Postmodernizmin Yanılsamaları — Terry Eagleton

Postmodernizmin Yanılsamaları
Terry EagletonAyrıntı Yayınları
Postmodernizmin Yanılsamaları
Terry EagletonGirdabına kapıldığımız ulusaşırı kapitalizm çağını kavrayabilmek için başvurabileceğimiz söylenen postmodern düşünce tarzının birçok tuhaf ve çelişkili boyut barındırdığını seziyorduk Bu tuhaflığın en belirgin öğesi temelde Aydınlanmacı fikirlere yönelik eleştirilerden kaynaklanıyordu Tüm bilimselcilik temelcilik evrenselcilik totalite özdeş düşünme özerk ve bileşik özne ve benzerlerine yönelik eleştiriler büyük ölçüde yabancısı olduğumuz terimlerle ya da pek tanımadığımız bir söylem tarzıyla dile getirilse de bu eleştirilerin içeriklerine hiç de yabancı değildik Ama nedense bu eleştirilerden önce sosyalistler gocundular Oysa Burjuvazinin Fransız devrimiyle taçlandırdığı özgürlük eşitlik kardeşlik ideallerinin verili toplumsal düzenlemeler çerçevesinde gelişemeyeceği iddiasıyla modern uygarlığa başkaldırı bayrağını açan bizdik İnsan ın bir burjuva soyutlaması olduğunu ortaya koyarak sonutun duyumlu tikelliğin hakkının verilmesi için teorik politik mücadelelere girmiş olan yine bizdik İnsanlığın evrensel özgürleşmesini isteyen idealin hangi somutluklar bağlamında gerçek kılınabileceğini araştıran ve bu uğurda destansı mücadeleler başlatarak hayatlarını ortaya koyanlar bizlerdik Bir yandan geçmişin tüm değerlerini önüne katıp süpüren bir toplumsal düzeneği tüm dünyada egemen kılmaya çalışırken öbür yandan huzur ve garantilerden vazgeçmek istemeyen burjuvazinin yarattığı vahşeti tüm karmaşıklığıyla analiz eden ve bu gerçekliğin yarattığı uçuruma gözlerini kırpmadan bakan bir gelenekti bizimkisi Elverişsiz hatta teorik olarak imkânsız koşullar altında inşasına girişilen sosyalizmin sonuçta bürokratik bir devlet aygıtına dönüşüp taşlaşmasına ilk isyan edenler de yine bizim geleneğimiz içinde yer alan devrimci teorisyenler ve militanlardı Öyleyse nasıl oluyordu da postmodern düşüncenin eleştiri oklarından öncelikle sosyalistler gocunuyordu Rasyonalist pozitivist ve pragmatist bir Aydınlanmacılığı savunma görevi niçin sosyalistlerin omuzlarına yıkılıyordu Tıpkı eski ustaları gibi gelişkin ve incelikli bir felsefi söylem karşısında afallamayacak kadar bilgili ve inançlı bir sosyalist olan Eagleton o ironik ve yergici üslubuyla postmodernizmin çelişkilerini temel başlıklarıyla sergilerken neyin yolunda gitmediğini gösteriyor bizlere Marksist düşüncenin postmodernizmle alıp veremediği ne varsa hepsini tek tek sergilerken karşıtlarının hakkını vermeyi de bir an olsun ihmal etmiyor Düşmanlarının kolayca yere serebilmek için karikatürleştirdiği Marksist düşüncenin gücünün hem ruhuyla hem lafzıyla sergilendiği bu kitap Marksizmin postmodern düşünce tarzıyla yürüttüğü hesaplaşmanın en önemli aşamalarından birini temsil ediyor Sayfa Sayısı 165 Baskı Yılı 2015 Dili Türkçe Yayınevi Ayrıntı Yayınları

Ayrıntı Yayınları
Girdabına kapıldığımız ulusaşırı kapitalizm çağını kavrayabilmek için başvura bileceğimiz söylenen postmodern düşünce tarzının birçok tuhaf ve çelişkili bo yut barındırdığını seziyorduk Bu tuhaflığın en belirgin öğesi temelde Aydınlan macı fikirlere yönelik eleştirilerden kaynaklanıyordu Tüm bilimselcilik temelcilik evrenselcilik totalite özdeş düşünme özerk ve bileşik özne ve benzerlerine yönelik eleştiriler büyük ölçüde yabancısı olduğumuz terimlerle ya da pek tanı madığımız bir söylem tarzıyla dile getirilse de bu eleştirilerin içeriklerine hiç de yabancı değildik Ama nedense bu eleştirilerden öncelikle sosyalistler gocundular Oysa Burjuvazinin Fransız Devrimi yle taçlandırdığı özgürlük eşitlik kardeşlik ideal lerinin verili toplumsal düzenlemeler çerçevesinde gelişemeyeceği iddiasıyla modern uygarlığa başkaldırı bayrağını açan bizdik İnsan ın bir burjuva soyut laması olduğunu ortaya koyarak somutun duyumlu tikelliğin hakkının verilmesi için teorik politik mücadelelere girmiş olan yine bizdik İnsanlığın evrensel anlamda özgürleşmesini isteyen idealin hangi bağlamda gerçek kılınabileceğini araştıran ve bu uğurda destansı mücadeleler başlatarak hayatını ortaya koyan da bizdik Bir yandan geçmişin tüm değerlerini önüne katıp süpüren bir toplumsal düzeneği tüm dünyada egemen kılmaya çalışırken öbür yandan huzur ve garantilerden vazgeçmek istemeyen burjuvazinin yarattığı vahşeti tüm karmaşıklığıyla analiz eden ve bu gerçekliğin yarattığı uçuruma gözlerini kırpmadan bakan bir gelenekti bizimkisi Elverişsiz hatta teorik olarak imkânsız koşullar altında inşasına girişilen sosyalizmin sonuçta bürokratik bir devlet aygıtına dönüşüp taşlanmasına ilk isyan edenler de yine bizim geleneğimiz içinde yer alan devrimci teorisyenler ve militanlardı Öyleyse nasıl oluyordu da postmodern düşüncenin eleştiri oklarından öncelikle sosyalistler gocunuyordu Rasyonalist pozitivist ve pragmatist bir Aydınlanmacılığı savunma görevi niçin sosyalistlerin omuzlarına yıkılıyordu Tıpkı eski ustaları gibi gelişkin ve incelikli bir felsefi söylem karşısında afallama yacak kadar bilgili ve inançlı bir sosyalist olan Eagleton o ironik ve yergici üs lubuyla postmodernizmin çelişkilerini temel başlıklarıyla sergilerken neyin yolunda gitmediğini gösteriyor bizlere Marksist düşüncenin postmodernizmle alıp vere mediği ne varsa hepsini tek tek sergilerken karşıtlarının hakkını vermeyi de bir an olsun ihmal etmiyor Düşmanlarının kolayca yere serebilmek için karikatür leştirdiği Marksist düşüncenin gücünün hem ruhuyla hem lafzıyla sergilendiği bu kitap Marksizmin postmodern düşünce tarzıyla yürüttüğü hesaplaşmanın en önemli aşamalarından birini temsil ediyor

AYRINTI YAYINLARI
Girdabına kapıldığımız ulusaşırı kapitalizm çağını kavrayabilmek için başvura bileceğimiz söylenen postmodern düşünce tarzının birçok tuhaf ve çelişkili bo yut barındırdığını seziyorduk Bu tuhaflığın en belirgin öğesi temelde Aydınlan macı fikirlere yönelik eleştirilerden kaynaklanıyordu Tüm bilimselcilik temelcilik evrenselcilik totalite özdeş düşünme özerk ve bileşik özne ve benzerlerine yönelik eleştiriler büyük ölçüde yabancısı olduğumuz terimlerle ya da pek tanı madığımız bir söylem tarzıyla dile getirilse de bu eleştirilerin içeriklerine hiç de yabancı değildik Ama nedense bu eleştirilerden öncelikle sosyalistler gocundular Oysa Burjuvazinin Fransız Devrimi yle taçlandırdığı özgürlük eşitlik kardeşlik ideal lerinin verili toplumsal düzenlemeler çerçevesinde gelişemeyeceği iddiasıyla modern uygarlığa başkaldırı bayrağını açan bizdik İnsan ın bir burjuva soyut laması olduğunu ortaya koyarak somutun duyumlu tikelliğin hakkının verilmesi için teorik politik mücadelelere girmiş olan yine bizdik İnsanlığın evrensel anlamda özgürleşmesini isteyen idealin hangi bağlamda gerçek kılınabileceğini araştıran ve bu uğurda destansı mücadeleler başlatarak hayatını ortaya koyan da bizdik Bir yandan geçmişin tüm değerlerini önüne katıp süpüren bir toplumsal düzeneği tüm dünyada egemen kılmaya çalışırken öbür yandan huzur ve garantilerden vazgeçmek istemeyen burjuvazinin yarattığı vahşeti tüm karmaşıklığıyla analiz eden ve bu gerçekliğin yarattığı uçuruma gözlerini kırpmadan bakan bir gelenekti bizimkisi Elverişsiz hatta teorik olarak imkânsız koşullar altında inşasına girişilen sosyalizmin sonuçta bürokratik bir devlet aygıtına dönüşüp taşlanmasına ilk isyan edenler de yine bizim geleneğimiz içinde yer alan devrimci teorisyenler ve militanlardı Öyleyse nasıl oluyordu da postmodern düşüncenin eleştiri oklarından öncelikle sosyalistler gocunuyordu Rasyonalist pozitivist ve pragmatist bir Aydınlanmacılığı savunma görevi niçin sosyalistlerin omuzlarına yıkılıyordu Tıpkı eski ustaları gibi gelişkin ve incelikli bir felsefi söylem karşısında afallama yacak kadar bilgili ve inançlı bir sosyalist olan Eagleton o ironik ve yergici üs lubuyla postmodernizmin çelişkilerini temel başlıklarıyla sergilerken neyin yolunda gitmediğini gösteriyor bizlere Marksist düşüncenin postmodernizmle alıp vere mediği ne varsa hepsini tek tek sergilerken karşıtlarının hakkını vermeyi de bir an olsun ihmal etmiyor Düşmanlarının kolayca yere serebilmek için karikatür leştirdiği Marksist düşüncenin gücünün hem ruhuyla hem lafzıyla sergilendiği bu kitap Marksizmin postmodern düşünce tarzıyla yürüttüğü hesaplaşmanın en önemli aşamalarından birini temsil ediyor Yayınevi AYRINTI YAYINLARI Yazar TERRY EAGLETON Sayfa Sayısı 192 Yıl 2020

Ayrıntı Yayınları
çev. Mehmet Küçük
Girdabına kapıldığımız ulusaşırı kapitalizm çağını kavrayabilmek için başvurabileceğimiz söylenen postmodern düşünce tarzının birçok tuhaf ve çelişkili boyut barındırdığını seziyorduk Bu tuhaflığın en belirgin öğesi temelde Aydınlanmacı fikirlere yönelik eleştirilerden kaynaklanıyordu Tüm bilimselcilik temelcilik evrenselcilik totalite özdeş düşünme özerk ve birleşik özne ve benzerlerine yönelik eleştiriler büyük ölçüde yabancısı olduğumuz terimlerle ya da pek tanımadığımız bir söylem tarzıyla dile getirilse de bu eleştirilerin içeriklerine hiç de yabancı değildik Ama nedense bu eleştirilerden öncelikle sosyalistler gocundular Oysa Burjuvazinin Fransız devrimiyle taçlandırdığı özgürlük eşitlik kardeşlik ideallerinin verili toplumsal düzenlemeler çerçevesinde gelişemeyeceği iddiasıyla modern uygarlığa başkaldırı bayrağını açan bizdik İnsan ın bir burjuva soyutlaması olduğunu ortaya koyarak somutun duyumlu tikelliğin hakkının verilmesi için teorik politik mücadelelere girmiş olan yine bizdik İnsanlığın evrensel özgürleşimini isteyen idealin hangi somutluklar bağlamında gerçek kılınabileceğini araştıran ve bu uğurda destansı mücadeleler başlatarak hayatlarını ortaya koyanlar bizlerdik Bir yandan geçmişin tüm değerlerini önüne katıp süpüren bir toplumsal düzeneği tüm dünyada egemen kılmaya çalışırken öbür yandan huzur ve garantilerden vazgeçmek istemeyen burjuvazinin yarattığı vahşeti tüm karmaşıklığıyla analiz eden ve bu gerçekliğin yarattığı uçuruma gözlerini kırpmadan bakan bir gelenekti bizimkisi Elverişsiz hatta teorik olarak imkânsız koşullar altında inşasına girişilen sosyalizmin sonuçta bürokratik bir devlet aygıtına dönüşüp taşlaşmasına ilk isyan edenler de yine bizim geleneğimiz içinde yer alan devrimci teorisyenler ve militanlardı Öyleyse nasıl oluyordu da postmodern düşüncenin eleştiri oklarından öncelikle sosyalistler gocunuyordu Rasyonalist pozitivist ve pragmatist bir Aydınlanmacılığı savunma görevi niçin sosyalistlerin omuzlarına yıkılıyordu Tıpkı eski ustaları gibi gelişkin ve incelikli bir felsefi söylem karşısında afallamayacak kadar bilgili ve inançlı bir sosyalist olan Eagleton o ironik ve yergici üslubuyla postmodernizmin çelişkilerini temel başlıklarıyla sergilerken neyin yolunda gitmediğini gösteriyor bizlere Marksist düşüncenin postmodernizmle alıp veremediği ne varsa hepsini tek tek sergilerken karşıtlarının hakkını vermeyi de bir an olsun ihmal etmiyor Düşmanlarının kolayca yere serebilmek için karikatürleştirdiği Marksist düşüncenin gücünün hem ruhuyla hem lafzıyla sergilendiği bu kitap Marksizmin postmodern düşünce tarzıyla yürüttüğü hesaplaşmanın en önemli aşamalarından birini temsil ediyor

Ayrıntı Yayınları
Girdabına kapıldığımız ulusaşırı kapitalizm çağını kavrayabilmek için başvura bileceğimiz söylenen postmodern düşünce tarzının birçok tuhaf ve çelişkili bo yut barındırdığını seziyorduk Bu tuhaflığın en belirgin öğesi temelde Aydınlan macı fikirlere yönelik eleştirilerden kaynaklanıyordu Tüm bilimselcilik temelcilik evrenselcilik totalite özdeş düşünme özerk ve bileşik özne ve benzerlerine yönelik eleştiriler büyük ölçüde yabancısı olduğumuz terimlerle ya da pek tanı madığımız bir söylem tarzıyla dile getirilse de bu eleştirilerin içeriklerine hiç de yabancı değildik Ama nedense bu eleştirilerden öncelikle sosyalistler gocundular Oysa Burjuvazinin Fransız Devrimi yle taçlandırdığı özgürlük eşitlik kardeşlik ideal lerinin verili toplumsal düzenlemeler çerçevesinde gelişemeyeceği iddiasıyla modern uygarlığa başkaldırı bayrağını açan bizdik İnsan ın bir burjuva soyut laması olduğunu ortaya koyarak somutun duyumlu tikelliğin hakkının verilmesi için teorik politik mücadelelere girmiş olan yine bizdik İnsanlığın evrensel anlamda özgürleşmesini isteyen idealin hangi bağlamda gerçek kılınabileceğini araştıran ve bu uğurda destansı mücadeleler başlatarak hayatını ortaya koyan da bizdik Bir yandan geçmişin tüm değerlerini önüne katıp süpüren bir toplumsal düzeneği tüm dünyada egemen kılmaya çalışırken öbür yandan huzur ve garantilerden vazgeçmek istemeyen burjuvazinin yarattığı vahşeti tüm karmaşıklığıyla analiz eden ve bu gerçekliğin yarattığı uçuruma gözlerini kırpmadan bakan bir gelenekti bizimkisi Elverişsiz hatta teorik olarak imkânsız koşullar altında inşasına girişilen sosyalizmin sonuçta bürokratik bir devlet aygıtına dönüşüp taşlanmasına ilk isyan edenler de yine bizim geleneğimiz içinde yer alan devrimci teorisyenler ve militanlardı Öyleyse nasıl oluyordu da postmodern düşüncenin eleştiri oklarından öncelikle sosyalistler gocunuyordu Rasyonalist pozitivist ve pragmatist bir Aydınlanmacılığı savunma görevi niçin sosyalistlerin omuzlarına yıkılıyordu Tıpkı eski ustaları gibi gelişkin ve incelikli bir felsefi söylem karşısında afallama yacak kadar bilgili ve inançlı bir sosyalist olan Eagleton o ironik ve yergici üs lubuyla postmodernizmin çelişkilerini temel başlıklarıyla sergilerken neyin yolunda gitmediğini gösteriyor bizlere Marksist düşüncenin postmodernizmle alıp vere mediği ne varsa hepsini tek tek sergilerken karşıtlarının hakkını vermeyi de bir an olsun ihmal etmiyor Düşmanlarının kolayca yere serebilmek için karikatür leştirdiği Marksist düşüncenin gücünün hem ruhuyla hem lafzıyla sergilendiği bu kitap Marksizmin postmodern düşünce tarzıyla yürüttüğü hesaplaşmanın en önemli aşamalarından birini temsil ediyor

Ayrıntı Yayınları
Girdabına kapıldığımız ulusaşırı kapitalizm çağını kavrayabilmek için başvura bileceğimiz söylenen postmodern düşünce tarzının birçok tuhaf ve çelişkili bo yut barındırdığını seziyorduk Bu tuhaflığın en belirgin öğesi temelde Aydınlan macı fikirlere yönelik eleştirilerden kaynaklanıyordu Tüm bilimselcilik temelcilik evrenselcilik totalite özdeş düşünme özerk ve bileşik özne ve benzerlerine yönelik eleştiriler büyük ölçüde yabancısı olduğumuz terimlerle ya da pek tanı madığımız bir söylem tarzıyla dile getirilse de bu eleştirilerin içeriklerine hiç de yabancı değildik Ama nedense bu eleştirilerden öncelikle sosyalistler gocundular Oysa Burjuvazinin Fransız Devrimi yle taçlandırdığı özgürlük eşitlik kardeşlik ideal lerinin verili toplumsal düzenlemeler çerçevesinde gelişemeyeceği iddiasıyla modern uygarlığa başkaldırı bayrağını açan bizdik İnsan ın bir burjuva soyut laması olduğunu ortaya koyarak somutun duyumlu tikelliğin hakkının verilmesi için teorik politik mücadelelere girmiş olan yine bizdik İnsanlığın evrensel anlamda özgürleşmesini isteyen idealin hangi bağlamda gerçek kılınabileceğini araştıran ve bu uğurda destansı mücadeleler başlatarak hayatını ortaya koyan da bizdik Bir yandan geçmişin tüm değerlerini önüne katıp süpüren bir toplumsal düzeneği tüm dünyada egemen kılmaya çalışırken öbür yandan huzur ve garantilerden vazgeçmek istemeyen burjuvazinin yarattığı vahşeti tüm karmaşıklığıyla analiz eden ve bu gerçekliğin yarattığı uçuruma gözlerini kırpmadan bakan bir gelenekti bizimkisi Elverişsiz hatta teorik olarak imkânsız koşullar altında inşasına girişilen sosyalizmin sonuçta bürokratik bir devlet aygıtına dönüşüp taşlanmasına ilk isyan edenler de yine bizim geleneğimiz içinde yer alan devrimci teorisyenler ve militanlardı Öyleyse nasıl oluyordu da postmodern düşüncenin eleştiri oklarından öncelikle sosyalistler gocunuyordu Rasyonalist pozitivist ve pragmatist bir Aydınlanmacılığı savunma görevi niçin sosyalistlerin omuzlarına

Ayrıntı Yayınları
Girdabına kapıldığımız ulusaşırı kapitalizm çağını kavrayabilmek için başvurabileceğimiz söylenen postmodern düşünce tarzının birçok tuhaf ve çelişkili boyut barındırdığını seziyorduk Bu tuhaflığın en belirgin öğesi temelde Aydınlanmacı fikirlere yönelik eleştirilerden kaynaklanıyordu Tüm bilimselcilik temelcilik evrenselcilik totalite özdeş düşünme özerk ve birleşik özne ve benzerlerine yönelik eleştiriler büyük ölçüde yabancısı olduğumuz terimlerle ya da pek tanımadığımız bir söylem tarzıyla dile getirilse de bu eleştirilerin içeriklerine hiç de yabancı değildik Ama nedense bu eleştirilerden öncelikle gocundular Oysa Burjuvazinin Fransız devrimiyle taçlandırdığı özgürlük eşitlik kardeşlik ideallerinin verili toplumsal düzenlemeler çerçevesinde gelişemeyeceği iddasıyla modern uygarlığa başkaldırı bayrağını açan bizdik İnsan ın bir burjuva soyutlaması olduğunu ortaya koyarak somutun duyumlu tikeliliğin hakkının verilmesi için teorik politik mücadelelere girmiş olan yine bizdik İnsanlığın evrensel özgürleşimini isteyen idealin hangi somutluklar bağlamında gerçek kılınabileceği araştıran ve bu uğurda destansı mücadeleler başlatarak hayatlarını ortaya koyan bizlerdik Bir yandan geçmişin tüm değerlerini önüne katıp süpüren bir toplumsal düzeneği tüm dünyada egemen kılmaya çalışırken öbür yandan huzur ve garantilerden vazgeçmek istemeyen burjuvazinin yarattığı vahşeti tüm karmaşıklığıyla analiz eden ve bu gerçekliğin yarattığı uçuruma gözlerini kırpmadan bakan bir gelenekti bizimkisi Elverişsiz hatta teorik olarak imkansız koşullar altında inşasına girişilen sosyalizmin sonuçta bürokratik bir devlet aygıtına dönüşüp taşlamasına ilk isyan edenler de yine bizim geleneğimiz içinde yer alan devrimci teorisyenler ve militanlardı Öyleyse nasıl oluyordu da postmodern düşüncenin eleştiri oklarından öncelikle sosyalistler gocunuyordu Rasyonalist pozitivist ve pragmatist bir Aydınlanmacılığı savunma görevi niçin sosyalistlerin omuzlarına yıkılıyordu Tıpkı eski ustaları gibi gelişkin ve incelikli bir felsefi söylem karşısında afallamayacak kadar bilgili ve inançlı bir sosyalist olan Eagleton o ironik ve yergici üslubuyla postmodernizmin çelişkilerini temel başlıklarıyla sergilerken neyin yolunda gitmediğini gösteriyor bizlere Marksizt düşüncenin postmodernizimle alıp veremediği ne varsa hepsini tek tek sergilerken karşıtlarının hakkını vermeyi de bir an olsun ihmal etmiyor Düşmanlarının kolayca yere serebilmek için karikatürleştiği Marksist düşüncenin postmodern düşünce tarzıyla yürüttüğü hesaplaşmanın en önemli aşamalarından birini temsil ediyor

Ayrıntı
çev. Küçük, Mehmet
Girdabına kapıldığımız ulus aşırı kapitalizm çağını kavrayabilmek için baş vurabileceğimiz söylenen postmodern düşünce tarzının birçok tuhaf ve çelişkili boyut barındırdığını seziyorduk Bu tuhaflığın en belirgin öğesi temelde Aydınlanmacı fikirlere yönelik eleştirilerden kaynaklanıyordu Tüm bilimselcilik temelcilik evrenselcilik totalite özdeş düşünme özerk ve birleşik özne ve benzerlerine yönelik eleştiriler büyük ölçüde yabancısı olduğumuz terimlerle ya da pek tanımadığımız bir söylem tarzıyla dile getirilse de bu eleştirilerin içeriklerine hiç de yabancı değildik Ama nedense bu eleştirilerden öncelikle sosyalistler gocundular Oysa Burjuvazinin Fransız devrimiyle taçlandırdığı özgürlük eşitlik kardeşlik ideallerinin verili toplumsal düzenlemeler çerçevesinde gelişemeyeceği iddiasıyla modern uygarlığa başkaldırı bayrağını açan bizdik İnsanın bir burjuva soyutlaması olduğunu ortaya koyarak somutun duyumlu tikelliğin hakkının verilmesi için teorik politik mücadelelere girmiş olan yine bizdik İnsanlığın evrensel özgürleşimini isteyen idealin hangi somutluklar bağlamında gerçek kılınabileceğini araştıran ve bu uğurda destansı mücadeleler başlatarak hayatlarını ortaya koyanlar bizlerdik Bir yandan geçmişin tüm değerlerini önüne katıp süpüren bir toplumsal düzeneği tüm dünyada egemen kılmaya çalışırken öbür yandan huzur ve garantilerden vazgeçmek istemeyen burjuvazinin yarattığı vahşeti tüm karmaşıklığıyla analiz eden ve bu gerçekliğin yarattığı uçuruma gözlerini kırpmadan bakan bir gelenekti bizimkisi Elverişsiz hatta teorik olarak imkansız koşullar altında inşasına girişilen sosyalizmin sonuçta bürokratik bir devlet aygıtına dönüşüp taşlaşmasına ilk isyan edenler de yine bizim geleneğimiz içinde yer alan devrimci teorisyenler ve militanlardı Öyleyse nasıl oluyordu da postmodern düşüncenin eleştiri oklarından öncelikle sosyalistler gocunuyordu Rasyonalist pozitivst ve pragmatist bir Aydınlanmacılığı savunma görevi niçin sosyalistlerin omuzlarına yıkılıyordu Tıpkı eski ustaları gibi gelişkin ve incelikli bir felsefi söylem karşısında afallamayacak kadar bilgili ve inançlı bir sosyalist olan Eagleton o ironik ve yergici üslubuyla postmodernizmin çelişkilerini temel başlıklarıyla sergilerken neyin yolunda gitmediğini gösteriyor bizlere Marksist düşüncenin postmodernizmle alıp veremediği ne varsa hepsini tek tek sergilerken karşıtlarının hakkını vermeyi de bir an olsun ihmal etmiyor Düşmanlarını kolayca yere serebilmek için karikatürleştirdiği Marksist düşüncenin gücünün hem ruhuyla hem lafzıyla sergilendiği bu kitap Marksizmin postmodern düşünce tarzıyla yürüttüğü hesaplaşmanın en önemli aşamalarından birini temsil ediyor

Ayrıntı Yayınları
Terry Eagleton tarafından kaleme alınan Postmodernizmin Yanılsamaları Ayrıntı Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Postmodernizmin Yanılsamaları Terry Eagleton Kitap Özeti Girdabına kapıldığımız ulusaşırı kapitalizm çağını kavrayabilmek için başvura bileceğimiz söylenen postmodern düşünce tarzının birçok tuhaf ve çelişkili bo yut barındırdığını seziyorduk Bu tuhaflığın en belirgin öğesi temelde Aydınlan macı fikirlere yönelik eleştirilerden kaynaklanıyordu Tüm bilimselcilik temelcilik evrenselcilik totalite özdeş düşünme özerk ve bileşik özne ve benzerlerine yönelik eleştiriler büyük ölçüde yabancısı olduğumuz terimlerle ya da pek tanı madığımız bir söylem tarzıyla dile getirilse de bu eleştirilerin içeriklerine hiç de yabancı değildik Ama nedense bu eleştirilerden öncelikle sosyalistler gocundular Oysa Burjuvazinin Fransız Devrimi yle taçlandırdığı özgürlük eşitlik kardeşlik ideal lerinin verili toplumsal düzenlemeler çerçevesinde gelişemeyeceği iddiasıyla modern uygarlığa başkaldırı bayrağını açan bizdik İnsanın bir burjuva soyut laması olduğunu ortaya koyarak somutun duyumlu tikelliğin hakkının verilmesi için teorik politik mücadelelere girmiş olan yine bizdik İnsanlığın evrensel anlamda özgürleşmesini isteyen idealin hangi bağlamda gerçek kılınabileceğini araştıran ve bu uğurda destansı mücadeleler başlatarak hayatını ortaya koyan da bizdik Bir yandan geçmişin tüm değerlerini önüne katıp süpüren bir toplumsal düzeneği tüm dünyada egemen kılmaya çalışırken öbür yandan huzur ve garantilerden vazgeçmek istemeyen burjuvazinin yarattığı vahşeti tüm karmaşıklığıyla analiz eden ve bu gerçekliğin yarattığı uçuruma gözlerini kırpmadan bakan bir gelenekti bizimkisi Elverişsiz hatta teorik olarak imkânsız koşullar altında inşasına girişilen sosyalizmin sonuçta bürokratik bir devlet aygıtına dönüşüp taşlanmasına ilk isyan edenler de yine bizim geleneğimiz içinde yer alan devrimci teorisyenler ve militanlardı Öyleyse nasıl oluyordu da postmodern düşüncenin eleştiri oklarından öncelikle sosyalistler gocunuyordu Rasyonalist pozitivist ve pragmatist bir Aydınlanmacılığı savunma görevi niçin sosyalistlerin omuzlarına yıkılıyordu Tıpkı eski ustaları gibi gelişkin ve incelikli bir felsefi söylem karşısında afallama yacak kadar bilgili ve inançlı bir sosyalist olan Eagleton o ironik ve yergici üs lubuyla postmodernizmin çelişkilerini temel başlıklarıyla sergilerken neyin yolunda gitmediğini gösteriyor bizlere Marksist düşüncenin postmodernizmle alıp vere mediği ne varsa hepsini tek tek sergilerken karşıtlarının hakkını vermeyi de bir an olsun ihmal etmiyor Düşmanlarının kolayca yere serebilmek için karikatür leştirdiği Marksist düşüncenin gücünün hem ruhuyla hem lafzıyla sergilendiği bu kitap Marksizmin postmodern düşünce tarzıyla yürüttüğü hesaplaşmanın en önemli aşamalarından birini temsil ediyor Yayınevi Ayrıntı Yayınları Yazar Terry Eagleton Sayfa 192 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı Aralık 2020 Barkod 9789755392219 Kategori Felsefi Akımlar Siyaset Felsefesi

AYRINTI YAYINLARI
çev. Mehmet Küçük
Girdabına kapıldığımız ulusaşırı kapitalizm çağını kavrayabilmek için başvurabileceğimiz söylenen postmodern düşünce tarzının birçok tuhaf ve çelişkili boyut barındırdığını seziyorduk Bu tuhaflığın en belirgin öğesi temelde Aydınlanmacı fikirlere yönelik eleştirilerden kaynaklanıyordu Tüm bilimselcilik temelcilik evrenselcilik totalite özdeş düşünme özerk ve birleşik özne ve benzerlerine yönelik eleştiriler büyük ölçüde yabancısı olduğumuz terimlerle ya da pek tanımadığımız bir söylem tarzıyla dile getirilse de bu eleştirilerin içeriklerine hiç de yabancı değildik Ama nedense bu eleştirilerden öncelikle sosyalistler gocundular Oysa Burjuvazinin Fransız devrimiyle taçlandırdığı özgürlük eşitlik kardeşlik ideallerinin verili toplumsal düzenlemeler çerçevesinde gelişemeyeceği iddiasıyla modern uygarlığa başkaldırı bayrağını açan bizdik

Ayrıntı Yayınları
çev. Mehmet Küçük
Girdabına kapıldığımız ulusaşırı kapitalizm çağını kavrayabilmek için başvurabileceğimiz söylenen postmodern düşünce tarzının birçok tuhaf ve çelişkili boyut barındırdığını seziyorduk Bu tuhaflığın en belirgin öğesi temelde Aydınlanmacı fikirlere yönelik eleştirilerden kaynaklanıyordu Tüm bilimselcilik temelcilik evrenselcilik totalite özdeş düşünme özerk ve bileşik özne ve benzerlerine yönelik eleştiriler büyük ölçüde yabancısı olduğumuz terimlerle ya da pek tanımadığımız bir söylem tarzıyla dile getirilse de bu eleştirilerin içeriklerine hiç de yabancı değildik Ama nedense bu eleştirilerden önce sosyalistler gocundular Oysa Burjuvazinin Fransız devrimiyle taçlandırdığı özgürlük eşitlik kardeşlik ideallerinin verili toplumsal düzenlemeler çerçevesinde gelişemeyeceği iddiasıyla modern uygarlığa başkaldırı bayrağını açan bizdik İnsan ın bir burjuva soyutlaması olduğunu ortaya koyarak sonutun duyumlu tikelliğin hakkının verilmesi için teorik politik mücadelelere girmiş olan yine bizdik İnsanlığın evrensel özgürleşmesini isteyen idealin hangi somutluklar bağlamında gerçek kılınabileceğini araştıran ve bu uğurda destansı mücadeleler başlatarak hayatlarını ortaya koyanlar bizlerdik Bir yandan geçmişin tüm değerlerini önüne katıp süpüren bir toplumsal düzeneği tüm dünyada egemen kılmaya çalışırken öbür yandan huzur ve garantilerden vazgeçmek istemeyen burjuvazinin yarattığı vahşeti tüm karmaşıklığıyla analiz eden ve bu gerçekliğin yarattığı uçuruma gözlerini kırpmadan bakan bir gelenekti bizimkisi Elverişsiz hatta teorik olarak imkânsız koşullar altında inşasına girişilen sosyalizmin sonuçta bürokratik bir devlet aygıtına dönüşüp taşlaşmasına ilk isyan edenler de yine bizim geleneğimiz içinde yer alan devrimci teorisyenler ve militanlardı Öyleyse nasıl oluyordu da postmodern düşüncenin eleştiri oklarından öncelikle sosyalistler gocunuyordu Rasyonalist pozitivist ve pragmatist bir Aydınlanmacılığı savunma görevi niçin sosyalistlerin omuzlarına yıkılıyordu Tıpkı eski ustaları gibi gelişkin ve incelikli bir felsefi söylem karşısında afallamayacak kadar bilgili ve inançlı bir sosyalist olan Eagleton o ironik ve yergici üslubuyla postmodernizmin çelişkilerini temel başlıklarıyla sergilerken neyin yolunda gitmediğini gösteriyor bizlere Marksist düşüncenin postmodernizmle alıp veremediği ne varsa hepsini tek tek sergilerken karşıtlarının hakkını vermeyi de bir an olsun ihmal etmiyor Düşmanlarının kolayca yere serebilmek için karikatürleştirdiği Marksist düşüncenin gücünün hem ruhuyla hem lafzıyla sergilendiği bu kitap Marksizmin postmodern düşünce tarzıyla yürüttüğü hesaplaşmanın en önemli aşamalarından birini temsil ediyor Sayfa Sayısı 165Baskı Yılı 2015Dili TürkçeYayınevi Ayrıntı Yayınları