Radikalleşen Türkiye 1960 1980

Radikalleşen Türkiye 1960 1980
Panama Yayıncılık
Radikalleşen Türkiye 1960 1980
Alparslan Türkeş i doğru anlamak ve eserlerinden yararlanarak Türk milletine gereği gibi hizmet etmek için öncelikle Türk Milliyetçiliği fikrini ve hareketini doğru kavramak gerekir 20 yüzyılda Türk milliyetçiliği fikrinin en büyük temsilcisi Türkiye Cumhuriyeti ni kuran devlet adamı büyük Atatürk tür Mustafa Kemal Atatürk hem fikir adamı hem devlet adamı hem de siyâsetçidir Dünya tarihinde bu üç niteliği bir arada milletinin hizmetine ahenkli bir biçimde sunabilen pek az toplum önderi vardır Alparslan Türkeş i anlayabilmek için öncelikle Ziya Gökalp ve Mustafa Kemal Atatürk ü tanımak ve Türk milliyetçiliği fikrini kavramak gerekmektedir Fikir hareketlerini ve temsilcilerini anlamak öncelikle yeterli kültürel alt yapıya sahip olmakla mümkündür Böyle bir alt yapıya sahip olmayanlar ancak fikir hareketlerinin sloganlarını tekrarlarlar ve zora gelindiğinde veya kavrayamadıkları uygulamalar gördüklerinde liderlerini suçlayarak yol değiştirirler Türk milliyetçiliği fikir hareketi diğer milletlerin milliyetçiliğinden farklı olarak ırkçılık ve soykırımcılık temeline dayanmamaktadır 20 yüzyılda Alman milliyetçisi Hitler in soykırımcı ırkçılık anlayışı milliyetçiliğin soykırımcılıkla eşdeğer algılanmasına sebep olmuştur İkinci Dünya Savaşı ndan sonra Türk milliyetçileri maalesef aşırı olmakla ve ırkçılıkla suçlanmışlar ömürlerinin büyük bir bölümünde ırkçı soykırımcı ve faşist olmadıklarını anlatmak ve ispat etmek zorunda kalmışlardır Rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş bu suçlamalarla üç kere tutuklanmış ve ömrünün yedi yıla yakın bir kısmını hapishanelerde iki buçuk yılını Hindistan da sürgünde geçirmiştir

Panama Yayıncılık
Alparslan Türkeş i doğru anlamak ve eserlerinden yararlanarak Türk milletine gereği gibi hizmet etmek için öncelikle Türk Milliyetçiliği fikrini ve hareketini doğru kavramak gerekir 20 yüzyılda Türk milliyetçiliği fikrinin en büyük temsilcisi Türkiye Cumhuriyeti ni kuran devlet adamı büyük Atatürk tür Mustafa Kemal Atatürk hem fikir adamı hem devlet adamı hem de siyâsetçidir Dünya tarihinde bu üç niteliği bir arada milletinin hizmetine ahenkli bir biçimde sunabilen pek az toplum önderi vardır Alparslan Türkeş i anlayabilmek için öncelikle Ziya Gökalp ve Mustafa Kemal Atatürk ü tanımak ve Türk milliyetçiliği fikrini kavramak gerekmektedir Fikir hareketlerini ve temsilcilerini anlamak öncelikle yeterli kültürel alt yapıya sahip olmakla mümkündür Böyle bir alt yapıya sahip olmayanlar ancak fikir hareketlerinin sloganlarını tekrarlarlar ve zora gelindiğinde veya kavrayamadıkları uygulamalar gördüklerinde liderlerini suçlayarak yol değiştirirler Türk milliyetçiliği fikir hareketi diğer milletlerin milliyetçiliğinden farklı olarak ırkçılık ve soykırımcılık temeline dayanmamaktadır 20 yüzyılda Alman milliyetçisi Hitler in soykırımcı ırkçılık anlayışı milliyetçiliğin soykırımcılıkla eşdeğer algılanmasına sebep olmuştur İkinci Dünya Savaşı ndan sonra Türk milliyetçileri maalesef aşırı olmakla ve ırkçılıkla suçlanmışlar ömürlerinin büyük bir bölümünde ırkçı soykırımcı ve faşist olmadıklarını anlatmak ve ispat etmek zorunda kalmışlardır Rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş bu suçlamalarla üç kere tutuklanmış ve ömrünün yedi yıla yakın bir kısmını hapishanelerde iki buçuk yılını Hindistan da sürgünde geçirmiştir

İletişim Yayınları
Devrimci şiddet ve paramiliter karşı hareket pratiklerine bir bütün olarak bakıldığında Türkiye 1970 ler dünya konjonktürüne bir Avrupa ülkesi olarak değil âdeta bir Latin Amerika ülkesi olarak yerleşmiştir Türkiye nin modernleşme ve ulus devlet inşası farklı nedenlerle yaşanmış birçok politik şiddet biçimlerinin damgasını taşır Kurumsal resmî şiddetten paramiliter şiddete sınıfsal şiddetten aile içi şiddete uzanarak devlet alanıyla sivil toplumu özgün biçimde ilişkilendirir Vefa Saygın Öğütle ve Güney Çeğin bu kitapta modern Türkiye nin politik tarihini devlet cebri ve politik şiddetin ilişki tarihi olarak ele alıyorlar Cumhuriyet in ilk yıllarından itibaren yaşanan devlet cebri ve politik şiddet ilişkisini bunun 1960 larda kapitalist militarizmin inşasına paralel olarak gelişen paramilitarizme ve radikal kurucu şiddete nasıl zemin oluşturduğunu inceliyorlar Radikalleşen Türkiye 1960 1980 Türkiye siyasetinin dinamiklerinin öncelikle devletin yapısal mantığının bir sonucu olduğu tespitinden hareketle 1960 1980 aralığında radikal solun gelişimini ve Kürt hareketini devletin çeşitli dışlama stratejilerine verilmiş yanıtlar olduğunu göstererek hem o döneme hem 1980 sonrasına keskin bir ışık tutuyor Kürt meselesinin kurgulanması artık Kürt politik aktörleri eliyle sömürge tezi illegal bağımsız örgütlenme ikilisi temelinde gerçekleşir bir bütün olarak Kürt sol hareketi öznel i evrensel le rabıtalandırma hamlesinde bir yandan uluslararası sömürgecilik deneyimlerine odaklanırken öte yandan Türkiye halkı ndan tamamen bağımsız bir politik topos olarak modern Kürtlüğün inşasına girişmiştir