Öyle Geçer ki Zaman Teoman Duralı Kitabı — Kolektif

Öyle Geçer ki Zaman Teoman Duralı Kitabı
Kolektif
Turkuvaz Kitap
Öyle Geçer ki Zaman Teoman Duralı Kitabı
Kolektif
Öyle Geçer ki Zaman Teoman Duralı nın bugüne dek gezip gördüğü yerler okuyup araştırdığı konular üzerinden bir hakikat arayıcısının izlerini sürüyor Anılarındaki capcanlı ayrıntılar sarih ve berrak bir zihin örneği sergiliyor Zonguldak ta geçen çocukluk yıllarından dayısı ile ettikleri muhabbetlere hiçbir zaman sevemediği okul yıllarından dile olan merakına Norveç te kaptanlık hayalinden Kapalıçarşı da geçen çalışma faslına kadar birçok hikâye ve olay Duralı nın kendine özgü üslubuyla Türk siyasetine damgasını vurmuş siyasetçilerle ilgili tespitler ve akademik ortama dair değiniler Teoman Duralı Kitabı okuyucusunu bir filozofun yerel ve evrensel dünyanın kültür atlasındaki devriâlemine ortak ediyor

Turkuvaz Kitap
Öyle Geçer ki Zaman Teoman Duralı nın bugüne dek gezip gördüğü yerler okuyup araştırdığı konular üzerinden bir hakikat arayıcısının izlerini sürüyor Anılarındaki capcanlı ayrıntılar sarih ve berrak bir zihin örneği sergiliyor Zonguldak ta geçen çocukluk yıllarından dayısı ile ettikleri muhabbetlere hiçbir zaman sevemediği okul yıllarından dile olan merakına Norveç te kaptanlık hayalinden Kapalıçarşı da geçen çalışma faslına kadar birçok hikâye ve olay Duralı nın kendine özgü üslubuyla Türk siyasetine damgasını vurmuş siyasetçilerle ilgili tespitler ve akademik ortama dair değiniler Teoman Duralı Kitabı okuyucusunu bir filozofun yerel ve evrensel dünyanın kültür atlasındaki devriâlemine ortak ediyor Tanıtım Bülteninden

Öyle Geçer ki Zaman Öyle Geçer ki Zaman Teoman Duralı nın bugüne dek gezip gördüğü yerler okuyup araştırdığı konular üzerinden bir hakikat arayıcısının izlerini sürüyor Anılarındaki capcanlı ayrıntılar sarih ve berrak bir zihin örneği sergiliyor Zonguldak ta geçen çocukluk yıllarından dayısı ile ettikleri muhabbetlere hiçbir zaman sevemediği okul yıllarından dile olan merakına Norveç te kaptanlık hayalinden Kapalıçarşı da geçen çalışma faslına kadar birçok hikâye ve olay Duralı nın kendine özgü üslubuyla Türk siyasetine damgasını vurmuş siyasetçilerle ilgili tespitler ve akademik ortama dair değiniler Teoman Duralı Kitabı okuyucusunu bir filozofun yerel ve evrensel dünyanın kültür atlasındaki devriâlemine ortak ediyor Yazar Teoman Duralı Sayfa Sayısı 520 Çeviri Ebat 14X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ocak 2020 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Turkuvaz Kitap
Teoman Duralı tarafından kaleme alınan Öyle Geçer ki Zaman Turkuvaz Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Öyle Geçer ki Zaman Teoman Duralı Kitap Özeti Öyle Geçer ki Zaman Teoman Duralı nın bugüne dek gezip gördüğü yerler okuyup araştırdığı konular üzerinden bir hakikat arayıcısının izlerini sürüyor Anılarındaki capcanlı ayrıntılar sarih ve berrak bir zihin örneği sergiliyor Zonguldak ta geçen çocukluk yıllarından dayısı ile ettikleri muhabbetlere hiçbir zaman sevemediği okul yıllarından dile olan merakına Norveç te kaptanlık hayalinden Kapalıçarşı da geçen çalışma faslına kadar birçok hikâye ve olay Duralı nın kendine özgü üslubuyla Türk siyasetine damgasını vurmuş siyasetçilerle ilgili tespitler ve akademik ortama dair değiniler Teoman Duralı Kitabı okuyucusunu bir filozofun yerel ve evrensel dünyanın kültür atlasındaki devriâlemine ortak ediyor Yayınevi Turkuvaz Kitap Yazar Teoman Duralı Sayfa 520 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Ocak 2020 Barkod 9786057717443 Kategori Söyleşi

Timaş Yayınları
Bir âlem bir âlim bir dosttu Aldığı onca ödül sitayiş veya methiye hayatta en hakiki mürşitlerden saydığı sahici samimiyetini hiç gölgelemedi Görünmeyi dert edenler bir görünür bir kaybolur O görünmeyi dert etmeden görünürleşerek bir deniz feneri haline geldi Doğdu haylaz bir çocuktu Mütevazı bir şekilde filozofça yaşadı ve dimdik ayakta kucakladı ölümü Her şeyden önce ve sonra bir insandı İnsansa ölçülmez biçilmez kalıba sığmaz bir bilmece Teoman Duralı sadece bir felsefeci değil çağını aşan bir medeniyet düşünürüydü Bir biyolog titizliğiyle düşüncenin damarlarında gezinir bir kâşif gibi hakikatin izini sürerdi Sadece düşünce hayatımıza kattıklarıyla değil yaşantısıyla da ufuk açan Duralı nın Zonguldak taki çocukluk günlerinden İstanbul Üniversitesi nin kürsülerine Batı düşüncesiyle hesaplaşmasından Türk medeniyet tasavvurunu yeniden kurma çabasına uzanan entelektüel yolculuğu kendi sözleriyle dile geliyor Modern çağın salvolarına karşı dimdik duran bir bilincin Batı nın büyüsüne kapılmadan evrensel düşünmenin ve Türkiye de felsefe yapmanın onurlu yalnızlığının hikâyesi bu Babamızın hayatında mihenk taşı olan iki kavram vardır utanma duygusu ve ödev bilinci Bunu bizlere öncelikle davranışlarıyla ve yaşantısıyla aktarmaya çalışmıştır Elif Çağlayan Deniz Duralı Teoman Duralı nın hem yaşam hem fikir dünyası modernliğin maddeci anlayışına karşı ahlak hikmet ve metafizik derinlik üzerine kurulu bütüncül bir insan ve medeniyet tasavvurudur Ona göre beşer olarak doğulur ahlak hikmet ve terbiye yolculuğu sonunda insan olunur Ahmet Dağ Batı nın merak ve titizliği Doğu nun bilgelik ufku İnsana kültüre coğrafyaya dostluk Muhteşem bir gözlem yeteneği üzerine felsefeyle örülü bir tefekkür İşte dost Teoman Duralı nın gönlümüzden hiç silinmeyecek izleri Prof Dr Kenan Gürsoy Arka iç kapak Ve sonuç olarak Duralı nın çağın tüketiciliğine ve sığlığına karşı tüm bu keskin felsefi itirazları ve bu itirazların ortaya çıkardığı ikilikler nihayetinde bir seçimle sonuçlanır Kitap sarsıcı bir üslupla okuru bu ikilikler karşısında bir tavır almaya davet eder Ya Zaman ın önlenemez akışına kapılıp köksüz hafızasız amaçsız ve yalnız bir birey olarak tükenecektir Ya da Zaman ın anlamlı sürekliliğini keşfederek bir medeniyet varlığı olarak geleneğin bilgeliğiyle buluşacak ve yeni bir anlam dünyası inşa etmek için mücadele edecektir Duralı nın kendisi radikal bir eleştirel duruşla kitabın her satırında ikinci seçeneğin savunuculuğunu yapar Öyle Geçer ki Zaman bu tercihin manifestosudur Çiğdem Dürüşken

Timaş Yayınları
Bir âlem bir âlim bir dosttu Aldığı onca ödül sitayiş veya methiye hayatta en hakiki mürşitlerden saydığı sahici samimiyetini hiç gölgelemedi Görünmeyi dert edenler bir görünür bir kaybolur O görünmeyi dert etmeden görünürleşerek bir deniz feneri haline geldi Doğdu haylaz bir çocuktu Mütevazı bir şekilde filozofça yaşadı ve dimdik ayakta kucakladı ölümü Her şeyden önce ve sonra bir insandı İnsansa ölçülmez biçilmez kalıba sığmaz bir bilmece Teoman Duralı sadece bir felsefeci değil çağını aşan bir medeniyet düşünürüydü Bir biyolog titizliğiyle düşüncenin damarlarında gezinir bir kâşif gibi hakikatin izini sürerdi Sadece düşünce hayatımıza kattıklarıyla değil yaşantısıyla da ufuk açan Duralı nın Zonguldak taki çocukluk günlerinden İstanbul Üniversitesi nin kürsülerine Batı düşüncesiyle hesaplaşmasından Türk medeniyet tasavvurunu yeniden kurma çabasına uzanan entelektüel yolculuğu kendi sözleriyle dile geliyor Modern çağın salvolarına karşı dimdik duran bir bilincin Batı nın büyüsüne kapılmadan evrensel düşünmenin ve Türkiye de felsefe yapmanın onurlu yalnızlığının hikâyesi bu Babamızın hayatında mihenk taşı olan iki kavram vardır utanma duygusu ve ödev bilinci Bunu bizlere öncelikle davranışlarıyla ve yaşantısıyla aktarmaya çalışmıştır Elif Çağlayan Deniz Duralı Teoman Duralı nın hem yaşam hem fikir dünyası modernliğin maddeci anlayışına karşı ahlak hikmet ve metafizik derinlik üzerine kurulu bütüncül bir insan ve medeniyet tasavvurudur Ona göre beşer olarak doğulur ahlak hikmet ve terbiye yolculuğu sonunda insan olunur Ahmet Dağ Batı nın merak ve titizliği Doğu nun bilgelik ufku İnsana kültüre coğrafyaya dostluk Muhteşem bir gözlem yeteneği üzerine felsefeyle örülü bir tefekkür İşte dost Teoman Duralı nın gönlümüzden hiç silinmeyecek izleri Prof Dr Kenan Gürsoy Arka iç kapak Ve sonuç olarak Duralı nın çağın tüketiciliğine ve sığlığına karşı tüm bu keskin felsefi itirazları ve bu itirazların ortaya çıkardığı ikilikler nihayetinde bir seçimle sonuçlanır Kitap sarsıcı bir üslupla okuru bu ikilikler karşısında bir tavır almaya davet eder Ya Zaman ın önlenemez akışına kapılıp köksüz hafızasız amaçsız ve yalnız bir birey olarak tükenecektir Ya da Zaman ın anlamlı sürekliliğini keşfederek bir medeniyet varlığı olarak geleneğin bilgeliğiyle buluşacak ve yeni bir anlam dünyası inşa etmek için mücadele edecektir Duralı nın kendisi radikal bir eleştirel duruşla kitabın her satırında ikinci seçeneğin savunuculuğunu yapar Öyle Geçer ki Zaman bu tercihin manifestosudur Çiğdem Dürüşken Tanıtım Bülteninden

Turkuvaz Kitap
Öyle Geçer ki Zaman Teoman Duralı nın bugüne dek gezip gördüğü yerler okuyup araştırdığı konular üzerinden bir hakikat arayıcısının izlerini sürüyor Anılarındaki capcanlı ayrıntılar sarih ve berrak bir zihin örneği sergiliyor Zonguldak ta geçen çocukluk yıllarından dayısı ile ettikleri muhabbetlere hiçbir zaman sevemediği okul yıllarından dile olan merakına Norveç te kaptanlık hayalinden Kapalıçarşı da geçen çalışma faslına kadar birçok hikâye ve olay Duralı nın kendine özgü üslubuyla Türk siyasetine damgasını vurmuş siyasetçilerle ilgili tespitler ve akademik ortama dair değiniler Teoman Duralı Kitabı okuyucusunu bir filozofun yerel ve evrensel dünyanın kültür atlasındaki devriâlemine ortak ediyor Tanıtım Bülteninden
Öyle Geçer ki Zaman Teoman Duralı Kitabı
Kolektif
Timaş Tarih
Bir âlem bir âlim bir dosttu Aldığı onca ödül sitayiş veya methiye hayatta en hakiki mürşitlerden saydığı sahici samimiyetini hiç gölgelemedi Görünmeyi dert edenler bir görünür bir kaybolur O görünmeyi dert etmeden görünürleşerek bir deniz feneri haline geldi Doğdu haylaz bir çocuktu Mütevazı bir şekilde filozofça yaşadı ve dimdik ayakta kucakladı ölümü Her şeyden önce ve sonra bir insandı İnsansa ölçülmez biçilmez kalıba sığmaz bir bilmece Teoman Duralı sadece bir felsefeci değil çağını aşan bir medeniyet düşünürüydü Bir biyolog titizliğiyle düşüncenin damarlarında gezinir bir kâşif gibi hakikatin izini sürerdi Sadece düşünce hayatımıza kattıklarıyla değil yaşantısıyla da ufuk açan Duralı nın Zonguldak taki çocukluk günlerinden İstanbul Üniversitesi nin kürsülerine Batı düşüncesiyle hesaplaşmasından Türk medeniyet tasavvurunu yeniden kurma çabasına uzanan entelektüel yolculuğu kendi sözleriyle dile geliyor Modern çağın salvolarına karşı dimdik duran bir bilincin Batı nın büyüsüne kapılmadan evrensel düşünmenin ve Türkiye de felsefe yapmanın onurlu yalnızlığının hikâyesi bu Babamızın hayatında mihenk taşı olan iki kavram vardır utanma duygusu ve ödev bilinci Bunu bizlere öncelikle davranışlarıyla ve yaşantısıyla aktarmaya çalışmıştır Elif Çağlayan Deniz Duralı Teoman Duralı nın hem yaşam hem fikir dünyası modernliğin maddeci anlayışına karşı ahlak hikmet ve metafizik derinlik üzerine kurulu bütüncül bir insan ve medeniyet tasavvurudur Ona göre beşer olarak doğulur ahlak hikmet ve terbiye yolculuğu sonunda insan olunur Ahmet Dağ Batı nın merak ve titizliği Doğu nun bilgelik ufku İnsana kültüre coğrafyaya dostluk Muhteşem bir gözlem yeteneği üzerine felsefeyle örülü bir tefekkür İşte dost Teoman Duralı nın gönlümüzden hiç silinmeyecek izleri Prof Dr Kenan Gürsoy Arka iç kapak Ve sonuç olarak Duralı nın çağın tüketiciliğine ve sığlığına karşı tüm bu keskin felsefi itirazları ve bu itirazların ortaya çıkardığı ikilikler nihayetinde bir seçimle sonuçlanır Kitap sarsıcı bir üslupla okuru bu ikilikler karşısında bir tavır almaya davet eder Ya Zaman ın önlenemez akışına kapılıp köksüz hafızasız amaçsız ve yalnız bir birey olarak tükenecektir Ya da Zaman ın anlamlı sürekliliğini keşfederek bir medeniyet varlığı olarak geleneğin bilgeliğiyle buluşacak ve yeni bir anlam dünyası inşa etmek için mücadele edecektir Duralı nın kendisi radikal bir eleştirel duruşla kitabın her satırında ikinci seçeneğin savunuculuğunu yapar Öyle Geçer ki Zaman bu tercihin manifestosudur Çiğdem Dürüşken

Öyle Geçer ki Zaman Teoman Duralı Kitabı Bir âlem bir âlim bir dosttu Aldığı onca ödül sitayiş veya methiye hayatta en hakiki mürşitlerden saydığı sahici samimiyetini hiç gölgelemedi Görünmeyi dert edenler bir görünür bir kaybolur O görünmeyi dert etmeden görünürleşerek bir deniz feneri haline geldi Doğdu haylaz bir çocuktu Mütevazı bir şekilde filozofça yaşadı ve dimdik ayakta kucakladı ölümü Her şeyden önce ve sonra bir insandı İnsansa ölçülmez biçilmez kalıba sığmaz bir bilmece Teoman Duralı sadece bir felsefeci değil çağını aşan bir medeniyet düşünürüydü Bir biyolog titizliğiyle düşüncenin damarlarında gezinir bir kâşif gibi hakikatin izini sürerdi Sadece düşünce hayatımıza kattıklarıyla değil yaşantısıyla da ufuk açan Duralı nın Zonguldak taki çocukluk günlerinden İstanbul Üniversitesi nin kürsülerine Batı düşüncesiyle hesaplaşmasından Türk medeniyet tasavvurunu yeniden kurma çabasına uzanan entelektüel yolculuğu kendi sözleriyle dile geliyor Modern çağın salvolarına karşı dimdik duran bir bilincin Batı nın büyüsüne kapılmadan evrensel düşünmenin ve Türkiye de felsefe yapmanın onurlu yalnızlığının hikâyesi bu Babamızın hayatında mihenk taşı olan iki kavram vardır utanma duygusu ve ödev bilinci Bunu bizlere öncelikle davranışlarıyla ve yaşantısıyla aktarmaya çalışmıştır Elif Çağlayan Deniz Duralı Teoman Duralı nın hem yaşam hem fikir dünyası modernliğin maddeci anlayışına karşı ahlak hikmet ve metafizik derinlik üzerine kurulu bütüncül bir insan ve medeniyet tasavvurudur Ona göre beşer olarak doğulur ahlak hikmet ve terbiye yolculuğu sonunda insan olunur Ahmet Dağ Batı nın merak ve titizliği Doğu nun bilgelik ufku İnsana kültüre coğrafyaya dostluk Muhteşem bir gözlem yeteneği üzerine felsefeyle örülü bir tefekkür İşte dost Teoman Duralı nın gönlümüzden hiç silinmeyecek izleri Prof Dr Kenan Gürsoy Arka iç kapak Ve sonuç olarak Duralı nın çağın tüketiciliğine ve sığlığına karşı tüm bu keskin felsefi itirazları ve bu itirazların ortaya çıkardığı ikilikler nihayetinde bir seçimle sonuçlanır Kitap sarsıcı bir üslupla okuru bu ikilikler karşısında bir tavır almaya davet eder Ya Zaman ın önlenemez akışına kapılıp köksüz hafızasız amaçsız ve yalnız bir birey olarak tükenecektir Ya da Zaman ın anlamlı sürekliliğini keşfederek bir medeniyet varlığı olarak geleneğin bilgeliğiyle buluşacak ve yeni bir anlam dünyası inşa etmek için mücadele edecektir Duralı nın kendisi radikal bir eleştirel duruşla kitabın her satırında ikinci seçeneğin savunuculuğunu yapar Öyle Geçer ki Zaman bu tercihin manifestosudur Çiğdem Dürüşken Yazar Teoman Duralı Sayfa Sayısı 449 Çeviri Ebat 16X24 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Kasım 2025 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Turkuvaz Kitap
Öyle Geçer ki Zaman Teoman Duralı nın bugüne dek gezip gördüğü yerler okuyup araştırdığı konular üzerinden bir hakikat arayıcısının izlerini sürüyor Anılarındaki capcanlı ayrıntılar sarih ve berrak bir zihin örneği sergiliyor Zonguldak ta geçen çocukluk yıllarından dayısı ile ettikleri muhabbetlere hiçbir zaman sevemediği okul yıllarından dile olan merakına Norveç te kaptanlık hayalinden Kapalıçarşı da geçen çalışma faslına kadar birçok hikâye ve olay Duralı nın kendine özgü üslubuyla Türk siyasetine damgasını vurmuş siyasetçilerle ilgili tespitler ve akademik ortama dair değiniler Teoman Duralı Kitabı okuyucusunu bir filozofun yerel ve evrensel dünyanın kültür atlasındaki devriâlemine ortak ediyor

Timaş Tarih
Bir âlem bir âlim bir dosttu Aldığı onca ödül sitayiş veya methiye hayatta en hakiki mürşitlerden saydığı sahici samimiyetini hiç gölgelemedi Görünmeyi dert edenler bir görünür bir kaybolur O görünmeyi dert etmeden görünürleşerek bir deniz feneri haline geldi Doğdu haylaz bir çocuktu Mütevazı bir şekilde filozofça yaşadı ve dimdik ayakta kucakladı ölümü Her şeyden önce ve sonra bir insandı İnsansa ölçülmez biçilmez kalıba sığmaz bir bilmece Teoman Duralı sadece bir felsefeci değil çağını aşan bir medeniyet düşünürüydü Bir biyolog titizliğiyle düşüncenin damarlarında gezinir bir kâşif gibi hakikatin izini sürerdi Sadece düşünce hayatımıza kattıklarıyla değil yaşantısıyla da ufuk açan Duralı nın Zonguldak taki çocukluk günlerinden İstanbul Üniversitesi nin kürsülerine Batı düşüncesiyle hesaplaşmasından Türk medeniyet tasavvurunu yeniden kurma çabasına uzanan entelektüel yolculuğu kendi sözleriyle dile geliyor Modern çağın salvolarına karşı dimdik duran bir bilincin Batı nın büyüsüne kapılmadan evrensel düşünmenin ve Türkiye de felsefe yapmanın onurlu yalnızlığının hikâyesi bu Babamızın hayatında mihenk taşı olan iki kavram vardır utanma duygusu ve ödev bilinci Bunu bizlere öncelikle davranışlarıyla ve yaşantısıyla aktarmaya çalışmıştır Elif Çağlayan Deniz Duralı Teoman Duralı nın hem yaşam hem fikir dünyası modernliğin maddeci anlayışına karşı ahlak hikmet ve metafizik derinlik üzerine kurulu bütüncül bir insan ve medeniyet tasavvurudur Ona göre beşer olarak doğulur ahlak hikmet ve terbiye yolculuğu sonunda insan olunur Ahmet Dağ Batı nın merak ve titizliği Doğu nun bilgelik ufku İnsana kültüre coğrafyaya dostluk Muhteşem bir gözlem yeteneği üzerine felsefeyle örülü bir tefekkür İşte dost Teoman Duralı nın gönlümüzden hiç silinmeyecek izleri Prof Dr Kenan GürsoyArka iç kapak Ve sonuç olarak Duralı nın çağın tüketiciliğine ve sığlığına karşı tüm bu keskin felsefi itirazları ve bu itirazların ortaya çıkardığı ikilikler nihayetinde bir seçimle sonuçlanır Kitap sarsıcı bir üslupla okuru bu ikilikler karşısında bir tavır almaya davet eder Ya Zaman ın önlenemez akışına kapılıp köksüz hafızasız amaçsız ve yalnız bir birey olarak tükenecektir Ya da Zaman ın anlamlı sürekliliğini keşfederek bir medeniyet varlığı olarak geleneğin bilgeliğiyle buluşacak ve yeni bir anlam dünyası inşa etmek için mücadele edecektir Duralı nın kendisi radikal bir eleştirel duruşla kitabın her satırında ikinci seçeneğin savunuculuğunu yapar Öyle Geçer ki Zaman bu tercihin manifestosudur Çiğdem Dürüşken

Timaş Tarih
Bir âlem bir âlim bir dosttu Aldığı onca ödül sitayiş veya methiye hayatta en hakiki mürşitlerden saydığı sahici samimiyetini hiç gölgelemedi Görünmeyi dert edenler bir görünür bir kaybolur O görünmeyi dert etmeden görünürleşerek bir deniz feneri haline geldi Doğdu haylaz bir çocuktu Mütevazı bir şekilde filozofça yaşadı ve dimdik ayakta kucakladı ölümü Her şeyden önce ve sonra bir insandı İnsansa ölçülmez biçilmez kalıba sığmaz bir bilmece Teoman Duralı sadece bir felsefeci değil çağını aşan bir medeniyet düşünürüydü Bir biyolog titizliğiyle düşüncenin damarlarında gezinir bir kâşif gibi hakikatin izini sürerdi Sadece düşünce hayatımıza kattıklarıyla değil yaşantısıyla da ufuk açan Duralı nın Zonguldak taki çocukluk günlerinden İstanbul Üniversitesi nin kürsülerine Batı düşüncesiyle hesaplaşmasından Türk medeniyet tasavvurunu yeniden kurma çabasına uzanan entelektüel yolculuğu kendi sözleriyle dile geliyor Modern çağın salvolarına karşı dimdik duran bir bilincin Batı nın büyüsüne kapılmadan evrensel düşünmenin ve Türkiye de felsefe yapmanın onurlu yalnızlığının hikâyesi bu Babamızın hayatında mihenk taşı olan iki kavram vardır utanma duygusu ve ödev bilinci Bunu bizlere öncelikle davranışlarıyla ve yaşantısıyla aktarmaya çalışmıştır Elif Çağlayan Deniz Duralı Teoman Duralı nın hem yaşam hem fikir dünyası modernliğin maddeci anlayışına karşı ahlak hikmet ve metafizik derinlik üzerine kurulu bütüncül bir insan ve medeniyet tasavvurudur Ona göre beşer olarak doğulur ahlak hikmet ve terbiye yolculuğu sonunda insan olunur Ahmet Dağ Batı nın merak ve titizliği Doğu nun bilgelik ufku İnsana kültüre coğrafyaya dostluk Muhteşem bir gözlem yeteneği üzerine felsefeyle örülü bir tefekkür İşte dost Teoman Duralı nın gönlümüzden hiç silinmeyecek izleri Prof Dr Kenan GürsoyArka iç kapak Ve sonuç olarak Duralı nın çağın tüketiciliğine ve sığlığına karşı tüm bu keskin felsefi itirazları ve bu itirazların ortaya çıkardığı ikili

TİMAŞ YAYINLARI
Bir âlem bir âlim bir dosttu Aldığı onca ödül sitayiş veya methiye hayatta en hakiki mürşitlerden saydığı sahici samimiyetini hiç gölgelemedi Görünmeyi dert edenler bir görünür bir kaybolur O görünmeyi dert etmeden görünürleşerek bir deniz feneri haline geldi Doğdu haylaz bir çocuktu Mütevazı bir şekilde filozofça yaşadı ve dimdik ayakta kucakladı ölümü Her şeyden önce ve sonra bir insandı İnsansa ölçülmez biçilmez kalıba sığmaz bir bilmece Teoman Duralı sadece bir felsefeci değil çağını aşan bir medeniyet düşünürüydü Bir biyolog titizliğiyle düşüncenin damarlarında gezinir bir kâşif gibi hakikatin izini sürerdi Sadece düşünce hayatımıza kattıklarıyla değil yaşantısıyla da ufuk açan Duralı nın Zonguldak taki çocukluk günlerinden İstanbul Üniversitesi nin kürsülerine Batı düşüncesiyle hesaplaşmasından Türk medeniyet tasavvurunu yeniden kurma çabasına uzanan entelektüel yolculuğu kendi sözleriyle dile geliyor Modern çağın salvolarına karşı dimdik duran bir bilincin Batı nın büyüsüne kapılmadan evrensel düşünmenin ve Türkiye de felsefe yapmanın onurlu yalnızlığının hikâyesi bu Babamızın hayatında mihenk taşı olan iki kavram vardır utanma duygusu ve ödev bilinci Bunu bizlere öncelikle davranışlarıyla ve yaşantısıyla aktarmaya çalışmıştır Elif Çağlayan Deniz Duralı Teoman Duralı nın hem yaşam hem fikir dünyası modernliğin maddeci anlayışına karşı ahlak hikmet ve metafizik derinlik üzerine kurulu bütüncül bir insan ve medeniyet tasavvurudur Ona göre beşer olarak doğulur ahlak hikmet ve terbiye yolculuğu sonunda insan olunur Ahmet Dağ Batı nın merak ve titizliği Doğu nun bilgelik ufku İnsana kültüre coğrafyaya dostluk Muhteşem bir gözlem yeteneği üzerine felsefeyle örülü bir tefekkür İşte dost Teoman Duralı nın gönlümüzden hiç silinmeyecek izleri Prof Dr Kenan Gürsoy Arka iç kapak Ve sonuç olarak Duralı nın çağın tüketiciliğine ve sığlığına karşı tüm bu keskin felsefi itirazları ve bu itirazların ortaya çıkardığı ikilikler nihayetinde bir seçimle sonuçlanır Kitap sarsıcı bir üslupla okuru bu ikilikler karşısında bir tavır almaya davet eder Ya Zaman ın önlenemez akışına kapılıp köksüz hafızasız amaçsız ve yalnız bir birey olarak tükenecektir Ya da Zaman ın anlamlı sürekliliğini keşfederek bir medeniyet varlığı olarak geleneğin bilgeliğiyle buluşacak ve yeni bir anlam dünyası inşa etmek için mücadele edecektir Duralı nın kendisi radikal bir eleştirel duruşla kitabın her satırında ikinci seçeneğin savunuculuğunu yapar Öyle Geçer ki Zaman bu tercihin manifestosudur Çiğdem Dürüşken Yayınevi TİMAŞ YAYINLARI Yazar KOLEKTİF Sayfa Sayısı 448 SAYFA Yıl 2025

Timaş Tarih
Bir âlem bir âlim bir dosttu Aldığı onca ödül sitayiş veya methiye hayatta en hakiki mürşitlerden saydığı sahici samimiyetini hiç gölgelemedi Görünmeyi dert edenler bir görünür bir kaybolur O görünmeyi dert etmeden görünürleşerek bir deniz feneri haline geldi Doğdu haylaz bir çocuktu Mütevazı bir şekilde filozofça yaşadı ve dimdik ayakta kucakladı ölümü Her şeyden önce ve sonra bir insandı İnsansa ölçülmez biçilmez kalıba sığmaz bir bilmece Teoman Duralı sadece bir felsefeci değil çağını aşan bir medeniyet düşünürüydü Bir biyolog titizliğiyle düşüncenin damarlarında gezinir bir kâşif gibi hakikatin izini sürerdi Sadece düşünce hayatımıza kattıklarıyla değil yaşantısıyla da ufuk açan Duralı nın Zonguldak taki çocukluk günlerinden İstanbul Üniversitesi nin kürsülerine Batı düşüncesiyle hesaplaşmasından Türk medeniyet tasavvurunu yeniden kurma çabasına uzanan entelektüel yolculuğu kendi sözleriyle dile geliyor Modern çağın salvolarına karşı dimdik duran bir bilincin Batı nın büyüsüne kapılmadan evrensel düşünmenin ve Türkiye de felsefe yapmanın onurlu yalnızlığının hikâyesi bu Babamızın hayatında mihenk taşı olan iki kavram vardır utanma duygusu ve ödev bilinci Bunu bizlere öncelikle davranışlarıyla ve yaşantısıyla aktarmaya çalışmıştır Elif Çağlayan Deniz Duralı Teoman Duralı nın hem yaşam hem fikir dünyası modernliğin maddeci anlayışına karşı ahlak hikmet ve metafizik derinlik üzerine kurulu bütüncül bir insan ve medeniyet tasavvurudur Ona göre beşer olarak doğulur ahlak hikmet ve terbiye yolculuğu sonunda insan olunur Ahmet Dağ Batı nın merak ve titizliği Doğu nun bilgelik ufku İnsana kültüre coğrafyaya dostluk Muhteşem bir gözlem yeteneği üzerine felsefeyle örülü bir tefekkür İşte dost Teoman Duralı nın gönlümüzden hiç silinmeyecek izleri Prof Dr Kenan Gürsoy Arka iç kapak Ve sonuç olarak Duralı nın çağın tüketiciliğine ve sığlığına karşı tüm bu keskin felsefi itirazları ve bu itirazların ortaya çıkardığı ikilikler nihayetinde bir seçimle sonuçlanır Kitap sarsıcı bir üslupla okuru bu ikilikler karşısında bir tavır almaya davet eder Ya Zaman ın önlenemez akışına kapılıp köksüz hafızasız amaçsız ve yalnız bir birey olarak tükenecektir Ya da Zaman ın anlamlı sürekliliğini keşfederek bir medeniyet varlığı olarak geleneğin bilgeliğiyle buluşacak ve yeni bir anlam dünyası inşa etmek için mücadele edecektir Duralı nın kendisi radikal bir eleştirel duruşla kitabın her satırında ikinci seçeneğin savunuculuğunu yapar Öyle Geçer ki Zaman bu tercihin manifestosudur Çiğdem Dürüşken

Timaş Tarih
Bir âlem bir âlim bir dosttu Aldığı onca ödül sitayiş veya methiye hayatta en hakiki mürşitlerden saydığı sahici samimiyetini hiç gölgelemedi Görünmeyi dert edenler bir görünür bir kaybolur O görünmeyi dert etmeden görünürleşerek bir deniz feneri haline geldi Doğdu haylaz bir çocuktu Mütevazı bir şekilde filozofça yaşadı ve dimdik ayakta kucakladı ölümü Her şeyden önce ve sonra bir insandı İnsansa ölçülmez biçilmez kalıba sığmaz bir bilmece Teoman Duralı sadece bir felsefeci değil çağını aşan bir medeniyet düşünürüydü Bir biyolog titizliğiyle düşüncenin damarlarında gezinir bir kâşif gibi hakikatin izini sürerdi Sadece düşünce hayatımıza kattıklarıyla değil yaşantısıyla da ufuk açan Duralı nın Zonguldak taki çocukluk günlerinden İstanbul Üniversitesi nin kürsülerine Batı düşüncesiyle hesaplaşmasından Türk medeniyet tasavvurunu yeniden kurma çabasına uzanan entelektüel yolculuğu kendi sözleriyle dile geliyor Modern çağın salvolarına karşı dimdik duran bir bilincin Batı nın büyüsüne kapılmadan evrensel düşünmenin ve Türkiye de felsefe yapmanın onurlu yalnızlığının hikâyesi bu Babamızın hayatında mihenk taşı olan iki kavram vardır utanma duygusu ve ödev bilinci Bunu bizlere öncelikle davranışlarıyla ve yaşantısıyla aktarmaya çalışmıştır Elif Çağlayan Deniz Duralı Teoman Duralının hem yaşam hem fikir dünyası modernliğin maddeci anlayışına karşı ahlak hikmet ve metafizik derinlik üzerine kurulu bütüncül bir insan ve medeniyet tasavvurudur Ona göre beşer olarak doğulur ahlak hikmet ve terbiye yolculuğu sonunda insan olunur Ahmet Dağ Batı nın merak ve titizliği Doğu nun bilgelik ufku İnsana kültüre coğrafyaya dostluk Muhteşem bir gözlem yeteneği üzerine felsefeyle örülü bir tefekkür İşte dost Teoman Duralı nın gönlümüzden hiç silinmeyecek izleri Prof Dr Kenan Gürsoy Arka iç kapak Ve sonuç olarak Duralının çağın tüketiciliğine ve sığlığına karşı tüm bu keskin felsefi itirazları ve bu itirazların ortaya çıkardığı ikilikler nihayetinde bir seçimle sonuçlanır Kitap sarsıcı bir üslupla okuru bu ikilikler karşısında bir tavır almaya davet eder Ya Zaman ın önlenemez akışına kapılıp köksüz hafızasız amaçsız ve yalnız bir birey olarak tükenecektir Ya da Zamanın anlamlı sürekliliğini keşfederek bir medeniyet varlığı olarak geleneğin bilgeliğiyle buluşacak ve yeni bir anlam dünyası inşa etmek için mücadele edecektir Duralının kendisi radikal bir eleştirel duruşla kitabın her satırında ikinci seçeneğin savunuculuğunu yapar Öyle Geçer ki Zaman bu tercihin manifestosudur Çiğdem Dürüşken

Timaş Tarih
Bir âlem bir âlim bir dosttu Aldığı onca ödül sitayiş veya methiye hayatta en hakiki mürşitlerden saydığı sahici samimiyetini hiç gölgelemedi Görünmeyi dert edenler bir görünür bir kaybolur O görünmeyi dert etmeden görünürleşerek bir deniz feneri haline geldi Doğdu haylaz bir çocuktu Mütevazı bir şekilde filozofça yaşadı ve dimdik ayakta kucakladı ölümü Her şeyden önce ve sonra bir insandı İnsansa ölçülmez biçilmez kalıba sığmaz bir bilmece Teoman Duralı sadece bir felsefeci değil çağını aşan bir medeniyet düşünürüydü Bir biyolog titizliğiyle düşüncenin damarlarında gezinir bir kâşif gibi hakikatin izini sürerdi Sadece düşünce hayatımıza kattıklarıyla değil yaşantısıyla da ufuk açan Duralı nın Zonguldak taki çocukluk günlerinden İstanbul Üniversitesi nin kürsülerine Batı düşüncesiyle hesaplaşmasından Türk medeniyet tasavvurunu yeniden kurma çabasına uzanan entelektüel yolculuğu kendi sözleriyle dile geliyor Modern çağın salvolarına karşı dimdik duran bir bilincin Batı nın büyüsüne kapılmadan evrensel düşünmenin ve Türkiye de felsefe yapmanın onurlu yalnızlığının hikâyesi bu Babamızın hayatında mihenk taşı olan iki kavram vardır utanma duygusu ve ödev bilinci Bunu bizlere öncelikle davranışlarıyla ve yaşantısıyla aktarmaya çalışmıştır Elif Çağlayan Deniz Duralı Teoman Duralı nın hem yaşam hem fikir dünyası modernliğin maddeci anlayışına karşı ahlak hikmet ve metafizik derinlik üzerine kurulu bütüncül bir insan ve medeniyet tasavvurudur Ona göre beşer olarak doğulur ahlak hikmet ve terbiye yolculuğu sonunda insan olunur Ahmet Dağ Batı nın merak ve titizliği Doğu nun bilgelik ufku İnsana kültüre coğrafyaya dostluk Muhteşem bir gözlem yeteneği üzerine felsefeyle örülü bir tefekkür İşte dost Teoman Duralı nın gönlümüzden hiç silinmeyecek izleri Prof Dr Kenan Gürsoy Arka iç kapak Ve sonuç olarak Duralı nın çağın tüketiciliğine ve sığlığına karşı tüm bu keskin felsefi itirazları ve bu itirazların ortaya çıkardığı ikilikler nihayetinde bir seçimle sonuçlanır Kitap sarsıcı bir üslupla okuru bu ikilikler karşısında bir tavır almaya davet eder Ya Zaman ın önlenemez akışına kapılıp köksüz hafızasız amaçsız ve yalnız bir birey olarak tükenecektir Ya da Zaman ın anlamlı sürekliliğini keşfederek bir medeniyet varlığı olarak geleneğin bilgeliğiyle buluşacak ve yeni bir anlam dünyası inşa etmek için mücadele edecektir Duralı nın kendisi radikal bir eleştirel duruşla kitabın her satırında ikinci seçeneğin savunuculuğunu yapar Öyle Geçer ki Zaman bu tercihin manifestosudur Çiğdem Dürüşken

Timaş
Bir âlem bir âlim bir dosttu Aldığı onca ödül sitayiş veya methiye hayatta en hakiki mürşitlerden saydığı sahici samimiyetini hiç gölgelemedi Görünmeyi dert edenler bir görünür bir kaybolur O görünmeyi dert etmeden görünürleşerek bir deniz feneri haline geldi Doğdu haylaz bir çocuktu Mütevazı bir şekilde filozofça yaşadı ve dimdik ayakta kucakladı ölümü Her şeyden önce ve sonra bir insandı İnsansa ölçülmez biçilmez kalıba sığmaz bir bilmece Teoman Duralı sadece bir felsefeci değil çağını aşan bir medeniyet düşünürüydü Bir biyolog titizliğiyle düşüncenin damarlarında gezinir bir kâşif gibi hakikatin izini sürerdi Sadece düşünce hayatımıza kattıklarıyla değil yaşantısıyla da ufuk açan Duralı nın Zonguldak taki çocukluk günlerinden İstanbul Üniversitesi nin kürsülerine Batı düşüncesiyle hesaplaşmasından Türk medeniyet tasavvurunu yeniden kurma çabasına uzanan entelektüel yolculuğu kendi sözleriyle dile geliyor Modern çağın salvolarına karşı dimdik duran bir bilincin Batı nın büyüsüne kapılmadan evrensel düşünmenin ve Türkiye de felsefe yapmanın onurlu yalnızlığının hikâyesi bu Babamızın hayatında mihenk taşı olan iki kavram vardır utanma duygusu ve ödev bilinci Bunu bizlere öncelikle davranışlarıyla ve yaşantısıyla aktarmaya çalışmıştır Elif Çağlayan Deniz Duralı Teoman Duralı nın hem yaşam hem fikir dünyası modernliğin maddeci anlayışına karşı ahlak hikmet ve metafizik derinlik üzerine kurulu bütüncül bir insan ve medeniyet tasavvurudur Ona göre beşer olarak doğulur ahlak hikmet ve terbiye yolculuğu sonunda insan olunur Ahmet Dağ Batı nın merak ve titizliği Doğu nun bilgelik ufku İnsana kültüre coğrafyaya dostluk Muhteşem bir gözlem yeteneği üzerine felsefeyle örülü bir tefekkür İşte dost Teoman Duralı nın gönlümüzden hiç silinmeyecek izleri Prof Dr Kenan Gürsoy Arka iç kapak Ve sonuç olarak Duralı nın çağın tüketiciliğine ve sığlığına karşı tüm bu keskin felsefi itirazları ve bu itirazların ortaya çıkardığı ikilikler nihayetinde bir seçimle sonuçlanır Kitap sarsıcı bir üslupla okuru bu ikilikler karşısında bir tavır almaya davet eder Ya Zaman ın önlenemez akışına kapılıp köksüz hafızasız amaçsız ve yalnız bir birey olarak tükenecektir Ya da Zaman ın anlamlı sürekliliğini keşfederek bir medeniyet varlığı olarak geleneğin bilgeliğiyle buluşacak ve yeni bir anlam dünyası inşa etmek için mücadele edecektir Duralı nın kendisi radikal bir eleştirel duruşla kitabın her satırında ikinci seçeneğin savunuculuğunu yapar Öyle Geçer ki Zaman bu tercihin manifestosudur Çiğdem Dürüşken

Turkuvaz Kitap
Öyle Geçer ki Zaman Teoman Duralı nın bugüne dek gezip gördüğü yerler okuyup araştırdığı konular üzerinden bir hakikat arayıcısının izlerini sürüyor Anılarındaki capcanlı ayrıntılar sarih ve berrak bir zihin örneği sergiliyor Zonguldak ta geçen çocukluk yıllarından dayısı ile ettikleri muhabbetlere hiçbir zaman sevemediği okul yıllarından dile olan merakına Norveç te kaptanlık hayalinden Kapalıçarşı da geçen çalışma faslına kadar birçok hikâye ve olay Duralı nın kendine özgü üslubuyla Türk siyasetine damgasını vurmuş siyasetçilerle ilgili tespitler ve akademik ortama dair değiniler Teoman Duralı Kitabı okuyucusunu bir filozofun yerel ve evrensel dünyanın kültür atlasındaki devriâlemine ortak ediyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Timaş Yayınları
Bir âlem bir âlim bir dosttu Aldığı onca ödül sitayiş veya methiye hayatta en hakiki mürşitlerden saydığı sahici samimiyetini hiç gölgelemedi Görünmeyi dert edenler bir görünür bir kaybolur O görünmeyi dert etmeden görünürleşerek bir deniz feneri haline geldi Doğdu haylaz bir çocuktu Mütevazı bir şekilde filozofça yaşadı ve dimdik ayakta kucakladı ölümü Her şeyden önce ve sonra bir insandı İnsansa ölçülmez biçilmez kalıba sığmaz bir bilmece Teoman Duralı sadece bir felsefeci değil çağını aşan bir medeniyet düşünürüydü Bir biyolog titizliğiyle düşüncenin damarlarında gezinir bir kâşif gibi hakikatin izini sürerdi Sadece düşünce hayatımıza kattıklarıyla değil yaşantısıyla da ufuk açan Duralı nın Zonguldak taki çocukluk günlerinden İstanbul Üniversitesi nin kürsülerine Batı düşüncesiyle hesaplaşmasından Türk medeniyet tasavvurunu yeniden kurma çabasına uzanan entelektüel yolculuğu kendi sözleriyle dile geliyor Modern çağın salvolarına karşı dimdik duran bir bilincin Batı nın büyüsüne kapılmadan evrensel düşünmenin ve Türkiye de felsefe yapmanın onurlu yalnızlığının hikâyesi bu Babamızın hayatında mihenk taşı olan iki kavram vardır utanma duygusu ve ödev bilinci Bunu bizlere öncelikle davranışlarıyla ve yaşantısıyla aktarmaya çalışmıştır Elif Çağlayan Deniz Duralı Teoman Duralı nın hem yaşam hem fikir dünyası modernliğin maddeci anlayışına karşı ahlak hikmet ve metafizik derinlik üzerine kurulu bütüncül bir insan ve medeniyet tasavvurudur Ona göre beşer olarak doğulur ahlak hikmet ve terbiye yolculuğu sonunda insan olunur Ahmet Dağ Batı nın merak ve titizliği Doğu nun bilgelik ufku İnsana kültüre coğrafyaya dostluk Muhteşem bir gözlem yeteneği üzerine felsefeyle örülü bir tefekkür İşte dost Teoman Duralı nın gönlümüzden hiç silinmeyecek izleri Prof Dr Kenan Gürsoy Arka iç kapak Ve sonuç olarak Duralı nın çağın tüketiciliğine ve sığlığına karşı tüm bu keskin felsefi itirazları ve bu itirazların ortaya çıkardığı ikilikler nihayetinde bir seçimle sonuçlanır Kitap sarsıcı bir üslupla okuru bu ikilikler karşısında bir tavır almaya davet eder Ya Zaman ın önlenemez akışına kapılıp köksüz hafızasız amaçsız ve yalnız bir birey olarak tükenecektir Ya da Zaman ın anlamlı sürekliliğini keşfederek bir medeniyet varlığı olarak geleneğin bilgeliğiyle buluşacak ve yeni bir anlam dünyası inşa etmek için mücadele edecektir Duralı nın kendisi radikal bir eleştirel duruşla kitabın her satırında ikinci seçeneğin savunuculuğunu yapar Öyle Geçer ki Zaman bu tercihin manifestosudur Çiğdem Dürüşken img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

TURKUVAZ KİTAP
Öyle Geçer ki Zaman Teoman Duralı nın bugüne dek gezip gördüğü yerler okuyup araştırdığı konular üzerinden bir hakikat arayıcısının izlerini sürüyor Anılarındaki capcanlı ayrıntılar sarih ve berrak bir zihin örneği sergiliyor Zonguldak ta geçen çocukluk yıllarından dayısı ile ettikleri muhabbetlere hiçbir zaman sevemediği okul yıllarından dile olan merakına Norveç te kaptanlık hayalinden Kapalıçarşı da geçen çalışma faslına kadar birçok hikâye ve olay Duralı nın kendine özgü üslubuyla Türk siyasetine damgasını vurmuş siyasetçilerle ilgili tespitler ve akademik ortama dair değiniler Teoman Duralı Kitabı okuyucusunu bir filozofun yerel ve evrensel dünyanın kültür atlasındaki devriâlemine ortak ediyor