MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Pragmatizm Versus Post Marksizm — Deniz Kundakçı

Pragmatizm Versus Post Marksizm
266,25
DiğerSiyaset FelsefesiMarksizm Sosyalizm

Pragmatizm Versus Post Marksizm

Deniz Kundakçı

HİPERLİNK YAYINLARI

23.03.2015318 sf.
Karton Kapak16 x 23.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap YurduEn ucuz

Pragmatizm Versus Post Marksizm

Deniz Kundakçı

20 yüzyılın özellikle ikinci yarısından sonra toplumsal siyasal ve kültürel alanda vuku bulan bir takım gelişmeler toplumsal kuralların normatifliğinin sorgulanmasına ve onların artık işlevsellikleri ekseninde değerlendirildiği bir sürecin doğmasına yol açmıştır Böylesi bir ortamda felsefenin gelecek için hala bir takım politik İdeallere sahip olup olmadığı şüphesiz ilgi uyandırıcı bir sorudur Çağdaş felsefe özellikle yirminci yüzyılın son çeyreğinden bu yana yeni siyaset ve demokrasi tartışmalarıyla bu soruya cevaplar aramaya çalışmaktadır Ote yandan bu tartışmalar içerisinde beslendikleri entelektüel gelenek tarihsel kökler ve sunmuş oldukları demokratik vaatler nedeniyle İki farklı perspektif pragmatizm ve post Marksİzm özgün bir değer kazanmaktadır Bu çerçevede kitabın temel sorunsalı da Richard Rorty bağlamında çağdaş pragmatizm İle Ernesto Laclau ve Chantal Mouffe un ortaya atmış oldukları post Marksİzm düşüncesinin demokrasi anlayışlarının mukayese edilmesi ve bu yaklaşımların mevcut siyasi olanakları ile felsefi arka planlarının sorgulanmasıdır Bu minvalde Rorty nİn Derridacı yapıbozumdan esinlenen temelcilik karşıtı pozisyonunun demokratik sorunların giderilmesine katkı sunabilecek kapsamlı bir teoriye bir tür çağdaş ütopya önerisine dönüştüğü söylenebilir Bu demokratik ütopyanın özgün karşılığı Rorty tarafından Postmodern 8urjuva Liberalizmi olarak tanımlanmaktadır Laclau ve Mouffe ise bir takım Marksçı kavram ve yapılan yerinden edip buradan post Marksist demokrasi anlayışını oluşturarak oldukça provokatif bir sorgulanmaya girişmişlerdir Ote yandan post Marksİzm in felsefi ve politik kategorilerinin günümüz kimlik tartışmalarının kavranmasında ve yeni toplumsallığın değerlendirilmesinde dinamik ve etkin birer enstrüman olarak değerlendirilmesi gerektiğine İlişkin bir takım iddialar da ancak bu sorgulamayla birlikte anlaşılabilir Belli bir kamp kurulduğunda felsefenin saltanatı sona erer siyasetin saltanatı başlar diyen yeni bir anlayışın politika ve felsefe arasındaki İlişkiye bakışı pragmatizm ile tam da bu noktada ayrışır u com

Şehadet Kitap
269,80

Hiperlink Yayınları

2015318 sf.
Şehadet Kitap

20 yüzyılın özellikle ikinci yarısından sonra toplumsal siyasal ve kültürel alanda vuku bulan bir takım gelişmeler toplumsal kuralların normatifliğinin sorgulanmasına ve onların artık işlevsellikleri ekseninde değerlendirildiği bir sürecin doğmasına yol açmıştır Böylesi bir ortamda felsefenin gelecek için hala bir takım politik ideallere sahip olup olmadığı şüphesiz ilgi uyandırıcı bir sorudur Çağdaş felsefe özellikle yirminci yüzyılın son çeyreğinden bu yana yeni siyaset ve demokrasi tartışmalarıyla bu soruya cevaplar aramaya çalışmaktadır Öte yandan bu tartışmalar içerisinde beslendikleri entelektüel gelenek tarihsel kökler ve sunmuş oldukları demokratik vaatler nedeniyle iki farklı perspektif pragmatizm ve post Marksizm özgün bir değer kazanmaktadır Bu çerçevede kitabın temel sorunsalı da Richard Rorty bağlamında çağdaş pragmatizm ile Ernesto Laclau ve Chantal Mouffe un ortaya atmış oldukları post Marksizm düşüncesinin demokrasi anlayışlarının mukayese edilmesi ve bu yaklaşımların mevcut siyasi olanakları ile felsefi arka planlarının sorgulanmasıdır Bu minvalde Rorty nin Derridacı yapıbozumdan esinlenen temelcilik karşıtı pozisyonunun demokratik sorunların giderilmesine katkı sunabilecek kapsamlı bir teoriye bir tür çağdaş ütopya önerisine dönüştüğü söylenebilir Bu demokratik ütopyanın özgün karşılığı Rorty tarafından Postmodern Burjuva Liberalizmi olarak tanımlanmaktadır Laclau ve Mouffe ise bir takım Marksçı kavram ve yapıları yerinden edip buradan post Marksist demokrasi anlayışını oluşturarak oldukça provokatif bir sorgulanmaya girişmişlerdir Öte yandan post Marksizm in felsefi ve politik kategorilerinin günümüz kimlik tartışmalarının kavranmasında ve yeni toplumsallığın değerlendirilmesinde dinamik ve etkin birer enstrüman olarak değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin bir takım iddialar da ancak bu sorgulamayla birlikte anlaşılabilir Belli bir kamp kurulduğunda felsefenin saltanatı sona erer siyasetin saltanatı başlar diyen yeni bir anlayışın politika ve felsefe arasındaki ilişkiye bakışı pragmatizm ile tam da bu noktada ayrışır

Kitap Sepeti
276,90

Hiperlink Yayınları

2015318 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

20 yüzyılın özellikle ikinci yarısından sonra toplumsal siyasal ve kültürel alanda vuku bulan bir takım gelişmeler toplumsal kuralların normatifliğinin sorgulanmasına ve onların artık işlevsellikleri ekseninde değerlendirildiği bir sürecin doğmasına yol açmıştır Böylesi bir ortamda felsefenin gelecek için hala bir takım politik ideallere sahip olup olmadığı şüphesiz ilgi uyandırıcı bir sorudur Çağdaş felsefe özellikle yirminci yüzyılın son çeyreğinden bu yana yeni siyaset ve demokrasi tartışmalarıyla bu soruya cevaplar aramaya çalışmaktadır Öte yandan bu tartışmalar içerisinde beslendikleri entelektüel gelenek tarihsel kökler ve sunmuş oldukları demokratik vaatler nedeniyle iki farklı perspektif pragmatizm ve post Marksizm özgün bir değer kazanmaktadır Bu çerçevede kitabın temel sorunsalı da Richard Rorty bağlamında çağdaş pragmatizm ile Ernesto Laclau ve Chantal Mouffe un ortaya atmış oldukları post Marksizm düşüncesinin demokrasi anlayışlarının mukayese edilmesi ve bu yaklaşımların mevcut siyasi olanakları ile felsefi arka planlarının sorgulanmasıdır Bu minvalde Rorty nin Derridacı yapıbozumdan esinlenen temelcilik karşıtı pozisyonunun demokratik sorunların giderilmesine katkı sunabilecek kapsamlı bir teoriye bir tür çağdaş ütopya önerisine dönüştüğü söylenebilir Bu demokratik ütopyanın özgün karşılığı Rorty tarafından Postmodern Burjuva Liberalizmi olarak tanımlanmaktadır Laclau ve Mouffe ise bir takım Marksçı kavram ve yapıları yerinden edip buradan post Marksist demokrasi anlayışını oluşturarak oldukça provokatif bir sorgulanmaya girişmişlerdir Öte yandan post Marksizm in felsefi ve politik kategorilerinin günümüz kimlik tartışmalarının kavranmasında ve yeni toplumsallığın değerlendirilmesinde dinamik ve etkin birer enstrüman olarak değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin bir takım iddialar da ancak bu sorgulamayla birlikte anlaşılabilir Belli bir kamp kurulduğunda felsefenin saltanatı sona erer siyasetin saltanatı başlar diyen yeni bir anlayışın politika ve felsefe arasındaki ilişkiye bakışı pragmatizm ile tam da bu noktada ayrışır

Nobel Kitap
308,85

Hiperlink Yayınları

2015318 sf.
Nobel Kitap

20 yüzyılın özellikle ikinci yarısından sonra toplumsal siyasal ve kültürel alanda vuku bulan bir takım gelişmeler toplumsal kuralların normatifliğinin sorgulanmasına ve onların artık işlevsellikleri ekseninde değerlendirildiği bir sürecin doğmasına yol açmıştır Böylesi bir ortamda felsefenin gelecek için hala bir takım politik ideallere sahip olup olmadığı şüphesiz ilgi uyandırıcı bir sorudur Çağdaş felsefe özellikle yirminci yüzyılın son çeyreğinden bu yana yeni siyaset ve demokrasi tartışmalarıyla bu soruya cevaplar aramaya çalışmaktadır Öte yandan bu tartışmalar içerisinde beslendikleri entelektüel gelenek tarihsel kökler ve sunmuş oldukları demokratik vaatler nedeniyle iki farklı perspektif pragmatizm ve post Marksizm özgün bir değer kazanmaktadır Bu çerçevede kitabın temel sorunsalı da Richard Rorty bağlamında çağdaş pragmatizm ile Ernesto Laclau ve Chantal Mouffe un ortaya atmış oldukları post Marksizm düşüncesinin demokrasi anlayışlarının mukayese edilmesi ve bu yaklaşımların mevcut siyasi olanakları ile felsefi arka planlarının sorgulanmasıdır Bu minvalde Rorty nin Derridacı yapıbozumdan esinlenen temelcilik karşıtı pozisyonunun demokratik sorunların giderilmesine katkı sunabilecek kapsamlı bir teoriye bir tür çağdaş ütopya önerisine dönüştüğü söylenebilir Bu demokratik ütopyanın özgün karşılığı Rorty tarafından Postmodern Burjuva Liberalizmi olarak tanımlanmaktadır Laclau ve Mouffe ise bir takım Marksçı kavram ve yapıları yerinden edip buradan post Marksist demokrasi anlayışını oluşturarak oldukça provokatif bir sorgulanmaya girişmişlerdir Öte yandan post Marksizm in felsefi ve politik kategorilerinin günümüz kimlik tartışmalarının kavranmasında ve yeni toplumsallığın değerlendirilmesinde dinamik ve etkin birer enstrüman olarak değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin bir takım iddialar da ancak bu sorgulamayla birlikte anlaşılabilir Belli bir kamp kurulduğunda felsefenin saltanatı sona erer siyasetin saltanatı başlar diye

Pandora
319,50

Hiperlink

2015318 sf.
Pandora

Rorty ve Laclau Mouffe örneğinde iki Farklı demokratik siyaset anlayışı