Peri — Menekşe Toprak

Peri
Menekşe ToprakDoğan Kitap
Peri
Menekşe ToprakElime alıyorum tokayı ortadan bastırıldığında kapanıp açılan türden Çıt çıt Tokaya sıkışmış tüyü inceliyorum Bir saç kılı bu incecik uzun Hiç kuşkusuz benden sonra bir kız çocuğu kalmış bu odada Kumral saçlı bir kız Bu kızın kumaş ve lastik saç bağcıkları ve taçları varmış çünkü ahşap kutudan çıkanlar bunlar Böyle bir kızın varlığını dolaba asılı banyo havlusu da kanıtlıyor Çocuk havlusunun yanında kocaman beje çalan başka bir havlu sabahlık daha asılı Gölün kıyısına vuran bir ceset Kumun üzerinde unutulmuş bir bıçak Kaan uzun zamandır görmediği babasını son yolculuğuna uğurlamaya hazırlanırken bu yasın içinde dile gelmeyen bir şeyler dolaşıyor Bir öfke Bir sızı Bir utanç Peri nin çalınmış çocukluğundan geriye kalan utanç Bu cenaze yalnızca bir vedaya değil geçmişin sessizlikle örtülmüş anlarına da çağırıyor onları Peri de Kaan da yıllar boyunca söylenmiş yalanları anlamla yüklenmiş suskunlukları bilerek kaçırılmış bakışları ve hiç sorulmamış soruları bir bir hatırlıyor Herkesin bildiği ama kimsenin adını koymadığı aile sırlarını Çocukluk geri alınabilir mi Hatırlamak bir yarayı iyileştirir mi yoksa onu daha görünür mü kılar Kumlara saplı bir bıçak geçmişin izlerini kesip atmaya yeter mi Bu roman bireysel bir yasın içinden geçerek çocukluğun korunmamış alanlarını sınıfsal ve cinsel sömürünün iç içe geçtiği o karanlık eşiği yokluyor Menekşe Toprak Peri de zor bir meseleyi yüksek sesle değil derinlikli ve edebi bir sezgiyle ele alıyor okuru suskunluğun en çok konuştuğu yere davet ediyor

Doğan Kitap
Elime alıyorum tokayı ortadan bastırıldığında kapanıp açılan türden Çıt çıt Tokaya sıkışmış tüyü inceliyorum Bir saç kılı bu incecik uzun Hiç kuşkusuz benden sonra bir kız çocuğu kalmış bu odada Kumral saçlı bir kız Bu kızın kumaş ve lastik saç bağcıkları ve taçları varmış çünkü ahşap kutudan çıkanlar bunlar Böyle bir kızın varlığını dolaba asılı banyo havlusu da kanıtlıyor Çocuk havlusunun yanında kocaman beje çalan başka bir havlu sabahlık daha asılı Gölün kıyısına vuran bir ceset Kumun üzerinde unutulmuş bir bıçak Kaan uzun zamandır görmediği babasını son yolculuğuna uğurlamaya hazırlanırken bu yasın içinde dile gelmeyen bir şeyler dolaşıyor Bir öfke Bir sızı Bir utanç Peri nin çalınmış çocukluğundan geriye kalan utanç Bu cenaze yalnızca bir vedaya değil geçmişin sessizlikle örtülmüş anlarına da çağırıyor onları Peri de Kaan da yıllar boyunca söylenmiş yalanları anlamla yüklenmiş suskunlukları bilerek kaçırılmış bakışları ve hiç sorulmamış soruları bir bir hatırlıyor Herkesin bildiği ama kimsenin adını koymadığı aile sırlarını Çocukluk geri alınabilir mi Hatırlamak bir yarayı iyileştirir mi yoksa onu daha görünür mü kılar Kumlara saplı bir bıçak geçmişin izlerini kesip atmaya yeter mi Bu roman bireysel bir yasın içinden geçerek çocukluğun korunmamış alanlarını sınıfsal ve cinsel sömürünün iç içe geçtiği o karanlık eşiği yokluyor Menekşe Toprak Peri de zor bir meseleyi yüksek sesle değil derinlikli ve edebi bir sezgiyle ele alıyor okuru suskunluğun en çok konuştuğu yere davet ediyor Tanıtım Bülteninden

çev. Aslı Güneş
Elime alıyorum tokayı ortadan bastırıldığında kapanıp açılan türden Çıt çıt Tokaya sıkışmış tüyü inceliyorum Bir saç kılı bu incecik uzun Hiç kuşkusuz benden sonra bir kız çocuğu kalmış bu odada Kumral saçlı bir kız Bu kızın kumaş ve lastik saç bağcıkları ve taçları varmış çünkü ahşap kutudan çıkanlar bunlar Böyle bir kızın varlığını dolaba asılı banyo havlusu da kanıtlıyor Çocuk havlusunun yanında kocaman beje çalan başka bir havlu sabahlık daha asılı Gölün kıyısına vuran bir ceset Kumun üzerinde unutulmuş bir bıçak Kaan uzun zamandır görmediği babasını son yolculuğuna uğurlamaya hazırlanırken bu yasın içinde dile gelmeyen bir şeyler dolaşıyor Bir öfke Bir sızı Bir utanç Peri nin çalınmış çocukluğundan geriye kalan utanç Bu cenaze yalnızca bir vedaya değil geçmişin sessizlikle örtülmüş anlarına da çağırıyor onları Peri de Kaan da yıllar boyunca söylenmiş yalanları anlamla yüklenmiş suskunlukları bilerek kaçırılmış bakışları ve hiç sorulmamış soruları bir bir hatırlıyor Herkesin bildiği ama kimsenin adını koymadığı aile sırlarını Çocukluk geri alınabilir mi Hatırlamak bir yarayı iyileştirir mi yoksa onu daha görünür mü kılar Kumlara saplı bir bıçak geçmişin izlerini kesip atmaya yeter mi Bu roman bireysel bir yasın içinden geçerek çocukluğun korunmamış alanlarını sınıfsal ve cinsel sömürünün iç içe geçtiği o karanlık eşiği yokluyor Menekşe Toprak Peri de zor bir meseleyi yüksek sesle değil derinlikli ve edebi bir sezgiyle ele alıyor okuru suskunluğun en çok konuştuğu yere davet ediyor Yazar Menekşe Toprak Sayfa Sayısı 224 Çeviri Aslı Güneş Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ocak 2026 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Doğan Kitap
Elime alıyorum tokayı ortadan bastırıldığında kapanıp açılan türden Çıt çıt Tokaya sıkışmış tüyü inceliyorum Bir saç kılı bu incecik uzun Hiç kuşkusuz benden sonra bir kız çocuğu kalmış bu odada Kumral saçlı bir kız Bu kızın kumaş ve lastik saç bağcıkları ve taçları varmış çünkü ahşap kutudan çıkanlar bunlar Böyle bir kızın varlığını dolaba asılı banyo havlusu da kanıtlıyor Çocuk havlusunun yanında kocaman beje çalan başka bir havlu sabahlık daha asılı Gölün kıyısına vuran bir ceset Kumun üzerinde unutulmuş bir bıçak Kaan uzun zamandır görmediği babasını son yolculuğuna uğurlamaya hazırlanırken bu yasın içinde dile gelmeyen bir şeyler dolaşıyor Bir öfke Bir sızı Bir utanç Peri nin çalınmış çocukluğundan geriye kalan utanç Bu cenaze yalnızca bir vedaya değil geçmişin sessizlikle örtülmüş anlarına da çağırıyor onları Peri de Kaan da yıllar boyunca söylenmiş yalanları anlamla yüklenmiş suskunlukları bilerek kaçırılmış bakışları ve hiç sorulmamış soruları bir bir hatırlıyor Herkesin bildiği ama kimsenin adını koymadığı aile sırlarını Çocukluk geri alınabilir mi Hatırlamak bir yarayı iyileştirir mi yoksa onu daha görünür mü kılar Kumlara saplı bir bıçak geçmişin izlerini kesip atmaya yeter mi Bu roman bireysel bir yasın içinden geçerek çocukluğun korunmamış alanlarını sınıfsal ve cinsel sömürünün iç içe geçtiği o karanlık eşiği yokluyor Menekşe Toprak Peri de zor bir meseleyi yüksek sesle değil derinlikli ve edebi bir sezgiyle ele alıyor okuru suskunluğun en çok konuştuğu yere davet ediyor

Doğan Kitap
Elime alıyorum tokayı ortadan bastırıldığında kapanıp açılan türden Çıt çıt Tokaya sıkışmış tüyü inceliyorum Bir saç kılı bu incecik uzun Hiç kuşkusuz benden sonra bir kız çocuğu kalmış bu odada Kumral saçlı bir kız Bu kızın kumaş ve lastik saç bağcıkları ve taçları varmış çünkü ahşap kutudan çıkanlar bunlar Böyle bir kızın varlığını dolaba asılı banyo havlusu da kanıtlıyor Çocuk havlusunun yanında kocaman beje çalan başka bir havlu sabahlık daha asılı Gölün kıyısına vuran bir ceset Kumun üzerinde unutulmuş bir bıçak Kaan uzun zamandır görmediği babasını son yolculuğuna uğurlamaya hazırlanırken bu yasın içinde dile gelmeyen bir şeyler dolaşıyor Bir öfke Bir sızı Bir utanç Peri nin çalınmış çocukluğundan geriye kalan utanç Bu cenaze yalnızca bir vedaya değil geçmişin sessizlikle örtülmüş anlarına da çağırıyor onları Peri de Kaan da yıllar boyunca söylenmiş yalanları anlamla yüklenmiş suskunlukları bilerek kaçırılmış bakışları ve hiç sorulmamış soruları bir bir hatırlıyor Herkesin bildiği ama kimsenin adını koymadığı aile sırlarını Çocukluk geri alınabilir mi Hatırlamak bir yarayı iyileştirir mi yoksa onu daha görünür mü kılar Kumlara saplı bir bıçak geçmişin izlerini kesip atmaya yeter mi Bu roman bireysel bir yasın içinden geçerek çocukluğun korunmamış alanlarını sınıfsal ve cinsel sömürünün iç içe geçtiği o karanlık eşiği yokluyor Menekşe Toprak Peri de zor bir meseleyi yüksek sesle değil derinlikli ve edebi bir sezgiyle ele alıyor okuru suskunluğun en çok konuştuğu yere davet ediyor

Doğan Kitap
Elime alıyorum tokayı ortadan bastırıldığında kapanıp açılan türden Çıt çıt Tokaya sıkışmış tüyü inceliyorum Bir saç kılı bu incecik uzun Hiç kuşkusuz benden sonra bir kız çocuğu kalmış bu odada Kumral saçlı bir kız Bu kızın kumaş ve lastik saç bağcıkları ve taçları varmış çünkü ahşap kutudan çıkanlar bunlar Böyle bir kızın varlığını dolaba asılı banyo havlusu da kanıtlıyor Çocuk havlusunun yanında kocaman beje çalan başka bir havlu sabahlık daha asılı Gölün kıyısına vuran bir ceset Kumun üzerinde unutulmuş bir bıçak Kaan uzun zamandır görmediği babasını son yolculuğuna uğurlamaya hazırlanırken bu yasın içinde dile gelmeyen bir şeyler dolaşıyor Bir öfke Bir sızı Bir utanç Peri nin çalınmış çocukluğundan geriye kalan utanç Bu cenaze yalnızca bir vedaya değil geçmişin sessizlikle örtülmüş anlarına da çağırıyor onları Peri de Kaan da yıllar boyunca söylenmiş yalanları anlamla yüklenmiş suskunlukları bilerek kaçırılmış bakışları ve hiç sorulmamış soruları bir bir hatırlıyor Herkesin bildiği ama kimsenin adını koymadığı aile sırlarını Çocukluk geri alınabilir mi Hatırlamak bir yarayı iyileştirir mi yoksa onu daha görünür mü kılar Kumlara saplı bir bıçak geçmişin izlerini kesip atmaya yeter mi Bu roman bireysel bir yasın içinden geçerek çocukluğun korunmamış alanlarını sınıfsal ve cinsel sömürünün iç içe geçtiği o karanlık eşiği yokluyor Menekşe Toprak Peri de zor bir meseleyi yüksek sesle değil derinlikli ve edebi bir sezgiyle ele alıyor okuru suskunluğun en çok konuştuğu yere davet ediyor