Rabıta — Şahver Çelikoğlu

Rabıta
Şahver ÇelikoğluRabıta
Şahver ÇelikoğluHakk a kul olmanın gerçekleşmesi manevî yolculuk seyr ü sülûk ile mümkündür Manevî olgunluğa ermek için bazı prensiplere riayet etmek şarttır Hiçbir şey kendiliğinden meydana gelmez Okumadan alim gezmeden seyyah olunmadığı gibi mücadelesiz ve murakabesiz de sûfî olunmaz tasavvuf yoluna girilmez Tasavvuf ahlaki ve ruhi bir tasfiye yolu tarikatler ise tasfiye ocağıdır Bu tezkiye işi bedeni avrlığımızdan hareket ederek Allah a varan manevi bir yolculuğun sonunda kazanılan bir keyfiyettir Bu yolculuk sonu olan fani varlığın belirli mucahede ve rizayatlar neticesinde henüz yaşarken sonsuzluğa tırmanışı eğreti kalıptan kurtularak fenadan bekaya geçişi ve kulun manevi makamlara yükselişidir Bir mürşitten edeb ve tasavvuf öğrenmek mürid üzerine vacibtir Mürşidi olmayan mürid edebiyyen felah bulmaz Bayezid Bistami k s nin Üstadı bulunmayanın imamı şeytandır demiş olması bundandır Yazar Şahver Çelikoğlu Sayfa Sayısı 378 Çeviri Gülsen Güler Ebat 16X24 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Mayıs 2016 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Server Yayınları
Hakk a kul olmanın gerçekleşmesi manevî yolculuk seyr ü sülûk ile mümkündür Manevî olgunluğa ermek için bazı prensiplere riayet etmek şarttır Hiçbir şey kendiliğinden meydana gelmez Okumadan alim gezmeden seyyah olunmadığı gibi mücadelesiz ve murakabesiz de sûfî olunmaz tasavvuf yoluna girilmez Tasavvuf ahlaki ve ruhi bir tasfiye yolu tarikatler ise tasfiye ocağıdır Bu tezkiye işi bedeni avrlığımızdan hareket ederek Allah a varan manevi bir yolculuğun sonunda kazanılan bir keyfiyettir Bu yolculuk sonu olan fani varlığın belirli mucahede ve rizayatlar neticesinde henüz yaşarken sonsuzluğa tırmanışı eğreti kalıptan kurtularak fenadan bekaya geçişi ve kulun manevi makamlara yükselişidir Bir mürşitten edeb ve tasavvuf öğrenmek mürid üzerine vacibtir Mürşidi olmayan mürid edebiyyen felah bulmaz Bayezid Bistami k s nin Üstadı bulunmayanın imamı şeytandır demiş olması bundandır

Server Yayınları
Kitabın Önsözünden Nâmütenâhî hamd Allâh u Azîmüş Şân Hazretlerine salât ve selâm Habîb i Edîbi yüce Resûlü Peygamberimiz Efendimiz s a v e âl ashâb ve kıyâmete kadar gelecek olan tâbîlerine olsun İnsanı yaratan ona beyânı öğreten ve onu eksiksiz bir nüsha yeryüzünün ihtivâ ettiği şeyleri ona musahhar ve onu kendisine delil kılan en yakın mânevî nîmetlenme yollarından kendisine doğru varan seyr ü sülûk yolu açan Allâh a hamd olsun Öyle bir hamd ki onunla bilginin çoğalması mânâ âlemine âid ilimlerin devamı dilenir Allah dan başka ilâh olmadığına O nun birliğine ve O nun ortağının bulunmadığına şâhitlik ederim Hz Muhammed s a v in O nun kulu ve elçisi olduğuna da şâhitlik ederim Allah Teâlâ dan O na her zaman salât olsun Çünkü O s a v Yüce Rabbin Habîb i Edîbi ve Resûlüdür Bütün isimleriyle kutsal olan Yüce Kudret tüm kalbleri bir kap şeklinde yaratmıştır En hayırlısı iyilik ve hidâyete en açık olanıdır En kötüsü de fenalık ve fesada yakın olanıdır Yüce Mevlâ nefsin isteklerine karşı çıkıp mücâdelede başarılı olan kimselere cennet vaat etmiştir Nefse tâbî olanları ise cehennem ateşiyle cezâlandırmıştır Âhiret hayâtına nisbetle bir saatlik zaman kadar kısa olan dünya hayâtının istek ve arzularına karşı çıkıp reddetmeyi vâcib kılmıştır Hakk a kul olmanın gerçekleşmesi mânevî yolculuk seyr ü sülûk ile mümkündür Mânevî olgunluğa ermek için bâzı prensiplere riâyet etmek şarttır Hiçbir şey kendiliğinden meydana gelmez Okumadan âlim gezmeden seyyah olunmadığı gibi mücâdelesiz ve murakabesiz de sûfî olunmaz tasavvuf yoluna girilmez Tasavvuf ve tarikat mürşîdlerini mürşîd olarak tanımayan nasibsizdir Onları mürşîd olarak tanımak irşâd ve işâretlerine göre özümüzü sözümüzü ve davranışlarımızı düzenlemek şer i şerîfe uygun ve güzel bir husustur ve güzel bir yaşam biçimi olur Evet tasavvuf ahlâkî ve rûhî bir tasfiye yolu tarikatler ise tasfiye ocağıdır Bu tezkiye işi bedenî varlığımızdan hareket ederek Allâh a varan mânevî bir yolculuğun sonunda kazanılan bir keyfiyettir Bu yolculuk sonu olan fânî varlığın belirli mücâhede ve riyâzatlar neticesinde henüz yaşarken sonsuzluğa tırmanışı eğreti kalıptan kurtularak fenâdan bekâya geçişi ve kulun mânevî makamlara yükselişidir Bu hâliyle dînin özünü iç ve dış dünyamızda yaşanır hâle getirmek demek olan tasavvuf bir taraftan sistemli ve disiplinli birer teşkîlat olan tarîkatler vâsıtasıyla içtimâî hayâta nizam ve intizam verici esas unsurlardan birisi olmuştur Değerli okuyucu elimizdeki bu kitab hanımefendi kardeşlerimizin muhtelif suallerine cevaplardan meydana gelmiştir Sualler muhtelif olmakla berâber daha ziyâde râbıta ile ilgili olduğundan kitaba Râbıta adını vermeyi uygun gördüm Cevaplar şahsî mülâhazalarımızdan ziyâde kaynağı Hz Muhammed s a v Efendimizin rûhânî hayâtı olan tasavvuf ilmine vâkıf velîlerimiz Nakşbend Tarîkati mensupları meşâyihimizin eserlerinden mülhemdir Bilindiği üzere râbıta ı şerîfe nefsi zincirler şeytanı kaçırır Feyyaz ı Mutlak olan Cenâb ı Hak dan gerçek feyze kavuşmaya bir vâsıta olur Allah Teâlâ ya vuslata götürür Bâzı muhakkıklar Râbıta Allâh a ermeye müstakil bir yoldur tek başına erdiricidir demişlerdir Ve râbıta her tarîkatte şarttır Bu şartı kabul etmeyenler ya râbıtanın ne olduğunu bilmeyenler ya da tarîkatlerin mânâ ve mefhûmunu anlamayanlardır Dikkat etmek gerekiyor Mârifetiyle âriflerin kalblerini aydınlatan büyük lütfu ile sâliklerin hallerini âlemlerden daha üstün tutan Allâh a hamd Habîb i Edîbi ne s a v salât ü selâm olsun Allah Teâlâ dan niyazımız bu risâleyi okuruna ve bilhassa sual sâhiplerine faydalı kılması Okuyucudan istirhamımız ise görecekleri hatâ ve kusurları samîmiyetimize bağışlamaları ve duâlarında bizi de anmalarıdır Allâh ım bize dünyâda iyilik ver Âhirette de iyilik ver Bizi cehennem ateşinden koru Âmin Çalışma bizden tevfîk ve hidâyet kullarını yolların en doğrusuna ileten Cenâb ı Hak dandır Şahver Çelikoğlu 08 02 2016 E

Server Yayınları
Hakk a kul olmanın gerçekleşmesi manevî yolculuk seyr ü sülûk ile mümkündür Manevî olgunluğa ermek için bazı prensiplere riayet etmek şarttır Hiçbir şey kendiliğinden meydana gelmez Okumadan alim gezmeden seyyah olunmadığı gibi mücadelesiz ve murakabesiz de sûfî olunmaz tasavvuf yoluna girilmez Tasavvuf ahlaki ve ruhi bir tasfiye yolu tarikatler ise tasfiye ocağıdır Bu tezkiye işi bedeni avrlığımızdan hareket ederek Allah a varan manevi bir yolculuğun sonunda kazanılan bir keyfiyettir Bu yolculuk sonu olan fani varlığın belirli mucahede ve rizayatlar neticesinde henüz yaşarken sonsuzluğa tırmanışı eğreti kalıptan kurtularak fenadan bekaya geçişi ve kulun manevi makamlara yükselişidir Bir mürşitten edeb ve tasavvuf öğrenmek mürid üzerine vacibtir Mürşidi olmayan mürid edebiyyen felah bulmaz Bayezid Bistami k s nin Üstadı bulunmayanın imamı şeytandır demiş olması bundandır