Polisin Zor ve Silah Kullanma Yetkisi ve Bu Yetkinin İnsan Hakları Standartlarına Uygunluğu — Buket Karaman

Polisin Zor ve Silah Kullanma Yetkisi ve Bu Yetkinin İnsan Hakları Standartlarına Uygunluğu
Buket KaramanOn İki Levha Yayınları
Polisin Zor ve Silah Kullanma Yetkisi ve Bu Yetkinin İnsan Hakları Standartlarına Uygunluğu
Buket KaramanBuket Karaman tarafından kaleme alınan Polisin Zor ve Silah Kullanma Yetkisi ve Bu Yetkinin İnsan Hakları Standartlarına Uygunluğu On İki Levha Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Polisin Zor ve Silah Kullanma Yetkisi ve Bu Yetkinin İnsan Hakları Standartlarına Uygunluğu Buket Karaman Kitap Özeti İnsan hakları ile zor silah kullanma veya en genel anlamıyla şiddet ontolojik olarak birbirine uydurulabilen kavramlar değildir Ancak şiddet araçlarının tekelleşmesi sonucu şiddet kullanma yetkisi devlete devredildiğinden beri insan hakları ve devletin zor aygıtları arasında bir sınır mücadelesi süregelmektedir Bu bağlamda devletin insan hakları sicilini en sahih ortaya koyan alan devletin zor aygıtı olan polisin zor ve silah kullandığı fiillerdir Yaşama hakkı işkence yasağı gibi en ilksel haklara yapılan müdahalelerin ortadan kaldırılması için öncelikle polisin çıplak zor gücünün hukuki olarak sınırlarını çizmek gerekir Çalışmada amaçlanan polisin zor ve silah kullanma yetkisini kullanırken neden olduğu insan hakları ihlallerinin minimize edilmesine yönelik hukuki araçların araştırılmasıdır Bu araştırma devletin şiddet tekeli ve egemenlik nosyonuna dair kuramsal ve tarihsel bir incelemeyle başlayıp polisin zor ve silah kullanma yetkisinin kapsamı koşulları ve sınırlarını ortaya koyarak nihayet polisin zor ve silah kullanma yetkisine ilişkin fiilleriyle neden olduğu insan hakları ihlalleri karşısında hem polisin hem de devletin sorumluluğunun kapsamının belirlenmesinden oluşmaktadır Yayınevi On İki Levha Yayınları Yazar Buket Karaman Sayfa 435 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x23 50 cm Basım Yılı 2023 Barkod 9786254326455 Kategori Kanun ve Uygulama Kitapları

On İki Levha Yayınları
İnsan hakları ile zor silah kullanma veya en genel anlamıyla şiddet ontolojik olarak birbirine uydurulabilen kavramlar değildir Ancak şiddet araçlarının tekelleşmesi sonucu şiddet kullanma yetkisi devlete devredildiğinden beri insan hakları ve devletin zor aygıtları arasında bir sınır mücadelesi süregelmektedir Bu bağlamda devletin insan hakları sicilini en sahih ortaya koyan alan devletin zor aygıtı olan polisin zor ve silah kullandığı fiillerdir Yaşama hakkı işkence yasağı gibi en ilksel haklara yapılan müdahalelerin ortadan kaldırılması için öncelikle polisin çıplak zor gücünün hukuki olarak sınırlarını çizmek gerekir Çalışmada amaçlanan polisin zor ve silah kullanma yetkisini kullanırken neden olduğu insan hakları ihlallerinin minimize edilmesine yönelik hukuki araçların araştırılmasıdır Bu araştırma devletin şiddet tekeli ve egemenlik nosyonuna dair kuramsal ve tarihsel bir incelemeyle başlayıp polisin zor ve silah kullanma yetkisinin kapsamı koşulları ve sınırlarını ortaya koyarak nihayet polisin zor ve silah kullanma yetkisine ilişkin fiilleriyle neden olduğu insan hakları ihlalleri karşısında hem polisin hem de devletin sorumluluğunun kapsamının belirlenmesinden oluşmaktadır

On İki Levha Yayınları
İnsan hakları ile zor silah kullanma veya en genel anlamıyla şiddet ontolojik olarak birbirine uydurulabilen kavramlar değildir Ancak şiddet araçlarının tekelleşmesi sonucu şiddet kullanma yetkisi devlete devredildiğinden beri insan hakları ve devletin zor aygıtları arasında bir sınır mücadelesi süregelmektedir Bu bağlamda devletin insan hakları sicilini en sahih ortaya koyan alan devletin zor aygıtı olan polisin zor ve silah kullandığı fiillerdir Yaşama hakkı işkence yasağı gibi en ilksel haklara yapılan müdahalelerin ortadan kaldırılması için öncelikle polisin çıplak zor gücünün hukuki olarak sınırlarını çizmek gerekir Çalışmada amaçlanan polisin zor ve silah kullanma yetkisini kullanırken neden olduğu insan hakları ihlallerinin minimize edilmesine yönelik hukuki araçların araştırılmasıdır Bu araştırma devletin şiddet tekeli ve egemenlik nosyonuna dair kuramsal ve tarihsel bir incelemeyle başlayıp polisin zor ve silah kullanma yetkisinin kapsamı koşulları ve sınırlarını ortaya koyarak nihayet polisin zor ve silah kullanma yetkisine ilişkin fiilleriyle neden olduğu insan hakları ihlalleri karşısında hem polisin hem de devletin sorumluluğunun kapsamının belirlenmesinden oluşmaktadır

On İki Levha Yayıncılık
İnsan hakları ile zor silah kullanma veya en genel anlamıyla şiddet ontolojik olarak birbirine uydurulabilen kavramlar değildir Ancak şiddet araçlarının tekelleşmesi sonucu şiddet kullanma yetkisi devlete devredildiğinden beri insan hakları ve devletin zor aygıtları arasında bir sınır mücadelesi süregelmektedir Bu bağlamda devletin insan hakları sicilini en sahih ortaya koyan alan devletin zor aygıtı olan polisin zor ve silah kullandığı fiillerdir Yaşama hakkı işkence yasağı gibi en ilksel haklara yapılan müdahalelerin ortadan kaldırılması için öncelikle polisin çıplak zor gücünün hukuki olarak sınırlarını çizmek gerekir Çalışmada amaçlanan polisin zor ve silah kullanma yetkisini kullanırken neden olduğu insan hakları ihlallerinin minimize edilmesine yönelik hukuki araçların araştırılmasıdır Bu araştırma devletin şiddet tekeli ve egemenlik nosyonuna dair kuramsal ve tarihsel bir incelemeyle başlayıp polisin zor ve silah kullanma yetkisinin kapsamı koşulları ve sınırlarını ortaya koyarak nihayet polisin zor ve silah kullanma yetkisine ilişkin fiilleriyle neden olduğu insan hakları ihlalleri karşısında hem polisin hem de devletin sorumluluğunun kapsamının belirlenmesinden oluşmaktadır