmanlı yönetiminin kanun hakimiyetine gösterdiği ihtimam İslam hukukunun uygulanmasına getirdiği yorum ve içtihat hukukunun kanun hukukuna dönüşmesi olarak nitelenebilecek çalışmalar adaletin tesisi ve İslam hukukunun geleceğine etki etmesi noktasından önemli olup daha fazla ilgiyi hak etmektedir Osmanlı Devleti nde Hukuk ve Adalet yazarın Osmanlı hukuk tarihi hakkında yazmış olduğu makalelerden oluşmaktadır Birinci bölüm Osmanlı hukukunun genel yapısını Türk ve İslam hukuk tarihi içindeki yerini ve gelişme seyrini ortaya koymayı hedefleyen makalelere ikinci bölüm ise daha çok aile hukuku çalışmalarına ayrılmıştır

Tamadres
400,00

Yeditepe Yayınevi

Mart 2014408 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Kişiyi bir devlete bağlayan hukukî ve siyasî bağ olan tabiiyet devletlerce ekonomik sosyal ve siyasî nedenlerle tanımlanmıştır Bu tanımda kan bağı ve toprağa bağlılık ölçüt alınabildiği gibi İslâm devletlerinde dini kriterler referans alınmıştır Ancak tabiiyet üzerine algılayışlar ve uygulamalar Avrupa da ulus devletlerin ortaya çıkmasıyla değişmeye başlamıştı 18 yüzyıldan itibaren çizilen haritalarda devletlerin sınırları kesin çizgilerle belirlenirken iktidarlar da halkını yeniden tanımlıyorlardı Sınırların dışında kalan toprakların halkları yabancı kabul edilerek ülkeye girişlerine kısıtlamalar getirildi Buna karşılık devletler başka ülkelere giden vatandaşlarının haklarını korumaya çalıştılar Osmanlı Devleti hem kaybedilen topraklardan yaşanan göçler hem de kapitülasyonlardan kaynaklı suistimaller dolayısıyla değişen tabiiyet algısıyla çok geçmeden tanıştı 19 yüzyıl Osmanlı Devleti için tabiiyet konusunda da değişimin yaşandığı bir dönemdir Gayrimüslimler gerek göç neticesinde gerekse himaye sayesinde başka ülke vatandaşı olarak Osmanlı Devleti ne sorun çıkartıyordu Bu kitapta 19 yüzyıl ve sonrası ağırlıklı olmakla birlikte Osmanlı Devleti nin karşılaştığı tabiiyet sorunları ve çözümlerine yönelik girişimleri incelenmiştir

Tamadres
420,00

Küre Yayınları

Ekim 2007253 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Kendilerini sultân ı berr u bahr olarak tanımlayan Osmanlı padişahlarının bu tanımlamanın bir gereği olarak XVI yüzyılda denizlere yönelik politikalar geliştirmeleri kaçınılmazdı Bir taraftan Karadeniz ve Akdeniz de diğer taraftan Kızıldeniz Basra Körfezi ve Hind denizlerinde donanma gezdirmeleri bu politikaların en doğal sonucuydu Bu sayede Karadeniz bütün yabancı devletlerin ticaret gemilerine kapatılmış Orta ve Doğu Akdeniz de ahidnamesiz devletlerin gemilerine hayat hakkı tanınmamış ve Kızıldeniz ve Basra Körfezi Portekiz İngiltere ve Hollanda gibi sömürgeci devletlerin müdahalelerine karşı korunmuştu İdris Bostan Osmanlılar ve Deniz isimli bu çalışmasında Osmanlı Devleti nin deniz politikalarını denizde oluşturduğu askeri ve idari teşkilatı ve donanmada kullanmış oldukları gemileri birçoğunu ilk defa gün yüzüne çıkardığı arşiv kaynaklarından istifade etmek suretiyle ve geniş bir periyodu içerecek bir biçimde ayrıntıları ile inceliyor Günümüze kadar sıkça tekrarlanan bir Osmanlı deniz gücünden bahsetmenin imkânsızlığı ya da Osmanlıların denizlere gerekli önemi vermedikleri gibi iddialara elinizdeki eserle cevap veren Bostan Osmanlı Deniz Tarihi çalışmalarına ilişkin literatürdeki boşluğun dolması yönünde ciddi bir adım daha atıyor