Priamos un Hazinesi — Philipp Vandenberg

Priamos un Hazinesi
Philipp VandenbergTelos Yayıncılık
Priamos un Hazinesi
Philipp VandenbergHakkında ne söylenirse söylensin sonuçta Heinrich Schliemann adı yüzlerce yıl sonra yeniden gün yüzü gören Troya dan bağımsız olarak düşünülemez Bu yüzdendir ki onun yaşamöyküsünü okurken Troya nın hüzünlü öyküsüne de tanıklık etmiş oluyoruz Troya ya ulaşmayı yaşamının bir amacı haline getiren Schliemann ın en temel referansı Homeros tur Onun eserlerini okuyarak 1870 lerin başında Priamos un talihsiz kenti Troya ya ulaşır Schliemann dan geriye kalan binlerce belgeyi inceleyen Philipp Vandenberg Troya nın yeniden keşfinin onda nasıl bir tutku haline geldiğini bize şu sözlerle anlatıyor Troya nın üzerine çöken boğucu yaz sıcağı henüz etkisini kaybetmemişti Schliemann ilk geceyi kuş sürülerinin ve binlerce ağustos böceğinin kulakları çınlatan gürültüsü eşliğinde Hisarlık1 ın toprak zeminine yatarak geçirmişti Karanlığa gömülmüş heybetli tepe önünde uzanıyor ve gizemiyle onu heyecana boğuyordu Orada sanki Homerik yaratık Polyphem çıplak zeminde uykuya yatmıştı Nereden başlamalıydı Schliemann ın gözleri uyuyan bir canavara dönüşmüştü Karanlıkta toprak zemine baktıkça beyaz mermerden yapılmış tapınak ve sarayları merdivenleri sunakları cadde ve meydanları değerli heykelleri paha biçilmez kaplarıyla Homeros kahramanlarının süslü şehri Troya gözlerinin önünde canlanıyordu Hayır Homeros un dokunaklı bir şekilde tarif ettiği bu şehir Hades te iz bırakmadan kaybolmuş olamazdı llyon varlığından izler bırakmış olmalıydı ve Heinrich Schliemann onu mutlaka bulacaktı Sayfa Sayısı 476 Baskı Yılı 2013 Dili Türkçe Yayınevi Telos Yayıncılık

Telos Yayıncılık
Hakkında ne söylenirse söylensin sonuçta Heinrich Schliemann adı yüzlerce yıl sonra yeniden gün yüzü gören Troya dan bağımsız olarak düşünülemez Bu yüzdendir ki onun yaşamöyküsünü okurken Troya nın hüzünlü öyküsüne de tanıklık etmiş oluyoruz Troya ya ulaşmayı yaşamının bir amacı haline getiren Schliemann ın en temel referansı Homeros tur Onun eserlerini okuyarak 1870 lerin başında Priamos un talihsiz kenti Troya ya ulaşır Schliemann dan geriye kalan binlerce belgeyi inceleyen Philipp Vandenberg Troya nın yeniden keşfinin onda nasıl bir tutku haline geldiğini bize şu sözlerle anlatıyor Troya nın üzerine çöken boğucu yaz sıcağı henüz etkisini kaybetmemişti Schliemann ilk geceyi kuş sürülerinin ve binlerce ağustos böceğinin kulakları çınlatan gürültüsü eşliğinde Hisarlık1 ın toprak zeminine yatarak geçirmişti Karanlığa gömülmüş heybetli tepe önünde uzanıyor ve gizemiyle onu heyecana boğuyordu Orada sanki Homerik yaratık Polyphem çıplak zeminde uykuya yatmıştı Nereden başlamalıydı Schliemann ın gözleri uyuyan bir canavara dönüşmüştü Karanlıkta toprak zemine baktıkça beyaz mermerden yapılmış tapınak ve sarayları merdivenleri sunakları cadde ve meydanları değerli heykelleri paha biçilmez kaplarıyla Homeros kahramanlarının süslü şehri Troya gözlerinin önünde canlanıyordu Hayır Homeros un dokunaklı bir şekilde tarif ettiği bu şehir Hades te iz bırakmadan kaybolmuş olamazdı llyon varlığından izler bırakmış olmalıydı ve Heinrich Schliemann onu mutlaka bulacaktı

Telos Yayıncılık
Hakkında ne söylenirse söylensin sonuçta Heinrich Schliemann adı yüzlerce yıl sonra yeniden gün yüzü gören Troya dan bağımsız olarak düşünülemez Bu yüzdendir ki onun yaşamöyküsünü okurken Troya nın hüzünlü öyküsüne de tanıklık etmiş oluyoruz Troya ya ulaşmayı yaşamının bir amacı haline getiren Schliemann ın en temel referansı Homeros tur Onun eserlerini okuyarak 1870 lerin başında Priamos un talihsiz kenti Troya ya ulaşır Schliemann dan geriye kalan binlerce belgeyi inceleyen Philipp Vandenberg Troya nın yeniden keşfinin onda nasıl bir tutku haline geldiğini bize şu sözlerle anlatıyor Troya nın üzerine çöken boğucu yaz sıcağı henüz etkisini kaybetmemişti Schliemann ilk geceyi kuş sürülerinin ve binlerce ağustos böceğinin kulakları çınlatan gürültüsü eşliğinde Hisarlık1 ın toprak zeminine yatarak geçirmişti Karanlığa gömülmüş heybetli tepe önünde uzanıyor ve gizemiyle onu heyecana boğuyordu Orada sanki Homerik yaratık Polyphem çıplak zeminde uykuya yatmıştı Nereden başlamalıydı Schliemann ın gözleri uyuyan bir canavara dönüşmüştü Karanlıkta toprak zemine baktıkça beyaz mermerden yapılmış tapınak ve sarayları merdivenleri sunakları cadde ve meydanları değerli heykelleri paha biçilmez kaplarıyla Homeros kahramanlarının süslü şehri Troya gözlerinin önünde canlanıyordu Hayır Homeros un dokunaklı bir şekilde tarif ettiği bu şehir Hades te iz bırakmadan kaybolmuş olamazdı llyon varlığından izler bırakmış olmalıydı ve Heinrich Schliemann onu mutlaka bulacaktı

Telos Yayıncılık
Hakkında ne söylenirse söylensin sonuçta Heinrich Schliemann adı yüzlerce yıl sonra yeniden gün yüzü gören Troya dan bağımsız olarak düşünülemez Bu yüzdendir ki onun yaşamöyküsünü okurken Troya nın hüzünlü öyküsüne de tanıklık etmiş oluyoruz Troya ya ulaşmayı yaşamının bir amacı haline getiren Schliemann ın en temel referansı Homeros tur Onun eserlerini okuyarak 1870 lerin başında Priamos un talihsiz kenti Troya ya ulaşır Schliemann dan geriye kalan binlerce belgeyi inceleyen Philipp Vandenberg Troya nın yeniden keşfinin onda nasıl bir tutku haline geldiğini bize şu sözlerle anlatıyor Troya nın üzerine çöken boğucu yaz sıcağı henüz etkisini kaybetmemişti Schliemann ilk geceyi kuş sürülerinin ve binlerce ağustos böceğinin kulakları çınlatan gürültüsü eşliğinde Hisarlık1 ın toprak zeminine yatarak geçirmişti Karanlığa gömülmüş heybetli tepe önünde uzanıyor ve gizemiyle onu heyecana boğuyordu Orada sanki Homerik yaratık Polyphem çıplak zeminde uykuya yatmıştı Nereden başlamalıydı Schliemann ın gözleri uyuyan bir canavara dönüşmüştü Karanlıkta toprak zemine baktıkça beyaz mermerden yapılmış tapınak ve sarayları merdivenleri sunakları cadde ve meydanları değerli heykelleri paha biçilmez kaplarıyla Homeros kahramanlarının süslü şehri Troya gözlerinin önünde canlanıyordu Hayır Homeros un dokunaklı bir şekilde tarif ettiği bu şehir Hades te iz bırakmadan kaybolmuş olamazdı llyon varlığından izler bırakmış olmalıydı ve Heinrich Schliemann onu mutlaka bulacaktı

Telos Yayıncılık
Hakkında ne söylenirse söylensin sonuçta Heinrich Schliemann adı yüzlerce yıl sonra yeniden gün yüzü gören Troya dan bağımsız olarak düşünülemez Bu yüzdendir ki onun yaşamöyküsünü okurken Troya nın hüzünlü öyküsüne de tanıklık etmiş oluyoruz Troya ya ulaşmayı yaşamının bir amacı haline getiren Schliemann ın en temel referansı Homeros tur Onun eserlerini okuyarak 1870 lerin başında Priamos un talihsiz kenti Troya ya ulaşır Schliemann dan geriye kalan binlerce belgeyi inceleyen Philipp Vandenberg Troya nın yeniden keşfinin onda nasıl bir tutku haline geldiğini bize şu sözlerle anlatıyor Troya nın üzerine çöken boğucu yaz sıcağı henüz etkisini kaybetmemişti Schliemann ilk geceyi kuş sürülerinin ve binlerce ağustos böceğinin kulakları çınlatan gürültüsü eşliğinde Hisarlık1 ın toprak zeminine yatarak geçirmişti Karanlığa gömülmüş heybetli tepe önünde uzanıyor ve gizemiyle onu heyecana boğuyordu Orada sanki Homerik yaratık Polyphem çıplak zeminde uykuya yatmıştı Nereden başlamalıydı Schliemann ın gözleri uyuyan bir canavara dönüşmüştü Karanlıkta toprak zemine baktıkça beyaz mermerden yapılmış tapınak ve sarayları merdivenleri sunakları cadde ve meydanları değerli heykelleri paha biçilmez kaplarıyla Homeros kahramanlarının süslü şehri Troya gözlerinin önünde canlanıyordu Hayır Homeros un dokunaklı bir şekilde tarif ettiği bu şehir Hades te iz bırakmadan kaybolmuş olamazdı llyon varlığından izler bırakmış olmalıydı ve Heinrich Schliemann onu mutlaka bulacaktı
Priamos un Hazinesi
Philipp Vandenberg
Telos
çev. Çabuk, Deniz, Yılmaz, Deniz
Hakkında ne söylenirse söylensin sonuçta Heinrich Schliemann adı yüzlerce yıl sonra yeniden gün yüzü gören Troya dan bağımsız olarak düşünülemez Bu yüzdendir ki onun yaşamöyküsünü okurken Troya nın hüzünlü öyküsüne de tanıklık etmiş oluyoruz Troya ya ulaşmayı yaşamının bir amacı haline getiren Schliemann ın en temel referansı Homeros tur Onun eserlerini okuyarak 1870 lerin başında Priamos un talihsiz kenti Troya ya ulaşır Schliemann dan geriye kalan binlerce belgeyi inceleyen Philipp Vandenberg Troya nın yeniden keşfinin onda nasıl bir tutku haline geldiğini anlatıyor