Rasullullah ın İslam a Davet Mektupları — Sönmez Abidin

Rasullullah ın İslam a Davet Mektupları
Sönmez Abidinİnkılab Yayınları
Rasullullah ın İslam a Davet Mektupları
Sönmez AbidinRasullullah s a v Medine ye hicret edip İslam ı bir devlet halinde teşkilatlandırdıktan sonra bütün dünya insanlığına gönderilen bir Peygamber olarak kendisine bildirilen vahyin ışığında herkesi İslam a davet etmiş ve cihan sulhunu sağlamak için bütün insanları kelime i tevhid etrafında birleştirebilmenin yolarını araştırmıştır Hz Muhammed s a v arab ve acem reislerine yazmış olduğu mektuplarında veya şifahi konuşmalarında her kavme micazına uygun şekilde hitabederdi Kaba ve haşin micaza sahip olanlara daha sert kültür seviyesi yüksek daha anlayışlı ve medeni sayılabilecek toplumlara hitabı ise daha yumuşaktı Bu kitapta Rasullullah s a v in 23 kadar mektubuna yer verilmiş bu mektupların konuları gayesi ve özellikleriyle birlikte siyasi etkileri incelenmiştir

İnkılâb Yayınları
İslâm dini evrensel bir dindir Bu dinin gerek sözle gerek yazıyla ve gerekse diğer yayın vasıtalarıyla bütün dünya insanına duyurulması ve kendilerinin Hakk a dâvet edilmesi temel esaslardandır İşte Hz Peygamber risalet vazifesi ile gönderilmesinden itibaren başlamak üzere vefatına kadar bu dâvet vazîfesini şifâhî olduğu kadar aynı zamanda yazılı olarak da yapmış ve dâvet mektupları göndermiştir Bu sâyede Arap ve Arap olmayan topluluklar ve yöneticileri İslâm dan haberdar edilmişlerdir Bu kitapta Allah ın Rasûlü Hz Muhammed s a v in 23 kadar mektubuna yer verilmiş mektupların konuları gayesi ve özellikleriyle birlikte siyasî etkileri incelenmiştir

İnkılab Yayınları
İslâm ın temel prensiplerinden biri olan şûra son derece ehemmiyet arzettiği halde üzülerek ifade etmek gerekirse Sahâbe i Kiram devrinden sonra ona gereği gibi önem verilmemiştir Onu insanın ne kişisel hayatından ve ne devlet hayatından çıkarıp atmak mümkündür Çünkü şûra gerek fert gerek cemaat ve gerekse devlet olarak hayatımızın siyasî sosyal ve iktisadî bütün kesimlerini kapsamasına rağmen bu konuda şimdiye kadar ne Türkiye de ne de diğer halkı müslüman olan ülkelerde ciddî bir araştırma yapılmıştır Sadece çeşitli konuları ihtiva eden kitaplar içinde yer yer serpiştirilmiş durumdadır Ancak hiç biri ihtiyaca cevap verecek nitelikte değildir Meşveretle hareket etmek mü minlerin bir sıfatı ve İslâm devletinin de üzerine bina edildiği temel esaslardan biridir Bunun için de üzerinde önemle durulması ve araştırma yapılması gereken bir konudur Konunun kaynakları çok yönlüdür Bir taraftan tefsir ve hadîsi bir taraftan fıkhı ve İslâm tarihini de ilgilendirmektedir Asr ı Saâdet te her sahada çok bol ve değişik örnekler bulmak mümkün olduğu gibi dört halife devrindeki uygulama da aynı şekilde bize ışık tutabilecek kadar çoktur Zamanımızın ferdî ve siyâsî hayatına yeni bir ruh ve canlılık getirebilecek öneme sahip olan şûra prensibi bu eserde Rasûlullah ın devri ele alınmak suretiyle işlenmeye çalışılmıştır

İnkılab
İslâm dini evrensel bir dindir Bu dinin gerek sözle gerek yazıyla ve gerekse diğer yayın vasıtalarıyla bütün dünya insanına duyurulması ve kendilerinin Hakk a dâvet edilmesi temel esaslardandır İşte Hz Peygamber risalet vazifesi ile gönderilmesinden itibaren başlamak üzere vefatına kadar bu dâvet vazîfesini şifâhî olduğu kadar aynı zamanda yazılı olarak da yapmış ve dâvet mektupları göndermiştir Bu sâyede Arap ve Arap olmayan topluluklar ve yöneticileri İslâm dan haberdar edilmişlerdir Bu kitapta Allah ın Rasûlü Hz Muhammed s a v in 23 kadar mektubuna yer verilmiş mektupların konuları gayesi ve özellikleriyle birlikte siyasî etkileri incelenmiştir

İnkılâb Yayınları
İslâm ın temel prensiplerinden biri olan şûra son derece ehemmiyet arzettiği halde üzülerek ifade etmek gerekirse Sahâbe i Kiram devrinden sonra ona gereği gibi önem verilmemiştir Onu insanın ne kişisel hayatından ve ne devlet hayatından çıkarıp atmak mümkündür Çünkü şûra gerek fert gerek cemaat ve gerekse devlet olarak hayatımızın siyasî sosyal ve iktisadî bütün kesimlerini kapsamasına rağmen bu konuda şimdiye kadar ne Türkiye de ne de diğer halkı müslüman olan ülkelerde ciddî bir araştırma yapılmıştır Sadece çeşitli konuları ihtiva eden kitaplar içinde yer yer serpiştirilmiş durumdadır Ancak hiç biri ihtiyaca cevap verecek nitelikte değildir Meşveretle hareket etmek mü minlerin bir sıfatı ve İslâm devletinin de üzerine bina edildiği temel esaslardan biridir Bunun için de üzerinde önemle durulması ve araştırma yapılması gereken bir konudur Konunun kaynakları çok yönlüdür Bir taraftan tefsir ve hadîsi bir taraftan fıkhı ve İslâm tarihini de ilgilendirmektedir Asr ı Saâdet te her sahada çok bol ve değişik örnekler bulmak mümkün olduğu gibi dört halife devrindeki uygulama da aynı şekilde bize ışık tutabilecek kadar çoktur Zamanımızın ferdî ve siyâsî hayatına yeni bir ruh ve canlılık getirebilecek öneme sahip olan şûra prensibi bu eserde Rasûlullah ın devri ele alınmak suretiyle işlenmeye çalışılmıştır

İnkılab
İslâm ın temel prensiplerinden biri olan şûra son derece ehemmiyet arzettiği halde üzülerek ifade etmek gerekirse Sahâbe i Kiram devrinden sonra ona gereği gibi önem verilmemiştir Onu insanın ne kişisel hayatından ve ne devlet hayatından çıkarıp atmak mümkündür Çünkü şûra gerek fert gerek cemaat ve gerekse devlet olarak hayatımızın siyasî sosyal ve iktisadî bütün kesimlerini kapsamasına rağmen bu konuda şimdiye kadar ne Türkiye de ne de diğer halkı müslüman olan ülkelerde ciddî bir araştırma yapılmıştır Sadece çeşitli konuları ihtiva eden kitaplar içinde yer yer serpiştirilmiş durumdadır Ancak hiç biri ihtiyaca cevap verecek nitelikte değildir Meşveretle hareket etmek mü minlerin bir sıfatı ve İslâm devletinin de üzerine bina edildiği temel esaslardan biridir Bunun için de üzerinde önemle durulması ve araştırma yapılması gereken bir konudur Konunun kaynakları çok yönlüdür Bir taraftan tefsir ve hadîsi bir taraftan fıkhı ve İslâm tarihini de ilgilendirmektedir Asr ı Saâdet te her sahada çok bol ve değişik örnekler bulmak mümkün olduğu gibi dört halife devrindeki uygulama da aynı şekilde bize ışık tutabilecek kadar çoktur Zamanımızın ferdî ve siyâsî hayatına yeni bir ruh ve canlılık getirebilecek öneme sahip olan şûra prensibi bu eserde Rasûlullah ın devri ele alınmak suretiyle işlenmeye çalışılmıştır