Öte Yaka — Sıddık Baysal

Öte Yaka
Sıddık BaysalAraştırma Yayınları
Öte Yaka
Sıddık BaysalHayatın rutini içinde nasıl da kayboluyor insan Aceleci bir tavırla yüklendiğimiz toplumsal ve bireysel roller zaman içinde mekanik bir tekrara dönüşüyor Nihayetinde özellikle hayatla ilgili her şeyin baş döndürücü bir hızla değiştiği büyük kentlerde her biri ayrı kıvamda ve renkte yaratılmış olmalarına rağmen birbirinden ayrışmayan dolayısıyla hiçbiri kendisi olmayan yığınlar içinde kaybolmuş körel til miş klişe ruhlara tanık oluyoruz Günbegün öznel aidiyetimizi yitirmeye belki de ruhsal duyarsızlaş tırıl manın verdiği görece izole güven için rıza gösteriyoruz Tabi bu sırada hayatı içselleştirerek yaşayamıyoruz bilakis sadece hızına yetişemediğimiz bir dizi oluşun çoğu zaman bilinçsiz bir şekilde peşinden sürükleniyoruz İşte bunalımının bu evresinde insan kendisinden kaçmak istiyor ama öyle şehirden ya da evden kaçar gibi değil daha beter bir kaçışla bizzat kendisini görmezden gelerek ve bu derdin sırf kendini değil tüm toplumu kuşattığı bahanesine sığınarak Tekdüzelik ve tektiplilik bir kültüre dönüşüp varoluşumuzu kemiriyor üstelik bununla semiriyor Tek tip binalar tek tip evler tek tip eşyalar tek tip parklar tek tip giyimler ve nihayet tek tip insanlar Sanki bir deli üniformasını bilinçli veya bilinçsiz geçiriyoruz üzerimize İşte bu kitap Bu konudaki vebali bütünüyle benim dışımda kalan dünyaya yüklemek istemediğime dair içli bir haykırışın hayatımızı soluklaştıran tekdüzelik ve ritimsizliğin vebalinden kaçmak yerine Ne oldu da bu derecede sıradanlaştık sorusuna önce kendimi sonra da çığlıklarıma kulak kabartanları yöneltmeyi amaçlayan bir serzenişin hikâyesi Özellikle ve öncelikle de içimizde devleşen putlar ımız a karşı en derinden en içten en samimi başkaldırının ve özgün bir varoluşun yani kendi devingenliğinde bir varoluş arayışının en erken en samimi ve en saf ifadesi Gerekçesi ise davamızın evvelemirde La لا ile başlaması
Öte Yaka
Sıddık Baysal
Araştırma Yayınları
Hayatın rutini içinde nasıl da kayboluyor insan Aceleci bir tavırla yüklendiğimiz toplumsal ve bireysel roller zaman içinde mekanik bir tekrara dönüşüyor Nihayetinde özellikle hayatla ilgili her şeyin baş döndürücü bir hızla değiştiği büyük kentlerde her biri ayrı kıvamda ve renkte yaratılmış olmalarına rağmen birbirinden ayrışmayan dolayısıyla hiçbiri kendisi olmayan yığınlar içinde kaybolmuş körel til miş klişe ruhlara tanık oluyoruz Günbegün öznel aidiyetimizi yitirmeye belki de ruhsal duyarsızlaş tırıl manın verdiği görece izole güven için rıza gösteriyoruz Tabi bu sırada hayatı içselleştirerek yaşayamıyoruz bilakis sadece hızına yetişemediğimiz bir dizi oluşun çoğu zaman bilinçsiz bir şekilde peşinden sürükleniyoruz İşte bunalımının bu evresinde insan kendisinden kaçmak istiyor ama öyle şehirden ya da evden kaçar gibi değil daha beter bir kaçışla bizzat kendisini görmezden gelerek ve bu derdin sırf kendini değil tüm toplumu kuşattığı bahanesine sığınarak Tekdüzelik ve tektiplilik bir kültüre dönüşüp varoluşumuzu kemiriyor üstelik bununla semiriyor Tek tip binalar tek tip evler tek tip eşyalar tek tip parklar tek tip giyimler ve nihayet tek tip insanlar Sanki bir deli üniformasını bilinçli veya bilinçsiz geçiriyoruz üzerimize İşte bu kitap Bu konudaki vebali bütünüyle benim dışımda kalan dünyaya yüklemek istemediğime dair içli bir haykırışın hayatımızı soluklaştıran tekdüzelik ve ritimsizliğin vebalinden kaçmak yerine Ne oldu da bu derecede sıradanlaştık sorusuna önce kendimi sonra da çığlıklarıma kulak kabartanları yöneltmeyi amaçlayan bir serzenişin hikâyesi Özellikle ve öncelikle de içimizde devleşen putlar ımız a karşı en derinden en içten en samimi başkaldırının ve özgün bir varoluşun yani kendi devingenliğinde bir varoluş arayışının en erken en samimi ve en saf ifadesi Gerekçesi ise davamızın evvelemirde La لا ile başlaması

Araştırma Yayınları
Hayatın rutini içinde nasıl da kayboluyor insan Aceleci bir tavırla yüklendiğimiz toplumsal ve bireysel roller zaman içinde mekanik bir tekrara dönüşüyor Nihayetinde özellikle hayatla ilgili her şeyin baş döndürücü bir hızla değiştiği büyük kentlerde her biri ayrı kıvamda ve renkte yaratılmış olmalarına rağmen birbirinden ayrışmayan dolayısıyla hiçbiri kendisi olmayan yığınlar içinde kaybolmuş körel til miş klişe ruhlara tanık oluyoruz Günbegün öznel aidiyetimizi yitirmeye belki de ruhsal duyarsızlaş tırıl manın verdiği görece izole güven için rıza gösteriyoruz Tabi bu sırada hayatı içselleştirerek yaşayamıyoruz bilakis sadece hızına yetişemediğimiz bir dizi oluşun çoğu zaman bilinçsiz bir şekilde peşinden sürükleniyoruz İşte bunalımının bu evresinde insan kendisinden kaçmak istiyor ama öyle şehirden ya da evden kaçar gibi değil daha beter bir kaçışla bizzat kendisini görmezden gelerek ve bu derdin sırf kendini değil tüm toplumu kuşattığı bahanesine sığınarak Tekdüzelik ve tektiplilik bir kültüre dönüşüp varoluşumuzu kemiriyor üstelik bununla semiriyor Tek tip binalar tek tip evler tek tip eşyalar tek tip parklar tek tip giyimler ve nihayet tek tip insanlar Sanki bir deli üniformasını bilinçli veya bilinçsiz geçiriyoruz üzerimize İşte bu kitap Bu konudaki vebali bütünüyle benim dışımda kalan dünyaya yüklemek istemediğime dair içli bir haykırışın hayatımızı soluklaştıran tekdüzelik ve ritimsizliğin vebalinden kaçmak yerine Ne oldu da bu derecede sıradanlaştık sorusuna önce kendimi sonra da çığlıklarıma kulak kabartanları yöneltmeyi amaçlayan bir serzenişin hikâyesi Özellikle ve öncelikle de içimizde devleşen putlar ımız a karşı en derinden en içten en samimi başkaldırının ve özgün bir varoluşun yani kendi devingenliğinde bir varoluş arayışının en erken en samimi ve en saf ifadesi Gerekçesi ise davamızın evvelemirde La لا ile başlaması

ARAŞTIRMA YAYINLARI
Hayatın rutini içinde nasıl da kayboluyor insan Aceleci bir tavırla yüklendiğimiz toplumsal ve bireysel roller zaman içinde mekanik bir tekrara dönüşüyor Nihayetinde özellikle hayatla ilgili her şeyin baş döndürücü bir hızla değiştiği büyük kentlerde her biri ayrı kıvamda ve renkte yaratılmış olmalarına rağmen birbirinden ayrışmayan dolayısıyla hiçbiri kendisi olmayan yığınlar içinde kaybolmuş körel til miş klişe ruhlara tanık oluyoruz Günbegün öznel aidiyetimizi yitirmeye belki de ruhsal duyarsızlaş tırıl manın verdiği görece izole güven için rıza gösteriyoruz Tabi bu sırada hayatı içselleştirerek yaşayamıyoruz bilakis sadece hızına yetişemediğimiz bir dizi oluşun çoğu zaman bilinçsiz bir şekilde peşinden sürükleniyoruz İşte bunalımının bu evresinde insan kendisinden kaçmak istiyor ama öyle şehirden ya da evden kaçar gibi değil daha beter bir kaçışla bizzat kendisini görmezden gelerek ve bu derdin sırf kendini değil tüm toplumu kuşattığı bahanesine sığınarak Tekdüzelik ve tektiplilik bir kültüre dönüşüp varoluşumuzu kemiriyor üstelik bununla semiriyor Tek tip binalar tek tip evler tek tip eşyalar tek tip parklar tek tip giyimler ve nihayet tek tip insanlar Sanki bir deli üniformasını bilinçli veya bilinçsiz geçiriyoruz üzerimize İşte bu kitap Bu konudaki vebali bütünüyle benim dışımda kalan dünyaya yüklemek istemediğime dair içli bir haykırışın hayatımızı soluklaştıran tekdüzelik ve ritimsizliğin vebalinden kaçmak yerine Ne oldu da bu derecede sıradanlaştık sorusuna önce kendimi sonra da çığlıklarıma kulak kabartanları yöneltmeyi amaçlayan bir serzenişin hikâyesi Özellikle ve öncelikle de içimizde devleşen putlar ımız a karşı en derinden en içten en samimi başkaldırının ve özgün bir varoluşun yani kendi devingenliğinde bir varoluş arayışının en erken en samimi ve en saf ifadesi Gerekçesi ise davamızın evvelemirde La لا ile başlaması

Araştırma Yayınları
Hayatın rutini içinde nasıl da kayboluyor insan Aceleci bir tavırla yüklendiğimiz toplumsal ve bireysel roller zaman içinde mekanik bir tekrara dönüşüyor Nihayetinde özellikle hayatla ilgili her şeyin baş döndürücü bir hızla değiştiği büyük kentlerde her biri ayrı kıvamda ve renkte yaratılmış olmalarına rağmen birbirinden ayrışmayan dolayısıyla hiçbiri kendisi olmayan yığınlar içinde kaybolmuş körel til miş klişe ruhlara tanık oluyoruz Günbegün öznel aidiyetimizi yitirmeye belki de ruhsal duyarsızlaş tırıl manın verdiği görece izole güven için rıza gösteriyoruz Tabi bu sırada hayatı içselleştirerek yaşayamıyoruz bilakis sadece hızına yetişemediğimiz bir dizi oluşun çoğu zaman bilinçsiz bir şekilde peşinden sürükleniyoruz İşte bunalımının bu evresinde insan kendisinden kaçmak istiyor ama öyle şehirden ya da evden kaçar gibi değil daha beter bir kaçışla bizzat kendisini görmezden gelerek ve bu derdin sırf kendini değil tüm toplumu kuşattığı bahanesine sığınarak Tekdüzelik ve tektiplilik bir kültüre dönüşüp varoluşumuzu kemiriyor üstelik bununla semiriyor Tek tip binalar tek tip evler tek tip eşyalar tek tip parklar tek tip giyimler ve nihayet tek tip insanlar Sanki bir deli üniformasını bilinçli veya bilinçsiz geçiriyoruz üzerimize İşte bu kitap Bu konudaki vebali bütünüyle benim dışımda kalan dünyaya yüklemek istemediğime dair içli bir haykırışın hayatımızı soluklaştıran tekdüzelik ve ritimsizliğin vebalinden kaçmak yerine Ne oldu da bu derecede sıradanlaştık sorusuna önce kendimi sonra da çığlıklarıma kulak kabartanları yöneltmeyi amaçlayan bir serzenişin hikâyesi Özellikle ve öncelikle de içimizde devleşen putlar ımız a karşı en derinden en içten en samimi başkaldırının ve özgün bir varoluşun yani kendi devingenliğinde bir varoluş arayışının en erken en samimi ve en saf ifadesi Gerekçesi ise davamızın evvelemirde La ile başlaması

Araştırma Yayınları
Hayatın rutini içinde nasıl da kayboluyor insan Aceleci bir tavırla yüklendiğimiz toplumsal ve bireysel roller zaman içinde mekanik bir tekrara dönüşüyor Nihayetinde özellikle hayatla ilgili her şeyin baş döndürücü bir hızla değiştiği büyük kentlerde her biri ayrı kıvamda ve renkte yaratılmış olmalarına rağmen birbirinden ayrışmayan dolayısıyla hiçbiri kendisi olmayan yığınlar içinde kaybolmuş körel til miş klişe ruhlara tanık oluyoruz Günbegün öznel aidiyetimizi yitirmeye belki de ruhsal duyarsızlaş tırıl manın verdiği görece izole güven için rıza gösteriyoruz Tabi bu sırada hayatı içselleştirerek yaşayamıyoruz bilakis sadece hızına yetişemediğimiz bir dizi oluşun çoğu zaman bilinçsiz bir şekilde peşinden sürükleniyoruz İşte bunalımının bu evresinde insan kendisinden kaçmak istiyor ama öyle şehirden ya da evden kaçar gibi değil daha beter bir kaçışla bizzat kendisini görmezden gelerek ve bu derdin sırf kendini değil tüm toplumu kuşattığı bahanesine sığınarak Tekdüzelik ve tektiplilik bir kültüre dönüşüp varoluşumuzu kemiriyor üstelik bununla semiriyor Tek tip binalar tek tip evler tek tip eşyalar tek tip parklar tek tip giyimler ve nihayet tek tip insanlar Sanki bir deli üniformasını bilinçli veya bilinçsiz geçiriyoruz üzerimize İşte bu kitap Bu konudaki vebali bütünüyle benim dışımda kalan dünyaya yüklemek istemediğime dair içli bir haykırışın hayatımızı soluklaştıran tekdüzelik ve ritimsizliğin vebalinden kaçmak yerine Ne oldu da bu derecede sıradanlaştık sorusuna önce kendimi sonra da çığlıklarıma kulak kabartanları yöneltmeyi amaçlayan bir serzenişin hikâyesi Özellikle ve öncelikle de içimizde devleşen putlar ımız a karşı en derinden en içten en samimi başkaldırının ve özgün bir varoluşun yani kendi devingenliğinde bir varoluş arayışının en erken en samimi ve en saf ifadesi Gerekçesi ise davamızın evvelemirde La لا ile başlaması

Araştırma Yayınları
Hayatın rutini içinde nasıl da kayboluyor insan Aceleci bir tavırla yüklendiğimiz toplumsal ve bireysel roller zaman içinde mekanik bir tekrara dönüşüyor Nihayetinde özellikle hayatla ilgili her şeyin baş döndürücü bir hızla değiştiği büyük kentlerde her biri ayrı kıvamda ve renkte yaratılmış olmalarına rağmen birbirinden ayrışmayan dolayısıyla hiçbiri kendisi olmayan yığınlar içinde kaybolmuş körel til miş klişe ruhlara tanık oluyoruz Günbegün öznel aidiyetimizi yitirmeye belki de ruhsal duyarsızlaş tırıl manın verdiği görece izole güven için rıza gösteriyoruz Tabi bu sırada hayatı içselleştirerek yaşayamıyoruz bilakis sadece hızına yetişemediğimiz bir dizi oluşun çoğu zaman bilinçsiz bir şekilde peşinden sürükleniyoruz İşte bunalımının bu evresinde insan kendisinden kaçmak istiyor ama öyle şehirden ya da evden kaçar gibi değil daha beter bir kaçışla bizzat kendisini görmezden gelerek ve bu derdin sırf kendini değil tüm toplumu kuşattığı bahanesine sığınarak Tekdüzelik ve tektiplilik bir kültüre dönüşüp varoluşumuzu kemiriyor üstelik bununla semiriyor Tek tip binalar tek tip evler tek tip eşyalar tek tip parklar tek tip giyimler ve nihayet tek tip insanlar Sanki bir deli üniformasını bilinçli veya bilinçsiz geçiriyoruz üzerimize İşte bu kitap Bu konudaki vebali bütünüyle benim dışımda kalan dünyaya yüklemek istemediğime dair içli bir haykırışın hayatımızı soluklaştıran tekdüzelik ve ritimsizliğin vebalinden kaçmak yerine Ne oldu da bu derecede sıradanlaştık sorusuna önce kendimi sonra da çığlıklarıma kulak kabartanları yöneltmeyi amaçlayan bir serzenişin hikâyesi Özellikle ve öncelikle de içimizde devleşen putlar ımız a karşı en derinden en içten en samimi başkaldırının ve özgün bir varoluşun yani kendi devingenliğinde bir varoluş arayışının en erken en samimi ve en saf ifadesi Gerekçesi ise davamızın evvelemirde La لا ile başlaması

Araştırma
Hayatın rutini içinde nasıl da kayboluyor insan Aceleci bir tavırla yüklendiğimiz toplumsal ve bireysel roller zaman içinde mekanik bir tekrara dönüşüyor Nihayetinde özellikle hayatla ilgili her şeyin baş döndürücü bir hızla değiştiği büyük kentlerde her biri ayrı kıvamda ve renkte yaratılmış olmalarına rağmen birbirinden ayrışmayan dolayısıyla hiçbiri kendisi olmayan yığınlar içinde kaybolmuş körel til miş klişe ruhlara tanık oluyoruz Günbegün öznel aidiyetimizi yitirmeye belki de ruhsal duyarsızlaş tırıl manın verdiği görece izole güven için rıza gösteriyoruz Tabi bu sırada hayatı içselleştirerek yaşayamıyoruz bilakis sadece hızına yetişemediğimiz bir dizi oluşun çoğu zaman bilinçsiz bir şekilde peşinden sürükleniyoruz İşte bunalımının bu evresinde insan kendisinden kaçmak istiyor ama öyle şehirden ya da evden kaçar gibi değil daha beter bir kaçışla bizzat kendisini görmezden gelerek ve bu derdin sırf kendini değil tüm toplumu kuşattığı bahanesine sığınarak Tekdüzelik ve tektiplilik bir kültüre dönüşüp varoluşumuzu kemiriyor üstelik bununla semiriyor Tek tip binalar tek tip evler tek tip eşyalar tek tip parklar tek tip giyimler ve nihayet tek tip insanlar Sanki bir deli üniformasını bilinçli veya bilinçsiz geçiriyoruz üzerimize İşte bu kitap Bu konudaki vebali bütünüyle benim dışımda kalan dünyaya yüklemek istemediğime dair içli bir haykırışın hayatımızı soluklaştıran tekdüzelik ve ritimsizliğin vebalinden kaçmak yerine Ne oldu da bu derecede sıradanlaştık sorusuna önce kendimi sonra da çığlıklarıma kulak kabartanları yöneltmeyi amaçlayan bir serzenişin hikâyesi Özellikle ve öncelikle de içimizde devleşen putlar ımız a karşı en derinden en içten en samimi başkaldırının ve özgün bir varoluşun yani kendi devingenliğinde bir varoluş arayışının en erken en samimi ve en saf ifadesi Gerekçesi ise davamızın evvelemirde La ile başlaması