MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Ötüken Kitap Uçak Kanadında Evliya Çelebi Ayşe Didem Uslu — Ayşe Didem Uslu

Ötüken Kitap Uçak Kanadında Evliya Çelebi Ayşe Didem Uslu
280,60
Gezi RehberiGezi Rehberi KitaplarıAnlatı

Ötüken Kitap Uçak Kanadında Evliya Çelebi Ayşe Didem Uslu

Ayşe Didem Uslu

Ötüken Neşriyat

2008444 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Ötüken Kitap Uçak Kanadında Evliya Çelebi Ayşe Didem Uslu

Ayşe Didem Uslu

Bir gün bir ağaç dibinde güzel bir döşek yapmıştım At yorulmuş bense bitmiştim Hemen ekmeğimi biraz suyla boğazımdan ittim ve arkasından ikindi namazımı kıldım İçim geçmiş uykunun derinliklerine kaymışım Bir baktım ki bir cami önündeyim Kapıları açıldı beni buyur etmek için içeriden dışarıya nurlar saçıldı Usulca eşiği atladım Cemaat saf tutmuş hemen onlarla sabah namazımın sünnetini kıldım Salavat ı şerifleri okunurken bir köşeye büzülüp huşu ile dinlemeye başladım Ol esnada çevremde misk kokuları yayıldığını hissedince yanımdakilere camiye girenlerin kim olduklarını sordum Meğer Peygamberimizin aziz ruhları ve din büyüklerimizin soyut varlığı benimle birlikteymiş Az sonra sıkıntıya düşen Anadolu Müslümanlarına yardım için Peygamber Efendimiz ve dostları sabah namazını kılacaklarmış İçeriye nur girdiğinde öyle şaşırmıştım ki önüne gittim başım önümde Peygamberimize korkuyla karışık saygı içinde Şefaat yâ Resulallah diyecektim ki Seyahat yâ Resulallah deyivermişim Nasıl olduysa dilim sürçmüş yanlış bir dilekte bulunmuştum Efendimiz şefaatimin sağlıklı ve kolay seyahat olmasını Allah tan niyaz ettiğinde bunun gerçekleşeceğini tahmin etmemiştim Cemaat bir ağızdan âmin dediler birlikte Fatiha okuduk Ellerini öperken Fatihalar tekrarlandı Bu mübarek insanlar beni alnımdan öpüp giderlerken arkalarından bakakalmışım Derken gözümü açtım Bin bir zorluklar ayağa dikildim eşyamı topladım Atıma doğru yürürken birden yol gözümde büyüdü Nasıl oldu bilmem ağzımdan Ah Allahım şu kuşlar gibi uçabilsem diye bir cümle çıktı Kuşun kanatlarını çırpışı kâh yükselip kâh alçalarak istediği yere uçuşu vardı ki içim gitti Biraz gittik karşımıza bir kafile çıktı Epey kalabalık bir cemaatti Evvelâ giysileri tuhafıma gitti Başlarında ne sarık vardı ne şapka Şalvar da giymemişlerdi İnce kaftanları da yoktu Hanımlı beyli bir gruptular Garibime gitti Ne sırtlarında çıkın taşıyorlardı ne de atlarının yanlarında denkleri vardı Kollarında veya sırtlarında veya peşisıra sürükledikleri dört köşe torbaları vardı Meğer onlar da seyyah imişler uzak diyarlara gidiyorlarmış Hele iki hanım vardı ki onlara çok şaştım Beni aralarına aldılar uçak dedikleri alete binip kuşlar gibi uzaklara uçacakmışız Sizler de yolculuk yapacak olursanız mutlaka bu insanları bulun da bunların anlattıkları şekilde uzak yollara uçarak gidin Yoksa atla gitmek gerçekten zor oluyor İşte yol boyunca onların anlattıkları Bismillahirrahmanirrahim

BKM Kitap
322,00

Ötüken Neşriyat

2008444 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Bir gün bir ağaç dibinde güzel bir döşek yapmıştım At yorulmuş bense bitmiştim Hemen ekmeğimi biraz suyla boğazımdan ittim ve arkasından ikindi namazımı kıldım İçim geçmiş uykunun derinliklerine kaymışım Bir baktım ki bir cami önündeyim Kapıları açıldı beni buyur etmek için içeriden dışarıya nurlar saçıldı Usulca eşiği atladım Cemaat saf tutmuş hemen onlarla sabah namazımın sünnetini kıldım Salavat ı şerifleri okunurken bir köşeye büzülüp huşu ile dinlemeye başladım O esnada çevremde misk kokuları yayıldığını hissedince yanımdakilere camiye girenlerin kim olduklarını sordum Meğer Peygamberimizin aziz ruhları ve din büyüklerimizin soyut varlığı benimle birlikteymiş Az sonra sıkıntıya düşen Anadolu Müslümanlarına yardım için Peygamber Efendimiz ve dostları sabah namazını kılacaklarmış İçeriye nur girdiğinde öyle şaşırmıştım ki önüne gittim başım önümde Peygamberimize korkuyla karışık saygı içinde Şefaat yâ Resulallah diyecektim ki Seyahat yâ Resulallah deyivermişim Nasıl olduysa dilim sürçmüş yanlış bir dilekte bulunmuştum Efendimiz şefaatimin sağlıklı ve kolay seyahat olmasını Allah tan niyaz ettiğinde bunun gerçekleşeceğini tahmin etmemiştim Cemaat bir ağızdan âmin dediler birlikte Fatiha okuduk Ellerini öperken Fatihalar tekrarlandı Bu mübarek insanlar beni alnımdan öpüp giderlerken arkalarından bakakalmışım Derken gözümü açtım Binbir zorluklar ayağa dikildim eşyamı topladım Atıma doğru yürürken birden yol gözümde büyüdü Nasıl oldu bilmem ağzımdan Ah Allahım şu kuşlar gibi uçabilsem diye bir cümle çıktı Kuşun kanatlarını çırpışı kâh yükselip kâh alçalarak istediği yere uçuşu vardı ki içim gitti Biraz gittik karşımıza bir kafile çıktı Epey kalabalık bir cemaatti Evvelâ giysileri tuhafıma gitti Başlarında ne sarık vardı ne şapka Şalvar da giymemişlerdi İnce kaftanları da yoktu Hanımlı beyli bir gruptular Garibime gitti Ne sırtlarında çıkın taşıyorlardı ne de atlarının yanlarında denkleri vardı Kollarında veya sırtlarında veya peşisıra sürükledikleri dört köşe torbaları vardı Meğer onlar da seyyah imişler uzak diyarlara gidiyorlarmış Hele iki hanım vardı ki onlara çok şaştım Beni aralarına aldılar uçak dedikleri alete binip kuşlar gibi uzaklara uçacakmışız Sizler de yolculuk yapacak olursanız mutlaka bu insanları bulun da bunların anlattıkları şekilde uzak yollara uçarak gidin Yoksa atla gitmek gerçekten zor oluyor İşte yol boyunca onların anlattıkları Bismillahirrahmanirrahim

Kitap Ambarı
345,00

Ötüken Neşriyat

2008444 sf.
Karton Kapak12x19,5
Kitap Ambarı

Bir gün bir ağaç dibinde güzel bir döşek yapmıştım At yorulmuş bense bitmiştim Hemen ekmeğimi biraz suyla boğazımdan ittim ve arkasından ikindi namazımı kıldım İçim geçmiş uykunun derinliklerine kaymışım Bir baktım ki bir cami önündeyim Kapıları açıldı beni buyur etmek için içeriden dışarıya nurlar saçıldı Usulca eşiği atladım Cemaat saf tutmuş hemen onlarla sabah namazımın sünnetini kıldım Salavat ı şerifleri okunurken bir köşeye büzülüp huşu ile dinlemeye başladım Ol esnada çevremde misk kokuları yayıldığını hissedince yanımdakilere camiye girenlerin kim olduklarını sordum Meğer Peygamberimizin aziz ruhları ve din büyüklerimizin soyut varlığı benimle birlikteymiş Az sonra sıkıntıya düşen Anadolu Müslümanlarına yardım için Peygamber Efendimiz ve dostları sabah namazını kılacaklarmış İçeriye nur girdiğinde öyle şaşırmıştım ki önüne gittim başım önümde Peygamberimize korkuyla karışık saygı içinde Şefaat yâ Resulallah diyecektim ki Seyahat yâ Resulallah deyivermişim Nasıl olduysa dilim sürçmüş yanlış bir dilekte bulunmuştum Efendimiz şefaatimin sağlıklı ve kolay seyahat olmasını Allah tan niyaz ettiğinde bunun gerçekleşeceğini tahmin etmemiştim Cemaat bir ağızdan âmin dediler birlikte Fatiha okuduk Ellerini öperken Fatihalar tekrarlandı Bu mübarek insanlar beni alnımdan öpüp giderlerken arkalarından bakakalmışım Derken gözümü açtım Bin bir zorluklar ayağa dikildim eşyamı topladım Atıma doğru yürürken birden yol gözümde büyüdü Nasıl oldu bilmem ağzımdan Ah Allahım şu kuşlar gibi uçabilsem diye bir cümle çıktı Kuşun kanatlarını çırpışı kâh yükselip kâh alçalarak istediği yere uçuşu vardı ki içim gitti Biraz gittik karşımıza bir kafile çıktı Epey kalabalık bir cemaatti Evvelâ giysileri tuhafıma gitti Başlarında ne sarık vardı ne şapka Şalvar da giymemişlerdi İnce kaftanları da yoktu Hanımlı beyli bir gruptular Garibime gitti Ne sırtlarında çıkın taşıyorlardı ne de atlarının yanlarında denkleri vardı Kollarında veya sırtlarında veya peşisıra sürükledikleri dört köşe torbaları vardı Meğer onlar da seyyah imişler uzak diyarlara gidiyorlarmış Hele iki hanım vardı ki onlara çok şaştım Beni aralarına aldılar uçak dedikleri alete binip kuşlar gibi uzaklara uçacakmışız Sizler de yolculuk yapacak olursanız mutlaka bu insanları bulun da bunların anlattıkları şekilde uzak yollara uçarak gidin Yoksa atla gitmek gerçekten zor oluyor İşte yol boyunca onların anlattıkları Bismillahirrahmanirrahim

Kitap Yurdu
346,84

ÖTÜKEN NEŞRİYAT

17.11.2008444 sf.
Karton Kapak12 x 20 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Bir gün bir ağaç dibinde güzel bir döşek yapmıştım At yorulmuş bense bitmiştim Hemen ekmeğimi biraz suyla boğazımdan ittim ve arkasından ikindi namazımı kıldım İçim geçmiş uykunun derinliklerine kaymışım Bir baktım ki bir cami önündeyim Kapıları açıldı beni buyur etmek için içeriden dışarıya nurlar saçıldı Usulca eşiği atladım Cemaat saf tutmuş hemen onlarla sabah namazımın sünnetini kıldım Salavat ı şerifleri okunurken bir köşeye büzülüp huşu ile dinlemeye başladım O esnada çevremde misk kokuları yayıldığını hissedince yanımdakilere camiye girenlerin kim olduklarını sordum Meğer Peygamberimizin aziz ruhları ve din büyüklerimizin soyut varlığı benimle birlikteymiş Az sonra sıkıntıya düşen Anadolu Müslümanlarına yardım için Peygamber Efendimiz ve dostları sabah namazını kılacaklarmış İçeriye nur girdiğinde öyle şaşırmıştım ki önüne gittim başım önümde Peygamberimize korkuyla karışık saygı içinde Şefaat yâ Resulallah diyecektim ki Seyahat yâ Resulallah deyivermişim Nasıl olduysa dilim sürçmüş yanlış bir dilekte bulunmuştum Efendimiz şefaatimin sağlıklı ve kolay seyahat olmasını Allah tan niyaz ettiğinde bunun gerçekleşeceğini tahmin etmemiştim Cemaat bir ağızdan âmin dediler birlikte Fatiha okuduk Ellerini öperken Fatihalar tekrarlandı Bu mübarek insanlar beni alnımdan öpüp giderlerken arkalarından bakakalmışım Derken gözümü açtım Binbir zorluklar ayağa dikildim eşyamı topladım Atıma doğru yürürken birden yol gözümde büyüdü Nasıl oldu bilmem ağzımdan Ah Allahım şu kuşlar gibi uçabilsem diye bir cümle çıktı Kuşun kanatlarını çırpışı kâh yükselip kâh alçalarak istediği yere uçuşu vardı ki içim gitti Biraz gittik karşımıza bir kafile çıktı Epey kalabalık bir cemaatti Evvelâ giysileri tuhafıma gitti Başlarında ne sarık vardı ne şapka Şalvar da giymemişlerdi İnce kaftanları da yoktu Hanımlı beyli bir gruptular Garibime gitti Ne sırtlarında çıkın taşıyorlardı ne de atlarının yanlarında denkleri vardı Kollarında veya sırtlarında veya peşisıra sürükledikleri dört köşe torbaları vardı Meğer onlar da seyyah imişler uzak diyarlara gidiyorlarmış Hele iki hanım vardı ki onlara çok şaştım Beni aralarına aldılar uçak dedikleri alete binip kuşlar gibi uzaklara uçacakmışız Sizler de yolculuk yapacak olursanız mutlaka bu insanları bulun da bunların anlattıkları şekilde uzak yollara uçarak gidin Yoksa atla gitmek gerçekten zor oluyor İşte yol boyunca onların anlattıkları Bismillahirrahmanirrahim

Ötüken Neşriyat
368,00

Ötüken Neşriyat

2008444 sf.
12x19,5
Ötüken Neşriyat

Bir gün bir ağaç dibinde güzel bir döşek yapmıştım At yorulmuş bense bitmiştim Hemen ekmeğimi biraz suyla boğazımdan ittim ve arkasından ikindi namazımı kıldım İçim geçmiş uykunun derinliklerine kaymışım Bir baktım ki bir cami önündeyim Kapıları açıldı beni buyur etmek için içeriden dışarıya nurlar saçıldı Usulca eşiği atladım Cemaat saf tutmuş hemen onlarla sabah namazımın sünnetini kıldım Salavat ı şerifleri okunurken bir köşeye büzülüp huşu ile dinlemeye başladım Ol esnada çevremde misk kokuları yayıldığını hissedince yanımdakilere camiye girenlerin kim olduklarını sordum Meğer Peygamberimizin aziz ruhları ve din büyüklerimizin soyut varlığı benimle birlikteymiş Az sonra sıkıntıya düşen Anadolu Müslümanlarına yardım için Peygamber Efendimiz ve dostları sabah namazını kılacaklarmış İçeriye nur girdiğinde öyle şaşırmıştım ki önüne gittim başım önümde Peygamberimize korkuyla karışık saygı içinde Şefaat yâ Resulallah diyecektim ki Seyahat yâ Resulallah deyivermişim Nasıl olduysa dilim sürçmüş yanlış bir dilekte bulunmuştum Efendimiz şefaatimin sağlıklı ve kolay seyahat olmasını Allah tan niyaz ettiğinde bunun gerçekleşeceğini tahmin etmemiştim Cemaat bir ağızdan âmin dediler birlikte Fatiha okuduk Ellerini öperken Fatihalar tekrarlandı Bu mübarek insanlar beni alnımdan öpüp giderlerken arkalarından bakakalmışım Derken gözümü açtım Bin bir zorluklar ayağa dikildim eşyamı topladım Atıma doğru yürürken birden yol gözümde büyüdü Nasıl oldu bilmem ağzımdan Ah Allahım şu kuşlar gibi uçabilsem diye bir cümle çıktı Kuşun kanatlarını çırpışı kâh yükselip kâh alçalarak istediği yere uçuşu vardı ki içim gitti Biraz gittik karşımıza bir kafile çıktı Epey kalabalık bir cemaatti Evvelâ giysileri tuhafıma gitti Başlarında ne sarık vardı ne şapka Şalvar da giymemişlerdi İnce kaftanları da yoktu Hanımlı beyli bir gruptular Garibime gitti Ne sırtlarında çıkın taşıyorlardı ne de atlarının yanlarında denkleri vardı Kollarında veya sırtlarında veya peşisıra sürükledikleri dört köşe torbaları vardı Meğer onlar da seyyah imişler uzak diyarlara gidiyorlarmış Hele iki hanım vardı ki onlara çok şaştım Beni aralarına aldılar uçak dedikleri alete binip kuşlar gibi uzaklara uçacakmışız Sizler de yolculuk yapacak olursanız mutlaka bu insanları bulun da bunların anlattıkları şekilde uzak yollara uçarak gidin Yoksa atla gitmek gerçekten zor oluyor İşte yol boyunca onların anlattıkları Bismillahirrahmanirrahim

Pandora
368,00

Ötüken

2008444 sf.
Pandora

Bir gün bir ağaç dibinde güzel bir döşek yapmıştım At yorulmuş bense bitmiştim Hemen ekmeğimi biraz suyla boğazımdan ittim ve arkasından ikindi namazımı kıldım İçim geçmiş uykunun derinliklerine kaymışım Bir baktım ki bir cami önündeyim Kapıları açıldı beni buyur etmek için içeriden dışarıya nurlar saçıldı Usulca eşiği atladım Cemaat saf tutmuş hemen onlarla sabah namazımın sünnetini kıldım Salavat ı şerifleri okunurken bir köşeye büzülüp huşu ile dinlemeye başladım Ol esnada çevremde misk kokuları yayıldığını hissedince yanımdakilere camiye girenlerin kim olduklarını sordum Meğer Peygamberimizin aziz ruhları ve din büyüklerimizin soyut varlığı benimle birlikteymiş Az sonra sıkıntıya düşen Anadolu Müslümanlarına yardım için Peygamber Efendimiz ve dostları sabah namazını kılacaklarmış İçeriye nur girdiğinde öyle şaşırmıştım ki önüne gittim başım önümde Peygamberimize korkuyla karışık saygı içinde Şefaat yâ Resulallah diyecektim ki Seyahat yâ Resulallah deyivermişim Nasıl olduysa dilim sürçmüş yanlış bir dilekte bulunmuştum Efendimiz şefaatimin sağlıklı ve kolay seyahat olmasını Allah tan niyaz ettiğinde bunun gerçekleşeceğini tahmin etmemiştim Cemaat bir ağızdan âmin dediler birlikte Fatiha okuduk Ellerini öperken Fatihalar tekrarlandı Bu mübarek insanlar beni alnımdan öpüp giderlerken arkalarından bakakalmışım Derken gözümü açtım Bin bir zorlukla ayağa dikildim eşyamı topladım Atıma doğru yürürken birden yol gözümde büyüdü Nasıl oldu bilmem ağzımdan Ah Allahım şu kuşlar gibi uçabilsem diye bir cümle çıktı Kuşun kanatlarını çırpışı kâh yükselip kâh alçalarak istediği yere uçuşu vardı ki içim gitti Biraz gittik karşımıza bir kafile çıktı Epey kalabalık bir cemaatti Evvelâ giysileri tuhafıma gitti Başlarında ne sarık vardı ne şapka Şalvar da giymemişlerdi İnce kaftanları da yoktu Hanımlı beyli bir gruptular Garibime gitti Ne sırtlarında çıkın taşıyorlardı ne de atlarının yanlarında denkleri vardı Kollarında veya sırtlarında veya peşisıra sürükledikleri dört köşe torbaları vardı Meğer onlar da seyyah imişler uzak diyarlara gidiyorlarmış Hele iki hanım vardı ki onlara çok şaştım Beni aralarına aldılar uçak dedikleri alete binip kuşlar gibi uzaklara uçacakmışız Sizler de yolculuk yapacak olursanız mutlaka bu insanları bulun da bunların anlattıkları şekilde uzak yollara uçarak gidin Yoksa atla gitmek gerçekten zor oluyor İşte yol boyunca onların anlattıkları Bismillahirrahmanirrahim Tanıtım Yazısı ndan

Ucuz Kitap Al
368,00

Ötüken Neşriyat

2008444 sf.
12.00x19.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Ayşe Didem Uslu tarafından kaleme alınan Uçak Kanadında Evliya Çelebi Ötüken Neşriyat eseri olarak okurlarla buluşuyor Uçak Kanadında Evliya Çelebi Ayşe Didem Uslu Kitap Özeti Bir gün bir ağaç dibinde güzel bir döşek yapmıştım At yorulmuş bense bitmiştim Hemen ekmeğimi biraz suyla boğazımdan ittim ve arkasından ikindi namazımı kıldım İçim geçmiş uykunun derinliklerine kaymışım Bir baktım ki bir cami önündeyim Kapıları açıldı beni buyur etmek için içeriden dışarıya nurlar saçıldı Usulca eşiği atladım Cemaat saf tutmuş hemen onlarla sabah namazımın sünnetini kıldım Salavat ı şerifleri okunurken bir köşeye büzülüp huşu ile dinlemeye başladım O esnada çevremde misk kokuları yayıldığını hissedince yanımdakilere camiye girenlerin kim olduklarını sordum Meğer Peygamberimizin aziz ruhları ve din büyüklerimizin soyut varlığı benimle birlikteymiş Az sonra sıkıntıya düşen Anadolu Müslümanlarına yardım için Peygamber Efendimiz ve dostları sabah namazını kılacaklarmış İçeriye nur girdiğinde öyle şaşırmıştım ki önüne gittim başım önümde Peygamberimize korkuyla karışık saygı içinde Şefaat yâ Resulallah diyecektim ki Seyahat yâ Resulallah deyivermişim Nasıl olduysa dilim sürçmüş yanlış bir dilekte bulunmuştum Efendimiz şefaatimin sağlıklı ve kolay seyahat olmasını Allah tan niyaz ettiğinde bunun gerçekleşeceğini tahmin etmemiştim Cemaat bir ağızdan âmin dediler birlikte Fatiha okuduk Ellerini öperken Fatihalar tekrarlandı Bu mübarek insanlar beni alnımdan öpüp giderlerken arkalarından bakakalmışım Derken gözümü açtım Binbir zorluklar ayağa dikildim eşyamı topladım Atıma doğru yürürken birden yol gözümde büyüdü Nasıl oldu bilmem ağzımdan Ah Allahım şu kuşlar gibi uçabilsem diye bir cümle çıktı Kuşun kanatlarını çırpışı kâh yükselip kâh alçalarak istediği yere uçuşu vardı ki içim gitti Biraz gittik karşımıza bir kafile çıktı Epey kalabalık bir cemaatti Evvelâ giysileri tuhafıma gitti Başlarında ne sarık vardı ne şapka Şalvar da giymemişlerdi İnce kaftanları da yoktu Hanımlı beyli bir gruptular Garibime gitti Ne sırtlarında çıkın taşıyorlardı ne de atlarının yanlarında denkleri vardı Kollarında veya sırtlarında veya peşisıra sürükledikleri dört köşe torbaları vardı Meğer onlar da seyyah imişler uzak diyarlara gidiyorlarmış Hele iki hanım vardı ki onlara çok şaştım Beni aralarına aldılar uçak dedikleri alete binip kuşlar gibi uzaklara uçacakmışız Sizler de yolculuk yapacak olursanız mutlaka bu insanları bulun da bunların anlattıkları şekilde uzak yollara uçarak gidin Yoksa atla gitmek gerçekten zor oluyor İşte yol boyunca onların anlattıkları Bismillahirrahmanirrahim Yayınevi Ötüken Neşriyat Yazar Ayşe Didem Uslu Sayfa 444 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 00x19 50 cm Basım Yılı 2008 Barkod 9789754377057 Kategori Gezi Rehberi

Nobel Kitap
381,80

Ötüken Neşriyat

2008444 sf.
Ciltsiz12x20 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Bir gün bir ağaç dibinde güzel bir döşek yapmıştım At yorulmuş bense bitmiştim Hemen ekmeğimi biraz suyla boğazımdan ittim ve arkasından ikindi namazımı kıldım İçim geçmiş uykunun derinliklerine kaymışım Bir baktım ki bir cami önündeyim Kapıları açıldı beni buyur etmek için içeriden dışarıya nurlar saçıldı Usulca eşiği atladım Cemaat saf tutmuş hemen onlarla sabah namazımın sünnetini kıldım Salavat ı şerifleri okunurken bir köşeye büzülüp huşu ile dinlemeye başladım O esnada çevremde misk kokuları yayıldığını hissedince yanımdakilere camiye girenlerin kim olduklarını sordum Meğer Peygamberimizin aziz ruhları ve din büyüklerimizin soyut varlığı benimle birlikteymiş Az sonra sıkıntıya düşen Anadolu Müslümanlarına yardım için Peygamber Efendimiz ve dostları sabah namazını kılacaklarmış İçeriye nur girdiğinde öyle şaşırmıştım ki önüne gittim başım önümde Peygamberimize korkuyla karışık saygı içinde Şefaat yâ Resulallah diyecektim ki Seyahat yâ Resulallah deyivermişim Nasıl olduysa dilim sürçmüş yanlış bir dilekte bulunmuştum Efendimiz şefaatimin sağlıklı ve kolay seyahat olmasını Allah tan niyaz ettiğinde bunun gerçekleşeceğini tahmin etmemiştim Cemaat bir ağızdan âmin dediler birlikte Fatiha okuduk Ellerini öperken Fatihalar tekrarlandı Bu mübarek insanlar beni alnımdan öpüp giderlerken arkalarından bakakalmışım Derken gözümü açtım Binbir zorluklar ayağa dikildim eşyamı topladım Atıma doğru yürürken birden yol gözümde büyüdü Nasıl oldu bilmem ağzımdan Ah Allahım şu kuşlar gibi uçabilsem diye bir cümle çıktı Kuşun kanatlarını çırpışı kâh yükselip kâh alçalarak istediği yere uçuşu vardı ki içim gitti Biraz gittik karşımıza bir kafile çıktı Epey kalabalık bir cemaatti Evvelâ giysileri tuhafıma gitti Başlarında ne sarık vardı ne şapka Şalvar da giymemişlerdi İnce kaftanları da yoktu Hanımlı beyli bir gruptular Garibime gitti Ne sırtlarında çıkın taşıyorlardı ne de atlarının yanlarında denkleri vardı Kolları