MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Özgün Şehir Kuran Medeniyeti Yeniden Yorumlamak — Ayşe Karakaş

Özgün Şehir Kuran Medeniyeti Yeniden Yorumlamak
245,59
DiğerGenel Tarih KitaplarıGenel Sosyoloji

Özgün Şehir Kuran Medeniyeti Yeniden Yorumlamak

Ayşe Karakaş

Serüven Yayınevi

20241. baskı213 sf.
16 x 242. HamurTürkçe
D&REn ucuz

Özgün Şehir Kuran Medeniyeti Yeniden Yorumlamak

Ayşe Karakaş

Kimlikte asıl olan değerdir ve değer soyuttur Değer davranışı diğer bir deyişle eylemi doğurur Eylemse somuttur Değer ve değere göre oluşturulan eylem var oluşu ortaya çıkarır Eylem zamana ve mekâna bağlı olarak değişebilir ama değer değişemez değişmemelidir çünkü kimliği o belirler ve inşa eder Her dönemde değer eylem ilişkisinin yeniden yorumlayarak o dönemin ihtiyacını karşılayan ve aynı zamanda kimlik inşa edici değeri yansıtan eylemler bütünü oluşturmak mecburiyeti vardır Hangi değerler sistemine inanıyorsanız eyleminiz de o sisteme göre biçimlenir yani geleneğiniz ona göre oluşur Değeri bir medeniyet tasavvurundan eylemi ya da geleneği bir diğerinden almak tam bir buhran halidir ki bunun bilincinde olarak yaşamak mümkün değildir Ülkemiz 1950 den itibaren özel sektör üzerinden sanayileşmeye başlamıştır Bu olgu kırsaldan şehre göçü ve giderek artan bir özgürleşmeyi diğer bir deyişle devletin müdahale ve denetiminin azalmasını getirmiştir Nisbî olarak ortaya çıkan yoğun şehir ve özgürlük atmosferi neticede toplumsal derinlikte yatan kimlik krizini hissedilir kılmıştır Birey kendisine sordu Ben kimim Hangi değerler sistemine inanıyorum ve buna göre hangi eylemleri yapıyorum Bu sorulara verdiği cevaplarla kendi varlığı üzerinde bir karmaşa oluştuğunu gördü Bu kaos ağırlığını daha da hissettirerek bugün hâlen devam ediyor PROF DR SADETTİN ÖKTENŞehircilik araştırmalarına farklı bir yaklaşımla katkı sunmayı amaçlayan bu çalışmada mekan ve yaşam arasındaki ilişkinin derinliği ortaya konulmakta insanın eylemlerinin arka planı ile toplumsal yansımalarının şehirdeki karşılığına dikkat çekilmektedir Bu anlayışla Türkiye de iç göç ile oluşan sorunlu kentleşme sürecinden yola çıkılarak Medeniyet Tasavvuru nu esas alan potansiyel tersine iç göç temalı bütüncül bir yerleşim modeli önerisi getirilmektedir Tanıtım Bülteninden

Kitap Sepeti
246,00

Serüven Yayınevi

2025213 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Kimlikte asıl olan değerdir ve değer soyuttur Değer davranışı diğer bir deyişle eylemi doğurur Eylemse somuttur Değer ve değere göre oluşturulan eylem var oluşu ortaya çıkarır Eylem zamana ve mekâna bağlı olarak değişebilir ama değer değişemez değişmemelidir çünkü kimliği o belirler ve inşa eder Her dönemde değer eylem ilişkisinin yeniden yorumlayarak o dönemin ihtiyacını karşılayan ve aynı zamanda kimlik inşa edici değeri yansıtan eylemler bütünü oluşturmak mecburiyeti vardır Hangi değerler sistemine inanıyorsanız eyleminiz de o sisteme göre biçimlenir yani geleneğiniz ona göre oluşur Değeri bir medeniyet tasavvurundan eylemi ya da geleneği bir diğerinden almak tam bir buhran halidir ki bunun bilincinde olarak yaşamak mümkün değildir Ülkemiz 1950 den itibaren özel sektör üzerinden sanayileşmeye başlamıştır Bu olgu kırsaldan şehre göçü ve giderek artan bir özgürleşmeyi diğer bir deyişle devletin müdahale ve denetiminin azalmasını getirmiştir Nisbî olarak ortaya çıkan yoğun şehir ve özgürlük atmosferi neticede toplumsal derinlikte yatan kimlik krizini hissedilir kılmıştır Birey kendisine sordu Ben kimim Hangi değerler sistemine inanıyorum ve buna göre hangi eylemleri yapıyorum Bu sorulara verdiği cevaplarla kendi varlığı üzerinde bir karmaşa oluştuğunu gördü Bu kaos ağırlığını daha da hissettirerek bugün hâlen devam ediyor PROF DR SADETTİN ÖKTENŞehircilik araştırmalarına farklı bir yaklaşımla katkı sunmayı amaçlayan bu çalışmada mekan ve yaşam arasındaki ilişkinin derinliği ortaya konulmakta insanın eylemlerinin arka planı ile toplumsal yansımalarının şehirdeki karşılığına dikkat çekilmektedir Bu anlayışla Türkiye de iç göç ile oluşan sorunlu kentleşme sürecinden yola çıkılarak Medeniyet Tasavvuru nu esas alan potansiyel tersine iç göç temalı bütüncül bir yerleşim modeli önerisi getirilmektedir

Kitap Ambarı
246,00

Serüven Yayınevi

2024213 sf.
İnce Kapak16 x 24
Kitap Ambarı

Kimlikte asıl olan değerdir ve değer soyuttur Değer davranışı diğer bir deyişle eylemi doğurur Eylemse somuttur Değer ve değere göre oluşturulan eylem var oluşu ortaya çıkarır Eylem zamana ve mekâna bağlı olarak değişebilir ama değer değişemez değişmemelidir çünkü kimliği o belirler ve inşa eder Her dönemde değer eylem ilişkisinin yeniden yorumlayarak o dönemin ihtiyacını karşılayan ve aynı zamanda kimlik inşa edici değeri yansıtan eylemler bütünü oluşturmak mecburiyeti vardır Hangi değerler sistemine inanıyorsanız eyleminiz de o sisteme göre biçimlenir yani geleneğiniz ona göre oluşur Değeri bir medeniyet tasavvurundan eylemi ya da geleneği bir diğerinden almak tam bir buhran halidir ki bunun bilincinde olarak yaşamak mümkün değildir Ülkemiz 1950 den itibaren özel sektör üzerinden sanayileşmeye başlamıştır Bu olgu kırsaldan şehre göçü ve giderek artan bir özgürleşmeyi diğer bir deyişle devletin müdahale ve denetiminin azalmasını getirmiştir Nisbî olarak ortaya çıkan yoğun şehir ve özgürlük atmosferi neticede toplumsal derinlikte yatan kimlik krizini hissedilir kılmıştır Birey kendisine sordu Ben kimim Hangi değerler sistemine inanıyorum ve buna göre hangi eylemleri yapıyorum Bu sorulara verdiği cevaplarla kendi varlığı üzerinde bir karmaşa oluştuğunu gördü Bu kaos ağırlığını daha da hissettirerek bugün hâlen devam ediyor PROF DR SADETTİN ÖKTEN Şehircilik araştırmalarına farklı bir yaklaşımla katkı sunmayı amaçlayan bu çalışmada mekan ve yaşam arasındaki ilişkinin derinliği ortaya konulmakta insanın eylemlerinin arka planı ile toplumsal yansımalarının şehirdeki karşılığına dikkat çekilmektedir Bu anlayışla Türkiye de iç göç ile oluşan sorunlu kentleşme sürecinden yola çıkılarak Medeniyet Tasavvuru nu esas alan potansiyel tersine iç göç temalı bütüncül bir yerleşim modeli önerisi getirilmektedir Tanıtım Bülteninden

BKM Kitap
254,20

Serüven Yayınevi

2025213 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Kimlikte asıl olan değerdir ve değer soyuttur Değer davranışı diğer bir deyişle eylemi doğurur Eylemse somuttur Değer ve değere göre oluşturulan eylem var oluşu ortaya çıkarır Eylem zamana ve mekâna bağlı olarak değişebilir ama değer değişemez değişmemelidir çünkü kimliği o belirler ve inşa eder Her dönemde değer eylem ilişkisinin yeniden yorumlayarak o dönemin ihtiyacını karşılayan ve aynı zamanda kimlik inşa edici değeri yansıtan eylemler bütünü oluşturmak mecburiyeti vardır Hangi değerler sistemine inanıyorsanız eyleminiz de o sisteme göre biçimlenir yani geleneğiniz ona göre oluşur Değeri bir medeniyet tasavvurundan eylemi ya da geleneği bir diğerinden almak tam bir buhran halidir ki bunun bilincinde olarak yaşamak mümkün değildir Ülkemiz 1950 den itibaren özel sektör üzerinden sanayileşmeye başlamıştır Bu olgu kırsaldan şehre göçü ve giderek artan bir özgürleşmeyi diğer bir deyişle devletin müdahale ve denetiminin azalmasını getirmiştir Nisbî olarak ortaya çıkan yoğun şehir ve özgürlük atmosferi neticede toplumsal derinlikte yatan kimlik krizini hissedilir kılmıştır Birey kendisine sordu Ben kimim Hangi değerler sistemine inanıyorum ve buna göre hangi eylemleri yapıyorum Bu sorulara verdiği cevaplarla kendi varlığı üzerinde bir karmaşa oluştuğunu gördü Bu kaos ağırlığını daha da hissettirerek bugün hâlen devam ediyor PROF DR SADETTİN ÖKTEN Şehircilik araştırmalarına farklı bir yaklaşımla katkı sunmayı amaçlayan bu çalışmada mekan ve yaşam arasındaki ilişkinin derinliği ortaya konulmakta insanın eylemlerinin arka planı ile toplumsal yansımalarının şehirdeki karşılığına dikkat çekilmektedir Bu anlayışla Türkiye de iç göç ile oluşan sorunlu kentleşme sürecinden yola çıkılarak Medeniyet Tasavvuru nu esas alan potansiyel tersine iç göç temalı bütüncül bir yerleşim modeli önerisi getirilmektedir

Ucuz Kitap Al
287,00

Serüven Kitap

Ocak 2025213 sf.
16.00x24.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Kimlikte asıl olan değerdir ve değer soyuttur Değer davranışı diğer bir deyişle eylemi doğurur Eylemse somuttur Değer ve değere göre oluşturulan eylem var oluşu ortaya çıkarır Eylem zamana ve mekâna bağlı olarak değişebilir ama değer değişemez değişmemelidir çünkü kimliği o belirler ve inşa eder Her dönemde değer eylem ilişkisinin yeniden yorumlayarak o dönemin ihtiyacını karşılayan ve aynı zamanda kimlik inşa edici değeri yansıtan eylemler bütünü oluşturmak mecburiyeti vardır Hangi değerler sistemine inanıyorsanız eyleminiz de o sisteme göre biçimlenir yani geleneğiniz ona göre oluşur Değeri bir medeniyet tasavvurundan eylemi ya da geleneği bir diğerinden almak tam bir buhran halidir ki bunun bilincinde olarak yaşamak mümkün değildir Ülkemiz 1950 den itibaren özel sektör üzerinden sanayileşmeye başlamıştır Bu olgu kırsaldan şehre göçü ve giderek artan bir özgürleşmeyi diğer bir deyişle devletin müdahale ve denetiminin azalmasını getirmiştir Nisbî olarak ortaya çıkan yoğun şehir ve özgürlük atmosferi neticede toplumsal derinlikte yatan kimlik krizini hissedilir kılmıştır Birey kendisine sordu Ben kimim Hangi değerler sistemine inanıyorum ve buna göre hangi eylemleri yapıyorum Bu sorulara verdiği cevaplarla kendi varlığı üzerinde bir karmaşa oluştuğunu gördü Bu kaos ağırlığını daha da hissettirerek bugün hâlen devam ediyor PROF DR SADETTİN ÖKTEN Şehircilik araştırmalarına farklı bir yaklaşımla katkı sunmayı amaçlayan bu çalışmada mekan ve yaşam arasındaki ilişkinin derinliği ortaya konulmakta insanın eylemlerinin arka planı ile toplumsal yansımalarının şehirdeki karşılığına dikkat çekilmektedir Bu anlayışla Türkiye de iç göç ile oluşan sorunlu kentleşme sürecinden yola çıkılarak Medeniyet Tasavvuru nu esas alan potansiyel tersine iç göç temalı bütüncül bir yerleşim modeli önerisi getirilmektedir Yayınevi Serüven Kitap Yazar Ayşe Karakaş Sayfa 213 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Ocak 2025 Barkod 9786255552617 Kategori Diğer Tarih Kitapları

Nobel Kitap
295,20

Serüven Yayınevi

2025213 sf.
Nobel Kitap

Kimlikte asıl olan değerdir ve değer soyuttur Değer davranışı diğer bir deyişle eylemi doğurur Eylemse somuttur Değer ve değere göre oluşturulan eylem var oluşu ortaya çıkarır Eylem zamana ve mekâna bağlı olarak değişebilir ama değer değişemez değişmemelidir çünkü kimliği o belirler ve inşa eder Her dönemde değer eylem ilişkisinin yeniden yorumlayarak o dönemin ihtiyacını karşılayan ve aynı zamanda kimlik inşa edici değeri yansıtan eylemler bütünü oluşturmak mecburiyeti vardır Hangi değerler sistemine inanıyorsanız eyleminiz de o sisteme göre biçimlenir yani geleneğiniz ona göre oluşur Değeri bir medeniyet tasavvurundan eylemi ya da geleneği bir diğerinden almak tam bir buhran halidir ki bunun bilincinde olarak yaşamak mümkün değildir Ülkemiz 1950 den itibaren özel sektör üzerinden sanayileşmeye başlamıştır Bu olgu kırsaldan şehre göçü ve giderek artan bir özgürleşmeyi diğer bir deyişle devletin müdahale ve denetiminin azalmasını getirmiştir Nisbî olarak ortaya çıkan yoğun şehir ve özgürlük atmosferi neticede toplumsal derinlikte yatan kimlik krizini hissedilir kılmıştır Birey kendisine sordu Ben kimim Hangi değerler sistemine inanıyorum ve buna göre hangi eylemleri yapıyorum Bu sorulara verdiği cevaplarla kendi varlığı üzerinde bir karmaşa oluştuğunu gördü Bu kaos ağırlığını daha da hissettirerek bugün hâlen devam ediyor PROF DR SADETTİN ÖKTENŞehircilik araştırmalarına farklı bir yaklaşımla katkı sunmayı amaçlayan bu çalışmada mekan ve yaşam arasındaki ilişkinin derinliği ortaya konulmakta insanın eylemlerinin arka planı ile toplumsal yansımalarının şehirdeki karşılığına dikkat çekilmektedir Bu anlayışla Türkiye de iç göç ile oluşan sorunlu kentleşme sürecinden yola çıkılarak Medeniyet Tasavvuru nu esas alan potansiyel tersine iç göç temalı bütüncül bir yerleşim modeli önerisi getirilmektedir

Şehadet Kitap
410,00

Serüven Kitap

2025213 sf.
Şehadet Kitap

Kimlikte asıl olan değerdir ve değer soyuttur Değer davranışı diğer bir deyişle eylemi doğurur Eylemse somuttur Değer ve değere göre oluşturulan eylem var oluşu ortaya çıkarır Eylem zamana ve mekâna bağlı olarak değişebilir ama değer değişemez değişmemelidir çünkü kimliği o belirler ve inşa eder Her dönemde değer eylem ilişkisinin yeniden yorumlayarak o dönemin ihtiyacını karşılayan ve aynı zamanda kimlik inşa edici değeri yansıtan eylemler bütünü oluşturmak mecburiyeti vardır Hangi değerler sistemine inanıyorsanız eyleminiz de o sisteme göre biçimlenir yani geleneğiniz ona göre oluşur Değeri bir medeniyet tasavvurundan eylemi ya da geleneği bir diğerinden almak tam bir buhran halidir ki bunun bilincinde olarak yaşamak mümkün değildir Ülkemiz 1950 den itibaren özel sektör üzerinden sanayileşmeye başlamıştır Bu olgu kırsaldan şehre göçü ve giderek artan bir özgürleşmeyi diğer bir deyişle devletin müdahale ve denetiminin azalmasını getirmiştir Nisbî olarak ortaya çıkan yoğun şehir ve özgürlük atmosferi neticede toplumsal derinlikte yatan kimlik krizini hissedilir kılmıştır Birey kendisine sordu Ben kimim Hangi değerler sistemine inanıyorum ve buna göre hangi eylemleri yapıyorum Bu sorulara verdiği cevaplarla kendi varlığı üzerinde bir karmaşa oluştuğunu gördü Bu kaos ağırlığını daha da hissettirerek bugün hâlen devam ediyor PROF DR SADETTİN ÖKTEN Şehircilik araştırmalarına farklı bir yaklaşımla katkı sunmayı amaçlayan bu çalışmada mekan ve yaşam arasındaki ilişkinin derinliği ortaya konulmakta insanın eylemlerinin arka planı ile toplumsal yansımalarının şehirdeki karşılığına dikkat çekilmektedir Bu anlayışla Türkiye de iç göç ile oluşan sorunlu kentleşme sürecinden yola çıkılarak Medeniyet Tasavvuru nu esas alan potansiyel tersine iç göç temalı bütüncül bir yerleşim modeli önerisi getirilmektedir

Pandora

Serüven Kitabevi

2025213 sf.
Pandora

Kimlikte asıl olan değerdir ve değer soyuttur Değer davranışı diğer bir deyişle eylemi doğurur Eylemse somuttur Değer ve değere göre oluşturulan eylem var oluşu ortaya çıkarır Eylem zamana ve mekâna bağlı olarak değişebilir ama değer değişemez değişmemelidir çünkü kimliği o belirler ve inşa eder Her dönemde değer eylem ilişkisinin yeniden yorumlayarak o dönemin ihtiyacını karşılayan ve aynı zamanda kimlik inşa edici değeri yansıtan eylemler bütünü oluşturmak mecburiyeti vardır Hangi değerler sistemine inanıyorsanız eyleminiz de o sisteme göre biçimlenir yani geleneğiniz ona göre oluşur Değeri bir medeniyet tasavvurundan eylemi ya da geleneği bir diğerinden almak tam bir buhran halidir ki bunun bilincinde olarak yaşamak mümkün değildir Ülkemiz 1950 den itibaren özel sektör üzerinden sanayileşmeye başlamıştır Bu olgu kırsaldan şehre göçü ve giderek artan bir özgürleşmeyi diğer bir deyişle devletin müdahale ve denetiminin azalmasını getirmiştir Nisbî olarak ortaya çıkan yoğun şehir ve özgürlük atmosferi neticede toplumsal derinlikte yatan kimlik krizini hissedilir kılmıştır Birey kendisine sordu Ben kimim Hangi değerler sistemine inanıyorum ve buna göre hangi eylemleri yapıyorum Bu sorulara verdiği cevaplarla kendi varlığı üzerinde bir karmaşa oluştuğunu gördü Bu kaos ağırlığını daha da hissettirerek bugün hâlen devam ediyor PROF DR SADETTİN ÖKTEN Şehircilik araştırmalarına farklı bir yaklaşımla katkı sunmayı amaçlayan bu çalışmada mekan ve yaşam arasındaki ilişkinin derinliği ortaya konulmakta insanın eylemlerinin arka planı ile toplumsal yansımalarının şehirdeki karşılığına dikkat çekilmektedir Bu anlayışla Türkiye de iç göç ile oluşan sorunlu kentleşme sürecinden yola çıkılarak Medeniyet Tasavvuru nu esas alan potansiyel tersine iç göç temalı bütüncül bir yerleşim modeli önerisi getirilmektedir