Özcan
KİTAPYURDU DOĞRUDAN YAYINCILIK (KDY)
İnsan ilginç ya da yararlı ne anlatabilir Başımıza gelmiş olan şeyler ya herkesin başına gelmiş ya da yalnızca bizim başımıza gelmiştir ilk durumda bayatlamıştır ikinci durumda da bizden başkası anlayamaz onları Ben hissettiklerimi yazıyorsam hissetmenin ateşini azaltmak için başka çare olmadığından Fernando Pessoa Hayatımda çok önemli olaylar yaşandı Kimisi çok komik kimisi çok hüzünlüydü Özcan la yaşadıklarım ise hem komik ama bir o kadar da hüzünlüydü Bu öyküde geçen yer zaman ve kişiler tamamen gerçektir Değiştirmeyi hiç düşünmedim açıkçası Çünkü bu benden çok Özcan ın hikâyesiydi Ben onun hikâyesini yazdım Komutanım Barış Manço yu sever misiniz Yerden sigara izmaritlerini toplarken diğer askerlerin arasından hafifçe başını doğrultup bana bakarak sordu bu soruyu Acemi birliğinde toz toprak içinde kaldığı için solduğu anlaşılan yeşil bir kamuflaj içindeki zayıf bedeni ile yere çömelmiş yanaklarının terden mi yoksa kendiliğinden mi pembe olduğunu o an bilemediğim güleç yüzlü bir çocuk bana doğru bakıyordu Onun da kaderinin çizilmeye başladığı gün olduğunu sonradan anladığım bu tanışma anına benim o şarkıyı istemsizce mırıldanmamın mı yoksa acemi birliğinden usta birliğine geldiği ilk gün olmasına rağmen cesaretini toplayıp o soruyu bana sorabilmesinin mi sebep olduğunu bilemiyorum Gerçi bilsem de fark etmezdi ki Sonuçta sebebi hangisi olursa olsun biz o an tanışacaktık ve bu tanışma bizi 15 Ocak 1995 tarihine pazarı pazartesine bağlayan o soğuk zemheri Berat Gecesi ne götürecekti Adın ne senin asker Hafif kekeme bir şekilde cevap verdi ve hikâyemiz işte o an başladı Özcan komutanım Bazı öyküler vardır bittiğinde şöyle dersiniz keşke bu öyküyü ben yazmış olsaydım Yazar Mustafa Sedefoğlu nun Özcan isimli gerçek öyküsünü okuduğumda keşke bu öyküyü ben yazmış olsaydım dedim Hüzünlü bir hikâye Sürükleyici açık ve akıcı bir üslupla yazılmış Türk edebiyatına kazandırılmış harika bir ilk eser Bekir Yıldız Yazar