Postmodern Düşüncede Temsil Krizi — Sema Cevirici

Postmodern Düşüncede Temsil Krizi
Sema CeviriciDBY Yayınları
Postmodern Düşüncede Temsil Krizi
Sema CeviriciModern düşünce gerçekliğin rasyonel olana müracaatla kavranabileceği noktasında klasik düşünce ile ortak bir konumu paylaşmakta fakat bununla beraber varlık bilgi ve hakikat üzerine olan söylemlerini özne zemininde temellendirerek klasik dönemin anlayışından farklılık arz etmektedir Klasik dönemle olan bağlarını bu hümanist ve subjektivist anlayış lehine koparan modern dönem temsilci düşünme mantığı ile sadece bilgi anlayışına değil ontolojik etik politik ve estetik düşüncelerine de yön vermiş ve rasyonelleşmiş bir düşünceyi benimsemiştir Bu epistemolojik serüven başlangıcından bu yana ihtiva ettiği birtakım sorunlar sebebiyle postmodern düşünce tarafından eleştiriye açılmaktadır Bu noktada modern düşünceye bir tepki olarak kendisini onun karşısında konumlandıran postmodern anlayış gerçekliğin temsil edilebilirliği konusunda modern düşünceden ayrılmaktadır Temsil fikrinin gerek teorik olarak imkansızlığı gerekse pratik olarak sorunlu yönleri sebebiyle postmodern düşünce böylesi bir temsil anlayışına itiraz etmektedir Bu nedenle postmodern düşünce temsil fikrinin epistemik iddialarının yanı sıra etik ve politik imaları da barındıran baskıcı bir yapıya sahip olduğuna dikkat çekerek uzun süre özdeşlik lehine bastırılan farklılığı olumlayan bir söyleme açılmaktadır Temsilin imkanı imkansızlığı konusunda iki zıt pozisyonda konumlanan modern ve postmodern düşüncenin söz konusu düşünce tarzına yönelik iddiaları çalışmanın ana konusudur Çalışmamız bu perspektiften hareketle temsil fikrinin serüvenini ele almak suretiyle bu düşünce tarzının sebeplerini ve tezahürlerini sorunlarını ve sınırlarını analiz etmektedir

DBY Yayınları
Modern düşünce gerçekliğin rasyonel olana müracaatla kavranabileceği noktasında klasik düşünce ile ortak bir konumu paylaşmakta fakat bununla beraber varlık bilgi ve hakikat üzerine olan söylemlerini özne zemininde temellendirerek klasik dönemin anlayışından farklılık arz etmektedir Klasik dönemle olan bağlarını bu hümanist ve subjektivist anlayış lehine koparan modern dönem temsilci düşünme mantığı ile sadece bilgi anlayışına değil ontolojik etik politik ve estetik düşüncelerine de yön vermiş ve rasyonelleşmiş bir düşünceyi benimsemiştir Bu epistemolojik serüven başlangıcından bu yana ihtiva ettiği birtakım sorunlar sebebiyle postmodern düşünce tarafından eleştiriye açılmaktadır Bu noktada modern düşünceye bir tepki olarak kendisini onun karşısında konumlandıran postmodern anlayış gerçekliğin temsil edilebilirliği konusunda modern düşünceden ayrılmaktadır Temsil fikrinin gerek teorik olarak imkansızlığı gerekse pratik olarak sorunlu yönleri sebebiyle postmodern düşünce böylesi bir temsil anlayışına itiraz etmektedir Bu nedenle postmodern düşünce temsil fikrinin epistemik iddialarının yanı sıra etik ve politik imaları da barındıran baskıcı bir yapıya sahip olduğuna dikkat çekerek uzun süre özdeşlik lehine bastırılan farklılığı olumlayan bir söyleme açılmaktadırTemsilin imkanı imkansızlığı konusunda iki zıt pozisyonda konumlanan modern ve postmodern düşüncenin söz konusu düşünce tarzına yönelik iddiaları çalışmanın ana konusudur Çalışmamız bu perspektiften hareketle temsil fikrinin serüvenini ele almak suretiyle bu düşünce tarzının sebeplerini ve tezahürlerini sorunlarını ve sınırlarını analiz etmektedir

DBY Yayınları
Sema Cevirici tarafından kaleme alınan Postmodern Düşüncede Temsil Krizi DBY Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Postmodern Düşüncede Temsil Krizi Sema Cevirici Kitap Özeti Modern düşünce gerçekliğin rasyonel olana müracaatla kavranabileceği noktasında klasik düşünce ile ortak bir konumu paylaşmakta fakat bununla beraber varlık bilgi ve hakikat üzerine olan söylemlerini özne zemininde temellendirerek klasik dönemin anlayışından farklılık arz etmektedir Klasik dönemle olan bağlarını bu hümanist ve subjektivist anlayış lehine koparan modern dönem temsilci düşünme mantığı ile sadece bilgi anlayışına değil ontolojik etik politik ve estetik düşüncelerine de yön vermiş ve rasyonelleşmiş bir düşünceyi benimsemiştir Bu epistemolojik serüven başlangıcından bu yana ihtiva ettiği birtakım sorunlar sebebiyle postmodern düşünce tarafından eleştiriye açılmaktadır Bu noktada modern düşünceye bir tepki olarak kendisini onun karşısında konumlandıran postmodern anlayış gerçekliğin temsil edilebilirliği konusunda modern düşünceden ayrılmaktadır Temsil fikrinin gerek teorik olarak imkansızlığı gerekse pratik olarak sorunlu yönleri sebebiyle postmodern düşünce böylesi bir temsil anlayışına itiraz etmektedir Bu nedenle postmodern düşünce temsil fikrinin epistemik iddialarının yanı sıra etik ve politik imaları da barındıran baskıcı bir yapıya sahip olduğuna dikkat çekerek uzun süre özdeşlik lehine bastırılan farklılığı olumlayan bir söyleme açılmaktadır Temsilin imkanı imkansızlığı konusunda iki zıt pozisyonda konumlanan modern ve postmodern düşüncenin söz konusu düşünce tarzına yönelik iddiaları çalışmanın ana konusudur Çalışmamız bu perspektiften hareketle temsil fikrinin serüvenini ele almak suretiyle bu düşünce tarzının sebeplerini ve tezahürlerini sorunlarını ve sınırlarını analiz etmektedir Yayınevi DBY Yayınları Yazar Sema Cevirici Sayfa 254 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 15 00x21 00 cm Basım Yılı Temmuz 2020 Barkod 9786054635900 Kategori Felsefe Bilimi

DBY YAYINLARI
Modern düşünce gerçekliğin rasyonel olana müracaatla kavranabileceği noktasında klasik düşünce ile ortak bir konumu paylaşmakta fakat bununla beraber varlık bilgi ve hakikat üzerine olan söylemlerini özne zemininde temellendirerek klasik dönemin anlayışından farklılık arz etmektedir Klasik dönemle olan bağlarını bu hümanist ve subjektivist anlayış lehine koparan modern dönem temsilci düşünme mantığı ile sadece bilgi anlayışına değil ontolojik etik politik ve estetik düşüncelerine de yön vermiş ve rasyonelleşmiş bir düşünceyi benimsemiştir Bu epistemolojik serüven başlangıcından bu yana ihtiva ettiği birtakım sorunlar sebebiyle postmodern düşünce tarafından eleştiriye açılmaktadır Bu noktada modern düşünceye bir tepki olarak kendisini onun karşısında konumlandıran postmodern anlayış gerçekliğin temsil edilebilirliği konusunda modern düşünceden ayrılmaktadır Temsil fikrinin gerek teorik olarak imkansızlığı gerekse pratik olarak sorunlu yönleri sebebiyle postmodern düşünce böylesi bir temsil anlayışına itiraz etmektedir Bu nedenle postmodern düşünce temsil fikrinin epistemik iddialarının yanı sıra etik ve politik imaları da barındıran baskıcı bir yapıya sahip olduğuna dikkat çekerek uzun süre özdeşlik lehine bastırılan farklılığı olumlayan bir söyleme açılmaktadır Temsilin imkanı imkansızlığı konusunda iki zıt pozisyonda konumlanan modern ve postmodern düşüncenin söz konusu düşünce tarzına yönelik iddiaları çalışmanın ana konusudur Çalışmamız bu perspektiften hareketle temsil fikrinin serüvenini ele almak suretiyle bu düşünce tarzının sebeplerini ve tezahürlerini sorunlarını ve sınırlarını analiz etmektedir

DBY Yayınları
Modern düşünce gerçekliğin rasyonel olana müracaatla kavranabileceği noktasında klasik düşünce ile ortak bir konumu paylaşmakta fakat bununla beraber varlık bilgi ve hakikat üzerine olan söylemlerini özne zemininde temellendirerek klasik dönemin anlayışından farklılık arz etmektedir Klasik dönemle olan bağlarını bu hümanist ve subjektivist anlayış lehine koparan modern dönem temsilci düşünme mantığı ile sadece bilgi anlayışına değil ontolojik etik politik ve estetik düşüncelerine de yön vermiş ve rasyonelleşmiş bir düşünceyi benimsemiştir Bu epistemolojik serüven başlangıcından bu yana ihtiva ettiği birtakım sorunlar sebebiyle postmodern düşünce tarafından eleştiriye açılmaktadır Bu noktada modern düşünceye bir tepki olarak kendisini onun karşısında konumlandıran postmodern anlayış gerçekliğin temsil edilebilirliği konusunda modern düşünceden ayrılmaktadır Temsil fikrinin gerek teorik olarak imkansızlığı gerekse pratik olarak sorunlu yönleri sebebiyle postmodern düşünce böylesi bir temsil anlayışına itiraz etmektedir Bu nedenle postmodern düşünce temsil fikrinin epistemik iddialarının yanı sıra etik ve politik imaları da barındıran baskıcı bir yapıya sahip olduğuna dikkat çekerek uzun süre özdeşlik lehine bastırılan farklılığı olumlayan bir söyleme açılmaktadır Temsilin imkanı imkansızlığı konusunda iki zıt pozisyonda konumlanan modern ve postmodern düşüncenin söz konusu düşünce tarzına yönelik iddiaları çalışmanın ana konusudur Çalışmamız bu perspektiften hareketle temsil fikrinin serüvenini ele almak suretiyle bu düşünce tarzının sebeplerini ve tezahürlerini sorunlarını ve sınırlarını analiz etmektedir

DBY (Dün Bugün Yarın)
Modern düşünce gerçekliğin rasyonel olana müracaatla kavranabileceği noktasında klasik düşünce ile ortak bir konumu paylaşmakta fakat bununla beraber varlık bilgi ve hakikat üzerine olan söylemlerini özne zemininde temellendirerek klasik dönemin anlayışından farklılık arz etmektedir Klasik dönemle olan bağlarını bu hümanist ve subjektivist anlayış lehine koparan modern dönem temsilci düşünme mantığı ile sadece bilgi anlayışına değil ontolojik etik politik ve estetik düşüncelerine de yön vermiş ve rasyonelleşmiş bir düşünceyi benimsemiştir Bu epistemolojik serüven başlangıcından bu yana ihtiva ettiği birtakım sorunlar sebebiyle postmodern düşünce tarafından eleştiriye açılmaktadır Bu noktada modern düşünceye bir tepki olarak kendisini onun karşısında konumlandıran postmodern anlayış gerçekliğin temsil edilebilirliği konusunda modern düşünceden ayrılmaktadır Temsil fikrinin gerek teorik olarak imkansızlığı gerekse pratik olarak sorunlu yönleri sebebiyle postmodern düşünce böylesi bir temsil anlayışına itiraz etmektedir Bu nedenle postmodern düşünce temsil fikrinin epistemik iddialarının yanı sıra etik ve politik imaları da barındıran baskıcı bir yapıya sahip olduğuna dikkat çekerek uzun süre özdeşlik lehine bastırılan farklılığı olumlayan bir söyleme açılmaktadır Temsilin imkanı imkansızlığı konusunda iki zıt pozisyonda konumlanan modern ve postmodern düşüncenin söz konusu düşünce tarzına yönelik iddiaları çalışmanın ana konusudur Çalışmamız bu perspektiften hareketle temsil fikrinin serüvenini ele almak suretiyle bu düşünce tarzının sebeplerini ve tezahürlerini sorunlarını ve sınırlarını analiz etmektedir