MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Perilerin Fısıltısı ve Dört Beden — Sedef Şimşek

Perilerin Fısıltısı ve Dört Beden
118,80
RomanRoman GünümüzRoman Yerli

Perilerin Fısıltısı ve Dört Beden

Sedef Şimşek

Dorlion Yayınları

2023236 sf.
Ciltsiz
Kitap SepetiEn ucuz

Perilerin Fısıltısı ve Dört Beden

Sedef Şimşek

2050 DünyaTeninde hissettiği kristalimsi gölge gerçek ve hayal arasındaki bir gölgeden ibaretti Yatak odasında bulunan kahverengi çalışma masasının altına oturmuş pencerenin kıvrımlarından utangaç bir âşık gibi görünen dolunaya baktı Gözlerini hafif kapatarak dolunayda çıplak ayakları yere basarak yürümeyi hayal etti Yalnızlığın eşsiz hazzını doruklarına kadar hissetmeye çalıştı Odasında bulunan eşyalara bakıp aslında ne kadar da zavallı göründüklerini düşündü Bir şeyler yanlıştı ve yanlış gitmeye devam ediyorlardı Tek bildiği ruhunun sıkışıp kaldığı ve bir gün beyninin tamamen patlayıp tüm atomlarının gökyüzüne dağılacağıydı Yıldız olması gereken yerde beyaz kirli bir duvar gibi görünen gökyüzüne dağılacaktı Bir yerde olamamanın verdiği hissizlik ve kalabalığın arasında kendini boş bir teneke gibi hissedişi tamamen zamanın getirdiği bir varsayımdı Nefret duygusu öyle indirgenmişti ki hiçbir şey hissedemiyor hissettiği anda öğürüyordu Anlamlarını sorduğu ve sorguladığı zamanlarda ne kadar da umutlu olduğunu düşünüyor ve bir iç çekişle her şeyin daha farklı olması için adaklar dilediğini anımsıyordu Yemek salonundan gelen tabak bıçak sesleri ile irkilmenin aslında her şeyden ne kadar da korktuğunu dile getiriyordu Yemeğe gelmeyecek misin Yaşam için gerekli miydi Ya yemek yemeden de doyulabileceğini biliyor ve kimseye söylemiyorsa Neden birini anlamanın cehennemle eş değer olduğu bir dünyada yaşıyordu Bunu kim seçmişti ya da kimin rızası alınarak bu yeryüzüne gönderilmişti

Şehadet Kitap
120,78

Dorlion Yayınevi

2023236 sf.
Şehadet Kitap

2050 Dünya Teninde hissettiği kristalimsi gölge gerçek ve hayal arasındaki bir gölgeden ibaretti Yatak odasında bulunan kahverengi çalışma masasının altına oturmuş pencerenin kıvrımlarından utangaç bir âşık gibi görünen dolunaya baktı Gözlerini hafif kapatarak dolunayda çıplak ayakları yere basarak yürümeyi hayal etti Yalnızlığın eşsiz hazzını doruklarına kadar hissetmeye çalıştı Odasında bulunan eşyalara bakıp aslında ne kadar da zavallı göründüklerini düşündü Bir şeyler yanlıştı ve yanlış gitmeye devam ediyorlardı Tek bildiği ruhunun sıkışıp kaldığı ve bir gün beyninin tamamen patlayıp tüm atomlarının gökyüzüne dağılacağıydı Yıldız olması gereken yerde beyaz kirli bir duvar gibi görünen gökyüzüne dağılacaktı Bir yerde olamamanın verdiği hissizlik ve kalabalığın arasında kendini boş bir teneke gibi hissedişi tamamen zamanın getirdiği bir varsayımdı Nefret duygusu öyle indirgenmişti ki hiçbir şey hissedemiyor hissettiği anda öğürüyordu Anlamlarını sorduğu ve sorguladığı zamanlarda ne kadar da umutlu olduğunu düşünüyor ve bir iç çekişle her şeyin daha farklı olması için adaklar dilediğini anımsıyordu Yemek salonundan gelen tabak bıçak sesleri ile irkilmenin aslında her şeyden ne kadar da korktuğunu dile getiriyordu Yemeğe gelmeyecek misin Yaşam için gerekli miydi Ya yemek yemeden de doyulabileceğini biliyor ve kimseye söylemiyorsa Neden birini anlamanın cehennemle eş değer olduğu bir dünyada yaşıyordu Bunu kim seçmişti ya da kimin rızası alınarak bu yeryüzüne gönderilmişti

Kitap Ambarı
128,70

Dorlion Yayınevi

2023236 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap Ambarı

Teninde hissettiği kristalimsi gölge gerçek ve hayal arasındaki bir gölgeden ibaretti Yatak odasında bulunan kahverengi çalışma masasının altına oturmuş pencerenin kıvrımlarından utangaç bir âşık gibi görünen dolunaya baktı Gözlerini hafif kapatarak dolunayda çıplak ayakları yere basarak yürümeyi hayal etti Yalnızlığın eşsiz hazzını doruklarına kadar hissetmeye çalıştı Odasında bulunan eşyalara bakıp aslında ne kadar da zavallı göründüklerini düşündü Bir şeyler yanlıştı ve yanlış gitmeye devam ediyorlardı Tek bildiği ruhunun sıkışıp kaldığı ve bir gün beyninin tamamen patlayıp tüm atomlarının gökyüzüne dağılacağıydı Yıldız olması gereken yerde beyaz kirli bir duvar gibi görünen gökyüzüne dağılacaktı Bir yerde olamamanın verdiği hissizlik ve kalabalığın arasında kendini boş bir teneke gibi hissedişi tamamen zamanın getirdiği bir varsayımdı Nefret duygusu öyle indirgenmişti ki hiçbir şey hissedemiyor hissettiği anda öğürüyordu Anlamlarını sorduğu ve sorguladığı zamanlarda ne kadar da umutlu olduğunu düşünüyor ve bir iç çekişle her şeyin daha farklı olması için adaklar dilediğini anımsıyordu Yemek salonundan gelen tabak bıçak sesleri ile irkilmenin aslında her şeyden ne kadar da korktuğunu dile getiriyordu Yemeğe gelmeyecek misin Yaşam için gerekli miydi Ya yemek yemeden de doyulabileceğini biliyor ve kimseye söylemiyorsa Neden birini anlamanın cehennemle eş değer olduğu bir dünyada yaşıyordu Bunu kim seçmişti ya da kimin rızası alınarak bu yeryüzüne gönderilmişti

Kitap Yurdu
138,60

DORLİON YAYINLARI

28.07.2023236 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

2050 Dünya Teninde hissettiği kristalimsi gölge gerçek ve hayal arasındaki bir gölgeden ibaretti Yatak odasında bulunan kahverengi çalışma masasının altına oturmuş pencerenin kıvrımlarından utangaç bir âşık gibi görünen dolunaya baktı Gözlerini hafif kapatarak dolunayda çıplak ayakları yere basarak yürümeyi hayal etti Yalnızlığın eşsiz hazzını doruklarına kadar hissetmeye çalıştı Odasında bulunan eşyalara bakıp aslında ne kadar da zavallı göründüklerini düşündü Bir şeyler yanlıştı ve yanlış gitmeye devam ediyorlardı Tek bildiği ruhunun sıkışıp kaldığı ve bir gün beyninin tamamen patlayıp tüm atomlarının gökyüzüne dağılacağıydı Yıldız olması gereken yerde beyaz kirli bir duvar gibi görünen gökyüzüne dağılacaktı Bir yerde olamamanın verdiği hissizlik ve kalabalığın arasında kendini boş bir teneke gibi hissedişi tamamen zamanın getirdiği bir varsayımdı Nefret duygusu öyle indirgenmişti ki hiçbir şey hissedemiyor hissettiği anda öğürüyordu Anlamlarını sorduğu ve sorguladığı zamanlarda ne kadar da umutlu olduğunu düşünüyor ve bir iç çekişle her şeyin daha farklı olması için adaklar dilediğini anımsıyordu Yemek salonundan gelen tabak bıçak sesleri ile irkilmenin aslında her şeyden ne kadar da korktuğunu dile getiriyordu Yemeğe gelmeyecek misin Yaşam için gerekli miydi Ya yemek yemeden de doyulabileceğini biliyor ve kimseye söylemiyorsa Neden birini anlamanın cehennemle eş değer olduğu bir dünyada yaşıyordu Bunu kim seçmişti ya da kimin rızası alınarak bu yeryüzüne gönderilmişti

Nobel Kitap
152,46

Dorlion Yayınları

2023236 sf.
Nobel Kitap

2050 DünyaTeninde hissettiği kristalimsi gölge gerçek ve hayal arasındaki bir gölgeden ibaretti Yatak odasında bulunan kahverengi çalışma masasının altına oturmuş pencerenin kıvrımlarından utangaç bir âşık gibi görünen dolunaya baktı Gözlerini hafif kapatarak dolunayda çıplak ayakları yere basarak yürümeyi hayal etti Yalnızlığın eşsiz hazzını doruklarına kadar hissetmeye çalıştı Odasında bulunan eşyalara bakıp aslında ne kadar da zavallı göründüklerini düşündü Bir şeyler yanlıştı ve yanlış gitmeye devam ediyorlardı Tek bildiği ruhunun sıkışıp kaldığı ve bir gün beyninin tamamen patlayıp tüm atomlarının gökyüzüne dağılacağıydı Yıldız olması gereken yerde beyaz kirli bir duvar gibi görünen gökyüzüne dağılacaktı Bir yerde olamamanın verdiği hissizlik ve kalabalığın arasında kendini boş bir teneke gibi hissedişi tamamen zamanın getirdiği bir varsayımdı Nefret duygusu öyle indirgenmişti ki hiçbir şey hissedemiyor hissettiği anda öğürüyordu Anlamlarını sorduğu ve sorguladığı zamanlarda ne kadar da umutlu olduğunu düşünüyor ve bir iç çekişle her şeyin daha farklı olması için adaklar dilediğini anımsıyordu Yemek salonundan gelen tabak bıçak sesleri ile irkilmenin aslında her şeyden ne kadar da korktuğunu dile getiriyordu Yemeğe gelmeyecek misin Yaşam için gerekli miydi Ya yemek yemeden de doyulabileceğini biliyor ve kimseye söylemiyorsa Neden birini anlamanın cehennemle eş değer olduğu bir dünyada yaşıyordu Bunu kim seçmişti ya da kimin rızası alınarak bu yeryüzüne gönderilmişti

Tamadres

Dorlion Yayınları

236 sf.
tr
Tamadres

2050 Dünya Teninde hissettiği kristalimsi gölge gerçek ve hayal arasındaki bir gölgeden ibaretti Yatak odasında bulunan kahverengi çalışma masasının altına oturmuş pencerenin kıvrımlarından utangaç bir âşık gibi görünen dolunaya baktı Gözlerini hafif kapatarak dolunayda çıplak ayakları yere basarak yürümeyi hayal etti Yalnızlığın eşsiz hazzını doruklarına kadar hissetmeye çalıştı Odasında bulunan eşyalara bakıp aslında ne kadar da zavallı göründüklerini düşündü Bir şeyler yanlıştı ve yanlış gitmeye devam ediyorlardı Tek bildiği ruhunun sıkışıp kaldığı ve bir gün beyninin tamamen patlayıp tüm atomlarının gökyüzüne dağılacağıydı Yıldız olması gereken yerde beyaz kirli bir duvar gibi görünen gökyüzüne dağılacaktı Bir yerde olamamanın verdiği hissizlik ve kalabalığın arasında kendini boş bir teneke gibi hissedişi tamamen zamanın getirdiği bir varsayımdı Nefret duygusu öyle indirgenmişti ki hiçbir şey hissedemiyor hissettiği anda öğürüyordu Anlamlarını sorduğu ve sorguladığı zamanlarda ne kadar da umutlu olduğunu düşünüyor ve bir iç çekişle her şeyin daha farklı olması için adaklar dilediğini anımsıyordu Yemek salonundan gelen tabak bıçak sesleri ile irkilmenin aslında her şeyden ne kadar da korktuğunu dile getiriyordu Yemeğe gelmeyecek misin Yaşam için gerekli miydi Ya yemek yemeden de doyulabileceğini biliyor ve kimseye söylemiyorsa Neden birini anlamanın cehennemle eş değer olduğu bir dünyada yaşıyordu Bunu kim seçmişti ya da kimin rızası alınarak bu yeryüzüne gönderilmişti