Panzehir Taşlar — Kolektif

Panzehir Taşlar
Kolektif
Paradigma Akademi Yayınları
Panzehir Taşlar
Kolektif
Eski tıp anlayışında ruh ve bedeni zehirlerden koruyan her türlü deva veya ilaca panzehir denilmiş ve bu terim taşlara dayalı devalar için de yaygın biçimde kullanılmıştır Panzehir sözcüğünün aslı Farsça pâd zehr olup zehr sözcüğüne zarar ve fesadı yok eden anlamındaki pâd ön ekinin getirilmesiyle oluşmuştur Pâd zehr ruh ve bedeni dert keder ve elemlerin ifsat edici etkilerinden koruyup kollayan ilaç ve devalar anlamına gelmektedir Bir saray hekimi olan Şifâî Şa bân Efendi de Şifâiyye adlı eserinde panzehir türlerinden başlayarak ağırlıklı olarak panzehir özelliği bulunan taşları açıklamıştır Üç bölüm hâlinde tertip edilen bu eseri Şa bân Efendi bir saray hekimi olarak büyük ölçüde nakillere dayanarak hazırlamış ve bunlara konularla ilgili hikâyeleri ve kendi bilgi ve tecrübelerini de eklemiştir Eserde sırayla madenî hayvânî ve hacerî panzehirler anlatılmış hatime bölümünde ise panzehir özelliği bulunan diğer birçok taş açıklanmıştır Eser Sultan II Mustafa zamanında saray hekimi olan Şifâî Şa bân Efendi nin geçmişteki birçok önemli tabibin kitaplarını inceleyip araştırmış olmasınca önemli olup böylece birçok görüş ve yöntemin analitik yorumu da okuyucuya sunulmuştur Eser tıbbın yanı sıra farmakoloji zooloji litoloji filoloji tarih vs birçok bilim dalı açısından önemli bilgiler ihtiva etmektedir Şifâî Şa bân Efendi aynı zamanda şair olup bir tıp eserinin dil ve edebiyat estetiği içinde nasıl şairane ve edibane bir şekilde ortaya konulabileceğine dair güzel bir örnek sunmuştur

Paradigma Akademi Yayınları
Eski tıp anlayışında ruh ve bedeni zehirlerden koruyan her türlü deva veya ilaca panzehir denilmiş ve bu terim taşlara dayalı devalar için de yaygın biçimde kullanılmıştır Panzehir sözcüğünün aslı Farsça pâd zehr olup zehr sözcüğüne zarar ve fesadı yok eden anlamındaki pâd ön ekinin getirilmesiyle oluşmuştur Pâd zehr ruh ve bedeni dert keder ve elemlerin ifsat edici etkilerinden koruyup kollayan ilaç ve devalar anlamına gelmektedir Bir saray hekimi olan Şifâî Şa bân Efendi de Şifâiyye adlı eserinde panzehir türlerinden başlayarak ağırlıklı olarak panzehir özelliği bulunan taşları açıklamıştır Üç bölüm hâlinde tertip edilen bu eseri Şa bân Efendi bir saray hekimi olarak büyük ölçüde nakillere dayanarak hazırlamış ve bunlara konularla ilgili hikâyeleri ve kendi bilgi ve tecrübelerini de eklemiştir Eserde sırayla madenî hayvânî ve hacerî panzehirler anlatılmış hatime bölümünde ise panzehir özelliği bulunan diğer birçok taş açıklanmıştır Eser Sultan II Mustafa zamanında saray hekimi olan Şifâî Şa bân Efendi nin geçmişteki birçok önemli tabibin kitaplarını inceleyip araştırmış olmasınca önemli olup böylece birçok görüş ve yöntemin analitik yorumu da okuyucuya sunulmuştur Eser tıbbın yanı sıra farmakoloji zooloji litoloji filoloji tarih vs birçok bilim dalı açısından önemli bilgiler ihtiva etmektedir Şifâî Şa bân Efendi aynı zamanda şair olup bir tıp eserinin dil ve edebiyat estetiği içinde nasıl şairane ve edibane bir şekilde ortaya konulabileceğine dair güzel bir örnek sunmuştur

Paradigma Akademi Yayınları
Eski tıp anlayışında ruh ve bedeni zehirlerden koruyan her türlü deva veya ilaca panzehir denilmiş ve bu terim taşlara dayalı devalar için de yaygın biçimde kullanılmıştır Panzehir sözcüğünün aslı Farsça pâd zehr olup zehr sözcüğüne zarar ve fesadı yok eden anlamındaki pâd ön ekinin getirilmesiyle oluşmuştur Pâd zehr ruh ve bedeni dert keder ve elemlerin ifsat edici etkilerinden koruyup kollayan ilaç ve devalar anlamına gelmektedir Bir saray hekimi olan Şifâî Şa bân Efendi de Şifâiyye adlı eserinde panzehir türlerinden başlayarak ağırlıklı olarak panzehir özelliği bulunan taşları açıklamıştır Üç bölüm hâlinde tertip edilen bu eseri Şa bân Efendi bir saray hekimi olarak büyük ölçüde nakillere dayanarak hazırlamış ve bunlara konularla ilgili hikâyeleri ve kendi bilgi ve tecrübelerini de eklemiştir Eserde sırayla madenî hayvânî ve hacerî panzehirler anlatılmış hatime bölümünde ise panzehir özelliği bulunan diğer birçok taş açıklanmıştır Eser Sultan II Mustafa zamanında saray hekimi olan Şifâî Şa bân Efendi nin geçmişteki birçok önemli tabibin kitaplarını inceleyip araştırmış olmasınca önemli olup böylece birçok görüş ve yöntemin analitik yorumu da okuyucuya sunulmuştur Eser tıbbın yanı sıra farmakoloji zooloji litoloji filoloji tarih vs birçok bilim dalı açısından önemli bilgiler ihtiva etmektedir Şifâî Şa bân Efendi aynı zamanda şair olup bir tıp eserinin dil ve edebiyat estetiği içinde nasıl şairane ve edibane bir şekilde ortaya konulabileceğine dair güzel bir örnek sunmuştur

Paradigma Akademi Yayınları
Eski tıp anlayışında ruh ve bedeni zehirlerden koruyan her türlü deva veya ilaca panzehir denilmiş ve bu terim taşlara dayalı devalar için de yaygın biçimde kullanılmıştır Panzehir sözcüğünün aslı Farsça pâd zehr olup zehr sözcüğüne zarar ve fesadı yok eden anlamındaki pâd ön ekinin getirilmesiyle oluşmuştur Pâd zehr ruh ve bedeni dert keder ve elemlerin ifsat edici etkilerinden koruyup kollayan ilaç ve devalar anlamına gelmektedir Bir saray hekimi olan Şifâî Şa bân Efendi de Şifâiyye adlı eserinde panzehir türlerinden başlayarak ağırlıklı olarak panzehir özelliği bulunan taşları açıklamıştır Üç bölüm hâlinde tertip edilen bu eseri Şa bân Efendi bir saray hekimi olarak büyük ölçüde nakillere dayanarak hazırlamış ve bunlara konularla ilgili hikâyeleri ve kendi bilgi ve tecrübelerini de eklemiştir Eserde sırayla madenî hayvânî ve hacerî panzehirler anlatılmış hatime bölümünde ise panzehir özelliği bulunan diğer birçok taş açıklanmıştır Eser Sultan II Mustafa zamanında saray hekimi olan Şifâî Şa bân Efendi nin geçmişteki birçok önemli tabibin kitaplarını inceleyip araştırmış olmasınca önemli olup böylece birçok görüş ve yöntemin analitik yorumu da okuyucuya sunulmuştur Eser tıbbın yanı sıra farmakoloji zooloji litoloji filoloji tarih vs birçok bilim dalı açısından önemli bilgiler ihtiva etmektedir Şifâî Şa bân Efendi aynı zamanda şair olup bir tıp eserinin dil ve edebiyat estetiği içinde nasıl şairane ve edibane bir şekilde ortaya konulabileceğine dair güzel bir örnek sunmuştur

Paradigma Akademi Yayınları
Kolektif tarafından kaleme alınan Panzehir Taşlar Paradigma Akademi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Panzehir Taşlar Kolektif Kitap Özeti Eski tıp anlayışında ruh ve bedeni zehirlerden koruyan her türlü deva veya ilaca panzehir denilmiş ve bu terim taşlara dayalı devalar için de yaygın biçimde kullanılmıştır Panzehir sözcüğünün aslı Farsça pâd zehr olup zehr sözcüğüne zarar ve fesadı yok eden anlamındaki pâd ön ekinin getirilmesiyle oluşmuştur Pâd zehr ruh ve bedeni dert keder ve elemlerin ifsat edici etkilerinden koruyup kollayan ilaç ve devalar anlamına gelmektedir Bir saray hekimi olan Şifâî Şa bân Efendi de Şifâiyye adlı eserinde panzehir türlerinden başlayarak ağırlıklı olarak panzehir özelliği bulunan taşları açıklamıştır Üç bölüm hâlinde tertip edilen bu eseri Şa bân Efendi bir saray hekimi olarak büyük ölçüde nakillere dayanarak hazırlamış ve bunlara konularla ilgili hikâyeleri ve kendi bilgi ve tecrübelerini de eklemiştir Eserde sırayla madenî hayvânî ve hacerî panzehirler anlatılmış hatime bölümünde ise panzehir özelliği bulunan diğer birçok taş açıklanmıştır Eser Sultan II Mustafa zamanında saray hekimi olan Şifâî Şa bân Efendi nin geçmişteki birçok önemli tabibin kitaplarını inceleyip araştırmış olmasınca önemli olup böylece birçok görüş ve yöntemin analitik yorumu da okuyucuya sunulmuştur Eser tıbbın yanı sıra farmakoloji zooloji litoloji filoloji tarih vs birçok bilim dalı açısından önemli bilgiler ihtiva etmektedir Şifâî Şa bân Efendi aynı zamanda şair olup bir tıp eserinin dil ve edebiyat estetiği içinde nasıl şairane ve edibane bir şekilde ortaya konulabileceğine dair güzel bir örnek sunmuştur Yayınevi Paradigma Akademi Yayınları Yazar Kolektif Sayfa 202 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ağustos 2024 Barkod 9786256321687 Kategori Alternatif Tıp Şifalı Bitkiler

Paradigma Akademi
Eski tıp anlayışında ruh ve bedeni zehirlerden koruyan her türlü deva veya ilaca panzehir denilmiş ve bu terim taşlara dayalı devalar için de yaygın biçimde kullanılmıştır Panzehir sözcüğünün aslı Farsça pâd zehr olup zehr sözcüğüne zarar ve fesadı yok eden anlamındaki pâd ön ekinin getirilmesiyle oluşmuştur Pâd zehr ruh ve bedeni dert keder ve elemlerin ifsat edici etkilerinden koruyup kollayan ilaç ve devalar anlamına gelmektedir Bir saray hekimi olan Şifâî Şa bân Efendi de Şifâiyye adlı eserinde panzehir türlerinden başlayarak ağırlıklı olarak panzehir özelliği bulunan taşları açıklamıştır Üç bölüm hâlinde tertip edilen bu eseri Şa bân Efendi bir saray hekimi olarak büyük ölçüde nakillere dayanarak hazırlamış ve bunlara konularla ilgili hikâyeleri ve kendi bilgi ve tecrübelerini de eklemiştir Eserde sırayla madenî hayvânî ve hacerî panzehirler anlatılmış hatime bölümünde ise panzehir özelliği bulunan diğer birçok taş açıklanmıştır Eser Sultan II Mustafa zamanında saray hekimi olan Şifâî Şa bân Efendi nin geçmişteki birçok önemli tabibin kitaplarını inceleyip araştırmış olmasınca önemli olup böylece birçok görüş ve yöntemin analitik yorumu da okuyucuya sunulmuştur Eser tıbbın yanı sıra farmakoloji zooloji litoloji filoloji tarih vs birçok bilim dalı açısından önemli bilgiler ihtiva etmektedir Şifâî Şa bân Efendi aynı zamanda şair olup bir tıp eserinin dil ve edebiyat estetiği içinde nasıl şairane ve edibane bir şekilde ortaya konulabileceğine dair güzel bir örnek sunmuştur