Randevu Hazırlığı — Halil İbrahim Özcan

Randevu Hazırlığı
Halil İbrahim ÖzcanMetis Yayıncılık
Randevu Hazırlığı
Halil İbrahim ÖzcanDurdukça tüyleniyordum Çocuklarım bekliyorlardı beni evde Yeni sorumluluklarım vardı sokağa çıkmadan önce Küçük olanını sırtımda gezdirecektim Büyüğünün okula gitmeden önce sorabileceği soruları minderde kurulduğum yerden öldürüp yenilerini yaratmasına yardımcı olacaktım Bunları yapmak için istek duymuyordum Bütün sözleri ayak oyunlarının tortularında emip emip tükürdüğüm sağır bir güneşin altında yorgundum Bir dile kurban törenleri hazırlamak için terk ettiğim mayınları toplayıp odamın duvarlarına asmıştım ölü masumiyetle Kuzey kutbumdan alıp getirecektim oyuncakları Kimsenin öldürmek istemediği katili karnını deşerek öldürür sonra getirirdim oyuncakları Bu satırlar kitabıun ilk öyküsü Şapka dan Randevu Hazırlığı yazarın on öyküsünü bir araya getiriyor Burada kitaba adını veren Randevu Hazırlığı öyküsünü okuyabilirsiniz

Metis Yayınları
img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Metis Yayınları
Durdukça tüyleniyordum Çocuklarım bekliyorlardı beni evde Yeni sorumluluklarım vardı sokağa çıkmadan önce Küçük olanını sırtımda gezdirecektim Büyüğünün okula gitmeden önce sorabileceği soruları minderde kurulduğum yerden öldürüp yenilerini yaratmasına yardımcı olacaktım Bunları yapmak için istek duymuyordum Bütün sözleri ayak oyunlarının tortularında emip emip tükürdüğüm sağır bir güneşin altında yorgundum Bir dile kurban törenleri hazırlamak için terk ettiğim mayınları toplayıp odamın duvarlarına asmıştım ölü masumiyetle Kuzey kutbumdan alıp getirecektim oyuncakları Kimsenin öldürmek istemediği katili karnını deşerek öldürür sonra getirirdim oyuncakları Randevu Hazırlığı s 21 25 Yürek çarpıntılarımı yağlı kara akıntılarla karın beyazlığına serdiğim gözetleme kulemde bir kadın yürümekteydi mekanik adımlarla Durduğum yerden beni de peşinden sürüklemesine bir şey demeyecektim ama kırık pedallı bisikletimi taşıyor olmamın engelini de görmezlikten gelemezdim Ne hikmetse karlar onun üstüne düşmüyorlardı Görüntüyü bozmadan peşinden yürüyen gölge gibiydim yıkık minarelerin altında Yaşamının şifreli yüklerinden arınarak açıklıklara yürüdüğü yerde hâlâ bana mekanik adımlarının sesini dinletmekteydi Mesajını kendi bildiği yoldan da vermiyordu Zorlasam aramızdaki kavgaların izdüşümü oluşacaktı kendiliğinden