Otuzuncu Yaş Toplu Öyküler 1 — Ingeborg Bachmann

Otuzuncu Yaş Toplu Öyküler 1
Ingeborg BachmannYapı Kredi Yayınları
Otuzuncu Yaş Toplu Öyküler 1
Ingeborg BachmannYeni bir dil olmadan yeni bir dünya yaratılamaz FRANKFURT DERSLERİ nde okurunu yeni bir kavrayışa yeni bir duyumsamaya yeni bir bilince ulaşma yönünde eğitecek geleceğin şiir sanatını hayal ederken şiirin tadını bilgi keskinleştirmeli özlem buruklaştırmalıdır ki o bilgi insanların uykusuna dokunabilsin diyordu Bachmann Yazarın öne sürdüğü bu prensibi bütünüyle içselleştirmiş ilk baskısı 1961 de yapılan OTUZUNCU YAŞ kitabı Bachmann ın lirik şiirindeki eşsiz kuvveti düzyazıda da aynı irtifaya taşıyabileceğini kanıtlıyor Daima meselenin özüne inerek kişileri ve olayları geleneksel hikâye anlatımının durduğu sınırın ötesine dek takip eden imgelerin ve mitlerin dili aracılığıyla insana aşka umutsuzluğa dair her şeyi söyleyebilme yetisine ulaşan bu benzersiz yedi öykünün ayırt edici niteliği taşıdığı enerji karakterlerinin ortak noktası da hepsinin yaşam denilen korkunç yaralanmadan ötürü ıstırap duymaları Otuzuncu Yaş var olan dünyanın ve düzenin ötesine ulaşan ütopya burcunda yazılmış yedi öykünün bölünmez bir bütün oluşturduğu bağımsız bir eser Şairin nasıl bir empati duyarlık ve dil enerjisiyle kişinin oluş halini gelişimini betimlediğine ve genç kahramanının geçmiş ile gelecek bellek ile imgelem arasında şekillenmesini nasıl sağladığına tanıklık etmek parmak ısırtan cinsten Bu düzyazı deneyimden ve hayal gücünden psikolojiden ve şiirden mürekkep zarif sıkı bir dokuya sahip Die ZeitBachmann hepsi de duyumsallığı çıkış noktası alan ve ayrıksı patikasızlığı hedefleyen sadece yedi öyküden oluşan demeti bir kurdeleyle bir ciltle düğümledi ve birdenbire çağdaş novella adının pençesinden kurtulup yeniden kısa öykü niteliğine kavuştu Joachim Kaiser Otuzuna basmış biri için genç denilir hâlâ Ama böyle biri kendisinde herhangi bir değişiklik algılamamasına karşın bu konuda kararsızlığa düşer kendini gençmiş gibi göstermenin bundan böyle uygun düşmeyeceğini hisseder Kitaptan

Yapı Kredi Yayınları
Yeni bir dil olmadan yeni bir dünya yaratılamaz FRANKFURT DERSLERİ nde okurunu yeni bir kavrayışa yeni bir duyumsamaya yeni bir bilince ulaşma yönünde eğitecek geleceğin şiir sanatını hayal ederken şiirin tadını bilgi keskinleştirmeli özlem buruklaştırmalıdır ki o bilgi insanların uykusuna dokunabilsin diyordu Bachmann Yazarın öne sürdüğü bu prensibi bütünüyle içselleştirmiş ilk baskısı 1961 de yapılan OTUZUNCU YAŞ kitabı Bachmann ın lirik şiirindeki eşsiz kuvveti düzyazıda da aynı irtifaya taşıyabileceğini kanıtlıyor Daima meselenin özüne inerek kişileri ve olayları geleneksel hikâye anlatımının durduğu sınırın ötesine dek takip eden imgelerin ve mitlerin dili aracılığıyla insana aşka umutsuzluğa dair her şeyi söyleyebilme yetisine ulaşan bu benzersiz yedi öykünün ayırt edici niteliği taşıdığı enerji karakterlerinin ortak noktası da hepsinin yaşam denilen korkunç yaralanmadan ötürü ıstırap duymaları Otuzuncu Yaş var olan dünyanın ve düzenin ötesine ulaşan ütopya burcunda yazılmış yedi öykünün bölünmez bir bütün oluşturduğu bağımsız bir eser Şairin nasıl bir empati duyarlık ve dil enerjisiyle kişinin oluş halini gelişimini betimlediğine ve genç kahramanının geçmiş ile gelecek bellek ile imgelem arasında şekillenmesini nasıl sağladığına tanıklık etmek parmak ısırtan cinsten Bu düzyazı deneyimden ve hayal gücünden psikolojiden ve şiirden mürekkep zarif sıkı bir dokuya sahip Die Zeit Bachmann hepsi de duyumsallığı çıkış noktası alan ve ayrıksı patikasızlığı hedefleyen sadece yedi öyküden oluşan demeti bir kurdeleyle bir ciltle düğümledi ve birdenbire çağdaş novella adının pençesinden kurtulup yeniden kısa öykü niteliğine kavuştu Joachim Kaiser Otuzuna basmış biri için genç denilir hâlâ Ama böyle biri kendisinde herhangi bir değişiklik algılamamasına karşın bu konuda kararsızlığa düşer kendini gençmiş gibi göstermenin bundan böyle uygun düşmeyeceğini hisseder Tanıtım Bülteninden

Yapı Kredi Yayınları
Yeni bir dil olmadan yeni bir dünya yaratılamaz FRANKFURT DERSLERİ nde okurunu yeni bir kavrayışa yeni bir duyumsamaya yeni bir bilince ulaşma yönünde eğitecek geleceğin şiir sanatını hayal ederken şiirin tadını bilgi keskinleştirmeli özlem buruklaştırmalıdır ki o bilgi insanların uykusuna dokunabilsin diyordu Bachmann Yazarın öne sürdüğü bu prensibi bütünüyle içselleştirmiş ilk baskısı 1961 de yapılan OTUZUNCU YAŞ kitabı Bachmann ın lirik şiirindeki eşsiz kuvveti düzyazıda da aynı irtifaya taşıyabileceğini kanıtlıyor Daima meselenin özüne inerek kişileri ve olayları geleneksel hikâye anlatımının durduğu sınırın ötesine dek takip eden imgelerin ve mitlerin dili aracılığıyla insana aşka umutsuzluğa dair her şeyi söyleyebilme yetisine ulaşan bu benzersiz yedi öykünün ayırt edici niteliği taşıdığı enerji karakterlerinin ortak noktası da hepsinin yaşam denilen korkunç yaralanmadan ötürü ıstırap duymaları Otuzuncu Yaş var olan dünyanın ve düzenin ötesine ulaşan ütopya burcunda yazılmış yedi öykünün bölünmez bir bütün oluşturduğu bağımsız bir eser Şairin nasıl bir empati duyarlık ve dil enerjisiyle kişinin oluş halini gelişimini betimlediğine ve genç kahramanının geçmiş ile gelecek bellek ile imgelem arasında şekillenmesini nasıl sağladığına tanıklık etmek parmak ısırtan cinsten Bu düzyazı deneyimden ve hayal gücünden psikolojiden ve şiirden mürekkep zarif sıkı bir dokuya sahip Die ZeitBachmann hepsi de duyumsallığı çıkış noktası alan ve ayrıksı patikasızlığı hedefleyen sadece yedi öyküden oluşan demeti bir kurdeleyle bir ciltle düğümledi ve birdenbire çağdaş novella adının pençesinden kurtulup yeniden kısa öykü niteliğine kavuştu Joachim Kaiser Otuzuna basmış biri için genç denilir hâlâ Ama böyle biri kendisinde herhangi bir değişiklik algılamamasına karşın bu konuda kararsızlığa düşer kendini gençmiş gibi göstermenin bundan böyle uygun düşmeyeceğini hisseder Kitaptan

Yapı Kredi Yayınları
çev. Kâmuran Şipal
Yeni bir dil olmadan yeni bir dünya yaratılamaz FRANKFURT DERSLERİ nde okurunu yeni bir kavrayışa yeni bir duyumsamaya yeni bir bilince ulaşma yönünde eğitecek geleceğin şiir sanatını hayal ederken şiirin tadını bilgi keskinleştirmeli özlem buruklaştırmalıdır ki o bilgi insanların uykusuna dokunabilsin diyordu Bachmann Yazarın öne sürdüğü bu prensibi bütünüyle içselleştirmiş ilk baskısı 1961 de yapılan OTUZUNCU YAŞ kitabı Bachmann ın lirik şiirindeki eşsiz kuvveti düzyazıda da aynı irtifaya taşıyabileceğini kanıtlıyor Daima meselenin özüne inerek kişileri ve olayları geleneksel hikâye anlatımının durduğu sınırın ötesine dek takip eden imgelerin ve mitlerin dili aracılığıyla insana aşka umutsuzluğa dair her şeyi söyleyebilme yetisine ulaşan bu benzersiz yedi öykünün ayırt edici niteliği taşıdığı enerji karakterlerinin ortak noktası da hepsinin yaşam denilen korkunç yaralanmadan ötürü ıstırap duymaları Otuzuncu Yaş var olan dünyanın ve düzenin ötesine ulaşan ütopya burcunda yazılmış yedi öykünün bölünmez bir bütün oluşturduğu bağımsız bir eser Şairin nasıl bir empati duyarlık ve dil enerjisiyle kişinin oluş halini gelişimini betimlediğine ve genç kahramanının geçmiş ile gelecek bellek ile imgelem arasında şekillenmesini nasıl sağladığına tanıklık etmek parmak ısırtan cinsten Bu düzyazı deneyimden ve hayal gücünden psikolojiden ve şiirden mürekkep zarif sıkı bir dokuya sahip Die Zeit Bachmann hepsi de duyumsallığı çıkış noktası alan ve ayrıksı patikasızlığı hedefleyen sadece yedi öyküden oluşan demeti bir kurdeleyle bir ciltle düğümledi ve birdenbire çağdaş novella adının pençesinden kurtulup yeniden kısa öykü niteliğine kavuştu Joachim Kaiser Otuzuna basmış biri için genç denilir hâlâ Ama böyle biri kendisinde herhangi bir değişiklik algılamamasına karşın bu konuda kararsızlığa düşer kendini gençmiş gibi göstermenin bundan böyle uygun düşmeyeceğini hisseder Kitaptan

YAPI KREDİ YAYINLARI
Yeni bir dil olmadan yeni bir dünya yaratılamaz FRANKFURT DERSLERİ nde okurunu yeni bir kavrayışa yeni bir duyumsamaya yeni bir bilince ulaşma yönünde eğitecek geleceğin şiir sanatını hayal ederken şiirin tadını bilgi keskinleştirmeli özlem buruklaştırmalıdır ki o bilgi insanların uykusuna dokunabilsin diyordu Bachmann Yazarın öne sürdüğü bu prensibi bütünüyle içselleştirmiş ilk baskısı 1961 de yapılan OTUZUNCU YAŞ kitabı Bachmann ın lirik şiirindeki eşsiz kuvveti düzyazıda da aynı irtifaya taşıyabileceğini kanıtlıyor Daima meselenin özüne inerek kişileri ve olayları geleneksel hikâye anlatımının durduğu sınırın ötesine dek takip eden imgelerin ve mitlerin dili aracılığıyla insana aşka umutsuzluğa dair her şeyi söyleyebilme yetisine ulaşan bu benzersiz yedi öykünün ayırt edici niteliği taşıdığı enerji karakterlerinin ortak noktası da hepsinin yaşam denilen korkunç yaralanmadan ötürü ıstırap duymaları Otuzuncu Yaş var olan dünyanın ve düzenin ötesine ulaşan ütopya burcunda yazılmış yedi öykünün bölünmez bir bütün oluşturduğu bağımsız bir eser Şairin nasıl bir empati duyarlık ve dil enerjisiyle kişinin oluş halini gelişimini betimlediğine ve genç kahramanının geçmiş ile gelecek bellek ile imgelem arasında şekillenmesini nasıl sağladığına tanıklık etmek parmak ısırtan cinsten Bu düzyazı deneyimden ve hayal gücünden psikolojiden ve şiirden mürekkep zarif sıkı bir dokuya sahip Die Zeit Bachmann hepsi de duyumsallığı çıkış noktası alan ve ayrıksı patikasızlığı hedefleyen sadece yedi öyküden oluşan demeti bir kurdeleyle bir ciltle düğümledi ve birdenbire çağdaş novella adının pençesinden kurtulup yeniden kısa öykü niteliğine kavuştu Joachim Kaiser Otuzuna basmış biri için genç denilir hâlâ Ama böyle biri kendisinde herhangi bir değişiklik algılamamasına karşın bu konuda kararsızlığa düşer kendini gençmiş gibi göstermenin bundan böyle uygun düşmeyeceğini hisseder Kitaptan Yayınevi YAPI KREDİ YAYINLARI Yazar INGEBORG BACHMANN Sayfa Sayısı 165 SAYFA Yıl 2023

Yapı Kredi Yayınları
Yeni bir dil olmadan yeni bir dünya yaratılamaz FRANKFURT DERSLERİ nde okurunu yeni bir kavrayışa yeni bir duyumsamaya yeni bir bilince ulaşma yönünde eğitecek geleceğin şiir sanatını hayal ederken şiirin tadını bilgi keskinleştirmeli özlem buruklaştırmalıdır ki o bilgi insanların uykusuna dokunabilsin diyordu Bachmann Yazarın öne sürdüğü bu prensibi bütünüyle içselleştirmiş ilk baskısı 1961 de yapılan OTUZUNCU YAŞ kitabı Bachmann ın lirik şiirindeki eşsiz kuvveti düzyazıda da aynı irtifaya taşıyabileceğini kanıtlıyor Daima meselenin özüne inerek kişileri ve olayları geleneksel hikâye anlatımının durduğu sınırın ötesine dek takip eden imgelerin ve mitlerin dili aracılığıyla insana aşka umutsuzluğa dair her şeyi söyleyebilme yetisine ulaşan bu benzersiz yedi öykünün ayırt edici niteliği taşıdığı enerji karakterlerinin ortak noktası da hepsinin yaşam denilen korkunç yaralanmadan ötürü ıstırap duymaları Otuzuncu Yaş var olan dünyanın ve düzenin ötesine ulaşan ütopya burcunda yazılmış yedi öykünün bölünmez bir bütün oluşturduğu bağımsız bir eser Şairin nasıl bir empati duyarlık ve dil enerjisiyle kişinin oluş halini gelişimini betimlediğine ve genç kahramanının geçmiş ile gelecek bellek ile imgelem arasında şekillenmesini nasıl sağladığına tanıklık etmek parmak ısırtan cinsten Bu düzyazı deneyimden ve hayal gücünden psikolojiden ve şiirden mürekkep zarif sıkı bir dokuya sahip Die Zeit Bachmann hepsi de duyumsallığı çıkış noktası alan ve ayrıksı patikasızlığı hedefleyen sadece yedi öyküden oluşan demeti bir kurdeleyle bir ciltle düğümledi ve birdenbire çağdaş novella adının pençesinden kurtulup yeniden kısa öykü niteliğine kavuştu Joachim Kaiser Otuzuna basmış biri için genç denilir hâlâ Ama böyle biri kendisinde herhangi bir değişiklik algılamamasına karşın bu konuda kararsızlığa düşer kendini gençmiş gibi göstermenin bundan böyle uygun düşmeyeceğini hisseder Kitaptan Yayınevi Yapı Kredi Yayınları Yazar İngeborg Bachmann Sayfa 176 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Şubat 2024 Barkod 9789750859144 Kategori Roman

Yeni bir dil olmadan yeni bir dünya yaratılamaz

Yapı Kredi
çev. Şipal, Kamuran
Yeni bir dil olmadan yeni bir dünya yaratılamaz FRANKFURT DERSLERİ nde okurunu yeni bir kavrayışa yeni bir duyumsamaya yeni bir bilince ulaşma yönünde eğitecek geleceğin şiir sanatını hayal ederken şiirin tadını bilgi keskinleştirmeli özlem buruklaştırmalıdır ki o bilgi insanların uykusuna dokunabilsin diyordu Bachmann Yazarın öne sürdüğü bu prensibi bütünüyle içselleştirmiş ilk baskısı 1961 de yapılan OTUZUNCU YAŞ kitabı Bachmann ın lirik şiirindeki eşsiz kuvveti düzyazıda da aynı irtifaya taşıyabileceğini kanıtlıyor Daima meselenin özüne inerek kişileri ve olayları geleneksel hikâye anlatımının durduğu sınırın ötesine dek takip eden imgelerin ve mitlerin dili aracılığıyla insana aşka umutsuzluğa dair her şeyi söyleyebilme yetisine ulaşan bu benzersiz yedi öykünün ayırt edici niteliği taşıdığı enerji karakterlerinin ortak noktası da hepsinin yaşam denilen korkunç yaralanmadan ötürü ıstırap duymaları Otuzuncu Yaş var olan dünyanın ve düzenin ötesine ulaşan ütopya burcunda yazılmış yedi öykünün bölünmez bir bütün oluşturduğu bağımsız bir eser Şairin nasıl bir empati duyarlık ve dil enerjisiyle kişinin oluş halini gelişimini betimlediğine ve genç kahramanının geçmiş ile gelecek bellek ile imgelem arasında şekillenmesini nasıl sağladığına tanıklık etmek parmak ısırtan cinsten Bu düzyazı deneyimden ve hayal gücünden psikolojiden ve şiirden mürekkep zarif sıkı bir dokuya sahip Die Zeit Bachmann hepsi de duyumsallığı çıkış noktası alan ve ayrıksı patikasızlığı hedefleyen sadece yedi öyküden oluşan demeti bir kurdeleyle bir ciltle düğümledi ve birdenbire çağdaş novella adının pençesinden kurtulup yeniden kısa öykü niteliğine kavuştu Joachim Kaiser Otuzuna basmış biri için genç denilir hâlâ Ama böyle biri kendisinde herhangi bir değişiklik algılamamasına karşın bu konuda kararsızlığa düşer kendini gençmiş gibi göstermenin bundan böyle uygun düşmeyeceğini hisseder

Yapı Kredi Yayınları ( YKY )
Yeni bir dil olmadan yeni bir dünya yaratılamaz FRANKFURT DERSLERİ nde okurunu yeni bir kavrayışa yeni bir duyumsamaya yeni bir bilince ulaşma yönünde eğitecek geleceğin şiir sanatını hayal ederken şiirin tadını bilgi keskinleştirmeli özlem buruklaştırmalıdır ki o bilgi insanların uykusuna dokunabilsin diyordu Bachmann Yazarın öne sürdüğü bu prensibi bütünüyle içselleştirmiş ilk baskısı 1961 de yapılan OTUZUNCU YAŞ kitabı Bachmann ın lirik şiirindeki eşsiz kuvveti düzyazıda da aynı irtifaya taşıyabileceğini kanıtlıyor Daima meselenin özüne inerek kişileri ve olayları geleneksel hikâye anlatımının durduğu sınırın ötesine dek takip eden imgelerin ve mitlerin dili aracılığıyla insana aşka umutsuzluğa dair her şeyi söyleyebilme yetisine ulaşan bu benzersiz yedi öykünün ayırt edici niteliği taşıdığı enerji karakterlerinin ortak noktası da hepsinin yaşam denilen korkunç yaralanmadan ötürü ıstırap duymaları Otuzuncu Yaş var olan dünyanın ve düzenin ötesine ulaşan ütopya burcunda yazılmış yedi öykünün bölünmez bir bütün oluşturduğu bağımsız bir eser Şairin nasıl bir empati duyarlık ve dil enerjisiyle kişinin oluş halini gelişimini betimlediğine ve genç kahramanının geçmiş ile gelecek bellek ile imgelem arasında şekillenmesini nasıl sağladığına tanıklık etmek parmak ısırtan cinsten Bu düzyazı deneyimden ve hayal gücünden psikolojiden ve şiirden mürekkep zarif sıkı bir dokuya sahip Die Zeit Bachmann hepsi de duyumsallığı çıkış noktası alan ve ayrıksı patikasızlığı hedefleyen sadece yedi öyküden oluşan demeti bir kurdeleyle bir ciltle düğümledi ve birdenbire çağdaş novella adının pençesinden kurtulup yeniden kısa öykü niteliğine kavuştu Joachim Kaiser Otuzuna basmış biri için genç denilir hâlâ Ama böyle biri kendisinde herhangi bir değişiklik algılamamasına karşın bu konuda kararsızlığa düşer kendini gençmiş gibi göstermenin bundan böyle uygun düşmeyeceğini hisseder Kitaptan
Otuzuncu Yaş Toplu Öyküler 1
Ingeborg Bachmann
Kitap Hakkında Yeni bir dil olmadan yeni bir dünya yaratılamaz FRANKFURT DERSLERİ nde okurunu yeni bir kavrayışa yeni bir duyumsamaya yeni bir bilince ulaşma yönünde eğitecek geleceğin şiir sanatını hayal ederken şiirin tadını bilgi keskinleştirmeli özlem buruklaştırmalıdır ki o bilgi insanların uykusuna dokunabilsin diyordu Bachmann Yazarın öne sürdüğü bu prensibi bütünüyle içselleştirmiş ilk baskısı 1961 de yapılan OTUZUNCU YAŞ kitabı Bachmann ın lirik şiirindeki eşsiz kuvveti düzyazıda da aynı irtifaya taşıyabileceğini kanıtlıyor Daima meselenin özüne inerek kişileri ve olayları geleneksel hikâye anlatımının durduğu sınırın ötesine dek takip eden imgelerin ve mitlerin dili aracılığıyla insana aşka umutsuzluğa dair her şeyi söyleyebilme yetisine ulaşan bu benzersiz yedi öykünün ayırt edici niteliği taşıdığı enerji karakterlerinin ortak noktası da hepsinin yaşam denilen korkunç yaralanmadan ötürü ıstırap duymaları Otuzuncu Yaş var olan dünyanın ve düzenin ötesine ulaşan ütopya burcunda yazılmış yedi öykünün bölünmez bir bütün oluşturduğu bağımsız bir eser Şairin nasıl bir empati duyarlık ve dil enerjisiyle kişinin oluş halini gelişimini betimlediğine ve genç kahramanının geçmiş ile gelecek bellek ile imgelem arasında şekillenmesini nasıl sağladığına tanıklık etmek parmak ısırtan cinsten Bu düzyazı deneyimden ve hayal gücünden psikolojiden ve şiirden mürekkep zarif sıkı bir dokuya sahip Die Zeit Bachmann hepsi de duyumsallığı çıkış noktası alan ve ayrıksı patikasızlığı hedefleyen sadece yedi öyküden oluşan demeti bir kurdeleyle bir ciltle düğümledi ve birdenbire çağdaş novella adının pençesinden kurtulup yeniden kısa öykü niteliğine kavuştu Joachim Kaiser Otuzuna basmış biri için genç denilir hâlâ Ama böyle biri kendisinde herhangi bir değişiklik algılamamasına karşın bu konuda kararsızlığa düşer kendini gençmiş gibi göstermenin bundan böyle uygun düşmeyeceğini hisseder Ürün Özellikleri Yazar Ingeborg Bachmann Çevirmen Kamuran Şipal Yayınevi Yapı Kredi ISBN 9789750859144 Sayfa Sayısı 176 Boyut 13 5 x 21 cm Dil Türkçe Cilt Tipi Karton Kapak

Yapı Kredi Yayınları
çev. Kamuran Şipal
Yeni bir dil olmadan yeni bir dünya yaratılamaz FRANKFURT DERSLERİ nde okurunu yeni bir kavrayışa yeni bir duyumsamaya yeni bir bilince ulaşma yönünde eğitecek geleceğin şiir sanatını hayal ederken şiirin tadını bilgi keskinleştirmeli özlem buruklaştırmalıdır ki o bilgi insanların uykusuna dokunabilsin diyordu Bachmann Yazarın öne sürdüğü bu prensibi bütünüyle içselleştirmiş ilk baskısı 1961 de yapılan OTUZUNCU YAŞ kitabı Bachmann ın lirik şiirindeki eşsiz kuvveti düzyazıda da aynı irtifaya taşıyabileceğini kanıtlıyor Daima meselenin özüne inerek kişileri ve olayları geleneksel hikâye anlatımının durduğu sınırın ötesine dek takip eden imgelerin ve mitlerin dili aracılığıyla insana aşka umutsuzluğa dair her şeyi söyleyebilme yetisine ulaşan bu benzersiz yedi öykünün ayırt edici niteliği taşıdığı enerji karakterlerinin ortak noktası da hepsinin yaşam denilen korkunç yaralanmadan ötürü ıstırap duymaları Otuzuncu Yaş var olan dünyanın ve düzenin ötesine ulaşan ütopya burcunda yazılmış yedi öykünün bölünmez bir bütün oluşturduğu bağımsız bir eser Şairin nasıl bir empati duyarlık ve dil enerjisiyle kişinin oluş halini gelişimini betimlediğine ve genç kahramanının geçmiş ile gelecek bellek ile imgelem arasında şekillenmesini nasıl sağladığına tanıklık etmek parmak ısırtan cinsten Bu düzyazı deneyimden ve hayal gücünden psikolojiden ve şiirden mürekkep zarif sıkı bir dokuya sahip Die Zeit Bachmann hepsi de duyumsallığı çıkış noktası alan ve ayrıksı patikasızlığı hedefleyen sadece yedi öyküden oluşan demeti bir kurdeleyle bir ciltle düğümledi ve birdenbire çağdaş novella adının pençesinden kurtulup yeniden kısa öykü niteliğine kavuştu Joachim Kaiser Otuzuna basmış biri için genç denilir hâlâ Ama böyle biri kendisinde herhangi bir değişiklik algılamamasına karşın bu konuda kararsızlığa düşer kendini gençmiş gibi göstermenin bundan böyle uygun düşmeyeceğini hisseder img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Yapı Kredi Yayınları
Yeni bir dil olmadan yeni bir dünya yaratılamaz FRANKFURT DERSLERİ nde okurunu yeni bir kavrayışa yeni bir duyumsamaya yeni bir bilince ulaşma yönünde eğitecek geleceğin şiir sanatını hayal ederken şiirin tadını bilgi keskinleştirmeli özlem buruklaştırmalıdır ki o bilgi insanların uykusuna dokunabilsin diyordu Bachmann Yazarın öne sürdüğü bu prensibi bütünüyle içselleştirmiş ilk baskısı 1961 de yapılan OTUZUNCU YAŞ kitabı Bachmann ın lirik şiirindeki eşsiz kuvveti düzyazıda da aynı irtifaya taşıyabileceğini kanıtlıyor Daima meselenin özüne inerek kişileri ve olayları geleneksel hikâye anlatımının durduğu sınırın ötesine dek takip eden imgelerin ve mitlerin dili aracılığıyla insana aşka umutsuzluğa dair her şeyi söyleyebilme yetisine ulaşan bu benzersiz yedi öykünün ayırt edici niteliği taşıdığı enerji karakterlerinin ortak noktası da hepsinin yaşam denilen korkunç yaralanmadan ötürü ıstırap duymaları Otuzuncu Yaş var olan dünyanın ve düzenin ötesine ulaşan ütopya burcunda yazılmış yedi öykünün bölünmez bir bütün oluşturduğu bağımsız bir eser Şairin nasıl bir empati duyarlık ve dil enerjisiyle kişinin oluş halini gelişimini betimlediğine ve genç kahramanının geçmiş ile gelecek bellek ile imgelem arasında şekillenmesini nasıl sağladığına tanıklık etmek parmak ısırtan cinsten Bu düzyazı deneyimden ve hayal gücünden psikolojiden ve şiirden mürekkep zarif sıkı bir dokuya sahip Die Zeit Bachmann hepsi de duyumsallığı çıkış noktası alan ve ayrıksı patikasızlığı hedefleyen sadece yedi öyküden oluşan demeti bir kurdeleyle bir ciltle düğümledi ve birdenbire çağdaş novella adının pençesinden kurtulup yeniden kısa öykü niteliğine kavuştu Joachim Kaiser Otuzuna basmış biri için genç denilir hâlâ Ama böyle biri kendisinde herhangi bir değişiklik algılamamasına karşın bu konuda kararsızlığa düşer kendini gençmiş gibi göstermenin bundan böyle uygun düşmeyeceğini hisseder