Otopsi — Özge Lena

Otopsi
Özge LenaCan Yayınları
Otopsi
Özge LenaBoşluk hemen yanı başında beklerken kadın onu görmezden gelmeyi öğreniyor Derin nefes alarak içerek uyuyarak kusarak en çok da yazarak onu unutmaya çalışıyor Boşluktan kaçmak için duvarlarını kendi elleriyle özenle örüyor Yıllarca umut ve sabırla Ancak ne yaparsa yapsın rüyalarından kaçamıyor Düşleri hep ve tam orada Boşluğun ortasında taştan bir ev Issızlıkta tek başına Evde bir tablo Pencerelerin arasında Tabloda yaşlı bir kadın Öylece ona bakmakta Yüzlerce kez içinde kar taneleri olan bir kaleydoskobun içinde dönüp duran bir ruh Çığlıklarla uyanılan geceler Gözyaşları ve terle Boşluk rüyalarından sızıp onu çağırıyor şehvetle Otopsi bir kadının iç dünyasındaki derin çelişkileri anlatıyor Onu yazmaktan dahası kendi olmaktan alıkoyan kimliğini sorumluluklarını irdeleyen kadın bir yandan da annelik görevleriyle yazma tutkusu arasında bölünür Çocukluk travmalarıyla toplumsal baskılara karşın yazma tutkusuyla gelen gerilim içinde büyüdükçe büyür ve bu hesaplaşma onu giderek varoluşsal bir seçim yapmaya zorlar Söz konusu olansa boğucu günlük yaşamı ile yazmak başka bir deyişle esaret ile özgürlük arasında bir seçimdir

Can Yayınları
Boşluk hemen yanı başında beklerken kadın onu görmezden gelmeyi öğreniyor Derin nefes alarak içerek uyuyarak kusarak en çok da yazarak onu unutmaya çalışıyor Boşluktan kaçmak için duvarlarını kendi elleriyle özenle örüyor Yıllarca umut ve sabırla Ancak ne yaparsa yapsın rüyalarından kaçamıyor Düşleri hep ve tam orada Boşluğun ortasında taştan bir ev Issızlıkta tek başına Evde bir tablo Pencerelerin arasında Tabloda yaşlı bir kadın Öylece ona bakmakta Yüzlerce kez içinde kar taneleri olan bir kaleydoskobun içinde dönüp duran bir ruh Çığlıklarla uyanılan geceler Gözyaşları ve terle Boşluk rüyalarından sızıp onu çağırıyor şehvetle Otopsi bir kadının iç dünyasındaki derin çelişkileri anlatıyor Onu yazmaktan dahası kendi olmaktan alıkoyan kimliğini sorumluluklarını irdeleyen kadın bir yandan da annelik görevleriyle yazma tutkusu arasında bölünür Çocukluk travmalarıyla toplumsal baskılara karşın yazma tutkusuyla gelen gerilim içinde büyüdükçe büyür ve bu hesaplaşma onu giderek varoluşsal bir seçim yapmaya zorlar Söz konusu olansa boğucu günlük yaşamı ile yazmak başka bir deyişle esaret ile özgürlük arasında bir seçimdir

Can Yayınları
Boşluk hemen yanı başında beklerken kadın onu görmezden gelmeyi öğreniyor Derin nefes alarak içerek uyuyarak kusarak en çok da yazarak onu unutmaya çalışıyor Boşluktan kaçmak için duvarlarını kendi elleriyle özenle örüyor Yıllarca umut ve sabırla Ancak ne yaparsa yapsın rüyalarından kaçamıyor Düşleri hep ve tam orada Boşluğun ortasında taştan bir ev Issızlıkta tek başına Evde bir tablo Pencerelerin arasında Tabloda yaşlı bir kadın Öylece ona bakmakta Yüzlerce kez içinde kar taneleri olan bir kaleydoskobun içinde dönüp duran bir ruh Çığlıklarla uyanılan geceler Gözyaşları ve terle Boşluk rüyalarından sızıp onu çağırıyor şehvetle Otopsi bir kadının iç dünyasındaki derin çelişkileri anlatıyor Onuyazmaktan dahası kendi olmaktan alıkoyan kimliğini sorumluluklarını irdeleyen kadın bir yandan da annelik görevleriyle yazma tutkusu arasında bölünür Çocukluk travmalarıyla toplumsal baskılara karşın yazma tutkusuyla gelen gerilim içinde büyüdükçe büyür ve bu hesaplaşma onu giderek varoluşsal bir seçim yapmaya zorlar Söz konusu olansa boğucu günlük yaşamı ile yazmak başka bir deyişle esaret ile özgürlük arasında bir seçimdir Tanıtım Bülteninden

Can Yayınları
Boşluk hemen yanı başında beklerken kadın onu görmezden gelmeyi öğreniyor Derin nefes alarak içerek uyuyarak kusarak en çok da yazarak onu unutmaya çalışıyor Boşluktan kaçmak için duvarlarını kendi elleriyle özenle örüyor Yıllarca umut ve sabırla Ancak ne yaparsa yapsın rüyalarından kaçamıyor Düşleri hep ve tam orada Boşluğun ortasında taştan bir ev Issızlıkta tek başına Evde bir tablo Pencerelerin arasında Tabloda yaşlı bir kadın Öylece ona bakmakta Yüzlerce kez içinde kar taneleri olan bir kaleydoskobun içinde dönüp duran bir ruh Çığlıklarla uyanılan geceler Gözyaşları ve terle Boşluk rüyalarından sızıp onu çağırıyor şehvetle Otopsi bir kadının iç dünyasındaki derin çelişkileri anlatıyor Onu yazmaktan dahası kendi olmaktan alıkoyan kimliğini sorumluluklarını irdeleyen kadın bir yandan da annelik görevleriyle yazma tutkusu arasında bölünür Çocukluk travmalarıyla toplumsal baskılara karşın yazma tutkusuyla gelen gerilim içinde büyüdükçe büyür ve bu hesaplaşma onu giderek varoluşsal bir seçim yapmaya zorlar Söz konusu olansa boğucu günlük yaşamı ile yazmak başka bir deyişle esaret ile özgürlük arasında bir seçimdir

Can Yayınları
Boşluk hemen yanı başında beklerken kadın onu görmezden gelmeyi öğreniyor Derin nefes alarak içerek uyuyarak kusarak en çok da yazarak onu unutmaya çalışıyor Boşluktan kaçmak için duvarlarını kendi elleriyle özenle örüyor Yıllarca umut ve sabırla Ancak ne yaparsa yapsın rüyalarından kaçamıyor Düşleri hep ve tam orada Boşluğun ortasında taştan bir ev Issızlıkta tek başına Evde bir tablo Pencerelerin arasında Tabloda yaşlı bir kadın Öylece ona bakmakta Yüzlerce kez içinde kar taneleri olan bir kaleydoskobun içinde dönüp duran bir ruh Çığlıklarla uyanılan geceler Gözyaşları ve terle Boşluk rüyalarından sızıp onu çağırıyor şehvetle Otopsi bir kadının iç dünyasındaki derin çelişkileri anlatıyor Onu yazmaktan dahası kendi olmaktan alıkoyan kimliğini sorumluluklarını irdeleyen kadın bir yandan da annelik görevleriyle yazma tutkusu arasında bölünür Çocukluk travmalarıyla toplumsal baskılara karşın yazma tutkusuyla gelen gerilim içinde büyüdükçe büyür ve bu hesaplaşma onu giderek varoluşsal bir seçim yapmaya zorlar Söz konusu olansa boğucu günlük yaşamı ile yazmak başka bir deyişle esaret ile özgürlük arasında bir seçimdir

CAN YAYINLARI
Boşluk hemen yanı başında beklerken kadın onu görmezden gelmeyi öğreniyor Derin nefes alarak içerek uyuyarak kusarak en çok da yazarak onu unutmaya çalışıyor Boşluktan kaçmak için duvarlarını kendi elleriyle özenle örüyor Yıllarca umut ve sabırla Ancak ne yaparsa yapsın rüyalarından kaçamıyor Düşleri hep ve tam orada Boşluğun ortasında taştan bir ev Issızlıkta tek başına Evde bir tablo Pencerelerin arasında Tabloda yaşlı bir kadın Öylece ona bakmakta Yüzlerce kez içinde kar taneleri olan bir kaleydoskobun içinde dönüp duran bir ruh Çığlıklarla uyanılan geceler Gözyaşları ve terle Boşluk rüyalarından sızıp onu çağırıyor şehvetle Otopsi bir kadının iç dünyasındaki derin çelişkileri anlatıyor Onu yazmaktan dahası kendi olmaktan alıkoyan kimliğini sorumluluklarını irdeleyen kadın bir yandan da annelik görevleriyle yazma tutkusu arasında bölünür Çocukluk travmalarıyla toplumsal baskılara karşın yazma tutkusuyla gelen gerilim içinde büyüdükçe büyür ve bu hesaplaşma onu giderek varoluşsal bir seçim yapmaya zorlar Söz konusu olansa boğucu günlük yaşamı ile yazmak başka bir deyişle esaret ile özgürlük arasında bir seçimdir

Boşluk hemen yanı başında beklerken kadın onu görmezden gelmeyi öğreniyor Derin nefes alarak içerek uyuyarak kusarak en çok da yazarak onu unutmaya çalışıyor Boşluktan kaçmak için duvarlarını kendi elleriyle özenle örüyor Yıllarca umut ve sabırla Ancak ne yaparsa yapsın rüyalarından kaçamıyor Düşleri hep ve tam orada Boşluğun ortasında taştan bir ev Issızlıkta tek başına Evde bir tablo Pencerelerin arasında Tabloda yaşlı bir kadın Öylece ona bakmakta Yüzlerce kez içinde kar taneleri olan bir kaleydoskobun içinde dönüp duran bir ruh Çığlıklarla uyanılan geceler Gözyaşları ve terle Boşluk rüyalarından sızıp onu çağırıyor şehvetle Otopsi bir kadının iç dünyasındaki derin çelişkileri anlatıyor Onu yazmaktan dahası kendi olmaktan alıkoyan kimliğini sorumluluklarını irdeleyen kadın bir yandan da annelik görevleriyle yazma tutkusu arasında bölünür Çocukluk travmalarıyla toplumsal baskılara karşın yazma tutkusuyla gelen gerilim içinde büyüdükçe büyür ve bu hesaplaşma onu giderek varoluşsal bir seçim yapmaya zorlar Söz konusu olansa boğucu günlük yaşamı ile yazmak başka bir deyişle esaret ile özgürlük arasında bir seçimdir Yazar Özge Lena Sayfa Sayısı 72 Çeviri Ebat 13X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Şubat 2019 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Can Yayınları
Özge Lena tarafından kaleme alınan Otopsi Can Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Otopsi Özge Lena Kitap Özeti Boşluk hemen yanı başında beklerken kadın onu görmezden gelmeyi öğreniyor Derin nefes alarak içerek uyuyarak kusarak en çok da yazarak onu unutmaya çalışıyor Boşluktan kaçmak için duvarlarını kendi elleriyle özenle örüyor Yıllarca umut ve sabırla Ancak ne yaparsa yapsın rüyalarından kaçamıyor Düşleri hep ve tam orada Boşluğun ortasında taştan bir ev Issızlıkta tek başına Evde bir tablo Pencerelerin arasında Tabloda yaşlı bir kadın Öylece ona bakmakta Yüzlerce kez içinde kar taneleri olan bir kaleydoskobun içinde dönüp duran bir ruh Çığlıklarla uyanılan geceler Gözyaşları ve terle Boşluk rüyalarından sızıp onu çağırıyor şehvetle Otopsi bir kadının iç dünyasındaki derin çelişkileri anlatıyor Onu yazmaktan dahası kendi olmaktan alıkoyan kimliğini sorumluluklarını irdeleyen kadın bir yandan da annelik görevleriyle yazma tutkusu arasında bölünür Çocukluk travmalarıyla toplumsal baskılara karşın yazma tutkusuyla gelen gerilim içinde büyüdükçe büyür ve bu hesaplaşma onu giderek varoluşsal bir seçim yapmaya zorlar Söz konusu olansa boğucu günlük yaşamı ile yazmak başka bir deyişle esaret ile özgürlük arasında bir seçimdir Yayınevi Can Yayınları Yazar Özge Lena Sayfa 72 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Şubat 2019 Barkod 9789750739125 Kategori Roman

Can
Boşluk hemen yanı başında beklerken kadın onu görmezden gelmeyi öğreniyor Derin nefes alarak içerek uyuyarak kusarak en çok da yazarak onu unutmaya çalışıyor Boşluktan kaçmak için duvarlarını kendi elleriyle özenle örüyor Yıllarca umut ve sabırla Ancak ne yaparsa yapsın rüyalarından kaçamıyor Düşleri hep ve tam orada Boşluğun ortasında taştan bir ev Issızlıkta tek başına Evde bir tablo Pencerelerin arasında Tabloda yaşlı bir kadın Öylece ona bakmakta Yüzlerce kez içinde kar taneleri olan bir kaleydoskobun içinde dönüp duran bir ruh Çığlıklarla uyanılan geceler Gözyaşları ve terle Boşluk rüyalarından sızıp onu çağırıyor şehvetle Otopsi bir kadının iç dünyasındaki derin çelişkileri anlatıyor Onu yazmaktan dahası kendi olmaktan alıkoyan kimliğini sorumluluklarını irdeleyen kadın bir yandan da annelik görevleriyle yazma tutkusu arasında bölünür Çocukluk travmalarıyla toplumsal baskılara karşın yazma tutkusuyla gelen gerilim içinde büyüdükçe büyür ve bu hesaplaşma onu giderek varoluşsal bir seçim yapmaya zorlar Söz konusu olansa boğucu günlük yaşamı ile yazmak başka bir deyişle esaret ile özgürlük arasında bir seçimdir

Can Yayınları
Otopsi Kitap Açıklaması Boşluk hemen yanı başında beklerken kadın onu görmezden gelmeyi öğreniyor Derin nefes alarak içerek uyuyarak kusarak en çok da yazarak onu unutmaya çalışıyor Boşluktan kaçmak için duvarlarını kendi elleriyle özenle örüyor Yıllarca umut ve sabırla Ancak ne yaparsa yapsın rüyalarından kaçamıyor Düşleri hep ve tam orada Boşluğun ortasında taştan bir ev Issızlıkta tek başına Evde bir tablo Pencerelerin arasında Tabloda yaşlı bir kadın Öylece ona bakmakta Yüzlerce kez içinde kar taneleri olan bir kaleydoskobun içinde dönüp duran bir ruh Çığlıklarla uyanılan geceler Gözyaşları ve terle Boşluk rüyalarından sızıp onu çağırıyor şehvetle Otopsi bir kadının iç dünyasındaki derin çelişkileri anlatıyor Onu yazmaktan dahası kendi olmaktan alıkoyan kimliğini sorumluluklarını irdeleyen kadın bir yandan da annelik görevleriyle yazma tutkusu arasında bölünür Çocukluk travmalarıyla toplumsal baskılara karşın yazma tutkusuyla gelen gerilim içinde büyüdükçe büyür ve bu hesaplaşma onu giderek varoluşsal bir seçim yapmaya zorlar Söz konusu olansa boğucu günlük yaşamı ile yazmak başka bir deyişle esaret ile özgürlük arasında bir seçimdir