Özgür Bir Toplumda Bilim — Paul Feyerabend

Özgür Bir Toplumda Bilim
Paul FeyerabendAyrıntı Yayınları
Özgür Bir Toplumda Bilim
Paul FeyerabendBilim düşmanı Akıl düşmanı Anarşist Feyerabend 1975 yılında yayımlanan Yönteme Karşı adlı yapıtıyla bu ve benzeri suçlamalara hedef olurken aynı zamanda geniş bir tartışmayı da başlatıyordu Elinizdeki Özgür Bir Toplumda Bilim de ise bir yandan Yönteme Karşı nın başlatmış olduğu bu tartışmayı tekrar ele alarak daha da geliştirmekte öte yandan da bilim alanındaki tezleri toplum alanını da kapsayacak biçimde genişleterek özgür bir toplumda bilimin ve bilim adamının rolünün ne olması gerektiğini tartışmaktadır Feyerabend e göre bilim son iki yüzyıldaki göz kamaştırıcı başarılarına rağmen ne hakikatin tılsımlı anahtarıdır ne tümüyle akılsaldır ne evrensel yöntem ve usullere bağlıdır ne kusursuzdur ne de her zaman insanın yararınadır Bilim başarısını aklın sınırlarını aşmasına bilim felsefecilerinin evrensel olduğunu iddia ettikleri yöntemlere kurallara ve usullere uymamasına bilimde akılsallık ya da bilimsel yöntem denen canavarlardan uzak durmasına kısacası yaratıcı ve kültürel çoğulluktan yana oluşuna borçludur Toplumdaki diğer geleneklerden ideolojilerden hiçbir ayrıcalığı olmaması gereken Batı bilimi dünyanın her yerinde rakipsiz bir egemenlik kurmuştur Ama bunun nedeni akılsal oluşu ya da içsel üstünlüğü değil devletle bütünleşerek bütün diğer kültürleri değerleri yöntemleri usulleri akıldışı bilimdışı ilan ederek yok etmiş olmasıdır Rakipsiz bırakan zafer her zaman yozlaştırıcıdır Bilimin hakikat konusundaki tekelci konumunu tıpkı bir zamanların din adamları gibi geçim kapısı haline getirmiş aydınlar da toplumun yapısını belirleyen neyin doğru olup olmadığı konusunda fetva veren herkese ne yapması gerektiğini söyleyen hakkında hüküm verdikleri halkın denetimi dışında kalmayı başaran ayrıcalıklı bir ideolojinin savunucuları haline dönüşmüşlerdir Bu tekel Batı toplumlarında hem bilimin kendisi hem de demokrasi için bir tehdittir Eğer özgür bir toplum arzulanıyorsa bilim adamlarının çalışmaları halkın denetimine açılmalı devletle bilim de birbirlerinden ayrılmalıdır Feyerabend in bu yapıtını okurken yalnızca bilimin kusursuzluğu konusundaki önyargılarınıza indirilen yetkin ve güçlü darbelere tanık olmakla kalmayacaksınız Tanzimat tan bu yana pozitivist bilimci bağnazlıkla dinsel bağnazlık arasındaki çatışmanın içine sıkışıp kalmış Türkiye de bu soruna yok edcilikten ve kopyacılıktan uzak çoğulcu özgürlükçü ve özgün çözümler bulma yönündeki arayışlara katkıda bulunabilecek sınırsız kışkırtıcı argümanla karşılaşacaksınız

Ayrıntı Yayınları
Bilim düşmanı Akıl düşmanı Anarşist Feyerabend 1975 yılında yayımlanan Yönteme Karşı adlı yapıtıyla bu ve benzeri suçlamalara hedef olurken aynı zamanda geniş bir tartışmayı da başlatıyordu Elinizdeki Özgür Bir Toplumda Bilim de ise bir yandan Yönteme Karşı nın başlatmış olduğu bu tartışmayı tekrar ele alarak daha da geliştirmekte öte yandan da bilim alanındaki tezleri toplum alanını da kapsayacak biçimde genişleterek özgür bir toplumda bilimin ve bilim adamının rolünün ne olması gerektiğini tartışmaktadır Feyerabend e göre bilim son iki yüzyıldaki göz kamaştırıcı başarılarına rağmen ne hakikatin tılsımlı anahtarıdır ne tümüyle akılsaldır ne evrensel yöntem ve usullere bağlıdır ne kusursuzdur ne de her zaman insanın yararınadır Bilim başarısını aklın sınırlarını aşmasına bilim felsefecilerinin evrensel olduğunu iddia ettikleri yöntemlere kurallara ve usullere uymamasına bilimde akılsallık ya da bilimsel yöntem denen canavarlardan uzak durmasına kısacası yaratıcı ve kültürel çoğulluktan yana oluşuna borçludur Toplumdaki diğer geleneklerden ideolojilerden hiçbir ayrıcalığı olmaması gereken Batı bilimi dünyanın her yerinde rakipsiz bir egemenlik kurmuştur Ama bunun nedeni akılsal oluşu ya da içsel üstünlüğü değil devletle bütünleşerek bütün diğer kültürleri değerleri yöntemleri usulleri akıldışı bilimdışı ilan ederek yok etmiş olmasıdır Rakipsiz bırakan zafer her zaman yozlaştırıcıdır Bilimin hakikat konusundaki tekelci konumunu tıpkı bir zamanların din adamları gibi geçim kapısı haline getirmiş aydınlar da toplumun yapısını belirleyen neyin doğru olup olmadığı konusunda fetva veren herkese ne yapması gerektiğini söyleyen hakkında hüküm verdikleri halkın denetimi dışında kalmayı başaran ayrıcalıklı bir ideolojinin savunucuları haline dönüşmüşlerdir Bu tekel Batı toplumlarında hem bilimin kendisi hem de demokrasi için bir tehdittir Eğer özgür bir toplum arzulanıyorsa bilim adamlarının çalışmaları halkın denetimine açılmalı devletle bilim de birbirlerinden ayrılmalıdır Feyerabend in bu yapıtını okurken yalnızca bilimin kusursuzluğu konusundaki önyargılarınıza indirilen yetkin ve güçlü darbelere tanık olmakla kalmayacaksınız Tanzimat tan bu yana pozitivist bilimci bağnazlıkla dinsel bağnazlık arasındaki çatışmanın içine sıkışıp kalmış Türkiye de bu soruna yok edicilikten ve kopyacılıktan uzak çoğulcu özgürlükçü ve özgün çözümler bulma yönündeki arayışlara katkıda bulunabilecek sınırsız kışkırtıcı argümanla karşılaşacaksınız Sayfa Sayısı 299 Baskı Yılı 1999 Dili Türkçe Yayınevi Ayrıntı Yayınları

Ayrıntı Yayınları
Bilim düşmanı Akıl düşmanı Anarşist Feyerabend 1975 yılında yayımlanan Yönteme Karşı adlı yapıtıyla bu ve benzeri suçlamalara hedef olurken aynı zamanda geniş bir tartışmayı da başlatıyordu Elinizdeki Özgür Bir Toplumda Bilim de ise bir yandan Yönteme Karşı nın başlatmış olduğu bu tartışmayı tekrar ele alarak daha da geliştirmekte öte yandan da bilim alanındaki tezleri toplum alanını da kapsayacak biçimde genişleterek özgür bir toplumda bilimin ve bilim adamının rolünün ne olması gerektiğini tartışmaktadır Feyerabend e göre bilim son iki yüzyıldaki göz kamaştırıcı başarılarına rağmen ne hakikatin tılsımlı anahtarıdır ne tümüyle akılsaldır ne evrensel yöntem ve usullere bağlıdır ne kusursuzdur ne de her zaman insanın yararınadır Bilim başarısını aklın sınırlarını aşmasına bilim felsefecilerinin evrensel olduğunu iddia ettikleri yöntemlere kurallara ve usullere uymamasına bilimde akılsallık ya da bilimsel yöntem denen canavarlardan uzak durmasına kısacası yaratıcı ve kültürel çoğulluktan yana oluşuna borçludur Toplumdaki diğer geleneklerden ideolojilerden hiçbir ayrıcalığı olmaması gereken Batı bilimi dünyanın her yerinde rakipsiz bir egemenlik kurmuştur Ama bunun nedeni akılsal oluşu ya da içsel üstünlüğü değil devletle bütünleşerek bütün diğer kültürleri değerleri yöntemleri usulleri akıldışı bilimdışı ilan ederek yok etmiş olmasıdır Rakipsiz bırakan zafer her zaman yozlaştırıcıdır Bilimin hakikat konusundaki tekelci konumunu tıpkı bir zamanların din adamları gibi geçim kapısı haline getirmiş aydınlar da toplumun yapısını belirleyen neyin doğru olup olmadığı konusunda fetva veren herkese ne yapması gerektiğini söyleyen hakkında hüküm verdikleri halkın denetimi dışında kalmayı başaran ayrıcalıklı bir ideolojinin savunucuları haline dönüşmüşlerdir Bu tekel Batı toplumlarında hem bilimin kendisi hem de demokrasi için bir tehdittir Eğer özgür bir toplum arzulanıyorsa bilim adamlarının çalışmaları halkın denetimine açılmalı devletle bilim de birbirlerinden ayrılmalıdır Feyerabend in bu yapıtını okurken yalnızca bilimin kusursuzluğu konusundaki önyargılarınıza indirilen yetkin ve güçlü darbelere tanık olmakla kalmayacaksınız Tanzimat tan bu yana pozitivist bilimci bağnazlıkla dinsel bağnazlık arasındaki çatışmanın içine sıkışıp kalmış Türkiye de bu soruna yok edcilikten ve kopyacılıktan uzak çoğulcu özgürlükçü ve özgün çözümler bulma yönündeki arayışlara katkıda bulunabilecek sınırsız kışkırtıcı argümanla karşılaşacaksınız

AYRINTI YAYINLARI
Bilim düşmanı Akıl düşmanı Anarşist Feyerabend 1975 yılında yayımlanan Yönteme Karşı adlı yapıtıyla bu ve benzeri suçlamalara hedef olurken aynı zamanda geniş bir tartışmayı da başlatıyordu Elinizdeki Özgür Bir Toplumda Bilim de ise bir yandan Yönteme Karşı nın başlatmış olduğu bu tartışmayı tekrar ele alarak daha da geliştirmekte öte yandan da bilim alanındaki tezleri toplum alanını da kapsayacak biçimde genişleterek özgür bir toplumda bilimin ve bilim adamının rolünün ne olması gerektiğini tartışmaktadır Feyerabend e göre bilim son iki yüzyıldaki göz kamaştırıcı başarılarına rağmen ne hakikatin tılsımlı anahtarıdır ne tümüyle akılsaldır ne evrensel yöntem ve usullere bağlıdır ne kusursuzdur ne de her zaman insanın yararınadır Bilim başarısını aklın sınırlarını aşmasına bilim felsefecilerinin evrensel olduğunu iddia ettikleri yöntemlere kurallara ve usullere uymamasına bilimde akılsallık ya da bilimsel yöntem denen canavarlardan uzak durmasına kısacası yaratıcı ve kültürel çoğulluktan yana oluşuna borçludur Toplumdaki diğer geleneklerden ideolojilerden hiçbir ayrıcalığı olmaması gereken Batı bilimi dünyanın her yerinde rakipsiz bir egemenlik kurmuştur Ama bunun nedeni akılsal oluşu ya da içsel üstünlüğü değil devletle bütünleşerek bütün diğer kültürleri değerleri yöntemleri usulleri akıldışı bilimdışı ilan ederek yok etmiş olmasıdır Rakipsiz bırakan zafer her zaman yozlaştırıcıdır Bilimin hakikat konusundaki tekelci konumunu tıpkı bir zamanların din adamları gibi geçim kapısı haline getirmiş aydınlar da toplumun yapısını belirleyen neyin doğru olup olmadığı konusunda fetva veren herkese ne yapması gerektiğini söyleyen hakkında hüküm verdikleri halkın denetimi dışında kalmayı başaran ayrıcalıklı bir ideolojinin savunucuları haline dönüşmüşlerdir Bu tekel Batı toplumlarında hem bilimin kendisi hem de demokrasi için bir tehdittir Eğer özgür bir toplum arzulanıyorsa bilim adamlarının çalışmaları halkın denetimine açılmalı devletle bilim de birbirlerinden ayrılmalıdır Feyerabend in bu yapıtını okurken yalnızca bilimin kusursuzluğu konusundaki önyargılarınıza indirilen yetkin ve güçlü darbelere tanık olmakla kalmayacaksınız Tanzimat tan bu yana pozitivist bilimci bağnazlıkla dinsel bağnazlık arasındaki çatışmanın içine sıkışıp kalmış Türkiye de bu soruna yok edicilikten ve kopyacılıktan uzak çoğulcu özgürlükçü ve özgün çözümler bulma yönündeki arayışlara katkıda bulunabilecek sınırsız kışkırtıcı argümanla karşılaşacaksınız Yayınevi AYRINTI YAYINLARI Yazar PAUL FEYERABEND Sayfa Sayısı 199 SAYFA Yıl 2013

Ayrıntı Yayınları
çev. Ahmet Kardam
Bilim düşmanı Akıl düşmanı Anarşist Feyerabend 1975 yılında yayımlanan Yönteme Karşı adlı yapıtıyla bu ve benzeri suçlamalara hedef olurken aynı zamanda geniş bir tartışmayı da başlatıyordu Elinizdeki Özgür Bir Toplumda Bilim de ise bir yandan Yönteme Karşı nın başlatmış olduğu bu tartışmayı tekrar ele alarak daha da geliştirmekte öte yandan da bilim alanındaki tezlerini toplum alanını da kapsayacak biçimde genişleterek özgür bir toplumda bilimin ve bilim adamının rolünün ne olması gerektiğini tartışmaktadır Feyerabend e göre bilim son iki yüzyıldaki göz kamaştırıcı başarılarına rağmen ne hakikatin tılsımlı anahtarıdır ne tümüyle akılsaldır ne evrensel yöntem ve usullere bağlıdır ne kusursuzdur ne de her zaman insanın yararınadır Bilim başarısını aklın sınırlarını aşmasına bilim felsefecilerinin evrensel olduğunu iddia ettikleri yöntemlere kurallara ve usullere uymamasına bilimsel akılsallık ya da bilimsel yöntem denen canavarlar dan uzak durmasına kısacası yaratıcı ve kültürel çoğulluktan yana oluşuna borçludur Toplumdaki diğer geleneklerden ideolojilerden hiçbir ayrıcalığı olmaması gereken Batı bilimi dünyanın her yerinde rakipsiz bir egemenlik kurmuştur Ama bunun nedeni akılsal oluşu ya da içsel üstünlüğü değil devletle bütünleşerek bütün diğer kültürleri değerleri yöntemleri usulleri akıldışı bilimdışı ilan ederek yok etmiş olmasıdır Rakipsiz bırakan zafer her zaman yozlaştırıcıdır Bilimin hakikat konusundaki tekelci konumunu tıpkı bir zamanların din adamları gibi geçim kapısı haline getirmiş aydınlar da toplumun yapısını belirleyen neyin doğru olup olmadığı konusunda fetva veren herkese ne yapması gerektiğini söyleyen hakkında hüküm verdikleri halkın denetimi dışında kalmayı başaran ayrıcalıklı bir ideolojinin savunucuları haline dönüşmüşlerdir Bu tekel Batı toplumlarında hem bilimin kendisi hem de demokrasi için bir tehdittir Eğer özgür bir toplum arzulanıyorsa bilim insanlarının çalışmaları halkın denetimine açılmalı devletle bilim de birbirlerinden ayrılmalıdır Feyerabend in bu yapıtını okurken yalnızca bilimin kusursuzluğu konusundaki önyargılarınıza indirilen yetkin ve güçlü darbelere tanık olmakla kalmayacaksınız Tanzimat tan bu yana pozitivist bilimci bağnazlıkla dinsel bağnazlık arasındaki çatışmanın içine sıkışıp kalmış Türkiye de bu soruna yok edicilikten ve kopyacılıktan uzak çoğulcu özgürlükçü ve özgün çözümler bulma yönündeki arayışlara katkıda bulunabilecek sayısız kışkırtıcı argümanla da karşılaşacaksınız

Ayrıntı Yayınları
Bilim düşmanı Akıl düşmanı Anarşist Feyerabend 1975 yılında yayımlanan Yönteme Karşı adlı yapıtıyla bu ve benzeri suçlamalara hedef olurken aynı zamanda geniş bir tartışmayı da başlatıyordu Elinizdeki Özgür Bir Toplumda Bilim de ise bir yandan Yönteme Karşı nın başlatmış olduğu bu tartışmayı tekrar ele alarak daha da geliştirmekte öte yandan da bilim alanındaki tezleri toplum alanını da kapsayacak biçimde genişleterek özgür bir toplumda bilimin ve bilim adamının rolünün ne olması gerektiğini tartışmaktadır Feyerabend e göre bilim son iki yüzyıldaki göz kamaştırıcı başarılarına rağmen ne hakikatin tılsımlı anahtarıdır ne tümüyle akılsaldır ne evrensel yöntem ve usullere bağlıdır ne kusursuzdur ne de her zaman insanın yararınadır Bilim başarısını aklın sınırlarını aşmasına bilim felsefecilerinin evrensel olduğunu iddia ettikleri yöntemlere kurallara ve usullere uymamasına bilimde akılsallık ya da bilimsel yöntem denen canavarlardan uzak durmasına kısacası yaratıcı ve kültürel çoğulluktan yana oluşuna borçludur Toplumdaki diğer geleneklerden ideolojilerden hiçbir ayrıcalığı olmaması gereken Batı bilimi dünyanın her yerinde rakipsiz bir egemenlik kurmuştur Ama bunun nedeni akılsal oluşu ya da içsel üstünlüğü değil devletle bütünleşerek bütün diğer kültürleri değerleri yöntemleri usulleri akıldışı bilimdışı ilan ederek yok etmiş olmasıdır Rakipsiz bırakan zafer her zaman yozlaştırıcıdır Bilimin hakikat konusundaki tekelci konumunu tıpkı bir zamanların din adamları gibi geçim kapısı haline getirmiş aydınlar da toplumun yapısını belirleyen neyin doğru olup olmadığı konusunda fetva veren herkese ne yapması gerektiğini söyleyen hakkında hüküm verdikleri halkın denetimi dışında kalmayı başaran ayrıcalıklı bir ideolojinin savunucuları haline dönüşmüşlerdir Bu tekel Batı toplumlarında hem bilimin kendisi hem de demokrasi için bir tehdittir Eğer özgür bir toplum arzulanıyorsa bilim adamlarının çalışmaları halkın denetimine açılma

Ayrıntı
Bilim düşmanı Akıl düşmanı Anaşist Feyerabend 1975 yılında yayımlanan Yönteme Karşı adlı yapıtıyla bu ve benzeri suçlamalara hedef olurken aynı zamanda geniş bir tartışamayı da başlatıyordu Elinizdeki Özgür Bir Toplumda Bilim de ise bir yandan Yönteme Karşı nın başlatılmış olduğu bu tartışmayı tekrar ele alarak daha da geliştirmekte öte yandan da bilim alanındaki tezlerini toplum alanını da kapsayacak biçimde genişleterek özgür bir toplumda bilimin ve bilim adamının rolünün ne olması gerektiğini tartışmaktadır Feyerabend e göre bilim son iki yüzyıldaki göz kamaştırıcı başarılarına rağmen ve hakikatin tılsımlı anahtarıdır ne tümüyle akılsaldır ne evrensel yöntem ve usullere bağlıdır ne kusursuzdur ne de her zaman insanın yararınadır Bilim başarısını aklın sınırlarını aşamasına bilim felsefecilerinin evrensel olduğunu iddia ettikleri yöntemlere kurallara ve usullere uymamasına bilimsel akılsallık ya da bilimsel yöntem denen canavarlardan uzak durmasına kısacası yaratıcı ve kültürel çoğunlluktan yana oluşuna borçludur Toplumdaki diğer geleneklerden hiçbir ayrıcalığı olmaması gereken Batı Bilimi dünyanın her yerinde rakipsiz bir egemenlik kurmuştur Ama bunun nedeni akılsal oluşu ya da işsel üstünlüğü değil devlete bütünleşerek bütün diğer kültürleri değerleri yöntemleri usullerii akıldışı bilimdışı ilan ederek yok etmiş olmasıdır Rakipsiz bırakan zafer her zaman yozlaştırıcıdır Bilimin hakikat konusundaki tekelci konumunu geçim kapısı haline getirmiş aydınlar da toplumun yapısını belirleyen neyin doğru olup olmadığı konusunda fetva veren herkese ne yapması gerektiğini söyleyen hakkında hüküm verdikleri halkın denetimi dışında kalmayı başaran ayrıcalıklı bir ideolojinin savunucuların haline dönüşmüşlerdir Bu tekel Batı toplumlarında hem bilimin kendisi hem de demokrasi için bir tehdittir Eğer özgür bir toplum arzulanıyorsa bilim adamlarının çalışmaları halkın denetimine açılmalı devletle bilim de birbirlerinden ayrılmalıdır Feyerabend in bu yapıtını okurken yalnızca bilimin kusursuzluğu konusundaki önyargılarınıza indirilen yetkin ve güçlü darbelere tanık olmakla kalmayacaksınız Tanzimat tan bu yana pozitivist bilimci bağnazlıkla dinsel bağnazlık arasındaki çatışmanın içine sıkışıp kalmış Türkiye de bu soruna yok edicilkten ve kopyacılıktan uzak çoğulcu özgürlükçü ve özgün çözümler bulma yönündeki arayışlara katkıda bulunabilecek sayısız kışkırtıcı argümanla da karşılaşacaksınız

Ayrıntı
Bilim düşmanı Akıl düşmanı Anarşist Feyerabend 1975 yılında yayımlanan Yönteme Karşı adlı yapıtıyla bu ve benzeri suçlamalara hedef olurken aynı zamanda geniş bir tartışmayı da başlatıyordu Elinizdeki Özgür Bir Toplumda Bilim de ise bir yandan Yönteme Karşı nın başlatmış olduğu bu tartışmayı tekrar ele alarak daha da geliştirmekte öte yandan da bilim alanındaki tezlerini toplum alanını da kapsayacak biçimde genişleterek özgür bir toplumda bilimin ve bilim adamının rolünün ne olması gerektiğini tartışmaktadır Feyerabend e göre bilim son iki yüzyıldaki göz kamaştırıcı başarılarına rağmen ne hakikatin tılsımlı anahtarıdır ne tümüyle akılsaldır ne evrensel yöntem ve usullere bağlıdır ne kusursuzdur ne de her zaman insanın yararınadır Bilim başarısını aklın sınırlarını aşmasına bilim felsefecilerinin evrensel olduğunu iddia ettikleri yöntemlere kurallara ve usullere uymamasına bilimsel akılsallık ya da bilimsel yöntem denen canavarlar dan uzak durmasına kısacası yaratıcı ve kültürel çoğulluktan yana oluşuna borçludur Toplumdaki diğer geleneklerden ideolojilerden hiçbir ayrıcalığı olmaması gereken Batı bilimi dünyanın her yerinde rakipsiz bir egemenlik kurmuştur Ama bunun nedeni akılsal oluşu ya da içsel üstünlüğü değil devletle bütünleşerek bütün diğer kültürleri değerleri yöntemleri usulleri akıldışı bilimdışı ilan ederek yok etmiş olmasıdır Rakipsiz bırakan zafer her zaman yozlaştırıcıdır Bilimin hakikat konusundaki tekelci konumunu tıpkı bir zamanların din adamları gibi geçim kapısı haline getirmiş aydınlar da toplumun yapısını belirleyen neyin doğru olup olmadığı konusunda fetva veren herkese ne yapması gerektiğini söyleyen hakkında hüküm verdikleri halkın denetimi dışında kalmayı başaran ayrıcalıklı bir ideolojinin savunucuları haline dönüşmüşlerdir Bu tekel Batı toplumlarında hem bilimin kendisi hem de demokrasi için bir tehdittir Eğer özgür bir toplum arzulanıyorsa bilim insanlarının çalışmaları halkın denetimine açılmalı devletle bilim de birbirlerinden ayrılmalıdır Feyerabend in bu yapıtını okurken yalnızca bilimin kusursuzluğu konusundaki önyargılarınıza indirilen yetkin ve güçlü darbelere tanık olmakla kalmayacaksınız Tanzimat tan bu yana pozitivist bilimci bağnazlıkla dinsel bağnazlık arasındaki çatışmanın içine sıkışıp kalmış Türkiye de bu soruna yok edicilikten ve kopyacılıktan uzak çoğulcu özgürlükçü ve özgün çözümler bulma yönündeki arayışlara katkıda bulunabilecek sayısız kışkırtıcı argümanla da karşılaşacaksınız

AYRINTI YAYINLARI
çev. Ahmet Kardam
Bilim düşmanı Akıl düşmanı Anarşist Feyerabend 1975 yılında yayımlanan Yönteme Karşı adlı yapıtıyla bu ve benzeri suçlamalara hedef olurken aynı zamanda geniş bir tartışmayı da başlatıyordu Elinizdeki Özgür Bir Toplumda Bilim de ise bir yandan Yönteme Karşı nın başlatmış olduğu bu tartışmayı tekrar ele alarak daha da geliştirmekte öte yandan da bilim alanındaki tezlerini toplum alanını da kapsayacak biçimde genişleterek özgür bir toplumda bilimin ve bilim adamının rolünün ne olması gerektiğini tartışmaktadır

Ayrıntı Yayınları
çev. Ahmet Kardam
Bilim düşmanı Akıl düşmanı Anarşist Feyerabend 1975 yılında yayımlanan Yönteme Karşı adlı yapıtıyla bu ve benzeri suçlamalara hedef olurken aynı zamanda geniş bir tartışmayı da başlatıyordu Elinizdeki Özgür Bir Toplumda Bilim de ise bir yandan Yönteme Karşı nın başlatmış olduğu bu tartışmayı tekrar ele alarak daha da geliştirmekte öte yandan da bilim alanındaki tezleri toplum alanını da kapsayacak biçimde genişleterek özgür bir toplumda bilimin ve bilim adamının rolünün ne olması gerektiğini tartışmaktadır Feyerabend e göre bilim son iki yüzyıldaki göz kamaştırıcı başarılarına rağmen ne hakikatin tılsımlı anahtarıdır ne tümüyle akılsaldır ne evrensel yöntem ve usullere bağlıdır ne kusursuzdur ne de her zaman insanın yararınadır Bilim başarısını aklın sınırlarını aşmasına bilim felsefecilerinin evrensel olduğunu iddia ettikleri yöntemlere kurallara ve usullere uymamasına bilimde akılsallık ya da bilimsel yöntem denen canavarlardan uzak durmasına kısacası yaratıcı ve kültürel çoğulluktan yana oluşuna borçludur Toplumdaki diğer geleneklerden ideolojilerden hiçbir ayrıcalığı olmaması gereken Batı bilimi dünyanın her yerinde rakipsiz bir egemenlik kurmuştur Ama bunun nedeni akılsal oluşu ya da içsel üstünlüğü değil devletle bütünleşerek bütün diğer kültürleri değerleri yöntemleri usulleri akıldışı bilimdışı ilan ederek yok etmiş olmasıdır Rakipsiz bırakan zafer her zaman yozlaştırıcıdır Bilimin hakikat konusundaki tekelci konumunu tıpkı bir zamanların din adamları gibi geçim kapısı haline getirmiş aydınlar da toplumun yapısını belirleyen neyin doğru olup olmadığı konusunda fetva veren herkese ne yapması gerektiğini söyleyen hakkında hüküm verdikleri halkın denetimi dışında kalmayı başaran ayrıcalıklı bir ideolojinin savunucuları haline dönüşmüşlerdir Bu tekel Batı toplumlarında hem bilimin kendisi hem de demokrasi için bir tehdittir Eğer özgür bir toplum arzulanıyorsa bilim adamlarının çalışmaları halkın denetimine açılmalı devletle bilim de birbirlerinden ayrılmalıdır Feyerabend in bu yapıtını okurken yalnızca bilimin kusursuzluğu konusundaki önyargılarınıza indirilen yetkin ve güçlü darbelere tanık olmakla kalmayacaksınız Tanzimat tan bu yana pozitivist bilimci bağnazlıkla dinsel bağnazlık arasındaki çatışmanın içine sıkışıp kalmış Türkiye de bu soruna yok edicilikten ve kopyacılıktan uzak çoğulcu özgürlükçü ve özgün çözümler bulma yönündeki arayışlara katkıda bulunabilecek sınırsız kışkırtıcı argümanla karşılaşacaksınız Sayfa Sayısı 299Baskı Yılı 1999Dili TürkçeYayınevi Ayrıntı Yayınları