MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Öte Yaka — Sıddık Baysal

Öte Yaka
137,20
RomanEdebiyat DiğerROMAN ÖYKÜ

Öte Yaka

Sıddık Baysal

Araştırma Yayınları

2024112 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Öte Yaka

Sıddık Baysal

Hayatın rutini içinde nasıl da kayboluyor insan Aceleci bir tavırla yüklendiğimiz toplumsal ve bireysel roller zaman içinde mekanik bir tekrara dönüşüyor Nihayetinde özellikle hayatla ilgili her şeyin baş döndürücü bir hızla değiştiği büyük kentlerde her biri ayrı kıvamda ve renkte yaratılmış olmalarına rağmen birbirinden ayrışmayan dolayısıyla hiçbiri kendisi olmayan yığınlar içinde kaybolmuş körel til miş klişe ruhlara tanık oluyoruz Günbegün öznel aidiyetimizi yitirmeye belki de ruhsal duyarsızlaş tırıl manın verdiği görece izole güven için rıza gösteriyoruz Tabi bu sırada hayatı içselleştirerek yaşayamıyoruz bilakis sadece hızına yetişemediğimiz bir dizi oluşun çoğu zaman bilinçsiz bir şekilde peşinden sürükleniyoruz İşte bunalımının bu evresinde insan kendisinden kaçmak istiyor ama öyle şehirden ya da evden kaçar gibi değil daha beter bir kaçışla bizzat kendisini görmezden gelerek ve bu derdin sırf kendini değil tüm toplumu kuşattığı bahanesine sığınarak Tekdüzelik ve tektiplilik bir kültüre dönüşüp varoluşumuzu kemiriyor üstelik bununla semiriyor Tek tip binalar tek tip evler tek tip eşyalar tek tip parklar tek tip giyimler ve nihayet tek tip insanlar Sanki bir deli üniformasını bilinçli veya bilinçsiz geçiriyoruz üzerimize İşte bu kitap Bu konudaki vebali bütünüyle benim dışımda kalan dünyaya yüklemek istemediğime dair içli bir haykırışın hayatımızı soluklaştıran tekdüzelik ve ritimsizliğin vebalinden kaçmak yerine Ne oldu da bu derecede sıradanlaştık sorusuna önce kendimi sonra da çığlıklarıma kulak kabartanları yöneltmeyi amaçlayan bir serzenişin hikâyesi Özellikle ve öncelikle de içimizde devleşen putlar ımız a karşı en derinden en içten en samimi başkaldırının ve özgün bir varoluşun yani kendi devingenliğinde bir varoluş arayışının en erken en samimi ve en saf ifadesi Gerekçesi ise davamızın evvelemirde La لا ile başlaması

144,57

Öte Yaka

Sıddık Baysal

Araştırma Yayınları

2024-09-251. baskı112 sf.
Karton135-210-Kitap KağıdıTürkçe
Teklif Kitap

Hayatın rutini içinde nasıl da kayboluyor insan Aceleci bir tavırla yüklendiğimiz toplumsal ve bireysel roller zaman içinde mekanik bir tekrara dönüşüyor Nihayetinde özellikle hayatla ilgili her şeyin baş döndürücü bir hızla değiştiği büyük kentlerde her biri ayrı kıvamda ve renkte yaratılmış olmalarına rağmen birbirinden ayrışmayan dolayısıyla hiçbiri kendisi olmayan yığınlar içinde kaybolmuş körel til miş klişe ruhlara tanık oluyoruz Günbegün öznel aidiyetimizi yitirmeye belki de ruhsal duyarsızlaş tırıl manın verdiği görece izole güven için rıza gösteriyoruz Tabi bu sırada hayatı içselleştirerek yaşayamıyoruz bilakis sadece hızına yetişemediğimiz bir dizi oluşun çoğu zaman bilinçsiz bir şekilde peşinden sürükleniyoruz İşte bunalımının bu evresinde insan kendisinden kaçmak istiyor ama öyle şehirden ya da evden kaçar gibi değil daha beter bir kaçışla bizzat kendisini görmezden gelerek ve bu derdin sırf kendini değil tüm toplumu kuşattığı bahanesine sığınarak Tekdüzelik ve tektiplilik bir kültüre dönüşüp varoluşumuzu kemiriyor üstelik bununla semiriyor Tek tip binalar tek tip evler tek tip eşyalar tek tip parklar tek tip giyimler ve nihayet tek tip insanlar Sanki bir deli üniformasını bilinçli veya bilinçsiz geçiriyoruz üzerimize İşte bu kitap Bu konudaki vebali bütünüyle benim dışımda kalan dünyaya yüklemek istemediğime dair içli bir haykırışın hayatımızı soluklaştıran tekdüzelik ve ritimsizliğin vebalinden kaçmak yerine Ne oldu da bu derecede sıradanlaştık sorusuna önce kendimi sonra da çığlıklarıma kulak kabartanları yöneltmeyi amaçlayan bir serzenişin hikâyesi Özellikle ve öncelikle de içimizde devleşen putlar ımız a karşı en derinden en içten en samimi başkaldırının ve özgün bir varoluşun yani kendi devingenliğinde bir varoluş arayışının en erken en samimi ve en saf ifadesi Gerekçesi ise davamızın evvelemirde La لا ile başlaması

Benli Kitap
159,25

Araştırma Yayınları

2024-09-251. baskı112 sf.
Karton135-210-Kitap KağıdıTürkçe
Benli Kitap

Hayatın rutini içinde nasıl da kayboluyor insan Aceleci bir tavırla yüklendiğimiz toplumsal ve bireysel roller zaman içinde mekanik bir tekrara dönüşüyor Nihayetinde özellikle hayatla ilgili her şeyin baş döndürücü bir hızla değiştiği büyük kentlerde her biri ayrı kıvamda ve renkte yaratılmış olmalarına rağmen birbirinden ayrışmayan dolayısıyla hiçbiri kendisi olmayan yığınlar içinde kaybolmuş körel til miş klişe ruhlara tanık oluyoruz Günbegün öznel aidiyetimizi yitirmeye belki de ruhsal duyarsızlaş tırıl manın verdiği görece izole güven için rıza gösteriyoruz Tabi bu sırada hayatı içselleştirerek yaşayamıyoruz bilakis sadece hızına yetişemediğimiz bir dizi oluşun çoğu zaman bilinçsiz bir şekilde peşinden sürükleniyoruz İşte bunalımının bu evresinde insan kendisinden kaçmak istiyor ama öyle şehirden ya da evden kaçar gibi değil daha beter bir kaçışla bizzat kendisini görmezden gelerek ve bu derdin sırf kendini değil tüm toplumu kuşattığı bahanesine sığınarak Tekdüzelik ve tektiplilik bir kültüre dönüşüp varoluşumuzu kemiriyor üstelik bununla semiriyor Tek tip binalar tek tip evler tek tip eşyalar tek tip parklar tek tip giyimler ve nihayet tek tip insanlar Sanki bir deli üniformasını bilinçli veya bilinçsiz geçiriyoruz üzerimize İşte bu kitap Bu konudaki vebali bütünüyle benim dışımda kalan dünyaya yüklemek istemediğime dair içli bir haykırışın hayatımızı soluklaştıran tekdüzelik ve ritimsizliğin vebalinden kaçmak yerine Ne oldu da bu derecede sıradanlaştık sorusuna önce kendimi sonra da çığlıklarıma kulak kabartanları yöneltmeyi amaçlayan bir serzenişin hikâyesi Özellikle ve öncelikle de içimizde devleşen putlar ımız a karşı en derinden en içten en samimi başkaldırının ve özgün bir varoluşun yani kendi devingenliğinde bir varoluş arayışının en erken en samimi ve en saf ifadesi Gerekçesi ise davamızın evvelemirde La لا ile başlaması

Kitap Yurdu
175,18

ARAŞTIRMA YAYINLARI

25.09.2024112 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Hayatın rutini içinde nasıl da kayboluyor insan Aceleci bir tavırla yüklendiğimiz toplumsal ve bireysel roller zaman içinde mekanik bir tekrara dönüşüyor Nihayetinde özellikle hayatla ilgili her şeyin baş döndürücü bir hızla değiştiği büyük kentlerde her biri ayrı kıvamda ve renkte yaratılmış olmalarına rağmen birbirinden ayrışmayan dolayısıyla hiçbiri kendisi olmayan yığınlar içinde kaybolmuş körel til miş klişe ruhlara tanık oluyoruz Günbegün öznel aidiyetimizi yitirmeye belki de ruhsal duyarsızlaş tırıl manın verdiği görece izole güven için rıza gösteriyoruz Tabi bu sırada hayatı içselleştirerek yaşayamıyoruz bilakis sadece hızına yetişemediğimiz bir dizi oluşun çoğu zaman bilinçsiz bir şekilde peşinden sürükleniyoruz İşte bunalımının bu evresinde insan kendisinden kaçmak istiyor ama öyle şehirden ya da evden kaçar gibi değil daha beter bir kaçışla bizzat kendisini görmezden gelerek ve bu derdin sırf kendini değil tüm toplumu kuşattığı bahanesine sığınarak Tekdüzelik ve tektiplilik bir kültüre dönüşüp varoluşumuzu kemiriyor üstelik bununla semiriyor Tek tip binalar tek tip evler tek tip eşyalar tek tip parklar tek tip giyimler ve nihayet tek tip insanlar Sanki bir deli üniformasını bilinçli veya bilinçsiz geçiriyoruz üzerimize İşte bu kitap Bu konudaki vebali bütünüyle benim dışımda kalan dünyaya yüklemek istemediğime dair içli bir haykırışın hayatımızı soluklaştıran tekdüzelik ve ritimsizliğin vebalinden kaçmak yerine Ne oldu da bu derecede sıradanlaştık sorusuna önce kendimi sonra da çığlıklarıma kulak kabartanları yöneltmeyi amaçlayan bir serzenişin hikâyesi Özellikle ve öncelikle de içimizde devleşen putlar ımız a karşı en derinden en içten en samimi başkaldırının ve özgün bir varoluşun yani kendi devingenliğinde bir varoluş arayışının en erken en samimi ve en saf ifadesi Gerekçesi ise davamızın evvelemirde La لا ile başlaması

Ekin Kitap
176,40

Araştırma Yayınları

Eylül 2024112 sf.
Ekin Kitap

Hayatın rutini içinde nasıl da kayboluyor insan Aceleci bir tavırla yüklendiğimiz toplumsal ve bireysel roller zaman içinde mekanik bir tekrara dönüşüyor Nihayetinde özellikle hayatla ilgili her şeyin baş döndürücü bir hızla değiştiği büyük kentlerde her biri ayrı kıvamda ve renkte yaratılmış olmalarına rağmen birbirinden ayrışmayan dolayısıyla hiçbiri kendisi olmayan yığınlar içinde kaybolmuş körel til miş klişe ruhlara tanık oluyoruz Günbegün öznel aidiyetimizi yitirmeye belki de ruhsal duyarsızlaş tırıl manın verdiği görece izole güven için rıza gösteriyoruz Tabi bu sırada hayatı içselleştirerek yaşayamıyoruz bilakis sadece hızına yetişemediğimiz bir dizi oluşun çoğu zaman bilinçsiz bir şekilde peşinden sürükleniyoruz İşte bunalımının bu evresinde insan kendisinden kaçmak istiyor ama öyle şehirden ya da evden kaçar gibi değil daha beter bir kaçışla bizzat kendisini görmezden gelerek ve bu derdin sırf kendini değil tüm toplumu kuşattığı bahanesine sığınarak Tekdüzelik ve tektiplilik bir kültüre dönüşüp varoluşumuzu kemiriyor üstelik bununla semiriyor Tek tip binalar tek tip evler tek tip eşyalar tek tip parklar tek tip giyimler ve nihayet tek tip insanlar Sanki bir deli üniformasını bilinçli veya bilinçsiz geçiriyoruz üzerimize İşte bu kitap Bu konudaki vebali bütünüyle benim dışımda kalan dünyaya yüklemek istemediğime dair içli bir haykırışın hayatımızı soluklaştıran tekdüzelik ve ritimsizliğin vebalinden kaçmak yerine Ne oldu da bu derecede sıradanlaştık sorusuna önce kendimi sonra da çığlıklarıma kulak kabartanları yöneltmeyi amaçlayan bir serzenişin hikâyesi Özellikle ve öncelikle de içimizde devleşen putlar ımız a karşı en derinden en içten en samimi başkaldırının ve özgün bir varoluşun yani kendi devingenliğinde bir varoluş arayışının en erken en samimi ve en saf ifadesi Gerekçesi ise davamızın evvelemirde La ile başlaması

Kitap Sepeti
178,85

Araştırma Yayınları

2024112 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Hayatın rutini içinde nasıl da kayboluyor insan Aceleci bir tavırla yüklendiğimiz toplumsal ve bireysel roller zaman içinde mekanik bir tekrara dönüşüyor Nihayetinde özellikle hayatla ilgili her şeyin baş döndürücü bir hızla değiştiği büyük kentlerde her biri ayrı kıvamda ve renkte yaratılmış olmalarına rağmen birbirinden ayrışmayan dolayısıyla hiçbiri kendisi olmayan yığınlar içinde kaybolmuş körel til miş klişe ruhlara tanık oluyoruz Günbegün öznel aidiyetimizi yitirmeye belki de ruhsal duyarsızlaş tırıl manın verdiği görece izole güven için rıza gösteriyoruz Tabi bu sırada hayatı içselleştirerek yaşayamıyoruz bilakis sadece hızına yetişemediğimiz bir dizi oluşun çoğu zaman bilinçsiz bir şekilde peşinden sürükleniyoruz İşte bunalımının bu evresinde insan kendisinden kaçmak istiyor ama öyle şehirden ya da evden kaçar gibi değil daha beter bir kaçışla bizzat kendisini görmezden gelerek ve bu derdin sırf kendini değil tüm toplumu kuşattığı bahanesine sığınarak Tekdüzelik ve tektiplilik bir kültüre dönüşüp varoluşumuzu kemiriyor üstelik bununla semiriyor Tek tip binalar tek tip evler tek tip eşyalar tek tip parklar tek tip giyimler ve nihayet tek tip insanlar Sanki bir deli üniformasını bilinçli veya bilinçsiz geçiriyoruz üzerimize İşte bu kitap Bu konudaki vebali bütünüyle benim dışımda kalan dünyaya yüklemek istemediğime dair içli bir haykırışın hayatımızı soluklaştıran tekdüzelik ve ritimsizliğin vebalinden kaçmak yerine Ne oldu da bu derecede sıradanlaştık sorusuna önce kendimi sonra da çığlıklarıma kulak kabartanları yöneltmeyi amaçlayan bir serzenişin hikâyesi Özellikle ve öncelikle de içimizde devleşen putlar ımız a karşı en derinden en içten en samimi başkaldırının ve özgün bir varoluşun yani kendi devingenliğinde bir varoluş arayışının en erken en samimi ve en saf ifadesi Gerekçesi ise davamızın evvelemirde La لا ile başlaması

Nobel Kitap
203,35

Araştırma Yayınları

2024112 sf.
Ciltsiz13.5x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Hayatın rutini içinde nasıl da kayboluyor insan Aceleci bir tavırla yüklendiğimiz toplumsal ve bireysel roller zaman içinde mekanik bir tekrara dönüşüyor Nihayetinde özellikle hayatla ilgili her şeyin baş döndürücü bir hızla değiştiği büyük kentlerde her biri ayrı kıvamda ve renkte yaratılmış olmalarına rağmen birbirinden ayrışmayan dolayısıyla hiçbiri kendisi olmayan yığınlar içinde kaybolmuş körel til miş klişe ruhlara tanık oluyoruz Günbegün öznel aidiyetimizi yitirmeye belki de ruhsal duyarsızlaş tırıl manın verdiği görece izole güven için rıza gösteriyoruz Tabi bu sırada hayatı içselleştirerek yaşayamıyoruz bilakis sadece hızına yetişemediğimiz bir dizi oluşun çoğu zaman bilinçsiz bir şekilde peşinden sürükleniyoruz İşte bunalımının bu evresinde insan kendisinden kaçmak istiyor ama öyle şehirden ya da evden kaçar gibi değil daha beter bir kaçışla bizzat kendisini görmezden gelerek ve bu derdin sırf kendini değil tüm toplumu kuşattığı bahanesine sığınarak Tekdüzelik ve tektiplilik bir kültüre dönüşüp varoluşumuzu kemiriyor üstelik bununla semiriyor Tek tip binalar tek tip evler tek tip eşyalar tek tip parklar tek tip giyimler ve nihayet tek tip insanlar Sanki bir deli üniformasını bilinçli veya bilinçsiz geçiriyoruz üzerimize İşte bu kitap Bu konudaki vebali bütünüyle benim dışımda kalan dünyaya yüklemek istemediğime dair içli bir haykırışın hayatımızı soluklaştıran tekdüzelik ve ritimsizliğin vebalinden kaçmak yerine Ne oldu da bu derecede sıradanlaştık sorusuna önce kendimi sonra da çığlıklarıma kulak kabartanları yöneltmeyi amaçlayan bir serzenişin hikâyesi Özellikle ve öncelikle de içimizde devleşen putlar ımız a karşı en derinden en içten en samimi başkaldırının ve özgün bir varoluşun yani kendi devingenliğinde bir varoluş arayışının en erken en samimi ve en saf ifadesi Gerekçesi ise davamızın evvelemirde La لا ile başlaması

Pandora
220,50

Araştırma

2024112 sf.
Pandora

Hayatın rutini içinde nasıl da kayboluyor insan Aceleci bir tavırla yüklendiğimiz toplumsal ve bireysel roller zaman içinde mekanik bir tekrara dönüşüyor Nihayetinde özellikle hayatla ilgili her şeyin baş döndürücü bir hızla değiştiği büyük kentlerde her biri ayrı kıvamda ve renkte yaratılmış olmalarına rağmen birbirinden ayrışmayan dolayısıyla hiçbiri kendisi olmayan yığınlar içinde kaybolmuş körel til miş klişe ruhlara tanık oluyoruz Günbegün öznel aidiyetimizi yitirmeye belki de ruhsal duyarsızlaş tırıl manın verdiği görece izole güven için rıza gösteriyoruz Tabi bu sırada hayatı içselleştirerek yaşayamıyoruz bilakis sadece hızına yetişemediğimiz bir dizi oluşun çoğu zaman bilinçsiz bir şekilde peşinden sürükleniyoruz İşte bunalımının bu evresinde insan kendisinden kaçmak istiyor ama öyle şehirden ya da evden kaçar gibi değil daha beter bir kaçışla bizzat kendisini görmezden gelerek ve bu derdin sırf kendini değil tüm toplumu kuşattığı bahanesine sığınarak Tekdüzelik ve tektiplilik bir kültüre dönüşüp varoluşumuzu kemiriyor üstelik bununla semiriyor Tek tip binalar tek tip evler tek tip eşyalar tek tip parklar tek tip giyimler ve nihayet tek tip insanlar Sanki bir deli üniformasını bilinçli veya bilinçsiz geçiriyoruz üzerimize İşte bu kitap Bu konudaki vebali bütünüyle benim dışımda kalan dünyaya yüklemek istemediğime dair içli bir haykırışın hayatımızı soluklaştıran tekdüzelik ve ritimsizliğin vebalinden kaçmak yerine Ne oldu da bu derecede sıradanlaştık sorusuna önce kendimi sonra da çığlıklarıma kulak kabartanları yöneltmeyi amaçlayan bir serzenişin hikâyesi Özellikle ve öncelikle de içimizde devleşen putlar ımız a karşı en derinden en içten en samimi başkaldırının ve özgün bir varoluşun yani kendi devingenliğinde bir varoluş arayışının en erken en samimi ve en saf ifadesi Gerekçesi ise davamızın evvelemirde La ile başlaması