Ötüken Kitap Ruh Kudret Ayşe Yılmaz — Kudret Ayşe Yılmaz

Ötüken Kitap Ruh Kudret Ayşe Yılmaz
Kudret Ayşe YılmazÖtüken Neşriyat
Ötüken Kitap Ruh Kudret Ayşe Yılmaz
Kudret Ayşe YılmazBen sırtına sayısız hane kurulmuş nice cinsten sakine durak olmuş bir dağım Savaşlar gördüm kanlarla sulandı yüzüm canlar devrildi bağrıma ve damarlarıma canlar gömdüm Çiçek de açtım dikene de döndüm gıda da oldum afet de Binlerce yıldır ferah bir dinlenişteyim Civarımda ne varsa hepsinden yüceyim Bir dağım ben ne renk ne şekildir kaygım Rahatım Rengim varmış benim de ben de ayrılığı yaşayacakmışım demek ki vakti gelince Şunlar da insanlar Duyardım seslerini eskiden beri Ben onları sadece sesten ibaret sanırdım Ben onları rüzgârla kardeş sanırdım Hâlbuki kan ve kemiktenmiş cisimleri Beni zalimce dağdan koparsalar da nazikçe sarmaladılar Yüreğim hafifledi Yazar Kudret Ayşe Yılmaz ın hikâyesi savaşla başlayan bir yazarın kendisiyle ve dünyayla barışı şeklinde tarif ettiği bu kitap içindeki hikâyeler ile belki de bir yerlerde henüz birbirini ve hatta kendini tanımayan nicesinin de kendiyle ve dünyayla barışı olacaktır Kim bilir

Ötüken Neşriyat
Ben sırtına sayısız hane kurulmuş nice cinsten sakine durak olmuş bir dağım Savaşlar gördüm kanlarla sulandı yüzüm canlar devrildi bağrıma ve damarlarıma canlar gömdüm Çiçek de açtım dikene de döndüm gıda da oldum afet de Binlerce yıldır ferah bir dinlenişteyim Civarımda ne varsa hepsinden yüceyim Bir dağım ben ne renk ne şekildir kaygım Rahatım Rengim varmış benim de ben de ayrılığı yaşayacakmışım demek ki vakti gelince Şunlar da insanlar Duyardım seslerini eskiden beri Ben onları sadece sesten ibaret sanırdım Ben onları rüzgârla kardeş sanırdım Hâlbuki kan ve kemiktenmiş cisimleri Beni zalimce dağdan koparsalar da nazikçe sarmaladılar Yüreğim hafifledi Yazar Kudret Ayşe Yılmaz ın hikâyesi savaşla başlayan bir yazarın kendisiyle ve dünyayla barışı şeklinde tarif ettiği bu kitap içindeki hikâyeler ile belki de bir yerlerde henüz birbirini ve hatta kendini tanımayan nicesinin de kendiyle ve dünyayla barışı olacaktır Kim bilir

Ötüken Neşriyat
Ben sırtına sayısız hane kurulmuş nice cinsten sakine durak olmuş bir dağım Savaşlar gördüm kanlarla sulandı yüzüm canlar devrildi bağrıma ve damarlarıma canlar gömdüm Çiçek de açtım dikene de döndüm gıda da oldum afet de Binlerce yıldır ferah bir dinlenişteyim Civarımda ne varsa hepsinden yüceyim Bir dağım ben ne renk ne şekildir kaygım Rahatım Rengim varmış benim de ben de ayrılığı yaşayacakmışım demek ki vakti gelince Şunlar da insanlar Duyardım seslerini eskiden beri Ben onları sadece sesten ibaret sanırdım Ben onları rüzgârla kardeş sanırdım Hâlbuki kan ve kemiktenmiş cisimleri Beni zalimce dağdan koparsalar da nazikçe sarmaladılar Yüreğim hafifledi Yazar Kudret Ayşe Yılmaz ın hikâyesi savaşla başlayan bir yazarın kendisiyle ve dünyayla barışı şeklinde tarif ettiği bu kitap içindeki hikâyeler ile belki de bir yerlerde henüz birbirini ve hatta kendini tanımayan nicesinin de kendiyle ve dünyayla barışı olacaktır Kim bilir

Ötüken Neşriyat
Ben sırtına sayısız hane kurulmuş nice cinsten sakine durak olmuş bir dağım Savaşlar gördüm kanlarla sulandı yüzüm canlar devrildi bağrıma ve damarlarıma canlar gömdüm Çiçek de açtım dikene de döndüm gıda da oldum afet de Binlerce yıldır ferah bir dinlenişteyim Civarımda ne varsa hepsinden yüceyim Bir dağım ben ne renk ne şekildir kaygım Rahatım Rengim varmış benim de ben de ayrılığı yaşayacakmışım demek ki vakti gelince Şunlar da insanlar Duyardım seslerini eskiden beri Ben onları sadece sesten ibaret sanırdım Ben onları rüzgârla kardeş sanırdım Hâlbuki kan ve kemiktenmiş cisimleri Beni zalimce dağdan koparsalar da nazikçe sarmaladılar Yüreğim hafifledi Yazar Kudret Ayşe Yılmaz ın hikâyesi savaşla başlayan bir yazarın kendisiyle ve dünyayla barışı şeklinde tarif ettiği bu kitap içindeki hikâyeler ile belki de bir yerlerde henüz birbirini ve hatta kendini tanımayan nicesinin de kendiyle ve dünyayla barışı olacaktır Kim bilir

ÖTÜKEN NEŞRİYAT
Ben sırtına sayısız hane kurulmuş nice cinsten sakine durak olmuş bir dağım Savaşlar gördüm kanlarla sulandı yüzüm canlar devrildi bağrıma ve damarlarıma canlar gömdüm Çiçek de açtım dikene de döndüm gıda da oldum afet de Binlerce yıldır ferah bir dinlenişteyim Civarımda ne varsa hepsinden yüceyim Bir dağım ben ne renk ne şekildir kaygım Rahatım Rengim varmış benim de ben de ayrılığı yaşayacakmışım demek ki vakti gelince Şunlar da insanlar Duyardım seslerini eskiden beri Ben onları sadece sesten ibaret sanırdım Ben onları rüzgârla kardeş sanırdım Hâlbuki kan ve kemiktenmiş cisimleri Beni zalimce dağdan koparsalar da nazikçe sarmaladılar Yüreğim hafifledi Yazar Kudret Ayşe Yılmaz ın hikâyesi savaşla başlayan bir yazarın kendisiyle ve dünyayla barışı şeklinde tarif ettiği bu kitap içindeki hikâyeler ile belki de bir yerlerde henüz birbirini ve hatta kendini tanımayan nicesinin de kendiyle ve dünyayla barışı olacaktır Kim bilir

Ötüken
Ben sırtına sayısız hane kurulmuş nice cinsten sakine durak olmuş bir dağım Savaşlar gördüm kanlarla sulandı yüzüm canlar devrildi bağrıma ve damarlarıma canlar gömdüm Çiçek de açtım dikene de döndüm gıda da oldum afet de Binlerce yıldır ferah bir dinlenişteyim Civarımda ne varsa hepsinden yüceyim Bir dağım ben ne renk ne şekildir kaygım Rahatım Rengim varmış benim de ben de ayrılığı yaşayacakmışım demek ki vakti gelince Şunlar da insanlar Duyardım seslerini eskiden beri Ben onları sadece sesten ibaret sanırdım Ben onları rüzgârla kardeş sanırdım Hâlbuki kan ve kemiktenmiş cisimleri Beni zalimce dağdan koparsalar da nazikçe sarmaladılar Yüreğim hafifledi Yazar Kudret Ayşe Yılmaz ın hikâyesi savaşla başlayan bir yazarın kendisiyle ve dünyayla barışı şeklinde tarif ettiği bu kitap içindeki hikâyeler ile belki de bir yerlerde henüz birbirini ve hatta kendini tanımayan nicesinin de kendiyle ve dünyayla barışı olacaktır Kim bilir

Ötüken Neşriyat
Ben sırtına sayısız hane kurulmuş nice cinsten sakine durak olmuş bir dağım Savaşlar gördüm kanlarla sulandı yüzüm canlar devrildi bağrıma ve damarlarıma canlar gömdüm Çiçek de açtım dikene de döndüm gıda da oldum afet de Binlerce yıldır ferah bir dinlenişteyim Civarımda ne varsa hepsinden yüceyim Bir dağım ben ne renk ne şekildir kaygım Rahatım Rengim varmış benim de ben de ayrılığı yaşayacakmışım demek ki vakti gelince Şunlar da insanlar Duyardım seslerini eskiden beri Ben onları sadece sesten ibaret sanırdım Ben onları rüzgârla kardeş sanırdım Hâlbuki kan ve kemiktenmiş cisimleri Beni zalimce dağdan koparsalar da nazikçe sarmaladılar Yüreğim hafifledi Yazar Kudret Ayşe Yılmaz ın hikâyesi savaşla başlayan bir yazarın kendisiyle ve dünyayla barışı şeklinde tarif ettiği bu kitap içindeki hikâyeler ile belki de bir yerlerde henüz birbirini ve hatta kendini tanımayan nicesinin de kendiyle ve dünyayla barışı olacaktır Kim bilir

Ötüken Neşriyat
Kudret Ayşe Yılmaz tarafından kaleme alınan Dağılmış Dağ Ötüken Neşriyat eseri olarak okurlarla buluşuyor Dağılmış Dağ Kudret Ayşe Yılmaz Kitap Özeti Ben sırtına sayısız hane kurulmuş nice cinsten sakine durak olmuş bir dağım Savaşlar gördüm kanlarla sulandı yüzüm canlar devrildi bağrıma ve damarlarıma canlar gömdüm Çiçek de açtım dikene de döndüm gıda da oldum afet de Binlerce yıldır ferah bir dinlenişteyim Civarımda ne varsa hepsinden yüceyim Bir dağım ben ne renk ne şekildir kaygım Rahatım Rengim varmış benim de ben de ayrılığı yaşayacakmışım demek ki vakti gelince Şunlar da insanlar Duyardım seslerini eskiden beri Ben onları sadece sesten ibaret sanırdım Ben onları rüzgârla kardeş sanırdım Hâlbuki kan ve kemiktenmiş cisimleri Beni zalimce dağdan koparsalar da nazikçe sarmaladılar Yüreğim hafifledi Yazar Kudret Ayşe Yılmaz ın hikâyesi savaşla başlayan bir yazarın kendisiyle ve dünyayla barışı şeklinde tarif ettiği bu kitap içindeki hikâyeler ile belki de bir yerlerde henüz birbirini ve hatta kendini tanımayan nicesinin de kendiyle ve dünyayla barışı olacaktır Kim bilir Yayınevi Ötüken Neşriyat Yazar Kudret Ayşe Yılmaz Sayfa 101 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 00x19 50 cm Basım Yılı Mayıs 2019 Barkod 9786051557960 Kategori Öykü

Ötüken Neşriyat
Ben sırtına sayısız hane kurulmuş nice cinsten sakine durak olmuş bir dağım Savaşlar gördüm kanlarla sulandı yüzüm canlar devrildi bağrıma ve damarlarıma canlar gömdüm Çiçek de açtım dikene de döndüm gıda da oldum afet de Binlerce yıldır ferah bir dinlenişteyim Civarımda ne varsa hepsinden yüceyim Bir dağım ben ne renk ne şekildir kaygım Rahatım Rengim varmış benim de ben de ayrılığı yaşayacakmışım demek ki vakti gelince Şunlar da insanlar Duyardım seslerini eskiden beri Ben onları sadece sesten ibaret sanırdım Ben onları rüzgârla kardeş sanırdım Hâlbuki kan ve kemiktenmiş cisimleri Beni zalimce dağdan koparsalar da nazikçe sarmaladılar Yüreğim hafifledi Yazar Kudret Ayşe Yılmaz ın hikâyesi savaşla başlayan bir yazarın kendisiyle ve dünyayla barışı şeklinde tarif ettiği bu kitap içindeki hikâyeler ile belki de bir yerlerde henüz birbirini ve hatta kendini tanımayan nicesinin de kendiyle ve dünyayla barışı olacaktır Kim bilir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Ötüken Neşriyat
Kadehi yudumlamış kabrinde cennet kandilleri yanan kan damlayacak yanak kadar taze bir bedeni sürükleyenler kadim mezarların kavislerinden geçtikçe daha çok nefes nefese kalıyorlardı Kuşlar çayır türkülerini söylemeyi bırakmış rüzgar soluğunu tutmuş cümle can bu üçünün civarında durmuştu Hayat ve memat hiç bu denli yakın dahası bu denli hararetli olamamış hararetlerini hareketleriyle karamamıştı Mezarından çıkarılan vücut hala sıcak onu çıkaranlarsa tanımsız halde cesur En öz öğüt olan ölüm etrafındaki bu üç kişi gidiyorlardı Bu gidişle bereketli hesaplaşmalar ve ödeşmeler artık başlıyor demekti Kudret Ayşe Yılmaz ın yeni romanında tezatların özündeki vahdete duyguların en asili aşkın gizemine hayatın içindeki tek gerçek ölüme uzanan yulculuktaki asıl amaç okuyucunun ruhunda umut dalgalarına fırsat vermek Ruhtaki yaralar nasıl kapanır ruh neden kaybettiğini kazandığından daha ziyade arzular ruh ne vakit dinginliğe erişir niçin en az önemsenendir Nice canlı soru ve yanıt edebi ruhtan kopan bu hikayede Türkçenin kudretiyle bir araya geldi herkes ruh elden gitmeden önce ruhunun peşine düşsün diye

Ötüken Neşriyat
Dünya sofrasında ölüm kasesi elde ele dolaşır Ölüm kasesinin dolaştığını bilse de sofra başındaki herkes diğer nimetleri tatma yarışındadır Kadehi yudumlamış kabrinde cennet kandilleri yanan kan damlayacak yanak kadar taze bir bedeni sürükleyenler kadim mezarların kavislerinden geçtikçe daha çok nefes nefese kalıyorlardı Kuşlar çayır türkülerini söylemeyi bırakmış rüzgar soluğunu tutmuş cümle can bu üçünün civarında durmuştu Hayat ve memat hiç bu denli yakın dahası bu denli hararetli olamamış hararetlerini hareketleriyle karamamıştı Mezarından çıkarılan vücut hala sıcak onu çıkaranlarsa tanımsız halde cesur En öz öğüt olan ölüm etrafındaki bu üç kişi gidiyorlardı Bu gidişle bereketli hesaplaşmalar ve ödeşmeler artık başlıyor demekti Kudret Ayşe Yılmaz ın yeni romanında tezatların özündeki vahdete duyguların en asili aşkın gizemine hayatın içindeki tek gerçek ölüme uzanan yulculuktaki asıl amaç okuyucunun ruhunda umut dalgalarına fırsat vermek Ruhtaki yaralar nasıl kapanır ruh neden kaybettiğini kazandığından daha ziyade arzular ruh ne vakit dinginliğe erişir niçin en az önemsenendir Nice canlı soru ve yanıt edebi ruhtan kopan bu hikayede Türkçenin kudretiyle bir araya geldi herkes ruh elden gitmeden önce ruhunun peşine düşsün diye

Ötüken Neşriyat
Dünya sofrasında ölüm kasesi elde ele dolaşır Ölüm kasesinin dolaştığını bilse de sofra başındaki herkes diğer nimetleri tatma yarışındadır Kadehi yudumlamış kabrinde cennet kandilleri yanan kan damlayacak yanak kadar taze bir bedeni sürükleyenler kadim mezarların kavislerinden geçtikçe daha çok nefes nefese kalıyorlardı Kuşlar çayır türkülerini söylemeyi bırakmış rüzgar soluğunu tutmuş cümle can bu üçünün civarında durmuştu Hayat ve memat hiç bu denli yakın dahası bu denli hararetli olamamış hararetlerini hareketleriyle karamamıştı Mezarından çıkarılan vücut hala sıcak onu çıkaranlarsa tanımsız halde cesur En öz öğüt olan ölüm etrafındaki bu üç kişi gidiyorlardı Bu gidişle bereketli hesaplaşmalar ve ödeşmeler artık başlıyor demekti Kudret Ayşe Yılmaz ın yeni romanında tezatların özündeki vahdete duyguların en asili aşkın gizemine hayatın içindeki tek gerçek ölüme uzanan yulculuktaki asıl amaç okuyucunun ruhunda umut dalgalarına fırsat vermek Ruhtaki yaralar nasıl kapanır ruh neden kaybettiğini kazandığından daha ziyade arzular ruh ne vakit dinginliğe erişir niçin en az önemsenendir Nice canlı soru ve yanıt edebi ruhtan kopan bu hikayede Türkçenin kudretiyle bir araya geldi herkes ruh elden gitmeden önce ruhunun peşine düşsün diye

Ötüken Neşriyat
Dünya sofrasında ölüm kasesi elde ele dolaşır Ölüm kasesinin dolaştığını bilse de sofra başındaki herkes diğer nimetleri tatma yarışındadır Kadehi yudumlamış kabrinde cennet kandilleri yanan kan damlayacak yanak kadar taze bir bedeni sürükleyenler kadim mezarların kavislerinden geçtikçe daha çok nefes nefese kalıyorlardı Kuşlar çayır türkülerini söylemeyi bırakmış rüzgar soluğunu tutmuş cümle can bu üçünün civarında durmuştu Hayat ve memat hiç bu denli yakın dahası bu denli hararetli olamamış hararetlerini hareketleriyle karamamıştı Mezarından çıkarılan vücut hala sıcak onu çıkaranlarsa tanımsız halde cesur En öz öğüt olan ölüm etrafındaki bu üç kişi gidiyorlardı Bu gidişle bereketli hesaplaşmalar ve ödeşmeler artık başlıyor demekti Kudret Ayşe Yılmaz ın yeni romanında tezatların özündeki vahdete duyguların en asili aşkın gizemine hayatın içindeki tek gerçek ölüme uzanan yulculuktaki asıl amaç okuyucunun ruhunda umut dalgalarına fırsat vermek Ruhtaki yaralar nasıl kapanır ruh neden kaybettiğini kazandığından daha ziyade arzular ruh ne vakit dinginliğe erişir niçin en az önemsenendir Nice canlı soru ve yanıt edebi ruhtan kopan bu hikayede Türkçenin kudretiyle bir araya geldi herkes ruh elden gitmeden önce ruhunun peşine düşsün diye

ÖTÜKEN NEŞRİYAT
Dünya sofrasında ölüm kasesi elde ele dolaşır Ölüm kasesinin dolaştığını bilse de sofra başındaki herkes diğer nimetleri tatma yarışındadır Kadehi yudumlamış kabrinde cennet kandilleri yanan kan damlayacak yanak kadar taze bir bedeni sürükleyenler kadim mezarların kavislerinden geçtikçe daha çok nefes nefese kalıyorlardı Kuşlar çayır türkülerini söylemeyi bırakmış rüzgar soluğunu tutmuş cümle can bu üçünün civarında durmuştu Hayat ve memat hiç bu denli yakın dahası bu denli hararetli olamamış hararetlerini hareketleriyle karamamıştı Mezarından çıkarılan vücut hala sıcak onu çıkaranlarsa tanımsız halde cesur En öz öğüt olan ölüm etrafındaki bu üç kişi gidiyorlardı Bu gidişle bereketli hesaplaşmalar ve ödeşmeler artık başlıyor demekti Kudret Ayşe Yılmaz ın yeni romanında tezatların özündeki vahdete duyguların en asili aşkın gizemine hayatın içindeki tek gerçek ölüme uzanan yulculuktaki asıl amaç okuyucunun ruhunda umut dalgalarına fırsat vermek Ruhtaki yaralar nasıl kapanır ruh neden kaybettiğini kazandığından daha ziyade arzular ruh ne vakit dinginliğe erişir niçin en az önemsenendir Nice canlı soru ve yanıt edebi ruhtan kopan bu hikayede Türkçenin kudretiyle bir araya geldi herkes ruh elden gitmeden önce ruhunun peşine düşsün diye

Ötüken Neşriyat
Dünya sofrasında ölüm kasesi elde ele dolaşır Ölüm kasesinin dolaştığını bilse de sofra başındaki herkes diğer nimetleri tatma yarışındadır Kadehi yudumlamış kabrinde cennet kandilleri yanan kan damlayacak yanak kadar taze bir bedeni sürükleyenler kadim mezarların kavislerinden geçtikçe daha çok nefes nefese kalıyorlardı Kuşlar çayır türkülerini söylemeyi bırakmış rüzgar soluğunu tutmuş cümle can bu üçünün civarında durmuştu Hayat ve memat hiç bu denli yakın dahası bu denli hararetli olamamış hararetlerini hareketleriyle karamamıştı Mezarından çıkarılan vücut hala sıcak onu çıkaranlarsa tanımsız halde cesur En öz öğüt olan ölüm etrafındaki bu üç kişi gidiyorlardı Bu gidişle bereketli hesaplaşmalar ve ödeşmeler artık başlıyor demekti Kudret Ayşe Yılmaz ın yeni romanında tezatların özündeki vahdete duyguların en asili aşkın gizemine hayatın içindeki tek gerçek ölüme uzanan yulculuktaki asıl amaç okuyucunun ruhunda umut dalgalarına fırsat vermek Ruhtaki yaralar nasıl kapanır ruh neden kaybettiğini kazandığından daha ziyade arzular ruh ne vakit dinginliğe erişir niçin en az önemsenendir Nice canlı soru ve yanıt edebi ruhtan kopan bu hikayede Türkçenin kudretiyle bir araya geldi herkes ruh elden gitmeden önce ruhunun peşine düşsün diye

Ötüken Neşriyat
Kadehi yudumlamış kabrinde cennet kandilleri yanan kan damlayacak yanak kadar taze bir bedeni sürükleyenler kadim mezarların kavislerinden geçtikçe daha çok nefes nefese kalıyorlardı Kuşlar çayır türkülerini söylemeyi bırakmış rüzgar soluğunu tutmuş cümle can bu üçünün civarında durmuştu Hayat ve memat hiç bu denli yakın dahası bu denli hararetli olamamış hararetlerini hareketleriyle karamamıştı Mezarından çıkarılan vücut hala sıcak onu çıkaranlarsa tanımsız halde cesur En öz öğüt olan ölüm etrafındaki bu üç kişi gidiyorlardı Bu gidişle bereketli hesaplaşmalar ve ödeşmeler artık başlıyor demekti Kudret Ayşe Yılmaz ın yeni romanında tezatların özündeki vahdete duyguların en asili aşkın gizemine hayatın içindeki tek gerçek ölüme uzanan yulculuktaki asıl amaç okuyucunun ruhunda umut dalgalarına fırsat vermek Ruhtaki yaralar nasıl kapanır ruh neden kaybettiğini kazandığından daha ziyade arzular ruh ne vakit dinginliğe erişir niçin en az önemsenendir Nice canlı soru ve yanıt edebi ruhtan kopan bu hikayede Türkçenin kudretiyle bir araya geldi herkes ruh elden gitmeden önce ruhunun peşine düşsün diye

Ötüken
Dünya sofrasında ölüm kasesi elde ele dolaşır Ölüm kasesinin dolaştığını bilse de sofra başındaki herkes diğer nimetleri tatma yarışındadır Kadehi yudumlamış kabrinde cennet kandilleri yanan kan damlayacak yanak kadar taze bir bedeni sürükleyenler kadim mezarların kavislerinden geçtikçe daha çok nefes nefese kalıyorlardı Kuşlar çayır türkülerini söylemeyi bırakmış rüzgar soluğunu tutmuş cümle can bu üçünün civarında durmuştu Hayat ve memat hiç bu denli yakın dahası bu denli hararetli olamamış hararetlerini hareketleriyle karamamıştı Mezarından çıkarılan vücut hala sıcak onu çıkaranlarsa tanımsız halde cesur En öz öğüt olan ölüm etrafındaki bu üç kişi gidiyorlardı Bu gidişle bereketli hesaplaşmalar ve ödeşmeler artık başlıyor demekti

Ötüken Neşriyat
Ben sırtına sayısız hane kurulmuş nice cinsten sakine durak olmuş bir dağım Savaşlar gördüm kanlarla sulandı yüzüm canlar devrildi bağrıma ve damarlarıma canlar gömdüm Çiçek de açtım dikene de döndüm gıda da oldum afet de Binlerce yıldır ferah bir dinlenişteyim Civarımda ne varsa hepsinden yüceyim Bir dağım ben ne renk ne şekildir kaygım Rahatım Rengim varmış benim de ben de ayrılığı yaşayacakmışım demek ki vakti gelince Şunlar da insanlar Duyardım seslerini eskiden beri Ben onları sadece sesten ibaret sanırdım Ben onları rüzgârla kardeş sanırdım Hâlbuki kan ve kemiktenmiş cisimleri Beni zalimce dağdan koparsalar da nazikçe sarmaladılar Yüreğim hafifledi Yazar Kudret Ayşe Yılmaz ın hikâyesi savaşla başlayan bir yazarın kendisiyle ve dünyayla barışı şeklinde tarif ettiği bu kitap içindeki hikâyeler ile belki de bir yerlerde henüz birbirini ve hatta kendini tanımayan nicesinin de kendiyle ve dünyayla barışı olacaktır Kim bilir