Pratiğin Aklı Teorinin Heyecanı — Ertuğrul Kürkçü

Pratiğin Aklı Teorinin Heyecanı
Ertuğrul KürkçüDipnot Yayınları
Pratiğin Aklı Teorinin Heyecanı
Ertuğrul Kürkçüİlkokuldan beri mimar olmak istemiştim o yüzden merkezi sistemle ilgilenmemiş gözü kara biçimde yalnızca ODTÜ Mimarlık sınavlarına girmiştim 1969da boykot ve işgaller biterken bir yüksek lisans öğrencisi asistan arkadaşımız bir tartışmada Karar vermemiz lazım dedi devrimci mi olacaksınız mimar mı İkisi birden olunamaz ben mimar olaca ğım Siz devrimci olacaksanız bu böyle süremez ben mimar olacaksam devrimciymişim gibi yapamam Soru hiç bu kadar somut ve yalın olarak karşımıza çıkmamıştı doğrusu Kendimle çarpıştıktan enine boyuna düşündük ten kendimi nasıl iyi hissedeceğimi anladıktan sonra mimar değil devrimci olmam gerektiği payıma bunun düştüğü bunu yapmazsam hareketin bir kişi eksik yürüyeceği sonucuna vardım Böyle yapmam için beni hiç kimse kışkırtmadı aslında soru da benim verdiğimin tam tersi bir yanıtı ima ediyordu Bu kararımdan ötürü de daha sonra hiç pişman ol duğumu söyleyemem Sonraki hayatımda beni üzen şeyler hep oldu ama bu tercihi yapmış olduğumdan değil bu tercih le yürürken her zaman doğruyu yapamamış olduğumdan ötürü Mart 1986da 14 yılı arkada bırakarak Gaziantep L Tipi Özel Cezaevinden çıkarken gazetecilerin anılarımı yazıp yazmayacağıma dair sorularına tarih yazımına değil tarihin yapılmasına katkıda bulunmak istiyorum diye yanıt ver miş olduğumu hatırlıyorum Tarih yapmakla yazmak arasında kategorik bir ayrım yapmanın bu yanıtı verdiğim günkü kadar kolay ve hatta mümkün olmadığının farkına varmam için yalnızca bir yıl yetmişti Seksenler sonu ve doksanlar başında tarih yapmak devrimci hareketin 12 Eylül rejiminin sert darbeleri altında sarsılan hafızasını onarmasına katkıda bulunmaksızın yapabi leceğiniz bir şey değildi İşe buradan başlamadıkça önceki deneyimin bilgisini yeniden mülk edinmeye yaptıklarımız kadar yapamadıklarımız üzerine de sistematik bir düşünüşün araçlarını sağlamaya girişmedikçe tarih yapmanın biricik kolektif imkânı olan devrimci hareketin yeniden kuruluşuna katılmış olmuyordunuz 68den Dev Gençe THKP Cyle 12 Marta Mahir Çayan ve arkadaşlarıyla Kızıldereye Ertuğrul Kürkçünün gözü ve diliyle Türkiye devrimci hareketinin 1970 lerde estirdiği fırtına ve sonrasına bakışlar anımsayışlar

Dipnot
İlkokuldan beri mimar olmak istemiştim o yüzden merkezi sistemle ilgilenmemiş gözü kara biçimde yalnızca ODTÜ Mimarlık sınavlarına girmiştim 1969 da boykot ve işgaller biterken bir yüksek lisans öğrencisi asistan arkadaşımız bir tartışmada Karar vermemiz lazım dedi devrimci mi olacaksınız mimar mı İkisi birden olunamaz ben mimar olaca ğım Siz devrimci olacaksanız bu böyle süremez ben mimar olacaksam devrimciymişim gibi yapamam Soru hiç bu kadar somut ve yalın olarak karşımıza çıkmamıştı doğrusu Kendimle çarpıştıktan enine boyuna düşündük ten kendimi nasıl iyi hissedeceğimi anladıktan sonra mimar değil devrimci olmam gerektiği payıma bunun düştüğü bunu yapmazsam hareketin bir kişi eksik yürüyeceği sonucuna vardım Böyle yapmam için beni hiç kimse kışkırtmadı aslında soru da benim verdiğimin tam tersi bir yanıtı ima ediyordu Bu kararımdan ötürü de daha sonra hiç pişman ol duğumu söyleyemem Sonraki hayatımda beni üzen şeyler hep oldu ama bu tercihi yapmış olduğumdan değil bu tercih le yürürken her zaman doğruyu yapamamış olduğumdan ötürü Mart 1986 da 14 yılı arkada bırakarak Gaziantep L Tipi Özel Cezaevi nden çıkarken gazetecilerin anılarımı yazıp yazmayacağıma dair sorularına tarih yazımına değil tarihin yapılmasına katkıda bulunmak istiyorum diye yanıt ver miş olduğumu hatırlıyorum Tarih yapmakla yazmak arasında kategorik bir ayrım yapmanın bu yanıtı verdiğim günkü kadar kolay ve hatta mümkün olmadığının farkına varmam için yalnızca bir yıl yetmişti Seksenler sonu ve doksanlar başında tarih yapmak devrimci hareketin 12 Eylül rejiminin sert darbeleri altında sarsılan hafızasını onarmasına katkıda bulunmaksızın yapabi leceğiniz bir şey değildi İşe buradan başlamadıkça önceki deneyimin bilgisini yeniden mülk edinmeye yaptıklarımız kadar yapamadıklarımız üzerine de sistematik bir düşünüşün araçlarını sağlamaya girişmedikçe tarih yapmanın biricik kolektif imkânı olan devrimci hareketin yeniden kuruluşuna katılmış olmuyordunuz 68 den Dev Genç e THKP C yle 12 Mart a Mahir Çayan ve arkadaşlarıyla Kızıldere ye Ertuğrul Kürkçü nün gözü ve diliyle Türkiye devrimci hareketinin 1970 lerde estirdiği fırtına ve sonrasına bakışlar anımsayışlar Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 320 Baskı Yılı 2014 Dili Türkçe Yayınevi Dipnot

Dipnot Yayınları
68 den Dev Genç e THKP C yle 12 Mart a Mahir çayan ve arkadaşlarıyla Kızıldere ye Ertuğrul Kürkçü nün gözü ve diliyle Türkiye devrimci hareketinin 1970 lerde estirdiği fırtına ve sonrasına bakışlar anımsayışlar

Dipnot
İlkokuldan beri mimar olmak istemiştim o yüzden merkezi sistemle ilgilenmemiş gözü kara biçimde yalnızca ODTÜ Mimarlık sınavlarına girmiştim 1969 da boykot ve işgaller biterken bir yüksek lisans öğrencisi asistan arkadaşımız bir tartışmada Karar vermemiz lazım dedi devrimci mi olacaksınız mimar mı İkisi birden olunamaz ben mimar olaca ğım Siz devrimci olacaksanız bu böyle süremez ben mimar olacaksam devrimciymişim gibi yapamam Soru hiç bu kadar somut ve yalın olarak karşımıza çıkmamıştı doğrusu Kendimle çarpıştıktan enine boyuna düşündükten kendimi nasıl iyi hissedeceğimi anladıktan sonra mimar değil devrimci olmam gerektiği payıma bunun düştüğü bunu yapmazsam hareketin bir kişi eksik yürüyeceği sonucuna vardım Böyle yapmam için beni hiç kimse kışkırtmadı aslında soru da benim verdiğimin tam tersi bir yanıtı ima ediyordu Bu kararımdan ötürü de daha sonra hiç pişman olduğumu söyleyemem Sonraki hayatımda beni üzen şeyler hep oldu ama bu tercihi yapmış olduğumdan değil bu tercihle yürürken her zaman doğruyu yapamamış olduğumdan ötürü Mart 1986 da 14 yılı arkada bırakarak Gaziantep L Tipi Özel Cezaevi nden çıkarken gazetecilerin anılarımı yazıp yazmayacağıma dair sorularına tarih yazımına değil tarihin yapılmasına katkıda bulunmak istiyorum diye yanıt vermiş olduğumu hatırlıyorum Tarih yapmakla yazmak arasında kategorik bir ayrım yapmanın bu yanıtı verdiğim günkü kadar kolay ve hatta mümkün olmadığının farkına varmam için yalnızca bir yıl yetmişti Seksenler sonu ve doksanlar başında tarih yapmak devrimci hareketin 12 Eylül rejiminin sert darbeleri altında sarsılan hafızasını onarmasına katkıda bulunmaksızın yapabileceğiniz bir şey değildi İşe buradan başlamadıkça önceki deneyimin bilgisini yeniden mülk edinmeye yaptıklarımız kadar yapamadıklarımız üzerine de sistematik bir düşünüşün araçlarını sağlamaya girişmedikçe tarih yapmanın biricik kolektif imkânı olan devrimci hareketin yeniden kuruluşuna katılmış olmuyordunuz 68 den Dev Genç e THKP C yle 12 Mart a Mahir Çayan ve arkadaşlarıyla Kızıldere ye Ertuğrul Kürkçü nün gözü ve diliyle Türkiye devrimci hareketinin 1970 lerde estirdiği fırtına ve sonrasına bakışlar anımsayışlar

Dipnot Yayınları
İlkokuldan beri mimar olmak istemiştim o yüzden merkezi sistemle ilgilenmemiş gözü kara biçimde yalnızca ODTÜ Mimarlık sınavlarına girmiştim 1969 da boykot ve işgaller biterken bir yüksek lisans öğrencisi asistan arkadaşımız bir tartışmada Karar vermemiz lazım dedi devrimci mi olacaksınız mimar mı İkisi birden olunamaz ben mimar olaca ğım Siz devrimci olacaksanız bu böyle süremez ben mimar olacaksam devrimciymişim gibi yapamam Soru hiç bu kadar somut ve yalın olarak karşımıza çıkmamıştı doğrusu Kendimle çarpıştıktan enine boyuna düşündük ten kendimi nasıl iyi hissedeceğimi anladıktan sonra mimar değil devrimci olmam gerektiği payıma bunun düştüğü bunu yapmazsam hareketin bir kişi eksik yürüyeceği sonucuna vardım Böyle yapmam için beni hiç kimse kışkırtmadı aslında soru da benim verdiğimin tam tersi bir yanıtı ima ediyordu Bu kararımdan ötürü de daha sonra hiç pişman ol duğumu söyleyemem Sonraki hayatımda beni üzen şeyler hep oldu ama bu tercihi yapmış olduğumdan değil bu tercih le yürürken her zaman doğruyu yapamamış olduğumdan ötürü Mart 1986 da 14 yılı arkada bırakarak Gaziantep L Tipi Özel Cezaevi nden çıkarken gazetecilerin anılarımı yazıp yazmayacağıma dair sorularına tarih yazımına değil tarihin yapılmasına katkıda bulunmak istiyorum diye yanıt ver miş olduğumu hatırlıyorum Tarih yapmakla yazmak arasında kategorik bir ayrım yapmanın bu yanıtı verdiğim günkü kadar kolay ve hatta mümkün olmadığının farkına varmam için yalnızca bir yıl yetmişti Seksenler sonu ve doksanlar başında tarih yapmak devrimci hareketin 12 Eylül rejiminin sert darbeleri altında sarsılan hafızasını onarmasına katkıda bulunmaksızın yapabi leceğiniz bir şey değildi İşe buradan başlamadıkça önceki deneyimin bilgisini yeniden mülk edinmeye yaptıklarımız kadar yapamadıklarımız üzerine de sistematik bir düşünüşün araçlarını sağlamaya girişmedikçe tarih yapmanın biricik kolektif imkânı olan devrimci hareketin yeniden kuruluşuna katılmış olmuyordunuz 68 den Dev Genç e THKP C yle 12 Mart a Mahir Çayan ve arkadaşlarıyla Kızıldere ye Ertuğrul Kürkçü nün gözü ve diliyle Türkiye devrimci hareketinin 1970 lerde estirdiği fırtına ve sonrasına bakışlar anımsayışlar

DİPNOT YAYINLARI
İlkokuldan beri mimar olmak istemiştim o yüzden merkezi sistemle ilgilenmemiş gözü kara biçimde yalnızca ODTÜ Mimarlık sınavlarına girmiştim 1969 da boykot ve işgaller biterken bir yüksek lisans öğrencisi asistan arkadaşımız bir tartışmada Karar vermemiz lazım dedi devrimci mi olacaksınız mimar mı İkisi birden olunamaz ben mimar olaca ğım Siz devrimci olacaksanız bu böyle süremez ben mimar olacaksam devrimciymişim gibi yapamam Soru hiç bu kadar somut ve yalın olarak karşımıza çıkmamıştı doğrusu Kendimle çarpıştıktan enine boyuna düşündük ten kendimi nasıl iyi hissedeceğimi anladıktan sonra mimar değil devrimci olmam gerektiği payıma bunun düştüğü bunu yapmazsam hareketin bir kişi eksik yürüyeceği sonucuna vardım Böyle yapmam için beni hiç kimse kışkırtmadı aslında soru da benim verdiğimin tam tersi bir yanıtı ima ediyordu Bu kararımdan ötürü de daha sonra hiç pişman ol duğumu söyleyemem Sonraki hayatımda beni üzen şeyler hep oldu ama bu tercihi yapmış olduğumdan değil bu tercih le yürürken her zaman doğruyu yapamamış olduğumdan ötürü Mart 1986 da 14 yılı arkada bırakarak Gaziantep L Tipi Özel Cezaevi nden çıkarken gazetecilerin anılarımı yazıp yazmayacağıma dair sorularına tarih yazımına değil tarihin yapılmasına katkıda bulunmak istiyorum diye yanıt ver miş olduğumu hatırlıyorum Tarih yapmakla yazmak arasında kategorik bir ayrım yapmanın bu yanıtı verdiğim günkü kadar kolay ve hatta mümkün olmadığının farkına varmam için yalnızca bir yıl yetmişti Seksenler sonu ve doksanlar başında tarih yapmak devrimci hareketin 12 Eylül rejiminin sert darbeleri altında sarsılan hafızasını onarmasına katkıda bulunmaksızın yapabi leceğiniz bir şey değildi İşe buradan başlamadıkça önceki deneyimin bilgisini yeniden mülk edinmeye yaptıklarımız kadar yapamadıklarımız üzerine de sistematik bir düşünüşün araçlarını sağlamaya girişmedikçe tarih yapmanın biricik kolektif imkânı olan devrimci hareketin yeniden kuruluşuna katılmış olmuyordunuz 68 den Dev Genç e THKP C yle 12 Mart a Mahir Çayan ve arkadaşlarıyla Kızıldere ye Ertuğrul Kürkçü nün gözü ve diliyle Türkiye devrimci hareketinin 1970 lerde estirdiği fırtına ve sonrasına bakışlar anımsayışlar Yayınevi DİPNOT YAYINLARI Yazar ERTUĞRUL KÜRKÇÜ Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 318 SAYFA Yıl 2014

Dipnot Yayınları
İlkokuldan beri mimar olmak istemiştim o yüzden merkezi sistemle ilgilenmemiş gözü kara biçimde yalnızca ODTÜ Mimarlık sınavlarına girmiştim 1969 da boykot ve işgaller biterken bir yüksek lisans öğrencisi asistan arkadaşımız bir tartışmada Karar vermemiz lazım dedi devrimci mi olacaksınız mimar mı İkisi birden olunamaz ben mimar olaca ğım Siz devrimci olacaksanız bu böyle süremez ben mimar olacaksam devrimciymişim gibi yapamam Soru hiç bu kadar somut ve yalın olarak karşımıza çıkmamıştı doğrusu Kendimle çarpıştıktan enine boyuna düşündük ten kendimi nasıl iyi hissedeceğimi anladıktan sonra mimar değil devrimci olmam gerektiği payıma bunun düştüğü bunu yapmazsam hareketin bir kişi eksik yürüyeceği sonucuna vardım Böyle yapmam için beni hiç kimse kışkırtmadı aslında soru da benim verdiğimin tam tersi bir yanıtı ima ediyordu Bu kararımdan ötürü de daha sonra hiç pişman ol duğumu söyleyemem Sonraki hayatımda beni üzen şeyler hep oldu ama bu tercihi yapmış olduğumdan değil bu tercih le yürürken her zaman doğruyu yapamamış olduğumdan ötürü Mart 1986 da 14 yılı arkada bırakarak Gaziantep L Tipi Özel Cezaevi nden çıkarken gazetecilerin anılarımı yazıp yazmayacağıma dair sorularına tarih yazımına değil tarihin yapılmasına katkıda bulunmak istiyorum diye yanıt ver miş olduğumu hatırlıyorum Tarih yapmakla yazmak arasında kategorik bir ayrım yapmanın bu yanıtı verdiğim günkü kadar kolay ve hatta mümkün olmadığının farkına varmam için yalnızca bir yıl yetmişti Seksenler sonu ve doksanlar başında tarih yapmak devrimci hareketin 12 Eylül rejiminin sert darbeleri altında sarsılan hafızasını onarmasına katkıda bulunmaksızın yapabi leceğiniz bir şey değildi İşe buradan başlamadıkça önceki deneyimin bilgisini yeniden mülk edinmeye yaptıklarımız kadar yapamadıklarımız üzerine de sistematik bir düşünüşün araçlarını sağlamaya girişmedikçe tarih yapmanın biricik kolektif imkânı olan devrimci hareketin yeniden kuruluşuna katılmış olmuyordunuz 68 den Dev Genç e THKP C yle 12 Mart a Mahir Çayan ve arkadaşlarıyla Kızıldere ye Ertuğrul Kürkçü nün gözü ve diliyle Türkiye devrimci hareketinin 1970 lerde estirdiği fırtına ve sonrasına bakışlar anımsayışlar

Dipnot Yayınları
Ertuğrul Kürkçü tarafından kaleme alınan Pratiğin Aklı Teorinin Heyecanı Dipnot Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Pratiğin Aklı Teorinin Heyecanı Ertuğrul Kürkçü Kitap Özeti İlkokuldan beri mimar olmak istemiştim o yüzden merkezi sistemle ilgilenmemiş gözü kara biçimde yalnızca ODTÜ Mimarlık sınavlarına girmiştim 1969da boykot ve işgaller biterken bir yüksek lisans öğrencisi asistan arkadaşımız bir tartışmada Karar vermemiz lazım dedi devrimci mi olacaksınız mimar mı İkisi birden olunamaz ben mimar olaca ğım Siz devrimci olacaksanız bu böyle süremez ben mimar olacaksam devrimciymişim gibi yapamam Soru hiç bu kadar somut ve yalın olarak karşımıza çıkmamıştı doğrusu Kendimle çarpıştıktan enine boyuna düşündük ten kendimi nasıl iyi hissedeceğimi anladıktan sonra mimar değil devrimci olmam gerektiği payıma bunun düştüğü bunu yapmazsam hareketin bir kişi eksik yürüyeceği sonucuna vardım Böyle yapmam için beni hiç kimse kışkırtmadı aslında soru da benim verdiğimin tam tersi bir yanıtı ima ediyordu Bu kararımdan ötürü de daha sonra hiç pişman ol duğumu söyleyemem Sonraki hayatımda beni üzen şeyler hep oldu ama bu tercihi yapmış olduğumdan değil bu tercih le yürürken her zaman doğruyu yapamamış olduğumdan ötürü Mart 1986da 14 yılı arkada bırakarak Gaziantep L Tipi Özel Cezaevinden çıkarken gazetecilerin anılarımı yazıp yazmayacağıma dair sorularına tarih yazımına değil tarihin yapılmasına katkıda bulunmak istiyorum diye yanıt ver miş olduğumu hatırlıyorum Tarih yapmakla yazmak arasında kategorik bir ayrım yapmanın bu yanıtı verdiğim günkü kadar kolay ve hatta mümkün olmadığının farkına varmam için yalnızca bir yıl yetmişti Seksenler sonu ve doksanlar başında tarih yapmak devrimci hareketin 12 Eylül rejiminin sert darbeleri altında sarsılan hafızasını onarmasına katkıda bulunmaksızın yapabi leceğiniz bir şey değildi İşe buradan başlamadıkça önceki deneyimin bilgisini yeniden mülk edinmeye yaptıklarımız kadar yapamadıklarımız üzerine de sistematik bir düşünüşün araçlarını sağlamaya girişmedikçe tarih yapmanın biricik kolektif imkânı olan devrimci hareketin yeniden kuruluşuna katılmış olmuyordunuz 68den Dev Gençe THKP Cyle 12 Marta Mahir Çayan ve arkadaşlarıyla Kızıldereye Ertuğrul Kürkçünün gözü ve diliyle Türkiye devrimci hareketinin 1970lerde estirdiği fırtına ve sonrasına bakışlar anımsayışlar Yayınevi Dipnot Yayınları Yazar Ertuğrul Kürkçü Sayfa 320 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı Haziran 2014 Barkod 9786054878178 Kategori Biyografi Otobiyogafi Politik Akımlar Hareketler Siyaset Bilimi Sol Hareketler Türkiye Siyaseti ve Politikası

Dipnot Yayınları
İlkokuldan beri mimar olmak istemiştim o yüzden merkezi sistemle ilgilenmemiş gözü kara biçimde yalnızca ODTÜ Mimarlık sınavlarına girmiştim 1969 da boykot ve işgaller biterken bir yüksek lisans öğrencisi asistan arkadaşımız bir tartışmada Karar vermemiz lazım dedi devrimci mi olacaksınız mimar mı İkisi birden olunamaz ben mimar olaca ğım Siz devrimci olacaksanız bu böyle süremez ben mimar olacaksam devrimciymişim gibi yapamam Soru hiç bu kadar somut ve yalın olarak karşımıza çıkmamıştı doğrusu Kendimle çarpıştıktan enine boyuna düşündük ten kendimi nasıl iyi hissedeceğimi anladıktan sonra mimar değil devrimci olmam gerektiği payıma bunun düştüğü bunu yapmazsam hareketin bir kişi eksik yürüyeceği sonucuna vardım Böyle yapmam için beni hiç kimse kışkırtmadı aslında soru da benim verdiğimin tam tersi bir yanıtı ima ediyordu Bu kararımdan ötürü de daha sonra hiç pişman ol duğumu söyleyemem Sonraki hayatımda beni üzen şeyler hep oldu ama bu tercihi yapmış olduğumdan değil bu tercih le yürürken her zaman doğruyu yapamamış olduğumdan ötürü Mart 1986 da 14 yılı arkada bırakarak Gaziantep L Tipi Özel Cezaevi nden çıkarken gazetecilerin anılarımı yazıp yazmayacağıma dair sorularına tarih yazımına değil tarihin yapılmasına katkıda bulunmak istiyorum diye yanıt ver miş olduğumu hatırlıyorum Tarih yapmakla yazmak arasında kategorik bir ayrım yapmanın bu yanıtı verdiğim günkü kadar kolay ve hatta mümkün olmadığının farkına varmam için yalnızca bir yıl yetmişti Seksenler sonu ve doksanlar başında tarih yapmak devrimci hareketin 12 Eylül rejiminin sert darbeleri altında sarsılan hafızasını onarmasına katkıda bulunmaksızın yapabi leceğiniz bir şey değildi İşe buradan başlamadıkça önceki deneyimin bilgisini yeniden mülk edinmeye yaptıklarımız kadar yapamadıklarımız üzerine de sistematik bir düşünüşün araçlarını sağlamaya girişmedikçe tarih yapmanın biricik kolektif imkânı olan devrimci hareketin yeniden kuruluşuna katılmış olmuyordunuz 68 de

Dipnot Yayınları
İlkokuldan beri mimar olmak istemiştim o yüzden merkezi sistemle ilgilenmemiş gözü kara biçimde yalnızca ODTÜ Mimarlık sınavlarına girmiştim 1969 da boykot ve işgaller biterken bir yüksek lisans öğrencisi asistan arkadaşımız bir tartışmada Karar vermemiz lazım dedi devrimci mi olacaksınız mimar mı İkisi birden olunamaz ben mimar olaca ğım Siz devrimci olacaksanız bu böyle süremez ben mimar olacaksam devrimciymişim gibi yapamam Soru hiç bu kadar somut ve yalın olarak karşımıza çıkmamıştı doğrusu Kendimle çarpıştıktan enine boyuna düşündük ten kendimi nasıl iyi hissedeceğimi anladıktan sonra mimar değil devrimci olmam gerektiği payıma bunun düştüğü bunu yapmazsam hareketin bir kişi eksik yürüyeceği sonucuna vardım Böyle yapmam için beni hiç kimse kışkırtmadı aslında soru da benim verdiğimin tam tersi bir yanıtı ima ediyordu Bu kararımdan ötürü de daha sonra hiç pişman ol duğumu söyleyemem Sonraki hayatımda beni üzen şeyler hep oldu ama bu tercihi yapmış olduğumdan değil bu tercih le yürürken her zaman doğruyu yapamamış olduğumdan ötürü img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img