Paris ve Londra da Beş Parasız — Stefan Zweig

Paris ve Londra da Beş Parasız
Stefan ZweigAnonim Yayıncılık
Paris ve Londra da Beş Parasız
Stefan ZweigParis ve Londra da Beş Parasız Kısa Özet Bozo nun pansiyonunun geceliği dokuz peniydi Beş yüz kişiyi barındıran büyük kalabalık bir yerdi berduşlar dilenciler ve küçük çaplı suçluların toplanma noktası olarak ün yapmıştı Tüm ırklar siyah ve beyaz bile eşit bir şekilde kaynaşıyordu İçeride Kızılderililer vardı ve onlarla yarım yamalak bir Urduca yla konuşunca biri bana tum Urdu dilinde sen diye hitap etti Hindistan da olsaydım tüylerimi ürpertirdi bu Renk ön yargısının sınırları dışındaydık Burada ilginç hayatları gözlemleyebiliyordunuz Geçimini en azından çoğunlukla sigara izmariti toplayıp otuz gramlık tütünü üç peniye satarak kazanan yetmiş yaşında bir berduş olan ihtiyar dede bir suç yüzünden meslekten atılmış olan Doktor gerçek bir doktordu gazete satmanın yanı sıra birkaç peniye tıbbi öğütler veriyordu Gemisini terk edip Londra da günlerce yalın ayak ve aç bir şekilde dolaşmış olan ufak tefek Chittagonia lı gemici öylesine aciz ve çaresizdi ki bulunduğu şehrin adını bile bilmiyordu ben düzeltene kadar kendini Liverpool da sanıyordu Bozo nun bir arkadaşı karısının cenaze masraflarını karşılayabilmek için acıklı mektuplar yazarak dileniyor amacına ulaşınca da tek başına çatlayana kadar margarinli ekmek ziyafeti çekiyordu Kötü sırtlan benzeri bir mahluktu Onunla sohbet edince çoğu üçkâğıtçı gibi yalanlarının büyük kısmına inandığını fark etmiştim Pansiyon buna benzer kişiler için bir Alsatia ydı

Anonim Yayıncılık
Bozo nun pansiyonunun geceliği dokuz peniydi Beş yüz kişiyi barındıran büyük kalabalık bir yerdi berduşlar dilenciler ve küçük çaplı suçluların toplanma noktası olarak ün yapmıştı Tüm ırklar siyah ve beyaz bile eşit bir şekilde kaynaşıyordu İçeride Kızılderililer vardı ve onlarla yarım yamalak bir Urduca yla konuşunca biri bana tum Urdu dilinde sen diye hitap etti Hindistan da olsaydım tüylerimi ürpertirdi bu Renk ön yargısının sınırları dışındaydık Burada ilginç hayatları gözlemleyebiliyordunuz Geçimini en azından çoğunlukla sigara izmariti toplayıp otuz gramlık tütünü üç peniye satarak kazanan yetmiş yaşında bir berduş olan ihtiyar dede bir suç yüzünden meslekten atılmış olan Doktor gerçek bir doktordu gazete satmanın yanı sıra birkaç peniye tıbbi öğütler veriyordu Gemisini terk edip Londra da günlerce yalın ayak ve aç bir şekilde dolaşmış olan ufak tefek Chittagonia lı gemici öylesine aciz ve çaresizdi ki bulunduğu şehrin adını bile bilmiyordu ben düzeltene kadar kendini Liverpool da sanıyordu Bozo nun bir arkadaşı karısının cenaze masraflarını karşılayabilmek için acıklı mektuplar yazarak dileniyor amacına ulaşınca da tek başına çatlayana kadar margarinli ekmek ziyafeti çekiyordu Kötü sırtlan benzeri bir mahluktu Onunla sohbet edince çoğu üçkâğıtçı gibi yalanlarının büyük kısmına inandığını fark etmiştim Pansiyon buna benzer kişiler için bir Alsatia ydı

çev. Şerif Özüaydın
Bozo nun pansiyonunun geceliği dokuz peniydi Beş yüz kişiyi barındıran büyük kalabalık bir yerdi berduşlar dilenciler ve küçük çaplı suçluların toplanma noktası olarak ün yapmıştı Tüm ırklar siyah ve beyaz bile eşit bir şekilde kaynaşıyordu İçeride Kızılderililer vardı ve onlarla yarım yamalak bir Urduca yla konuşunca biri bana tum Urdu dilinde sen diye hitap etti Hindistan da olsaydım tüylerimi ürpertirdi bu Renk ön yargısının sınırları dışındaydık Burada ilginç hayatları gözlemleyebiliyordunuz Geçimini en azından çoğunlukla sigara izmariti toplayıp otuz gramlık tütünü üç peniye satarak kazanan yetmiş yaşında bir berduş olan ihtiyar dede bir suç yüzünden meslekten atılmış olan Doktor gerçek bir doktordu gazete satmanın yanı sıra birkaç peniye tıbbi öğütler veriyordu Gemisini terk edip Londra da günlerce yalın ayak ve aç bir şekilde dolaşmış olan ufak tefek Chittagonia lı gemici öylesine aciz ve çaresizdi ki bulunduğu şehrin adını bile bilmiyordu ben düzeltene kadar kendini Liverpool da sanıyordu Bozo nun bir arkadaşı karısının cenaze masraflarını karşılayabilmek için acıklı mektuplar yazarak dileniyor amacına ulaşınca da tek başına çatlayana kadar margarinli ekmek ziyafeti çekiyordu Kötü sırtlan benzeri bir mahluktu Onunla sohbet edince çoğu üçkâğıtçı gibi yalanlarının büyük kısmına inandığını fark etmiştim Pansiyon buna benzer kişiler için bir Alsatia ydı Yazar George Orwell Sayfa Sayısı 224 Çeviri Şerif Özüaydın Ebat 0X0 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Haziran 2021 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Anonim Yayınları
çev. Şerif Özüaydın

Anonim Yayıncılık
çev. Dilek Turan
Bozo nun pansiyonunun geceliği dokuz peniydi Beş yüz kişiyi barındıran büyük kalabalık bir yerdi berduşlar dilenciler ve küçük çaplı suçluların toplanma noktası olarak ün yapmıştı Tüm ırklar siyah ve beyaz bile eşit bir şekilde kaynaşıyordu İçeride Kızılderililer vardı ve onlarla yarım yamalak bir Urduca yla konuşunca biri bana tum Urdu dilinde sen diye hitap etti Hindistan da olsaydım tüylerimi ürpertirdi bu Renk ön yargısının sınırları dışındaydık Burada ilginç hayatları gözlemleyebiliyordunuz Geçimini en azından çoğunlukla sigara izmariti toplayıp otuz gramlık tütünü üç peniye satarak kazanan yetmiş yaşında bir berduş olan ihtiyar dede bir suç yüzünden meslekten atılmış olan Doktor gerçek bir doktordu gazete satmanın yanı sıra birkaç peniye tıbbi öğütler veriyordu Gemisini terk edip Londra da günlerce yalın ayak ve aç bir şekilde dolaşmış olan ufak tefek Chittagonia lı gemici öylesine aciz ve çaresizdi ki bulunduğu şehrin adını bile bilmiyordu ben düzeltene kadar kendini Liverpool da sanıyordu Bozo nun bir arkadaşı karısının cenaze masraflarını karşılayabilmek için acıklı mektuplar yazarak dileniyor amacına ulaşınca da tek başına çatlayana kadar margarinli ekmek ziyafeti çekiyordu Kötü sırtlan benzeri bir mahluktu Onunla sohbet edince çoğu üçkâğıtçı gibi yalanlarının büyük kısmına inandığını fark etmiştim Pansiyon buna benzer kişiler için bir Alsatia ydı

Anonim Yayıncılık
Bozo nun pansiyonunun geceliği dokuz peniydi Beş yüz kişiyi barındıran büyük kalabalık bir yerdi berduşlar dilenciler ve küçük çaplı suçluların toplanma noktası olarak ün yapmıştı Tüm ırklar siyah ve beyaz bile eşit bir şekilde kaynaşıyordu İçeride Kızılderililer vardı ve onlarla yarım yamalak bir Urduca yla konuşunca biri bana tum Urdu dilinde sen diye hitap etti Hindistan da olsaydım tüylerimi ürpertirdi bu Renk ön yargısının sınırları dışındaydık Burada ilginç hayatları gözlemleyebiliyordunuz Geçimini en azından çoğunlukla sigara izmariti toplayıp otuz gramlık tütünü üç peniye satarak kazanan yetmiş yaşında bir berduş olan ihtiyar dede bir suç yüzünden meslekten atılmış olan Doktor gerçek bir doktordu gazete satmanın yanı sıra birkaç peniye tıbbi öğütler veriyordu Gemisini terk edip Londra da günlerce yalın ayak ve aç bir şekilde dolaşmış olan ufak tefek Chittagonia lı gemici öylesine aciz ve çaresizdi ki bulunduğu şehrin adını bile bilmiyordu ben düzeltene kadar kendini Liverpool da sanıyordu Bozo nun bir arkadaşı karısının cenaze masraflarını karşılayabilmek için acıklı mektuplar yazarak dileniyor amacına ulaşınca da tek başına çatlayana kadar margarinli ekmek ziyafeti çekiyordu Kötü sırtlan benzeri bir mahluktu Onunla sohbet edince çoğu üçkâğıtçı gibi yalanlarının büyük kısmına inandığını fark etmiştim Pansiyon buna benzer kişiler için bir Alsatia ydı
Paris ve Londra da Beş Parasız
Stefan Zweig
Anonim Yayıncılık
çev. Şerif Özüaydın
Bozo nun pansiyonunun geceliği dokuz peniydi Beş yüz kişiyi barındıran büyük kalabalık bir yerdi berduşlar dilenciler ve küçük çaplı suçluların toplanma noktası olarak ün yapmıştı Tüm ırklar siyah ve beyaz bile eşit bir şekilde kaynaşıyordu İçeride Kızılderililer vardı ve onlarla yarım yamalak bir Urduca yla konuşunca biri bana tum Urdu dilinde sen diye hitap etti Hindistan da olsaydım tüylerimi ürpertirdi bu Renk ön yargısının sınırları dışındaydık Burada ilginç hayatları gözlemleyebiliyordunuz Geçimini en azından çoğunlukla sigara izmariti toplayıp otuz gramlık tütünü üç peniye satarak kazanan yetmiş yaşında bir berduş olan ihtiyar dede bir suç yüzünden meslekten atılmış olan Doktor gerçek bir doktordu gazete satmanın yanı sıra birkaç peniye tıbbi öğütler veriyordu Gemisini terk edip Londra da günlerce yalın ayak ve aç bir şekilde dolaşmış olan ufak tefek Chittagonia lı gemici öylesine aciz ve çaresizdi ki bulunduğu şehrin adını bile bilmiyordu ben düzeltene kadar kendini Liverpool da sanıyordu Bozo nun bir arkadaşı karısının cenaze masraflarını karşılayabilmek için acıklı mektuplar yazarak dileniyor amacına ulaşınca da tek başına çatlayana kadar margarinli ekmek ziyafeti çekiyordu Kötü sırtlan benzeri bir mahluktu Onunla sohbet edince çoğu üçkâğıtçı gibi yalanlarının büyük kısmına inandığını fark etmiştim Pansiyon buna benzer kişiler için bir Alsatia ydı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Anonim
çev. Özüaydın, Şerif
Bozo nun pansiyonunun geceliği dokuz peniydi Beş yüz kişiyi barındıran büyük kalabalık bir yerdi berduşlar dilenciler ve küçük çaplı suçluların toplanma noktası olarak ün yapmıştı Tüm ırklar siyah ve beyaz bile eşit bir şekilde kaynaşıyordu İçeride Kızılderililer vardı ve onlarla yarım yamalak bir Urduca yla konuşunca biri bana tum Urdu dilinde sen diye hitap etti Hindistan da olsaydım tüylerimi ürpertirdi bu Renk ön yargısının sınırları dışındaydık Burada ilginç hayatları gözlemleyebiliyordunuz Geçimini en azından çoğunlukla sigara izmariti toplayıp otuz gramlık tütünü üç peniye satarak kazanan yetmiş yaşında bir berduş olan ihtiyar dede bir suç yüzünden meslekten atılmış olan Doktor gerçek bir doktordu gazete satmanın yanı sıra birkaç peniye tıbbi öğütler veriyordu Gemisini terk edip Londra da günlerce yalın ayak ve aç bir şekilde dolaşmış olan ufak tefek Chittagonia lı gemici öylesine aciz ve çaresizdi ki bulunduğu şehrin adını bile bilmiyordu ben düzeltene kadar kendini Liverpool da sanıyordu Bozo nun bir arkadaşı karısının cenaze masraflarını karşılayabilmek için acıklı mektuplar yazarak dileniyor amacına ulaşınca da tek başına çatlayana kadar margarinli ekmek ziyafeti çekiyordu Kötü sırtlan benzeri bir mahluktu Onunla sohbet edince çoğu üçkâğıtçı gibi yalanlarının büyük kısmına inandığını fark etmiştim Pansiyon buna benzer kişiler için bir Alsatia ydı