Peygamberlerin ve Ehl i Beyt in Masumiyeti — Cafer Subhani

Peygamberlerin ve Ehl i Beyt in Masumiyeti
Cafer SubhaniÖnsöz Yayıncılık
Peygamberlerin ve Ehl i Beyt in Masumiyeti
Cafer SubhaniAllah ın velilerinin velâyet i tekvînîlerine inanmak yalnızca şirke bulaşmamak değil belki tevhidin ta kendisidir Çünkü eğer biz bir kimsenin en küçük bir hareketini ister yürümek gibi sıradan isterse peygamberlerin mucizeleri ve evliyanın kerametleri gibi olağanüstü hareketler olsun müstakil addeder ve o Allah ın güç ve kuvvetinin dışında bu işi yaptığını düşünürsek ancak bu surette şirke bulaşmış oluruz Ancak eğer bir kulu her makam ve mertebede her türlü iş ve oluşum hakkında müstakil olarak algılamayıp onu Allah ın iradesinin dışında saymazsak tevhid yolundan dışarı çıkmamış ve sırât ı müstakîmden sapmamış oluruz Tevhid ve şirkin ölçüsü sıradan ve tabii işlerin gerçekleştirilmesini kullara nisbet edip onları bu işlerde müstakil bilmek ve büyük ve tabii düzenin dışındaki işleriyse doğrudan Allah a atfetmek değildir Çünkü bu durumda şirkten kaçmak isterken şirke düşmüş oluruz

Önsöz Yayıncılık
Allah ın velilerinin velâyet i tekvînîlerine inanmak yalnızca şirke bulaşmamak değil belki tevhidin ta kendisidir Çünkü eğer biz bir kimsenin en küçük bir hareketini ister yürümek gibi sıradan isterse peygamberlerin mucizeleri ve evliyanın kerametleri gibi olağanüstü hareketler olsun müstakil addeder ve o Allah ın güç ve kuvvetinin dışında bu işi yaptığını düşünürsek ancak bu surette şirke bulaşmış oluruz Ancak eğer bir kulu her makam ve mertebede her türlü iş ve oluşum hakkında müstakil olarak algılamayıp onu Allah ın iradesinin dışında saymazsak tevhid yolundan dışarı çıkmamış ve sırât ı müstakîmden sapmamış oluruz Tevhid ve şirkin ölçüsü sıradan ve tabii işlerin gerçekleştirilmesini kullara nisbet edip onları bu işlerde müstakil bilmek ve büyük ve tabii düzenin dışındaki işleriyse doğrudan Allah a atfetmek değildir Çünkü bu durumda şirkten kaçmak isterken şirke düşmüş oluruz

çev. Hanife Gürbüz
Allah ın velilerinin velâyet i tekvînîlerine inanmak yalnızca şirke bulaşmamak değil belki tevhidin ta kendisidir Çünkü eğer biz bir kimsenin en küçük bir hareketini ister yürümek gibi sıradan isterse peygamberlerin mucizeleri ve evliyanın kerametleri gibi olağanüstü hareketler olsun müstakil addeder ve o Allah ın güç ve kuvvetinin dışında bu işi yaptığını düşünürsek ancak bu surette şirke bulaşmış oluruz Ancak eğer bir kulu her makam ve mertebede her türlü iş ve oluşum hakkında müstakil olarak algılamayıp onu Allah ın iradesinin dışında saymazsak tevhid yolundan dışarı çıkmamış ve sırât ı müstakîmden sapmamış oluruz Tevhid ve şirkin ölçüsü sıradan ve tabii işlerin gerçekleştirilmesini kullara nisbet edip onları bu işlerde müstakil bilmek ve büyük ve tabii düzenin dışındaki işleriyse doğrudan Allah a atfetmek değildir Çünkü bu durumda şirkten kaçmak isterken şirke düşmüş oluruz Yazar Cafer Subhani Sayfa Sayısı 416 Çeviri Hanife Gürbüz Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ağustos 2020 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Önsöz Yayıncılık
Allah ın velilerinin velâyet i tekvînîlerine inanmak yalnızca şirke bulaşmamak değil belki tevhidin ta kendisidir Çünkü eğer biz bir kimsenin en küçük bir hareketini ister yürümek gibi sıradan isterse peygamberlerin mucizeleri ve evliyanın kerametleri gibi olağanüstü hareketler olsun müstakil addeder ve o Allah ın güç ve kuvvetinin dışında bu işi yaptığını düşünürsek ancak bu surette şirke bulaşmış oluruz Ancak eğer bir kulu her makam ve mertebede her türlü iş ve oluşum hakkında müstakil olarak algılamayıp onu Allah ın iradesinin dışında saymazsak tevhid yolundan dışarı çıkmamış ve sırât ı müstakîmden sapmamış oluruz Tevhid ve şirkin ölçüsü sıradan ve tabii işlerin gerçekleştirilmesini kullara nisbet edip onları bu işlerde müstakil bilmek ve büyük ve tabii düzenin dışındaki işleriyse doğrudan Allah a atfetmek değildir Çünkü bu durumda şirkten kaçmak isterken şirke düşmüş oluruz

Önsöz Yayıncılık
Allah ın velilerinin velâyet i tekvînîlerine inanmak yalnızca şirke bulaşmamak değil belki tevhidin ta kendisidir Çünkü eğer biz bir kimsenin en küçük bir hareketini ister yürümek gibi sıradan isterse peygamberlerin mucizeleri ve evliyanın kerametleri gibi olağanüstü hareketler olsun müstakil addeder ve o Allah ın güç ve kuvvetinin dışında bu işi yaptığını düşünürsek ancak bu surette şirke bulaşmış oluruz Ancak eğer bir kulu her makam ve mertebede her türlü iş ve oluşum hakkında müstakil olarak algılamayıp onu Allah ın iradesinin dışında saymazsak tevhid yolundan dışarı çıkmamış ve sırât ı müstakîmden sapmamış oluruz Tevhid ve şirkin ölçüsü sıradan ve tabii işlerin gerçekleştirilmesini kullara nisbet edip onları bu işlerde müstakil bilmek ve büyük ve tabii düzenin dışındaki işleriyse doğrudan Allah a atfetmek değildir Çünkü bu durumda şirkten kaçmak isterken şirke düşmüş oluruz