Osmanlılarda Türkçe Tefsir Geleneği — Mehmet Akif Alpaydın

Osmanlılarda Türkçe Tefsir Geleneği
Mehmet Akif AlpaydınM. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları
Osmanlılarda Türkçe Tefsir Geleneği
Mehmet Akif Alpaydınİslam la tanışmadan önce de güçlü devletler kuran Türkler İslâm la birlikte daha üst bir noktaya evrilmişler büyük medeniyetler tesis etmişler Kur ân dan aldıkları ilhamla hâkimiyetlerinin ulaştığı coğrafyaları maddeten ve mânen imâr etmişlerdir Türklerin kurduğu en ihtişamlı devletlerden biri olan Devlet i Aliyye i Osmâniyye medeniyet dediğimiz mefhûmun mücessem bir örneği olarak tarih sahnesinde uzun yıllar boy göstermiştir Birçok sahada çok parlak inkişaflar gerçekleştiren Osmanlı nın bu terakkisinde etkili olan muharriklerden birisi de ilmî sahadaki üretkenliği olmuştur Devlet eliyle tesis edilen eğitim müesseselerinde tabiî ve dînî ilimlerin tedrisine büyük ihtimam gösterilmiş tabiri câizse tabîat ayetleri ve Kur ân âyetleri birlikte okunmuştur İlimlerin tasnif edildiği eserlere baktığımızda Ulûm i Âliyye olarak isimlendirilen edilen din ilimlerinin zirvesine Kur ân ın anlaşılmasını kendisine amaç edinen ilm i tefsirin konulduğu görülmektedir Aslında ardından sıralanan diğer İslâmî ilimlerin de nihâî olarak gayesi Kur ân ın daha iyi anlaşılmasını sağlamaktır Bu disiplinin etrafında yapılan çalışmaların sonucunda hâsıl olan tefsirler ise Kur an ı anlama noktasında gösterilen gayretlerin meyveleridir Osmanlı medeniyet ağacının bu sahada meyve vermediğini iddia etmek en basit tabirle vâkıa ila çelişmektir Fakat esefle söylemek gerekir ki yapılan tefsir tarihi tasniflerinin çoğunda Osmanlı dönemine ait tefsir eserlerine gerektiği gibi yer verilmediği görülmektedir Bu durumun tashih edilmesi gerektiği âşikârdır Elinizdeki bu çalışma ile söz konusu durumun tashihine katkı sunmak hedeflenmektedir

M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayı
İslam la tanışmadan önce de güçlü devletler kuran Türkler İslâm la birlikte daha üst bir noktaya evrilmişler büyük medeniyetler tesis etmişler Kur ân dan aldıkları ilhamla hâkimiyetlerinin ulaştığı coğrafyaları maddeten ve mânen imâr etmişlerdir Türklerin kurduğu en ihtişamlı devletlerden biri olan Devlet i Aliyye i Osmâniyye medeniyet dediğimiz mefhûmun mücessem bir örneği olarak tarih sahnesinde uzun yıllar boy göstermiştir Birçok sahada çok parlak inkişaflar gerçekleştiren Osmanlı nın bu terakkisinde etkili olan muharriklerden birisi de ilmî sahadaki üretkenliği olmuştur Devlet eliyle tesis edilen eğitim müesseselerinde tabiî ve dînî ilimlerin tedrisine büyük ihtimam gösterilmiş tabiri câizse tabîat ayetleri ve Kur ân âyetleri birlikte okunmuştur İlimlerin tasnif edildiği eserlere baktığımızda Ulûm i Âliyye olarak isimlendirilen edilen din ilimlerinin zirvesine Kur ân ın anlaşılmasını kendisine amaç edinen ilm i tefsirin konulduğu görülmektedir Aslında ardından sıralanan diğer İslâmî ilimlerin de nihâî olarak gayesi Kur ân ın daha iyi anlaşılmasını sağlamaktır Bu disiplinin etrafında yapılan çalışmaların sonucunda hâsıl olan tefsirler ise Kur an ı anlama noktasında gösterilen gayretlerin meyveleridir Osmanlı medeniyet ağacının bu sahada meyve vermediğini iddia etmek en basit tabirle vâkıa ila çelişmektir Fakat esefle söylemek gerekir ki yapılan tefsir tarihi tasniflerinin çoğunda Osmanlı dönemine ait tefsir eserlerine gerektiği gibi yer verilmediği görülmektedir Bu durumun tashih edilmesi gerektiği âşikârdır Elinizdeki bu çalışma ile söz konusu durumun tashihine katkı sunmak hedeflenmektedir Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 302 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi İfav

MARMARA ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ VAKFI
İslam la tanışmadan önce de güçlü devletler kuran Türkler İslâm la birlikte daha üst bir noktaya evrilmişler büyük medeniyetler tesis etmişler Kur ân dan aldıkları ilhamla hâkimiyetlerinin ulaştığı coğrafyaları maddeten ve mânen imâr etmişlerdir Türklerin kurduğu en ihtişamlı devletlerden biri olan Devlet i Aliyye i Osmâniyye medeniyet dediğimiz mefhûmun mücessem bir örneği olarak tarih sahnesinde uzun yıllar boy göstermiştir Birçok sahada çok parlak inkişaflar gerçekleştiren Osmanlı nın bu terakkisinde etkili olan muharriklerden birisi de ilmî sahadaki üretkenliği olmuştur Devlet eliyle tesis edilen eğitim müesseselerinde tabiî ve dînî ilimlerin tedrisine büyük ihtimam gösterilmiş tabiri câizse tabîat ayetleri ve Kur ân âyetleri birlikte okunmuştur İlimlerin tasnif edildiği eserlere baktığımızda Ulûm i Âliyye olarak isimlendirilen edilen din ilimlerinin zirvesine Kur ân ın anlaşılmasını kendisine amaç edinen ilm i tefsirin konulduğu görülmektedir Aslında ardından sıralanan diğer İslâmî ilimlerin de nihâî olarak gayesi Kur ân ın daha iyi anlaşılmasını sağlamaktır Bu disiplinin etrafında yapılan çalışmaların sonucunda hâsıl olan tefsirler ise Kur an ı anlama noktasında gösterilen gayretlerin meyveleridir Osmanlı medeniyet ağacının bu sahada meyve vermediğini iddia etmek en basit tabirle vâkıa ila çelişmektir Fakat esefle söylemek gerekir ki yapılan tefsir tarihi tasniflerinin çoğunda Osmanlı dönemine ait tefsir eserlerine gerektiği gibi yer verilmediği görülmektedir Bu durumun tashih edilmesi gerektiği âşikârdır Elinizdeki bu çalışma ile söz konusu durumun tashihine katkı sunmak hedeflenmektedir

M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları
İslam la tanışmadan önce de güçlü devletler kuran Türkler İslâm la birlikte daha üst bir noktaya evrilmişler büyük medeniyetler tesis etmişler Kur ân dan aldıkları ilhamla hâkimiyetlerinin ulaştığı coğrafyaları maddeten ve mânen imâr etmişlerdir Türklerin kurduğu en ihtişamlı devletlerden biri olan Devlet i Aliyye i Osmâniyye medeniyet dediğimiz mefhûmun mücessem bir örneği olarak tarih sahnesinde uzun yıllar boy göstermiştir Birçok sahada çok parlak inkişaflar gerçekleştiren Osmanlı nın bu terakkisinde etkili olan muharriklerden birisi de ilmî sahadaki üretkenliği olmuştur Devlet eliyle tesis edilen eğitim müesseselerinde tabiî ve dînî ilimlerin tedrisine büyük ihtimam gösterilmiş tabiri câizse tabîat ayetleri ve Kur ân âyetleri birlikte okunmuştur İlimlerin tasnif edildiği eserlere baktığımızda Ulûm i Âliyye olarak isimlendirilen edilen din ilimlerinin zirvesine Kur ân ın anlaşılmasını kendisine amaç edinen ilm i tefsirin konulduğu görülmektedir Aslında ardından sıralanan diğer İslâmî ilimlerin de nihâî olarak gayesi Kur ân ın daha iyi anlaşılmasını sağlamaktır Bu disiplinin etrafında yapılan çalışmaların sonucunda hâsıl olan tefsirler ise Kur an ı anlama noktasında gösterilen gayretlerin meyveleridir Osmanlı medeniyet ağacının bu sahada meyve vermediğini iddia etmek en basit tabirle vâkıa ila çelişmektir Fakat esefle söylemek gerekir ki yapılan tefsir tarihi tasniflerinin çoğunda Osmanlı dönemine ait tefsir eserlerine gerektiği gibi yer verilmediği görülmektedir Bu durumun tashih edilmesi gerektiği âşikârdır Elinizdeki bu çalışma ile söz konusu durumun tashihine katkı sunmak hedeflenmektedir

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı
İslam la tanışmadan önce de güçlü devletler kuran Türkler İslâm la birlikte daha üst bir noktaya evrilmişler büyük medeniyetler tesis etmişler Kur ân dan aldıkları ilhamla hâkimiyetlerinin ulaştığı coğrafyaları maddeten ve mânen imâr etmişlerdir Türklerin kurduğu en ihtişamlı devletlerden biri olan Devlet i Aliyye i Osmâniyye medeniyet dediğimiz mefhûmun mücessem bir örneği olarak tarih sahnesinde uzun yıllar boy göstermiştir Birçok sahada çok parlak inkişaflar gerçekleştiren Osmanlı nın bu terakkisinde etkili olan muharriklerden birisi de ilmî sahadaki üretkenliği olmuştur Devlet eliyle tesis edilen eğitim müesseselerinde tabiî ve dînî ilimlerin tedrisine büyük ihtimam gösterilmiş tabiri câizse tabîat ayetleri ve Kur an ayetleri birlikte okunmuştur İlimlerin tasnif edildiği eserlere baktığımızda Ulûm i Aliyye olarak isimlendirilen edilen din ilimlerinin zirvesine Kur ân ın anlaşılmasını kendisine amaç edinen ilm i tefsirin konulduğu görülmektedir Aslında ardından sıralanan diğer İslâmî ilimlerin de nihâî olarak gayesi Kur ân ın daha iyi anlaşılmasını sağlamaktır Bu disiplinin etrafında yapılan çalışmaların sonucunda hâsıl olan tefsirler ise Kur an ı anlama noktasında gösterilen gayretlerin meyveleridir Osmanlı medeniyet ağacının bu sahada meyve vermediğini iddia etmek en basit tabirle vâkıa ila çelişmektir Fakat esefle söylemek gerekir ki yapılan tefsir tarihi tasniflerinin çoğunda Osmanlı dönemine ait tefsir eserlerine gerektiği gibi yer verilmediği görülmektedir Bu durumun tashih edilmesi gerektiği âşikârdır Elinizdeki bu çalışma ile söz konusu durumun tashihine katkı sunmak hedeflenmektedir