Profitopolis — Uğur Çobanoğlu

Profitopolis
Uğur ÇobanoğluEspas Kuram Sanat Yayınları
Profitopolis
Uğur ÇobanoğluUğur Çobanoğlu tarafından kaleme alınan Profitopolis Espas Kuram Sanat Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Profitopolis Uğur Çobanoğlu Kitap Özeti PROFITOPOLIS İnsanı Umursamayan Kentleşme Kent sorunlarına aldırmayan kişi sessiz bir yurttaş değil kötü bir yurttaştır Perikles M Ö 430 Serbest piyasa ekonomisinin salt büyümeyi ve teknolojik yenilikleri teşvik ettiği insan ve kamu yararı yerine salt kârı hedelediği Neo liberalizm çağı 1980 li yıllardan itibaren yalnızca ülkemizde değil seçilmiş bazı dünya kentlerinde de köklü bir değişime yol açmaya başladı Finans merkezli bu yeni ekonomik yapılanma modeli zaten geçmişten bugüne hiçbir zaman etkili bir şehir planlama geleneğine sahip olmayan ve coğrafi çapı giderek genişleyen İstanbul şehrini fiziksel olarak derinden etkiledi Bu şekilde yenilenen kimliğiyle şehir salt yabancı sermaye için değil aynı zamanda üretim açısından bal yapmayan bir arıya benzetebileceğimiz inşaat sektörü için de dev bir cazibe merkezine dönüştü Şehrin çeperleri genişledikçe dikey yaşamların güvenlikli sitelerinde artık mahalle ve komşu kültürünün de yok olmasının etkisiyle yalnızlığa sürüklenen geniş bir kitle sosyo ekonomik problemlerin ötesinde yaşamsal sorunlarla yüzleşmeye başladı En önemlisi yaşanabilir bir çevrenin açgözlü şekilde talan edilmesinin kaçınılmaz bir sonucu olarak birkaç cılız ses dışında kimsenin dillendirmek istemediği temel bir sorunla baş başa kaldık Artık büyük afetler karşısında savunmasız ve çaresiz bir durumdayız Görünen o ki karşımızdaki bu iç karartıcı manzara bizi çok geç olmadan insan odaklı çözümler üzerine yeniden düşünmeye ve eyleme geçmeye davet ediyor Uzun bir zaman dilimine yayılmış olan bu görsel çalışmanın benzer projelere katkı sağlamasını bir işaret fişeği olmasını diliyoruz Yayınevi Espas Kuram Sanat Yayınları Yazar Uğur Çobanoğlu Sayfa 160 Sayfa Kağıt Kuşe Ciltli Boyut 28 00x27 00 cm Basım Yılı Mart 2025 Barkod 9786054363575 Kategori Fotoğraf Sinema Tiyatro Kuram Referans Kitaplar

Espas Sanat Kuram Yayınları
Kent sorunlarına aldırmayan kişi sessiz bir yurttaş değil kötü bir yurttaştır Perikles M Ö 430 Serbest piyasa ekonomisinin salt büyümeyi ve teknolojik yenilikleri teşvik ettiği insan ve kamu yararı yerine salt kârı hedelediği Neo liberalizm çağı 1980 li yıllardan itibaren yalnızca ülkemizde değil seçilmiş bazı dünya kentlerinde de köklü bir değişime yol açmaya başladı Finans merkezli bu yeni ekonomik yapılanma modeli zaten geçmişten bugüne hiçbir zaman etkili bir şehir planlama geleneğine sahip olmayan ve coğrafi çapı giderek genişleyen İstanbul şehrini fiziksel olarak derinden etkiledi Bu şekilde yenilenen kimliğiyle şehir salt yabancı sermaye için değil aynı zamanda üretim açısından bal yapmayan bir arıya benzetebileceğimiz inşaat sektörü için de dev bir cazibe merkezine dönüştü Şehrin çeperleri genişledikçe dikey yaşamların güvenlikli sitelerinde artık mahalle ve komşu kültürünün de yok olmasının etkisiyle yalnızlığa sürüklenen geniş bir kitle sosyo ekonomik problemlerin ötesinde yaşamsal sorunlarla yüzleşmeye başladı En önemlisi yaşanabilir bir çevrenin açgözlü şekilde talan edilmesinin kaçınılmaz bir sonucu olarak birkaç cılız ses dışında kimsenin dillendirmek istemediği temel bir sorunla baş başa kaldık Artık büyük afetler karşısında savunmasız ve çaresiz bir durumdayız Görünen o ki karşımızdaki bu iç karartıcı manzara bizi çok geç olmadan insan odaklı çözümler üzerine yeniden düşünmeye ve eyleme geçmeye davet ediyor Uzun bir zaman dilimine yayılmış olan bu görsel çalışmanın benzer projelere katkı sağlamasını bir işaret fişeği olmasını diliyoruz Tanıtım Bülteninden

Espas Kuram Sanat Yayınları
Kent sorunlarına aldırmayan kişi sessiz bir yurttaş değil kötü bir yurttaştır Perikles M Ö 430 Serbest piyasa ekonomisinin salt büyümeyi ve teknolojik yenilikleri teşvik ettiği insan ve kamu yararı yerine salt kârı hedelediği Neo liberalizm çağı 1980 li yıllardan itibaren yalnızca ülkemizde değil seçilmiş bazı dünya kentlerinde de köklü bir değişime yol açmaya başladı Finans merkezli bu yeni ekonomik yapılanma modeli zaten geçmişten bugüne hiçbir zaman etkili bir şehir planlama geleneğine sahip olmayan ve coğrafi çapı giderek genişleyen İstanbul şehrini fiziksel olarak derinden etkiledi Bu şekilde yenilenen kimliğiyle şehir salt yabancı sermaye için değil aynı zamanda üretim açısından bal yapmayan bir arıya benzetebileceğimiz inşaat sektörü için de dev bir cazibe merkezine dönüştü Şehrin çeperleri genişledikçe dikey yaşamların güvenlikli sitelerinde artık mahalle ve komşu kültürünün de yok olmasının etkisiyle yalnızlığa sürüklenen geniş bir kitle sosyo ekonomik problemlerin ötesinde yaşamsal sorunlarla yüzleşmeye başladı En önemlisi yaşanabilir bir çevrenin açgözlü şekilde talan edilmesinin kaçınılmaz bir sonucu olarak birkaç cılız ses dışında kimsenin dillendirmek istemediği temel bir sorunla baş başa kaldık Artık büyük afetler karşısında savunmasız ve çaresiz bir durumdayız Görünen o ki karşımızdaki bu iç karartıcı manzara bizi çok geç olmadan insan odaklı çözümler üzerine yeniden düşünmeye ve eyleme geçmeye davet ediyor Uzun bir zaman dilimine yayılmış olan bu görsel çalışmanın benzer projelere katkı sağlamasını bir işaret fişeği olmasını diliyoruz

Espas Sanat Kuram Yayınları
Kent sorunlarına aldırmayan kişi sessiz bir yurttaş değil kötü bir yurttaştır Perikles M Ö 430 Serbest piyasa ekonomisinin salt büyümeyi ve teknolojik yenilikleri teşvik ettiği insan ve kamu yararı yerine salt kârı hedelediği Neo liberalizm çağı 1980 li yıllardan itibaren yalnızca ülkemizde değil seçilmiş bazı dünya kentlerinde de köklü bir değişime yol açmaya başladı Finans merkezli bu yeni ekonomik yapılanma modeli zaten geçmişten bugüne hiçbir zaman etkili bir şehir planlama geleneğine sahip olmayan ve coğrafi çapı giderek genişleyen İstanbul şehrini fiziksel olarak derinden etkiledi Bu şekilde yenilenen kimliğiyle şehir salt yabancı sermaye için değil aynı zamanda üretim açısından bal yapmayan bir arıya benzetebileceğimiz inşaat sektörü için de dev bir cazibe merkezine dönüştü Şehrin çeperleri genişledikçe dikey yaşamların güvenlikli sitelerinde artık mahalle ve komşu kültürünün de yok olmasının etkisiyle yalnızlığa sürüklenen geniş bir kitle sosyo ekonomik problemlerin ötesinde yaşamsal sorunlarla yüzleşmeye başladı En önemlisi yaşanabilir bir çevrenin açgözlü şekilde talan edilmesinin kaçınılmaz bir sonucu olarak birkaç cılız ses dışında kimsenin dillendirmek istemediği temel bir sorunla baş başa kaldık Artık büyük afetler karşısında savunmasız ve çaresiz bir durumdayız Görünen o ki karşımızdaki bu iç karartıcı manzara bizi çok geç olmadan insan odaklı çözümler üzerine yeniden düşünmeye ve eyleme geçmeye davet ediyor Uzun bir zaman dilimine yayılmış olan bu görsel çalışmanın benzer projelere katkı sağlamasını bir işaret fişeği olmasını diliyoruz Tanıtım Bülteninden

Espas Kuram Sanat Yayınları
PROFITOPOLIS İnsanı Umursamayan Kentleşme Kent sorunlarına aldırmayan kişi sessiz bir yurttaş değil kötü bir yurttaştır Perikles M Ö 430Serbest piyasa ekonomisinin salt büyümeyi ve teknolojik yenilikleri teşvik ettiği insan ve kamu yararı yerine salt kârı hedelediği Neo liberalizm çağı 1980 li yıllardan itibaren yalnızca ülkemizde değil seçilmiş bazı dünya kentlerinde de köklü bir değişime yol açmaya başladı Finans merkezli bu yeni ekonomik yapılanma modeli zaten geçmişten bugüne hiçbir zaman etkili bir şehir planlama geleneğine sahip olmayan ve coğrafi çapı giderek genişleyen İstanbul şehrini fiziksel olarak derinden etkiledi Bu şekilde yenilenen kimliğiyle şehir salt yabancı sermaye için değil aynı zamanda üretim açısından bal yapmayan bir arıya benzetebileceğimiz inşaat sektörü için de dev bir cazibe merkezine dönüştü Şehrin çeperleri genişledikçe dikey yaşamların güvenlikli sitelerinde artık mahalle ve komşu kültürünün de yok olmasının etkisiyle yalnızlığa sürüklenen geniş bir kitle sosyo ekonomik problemlerin ötesinde yaşamsal sorunlarla yüzleşmeye başladı En önemlisi yaşanabilir bir çevrenin açgözlü şekilde talan edilmesinin kaçınılmaz bir sonucu olarak birkaç cılız ses dışında kimsenin dillendirmek istemediği temel bir sorunla baş başa kaldık Artık büyük afetler karşısında savunmasız ve çaresiz bir durumdayız Görünen o ki karşımızdaki bu iç karartıcı manzara bizi çok geç olmadan insan odaklı çözümler üzerine yeniden düşünmeye ve eyleme geçmeye davet ediyor Uzun bir zaman dilimine yayılmış olan bu görsel çalışmanın benzer projelere katkı sağlamasını bir işaret fişeği olmasını diliyoruz

Espas Kuram Sanat Yayınları
PROFITOPOLIS İnsanı Umursamayan Kentleşme Kent sorunlarına aldırmayan kişi sessiz bir yurttaş değil kötü bir yurttaştır Perikles M Ö 430 Serbest piyasa ekonomisinin salt büyümeyi ve teknolojik yenilikleri teşvik ettiği insan ve kamu yararı yerine salt kârı hedelediği Neo liberalizm çağı 1980 li yıllardan itibaren yalnızca ülkemizde değil seçilmiş bazı dünya kentlerinde de köklü bir değişime yol açmaya başladı Finans merkezli bu yeni ekonomik yapılanma modeli zaten geçmişten bugüne hiçbir zaman etkili bir şehir planlama geleneğine sahip olmayan ve coğrafi çapı giderek genişleyen İstanbul şehrini fiziksel olarak derinden etkiledi Bu şekilde yenilenen kimliğiyle şehir salt yabancı sermaye için değil aynı zamanda üretim açısından bal yapmayan bir arıya benzetebileceğimiz inşaat sektörü için de dev bir cazibe merkezine dönüştü Şehrin çeperleri genişledikçe dikey yaşamların güvenlikli sitelerinde artık mahalle ve komşu kültürünün de yok olmasının etkisiyle yalnızlığa sürüklenen geniş bir kitle sosyo ekonomik problemlerin ötesinde yaşamsal sorunlarla yüzleşmeye başladı En önemlisi yaşanabilir bir çevrenin açgözlü şekilde talan edilmesinin kaçınılmaz bir sonucu olarak birkaç cılız ses dışında kimsenin dillendirmek istemediği temel bir sorunla baş başa kaldık Artık büyük afetler karşısında savunmasız ve çaresiz bir durumdayız Görünen o ki karşımızdaki bu iç karartıcı manzara bizi çok geç olmadan insan odaklı çözümler üzerine yeniden düşünmeye ve eyleme geçmeye davet ediyor Uzun bir zaman dilimine yayılmış olan bu görsel çalışmanın benzer projelere katkı sağlamasını bir işaret fişeği olmasını diliyoruz

Espas Kuram Sanat Yayınları
PROFITOPOLIS İnsanı Umursamayan Kentleşme Kent sorunlarına aldırmayan kişi sessiz bir yurttaş değil kötü bir yurttaştır Perikles M Ö 430Serbest piyasa ekonomisinin salt büyümeyi ve teknolojik yenilikleri teşvik ettiği insan ve kamu yararı yerine salt kârı hedelediği Neo liberalizm çağı 1980 li yıllardan itibaren yalnızca ülkemizde değil seçilmiş bazı dünya kentlerinde de köklü bir değişime yol açmaya başladı Finans merkezli bu yeni ekonomik yapılanma modeli zaten geçmişten bugüne hiçbir zaman etkili bir şehir planlama geleneğine sahip olmayan ve coğrafi çapı giderek genişleyen İstanbul şehrini fiziksel olarak derinden etkiledi Bu şekilde yenilenen kimliğiyle şehir salt yabancı sermaye için değil aynı zamanda üretim açısından bal yapmayan bir arıya benzetebileceğimiz inşaat sektörü için de dev bir cazibe merkezine dönüştü Şehrin çeperleri genişledikçe dikey yaşamların güvenlikli sitelerinde artık mahalle ve komşu kültürünün de yok olmasının etkisiyle yalnızlığa sürüklenen geniş bir kitle sosyo ekonomik problemlerin ötesinde yaşamsal sorunlarla yüzleşmeye başladı En önemlisi yaşanabilir bir çevrenin açgözlü şekilde talan edilmesinin kaçınılmaz bir sonucu olarak birkaç cılız ses dışında kimsenin dillendirmek istemediği temel bir sorunla baş başa kaldık Artık büyük afetler karşısında savunmasız ve çaresiz bir durumdayız Görünen o ki karşımızdaki bu iç karartıcı manzara bizi çok geç olmadan insan odaklı çözümler üzerine yeniden düşünmeye ve eyleme geçmeye davet ediyor Uzun bir zaman dilimine yayılmış olan bu görsel çalışmanın benzer projelere katkı sağlamasını bir işaret fişeği olmasını diliyoruz

Espas Sanat Kuram Yayınları
PROFITOPOLIS İnsanı Umursamayan Kentleşme Kent sorunlarına aldırmayan kişi sessiz bir yurttaş değil kötü bir yurttaştır Perikles M Ö 430 Serbest piyasa ekonomisinin salt büyümeyi ve teknolojik yenilikleri teşvik ettiği insan ve kamu yararı yerine salt kârı hedelediği Neo liberalizm çağı 1980 li yıllardan itibaren yalnızca ülkemizde değil seçilmiş bazı dünya kentlerinde de köklü bir değişime yol açmaya başladı Finans merkezli bu yeni ekonomik yapılanma modeli zaten geçmişten bugüne hiçbir zaman etkili bir şehir planlama geleneğine sahip olmayan ve coğrafi çapı giderek genişleyen İstanbul şehrini fiziksel olarak derinden etkiledi Bu şekilde yenilenen kimliğiyle şehir salt yabancı sermaye için değil aynı zamanda üretim açısından bal yapmayan bir arıya benzetebileceğimiz inşaat sektörü için de dev bir cazibe merkezine dönüştü Şehrin çeperleri genişledikçe dikey yaşamların güvenlikli sitelerinde artık mahalle ve komşu kültürünün de yok olmasının etkisiyle yalnızlığa sürüklenen geniş bir kitle sosyo ekonomik problemlerin ötesinde yaşamsal sorunlarla yüzleşmeye başladı En önemlisi yaşanabilir bir çevrenin açgözlü şekilde talan edilmesinin kaçınılmaz bir sonucu olarak birkaç cılız ses dışında kimsenin dillendirmek istemediği temel bir sorunla baş başa kaldık Artık büyük afetler karşısında savunmasız ve çaresiz bir durumdayız Görünen o ki karşımızdaki bu iç karartıcı manzara bizi çok geç olmadan insan odaklı çözümler üzerine yeniden düşünmeye ve eyleme geçmeye davet ediyor Uzun bir zaman dilimine yayılmış olan bu görsel çalışmanın benzer projelere katkı sağlamasını bir işaret fişeği olmasını diliyoruz