Porselen Yapımı — Antonio Negri

Porselen Yapımı
Antonio NegriMONOKL YAYINLARI
Porselen Yapımı
Antonio NegriÖznelliğin politik inşasına veya daha doğrusu politik öznellik üretimine yani çokluk yapmaya karşılık düşen uzun güzergah bizim fakirlik dediğimiz bir paradokstan başlar Fakirlik derken fiziki ve maddi yoksunluğu yani basitçe mahrumiyet durumunu değil eksiklikleri ve mahrumiyetleri telafi etmek için ilişkiler ve işbirlikleri geliştirme ihtiyacında olma olgusunu kastediyoruz Gerçekten de ortak bir öznellik üretimi süreci bize göre iki temel gücün ilişkilenmesi yoluyla mümkündür Birinci kuvvetten az evvel bahsettik Klasik bir metaforla buna fakirliğin gücü diyebiliriz Bu belli bir zamanda beliren ontolojik bir devamsızlık yoluyla kendini ortaya koyan bir kuvvettir Bu eğilimsel olarak mutlak bir yokluğun güce açılan bir ihtiyacın artık baskılanamayan bir arzunun zamanıdır Fakirliğin gücü o halde insanlık durumunun aslen hazır ve yatkın olduğu kategorilerin üzerinden sıçramanın gücüdür Bu sıçrama daha önce görme fırsatı bulduğumuz üzere zaman zaman boşlukta ve boşluk üzerinde gerçekleşebilir Elbette bir riske girmek anlamına gelir fakat her durumda hayal edilebilir hayat ve veya özgürlük tercihleri bütününü kendi içinde taşır Sonuç itibarıyla fakirlikten ortak olanın ontolojik inşasına sevk eden artzamanlı geçici bir güzergaha ihtiyaç vardır Spinoza cupiditas ın aşk yani öznenin eğer fakirse içinde taşıdığı güç geliştirme arzusu olarak conatus a kıyasla fakirlik kendi hayatını korumaya dair asli girişim devamlılığını göstererek bunun bir tasvirini verir Böylece birincil kuvvetten fakirlik ikinci güce aşk nasıl geçileceğini görmüş oluruz Fakirlik için olduğu gibi aşk kelimesiyle de hem klasik Platoncu aşk metaforunun bir tekrarını hem de bunun altüst edilmesini kastediyoruz Platon da ihtiyaç ve aşk organik olarak birbiriyle ilişkiliyken bizse burada birinden diğerine geçişi sağlayan üretici devamlılık bağının ve paradoksal olarak ontolojik sıçramanın anlaşılması söz konusudur Böylelikle tamamen olumlu bir dönüm noktasına varıyoruz zira fakirlik kısaca varlığın mümkün bir çoğalmasına doğru bir açıklığı gerilimi ifade eder Bedenlerin ve veya ortak olanın sürecinin devamsızlığına basit bir atıf yapmanın şimdiye kadar bize sahici bir açıklık perspektifi sağlamadığı açıktır zira bu atıf sadece bizim kötü oluşumuza vurgu yapıyordu buradaysa aksine fakirliğin ve aşkın kuvvetler yani güçler olarak yeniden keşfi bize tutkulardan yola çıkarak olumlayıcı bir kaçış hattı varlığın kendisini kat eden ve çokluk yapmanın inşa ettiği telos un maddileştirilmesini görünür kılan bir geçiş görmeyi sağlıyor Nitekim çokluk yapmaya bir devamlılık felsefe için kuramsal hareketler için entelektüel ve militan bir devamlılık kazandırmamıza yardım edecek olan da tam olarak budur

Monokl
Öznelliğin politik inşasına veya daha doğrusu politik öznellik üretimine yani çokluk yapmaya karşılık düşen uzun güzergah bizim fakirlik dediğimiz bir paradokstan başlar Fakirlik derken fiziki ve maddi yoksunluğu yani basitçe mahrumiyet durumunu değil eksiklikleri ve mahrumiyetleri telafi etmek için ilişkiler ve işbirlikleri geliştirme ihtiyacında olma olgusunu kastediyoruz Gerçekten de ortak bir öznellik üretimi süreci bize göre iki temel gücün ilişkilenmesi yoluyla mümkündür Birinci kuvvetten az evvel bahsettik Klasik bir metaforla buna fakirliğin gücü diyebiliriz Bu belli bir zamanda beliren ontolojik bir devamsızlık yoluyla kendini ortaya koyan bir kuvvettir Bu eğilimsel olarak mutlak bir yokluğun güce açılan bir ihtiyacın artık baskılanamayan bir arzunun zamanıdır Fakirliğin gücü o halde insanlık durumunun aslen hazır ve yatkın olduğu kategorilerin üzerinden sıçramanın gücüdür Bu sıçrama daha önce görme fırsatı bulduğumuz üzere zaman zaman boşlukta ve boşluk üzerinde gerçekleşebilir Elbette bir riske girmek anlamına gelir fakat her durumda hayal edilebilir hayat ve veya özgürlük tercihleri bütününü kendi içinde taşır Sonuç itibarıyla fakirlikten ortak olanın ontolojik inşasına sevk eden artzamanlı geçici bir güzergaha ihtiyaç vardır Spinoza cupiditas ın aşk yani öznenin eğer fakirse içinde taşıdığı güç geliştirme arzusu olarak conatus a kıyasla fakirlik kendi hayatını korumaya dair asli girişim devamlılığını göstererek bunun bir tasvirini verir Böylece birincil kuvvetten fakirlik ikinci güce aşk nasıl geçileceğini görmüş oluruz Fakirlik için olduğu gibi aşk kelimesiyle de hem klasik Platoncu aşk metaforunun bir tekrarını hem de bunun altüst edilmesini kastediyoruz Platon da ihtiyaç ve aşk organik olarak birbiriyle ilişkiliyken bizse burada birinden diğerine geçişi sağlayan üretici devamlılık bağının ve paradoksal olarak ontolojik sıçramanın anlaşılması söz konusudur Böylelikle tamamen olumlu bir dönüm noktasına varıyoruz zira fakirlik kısaca varlığın mümkün bir çoğalmasına doğru bir açıklığı gerilimi ifade eder Bedenlerin ve veya ortak olanın sürecinin devamsızlığına basit bir atıf yapmanın şimdiye kadar bize sahici bir açıklık perspektifi sağlamadığı açıktır zira bu atıf sadece bizim kötü oluşumuza vurgu yapıyordu buradaysa aksine fakirliğin ve aşkın kuvvetler yani güçler olarak yeniden keşfi bize tutkulardan yola çıkarak olumlayıcı bir kaçış hattı varlığın kendisini kat eden ve çokluk yapmanın inşa ettiği telos un maddileştirilmesini görünür kılan bir geçiş görmeyi sağlıyor Nitekim çokluk yapmaya bir devamlılık felsefe için kuramsal hareketler için entelektüel ve militan bir devamlılık kazandırmamıza yardım edecek olan da tam olarak budur Sayfa Sayısı 200 Baskı Yılı 2013 Dili Türkçe Yayınevi Monokl

MonoKL Yayınları
Öznelliğin politik inşasına veya daha doğrusu politik öznellik üretimine yani çokluk yapmaya karşılık düşen uzun güzergah bizim fakirlik dediğimiz bir paradokstan başlar Fakirlik derken fiziki ve maddi yoksunluğu yani basitçe mahrumiyet durumunu değil eksiklikleri ve mahrumiyetleri telafi etmek için ilişkiler ve işbirlikleri geliştirme ihtiyacında olma olgusunu kastediyoruz Gerçekten de ortak bir öznellik üretimi süreci bize göre iki temel gücün ilişkilenmesi yoluyla mümkündür Birinci kuvvetten az evvel bahsettik Klasik bir metaforla buna fakirliğin gücü diyebiliriz Bu belli bir zamanda beliren ontolojik bir devamsızlık yoluyla kendini ortaya koyan bir kuvvettir Bu eğilimsel olarak mutlak bir yokluğun güce açılan bir ihtiyacın artık baskılanamayan bir arzunun zamanıdır Fakirliğin gücü o halde insanlık durumunun aslen hazır ve yatkın olduğu kategorilerin üzerinden sıçramanın gücüdür Bu sıçrama daha önce görme fırsatı bulduğumuz üzere zaman zaman boşlukta ve boşluk üzerinde gerçekleşebilir Elbette bir riske girmek anlamına gelir fakat her durumda hayal edilebilir hayat ve veya özgürlük tercihleri bütününü kendi içinde taşır Sonuç itibarıyla fakirlikten ortak olanın ontolojik inşasına sevk eden artzamanlı geçici bir güzergaha ihtiyaç vardır Spinoza cupiditas ın aşk yani öznenin eğer fakirse içinde taşıdığı güç geliştirme arzusu olarak conatus a kıyasla fakirlik kendi hayatını korumaya dair asli girişim devamlılığını göstererek bunun bir tasvirini verir Böylece birincil kuvvetten fakirlik ikinci güce aşk nasıl geçileceğini görmüş oluruz Fakirlik için olduğu gibi aşk kelimesiyle de hem klasik Platoncu aşk metaforunun bir tekrarını hem de bunun altüst edilmesini kastediyoruz Platon da ihtiyaç ve aşk organik olarak birbiriyle ilişkiliyken bizse burada birinden diğerine geçişi sağlayan üretici devamlılık bağının ve paradoksal olarak ontolojik sıçramanın anlaşılması söz konusudur Böylelikle tamamen olumlu bir dönüm noktasına varıyoruz zira fakirlik kısaca varlığın mümkün bir çoğalmasına doğru bir açıklığı gerilimi ifade eder Bedenlerin ve veya ortak olanın sürecinin devamsızlığına basit bir atıf yapmanın şimdiye kadar bize sahici bir açıklık perspektifi sağlamadığı açıktır zira bu atıf sadece bizim kötü oluşumuza vurgu yapıyordu buradaysa aksine fakirliğin ve aşkın kuvvetler yani güçler olarak yeniden keşfi bize tutkulardan yola çıkarak olumlayıcı bir kaçış hattı varlığın kendisini kat eden ve çokluk yapmanın inşa ettiği telos un maddileştirilmesini görünür kılan bir geçiş görmeyi sağlıyor Nitekim çokluk yapmaya bir devamlılık felsefe için kuramsal hareketler için entelektüel ve militan bir devamlılık kazandırmamıza yardım edecek olan da tam olarak budur

MONOKL
Öznelliğin politik inşasına veya daha doğrusu politik öznellik üretimine yani çokluk yapmaya karşılık düşen uzun güzergah bizim fakirlik dediğimiz bir paradokstan başlar Fakirlik derken fiziki ve maddi yoksunluğu yani basitçe mahrumiyet durumunu değil eksiklikleri ve mahrumiyetleri telafi etmek için ilişkiler ve işbirlikleri geliştirme ihtiyacında olma olgusunu kastediyoruz Gerçekten de ortak bir öznellik üretimi süreci bize göre iki temel gücün ilişkilenmesi yoluyla mümkündür Birinci kuvvetten az evvel bahsettik Klasik bir metaforla buna fakirliğin gücü diyebiliriz Bu belli bir zamanda beliren ontolojik bir devamsızlık yoluyla kendini ortaya koyan bir kuvvettir Bu eğilimsel olarak mutlak bir yokluğun güce açılan bir ihtiyacın artık baskılanamayan bir arzunun zamanıdır Fakirliğin gücü o halde insanlık durumunun aslen hazır ve yatkın olduğu kategorilerin üzerinden sıçramanın gücüdür Bu sıçrama daha önce görme fırsatı bulduğumuz üzere zaman zaman boşlukta ve boşluk üzerinde gerçekleşebilir Elbette bir riske girmek anlamına gelir fakat her durumda hayal edilebilir hayat ve veya özgürlük tercihleri bütününü kendi içinde taşır Sonuç itibarıyla fakirlikten ortak olanın ontolojik inşasına sevk eden artzamanlı geçici bir güzergaha ihtiyaç vardır Spinoza cupiditas ın aşk yani öznenin eğer fakirse içinde taşıdığı güç geliştirme arzusu olarak conatus a kıyasla fakirlik kendi hayatını korumaya dair asli girişim devamlılığını göstererek bunun bir tasvirini verir Böylece birincil kuvvetten fakirlik ikinci güce aşk nasıl geçileceğini görmüş oluruz Fakirlik için olduğu gibi aşk kelimesiyle de hem klasik Platoncu aşk metaforunun bir tekrarını hem de bunun altüst edilmesini kastediyoruz Platon da ihtiyaç ve aşk organik olarak birbiriyle ilişkiliyken bizse burada birinden diğerine geçişi sağlayan üretici devamlılık bağının ve paradoksal olarak ontolojik sıçramanın anlaşılması söz konusudur Böylelikle tamamen olumlu bir dönüm noktasına varıyoruz zira fakirlik kısaca varlığın mümkün bir çoğalmasına doğru bir açıklığı gerilimi ifade eder Bedenlerin ve veya ortak olanın sürecinin devamsızlığına basit bir atıf yapmanın şimdiye kadar bize sahici bir açıklık perspektifi sağlamadığı açıktır zira bu atıf sadece bizim kötü oluşumuza vurgu yapıyordu buradaysa aksine fakirliğin ve aşkın kuvvetler yani güçler olarak yeniden keşfi bize tutkulardan yola çıkarak olumlayıcı bir kaçış hattı varlığın kendisini kat eden ve çokluk yapmanın inşa ettiği telos un maddileştirilmesini görünür kılan bir geçiş görmeyi sağlıyor Nitekim çokluk yapmaya bir devamlılık felsefe için kuramsal hareketler için entelektüel ve militan bir devamlılık kazandırmamıza yardım edecek olan da tam olarak budur

MonoKL
Antonio Negri tarafından kaleme alınan Porselen Yapımı MonoKL eseri olarak okurlarla buluşuyor Porselen Yapımı Antonio Negri Kitap Özeti Öznelliğin politik inşasına veya daha doğrusu politik öznellik üretimine yani çokluk yapmaya karşılık düşen uzun güzergah bizim fakirlik dediğimiz bir paradokstan başlar Fakirlik derken fiziki ve maddi yoksunluğu yani basitçe mahrumiyet durumunu değil eksiklikleri ve mahrumiyetleri telafi etmek için ilişkiler ve işbirlikleri geliştirme ihtiyacında olma olgusunu kastediyoruz Gerçekten de ortak bir öznellik üretimi süreci bize göre iki temel gücün ilişkilenmesi yoluyla mümkündür Birinci kuvvetten az evvel bahsettik Klasik bir metaforla buna fakirliğin gücü diyebiliriz Bu belli bir zamanda beliren ontolojik bir devamsızlık yoluyla kendini ortaya koyan bir kuvvettir Bu eğilimsel olarak mutlak bir yokluğun güce açılan bir ihtiyacın artık baskılanamayan bir arzunun zamanıdır Fakirliğin gücü o halde insanlık durumunun aslen hazır ve yatkın olduğu kategorilerin üzerinden sıçramanın gücüdür Bu sıçrama daha önce görme fırsatı bulduğumuz üzere zaman zaman boşlukta ve boşluk üzerinde gerçekleşebilir Elbette bir riske girmek anlamına gelir fakat her durumda hayal edilebilir hayat ve veya özgürlük tercihleri bütününü kendi içinde taşır Sonuç itibarıyla fakirlikten ortak olanın ontolojik inşasına sevk eden artzamanlı geçici bir güzergaha ihtiyaç vardır Spinoza cupiditasın aşk yani öznenin eğer fakirse içinde taşıdığı güç geliştirme arzusu olarak conatusa kıyasla fakirlik kendi hayatını korumaya dair asli girişim devamlılığını göstererek bunun bir tasvirini verir Böylece birincil kuvvetten fakirlik ikinci güce aşk nasıl geçileceğini görmüş oluruz Fakirlik için olduğu gibi aşk kelimesiyle de hem klasik Platoncu aşk metaforunun bir tekrarını hem de bunun altüst edilmesini kastediyoruz Platonda ihtiyaç ve aşk organik olarak birbiriyle ilişkiliyken bizse burada birinden diğerine geçişi sağlayan üretici devamlılık bağının ve paradoksal olarak ontolojik sıçramanın anlaşılması söz konusudur Böylelikle tamamen olumlu bir dönüm noktasına varıyoruz zira fakirlik kısaca varlığın mümkün bir çoğalmasına doğru bir açıklığı gerilimi ifade eder Bedenlerin ve veya ortak olanın sürecinin devamsızlığına basit bir atıf yapmanın şimdiye kadar bize sahici bir açıklık perspektifi sağlamadığı açıktır zira bu atıf sadece bizim kötü oluşumuza vurgu yapıyordu buradaysa aksine fakirliğin ve aşkın kuvvetler yani güçler olarak yeniden keşfi bize tutkulardan yola çıkarak olumlayıcı bir kaçış hattı varlığın kendisini kat eden ve çokluk yapmanın inşa ettiği telosun maddileştirilmesini görünür kılan bir geçiş görmeyi sağlıyor Nitekim çokluk yapmaya bir devamlılık felsefe için kuramsal hareketler için entelektüel ve militan bir devamlılık kazandırmamıza yardım edecek olan da tam olarak budur Yayınevi MonoKL Yazar Antonio Negri Sayfa 184 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Nisan 2013 Barkod 9786055159047 Kategori Diğer Felsefe Kitapları Düşünce Felsefi Akımlar

MonoKL
çev. Koytak, Elyasa
Öznelliğin politik inşasına veya daha doğrusu politik öznellik üretimine yani çokluk yapmaya karşılık düşen uzun güzergah bizim fakirlik dediğimiz bir paradokstan başlar Fakirlik derken fiziki ve maddi yoksunluğu yani basitçe mahrumiyet durumunu değil eksiklikleri ve mahrumiyetleri telafi etmek için ilişkiler ve işbirlikleri geliştirme ihtiyacında olma olgusunu kastediyoruz Gerçekten de ortak bir öznellik üretimi süreci bize göre iki temel gücün ilişkilenmesi yoluyla mümkündür Birinci kuvvetten az evvel bahsettik Klasik bir metaforla buna fakirliğin gücü diyebiliriz Bu belli bir zamanda beliren ontolojik bir devamsızlık yoluyla kendini ortaya koyan bir kuvvettir Bu eğilimsel olarak mutlak bir yokluğun güce açılan bir ihtiyacın artık baskılanamayan bir arzunun zamanıdır Fakirliğin gücü o halde insanlık durumunun aslen hazır ve yatkın olduğu kategorilerin üzerinden sıçramanın gücüdür Bu sıçrama daha önce görme fırsatı bulduğumuz üzere zaman zaman boşlukta ve boşluk üzerinde gerçekleşebilir Elbette bir riske girmek anlamına gelir fakat her durumda hayal edilebilir hayat ve veya özgürlük tercihleri bütününü kendi içinde taşır Sonuç itibarıyla fakirlikten ortak olanın ontolojik inşasına sevk eden artzamanlı geçici bir güzergaha ihtiyaç vardır Spinoza cupiditas ın aşk yani öznenin eğer fakirse içinde taşıdığı güç geliştirme arzusu olarak conatus a kıyasla fakirlik kendi hayatını korumaya dair asli girişim devamlılığını göstererek bunun bir tasvirini verir Böylece birincil kuvvetten fakirlik ikinci güce aşk nasıl geçileceğini görmüş oluruz Fakirlik için olduğu gibi aşk kelimesiyle de hem klasik Platoncu aşk metaforunun bir tekrarını hem de bunun altüst edilmesini kastediyoruz Platon da ihtiyaç ve aşk organik olarak birbiriyle ilişkiliyken bizse burada birinden diğerine geçişi sağlayan üretici devamlılık bağının ve paradoksal olarak ontolojik sıçramanın anlaşılması söz konusudur Böylelikle tamamen olumlu bir dönüm noktasına varıyoruz zira fakirlik kısaca varlığın mümkün bir çoğalmasına doğru bir açıklığı gerilimi ifade eder Bedenlerin ve veya ortak olanın sürecinin devamsızlığına basit bir atıf yapmanın şimdiye kadar bize sahici bir açıklık perspektifi sağlamadığı açıktır zira bu atıf sadece bizim kötü oluşumuza vurgu yapıyordu buradaysa aksine fakirliğin ve aşkın kuvvetler yani güçler olarak yeniden keşfi bize tutkulardan yola çıkarak olumlayıcı bir kaçış hattı varlığın kendisini kat eden ve çokluk yapmanın inşa ettiği telos un maddileştirilmesini görünür kılan bir geçiş görmeyi sağlıyor Nitekim çokluk yapmaya bir devamlılık felsefe için kuramsal hareketler için entelektüel ve militan bir devamlılık kazandırmamıza yardım edecek olan da tam olarak budur

MonoKL Yayınları
Öznelliğin politik inşasına veya daha doğrusu politik öznellik üretimine yani çokluk yapmaya karşılık düşen uzun güzergah bizim fakirlik dediğimiz bir paradokstan başlar Fakirlik derken fiziki ve maddi yoksunluğu yani basitçe mahrumiyet durumunu değil eksiklikleri ve mahrumiyetleri telafi etmek için ilişkiler ve işbirlikleri geliştirme ihtiyacında olma olgusunu kastediyoruz Gerçekten de ortak bir öznellik üretimi süreci bize göre iki temel gücün ilişkilenmesi yoluyla mümkündür Birinci kuvvetten az evvel bahsettik Klasik bir metaforla buna fakirliğin gücü diyebiliriz Bu belli bir zamanda beliren ontolojik bir devamsızlık yoluyla kendini ortaya koyan bir kuvvettir Bu eğilimsel olarak mutlak bir yokluğun güce açılan bir ihtiyacın artık baskılanamayan bir arzunun zamanıdır Fakirliğin gücü o halde insanlık durumunun aslen hazır ve yatkın olduğu kategorilerin üzerinden sıçramanın gücüdür Bu sıçrama daha önce görme fırsatı bulduğumuz üzere zaman zaman boşlukta ve boşluk üzerinde gerçekleşebilir Elbette bir riske girmek anlamına gelir fakat her durumda hayal edilebilir hayat ve veya özgürlük tercihleri bütününü kendi içinde taşır Sonuç itibarıyla fakirlikten ortak olanın ontolojik inşasına sevk eden artzamanlı geçici bir güzergaha ihtiyaç vardır Spinoza cupiditas ın aşk yani öznenin eğer fakirse içinde taşıdığı güç geliştirme arzusu olarak conatus a kıyasla fakirlik kendi hayatını korumaya dair asli girişim devamlılığını göstererek bunun bir tasvirini verir Böylece birincil kuvvetten fakirlik ikinci güce aşk nasıl geçileceğini görmüş oluruz Fakirlik için olduğu gibi aşk kelimesiyle de hem klasik Platoncu aşk metaforunun bir tekrarını hem de bunun altüst edilmesini kastediyoruz Platon da ihtiyaç ve aşk organik olarak birbiriyle ilişkiliyken bizse burada birinden diğerine geçişi sağlayan üretici devamlılık bağının ve paradoksal olarak ontolojik sıçramanın anlaşılması söz konusudur Böylelikle tamamen olumlu bir dönüm noktasına

Monokl Yayınları
Öznelliğin politik inşasına veya daha doğrusu politik öznellik üretimine yani çokluk yapmaya karşılık düşen uzun güzergah bizim fakirlik dediğimiz bir paradokstan başlar Fakirlik derken fiziki ve maddi yoksunluğu yani basitçe mahrumiyet durumunu değil eksiklikleri ve mahrumiyetleri telafi etmek için ilişkiler ve işbirlikleri geliştirme ihtiyacında olma olgusunu kastediyoruz Gerçekten de ortak bir öznellik üretimi süreci bize göre iki temel gücün ilişkilenmesi yoluyla mümkündür Birinci kuvvetten az evvel bahsettik Klasik bir metaforla buna fakirliğin gücü diyebiliriz Bu belli bir zamanda beliren ontolojik bir devamsızlık yoluyla kendini ortaya koyan bir kuvvettir Bu eğilimsel olarak mutlak bir yokluğun güce açılan bir ihtiyacın artık baskılanamayan bir arzunun zamanıdır Fakirliğin gücü o halde insanlık durumunun aslen hazır ve yatkın olduğu kategorilerin üzerinden sıçramanın gücüdür Bu sıçrama daha önce görme fırsatı bulduğumuz üzere zaman zaman boşlukta ve boşluk üzerinde gerçekleşebilir Elbette bir riske girmek anlamına gelir fakat her durumda hayal edilebilir hayat ve veya özgürlük tercihleri bütününü kendi içinde taşır Sonuç itibarıyla fakirlikten ortak olanın ontolojik inşasına sevk eden artzamanlı geçici bir güzergaha ihtiyaç vardır Spinoza cupiditas ın aşk yani öznenin eğer fakirse içinde taşıdığı güç geliştirme arzusu olarak conatus a kıyasla fakirlik kendi hayatını korumaya dair asli girişim devamlılığını göstererek bunun bir tasvirini verir Böylece birincil kuvvetten fakirlik ikinci güce aşk nasıl geçileceğini görmüş oluruz Fakirlik için olduğu gibi aşk kelimesiyle de hem klasik Platoncu aşk metaforunun bir tekrarını hem de bunun altüst edilmesini kastediyoruz Platon da ihtiyaç ve aşk organik olarak birbiriyle ilişkiliyken bizse burada birinden diğerine geçişi sağlayan üretici devamlılık bağının ve paradoksal olarak ontolojik sıçramanın anlaşılması söz konusudur Böylelikle tamamen olumlu bir dönüm noktasına varıyoruz zira fakirlik kısaca varlığın mümkün bir çoğalmasına doğru bir açıklığı gerilimi ifade eder Bedenlerin ve veya ortak olanın sürecinin devamsızlığına basit bir atıf yapmanın şimdiye kadar bize sahici bir açıklık perspektifi sağlamadığı açıktır zira bu atıf sadece bizim kötü oluşumuza vurgu yapıyordu buradaysa aksine fakirliğin ve aşkın kuvvetler yani güçler olarak yeniden keşfi bize tutkulardan yola çıkarak olumlayıcı bir kaçış hattı varlığın kendisini kat eden ve çokluk yapmanın inşa ettiği telos un maddileştirilmesini görünür kılan bir geçiş görmeyi sağlıyor Nitekim çokluk yapmaya bir devamlılık felsefe için kuramsal hareketler için entelektüel ve militan bir devamlılık kazandırmamıza yardım edecek olan da tam olarak budur

Monokl
çev. Elyesa Koytak
Öznelliğin politik inşasına veya daha doğrusu politik öznellik üretimine yani çokluk yapmaya karşılık düşen uzun güzergah bizim fakirlik dediğimiz bir paradokstan başlar Fakirlik derken fiziki ve maddi yoksunluğu yani basitçe mahrumiyet durumunu değil eksiklikleri ve mahrumiyetleri telafi etmek için ilişkiler ve işbirlikleri geliştirme ihtiyacında olma olgusunu kastediyoruz Gerçekten de ortak bir öznellik üretimi süreci bize göre iki temel gücün ilişkilenmesi yoluyla mümkündür Birinci kuvvetten az evvel bahsettik Klasik bir metaforla buna fakirliğin gücü diyebiliriz Bu belli bir zamanda beliren ontolojik bir devamsızlık yoluyla kendini ortaya koyan bir kuvvettir Bu eğilimsel olarak mutlak bir yokluğun güce açılan bir ihtiyacın artık baskılanamayan bir arzunun zamanıdır Fakirliğin gücü o halde insanlık durumunun aslen hazır ve yatkın olduğu kategorilerin üzerinden sıçramanın gücüdür Bu sıçrama daha önce görme fırsatı bulduğumuz üzere zaman zaman boşlukta ve boşluk üzerinde gerçekleşebilir Elbette bir riske girmek anlamına gelir fakat her durumda hayal edilebilir hayat ve veya özgürlük tercihleri bütününü kendi içinde taşır Sonuç itibarıyla fakirlikten ortak olanın ontolojik inşasına sevk eden artzamanlı geçici bir güzergaha ihtiyaç vardır Spinoza cupiditas ın aşk yani öznenin eğer fakirse içinde taşıdığı güç geliştirme arzusu olarak conatus a kıyasla fakirlik kendi hayatını korumaya dair asli girişim devamlılığını göstererek bunun bir tasvirini verir Böylece birincil kuvvetten fakirlik ikinci güce aşk nasıl geçileceğini görmüş oluruz Fakirlik için olduğu gibi aşk kelimesiyle de hem klasik Platoncu aşk metaforunun bir tekrarını hem de bunun altüst edilmesini kastediyoruz Platon da ihtiyaç ve aşk organik olarak birbiriyle ilişkiliyken bizse burada birinden diğerine geçişi sağlayan üretici devamlılık bağının ve paradoksal olarak ontolojik sıçramanın anlaşılması söz konusudur Böylelikle tamamen olumlu bir dönüm noktasına varıyoruz zira fakirlik kısaca varlığın mümkün bir çoğalmasına doğru bir açıklığı gerilimi ifade eder Bedenlerin ve veya ortak olanın sürecinin devamsızlığına basit bir atıf yapmanın şimdiye kadar bize sahici bir açıklık perspektifi sağlamadığı açıktır zira bu atıf sadece bizim kötü oluşumuza vurgu yapıyordu buradaysa aksine fakirliğin ve aşkın kuvvetler yani güçler olarak yeniden keşfi bize tutkulardan yola çıkarak olumlayıcı bir kaçış hattı varlığın kendisini kat eden ve çokluk yapmanın inşa ettiği telos un maddileştirilmesini görünür kılan bir geçiş görmeyi sağlıyor Nitekim çokluk yapmaya bir devamlılık felsefe için kuramsal hareketler için entelektüel ve militan bir devamlılık kazandırmamıza yardım edecek olan da tam olarak budur img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img