Özbek Edebiyatı Yazıları — Şuayip Karakaş

Özbek Edebiyatı Yazıları
Şuayip KarakaşKurgan Edebiyat
Özbek Edebiyatı Yazıları
Şuayip KarakaşBir varmış bir yokmuş kadim zamanda künçıkar tarafta bir harikulade bala doğmuş O yıl değil aydan aya ay değil günden güne gün değil saatten saate gelişip tez zamanda büyümüş Büyümüş ve Şair diye nam kazanmış Şair gülleri görse gül hakkında bülbülü görse bülbül hakkında iyiyi görse iyi hakkında kötüyü görse kötü hakkında şiir yazarmış Yazınca da çok yazar çok yazınca da güzel yazarmış Şairin yaşadığı yurdun padişahı başka bir padişahın kulu imiş Şunun için başka yurdun padişahı Şair in yaşadığı yurdun da padişahı imiş Bunu görüp hayrette kalan aklı başından giden Şair bu konuda da şiir yazmış Ey kudretli Tanrı hani söyle ne zamana kadar biz başka padişahın emrine boyun eğeceğiz onun dilinde konuşup onun başka dilli kabilesine secde edeceğiz Biz de öz yurdumuzu özümüz abad kılıp biri on onu yüz yüzü bin kılsak komşu kabileler gibi erkin ve bolluk içinde yaşasak dermiş şiirinde Bunu işiten Büyük Padişah küçük padişahı çağırıp Sustur şu zavallı Şairi diye buyruk vermiş Sözün kısası Şair i yakalayıp başını ezmek gönlünü kırmak başını ham bir meyve gibi zorla koparmak istemişler Bütün ahali Büyük Padişah meydanına toplanıp Şair in başının uçurulmasını seyre dalmış Fakat cellat Ya pirim deyip de Şair in başını tam aybalta ile kesecekken Şair in başı mı yoksa bedeni mi yuvarlanıp sütbeyaz yeleli muhteşem bir tulpara dönüşmüş kanatlanmış uçmuş gitmiş Büyük Padişah meydanına toplanan ahali bu duruma hayran olmuş aklı başından gitmiş Tulpar kalabalığın üzerinde şöyle bir daire çizip dönerken dile gelmiş demis Ey ahali ilk önce şairlerini esirge Şairlerini esirgersen vicdanın pak imanın bütün olur yurdun meleklerle dolar Şairleri hor hakir olan millet yere batar Bu sözlerim aklınızda bulunsun ey biçare ahali Tulpar bu sözleri söylemiş uçmuş gitmiş Meğer bu tulpar değil Şair in dile gelen ruhu imiş Osman Nasır

Kurgan Edebiyat
Bir varmis bir yokmus kadim zamanda kün çikar tarafta bir harkulâde bala dogmusu O yil degil aydan aya ay degil günden güne gün degil saatten saate gelisip tez zamanda büyümüs Büyümüs ve Sair diye nam kazanmis Sair gülleri görse gül hakkinda bülbülü görse bülbül hakkinda iyiyi görse iyi hakkinda kötüyü görse kötü hakkinda siir yazarmis Yazinca da çok yazar çok yazinca da güzel yazarmis Sairin yasadigi yurdun padisahi baska bir padisahin kulu imis Sunun için baska yurdun padisahi Sair in yasadigi yurdun da padisahi imis Bunu görüp hayrette kalan akli basindan giden Sair bu konuda da siir yazmis Ey kudretli Tanri hani söyle ne zamana kadar biz baska padisahin emrine boyun egecegiz onun dilinde konusup onun baska dili kabilesine secde edecegiz Biz de öz yurdumuzu özümüz âbâd kilip biri on onu yüz yüzü bin kilsak komsu kabileler gibi erkin ve bolluk içinde yasasak dermis siirinde Bunu isiten Büyük Padisah küçük padisahi çagirip Sustur su zavalli Sairi diye buyruk vermis Sözün kisasi Sair i yakalayip basini ezmek gönlünü kirmak basini ham bir meyve gibi zorla koparmak istemisler Bütün ahali Büyük Padisah meydanina toplanip Sair in basinin uçurulmasini seyre dalmis

Kurgan Edebiyat
Bir varmis bir yokmus kadim zamanda kün çikar tarafta bir harkulâde bala dogmusu O yil degil aydan aya ay degil günden güne gün degil saatten saate gelisip tez zamanda büyümüs Büyümüs ve Sair diye nam kazanmis Sair gülleri görse gül hakkinda bülbülü görse bülbül hakkinda iyiyi görse iyi hakkinda kötüyü görse kötü hakkinda siir yazarmis Yazinca da çok yazar çok yazinca da güzel yazarmis Sairin yasadigi yurdun padisahi baska bir padisahin kulu imis Sunun için baska yurdun padisahi Sair in yasadigi yurdun da padisahi imis Bunu görüp hayrette kalan akli basindan giden Sair bu konuda da siir yazmis Ey kudretli Tanri hani söyle ne zamana kadar biz baska padisahin emrine boyun egecegiz onun dilinde konusup onun baska dili kabilesine secde edecegiz Biz de öz yurdumuzu özümüz âbâd kilip biri on onu yüz yüzü bin kilsak komsu kabileler gibi erkin ve bolluk içinde yasasak dermis siirinde Bunu isiten Büyük Padisah küçük padisahi çagirip Sustur su zavalli Sairi diye buyruk vermis Sözün kisasi Sair i yakalayip basini ezmek gönlünü kirmak basini ham bir meyve gibi zorla koparmak istemisler Bütün ahali Büyük Padisah meydanina toplanip Sair in basinin uçurulmasini seyre dalmis

KURGAN EDEBİYAT
Bir varmış bir yokmuş kadim zamanda kün çıkar tarafta bir harkulâde bala doğmuşu O yıl değil aydan aya ay değil günden güne gün değil saatten saate gelişip tez zamanda büyümüş Büyümüş ve Şair diye nam kazanmış Şair gülleri görse gül hakkında bülbülü görse bülbül hakkında iyiyi görse iyi hakkında kötüyü görse kötü hakkında şiir yazarmış Yazınca da çok yazar çok yazınca da güzel yazarmış Şairin yaşadığı yurdun padişahı başka bir padişahın kulu imiş Şunun için başka yurdun padişahı Şair in yaşadığı yurdun da padişahı imiş Bunu görüp hayrette kalan aklı başından giden Şair bu konuda da şiir yazmış Ey kudretli Tanrı hani söyle ne zamana kadar biz başka padişahın emrine boyun eğeceğiz onun dilinde konuşup onun başka dili kabilesine secde edeceğiz Biz de öz yurdumuzu özümüz âbâd kılıp biri on onu yüz yüzü bin kılsak komşu kabileler gibi erkin ve bolluk içinde yaşasak dermiş şiirinde Bunu işiten Büyük Padişah küçük padişahı çağırıp Sustur şu zavallı Şairi diye buyruk vermiş Sözün kısası Şair i yakalayıp başını ezmek gönlünü kırmak başını ham bir meyve gibi zorla koparmak istemişler Bütün ahali Büyük Padişah meydanına toplanıp Şair in başının uçurulmasını seyre dalmış

Kurgan Edebiyat
Bir varmis bir yokmus kadim zamanda kün çikar tarafta bir harkulâde bala dogmusu O yil degil aydan aya ay degil günden güne gün degil saatten saate gelisip tez zamanda büyümüs Büyümüs ve Sair diye nam kazanmis Sair gülleri görse gül hakkinda bülbülü görse bülbül hakkinda iyiyi görse iyi hakkinda kötüyü görse kötü hakkinda siir yazarmis Yazinca da çok yazar çok yazinca da güzel yazarmis Sairin yasadigi yurdun padisahi baska bir padisahin kulu imis Sunun için baska yurdun padisahi Sair in yasadigi yurdun da padisahi imis Bunu görüp hayrette kalan akli basindan giden Sair bu konuda da siir yazmis Ey kudretli Tanri hani söyle ne zamana kadar biz baska padisahin emrine boyun egecegiz onun dilinde konusup onun baska dili kabilesine secde edecegiz Biz de öz yurdumuzu özümüz âbâd kilip biri on onu yüz yüzü bin kilsak komsu kabileler gibi erkin ve bolluk içinde yasasak dermis siirinde Bunu isiten Büyük Padisah küçük padisahi çagirip Sustur su zavalli Sairi diye buyruk vermis Sözün kisasi Sair i yakalayip basini ezmek gönlünü kirmak basini ham bir meyve gibi zorla koparmak istemisler Bütün ahali Büyük Padisah meydanina toplanip Sair in basinin uçurulmasini seyre dalmis

Bengü Yayıncılık
Türk edebiyatı bin yıldan beri Türkiye ve Türkistan sahalarında olmak üzere iki farklı coğrafyada birbirine paralel şekilde tıpkı Sırderya ve Amuderya gibi iki büyük damar hâlinde Nevâyi ve Fuzûlî zirvelerinden süzülerek gönül havzamıza akmaktadır Edebiyatımız elbette başka coğrafyalarda akmaya devam eden başka kollardan da beslenmektedir Merkezî Türkistan coğrafyasında akan edebiyata bugün Özbek Türk edebiyatı diyoruz Bu kitapta Özbek edebiyatının 20 yüzyılda yetiştirdiği önemli birkaç edebî şahsiyetin hayat hikâyeleri ve eserleri hakkında kaleme alınmış yazılar bulunmaktadır Bunlar hem Cedit döneminde hem de Sovyet döneminde eserler vermişlerdir Elbette 20 yüzyıl Özbek edebiyatı söz konusu yazılarda anlatılanlardan ibaret değildir Temsil kabiliyeti bulunan başka yazar ve şairler de aynı şekilde ele alınmalı ve onların da hayat hikâyeleri yazılmalı ve eserleri incelenmelidir Böylece bu edebiyatın macerası yeni yazılarla daha teferruatlı bir şekilde tanıtılmalıdır Ancak tanıtmaya çalıştığımız şair ve yazarlar Özbek edebiyatının 20 yüzyıldaki macerasını ana hatlarıyla ifade etmektedir Bu kitabın 20 yüzyıl Özbek edebiyatının Türkiye de tanıtılmasına bir nebze de olsa katkıda bulunacağı ümit edilmektedir

Bengü Yayınları
Türk edebiyatı bin yıldan beri Türkiye ve Türkistan sahalarında olmak üzere iki farklı coğrafyada birbirine paralel şekilde tıpkı Sırderya ve Amuderya gibi iki büyük damar hâlinde Nevâyi ve Fuzûlî zirvelerinden süzülerek gönül havzamıza akmaktadır Edebiyatımız elbette başka coğrafyalarda akmaya devam eden başka kollardan da beslenmektedir Merkezî Türkistan coğrafyasında akan edebiyata bugün Özbek Türk edebiyatı diyoruz Bu kitapta Özbek edebiyatının 20 yüzyılda yetiştirdiği önemli birkaç edebî şahsiyetin hayat hikâyeleri ve eserleri hakkında kaleme alınmış yazılar bulunmaktadır Bunlar hem Cedit döneminde hem de Sovyet döneminde eserler vermişlerdir Elbette 20 yüzyıl Özbek edebiyatı söz konusu yazılarda anlatılanlardan ibaret değildir Temsil kabiliyeti bulunan başka yazar ve şairler de aynı şekilde ele alınmalı ve onların da hayat hikâyeleri yazılmalı ve eserleri incelenmelidir Böylece bu edebiyatın macerası yeni yazılarla daha teferruatlı bir şekilde tanıtılmalıdır Ancak tanıtmaya çalıştığımız şair ve yazarlar Özbek edebiyatının 20 yüzyıldaki macerasını ana hatlarıyla ifade etmektedir Bu kitabın 20 yüzyıl Özbek edebiyatının Türkiye de tanıtılmasına bir nebze de olsa katkıda bulunacağı ümit edilmektedir

Bengü Yayınları
Şuayip Karakaş tarafından kaleme alınan Özbek Edebiyatı Yazıları Bengü Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Özbek Edebiyatı Yazıları Şuayip Karakaş Kitap Özeti Türk edebiyatı bin yıldan beri Türkiye ve Türkistan sahalarında olmak üzere iki farklı coğrafyada birbirine paralel şekilde tıpkı Sırderya ve Amuderya gibi iki büyük damar hâlinde Nevâyi ve Fuzûlî zirvelerinden süzülerek gönül havzamıza akmaktadır Edebiyatımız elbette başka coğrafyalarda akmaya devam eden başka kollardan da beslenmektedir Merkezî Türkistan coğrafyasında akan edebiyata bugün Özbek Türk edebiyatı diyoruz Bu kitapta Özbek edebiyatının 20 yüzyılda yetiştirdiği önemli birkaç edebî şahsiyetin hayat hikâyeleri ve eserleri hakkında kaleme alınmış yazılar bulunmaktadır Bunlar hem Cedit döneminde hem de Sovyet döneminde eserler vermişlerdir Elbette 20 yüzyıl Özbek edebiyatı söz konusu yazılarda anlatılanlardan ibaret değildir Temsil kabiliyeti bulunan başka yazar ve şairler de aynı şekilde ele alınmalı ve onların da hayat hikâyeleri yazılmalı ve eserleri incelenmelidir Böylece bu edebiyatın macerası yeni yazılarla daha teferruatlı bir şekilde tanıtılmalıdır Ancak tanıtmaya çalıştığımız şair ve yazarlar Özbek edebiyatının 20 yüzyıldaki macerasını ana hatlarıyla ifade etmektedir Bu kitabın 20 yüzyıl Özbek edebiyatının Türkiye de tanıtılmasına bir nebze de olsa katkıda bulunacağı ümit edilmektedir Yayınevi Bengü Yayınları Yazar Şuayip Karakaş Sayfa 652 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 50 cm Basım Yılı Nisan 2021 Barkod 9786057654960 Kategori Araştırma İnceleme Referans Diğer Ülke Edebiyatları

Bengü Yayınları
Türk edebiyatı bin yıldan beri Türkiye ve Türkistan sahalarında olmak üzere iki farklı coğrafyada birbirine paralel şekilde tıpkı Sırderya ve Amuderya gibi iki büyük damar hâlinde Nevâyi ve Fuzûlî zirvelerinden süzülerek gönül havzamıza akmaktadır Edebiyatımız elbette başka coğrafyalarda akmaya devam eden başka kollardan da beslenmektedir Merkezî Türkistan coğrafyasında akan edebiyata bugün Özbek Türk edebiyatı diyoruz Bu kitapta Özbek edebiyatının 20 yüzyılda yetiştirdiği önemli birkaç edebî şahsiyetin hayat hikâyeleri ve eserleri hakkında kaleme alınmış yazılar bulunmaktadır Bunlar hem Cedit döneminde hem de Sovyet döneminde eserler vermişlerdir Elbette 20 yüzyıl Özbek edebiyatı söz konusu yazılarda anlatılanlardan ibaret değildir Temsil kabiliyeti bulunan başka yazar ve şairler de aynı şekilde ele alınmalı ve onların da hayat hikâyeleri yazılmalı ve eserleri incelenmelidir Böylece bu edebiyatın macerası yeni yazılarla daha teferruatlı bir şekilde tanıtılmalıdır Ancak tanıtmaya çalıştığımız şair ve yazarlar Özbek edebiyatının 20 yüzyıldaki macerasını ana hatlarıyla ifade etmektedir Bu kitabın 20 yüzyıl Özbek edebiyatının Türkiye de tanıtılmasına bir nebze de olsa katkıda bulunacağı ümit edilmektedir

Kurgan Edebiyat
Bir varmis bir yokmus kadim zamanda kün çikar tarafta bir harkulâde bala dogmusu O yil degil aydan aya ay degil günden güne gün degil saatten saate gelisip tez zamanda büyümüs Büyümüs ve Sair diye nam kazanmis Sair gülleri görse gül hakkinda bülbülü görse bülbül hakkinda iyiyi görse iyi hakkinda kötüyü görse kötü hakkinda siir yazarmis Yazinca da çok yazar çok yazinca da güzel yazarmis Sairin yasadigi yurdun padisahi baska bir padisahin kulu imis Sunun için baska yurdun padisahi Sair in yasadigi yurdun da padisahi imis Bunu görüp hayrette kalan akli basindan giden Sair bu konuda da siir yazmis Ey kudretli Tanri hani söyle ne zamana kadar biz baska padisahin emrine boyun egecegiz onun dilinde konusup onun baska dili kabilesine secde edecegiz Biz de öz yurdumuzu özümüz âbâd kilip biri on onu yüz yüzü bin kilsak komsu kabileler gibi erkin ve bolluk içinde yasasak dermis siirinde Bunu isiten Büyük Padisah küçük padisahi çagirip Sustur su zavalli Sairi diye buyruk vermis Sözün kisasi Sair i yakalayip basini ezmek gönlünü kirmak basini ham bir meyve gibi zorla koparmak istemisler Bütün ahali Büyük Padisah meydanina toplanip Sair in basinin uçurulmasini seyre dalmis