MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Paranın Toplumsal Yeniden Üretimi — Gökhan Gökgöz

Paranın Toplumsal Yeniden Üretimi
355,10
Türkiye EkonomisiDünya EkonomisiFinans

Paranın Toplumsal Yeniden Üretimi

Gökhan Gökgöz

Nota Bene Yayınları

2013
İnce Kapak
Kitap AmbarıEn ucuz

Paranın Toplumsal Yeniden Üretimi

Gökhan Gökgöz

Ulusal merkez bankaları ülke ekonomilerinin finansallaşması sürecine paralel toplumsal hayattaki en etkili kurumların başında gelir Yine merkez bankası başkanları dünyanın en etkili isimler listesinde her daim ön sıralarda yer alır Neden Devletin alanı içerisinde ancak ötekiler kadar yer kaplayan bir kamu kurumunu diğerlerine göre daha merkezi kılan husus nedir veya bir kamu bürokratını listede devlet başkanlarının hemen ardına yerleştiren gücün kaynağı nereden gelir Bu sorular çoğaltılabilir ancak bunlara verilecek cevaplar ekonomik alanın dışına çıkmayı kültürel ideolojik bir alanda gezinmeyi zorunlu kılar merkez bankasının piyasalar ve toplumsal aktörlerle kurduğu iletişimin temasın uğraklarına daha yakından bakmaya ihtiyaç duyar Bu doğrultuda çalışma merkez bankasını bir ideolojik kurum olarak temellendiriyor Geleneksel olarak devletin kasası ulusal paranın gardiyanı gibi nitelemelerle tanımlanan merkez bankasının finansallaşma sürecinde bütün bu sıfatlarının önünde giden ideolojik bir niteliğinin olduğunu iddia ediyor Büyük iktisadi kategoriler üzerinden tanımlanan merkez bankasının içine yerleştiği ve hegemonik bir kapasiteyi hayata geçirdiği kültürel bir biçimden bahsediyor Son dönemde önemli bir gündem olarak ön plana çıkan merkez bankası iletişim politikaları nı da bu hegemonik kapasitenin temel işlemsel değeri ve veya zemini olarak tasavvur ediyor Merkez bankasının parasal olduğu kadar ideolojik bir kurum da olduğunu işaret ediyor Bu ideolojinin en sıradan insani pratiklere kadar nüfuz ettiğini en gündelik davranış biçimlerine bile paranın hareketine göre müdahil olduğunu bireylerin yaşam öyküleri ve gelecek beklentileri ile finansal sistemin devamlılığı arasında bir çakışma yaratmaya yöneldiğini belirtiyor Bu noktadan sonra yalnızca örneğin asgari ücret artışı yeşil kart için bütçeden ayrılan pay veya petrol fiyatlarındaki yükselişin değil Gezi direnişinin de parasal hedefler açısından bir risk olarak kodlanmasını bu ideolojik kapasite ile ilişkilendiriyor Kitap boyunca para nın ve devlet in alanından biliş in ve dil in alanına değin uzanan geniş bir mecrada hareket ediliyor Ekonomi ile antropolojiye eş zamanlı olarak atıf yapan ekonomi politik ve kültürel çerçeveleri aynı anda alana davet eden bu tarz bir çalışmanın eleştirel ekonomi politik ile kültürel çalışmalar yaklaşımları arasında gerçekleşecek verimli bir diyalogu talep etmesi kaçınılmazdı Öyle de oluyor merkez bankası toplumsala gömülü olan bir ekonomik sistemin finansal kapitalizmin farklı uğraklarının birbirleriyle konuştuğu bir alan olarak kuruluyor Dolayısıyla çalışma merkez bankasını bir ideolojik kurum olarak yeniden inşa ediyor bu ideolojinin içinden aktığı dil söylem vb kanalları bu ideolojinin seslendiği toplumsal beklentileri psikolojileri bilişleri ve yine aynı ideolojinin büküldüğü ekonomi politik yapıları bütünlüklü olarak ele alıyor Alan araştırmasında para politikası ideolojisinin yapılaştığı merkez bankası iletişim metinleri ne odaklanıyor para politikası hikâyesinin anlatısının iletişim metinlerinin o kendine has kurgusallığında nasıl yeniden kurulduğunu analiz ediyor Kitap gerek merkez bankasının kurumsal dönüşümü ile finansal kapitalizmin toplumsala gömülme yönelimi arasında kurduğu bağ sebebiyle gerek merkez bankasını kültürel ideolojik alanda yeniden tanımlama yönelimi nedeniyle gerekse de para ile dil arasındaki veya maddi ve simgesel yeniden üretim süreçleri arasındaki ilişkinin somutlaştığı mecralardan birisi olarak merkez bankasını işaret etmesi sebebiyle özellikle eleştirel literatür içerisindeki önemli bir boşluğu dolduruyor Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 432 Baskı Yılı 2013 Dili Türkçe Yayınevi Nota Bene Yayınları

Şehadet Kitap
376,30

Nota Bene Yayınları

2013432 sf.
Şehadet Kitap

Ulusal merkez bankaları ülke ekonomilerinin finansallaşması sürecine paralel toplumsal hayattaki en etkili kurumların başında gelir Yine merkez bankası başkanları dünyanın en etkili isimler listesinde her daim ön sıralarda yer alır Neden Devletin alanı içerisinde ancak ötekiler kadar yer kaplayan bir kamu kurumunu diğerlerine göre daha merkezi kılan husus nedir veya bir kamu bürokratını listede devlet başkanlarının hemen ardına yerleştiren gücün kaynağı nereden gelir Bu sorular çoğaltılabilir ancak bunlara verilecek cevaplar ekonomik alanın dışına çıkmayı kültürel ideolojik bir alanda gezinmeyi zorunlu kılar merkez bankasının piyasalar ve toplumsal aktörlerle kurduğu iletişimin temasın uğraklarına daha yakından bakmaya ihtiyaç duyar Bu doğrultuda çalışma merkez bankasını bir ideolojik kurum olarak temellendiriyor Geleneksel olarak devletin kasası ulusal paranın gardiyanı gibi nitelemelerle tanımlanan merkez bankasının finansallaşma sürecinde bütün bu sıfatlarının önünde giden ideolojik bir niteliğinin olduğunu iddia ediyor Büyük iktisadi kategoriler üzerinden tanımlanan merkez bankasının içine yerleştiği ve hegemonik bir kapasiteyi hayata geçirdiği kültürel bir biçimden bahsediyor Son dönemde önemli bir gündem olarak ön plana çıkan merkez bankası iletişim politikalarını da bu hegemonik kapasitenin temel işlemsel değeri ve veya zemini olarak tasavvur ediyor Merkez bankasının parasal olduğu kadar ideolojik bir kurum da olduğunu işaret ediyor Bu ideolojinin en sıradan insani pratiklere kadar nüfuz ettiğini en gündelik davranış biçimlerine bile paranın hareketine göre müdahil olduğunu bireylerin yaşam öyküleri ve gelecek beklentileri ile finansal sistemin devamlılığı arasında bir çakışma yaratmaya yöneldiğini belirtiyor Bu noktadan sonra yalnızca örneğin asgari ücret artışı yeşil kart için bütçeden ayrılan pay veya petrol fiyatlarındaki yükselişin değil Gezi direnişinin de parasal hedefler açısından bir risk olarak kodlanmasını bu ideolojik kapasite ile ilişkilendiriyor Kitap boyunca paranın ve devletin alanından bilişin ve dilin alanına değin uzanan geniş bir mecrada hareket ediliyor Ekonomi ile antropolojiye eş zamanlı olarak atıf yapan ekonomi politik ve kültürel çerçeveleri aynı anda alana davet eden bu tarz bir çalışmanın eleştirel ekonomi politik ile kültürel çalışmalar yaklaşımları arasında gerçekleşecek verimli bir diyalogu talep etmesi kaçınılmazdı Öyle de oluyor merkez bankası toplumsala gömülü olan bir ekonomik sistemin finansal kapitalizmin farklı uğraklarının birbirleriyle konuştuğu bir alan olarak kuruluyor Dolayısıyla çalışma merkez bankasını bir ideolojik kurum olarak yeniden inşa ediyor bu ideolojinin içinden aktığı dil söylem vb kanalları bu ideolojinin seslendiği toplumsal beklentileri psikolojileri bilişleri ve yine aynı ideolojinin büküldüğü ekonomi politik yapıları bütünlüklü olarak ele alıyor Alan araştırmasında para politikası ideolojisinin yapılaştığı merkez bankası iletişim metinlerine odaklanıyor para politikası hikâyesinin anlatısının iletişim metinlerinin o kendine has kurgusallığında nasıl yeniden kurulduğunu analiz ediyor Kitap gerek merkez bankasının kurumsal dönüşümü ile finansal kapitalizmin toplumsala gömülme yönelimi arasında kurduğu bağ sebebiyle gerek merkez bankasını kültürel ideolojik alanda yeniden tanımlama yönelimi nedeniyle gerekse de para ile dil arasındaki veya maddi ve simgesel yeniden üretim süreçleri arasındaki ilişkinin somutlaştığı mecralardan birisi olarak merkez bankasını işaret etmesi sebebiyle özellikle eleştirel literatür içerisindeki önemli bir boşluğu dolduruyor

Kitap Yurdu
378,95

NOTABENE YAYINLARI

01.10.2013432 sf.
Karton Kapak13.5 x 19.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Ulusal merkez bankaları ülke ekonomilerinin finansallaşması sürecine paralel toplumsal hayattaki en etkili kurumların başında gelir Yine merkez bankası başkanları dünyanın en etkili isimler listesinde her daim ön sıralarda yer alır Neden Devletin alanı içerisinde ancak ötekiler kadar yer kaplayan bir kamu kurumunu diğerlerine göre daha merkezi kılan husus nedir veya bir kamu bürokratını listede devlet başkanlarının hemen ardına yerleştiren gücün kaynağı nereden gelir Bu sorular çoğaltılabilir ancak bunlara verilecek cevaplar ekonomik alanın dışına çıkmayı kültürel ideolojik bir alanda gezinmeyi zorunlu kılar merkez bankasının piyasalar ve toplumsal aktörlerle kurduğu iletişimin temasın uğraklarına daha yakından bakmaya ihtiyaç duyar Bu doğrultuda çalışma merkez bankasını bir ideolojik kurum olarak temellendiriyor Geleneksel olarak devletin kasası ulusal paranın gardiyanı gibi nitelemelerle tanımlanan merkez bankasının finansallaşma sürecinde bütün bu sıfatlarının önünde giden ideolojik bir niteliğinin olduğunu iddia ediyor Büyük iktisadi kategoriler üzerinden tanımlanan merkez bankasının içine yerleştiği ve hegemonik bir kapasiteyi hayata geçirdiği kültürel bir biçimden bahsediyor Son dönemde önemli bir gündem olarak ön plana çıkan merkez bankası iletişim politikaları nı da bu hegemonik kapasitenin temel işlemsel değeri ve veya zemini olarak tasavvur ediyor Merkez bankasının parasal olduğu kadar ideolojik bir kurum da olduğunu işaret ediyor Bu ideolojinin en sıradan insani pratiklere kadar nüfuz ettiğini en gündelik davranış biçimlerine bile paranın hareketine göre müdahil olduğunu bireylerin yaşam öyküleri ve gelecek beklentileri ile finansal sistemin devamlılığı arasında bir çakışma yaratmaya yöneldiğini belirtiyor Bu noktadan sonra yalnızca örneğin asgari ücret artışı yeşil kart için bütçeden ayrılan pay veya petrol fiyatlarındaki yükselişin değil Gezi direnişinin de parasal hedefler açısından bir risk olarak kodlanmasını bu ideolojik kapasite ile ilişkilendiriyor Kitap boyunca para nın ve devlet in alanından biliş in ve dil in alanına değin uzanan geniş bir mecrada hareket ediliyor Ekonomi ile antropolojiye eş zamanlı olarak atıf yapan ekonomi politik ve kültürel çerçeveleri aynı anda alana davet eden bu tarz bir çalışmanın eleştirel ekonomi politik ile kültürel çalışmalar yaklaşımları arasında gerçekleşecek verimli bir diyalogu talep etmesi kaçınılmazdı Öyle de oluyor merkez bankası toplumsala gömülü olan bir ekonomik sistemin finansal kapitalizmin farklı uğraklarının birbirleriyle konuştuğu bir alan olarak kuruluyor Dolayısıyla çalışma merkez bankasını bir ideolojik kurum olarak yeniden inşa ediyor bu ideolojinin içinden aktığı dil söylem vb kanalları bu ideolojinin seslendiği toplumsal beklentileri psikolojileri bilişleri ve yine aynı ideolojinin büküldüğü ekonomi politik yapıları bütünlüklü olarak ele alıyor Alan araştırmasında para politikası ideolojisinin yapılaştığı merkez bankası iletişim metinleri ne odaklanıyor para politikası hikâyesinin anlatısının iletişim metinlerinin o kendine has kurgusallığında nasıl yeniden kurulduğunu analiz ediyor Kitap gerek merkez bankasının kurumsal dönüşümü ile finansal kapitalizmin toplumsala gömülme yönelimi arasında kurduğu bağ sebebiyle gerek merkez bankasını kültürel ideolojik alanda yeniden tanımlama yönelimi nedeniyle gerekse de para ile dil arasındaki veya maddi ve simgesel yeniden üretim süreçleri arasındaki ilişkinin somutlaştığı mecralardan birisi olarak merkez bankasını işaret etmesi sebebiyle özellikle eleştirel literatür içerisindeki önemli bir boşluğu dolduruyor

Tamadres
397,50

Notabene Yayınları

Ocak 2013432 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Ulusal merkez bankaları ülke ekonomilerinin finansallaşması sürecine paralel toplumsal hayattaki en etkili kurumların başında gelir Yine merkez bankası başkanları dünyanın en etkili isimler listesinde her daim ön sıralarda yer alır Neden Devletin alanı içerisinde ancak ötekiler kadar yer kaplayan bir kamu kurumunu diğerlerine göre daha merkezi kılan husus nedir veya bir kamu bürokratını listede devlet başkanlarının hemen ardına yerleştiren gücün kaynağı nereden gelir Bu sorular çoğaltılabilir ancak bunlara verilecek cevaplar ekonomik alanın dışına çıkmayı kültürel ideolojik bir alanda gezinmeyi zorunlu kılar merkez bankasının piyasalar ve toplumsal aktörlerle kurduğu iletişimin temasın uğraklarına daha yakından bakmaya ihtiyaç duyar Bu doğrultuda çalışma merkez bankasını bir ideolojik kurum olarak temellendiriyor Geleneksel olarak devletin kasası ulusal paranın gardiyanı gibi nitelemelerle tanımlanan merkez bankasının finansallaşma sürecinde bütün bu sıfatlarının önünde giden ideolojik bir niteliğinin olduğunu iddia ediyor Büyük iktisadi kategoriler üzerinden tanımlanan merkez bankasının içine yerleştiği ve hegemonik bir kapasiteyi hayata geçirdiği kültürel bir biçimden bahsediyor Son dönemde önemli bir gündem olarak ön plana çıkan merkez bankası iletişim politikaları nı da bu hegemonik kapasitenin temel işlemsel değeri ve veya zemini olarak tasavvur ediyor Merkez bankasının parasal olduğu kadar ideolojik bir kurum da olduğunu işaret ediyor Bu ideolojinin en sıradan insani pratiklere kadar nüfuz ettiğini en gündelik davranış biçimlerine bile paranın hareketine göre müdahil olduğunu bireylerin yaşam öyküleri ve gelecek beklentileri ile finansal sistemin devamlılığı arasında bir çakışma yaratmaya yöneldiğini belirtiyor Bu noktadan sonra yalnızca örneğin asgari ücret artışı yeşil kart için bütçeden ayrılan pay veya petrol fiyatlarındaki yükselişin değil Gezi direnişinin de parasal hedefler açısından bir risk olarak kodlanmasını bu ideolojik kapasite ile ilişkilendiriyor Kitap boyunca para nın ve devlet in alanından biliş in ve dil in alanına değin uzanan geniş bir mecrada hareket ediliyor Ekonomi ile antropolojiye eş zamanlı olarak atıf yapan ekonomi politik ve kültürel çerçeveleri aynı anda alana davet eden bu tarz bir çalışmanın eleştirel ekonomi politik ile kültürel çalışmalar yaklaşımları arasında gerçekleşecek verimli bir diyalogu talep etmesi kaçınılmazdı Öyle de oluyor merkez bankası toplumsala gömülü olan bir ekonomik sistemin finansal kapitalizmin farklı uğraklarının birbirleriyle konuştuğu bir alan olarak kuruluyor Dolayısıyla çalışma merkez bankasını bir ideolojik kurum olarak yeniden inşa ediyor bu ideolojinin içinden aktığı dil söylem vb kanalları bu ideolojinin seslendiği toplumsal beklentileri psikolojileri bilişleri ve yine aynı ideolojinin büküldüğü ekonomi politik yapıları bütünlüklü olarak ele alıyor Alan araştırmasında para politikası ideolojisinin yapılaştığı merkez bankası iletişim metinleri ne odaklanıyor para politikası hikâyesinin anlatısının iletişim metinlerinin o kendine has kurgusallığında nasıl yeniden kurulduğunu analiz ediyor Kitap gerek merkez bankasının kurumsal dönüşümü ile finansal kapitalizmin toplumsala gömülme yönelimi arasında kurduğu bağ sebebiyle gerek merkez bankasını kültürel ideolojik alanda yeniden tanımlama yönelimi nedeniyle gerekse de para ile dil arasındaki veya maddi ve simgesel yeniden üretim süreçleri arasındaki ilişkinin somutlaştığı mecralardan birisi olarak merkez bankasını işaret etmesi sebebiyle özellikle eleştirel literatür içerisindeki önemli bir boşluğu dolduruyor

Yaykoop
397,50

NotaBene Yayınları

20131. baskı432 sf.
Karton Kapak13.50x19.50Kitap KağıdıTürkçe
Yaykoop

Ulusal merkez bankaları ülke ekonomilerinin finansallaşması sürecine paralel toplumsal hayattaki en etkili kurumların başında gelir Yine merkez bankası başkanları dünyanın en etkili isimler listesinde her daim ön sıralarda yer alır Neden Devletin alanı içerisinde ancak ötekiler kadar yer kaplayan bir kamu kurumunu diğerlerine göre daha merkezi kılan husus nedir veya bir kamu bürokratını listede devlet başkanlarının hemen ardına yerleştiren gücün kaynağı nereden gelir Bu sorular çoğaltılabilir ancak bunlara verilecek cevaplar ekonomik alanın dışına çıkmayı kültürel ideolojik bir alanda gezinmeyi zorunlu kılar merkez bankasının piyasalar ve toplumsal aktörlerle kurduğu iletişimin temasın uğraklarına daha yakından bakmaya ihtiyaç duyar Bu doğrultuda çalışma merkez bankasını bir ideolojik kurum olarak temellendiriyor Geleneksel olarak devletin kasası ulusal paranın gardiyanı gibi nitelemelerle tanımlanan merkez bankasının finansallaşma sürecinde bütün bu sıfatlarının önünde giden ideolojik bir niteliğinin olduğunu iddia ediyor Büyük iktisadi kategoriler üzerinden tanımlanan merkez bankasının içine yerleştiği ve hegemonik bir kapasiteyi hayata geçirdiği kültürel bir biçimden bahsediyor Son dönemde önemli bir gündem olarak ön plana çıkan merkez bankası iletişim politikaları nı da bu hegemonik kapasitenin temel işlemsel değeri ve veya zemini olarak tasavvur ediyor Merkez bankasının parasal olduğu kadar ideolojik bir kurum da olduğunu işaret ediyor Bu ideolojinin en sıradan insani pratiklere kadar nüfuz ettiğini en gündelik davranış biçimlerine bile paranın hareketine göre müdahil olduğunu bireylerin yaşam öyküleri ve gelecek beklentileri ile finansal sistemin devamlılığı arasında bir çakışma yaratmaya yöneldiğini belirtiyor Bu noktadan sonra yalnızca örneğin asgari ücret artışı yeşil kart için bütçeden ayrılan pay veya petrol fiyatlarındaki yükselişin değil Gezi direnişinin de parasal hedefler açısından bir risk olarak kodlanmasını bu ideolojik kapasite ile ilişkilendiriyor Kitap boyunca para nın ve devlet in alanından biliş in ve dil in alanına değin uzanan geniş bir mecrada hareket ediliyor Ekonomi ile antropolojiye eş zamanlı olarak atıf yapan ekonomi politik ve kültürel çerçeveleri aynı anda alana davet eden bu tarz bir çalışmanın eleştirel ekonomi politik ile kültürel çalışmalar yaklaşımları arasında gerçekleşecek verimli bir diyalogu talep etmesi kaçınılmazdı Öyle de oluyor merkez bankası toplumsala gömülü olan bir ekonomik sistemin finansal kapitalizmin farklı uğraklarının birbirleriyle konuştuğu bir alan olarak kuruluyor Dolayısıyla çalışma merkez bankasını bir ideolojik kurum olarak yeniden inşa ediyor bu ideolojinin içinden aktığı dil söylem vb kanalları bu ideolojinin seslendiği toplumsal beklentileri psikolojileri bilişleri ve yine aynı ideolojinin büküldüğü ekonomi politik yapıları bütünlüklü olarak ele alıyor Alan araştırmasında para politikası ideolojisinin yapılaştığı merkez bankası iletişim metinleri ne odaklanıyor para politikası hikâyesinin anlatısının iletişim metinlerinin o kendine has kurgusallığında nasıl yeniden kurulduğunu analiz ediyor Kitap gerek merkez bankasının kurumsal dönüşümü ile finansal kapitalizmin toplumsala gömülme yönelimi arasında kurduğu bağ sebebiyle gerek merkez bankasını kültürel ideolojik alanda yeniden tanımlama yönelimi nedeniyle gerekse de para ile dil arasındaki veya maddi ve simgesel yeniden üretim süreçleri arasındaki ilişkinin somutlaştığı mecralardan birisi olarak merkez bankasını işaret etmesi sebebiyle özellikle eleştirel literatür içerisindeki önemli bir boşluğu dolduruyor

Kitap Sepeti
413,40

Nota Bene Yayınları

2013432 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti
Nobel Kitap
461,10

Nota Bene Yayınları

2013432 sf.
Ciltsiz14x20 cm2. Hamur
Nobel Kitap
D&R
477,00

Nota Bene Yayınları

2013
Türkçe
D&R

Ulusal merkez bankaları ülke ekonomilerinin finansallaşması sürecine paralel toplumsal hayattaki en etkili kurumların başında gelir Yine merkez bankası başkanları dünyanın en etkili isimler listesinde her daim ön sıralarda yer alır Neden Devletin alanı içerisinde ancak ötekiler kadar yer kaplayan bir kamu kurumunu diğerlerine göre daha merkezi kılan husus nedir veya bir kamu bürokratını listede devlet başkanlarının hemen ardına yerleştiren gücün kaynağı nereden gelir Bu sorular çoğaltılabilir ancak bunlara verilecek cevaplar ekonomik alanın dışına çıkmayı kültürel ideolojik bir alanda gezinmeyi zorunlu kılar merkez bankasının piyasalar ve toplumsal aktörlerle kurduğu iletişimin temasın uğraklarına daha yakından bakmaya ihtiyaç duyar Bu doğrultuda çalışma merkez bankasını bir ideolojik kurum olarak temellendiriyor Geleneksel olarak devletin kasası ulusal paranın gardiyanı gibi nitelemelerle tanımlanan merkez bankasının finansallaşma sürecinde bütün bu sıfatlarının önünde giden ideolojik bir niteliğinin olduğunu iddia ediyor Büyük iktisadi kategoriler üzerinden tanımlanan merkez bankasının içine yerleştiği ve hegemonik bir kapasiteyi hayata geçirdiği kültürel bir biçimden bahsediyor Son dönemde önemli bir gündem olarak ön plana çıkan merkez bankası iletişim politikaları nı da bu hegemonik kapasitenin temel işlemsel değeri ve veya zemini olarak tasavvur ediyor Merkez bankasının parasal olduğu kadar ideolojik bir kurum da olduğunu işaret ediyor Bu ideolojinin en sıradan insani pratiklere kadar nüfuz ettiğini en gündelik davranış biçimlerine bile paranın hareketine göre müdahil olduğunu bireylerin yaşam öyküleri ve gelecek beklentileri ile finansal sistemin devamlılığı arasında bir çakışma yaratmaya yöneldiğini belirtiyor Bu noktadan sonra yalnızca örneğin asgari ücret artışı yeşil kart için bütçeden ayrılan pay veya petrol fiyatlarındaki yükselişin değil Gezi direnişinin de parasal hedefler açısından bir risk olarak kodlanmasını bu ideolojik kapasite ile ilişkilendiriyor Kitap boyunca para nın ve devlet in alanından biliş in ve dil in alanına değin uzanan geniş bir mecrada hareket ediliyor Ekonomi ile antropolojiye eş zamanlı olarak atıf yapan ekonomi politik ve kültürel çerçeveleri aynı anda alana davet eden bu tarz bir çalışmanın eleştirel ekonomi politik ile kültürel çalışmalar yaklaşımları arasında gerçekleşecek verimli bir diyalogu talep etmesi kaçınılmazdı Öyle de oluyor merkez bankası toplumsala gömülü olan bir ekonomik sistemin finansal kapitalizmin farklı uğraklarının birbirleriyle konuştuğu bir alan olarak kuruluyor Dolayısıyla çalışma merkez bankasını bir ideolojik kurum olarak yeniden inşa ediyor bu ideolojinin içinden aktığı dil söylem vb kanalları bu ideolojinin seslendiği toplumsal beklentileri psikolojileri bilişleri ve yine aynı ideolojinin büküldüğü ekonomi politik yapıları bütünlüklü olarak ele alıyor Alan araştırmasında para politikası ideolojisinin yapılaştığı merkez bankası iletişim metinleri ne odaklanıyor para politikası hikâyesinin anlatısının iletişim metinlerinin o kendine has kurgusallığında nasıl yeniden kurulduğunu analiz ediyor Kitap gerek merkez bankasının kurumsal dönüşümü ile finansal kapitalizmin toplumsala gömülme yönelimi arasında kurduğu bağ sebebiyle gerek merkez bankasını kültürel ideolojik alanda yeniden tanımlama yönelimi nedeniyle gerekse de para ile dil arasındaki veya maddi ve simgesel yeniden üretim süreçleri arasındaki ilişkinin somutlaştığı mecralardan birisi olarak merkez bankasını işaret etmesi sebebiyle özellikle eleştirel literatür içerisindeki önemli bir boşluğu dolduruyor Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 432Baskı Yılı 2013Dili TürkçeYayınevi Nota Bene Yayınları

Kita Kitap
530,00

Nota Bene Yayınları

20131. baskı432 sf.
2. HamurTürkçe
Kita Kitap

img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img